Bizi Takip Edin

Avrupa

Almanya, Litvanya sınırına 5 bin asker konuşlandırıyor

Yayınlanma

Almanya, NATO’nun doğu kanadını güçlendirmek amacıyla Litvanya’nın Belarus sınırına yaklaşık 5 bin askerden oluşan bir tugayı kalıcı olarak konuşlandırmaya hazırlanıyor. Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas, altyapı çalışmalarının planlanandan on ay önce tamamlandığını ve hazırlıkların ikinci aşamasına erken başlanacağını açıkladı.

Almanya, NATO’nun doğu kanadını güçlendirmek amacıyla Litvanya’nın Belarus sınırına yaklaşık 5 bin askerden oluşan bir birliği kalıcı olarak konuşlandıracak. Bild gazetesinin haberine göre, bölgedeki askeri hareketlilik ve altyapı çalışmaları hız kazandı.

Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas, Alman savunma bakanlığının ziyareti öncesinde yaptığı açıklamada, Alman tugayının konuşlandırılmasına yönelik hazırlıkların planlanandan daha hızlı ilerlediğini belirtti.

Kaunas, “Alman tugayının inşasında her şey planlandığı gibi gidiyor. İnşaatın ilk aşamasında takvimin on ay önündeyiz. Bu durum, altyapı çalışmalarında çok ilerlediğimizi ve ikinci aşamaya daha erken başlayabileceğimizi gösteriyor” ifadelerini kullandı.

Şu anda Litvanya’da yaklaşık 1800 Alman askeri görev yapıyor.

Bu askerler, Belarus sınırına 20 kilometre mesafedeki Pabrade bölgesinde doğu kanadında caydırıcılık ve savunma operasyonlarını içeren Freedom Shield (Özgürlük Kalkanı) tatbikatını yürütüyor.

Alman askerlerinin Litvanya’da kalıcı olarak konuşlandırılmasına yönelik planlar ilk olarak Mayıs 2026’da dile getirilmişti.

Litvanya topraklarında kurulmaya başlanan 45. Tank Tugayı’nın Komutanı General Christoph Huber, birliğin ittifak yükümlülükleri çerçevesinde bölgenin savunmasını üstleneceğini açıklamıştı.

  1. Tank Tugayı, Augustdorf’tan gelen 203. Tank Taburu ve Oberficht’ten gelen 122. Motorize Piyade Taburu unsurlarıyla takviye edilecek.

Her iki taburun da gelecek yıl kalıcı olarak Litvanya’ya nakledilmesi planlanıyor. Plan doğrultusunda 2027 yılı sonuna kadar yaklaşık 5 bin Alman askerinin Litvanya’da kalıcı olarak konuşlandırılması hedefleniyor.

Almanya Kara Kuvvetleri Komutanlığı idari süreç yöneticisi Tümgeneral Christian Freuding, tugayın tam muharebe gücüne ulaşması için sadece gönüllülük esasına bağlı kalınmayacağını, zorunlu askerlik mekanizmalarının da devreye alınabileceğini belirtti.

Freuding, “Ordu açısından nihai hedef, Litvanya Tugayı’nın gelecek yıl tam savaşa hazır duruma gelmesini sağlamaktır. Gönüllülük ilkesine bağlı kalacağız ancak gerektiğinde bunu zorunlu tedbirlerle tamamlayacağız” dedi.

Diğer yandan, 6-26 Haziran tarihleri arasında Litvanya, Polonya ve Fransa, Rusya ve Belarus sınırlarına yakın konumdaki Suwalki Koridoru bölgesinde “Cesur Yelpaze” adlı bir askeri tatbikat gerçekleştiriyor.

Belarus ile Rusya’nın Kaliningrad bölgesi arasında yer alan ve Polonya-Litvanya sınırı boyunca uzanan yaklaşık 100 kilometrelik Suwalki Koridoru, Baltık ülkelerini diğer NATO üyelerinden ayırıyor. Litvanya, bu koridoru Rus sivil ve askeri taşımacılığına açık tutmakla yükümlü.

