Avrupa
Avrupa genelinde tahıl ürünlerinin yüzde 81’inde zehirli kimyasal kalıntısı bulundu

Avrupa’da yapılan kapsamlı bir araştırma, kahvaltılık gevrekler ve ekmek gibi tahıl ürünlerinin, tarım ilaçlarından kaynaklanan tehlikeli bir “sonsuz kimyasal” ile yaygın şekilde kirlendiğini ortaya koydu. Halk sağlığı örgütleri, özellikle üreme sağlığını tehdit eden bu maddeyi içeren pestisitlerin yasaklanmasını talep ediyor.
Avrupa genelinde yapılan araştırma, tahıl içeren gıdaların trifloroasetik asit (TFA) adı verilen tehlikeli bir “sonsuz kimyasal” ile yaygın biçimde kirlendiğini ortaya koydu.
Araştırmaya göre bu madde, tarımda kullanılan pestisitler aracılığıyla besin zincirine karışıyor.
Kirlilik oranı içme suyundan 100 kat fazla
Pesticide Action Network Europe tarafından yürütülen çalışma, 16 ülkeden alınan 65 geleneksel tahıl ürününü inceledi. Bu analiz, Avrupa Birliği genelinde konuyla ilgili yapılan ilk kapsamlı çalışma olma özelliği taşıyor.
Çalışmanın sonuçlarına göre, kahvaltılık gevrekler gibi temel gıdalardaki TFA yoğunluğu, belediyelerin içme sularında ölçülen değerlerin yaklaşık 100 katına ulaşıyor.
Analiz edilen numunelerin yüzde 81’inden fazlasında TFA tespit edildi. Buğday bazlı ürünlerin, diğer tahıllardan üretilen gıdalara göre daha yüksek oranda kirlendiği belirlendi.
En yüksek kirlilik oranına İrlanda’dan alınan kahvaltılık gevreklerde rastlandı. Bu ürünü Belçika ve Almanya menşeli tam buğday ekmekleri izlerken, Fransız bagetlerinde de önemli düzeyde TFA saptandı.
Kimyasal kalıntılar ayrıca makarna, unlu mamuller, un ve çeşitli kahvaltılık ürünler gibi gündelik tüketim maddelerinde de bulundu.
‘Sonsuz kimyasal’ topraktan bitkiye geçiyor
TFA, per- ve polifloroalkil maddeler (PFAS) içeren pestisitlerin tarım topraklarında parçalanması sonucu ortaya çıkıyor.
“Sonsuz kimyasal” olarak adlandırılan bu sentetik bileşikler ailesi, 20. yüzyılın ortalarından bu yana üretim süreçlerinde ve tüketim mallarında kullanılıyor.
Söz konuus maddeler, doğaya karıştıktan sonra binlerce yıl bozulmadan kalabiliyor.
Suda çözünebilen bu bileşikler, bitkiler tarafından doğrudan topraktan emiliyor ve bu yolla insan besin zincirine giriyor.
Daha önceki çalışmalar bazı içme sularında TFA kirliliğini belirlemiş olsa da, bu araştırma Avrupa ölçeğinde tahıl ürünlerini sistematik olarak inceleyen ilk çalışma oldu.
Üreme sağlığı ve çocuk gelişimi için risk oluşturuyor
TFA’nın özellikle üreme sağlığı için ciddi bir tehlike oluşturduğu belirtiliyor. Bilimsel belgeler, bu kimyasalın doğurganlığı olumsuz etkileyebildiğini ve fetüs gelişimini bozduğunu gösteriyor.
Yapılan çalışmalar ayrıca TFA’yı tiroit, karaciğer ve bağışıklık sistemi işlevlerindeki bozulmalarla da ilişkilendiriyor.
Tahıl ürünlerini düzenli tüketen ve gelişim döneminde daha hassas olan çocuklar, bu kimyasala karşı orantısız bir risk altında bulunuyor.
Bilim insanları, test edilen tüm numunelerin pestisit kalıntıları için varsayılan güvenlik eşiklerini aştığını vurguluyor.
Halk sağlığı örgütleri ise üremeyi bozduğu bilinen maddeler için bu durumun kabul edilemez olduğunu ifade ediyor.
