Asya
Bangladeş’te konfeksiyon işçilerinin isyanı sürüyor

Bangladeş’te yeni kurulan ücret kurulu bugün ilk toplantısına hazırlanırken, konfeksiyon işçilerinin daha yüksek ücret talebiyle başlattığı protestolar sürüyor.
İşçilerin artan yaşam maliyetleriyle mücadele ettiği bir ortamda, hükümet ve giyim üreticileri, aylık asgari ücreti 12.500 takadan 30.000 takaya (243 dolar) çıkarmaları yönünde artan bir baskı altında bulunuyor.
Protestocular, başkent Dakka’nın çeşitli sanayi bölgelerinde polisle çatıştı. Bu durum, yüzlerce fabrikanın faaliyetlerini askıya almasına neden olurken, Çin’den sonra dünyanın en büyük ikinci giyim ihracatçısı olan Bangladeş’te sevkiyat gecikmeleriyle ilgili endişeleri artırdı.
Sektör, yaklaşık 4 milyon işçiye istihdam sağlıyor, ihracat gelirlerinin %80’inden fazlasını oluşturuyor ve H&M, Zara ve Walmart gibi markalara ürün tedarik ediyor.
Bugün (4 Kasım), Dakka’nın dış mahallelerindeki iki büyük giyim merkezi olan Savar ve Gazipur’da işçiler ile polis arasında çatışmalar çıktı.
Göstericiler yolları ve otoyolları kapatırken, polis göz yaşartıcı gaz ve ses bombaları kullandı.
Daha fazla kargaşa yaşanacağına dair endişeler nedeniyle birçok fabrika faaliyetlerini askıya aldı.
İşçi ve fabrika sahiplerinin temsilcilerinden oluşan altı üyeli ücret kurulunun, sektörün ücret yapısının gözden geçirilmesine ilişkin resmi görüşmelere başlaması bekleniyor.
İşçiler, gıda, barınma ve diğer yaşam maliyetlerinin yıllardır artması nedeniyle mevcut asgari ücretin artık temel hane halkı giderlerini karşılamaya yetmediğini belirtti.
Bir giyim işçisi olan Bithi Begum, “Her ay bir mücadele. Bütün gün sıkı çalıştıktan sonra kazandığımız para, temel ihtiyaçlarımızı bile zar zor karşılıyor,” dedi.
Fabrikalar ilkbahar ve yaz siparişleri için kritik bir üretim dönemine girerken, uluslararası alıcılar durumu yakından takip ediyor.
İsveçli moda perakendecisi H&M, Reuters’a yaptığı açıklamada, bazı fabrikaların geçici olarak kapandığını ama tedarik zincirinde büyük bir aksaklık yaşanmadığını belirtti.
Üreticiler, sektörün zaten artan maliyetler, güçlenen bölgesel rekabet, Orta Doğu’daki çatışmaya bağlı enerji piyasasındaki belirsizlik ve önemli ihracat pazarlarındaki zayıflayan talep nedeniyle baskı altında olduğunu belirtti.
Uzmanlar, ücret kurulunun, işçilerin taleplerini Bangladeş ekonomisinin merkezinde yer alan bu sektörün rekabet gücüyle dengeleme zorluğuyla karşı karşıya olduğunu söyledi.
Dakka Üniversitesi’nde ekonomi profesörü olan Selim Raihan, fabrikaların verimliliğini artırması halinde Bangladeş’in rekabet avantajını kaybetmeden önemli bir ücret artışını karşılayabileceğini söyledi.
Raihan, herhangi bir ücret revizyonunun enflasyonu, yaşam maliyetlerini ve fabrikaların ödeme gücünü de yansıtması gerektiğini, uluslararası alıcıların ise daha adil satın alma uygulamaları ve fiyatlar yoluyla iyileştirilmiş çalışma standartlarını desteklemesi gerektiğini belirtti.
Raihan, uzun süren işçi ayaklanmalarının, teslimat güvenilirliğini ve alıcıların güvenini sarsacağı için, yüksek ücretlerden daha büyük bir tehdit oluşturabileceğini belirtti:
“Ucuz işgücünü sektörün kalıcı rekabet stratejisi olarak görmek bir hata olur. Bangladeş, verimlilik, güvenilirlik, modernizasyon ve daha yüksek katma değerli ürünlere giderek daha fazla yönelmeli.”
