Bizi Takip Edin

Avrupa

Avrupa’daki silah fabrikaları barış zamanının üç katı hızla büyüyor

Yayınlanma

Avrupa’nın silah fabrikaları barış zamanının üç katı hızla büyüyor ve 7 milyon metrekareyi aşan yeni sanayi alanları oluşturuyor.

Financial Times’ın (FT) 37 şirkete ait 150 tesisi kapsayan radar uydu verilerini analizine göre, Avrupa’daki silah üretim tesislerinde inşaat faaliyetleri, Ukrayna savaşının başlamasından bu yana hız kazanmış durumda.

Veriler, devlet sübvansiyonları ile desteklenen ve uzun süredir vaat edilen Avrupa’nın savunma sektöründeki canlanmanın, sadece politika söylemlerinde veya harcama taahhütlerinde değil, somut olarak da gerçekleşmeye başladığını gösteriyor.

FT, 1.000’den fazla radar uydusu geçişini kullanarak, Batı’nın Ukrayna’ya desteğinde iki kritik başlık olan mühimmat ve füze üretimi ile ilgili tesislerdeki değişiklikleri izledi.

Avrupa Uzay Ajansı tarafından işletilen Sentinel-1 uyduları, radar sinyalleri göndererek yüzeydeki değişiklikleri ortaya çıkarabilen “geri saçılma” olarak bilinen yankıları kaydediyor.

Veriler, incelenen tesislerin yaklaşık üçte birinde genişleme veya inşaat çalışmalarına dair işaretler olduğunu gösteriyor.

Fabrika alanı nerdeyse 4 katına çıktı

Tespit edilen çalışmaların ölçeği ve yaygınlığı, yeniden silahlanmada çığır açan bir değişime işaret ediyor ve Avrupa’yı barış zamanında “tam zamanında” [just-in-time] üretimden, daha sürdürülebilir bir savaş hazırlığı için endüstriyel bir taban inşa etmeye doğru kaydırıyor.

Asya Pasifik Forumunun kıdemli araştırma görevlisi ve eski NATO silah kontrolü direktörü William Alberque, “Bunlar, orta ve uzun vadede savunma sanayisini dönüştürecek derin ve yapısal değişiklikler. Top mermilerini seri üretime geçirdiğinizde, metal ve patlayıcılar akmaya başlar, bu da füze üretiminin maliyetini ve karmaşıklığını düşürür,” dedi.

Analize göre, değişikliklerin olduğu alanlar 2020-21’de 790.000 metrekareden 2024-25’te 2,8 milyon metrekareye sıçradı.

Bu alanların fotoğrafları, değişikliklerin çalışmalar öncesinde yapılan kazılar, yeni binalar, yeni yolların döşenmesi ve inşaat çalışmalarından kaynaklandığını doğruladı.

Alman-Macar ortaklığı silah üretimini patlattı

En büyük genişleme gösteren alanlar arasında, Alman savunma devi Rheinmetall ile Macar devlet savunma şirketi N7 Holding’in ortak projesi yer aldı. Bu proje kapsamında, Macaristan’ın batısındaki Várpalota’da mühimmat ve patlayıcılar için devasa bir üretim tesisi inşa edildi.

Bir basın açıklamasına göre, Macaristan’daki ilk fabrika Temmuz 2024’te tamamlandı ve Rheinmetall’in KF41 Lynx piyade savaş aracı için 30 mm mühimmat üretiyor.

Rheinmetall sözcüsü Patrick Rohmann, “Kurumsal güvenlik nedenleriyle uydu görüntülerinde görünen üretim tesislerimizin iddia edilen ana hatları hakkında yorum yapamayız,” dedi.

Rheinmetall, tesisin 155 mm top mermileri ve Leopard 2 tankları ve muhtemelen Panther tankları için 120 mm mühimmat da dahil olmak üzere diğer mühimmat türlerini de üreteceği için inşaatın devam ettiğini belirtti. Tesis ayrıca bir patlayıcı fabrikasına da ev sahipliği yapacak.

Silah sanayiinde özel-devlet ayrımı bulanıklaşıyor

Radar, geleneksel uydu görüntülerinde fark edilmesi zor olan ince değişiklikleri algılayabilir. FT, ağaçların yapraklarını dökmesi gibi mevsimsel etkileri en aza indirmek için aynı bahar aylarına (Mart-Mayıs) ait radar görüntülerini karşılaştırdı ve diğer faaliyetlerle karıştırılmaması için bulguları kontrol etti.