‘PFAS içeren tüm pestisitler yasaklansın’ çağrısı
Mevcut yasal düzenlemelerin bu konuda kritik bir zafiyet içerdiği belirtiliyor. Hükümetler, gıda ürünlerindeki TFA düzeylerini sistematik olarak izlemiyor.
Buna karşın, kirliliğin yaygınlığı ve sağlık risklerine ilişkin kanıtlar artmaya devam ediyor.
Halk sağlığı savunucuları iki acil politika değişikliği talep ediyor. İlk olarak, TFA için maddenin zehirlilik profiline uygun, çok daha katı güvenlik sınırları getirilmesini istiyorlar.
İkinci olarak ise PFAS içeren tüm pestisitlerin ve diğer TFA kaynaklarının kapsamlı biçimde yasaklanmasını savunuyorlar. Bu yolla besin zincirine yeni kirlilik girişinin önlenmesi hedefleniyor.
Bu araştırma, PFAS’ın sağlık etkilerine dair bilimsel verilerin hızla arttığı bir dönemde yayımlandı.
Gıda, içme suyu ve kirlenmiş ürünler gibi çoklu maruziyet yolları, nüfusun bu kalıcı kimyasalların birikimli etkileriyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor.
Avrupa
Macaristan Başbakanı Magyar: Rusya ile ilişkilerde 20 yıl önceki zemine dönüşmeli

Macaristan Başbakanı Peter Magyar, Rusya ile ekonomik ilişkilerin normalleşmesi ve 20 yıl önceki işbirliği zeminine dönülmesi gerektiğini belirtti. Paris’te Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile bir araya gelen Magyar, Rusya’nın Avrupa için güvenlik tehdidi oluşturduğunu iddia ederken enerji bağımlılığı ve Ukrayna’nın Avrupa Birliği üyeliği konularında ülkesinin şartlarını açıkladı.
Macaristan Başbakanı Peter Magyar, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Paris’te gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yaptığı açıklamalarda, Avrupa ile Rusya arasındaki ekonomik ilişkilerin normalleştirilmesi gerektiğini söyledi.
Le Monde gazetesine mülakat veren Magyar, “Uzun vadede, Rusya ile ekonomik açıdan oldukça başarılı bir şekilde işbirliği yapılabildiği yirmi yıl önceki duruma geri dönmeye çalışmak önemlidir” ifadesini kullandı.
Macar Başbakan, bu beklentisine karşın mevcut durumda Rusya’nın Avrupa için bir güvenlik tehdidi oluşturduğunu da iddia etti.
Üç hafta önce Viktor Orban’ın yerine hükümet başkanlığı görevini devralan Magyar, Batı Avrupalı ortaklarla ilişkileri güçlendirmek amacıyla 3 Haziran günü Paris’i ziyaret etti. Ziyaretinin amacına değinen Magyar, “Viktor Orban’ın on altı yıllık iktidarının ardından Macaristan-Fransa ilişkilerinde yeni bir sayfa açma zamanı geldi. Paris’e gelişimin amacı tam olarak budur” dedi.
Macaristan Başbakanı, Fransa Cumhurbaşkanı Macron’u, 1956 Macar Devrimi’nin 70’inci yıl dönümünün anılacağı 23 Ekim tarihinde Budapeşte’ye davet ettiğini açıkladı.
Vladimir Putin iktidardayken Rusya ile ilişkilerin normalleşmesinin mümkün olup olmadığı yönündeki soruyu yanıtlayan Magyar, “Bu gerçekleştiğinde belki ne ben ne de Sayın Putin görevlerimizde olacağız” dedi.
Macaristan’ın Rusya’ya olan enerji bağımlılığına da değinen Başbakan, “Coğrafyayı değiştirmek çok zordur” diyerek ülkenin tedarik yollarını çeşitlendirmeye çalışacağını ancak Rus enerji kaynaklarından tamamen vazgeçmenin mümkün olmadığını belirtti.
Magyar, “Barış geldiğinde, özellikle enerji alanında hiç kimse yeni bir soğuk savaşla ilgilenmeyecektir. Bu durum ne Avrupa’nın ne de Moskova’nın çıkarınadır” diye ekledi.