Asya
Kazakistan, Drujba hattı üzerinden petrol sevkiyatını yeniden başlatmak istiyor

Kazakistan, yaklaşık altı ay önce durdurulan Drujba boru hattı üzerinden petrol sevkiyatına yeniden başlamak için Rusya’ya resmi talep ilettiğini ve teknik imkanların hazır olduğunu duyurdu. Bu güzergah, Almanya’daki Schwedt rafinerisinin ham petrol ihtiyacının yüzde 20 ila 30’unu karşılıyordu.
Kazakistan, Drujba boru hattı üzerinden petrol sevkiyatını yeniden başlatmaya hazır olduğunu duyurarak Rusya tarafına resmi talep iletti.
Kazakistan Enerji Bakanı Yerlan Akkenjenov, sevkiyatın yeniden başlaması için Moskova’dan yanıt beklendiğini açıkladı.
Akkenjenov konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Resmi talebi şahsen, baş başa görüşmede ilettim. Kazakistan tarafı sevkiyatın yeniden başlaması konusunda Rus tarafından yanıt bekliyor. Bizim bu yönde teknik imkanımız var, Rus tarafından yanıt bekliyoruz.” dedi.
Almanya sevkiyatı alternatif rotalara yönelmişti
Drujba boru hattı üzerinden transit geçiş yaklaşık altı ay önce durdurulmuştu.
Kazak petrolünün Almanya’ya sevkiyatı, 1 Mayıs tarihinden itibaren Drujba hattı devre dışı bırakılarak alternatif güzergahlardan sağlanıyor.
Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, o dönemde alınan bu kararın altyapıdaki teknik kısıtlamalardan kaynaklandığını açıklamıştı.
Drujba üzerinden aktarılan Kazak petrolü, Almanya’nın Schwedt kentinde yer alan petrol rafinerisinin ihtiyacının yüzde 20 ila 30’unu karşılıyor.
Bu hat üzerinden 2025 yılında 2,1 milyon ton ham petrol taşınırken 2026 yılı için belirlenen sevkiyat hedefi 3 milyon ton seviyesindeydi.
Rus ve Kazak petrolünü Doğu ve Orta Avrupa ülkelerine ulaştıran Drujba, dünyanın en büyük ana petrol boru hattı sistemleri arasında yer alıyor.
Toplam uzunluğu 8 bin 900 kilometreyi bulan hattın 3 bin 900 kilometresi Rusya topraklarından geçiyor.
Sistemin toplam taşıma kapasitesi ise günlük 1,2 ila 1,4 milyon varil düzeyinde seyrediyor.
Bunun yanı sıra Enerji Bakanı Akkenjenov, ülkesinin orta vadeli petrol üretim projeksiyonlarına da değindi.
Kazakistan’ın üretimde mevcut plana sadık kaldığını belirten Akkenjenov, “Şimdilik plan doğrultusunda ilerliyoruz; bu yıl için hedeflenen üretim 96 milyon ton. Gelecek yılın üretim parametrelerini şu anda belirliyoruz. 2027 yılı için yaklaşık 99 milyon tonluk üretim öngörüleceğini düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.
Asya
BMW, Çin’deki iştirakinde yüzlerce çalışanı işten çıkarıyor

BMW, Çin’deki iştiraki BMW Brilliance bünyesinde çalışan yaklaşık 1800 kişinin işine son verme sürecini başlattı. Ortaklıktaki personelin yüzde 10’unu etkileyen karar, şirketin Çin pazarındaki satışlarının yüzde 21,8 gerilediği ve dünya çapında 8 bin kişilik kadro azaltımına hazırlandığı dönemde alındı.
Alman otomotiv üreticisi BMW’nin Çin’deki iştiraki BMW Brilliance Automotive (BBA), bünyesindeki iş gücünü azaltmaya başlayarak yaklaşık 1800 çalışanının işine son verme kararı aldı.
