Diplomasi
Biden’dan Zelenski’ye: Amerikan silahları ‘çabucak’ elinize ulaşacak

ABD Başkanı Joe Biden, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’ye, Kongre’nin bu hafta 95 milyar dolarlık pakete son onayı verir vermez Washington’un Kiev’e askeri yardımı hızla artıracağını söyledi.
Beyaz Saray’dan yapılan açıklamaya göre ABD Başkanı, Zelenski ile pazartesi günü yaptığı telefon görüşmesinde bu taahhüdü verdi.
Ukrayna’ya 60 milyar dolarlık yardımın yanı sıra İsrail ve Hint-Pasifik bölgesine yönelik fonları da içeren tasarının Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Temsilciler Meclisinde onaylanmasının ardından salı ya da çarşamba günü Senato’dan geçmesi ve hafta içinde Biden tarafından yasalaştırılması bekleniyor.
Beyaz Saray’ın Zelenski ile yaptığı görüşmeye ilişkin açıklamasında, “Başkan Biden, Senato ulusal güvenlik ek tasarısını kabul eder etmez ve kendisi de bunu imzalar imzalamaz, Ukrayna’nın acil savaş alanı ve hava savunma ihtiyaçlarını karşılamak üzere yönetiminin hızlı bir şekilde önemli yeni güvenlik yardım paketleri sağlayacağını paylaştı,” deniliyor.
Yeni pakette uzun menzilli füzeler de var
Yeni güvenlik yardımının uzun menzilli ATACMS füzelerinin yanı sıra mühimmat ve diğer silah sistemlerini de içermesi bekleniyor, fakat Beyaz Saray ve Pentagon yetkilileri bir sonraki pakette neler olacağına dair kesin ayrıntılar sunmadı.
Zelenski, Biden ile yaptığı görüşmeye ilişkin yaptığı açıklamada yeni askeri yardımın yaklaşmakta olmasını sevinçle karşıladıklarını kaydetti.
Zelenski, “Başkan bana paketin hızlı bir şekilde onaylanacağı ve güçlü olacağı, hava savunmamızın yanı sıra uzun menzilli ve topçu yeteneklerimizi güçlendireceği konusunda güvence verdi,” dedi.
Ukrayna Cumhurbaşkanı ayrıca, Ukrayna için ‘ATACMS müzakerelerinde’ her şeyin kararlaştırıldığını, bu nedenle Biden’a, Kongreye ve tüm Amerika Birleşik Devletlerine minnettar olduğunu belirtti.
Zelenskiy: İsrail’e yardım eden NATO müttefikleri Ukrayna’ya yardım etmek istemediler
“Yeni yardım paketi eskilerinden çok daha büyük olacak”
Öte yandan POLITICO’ya konuşan iki ABD’li yetkiliye göre Biden yönetimi, Ukrayna için acilen ihtiyaç duyulan topçu ve hava savunma sistemlerine ek olarak zırhlı araçları da içeren normalden daha büyük bir askeri yardım paketi hazırlıyor.
Savunma Bakanlığı yetkilileri olası yeni paket üzerinde hâlâ son rötuşları yapıyor, fakat Başkan Joe Biden’ın Kiev’e on milyarlarca dolar ek yardım sağlayacak bir tasarıyı imzalamasının ardından kısa süre içinde hazır olmasını istiyorlar.
ABD’li yetkililerden biri ve görüşmeler hakkında bilgi sahibi olan üçüncü bir ABD’li yetkili, Savunma Bakanlığı’nın şu anda üzerinde çalıştığı paketin en son 300 milyon dolarlık paketten önemli ölçüde daha büyük olacağını söyledi.
İlk iki ABD’li yetkili bunun zırhlı araçları da kapsayacağını söylerken, dördüncü bir kişi de ilave Bradley Savaş Araçlarının sevkiyatın bir parçası olacağını söyledi.
ABD’li yetkililerden biri, eski Humvee’ler ve M113 zırhlı personel taşıyıcılarının yanı sıra füzelerin de pakette yer almasının beklendiğini söyledi.