Avrupa

Magyar, cumhurbaşkanını görevden almak için anayasa değişikliği teklif etti

Yayınlanma

Macaristan Başbakanı Peter Magyar, Cumhurbaşkanı Tamas Sulyok’un görevden alınmasını sağlayacak anayasa değişiklik teklifini parlamentoya sundu. Magyar, Arındırıcı Ateş adını verdiği bu adımın ülkede yolsuzlukla mücadele ve devlet kurumlarına güvenin yeniden tesisi için atıldığını belirtti.

Macaristan hükümeti, Cumhurbaşkanı Tamas Sulyok’un görevden alınmasına imkan tanıyacak anayasa değişiklik teklifini hazırladı.

HGV.hu portalının aktardığına göre, Başbakan Peter Magyar parlamentoda yaptığı konuşmada hazırlanan yasa tasarısını duyurdu.

Magyar, değişikliklerin yürürlüğe girmesinin ardından Sulyok’un cumhurbaşkanlığı görevinin otomatik olarak sona ereceğini belirtti.

Değişiklik teklifinin gerekçe bölümünde, bu adıma gerekçe olarak cumhurbaşkanına yönelik toplumsal güvende yaşanan ciddi düşüş gösterildi.

Yasal düzenlemeyi Arındırıcı Ateş operasyonunun bir parçası olarak nitelendiren Başbakan Magyar, bu sürecin amacının Macaristan’ı yolsuzluktan ve mafyadan temizlemek olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Sulyok’u anayasal darbe girişimiyle suçlayan Magyar, ülkedeki devlet kurumlarının yeniden yapılandırılması gerektiğini savundu.

Hükümetin hazırladığı paket, cumhurbaşkanının görevden alınmasının yanı sıra yargı sistemi yöneticilerinin atanma usulünün değiştirilmesini ve milletvekillerinin görev sürelerinin sınırlandırılmasını da içeriyor.

Başbakan Magyar, eylül ayında yeni bir anayasa taslağı hazırlamaya başlayacaklarını, bu belgenin kamuoyunda tartışılmasının ardından referanduma sunulacağını açıkladı.

Macaristan Başbakanı Magyar’dan acil soruşturma talimatı

Başbakan ile cumhurbaşkanı arasındaki gerilim, Magyar liderliğindeki Tisza Partisinin nisan ayında yapılan parlamento seçimlerini kazanarak anayasal çoğunluğu elde etmesinden bu yana sürüyor.

Seçimlerin ardından Magyar, Cumhurbaşkanı Sulyok’a istifa etmesi yönünde çağrıda bulunmuştu.

Başbakanlık görevine başlamasının ardından talebini yineleyen Magyar, cumhurbaşkanının 31 Mayıs tarihine kadar görevinden ayrılmasını istemişti.

Magyar, Viktor Orban döneminde eski yönetimin adımlarına karşı çıkmadığı gerekçesiyle Sulyok’un ulusun birliğini temsil edemeyeceğini öne sü sürmüştü.

Cumhurbaşkanı Sulyok ise anayasanın siyasi nedenlerle istifaya izin vermediğini vurgulayarak bu ültimatomu reddetmişti.

Başbakan Magyar, cumhurbaşkanının istifa etmemesi durumunda görevden alınmasını sağlayacak anayasal değişiklikleri parlamentoya sunacaklarını açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Fransa: NATO’nun Avrupalılaştırılması için daha fazla yetenek ve inisiyatif gerekiyor

Yayınlanma

Fransa Silahlı Kuvvetler Bakan Vekili, NATO’nun Avrupalaştırılması için kıtadaki müttefiklerin stratejik destek unsurlarına daha fazla yatırım yapması, daha düşük maliyetle daha fazla bağımsız sistem üretmesi ve ittifak içinde daha fazla inisiyatif alması gerektiğini söyledi.

Pazartesi günü Brüksel’deki ittifak genel merkezine yaptığı ziyaret sırasında gazetecilere konuşan Alice Rufo, “NATO içinde daha güçlü bir Avrupa”ya sahip olmak için Avrupalı müttefiklerin “stratejik destek unsurlarına daha fazla yatırım yapması” ve üretimi artırması gerektiğini belirtti.

