Bizi Takip Edin

Avrupa

Almanya, savunmada Fransa’yı geride bırakma niyetinde

Yayınlanma

Politico dergisine göre Almanya, Avrupa Birliği’nin (AB) en büyük askeri gücü olarak Fransa’yı geride bırakmayı hedefliyor. Berlin’in savunma harcamalarını rekor seviyelere çıkarma planı, kıtadaki siyasi ve askeri dengeleri kökten değiştirebilir. Bu, AB içinde on yıllardır süren gayri resmi iş bölümünün de sonu anlamına geliyor.

Politico dergisinin AB diplomatlarına dayandırdığı habere göre, Avrupa Birliği (AB) içinde on yıllardır süren örtük bir uzlaşma sarsılıyor.

Finans alanında öncü olan Almanya, artık askeri bir güç haline gelerek bu alanda uzun süredir baskın konumda bulunan Fransa’yı geride bırakmak istiyor.

Haberde, Almanya’nın Avrupa’nın hâkim askeri gücü olma yolunda ilerlediği ve bunun bölgedeki siyasi dengeleri “deprem” benzeri bir şekilde değiştirdiği ifade edildi.

Dergiye konuşan bir diplomat, “Şu anda AB düzeyinde yaşanan en önemli gelişme bu” dedi.

Avrupa’da güç dengeleri değişiyor

Politico‘ya göre, AB on yıllardır Almanya’nın finansı, Fransa’nın ise savunma meselelerini yönettiği gayri resmi bir iş bölümüyle çalışıyordu.

Ancak bu tablo, Almanya’nın Avrupa’nın askeri açıdan belirleyici gücü olma hedefiyle değişiyor.

Avrupalı diplomatlar, bu güç kaymasının yalnızca bütçe tartışmalarını değil, aynı zamanda birliğin güvenliğini kimin sağladığına dair köklü geleneği de sorgulattığını belirtiyor.

Brüksel’deki yetkililer, Almanya’nın askeri kapasite artışının ne ölçüde “Avrupalı” bir nitelik taşıyacağını tartışıyor.

Bununla birlikte haberde, Almanya’nın artık Avrupa’nın en büyük ordusuna sahip olduğu; modern tanklar, füzeler ve savaş uçaklarıyla donatılmış bu ordunun, moral çöküntüsü ve eski teçhizatıyla bilinen eski Bundeswehr’den çok farklı olduğu kaydedildi.

Berlin’den rekor savunma bütçesi

Politico‘nun aktardığına göre Almanya, 2029 yılına kadar savunma harcamalarını yıllık 153 milyar avroya, yani gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYİH) yaklaşık yüzde 3,5’ine çıkarmayı planlıyor.

Söz konusu plan, Berlin Duvarı’nın yıkılmasından bu yana ülkenin en iddialı askeri genişlemesi olacak.

Karşılaştırma yapmak gerekirse, Fransa 2030’a kadar yıllık 80 milyar avro harcama hedefliyor.

Polonya ise savunma bütçesini yılda 44 milyar avroya çıkararak GSYİH’sının yüzde 4,7’sini bu alana ayırmayı planlıyor ki bu oran, NATO içindeki en yüksek seviyeyi temsil ediyor.

Haberde, Berlin’in askeri kapasitesini artırdığının bir diğer göstergesinin de tedarik sisteminde görüldüğü belirtildi.

Almanya, savunma alanındaki ulusal yetkilerini sıkı bir şekilde koruyor ve silah alımlarında Avrupa Komisyonuna daha geniş yetkiler verilmesine direniyor.

Derginin incelediği tedarik belgelerine göre Berlin, 2026 sonuna kadar toplam 83 milyar avroluk savunma sözleşmesini Bundestag’dan geçirmeye hazırlanıyor.

Bu bütçe; tanklardan fırkateynlere, insansız hava araçlarından uydulara ve radar sistemlerine kadar ordunun tüm alanlarını kapsayacak.

Merz: Avrupa’nın en güçlü ordusunu kuracağız

Politico, Şansölye seçildikten sonra yaptığı ilk konuşmada Friedrich Merz’in, Almanya’nın önündeki görevin Bundeswehr’i Avrupa’nın en güçlü ordusu haline getirmek olduğunu söylediğini hatırlattı.

Merz, hükümet başkanı olarak bu hedef için gerekli kaynakları sağlayacağına söz vermişti.