Yönetimin Ukrayna’nın savaş alanı ihtiyaçlarını karşılamaya yardımcı olacak büyük bir paket hazırladığını söyleyen ikinci ABD’li yetkili, paketin topçu ve hava savunmasını da içereceğini sözlerine ekledi.
Pentagon yetkilileri, Temsilciler Meclisi tarafından kabul edilen ve Ukrayna’ya yaklaşık 61 milyar dolar yardım yapılmasını öngören yasanın Senato’da oylanmasından önce yeni paketin ayrıntılarını tamamlamaya çalışıyor. Bu para Kiev’e sağlanan Pentagon stoklarının yenilenmesinin yanı sıra yeni silah ve teçhizat gönderilmesine de harcanacak.
ABD’den Ukrayna, İsrail ve Tayvan’a 95 milyar dolarlık yardıma onay
ABD, Kiev’e yeni askeri danışmanlar gönderecek
Askeri yardımın yanı sıra ABD, Kiev’deki büyükelçiliğine ilave askeri danışmanlar göndermeyi düşünüyor.
Pentagon sözcüsü Tümgeneral Pat Ryder’a göre danışmanlar muharip bir rol üstlenmeyecek, daha ziyade Ukrayna hükümeti ve ordusuna danışmanlık yapacak ve destek verecek.
“Bu çatışma boyunca Savunma Bakanlığı, güvenlik koşulları geliştikçe ülkedeki varlığımızı gözden geçirdi ve ayarladı. Şu anda Büyükelçilikteki Savunma İşbirliği Ofisini (ODC) güçlendirmek için birkaç ek danışman göndermeyi düşünüyoruz,” diyen Ryder, POLITICO’ya yaptığı açıklamada ‘personelin tüm elçilik çalışanlarıyla aynı seyahat kısıtlamalarına tabi olduğunu’ belirtti.
Ryder ODC’nin çeşitli danışma ve destek görevleri (savaş dışı) yerine getirdiğini ve sadece Savunma Bakanlığı personelinden oluşmasına rağmen, Büyükelçiliğin geri kalanı gibi Misyon Şefi yetkisi altında ABD Büyükelçiliği bünyesinde yer aldığını da sözlerine ekledi.
Ryder ‘operasyonel güvenlik ve kuvvet koruma nedenleriyle’ personel sayılarını açıklamaktan kaçındı.
İlavi birlikler ‘lojistik ve gözetim çabalarını’ destekleyecek
İsimlerinin açıklanmasını istemeyen dört ABD’li yetkili ve planlar hakkında bilgi sahibi bir kişiye göre ilave birlikler ABD’nin Ukrayna’ya gönderdiği silahlar için ‘lojistik ve gözetim çabalarını’ destekleyecek.
ABD’li yetkililerden birine göre yeni birlik Ukrayna ordusuna silahların bakımı konusunda da yardımcı olacak.
İki yetkili, Kiev’deki büyükelçiliğe bağlı kısa rotasyonlar için bir grup ABD askerinin zaten konuşlandırıldığını söyledi ve ikinci yetkili sayıları ‘az az’ olarak tanımladı. Bu personel gözetim ve elçilik güvenliğine yardımcı oluyor.
Trump’tan yardım paketini geçiren Mike Johnson’a destek
Öte yandan Temsilciler Meclisi’nden geçen Ukrayna, İsrail ve Tayvan’a yardım paketi nedeniyle Cumhuriyetçi Başkan Mike Johnson kendi partisinden Marjorie Taylor Greene gibi ‘muhafazakâr’ isimlerin sert eleştirilerine maruz kalıyor.
Eski başkan Donald Trump ise, müttefiki Johnson’a sahip çıkarak, “Bence o çok iyi bir insan. NATO’nun bedel ödemesi gerektiğini söylediğimde NATO konusunda benimle birlikte çok güçlü bir şekilde durdu… Bence çok çabalıyor,” dedi.
Trump ayrıca, Johnson’ı Ukrayna’ya yönelik yardımın bir kısmını bağışlanabilir kredi şeklinde sağladığı için övdü ve Avrupa’ya ‘borcunu ödemesi’ yönündeki çağrılarını yineledi.