Patlayıcı tesisleri genellikle güvenlik önlemi olarak optik görüntülerde zor fark edilebilen toprak setler veya çok sayıda küçük bina içeriyor.

Analiz, mühimmat ve füze üretimindeki belirli darboğazları gidermek için 500 milyon avro yatırım yapan AB programı ASAP (Mühimmat Üretimini Destekleme Eylemi) ile bağlantılı 88 tesisi inceledi. Rheinmetall ve Roxel tesisleri ASAP tarafından destekleniyor.

ASAP fonuyla 20 tesiste, tamamen yeni fabrikalar ve yolların inşası da dahil olmak üzere, belirgin bir fiziksel genişleme göze çarpıyor. 14 tesiste, yeni otoparkların inşası gibi küçük çaplı genişlemeler görülüyor. Geri kalan tesisler ya genişlememiş ya da ofis ve araştırma binaları.

Karşılaştırma yapabilmek için FT, ASAP aracılığıyla AB fonu almayan şirketleri de inceledi. Bunlar arasında ASAP’ın bekleme listesinde yer alan 12 tesis ve AB ve Birleşik Krallık’ta füze üretimi ile bağlantılı 50 tesis bulunuyor. Analiz, ASAP fonu alan şirketlerin diğerlerine göre daha hızlı genişlediğini gösteriyor.

İngiltere’nin kuzeyindeki bir BAE Systems fabrikası gibi bazı durumlarda, mevcut fabrika binası yeniden kullanıldığı için çalışmalar tespit edilemedi.

Devlet teşvikleri çoğunlukla mühimmat üretimine gidiyor

Letonya Dışişleri Bakanı Baiba Braže, FT’ye yaptığı açıklamada, genişlemenin “çok olumlu ve çok ihtiyaç duyulan bir gelişme” olduğunu söyledi. Fakat Braže, savunma sanayisinin NATO’nun artan harcamalarını karşılamaya ve vergi mükelleflerinin parasını “etkin bir şekilde” kullanmaya hazır olmasının “çok önemli” olduğunu belirtti.

ASAP tesislerindeki fiziksel değişikliklerin çoğu, mühimmat üretimine ayrılmış tesislerde gerçekleşti. Bu durum, mühimmatın önceliğini ve bu fabrikaların ne kadar alana ihtiyaç duyduğunu gösteriyor.

AB Savunma Komiseri Andrius Kubilius, FT’ye verdiği demeçte, Ukrayna savaşından bu yana Avrupa’nın yıllık mühimmat üretim kapasitesinin 300.000’den çok yukarılara çıktığını ve bu yıl sonuna kadar yaklaşık 2 milyon adede çıkacağını söyledi.

Rheinmetall’in genişlemesi bu büyümenin büyük bir kısmını oluşturacak: Şirket, 155 mm’lik mermi yıllık üretim kapasitesinin 2022’de 70.000’den 2027’de 1,1 milyona çıkacağını açıkladı.

Yetkililer ve sektör uzmanları, Avrupa’daki gerçek üretimin potansiyel kapasitenin önemli ölçüde altında kalacağını söylüyor. ASAP fonunun kesin etkisini değerlendirmek de zor, çünkü fon programı 2023’te açıklandığında birçok üretici zaten büyüme planları yapmıştı.

AB dışındaki ülkeler de fonlardan yararlanıyor

Diğer kamu harcamaları da önemli bir rol oynadı. Schrobenhausen’deki füze üreticisi MBDA’nın Almanya merkezinde yeni yollar ve inşaat çalışmaları açıkça görülüyor. Analiz, 2022’den bu yana 94.000 metrekareyi etkileyen değişiklikleri tespit etti.

Bu tesis, ASAP aracılığıyla iki ortak şirketle birlikte, taşınabilir omuzdan fırlatılan Enforcer füzesinin üretimini genişletmek için 10 milyon avro destek aldı.

Fakat diğer donanımlara yönelik siparişlerin artması da genişlemeye katkıda bulundu. Aynı fabrika, Avrupa topraklarında 1.000 adede kadar Patriot GEM-T karadan havaya füze üretmek için 5,6 milyar dolarlık NATO siparişinden de yararlandı.