Euractiv’in bir sorusuna yanıt olarak Rufo şu cevabı verdi:

“Teknolojik üstünlüğümüzü korumak için daha fazla inovasyona ihtiyacımız var ve muhtemelen özellikle uzay, hava savunması ve füze savunması ile derin hassas vuruşlar alanlarında özerk yetenekler konusunda daha hızlı ilerleme kaydetmemiz gerekiyor.”

Yük paylaşımı konusunun, önümüzdeki ay Ankara’da düzenlenecek NATO liderler zirvesinde önemli bir yer tutması bekleniyor. Bu tartışma, Washington’un NATO’nun kuvvet modeline yaptığı katkıyı azaltmayı ve Avrupa’daki askeri duruşunu daha kapsamlı bir şekilde gözden geçirmeyi planladığını açıklamasının ardından aciliyet kazandı.

Rufo, endüstriyel ve teknolojik çabaların ötesinde, Avrupa ülkelerinin NATO içinde daha fazla inisiyatif alması gerektiğini belirterek, bu yönde zaten adımlar attıklarını savundu.

Son dönemden örnekler vermesi istendiğinde, Fransa’nın ileri caydırıcılık duruşu ve yeni kurulan Finlandiya İleri Kara Kuvvetleri’ne işaret etti.

Ayrıca, Ukrayna’yı destekleyen ülkeler koalisyonunu, ittifakla yakın koordinasyon içinde kalarak NATO yapıları dışında birlikte hareket eden Avrupalıların bir örneği olarak gösterdi.

NATO Avrupa Müttefik Kuvvetleri Yüksek Komutanı (SACEUR) General Alexus G. Grynkewich’in, bu girişimin ittifakın savunma planlarıyla uyumlu olduğunu teyit ettiğini belirtti.

Washington’un kuvvet duruşu gözden geçirme süreciyle ilgili olarak Rufo, bu hamlenin şaşırtıcı olmadığını belirterek, ard arda gelen ABD yönetimlerinin Avrupalılardan kendi savunmaları konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmelerini defalarca talep ettiğini ve uzun süredir bazı yeteneklerini Hint-Pasifik bölgesine kaydırma niyetini işaret ettiklerini kaydetti:

“Amerika Birleşik Devletleri, güvenlik çıkarlarını ne olarak gördüğünü egemen bir şekilde tanımlar. Kendi çıkarlarımızı savunmak ise bize düşer. Bir müttefik olduğunuzda, ait olduğunuz ittifakın ortak çıkarları için çalışırken aynı zamanda kendi egemenlik çıkarlarınızı da savunursunuz. Atlantik İttifakı’nı zayıflatmayacak şekilde, durumu ve ABD’nin ifade ettiği istekleri dikkate alan bir metodolojiye sahip olmak gerekiyor.”

Fransız yetkili NATO’nun zayıflatılmasının ne Amerika’nın ne de Avrupa’nın çıkarına olacağını ayrıca belirtti.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Dört Avrupa ülkesi vatandaşlık kurallarını sıkılaştırıyor

Yayınlanma

Avrupa ülkeleri vatandaşlık alma şartlarını ardı ardına zorlaştırırken, Norveç hükümeti de asgari ikamet süresini 3 yıldan 7 yıla çıkarmayı teklif etti. Finlandiya, İsveç ve Portekiz’in ardından kuralları sıkılaştırmaya hazırlanan ülkede dil yeterliliği sınırının da yükseltilmesi öngörülüyor.

Avrupa ülkeleri vatandaşlık alma kurallarını ardı ardına sıkılaştırıyor. Son olarak Norveç hükümeti, vatandaşlık alabilmek için gereken asgari ikamet süresini 3 yıldan 7 yıla çıkarmayı öngören bir yasa teklifi hazırladı.

Vatandaşlık yasasında yapılması planlanan değişiklikler, ülkenin Çalışma ve Sosyal Kapsayıcılık Bakanlığı tarafından sunuldu.

Tasarıya göre, Norveç’te doğan vatansız kişiler veya ülkeye çocuk yaşta gelenler için en az 5 yıl ikamet etme şartı aranacak.