Kiev’den Brüksel’e: ABD yardım paketinin sizi rehavete sürüklemesine izin vermeyin
Ukrayna Dışişleri Bakanı Dimitro Kuleba pazartesi günü AB dışişleri bakanlarıyla yaptığı video görüşmesinde, “ABD Temsilciler Meclisinin kararını hepimiz memnuniyetle karşılıyoruz… Fakat Avrupa’da bizler gevşeyemeyiz ve gevşememeliyiz. Avrupa’nın savunması her şeyden önce biz Avrupalıların meselesidir,” dedi.
Almanya’nın Kiev’e bir Patriot hava savunma sistemi göndereceğini açıklamasının ardından Avrupalı devletler geçen hafta Ukrayna’ya hava savunma desteğini artırma sözü vermişlerdi.
FT: Yunanistan ve İspanya Ukrayna’ya hava savunma sistemleri sağlama baskısı altında
AB ülkeleri anlaşamadı
AB üyesi ülkeler, Ukrayna’ya acilen ihtiyaç duyulan gelişmiş hava savunma sistemlerini sağlamaları için giderek daha fazla baskı altında kalıyor ama çabalar AB’deki bazı ülkelerin isteksizliği nedeniyle tıkanmış durumda.
Toplantıdan sonra Litvanya Dışişleri Bakanı Gabrielius Landsbergis Lüksemburg’da gazetecilere yaptığı açıklamada, ABD’nin yardım paketine işaret ederek, “Tarihi bir vartayı atlattık ama ne yazık ki daha birçok varta yolda. Bir günlüğüne sevinçli olabiliriz, fakat yarın gelecek savaşlara hazırlıklı olmalıyız,” dedi.
Landsbergis’in sözleri, ABD’nin yeni yardımının Avrupa’nın daha fazla çaba göstermesi gerektiği konusunda rehavete yol açabileceğinden endişe duyan AB diplomatları tarafından da yinelendi.
Diplomasi
Five Eyes, gelişmiş yapay zeka için acil önlem çağrısı yaptı

ABD, Birleşik Krallık, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda’dan oluşan Five Eyes istihbarat ittifakı, hükümetlerin ve şirketlerin savunmalarını aşabilecek yapay zeka modellerinin yıllar değil, aylar içinde ortaya çıkabileceği uyarısında bulundu. İttifak, hükümetler ile şirket yöneticilerini “hemen harekete geçmeye” çağırdı.
ABD, Birleşik Krallık, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda’nın oluşturduğu Five Eyes (FVEY) istihbarat ittifakı, geniş ölçekli siber saldırılar gerçekleştirebilen ve hükümetler ile şirketlerin savunmalarını aşabilen yapay zeka modellerinin yıllar içinde değil, birkaç ay içinde ortaya çıkmasının beklendiğini açıkladı.
İttifakın ortak açıklamasında, hükümetler ve şirket yöneticileri “hemen harekete geçmeye” çağrılırken, “Gelişmiş yapay zeka modellerinin mevcut sektör beklentilerini aşması bekleniyor. Bu sürecin zaman çizelgesi yıllar değil, aylardır” ifadelerine yer verildi.
ABD yönetimi haziran ayının başında, ulusal güvenliğe yönelik olası tehditler nedeniyle Anthropic tarafından geliştirilen Mythos modeline yabancı ülke vatandaşlarının erişiminin durdurulmasını istemişti.
ABD makamlarının talebinin ardından şirket, en güçlü yapay zeka modelleri olarak tanımlanan Mythos 5 ve Fable 5’i tüm kullanıcılar için devre dışı bıraktı.
The New York Post’un haberine göre Anthropic, ABD makamlarıyla işbirliği yapmayı kabul etti.
ABD Senatosu İstihbarat Komisyonu Başkan Yardımcısı Mark Warner da haziran ayında yaptığı açıklamada, Mythos’un ABD Ulusal Güvenlik Ajansının (NSA) gizli sistemlerinin neredeyse tamamını “haftalar içinde değil, saatler içinde” aştığını söyledi.