Robo portalının şirket çalışanlarına dayandırdığı habere göre, söz konusu işten çıkarmalar şirketteki toplam personelin yaklaşık yüzde 10’unu, yani her on çalışandan birini kapsıyor.
Şirket çalışanları, iş akitlerinin feshine ilişkin sürecin 2 Kasım 2026 tarihi itibarıyla uygulamaya konduğunu aktardı.
İşten çıkarmalar üretim ve idari kadroları kapsıyor
İşten çıkarma dalgası hem üretim hattında görev yapan personeli hem de idari birimlerde çalışan personeli etkiliyor.
Bununla birlikte, işine son verilenlerin ağırlıklı bölümünü, şirketin Liaoning eyaletine bağlı Şenyang kentindeki genel merkezinde yer alan üretim hattı çalışanları oluşturuyor.
Yayının paylaştığı bilgilere göre BMW, işten çıkarılan personele “N+5” formülü üzerinden kıdem ve ihbar tazminatı teklif ediyor.
Bu tazminat hesaplamasının ilk bölümü çalışanların vergi kesintisi öncesindeki aylık brüt maaşı esas alınarak, ikinci bölümü ise ikramiye ve primler hariç tutulan çıplak temel maaş üzerinden hesaplanıyor.
Kadro azaltma kararının, şirkette farklı kıdem sürelerine sahip çalışanları kapsadığı belirtiliyor.
İşten çıkarılanlar arasında şirkette 3 ila 5 yıl arasında görev yapmış personelin yanı sıra deneyimli uzmanlar ve alt düzey yöneticiler de yer alıyor.
BMW yönetimi, Çin biriminde başlatılan işten çıkarmalar hakkında resmi bir açıklama yapmadı ve bu adımın şirketin küresel düzeydeki yeniden yapılanma süreciyle bağlantılı olup olmadığına açıklık getirmedi.
Öte yandan şirketin son üç yıldır yeni işe alımları sınırlandırdığı ve bazı iş sözleşmelerini yenilemediği kaydedildi.
Küresel çapta 8 bin çalışan işten çıkarılacak
BMW Group genel merkezinde de geniş çaplı bir istihdam daralmasına hazırlanılıyor.
Şirket, toplam 154 bin kişiden oluşan dünya genelindeki iş gücünün yaklaşık yüzde 5’ine denk gelen 8 bin çalışanını işten çıkarmayı planlıyor.
Bu kapsamda devreye sokulan gönüllü işten ayrılma programı yoğun ilgi gördü.
Çalışanların yalnızca üç gün içinde 5 bin başvuru yapması üzerine BMW, başvuru kabul sürecini planlanan tarihten önce kapattı.
Personel sayısını azaltma kararı, şirketin finansal göstergelerindeki gerilemeyle eş zamanlı alındı.
BMW Group’un 2026 yılının ilk yarısındaki vergi öncesi karı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 29,4 oranında azaldı.
Şirketin otomotiv birimindeki faiz ve vergi öncesi kar (EBIT) marjı ise uzun vadeli yüzde 8 ila 10 hedefinin oldukça gerisinde kalarak yüzde 3,6 seviyesinde gerçekleşti.
BMW’nin küresel çaptaki araç teslimatları, 2026’nın ilk dokuz ayında yüzde 4,9 oranında düşerek yaklaşık 1,71 milyon adede geriledi.
Satışlardaki düşüş eğilimi özellikle Çin pazarında derinleşti.
BMW ve Mini markalarının Çin’deki araç teslimatları yüzde 21,8 oranında gerileyerek yaklaşık 376 bin adede kadar indi.
Çin pazarının otomotiv üreticisinin küresel satışları içindeki payı da gerileme gösterdi; bu oran 2023 yılında yüzde 32,3 seviyesindeyken 2025 yılına gelindiğinde yüzde 25,4’e düştü.
Asya
Bangladeş’te konfeksiyon işçilerinin ücret isyanı

Bangladeş’teki konfeksiyon sektöründe çalışan işçiler, daha yüksek ücret için sokağa çıktı ve birçok bölgede polisle çatışmalar yaşandı.
Pazar günü başkent Dakka başta olmak üzere sanayi havzalarında eyleme giden işçilere birçok noktada polis saldırdı.