MBDA Almanya direktörü Thomas Gottschild yaptığı açıklamada, “Sipariş hacmi, MBDA’nın Almanya’da Patriot füzeleri için bir üretim tesisi kurmasının yanı sıra önemli alt bileşenlerin üretimini de mümkün kılacak,” dedi.

Norveçli üretici Kongsberg, füze üretimini artırmak için 640 milyon Norveç kronu (62 milyon dolar) tutarında finansman desteği ile Haziran 2024’te bir füze fabrikası açtı. Bu finansmanın 10 milyon avrosu ASAP’tan sağlandı. Şirket sözcüsü Ivar Simensen, “Genişleme, toplam füze üretim kapasitemizde katlanarak artışa yol açtı,” dedi.

İngiliz BAE Systems, Westminster’dan destek ve İngiltere Savunma Bakanlığından artan siparişler aldı ve 2022’den bu yana İngiliz mühimmat fabrikalarına 150 milyon sterlinin üzerinde yatırım yaptı.

Güney Galler’deki Glascoed tesisinde, uydu görüntülerinde kazı çalışmaları açıkça görülüyor. BAE, bu yılın sonlarında yeni patlayıcı dolum tesisinin faaliyete geçmesiyle 155 mm’lik mermi üretim kapasitesini on altı kat artıracağını açıkladı.

‘ASAP mantığını taklit eden’ yeni savunma fonları yolda

Avrupa Komisyonuna göre, AB, hibe yoluyla “ASAP’ın mantığını taklit eden” 1,5 milyar avroluk yeni bir savunma programı üzerinde müzakere ediyor ve bu program kapsamında ortak alımları da finanse edecek.

Savunma Komiseri Kubilius, komisyonun “sektörleri diğer alanlarda üretimlerini genişletmeye teşvik etmek için” benzer yöntemlerin kullanılıp kullanılamayacağını incelediğini söyledi. Öncelikli alanlar arasında füzeler ve hava savunma, topçu ve insansız hava araçları yer alıyor.

Üreticiler de ASAP programını övüyor. Norveç-Finlandiya şirketi Nammo’nun sözcüsü Thorstein Korsvold, programın “Nammo’un üretimde kritik öneme sahip yatırımlar yapmasına yardımcı olduğunu” kabul etti.

Nammo, mermi, itici yakıt ve barut üretimini artırmak için ASAP kapsamında yaklaşık 55 milyon avro aldı ve diğer üreticilerle birlikte 41,4 milyon avroluk başka bir projenin parçası oldu.

Nammo’nun Vihtavuori’deki Finlandiya üretim tesisinde önemli bir genişleme açıkça görülüyor.

Korsvold, diğer alanlarda da benzer programlara ihtiyaç olduğunu belirterek, “Hava savunma füzeleri ve yüksek patlayıcılar şu anda çok küçük miktarlarda üretiliyor” dedi.

Uzmanlar ayrıca, Rusya’nın rakiplerini geride bıraktığı için uzun menzilli saldırı kabiliyetlerinin Avrupa ve daha geniş anlamda NATO için ciddi bir sorun olmaya devam ettiğine inanıyor.

Rheinmetal: Tanklar çok daha ucuz olacak

Öte yandan Rheinmetall CEO’su Armin Papperger, Avrupa hükümetlerinin savunma harcamalarında artış olmasına rağmen, tank, zırhlı araç ve topçu silahlarının maliyetinin önümüzdeki yıllarda düşeceğini söyledi.

Avrupa’nın savunma bütçelerinin şişmesinin fiyat enflasyonuna ve vergi mükellefleri için değer kaybına yol açacağına dair endişelere yanıt veren CEO, FT’ye verdiği demeçte, zırhlı araç ve topçu sistemlerinin maliyetinin yükselmeyeceğini, tersine düşeceğini savundu.

Almanya’nın en büyük silah üreticisinin şefi, ölçek ekonomisi ve otomasyonun daha fazla kullanılması içini “Şirket için iyi olmalı, ancak müşteriler için de iyi olmalı,” dedi.

Papperger, Rheinmetall’in artan talebe yanıt olarak son üç yılda mühimmat üretim kapasitesini on katına çıkardığı için mühimmat maliyetlerinin zaten düşmeye başladığını söyledi.