Merz daha sonra, Rusya’dan gelen tehdit nedeniyle NATO’nun Avrupa kanadını güçlendirmenin ve Bundeswehr’i “ittifakın tamamına örnek olacak” bir orduya dönüştürmenin zamanının geldiğini vurgulamıştı.

Eylül ayında yaptığı bir açıklamada Merz, Almanya’nın bugün “ne savaş ne barış” olarak tanımlanabilecek bir dönemde yaşadığını söylemişti.

Aynı ay hükümet, daha fazla genci orduya katmak amacıyla gönüllü askerlik hizmetine ilişkin bir yasa tasarısını onaylamıştı.

Avrupa

Almanya, Fransa ve İngiltere, Rusya ile müzakere planı üzerinde çalışıyor

Yayınlanma

Bloomberg’in kaynaklarına göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonu için bir plan hazırlıyor. Avrupa ülkeleri çatışmanın bir kış daha uzamasını önlemeyi hedeflerken, görüşmelere ilişkin nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’e ait olacağını ve Kiev’e baskı yapılmayacağını belirtiyor.

Bloomberg’in kaynaklara dayandırdığı haberine göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonuna yönelik bir plan üzerinde çalışıyor.

Ajansa konuşan kaynaklar, Avrupa ülkelerinin çatışmanın bir kış daha devam etmesini önlemek istediğini belirtti. Aynı kaynaklar, görüşmeler konusunda nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’e ait olacağını ve Avrupa’nın bu konuda kendisine baskı yapmayı planlamadığını aktardı.

Kaynaklara göre İngiltere Başbakanı Keir Starmer, önümüzdeki günlerde bu konuyu Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile görüşecek.

Alman televizyon kanalı NTV, 2 Haziran’da Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder’in Moskova’ya geldiğini bildirmişti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin daha önce Schröder’i Avrupa tarafından tercih edilebilecek bir müzakereci olarak nitelendirmişti.

Rusya Devlet Başkanı Sözcüsü Dmitriy Peskov, mayıs ayının sonunda yaptığı açıklamada Avrupa’nın Rusya ile diyalog kurulmasının gerekliliğini anladığını, ancak müzakere süreci konusunda “ancak şimdi olgunlaşmaya başladığını” ifade etmişti.

Peskov ayrıca Moskova’nın, Avrupa Birliği’nden Rusya ile temas kurabilecek olası müzakerecilere ilişkin gelen sinyalleri ciddiyetle değerlendirdiğini söylemişti.

Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide ise Avrupa’nın Ukrayna konusundaki görüşmelere tarafsız bir arabulucu olarak değil, çatışmadan etkilenen çıkarlara sahip bir taraf olarak katılması gerektiğini belirtti.

Eide, Avrupa Birliği ve ABD’nin Kiev’e desteğini sürdürmesi gerektiğini de vurguladı.

Putin ise Kiev’in çatışmayı barışçıl yollarla çözmeye hazır olduğuna inanmadığını dile getirmişti. Rus lider, çatışmanın temel nedenlerinin ortadan kaldırılması ve 2024 yılında açıkladığı koşullar temelinde barışçıl bir çözüme hazır olduğunu söylemişti.

Putin’in sıraladığı koşullar arasında Ukrayna birliklerinin Donetsk ve Lugansk halk cumhuriyetleri ile Zaporojye ve Herson bölgelerinden çekilmesi, bu bölgeler ile Kırım’ın Rusya’nın parçası olarak tanınması, Ukrayna’nın tarafsız, askeri bloklara katılmayan ve nükleer silahlardan arındırılmış bir statü benimsemesi, Ukrayna’nın silahsızlandırılması ve “Nazizmden arındırılması” ile Rusya’ya yönelik tüm yaptırımların kaldırılması yer alıyordu.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise geçen yıl eylül ayında Avrupa’ya Ukrayna konusundaki müzakere masasında yer olmadığını söylemişti.

Lavrov, Avrupa Birliği ülkelerinin Rusya karşıtı tutumları nedeniyle bu süreçte yer alamayacağını belirtmiş ve Batı tarafından sunulan güvenlik garantilerinin “Rusya’ya karşı kurgulandığını” ifade etmişti.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Rheinmetall, otomotiv tedarik bölümünü satıyor

Yayınlanma

Alman savunma sanayi şirketi Rheinmetall, otomotiv tedarikçi bölümünü özel sermaye şirketi Aequita’ya satıyor.