Konfeksiyon fabrikaları pazartesi günü yeniden açıldı fakat Dakka, kentteki kenar mahalle Gazipur ve çevresindeki sanayi merkezlerinde, daha yüksek ücret talep eden işçilerle polis arasında yeni çatışmalar çıktı.
Polis, protestocuların kendilerine tuğla ve taş attığı iddiasıyla, pazartesi günü başkentte yolları kapatmaya çalışan hazır giyim işçilerini dağıtmak için göz yaşartıcı gaz kullandığını açıkladı.
Başkentin dış mahalleleri olan Aşulia ve Gazipur’da işçiler ana otoyolları kapatmaya çalıştı. Polis, Aşulia’da göz yaşartıcı gaz ve tazyikli su kullandı; Gazipur’da Bangladeş Sınır Muhafızları personelini görevlendirildi.
Hazır giyim sektörü, Bangladeş ekonomisinin belkemiği
Hazır giyim sektörü, Bangladeş’in ihracat gelirlerinin %80’inden fazlasını oluşturuyor. Sektörde yaklaşık 4 milyon işçi çalışıyor ve ülkenin iktisadi üretiminin yaklaşık %10’unu oluşturuyor.
Son dönemdeki eylemler, yaklaşık 500 civarında fabrikayı kepenk indirmeye zorlayarak önemli üretim merkezlerindeki faaliyetleri aksattı ve Çin’den sonra dünyanın en büyük ikinci giyim ihracatçısı olan ve H&M, Zara, Walmart ve Primark gibi küresel markaların başlıca tedarikçisi konumundaki Bangladeş’te ihracat sevkiyatları ve alıcıların güveni konusunda endişeleri artırdı.
Bangladeşli işçiler, aylık asgari ücretin 12.500 takadan 30.000 takaya (243 dolar) çıkmasını talep ediyorlar.
İşçi Mahin Hossain, “Yaşam maliyeti gelirlerimizin çok ötesine çıktı. Kirayı ödedikten sonra yemek, çocuklarımızın eğitimi ve diğer temel ihtiyaçlar için geriye çok az para kalıyor. Birçoğu ailelerini geçindirmeyi neredeyse imkânsız buluyor,” dedi.
Bangladeş Tekstil ve Sanayi İşçileri Federasyonu Genel Sekreteri ve ücret kurulundaki işçi temsilcisi Babul Akhter, “Bangladeş, dünyadaki en düşük tekstil sektörü ücretlerinden birine sahip. “Fabrika sahipleri işçilere uygun ücret ödeyemiyorsa, uluslararası alıcılarla daha iyi fiyatlar için pazarlık etmeliler. Düşük ücretli işçilerin sırtından bir iş kuramazlar,” dedi.
Hükümet, “asgari ücret kurulu” oluşturdu
Hükümet, yaşam maliyetlerinden kaynaklanan artan baskı ve süregelen enflasyonu yansıtan bu talebi değerlendirmek üzere pazar günü altı üyeden oluşan bir asgari ücret kurulu kurdu.
Çalışma ve İstihdam Bakanı Ariful Haque Choudhury, ücret kurulunun işçi temsilcileri ve sektör liderleriyle yapılan görüşmelerin ardından oluşturulduğunu belirterek, işçileri işe dönmeye çağırdı.
Altı üyeden oluşan ücret kurulu, işçi ve işveren temsilcilerinden ikişer kişi ile bir hükümet temsilcisi ve tarafsız bir üyeden oluşuyor.
Kurul, hazır giyim sektöründeki ücretleri gözden geçirmek ve revize edilmiş ücret oranları önermekle görevlendirildi.
Çalışma ve İstihdam Bakanı Ariful Haque Choudhury, uzun süren aksaklıkların ihracat sevkiyatlarını ve uluslararası alıcılardan gelecek ödemeleri geciktirebileceği ve bu durumun hem üreticiler hem de işçiler için daha fazla zorluk yaratabileceği konusunda uyarıda bulundu.
Sektör, artan üretim maliyetleri, dönemsel gaz ve elektrik kesintileri ve Orta Doğu’daki gerginliklere bağlı enerji piyasalarındaki belirsizlik dahil olmak üzere giderek artan zorluklarla karşı karşıya.