Tanklar ve zırhlı araçlarda bu tür ölçek ekonomisi elde etmek daha zor olageldi. Fakat şirketin önümüzdeki 12 ay içinde Boxer ve Puma araçları ile Fransız-Alman KNDS tarafından üretilen ancak Rheinmetall tarafından üretilen top kulesi ile donatılmış Leopard 2 tankı gibi ürünler için “binlerce” sipariş beklediğini söyledi.

Avrupa

Almanya, Fransa ve İngiltere, Rusya ile müzakere planı üzerinde çalışıyor

Yayınlanma

Bloomberg’in kaynaklarına göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonu için bir plan hazırlıyor. Avrupa ülkeleri çatışmanın bir kış daha uzamasını önlemeyi hedeflerken, görüşmelere ilişkin nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’e ait olacağını ve Kiev’e baskı yapılmayacağını belirtiyor.

Bloomberg’in kaynaklara dayandırdığı haberine göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonuna yönelik bir plan üzerinde çalışıyor.

Ajansa konuşan kaynaklar, Avrupa ülkelerinin çatışmanın bir kış daha devam etmesini önlemek istediğini belirtti. Aynı kaynaklar, görüşmeler konusunda nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’e ait olacağını ve Avrupa’nın bu konuda kendisine baskı yapmayı planlamadığını aktardı.

Kaynaklara göre İngiltere Başbakanı Keir Starmer, önümüzdeki günlerde bu konuyu Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile görüşecek.

Alman televizyon kanalı NTV, 2 Haziran’da Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder’in Moskova’ya geldiğini bildirmişti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin daha önce Schröder’i Avrupa tarafından tercih edilebilecek bir müzakereci olarak nitelendirmişti.

Rusya Devlet Başkanı Sözcüsü Dmitriy Peskov, mayıs ayının sonunda yaptığı açıklamada Avrupa’nın Rusya ile diyalog kurulmasının gerekliliğini anladığını, ancak müzakere süreci konusunda “ancak şimdi olgunlaşmaya başladığını” ifade etmişti.

Peskov ayrıca Moskova’nın, Avrupa Birliği’nden Rusya ile temas kurabilecek olası müzakerecilere ilişkin gelen sinyalleri ciddiyetle değerlendirdiğini söylemişti.

Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide ise Avrupa’nın Ukrayna konusundaki görüşmelere tarafsız bir arabulucu olarak değil, çatışmadan etkilenen çıkarlara sahip bir taraf olarak katılması gerektiğini belirtti.

Eide, Avrupa Birliği ve ABD’nin Kiev’e desteğini sürdürmesi gerektiğini de vurguladı.

Putin ise Kiev’in çatışmayı barışçıl yollarla çözmeye hazır olduğuna inanmadığını dile getirmişti. Rus lider, çatışmanın temel nedenlerinin ortadan kaldırılması ve 2024 yılında açıkladığı koşullar temelinde barışçıl bir çözüme hazır olduğunu söylemişti.

Putin’in sıraladığı koşullar arasında Ukrayna birliklerinin Donetsk ve Lugansk halk cumhuriyetleri ile Zaporojye ve Herson bölgelerinden çekilmesi, bu bölgeler ile Kırım’ın Rusya’nın parçası olarak tanınması, Ukrayna’nın tarafsız, askeri bloklara katılmayan ve nükleer silahlardan arındırılmış bir statü benimsemesi, Ukrayna’nın silahsızlandırılması ve “Nazizmden arındırılması” ile Rusya’ya yönelik tüm yaptırımların kaldırılması yer alıyordu.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise geçen yıl eylül ayında Avrupa’ya Ukrayna konusundaki müzakere masasında yer olmadığını söylemişti.

Lavrov, Avrupa Birliği ülkelerinin Rusya karşıtı tutumları nedeniyle bu süreçte yer alamayacağını belirtmiş ve Batı tarafından sunulan güvenlik garantilerinin “Rusya’ya karşı kurgulandığını” ifade etmişti.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Rheinmetall, otomotiv tedarik bölümünü satıyor

Yayınlanma

Alman savunma sanayi şirketi Rheinmetall, otomotiv tedarikçi bölümünü özel sermaye şirketi Aequita’ya satıyor.

Rheinmetall çarşamba günü yaptığı açıklamada, iki şirketin “bugün, Rheinmetall’in eski Power Systems bölümüne yeni bir yönetim altında bir gelecek açan bir satın alma anlaşması imzaladığını” duyurdu.