Magyar ayrıca, Macaristan’ın Ukrayna’nın Avrupa Birliği’ne katılım müzakerelerinin başlamasını ancak bu ülkedeki Macar azınlığın haklarının iade edilmesinden sonra destekleyeceğini açıkladı.
Macaristan Başbakanı, “Tek bir şartın yerine getirilmesi gerekiyor: Ukrayna’daki Macar azınlık temel haklarına yeniden kavuşmalıdır. Ukrayna bunu taahhüt ettiği an Macaristan müzakerelerin başlamasına engel olmayacaktır” dedi ve tarafların uzmanlar düzeyinde bir anlaşmaya yakın olduğunu sözlerine ekledi.
Magyar, Avrupa Birliği fonlarından dondurulan 16 milyar avronun alınabilmesi için reformları içeren yeni eylem planının önümüzdeki iki hafta içinde sunulacağını da bildirdi.
Avrupa
Polonya doğu sınırında uçuş kısıtlaması getirdi

Polonya Hava Seyrüsefer Hizmetleri Ajansı, ülkenin doğu sınırında 10 Haziran ile 9 Eylül tarihleri arasında uçuş kısıtlamaları uygulanacağını duyurdu. Belarus ve Ukrayna sınırındaki özel bir bölgeyi kapsayan kısıtlamalar, yaklaşık 3 kilometre yüksekliğe kadar olan uçuşlar için geçerli olacak.
Polonya Hava Seyrüsefer Hizmetleri Ajansı, ülkenin doğu sınırındaki hava sahasında 10 Haziran ile 9 Eylül tarihleri arasında uçuş kısıtlamaları uygulanacağını açıkladı.
Alınan karara göre kısıtlamalar, Belarus ve Ukrayna sınırına yakın özel bir bölgede yürürlükte olacak. Belirlenen kısıtlamaların yaklaşık 3 kilometre yüksekliğe kadar olan uçuşları kapsayacağı, bu irtifanın üzerinde seyreden yolcu uçaklarının ise yeni düzenlemeden etkilenmeyeceği belirtildi.
Uygulama kapsamında, kısıtlama getirilen bölgede gece saatlerinde uçuşlar tamamen yasaklanacak. Bu yasağın dışındaki istisnaların yalnızca askeri havacılık unsurları ile önceden koordine edilmiş belirli uçuşlar için geçerli olacağı aktarıldı. Gündüz saatlerinde ise askeri uçaklar, ambulans uçaklar, arama kurtarma ekipleri ve bazı insansız hava araçlarının uçuş yapmasına izin verilecek.
Polonya Hava Seyrüsefer Hizmetleri Ajansı yetkilileri, söz konusu tedbirlerin devlet güvenliğini sağlamak amacıyla alındığını bildirdi. Kısıtlama bölgesinin, Polonya’nın doğu sınırından yaklaşık 20 ila 50 kilometre mesafedeki alanı kapsayacağı kaydedildi.
Ajans ayrıca, kuralların ihlal edilmesi durumunda bu durumun ülkenin havacılık kanunlarının ihlali olarak kabul edileceği uyarısında bulundu.
Polonya, Ukrayna topraklarındaki patlamalar nedeniyle son bir ay içinde birkaç kez savaş uçaklarını havaya kaldırmıştı.
Bununla birlikte Polonya Silahlı Kuvvetleri Komutanlığı tarafından yapılan açıklamada, gerçekleştirilen son önleme uçuşundan önce Polonya hava sahasına yönelik herhangi bir ihlalin tespit edilmediği bilgisi verilmişti.
Rusya Savunma Bakanlığı ise 2 Haziran tarihinde bir açıklama yaparak, Ukrayna’nın savunma sanayisi tesislerine, yakıt altyapısına ve askeri havaalanlarına yönelik kitlesel bir saldırı düzenlendiğini bildirmişti.
Avrupa
Almanya, Fransa ve İngiltere, Rusya ile müzakere planı üzerinde çalışıyor

Bloomberg’in kaynaklarına göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonu için bir plan hazırlıyor. Avrupa ülkeleri çatışmanın bir kış daha uzamasını önlemeyi hedeflerken, görüşmelere ilişkin nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’e ait olacağını ve Kiev’e baskı yapılmayacağını belirtiyor.