Patronlardan “çalışmayana ücret yok” tehdidi
Öte yandan işçilerin 30.000 taka asgari ücret talebine atıfta bulunan Üreticiler Birliği Birinci Başkan Yardımcısı Salim Rahman, “Bu mümkün değil. Böyle bir talebin ne mantıksal ne de matematiksel bir dayanağı yok,” iddiasında bulundu.
Rahman, böylesine keskin bir ücret artışının, halihazırda dar kâr marjlarıyla faaliyet gösteren ve rakip ülkelerden gelen yoğun rekabetle karşı karşıya kalan üreticiler üzerinde ek bir yük oluşturacağını savundu.
Konfeksiyon patronlarının birliği BGMEA Başkanı Mahmud Hasan Khan, işçilerin hükümetin ücret kurulunun incelemesini yapmasına izin vermesi gerektiğini söyledi.
Khan, “Günün ilerleyen saatlerinde protestolar çıkarsa ve fabrikaları kapatmak zorunda kalırsak, ‘çalışma yoksa ücret de yok’ hükmünü uygulamaktan başka seçeneğimiz kalmayacaktır,” diyerek tehdit savurdu.
İçişleri Bakanı Salahuddin Ahmed, hazır giyim sektörü liderleriyle yaptığı toplantının ardından, şiddeti kışkırtanlara karşı sert önlemler alınacağı konusunda uyarıda bulundu.
Ahmed, “İşçi protestoları kisvesi altında işçilerin çıkarlarına aykırı hareket eden ve ülkeyi istikrarsızlaştırmaya çalışanlara karşı sert önlemler alınacaktır,” dedi.
Cemaat-i İslami lideri işçi isyanını “dış komplo”ya bağladı
Öte yandan muhalefet lideri ve Cemaat-i İslami genel başkanı Shafiqur Rahman bugün, “komplocular ve fırsatçıların kargaşayı körükleyerek hazır giyim sektörünü yok etmeye çalıştıklarını” iddia etti.
Rahmen, Facebook sayfasında paylaştığı bir gönderide, “Komplocular ve fırsatçılar, durumu körükleyerek hazır giyim sektörünü yok etmeye çalışıyor gibi görünüyor. Hükümet bu konuda kararlı bir tutum sergilemeli,” dedi.
Shafiqur, giyim sektöründeki kargaşanın devam ettiğini ve farklı bölgelerde sanayi tesislerine yönelik vandalizm ve kundaklama olaylarının bildirildiğini söyledi:
“Ne işverenler ne de işçiler, sanayi tesislerini tahrip ederek haklarını elde edemezler. Hiçbir işçinin bu tür eylemlere karışmayacağına inanıyoruz.”
Yaklaşık 600 fabrikanın halihazırda kapatıldığına değinen Cemaat-i İslami lideri, kış sezonu öncesinde hazır giyim sektörünün geleceğini baltalamaya yönelik köklü bir komplo olasılığının göz ardı edilemeyeceğini belirtti.
Muhalefet lideri, fabrika sahipleri ve işçiler dahil olmak üzere tüm paydaşları “samimi ve uyanık olmaya” çağırdı.
Diplomasi1 hafta önce“Küresel Britanya” ve Kürt Reçetesinin İzleri
Görüş2 hafta önceFransa sokaklarında kaos ve hesaplaşma
Dünya Basını2 hafta önceProf. Wolff: Batı sömürgeciliğin sonuna geldiğini inkar ediyor
Söyleşi2 hafta önce“AfD, Alman büyük sermayesindeki iç çelişkinin bir ifadesi”
Dünya Basını2 hafta önceAmerika inkâr girdabında: Üç düşünürden sistemin çöküşüne dair uyarılar
Asya1 hafta önceMao gafı krize yol açtı: Mbappe özür diledi, Çin’de boykot başladı
Asya2 hafta önceÇinli matematikçi Sun çözülmemiş bin hipotez için ödül koydu
Dünya Basını2 hafta önceSavaş, petrolde varil başına 65 dolarlık bir savaş primi oluşturdu