Bu, “stratejik yeniden yapılanmada bir dönüm noktası” niteliğinde; sivil bölümün satışıyla birlikte grup, “odak noktasını askeri işine kaydırıyor.”

İşlemin bu yılın dördüncü çeyreğinde tamamlanması bekleniyor ve halen düzenleyici kurumların onayına tabi.

Hisselerin yüzde 100’ü için ön satın alma bedeli 350 milyon avro olarak belirlendi fakat bu rakam işlemin kesinleşmesinden önce değişebilir.

Rheinmetall, kısa süre önce savunma işinde rekor kâr ve dolu sipariş defterleri bildirdi. Öte yandan, otomotiv tedarik endüstrisi krizde.

Şirket, “Özellikle otomotiv sektöründeki iş durumunun daha da kötüleşmesi, nihai anlaşmanın şart ve koşullarını etkiledi,” açıklamasını yaptı.

Avrupa’nın savunma harcamalarını artırmasıyla Ukrayna savaşının başlamasından bu yana iş hacmi hızla artan Rheinmetall, geçen yıldan beri Power Systems bölümüne alıcı arıyordu ve bu bölümü Aralık 2025’te durdurulan faaliyetler kategorisine almıştı.

Rheinmetall, şirketleri satın alıp yeniden yapılandıran bir yatırım şirketi olan Aequita’nın, bu birimdeki dünya çapındaki yaklaşık 6.250 çalışanı işte tutmayı planladığını da ekledi.

Aequita’nın Yönetim Kurulu Başkanı ve Eş CEO’su Axel Geuer, “Bu şirket, artık yaklaşık 5 milyar avro gelir elde edecek olan otomotiv bölümümüze mükemmel bir katkı sağlıyor,” dedi.

Geuer, Aequita’nın bu şirketin uzun vadeli gelişimini destekleyeceğini ve otomotiv portföyü genelinde sinerji yaratmaya çalışacağını da sözlerine ekledi.

Rheinmetall, satışın dışında kalanlar arasında alüminyum döküm uzmanı KS Huayu AluTech’in Almanya’daki üç tesisi, otomotiv sensörleri ortak girişimi Dermalog SensorTec’teki hisseler ve otomobil parçaları üreticisi Pierburg’un İspanya’daki Abadiano fabrikasının bulunduğunu belirtti.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Litvanya, ABD ile nükleer silah müzakerelerine başladı

Yayınlanma

Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas, ABD nükleer silahlarının ülke topraklarında olası konuşlandırılmasına yönelik Washington ile müzakereler yürütüldüğünü açıkladı. Litvanya Anayasası kitle imha silahlarının konuşlandırılmasını yasaklasa da Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda güvenlik risklerini gerekçe göstererek bu engeli aşacak değişiklikler önerdi.

Litvanya, ABD’ye ait nükleer silahların kendi topraklarında olası konuşlandırılması konusunda Washington ile müzakereler yürütüyor.

Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas, konuya ilişkin yaptığı açıklamada ABD ile görüşmelerin sürdüğünü doğruladı.

Politico’nun aktardığı habere göre Kaunas, “Tartışmalar devam ediyor. Litvanya kesinlikle bu sürecin dışında kalmıyor” ifadelerini kullandı.

Litvanya Anayasası, ülke topraklarında kitle imha silahlarının konuşlandırılmasını açıkça yasaklıyor. Ancak Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, bölgedeki güvenlik risklerini gerekçe göstererek bu yasal engelin etrafından dolaşılmasını sağlayacak anayasa değişiklikleri yapılmasını daha önce teklif etti.

Politico, söz konusu müzakerelerin ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığını azaltma eğiliminde olduğu ve bu durumun NATO müttefikleri arasında güvenlik endişelerini artırdığı bir dönemde yürütüldüğünü yazdı.

Financial Times tarafından aktarılan bilgilere göre ise ABD, ek nükleer savaş başlıkları ve bombardıman uçaklarının diğer Avrupa merkezli NATO ülkelerinde konuşlandırılması seçeneğini değerlendiriyor.

Mevcut durumda ABD’ye ait nükleer silahlar Avrupa coğrafyasında altı ülkede bulunuyor. Bu ülkeler Almanya, Belçika, İtalya, Türkiye, Hollanda ve Birleşik Krallık olarak sıralanıyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English