Bloomberg’in kaynaklara dayandırdığı haberine göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonuna yönelik bir plan üzerinde çalışıyor.
Ajansa konuşan kaynaklar, Avrupa ülkelerinin çatışmanın bir kış daha devam etmesini önlemek istediğini belirtti. Aynı kaynaklar, görüşmeler konusunda nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’e ait olacağını ve Avrupa’nın bu konuda kendisine baskı yapmayı planlamadığını aktardı.
Kaynaklara göre İngiltere Başbakanı Keir Starmer, önümüzdeki günlerde bu konuyu Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile görüşecek.
Alman televizyon kanalı NTV, 2 Haziran’da Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder’in Moskova’ya geldiğini bildirmişti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin daha önce Schröder’i Avrupa tarafından tercih edilebilecek bir müzakereci olarak nitelendirmişti.
Rusya Devlet Başkanı Sözcüsü Dmitriy Peskov, mayıs ayının sonunda yaptığı açıklamada Avrupa’nın Rusya ile diyalog kurulmasının gerekliliğini anladığını, ancak müzakere süreci konusunda “ancak şimdi olgunlaşmaya başladığını” ifade etmişti.
Peskov ayrıca Moskova’nın, Avrupa Birliği’nden Rusya ile temas kurabilecek olası müzakerecilere ilişkin gelen sinyalleri ciddiyetle değerlendirdiğini söylemişti.
Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide ise Avrupa’nın Ukrayna konusundaki görüşmelere tarafsız bir arabulucu olarak değil, çatışmadan etkilenen çıkarlara sahip bir taraf olarak katılması gerektiğini belirtti.
Eide, Avrupa Birliği ve ABD’nin Kiev’e desteğini sürdürmesi gerektiğini de vurguladı.
Putin ise Kiev’in çatışmayı barışçıl yollarla çözmeye hazır olduğuna inanmadığını dile getirmişti. Rus lider, çatışmanın temel nedenlerinin ortadan kaldırılması ve 2024 yılında açıkladığı koşullar temelinde barışçıl bir çözüme hazır olduğunu söylemişti.
Putin’in sıraladığı koşullar arasında Ukrayna birliklerinin Donetsk ve Lugansk halk cumhuriyetleri ile Zaporojye ve Herson bölgelerinden çekilmesi, bu bölgeler ile Kırım’ın Rusya’nın parçası olarak tanınması, Ukrayna’nın tarafsız, askeri bloklara katılmayan ve nükleer silahlardan arındırılmış bir statü benimsemesi, Ukrayna’nın silahsızlandırılması ve “Nazizmden arındırılması” ile Rusya’ya yönelik tüm yaptırımların kaldırılması yer alıyordu.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise geçen yıl eylül ayında Avrupa’ya Ukrayna konusundaki müzakere masasında yer olmadığını söylemişti.
Lavrov, Avrupa Birliği ülkelerinin Rusya karşıtı tutumları nedeniyle bu süreçte yer alamayacağını belirtmiş ve Batı tarafından sunulan güvenlik garantilerinin “Rusya’ya karşı kurgulandığını” ifade etmişti.
Dünya Basını2 hafta önceİktisat tarihçisi Chance: Batı, Çin’i kendi sistemine entegre ederek liberal bir demokrasiye dönüştüreceğini sandı
Amerika2 hafta önceBolivyalı işçi ve köylüler başkent La Paz’ı kuşattı
Asya2 hafta önceRusya ve Çin arasındaki ticaret hacmi 240 milyar dolara ulaştı
Asya2 hafta önceİran’daki savaş yuan için küresel ticarette fırsat penceresi açtı
Görüş2 gün önceXi liderliğinde yükselen Çin diplomasisi: Bütün yollar Pekin’e çıkıyor
Dünya Basını2 hafta önceProf. Pape: İran yetenekleri sınırlı olduğu için değil, stratejik sebeplerle kendini dizginliyor
Asya2 hafta önceJaponya hükümeti, enerji fiyat artışlarına karşı bütçe ayırıyor
Ortadoğu1 hafta önceİddia: İran, zenginleştirilmiş uranyumu Çin’e göndermeye razı oldu