Ayrıca, Norveç vatandaşlarıyla evli olan veya ortak yaşayan yabancıların da ikamet sürelerinin artırılması planlanıyor.

Dil gereksinimlerinin de zorlaştırılacağı taslak kapsamında, sözlü Norveççe yeterlilik seviyesinin A2’den B1’e çıkarılması öngörülüyor. Yeni düzenlemeler 18 ila 67 yaş arasındaki başvuru sahiplerini kapsayacak.

Çalışma ve Sosyal Kapsayıcılık Bakanı Kjersti Stenseng konuyla ilgili açıklamasında, “Norveç vatandaşlığı almak ve buna sahip olmak bir ayrıcalık olmalıdır” ifadesini kullandı.

Hükümet, prosedürlerin basitleştirilmesiyle birlikte şartların zorlaştırılmasının, ülkede biriken çok sayıdaki işleme alınmamış dosya yükünü azaltacağını ve başvuru değerlendirme sürelerini kısaltacağını öngörüyor.

Norveç, vatandaşlık kurallarını revize edeceğini açıklayan son Avrupa ülkesi oldu.

Finlandiya’da 1 Ekim 2024 itibarıyla vatandaşlık için gereken asgari ikamet süresi 5 yıldan 8 yıla çıkarıldı.

Ülkede ayrıca 2027 yılının başından itibaren 18 ila 64 yaş arasındaki başvuru sahipleri için zorunlu vatandaşlık sınavı getirilmesi planlanıyor.

Finlandiya İçişleri Bakanı Mari Rantanen, “Vatandaşlık sınavının getirilmesi, vatandaşlık alma şartlarını zorlaştıracak kapsamlı reformun son parçasıdır” dedi.

İsveç’te de ilgili reform onaylandı. Haziran 2026’dan itibaren vatandaşlık için gereken temel ikamet süresi 5 yıldan 8 yıla yükseltilecek. Yetkililer, başvuru sahipleri için finansal bağımsızlık şartı getirirken güvenlik soruşturmalarının kapsamını da genişletiyor.

Göç Bakanı Johan Forssell değişikliklerin gerekçesini açıklarken, “Tek bir kelime bile İsveççe bilmeden, İsveç toplumu hakkında hiçbir şey öğrenmeden ve hatta kendi gelir kaynağına sahip olmadan, ülkede 5 yıl yaşadıktan sonra vatandaş olmak mümkündü” ifadelerini kullandı.

En radikal değişiklikler ise Portekiz’de gerçekleştirildi. Portekiz Cumhurbaşkanı Antonio Jose Seguro, vatandaşlık almak için gereken asgari ikamet süresini 5 yıldan 10 yıla çıkaran yasayı imzaladı.

Avrupa Birliği ve Portekizce Konuşan Ülkeler Topluluğu vatandaşları için ise bu süre 7 yıl olarak belirlendi.

Süre hesabı artık başvuru tarihinden değil, oturum izninin alındığı tarihten itibaren başlatılacak. Yeni kurallar göçmen çocuklarını da etkileyecek.

Daha önce ebeveynlerinin oturum izni olması halinde doğumdan bir yıl sonra vatandaşlık alabilen çocuklar için artık ebeveynlerden en az birinin ülkede en az 5 yıl yasal olarak ikamet etmesi şartı aranacak.

Yasa ayrıca Portekiz tarihi, kültürü, değerleri ve toplumsal yapısına yönelik zorunlu bir sınavı da yürürlüğe koyuyor.

Avrupa Birliği genelinde de göç politikaları sıkılaşıyor. Avrupa Parlamentosu, 17 Haziran’da kabul ettiği düzenlemeyle, AB’de sığınma talebi reddedilen ancak kendi ülkelerine geri gönderilemeyen düzensiz göçmenlerin üçüncü ülkelere sınır dışı edilmesini onayladı.

Yeni AB düzenlemesi, birlik sınırları dışında göçmen gözaltı merkezlerinin kurulmasına izin veriyor. Bu kapsamda Afrika ülkelerinin de seçenekler arasında tartışıldığı belirtiliyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English