Rheinmetall çarşamba günü yaptığı açıklamada, iki şirketin “bugün, Rheinmetall’in eski Power Systems bölümüne yeni bir yönetim altında bir gelecek açan bir satın alma anlaşması imzaladığını” duyurdu.

Bu, “stratejik yeniden yapılanmada bir dönüm noktası” niteliğinde; sivil bölümün satışıyla birlikte grup, “odak noktasını askeri işine kaydırıyor.”

İşlemin bu yılın dördüncü çeyreğinde tamamlanması bekleniyor ve halen düzenleyici kurumların onayına tabi.

Hisselerin yüzde 100’ü için ön satın alma bedeli 350 milyon avro olarak belirlendi fakat bu rakam işlemin kesinleşmesinden önce değişebilir.

Rheinmetall, kısa süre önce savunma işinde rekor kâr ve dolu sipariş defterleri bildirdi. Öte yandan, otomotiv tedarik endüstrisi krizde.

Şirket, “Özellikle otomotiv sektöründeki iş durumunun daha da kötüleşmesi, nihai anlaşmanın şart ve koşullarını etkiledi,” açıklamasını yaptı.

Avrupa’nın savunma harcamalarını artırmasıyla Ukrayna savaşının başlamasından bu yana iş hacmi hızla artan Rheinmetall, geçen yıldan beri Power Systems bölümüne alıcı arıyordu ve bu bölümü Aralık 2025’te durdurulan faaliyetler kategorisine almıştı.

Rheinmetall, şirketleri satın alıp yeniden yapılandıran bir yatırım şirketi olan Aequita’nın, bu birimdeki dünya çapındaki yaklaşık 6.250 çalışanı işte tutmayı planladığını da ekledi.

Aequita’nın Yönetim Kurulu Başkanı ve Eş CEO’su Axel Geuer, “Bu şirket, artık yaklaşık 5 milyar avro gelir elde edecek olan otomotiv bölümümüze mükemmel bir katkı sağlıyor,” dedi.

Geuer, Aequita’nın bu şirketin uzun vadeli gelişimini destekleyeceğini ve otomotiv portföyü genelinde sinerji yaratmaya çalışacağını da sözlerine ekledi.

Rheinmetall, satışın dışında kalanlar arasında alüminyum döküm uzmanı KS Huayu AluTech’in Almanya’daki üç tesisi, otomotiv sensörleri ortak girişimi Dermalog SensorTec’teki hisseler ve otomobil parçaları üreticisi Pierburg’un İspanya’daki Abadiano fabrikasının bulunduğunu belirtti.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Litvanya, ABD ile nükleer silah müzakerelerine başladı

Yayınlanma

Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas, ABD nükleer silahlarının ülke topraklarında olası konuşlandırılmasına yönelik Washington ile müzakereler yürütüldüğünü açıkladı. Litvanya Anayasası kitle imha silahlarının konuşlandırılmasını yasaklasa da Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda güvenlik risklerini gerekçe göstererek bu engeli aşacak değişiklikler önerdi.

Litvanya, ABD’ye ait nükleer silahların kendi topraklarında olası konuşlandırılması konusunda Washington ile müzakereler yürütüyor.

Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas, konuya ilişkin yaptığı açıklamada ABD ile görüşmelerin sürdüğünü doğruladı.

Politico’nun aktardığı habere göre Kaunas, “Tartışmalar devam ediyor. Litvanya kesinlikle bu sürecin dışında kalmıyor” ifadelerini kullandı.

Litvanya Anayasası, ülke topraklarında kitle imha silahlarının konuşlandırılmasını açıkça yasaklıyor. Ancak Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, bölgedeki güvenlik risklerini gerekçe göstererek bu yasal engelin etrafından dolaşılmasını sağlayacak anayasa değişiklikleri yapılmasını daha önce teklif etti.

Politico, söz konusu müzakerelerin ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığını azaltma eğiliminde olduğu ve bu durumun NATO müttefikleri arasında güvenlik endişelerini artırdığı bir dönemde yürütüldüğünü yazdı.

Financial Times tarafından aktarılan bilgilere göre ise ABD, ek nükleer savaş başlıkları ve bombardıman uçaklarının diğer Avrupa merkezli NATO ülkelerinde konuşlandırılması seçeneğini değerlendiriyor.

Mevcut durumda ABD’ye ait nükleer silahlar Avrupa coğrafyasında altı ülkede bulunuyor. Bu ülkeler Almanya, Belçika, İtalya, Türkiye, Hollanda ve Birleşik Krallık olarak sıralanıyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English