Daha önce Financial Times, kaynaklarına dayandırdığı haberinde NSA’nın siber operasyonlarda Claude Mythos’u kullanabileceğini yazmıştı.
Gazeteye konuşan kaynaklardan biri, bu teknolojinin Çin ve İran gibi ülkelerin ağlarına sızmak için kullanılabileceğini belirtmişti.
OpenAI ise mayıs ayında, yapay zekanın yönetimi ve düzenlenmesi için ABD liderliğinde, Çin’in de katılımıyla küresel bir yapı oluşturulmasını savundu.
Şirket, söz konusu yapının işleyiş ve amaç bakımından, nükleer silahların yayılmasını önlemek amacıyla küresel güvenlik standartları belirleyen Uluslararası Atom Enerjisi Ajansına (UAEA) benzer şekilde tasarlanabileceğini ifade etmişti.
Diplomasi
NATO yeni bir ‘Baltık Muharebesi’ne hazırlanıyor

The Telegraph, ABD ve NATO ülkelerinin Baltık bölgesinde olası bir Rusya çatışmasına karşı lojistik hazırlıklarını yoğunlaştırdığını yazdı. Gazeteye göre BALTOPS tatbikatı kapsamında ABD birlikleri hızlı üs konuşlandırma ve ikmal altyapısı kurma kabiliyetlerini test etti.
The Telegraph gazetesi, ABD ve diğer NATO ülkelerinin Baltık bölgesinde olası bir çatışmaya yönelik lojistik hazırlıklar yürüttüğünü ve bölgenin Rusya ile yaşanabilecek yeni bir küresel karşılaşmanın merkezlerinden biri olarak değerlendirildiğini yazdı.
Gazetenin aktardığına göre, 4-19 Haziran tarihleri arasında düzenlenen BALTOPS tatbikatı kapsamında ABD Deniz Kuvvetleri’nin mühendis birlikleri Seabees, Baltık kıyısında tekne rampaları ve çeşitli yapılar inşa ederek üslerin hızlı şekilde konuşlandırılmasına yönelik çalışmalar gerçekleştirdi.
ABD’li Teğmen Cody Robertson, “Belirlenen bir bölgeye ulaşma, kamp kurma ve bu merkezi savaş gücümüzü yansıtabileceğimiz bir nokta olarak kullanma kabiliyetimizi test ediyoruz” dedi.
The Telegraph, 1942 yılında kurulan Seabees birliğinin, eski ABD Başkanı ve General Dwight Eisenhower’ın “Muharebeler, harekatlar ve hatta savaşlar öncelikle lojistik nedeniyle kazanıldı ya da kaybedildi” sözüyle özetlenen anlayış doğrultusunda faaliyet gösterdiğini belirtti.
Haberde, Baltık Denizi’nin sekiz NATO ülkesi ile Rusya tarafından çevrelendiği ve İsveç’e bağlı Gotland ile Danimarka’ya bağlı Bornholm gibi stratejik öneme sahip adalarla çevrili olduğu kaydedildi.
Gazeteye göre NATO, bu adaları olası bir saldırının püskürtülmesinde ve karşı harekatlar için ileri üs olarak kullanmayı planlıyor.
Baltık’ın doğu kıyısında ise Rusya Baltık Filosu’nun konuşlu bulunduğu Kaliningrad bölgesi yer alıyor.
The Telegraph, Finlandiya ve İsveç’in 2023 ve 2024 yıllarında NATO’ya katılmasının ardından bölgenin kolektif savunmasının daha da öncelikli hale geldiğini yazdı.
Robertson da gazeteye yaptığı açıklamada, “Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya katılması, buradaki koşulları iyi tanımamızı daha da önemli hale getiriyor” ifadelerini kullandı.
Bununla birlikte gazetenin aktardığına göre, Letonya Güvenlik Kurumu’nun (SAB) eski başkanı Janis Kazocins, Rusya ile NATO arasında tam ölçekli bir çatışma yaşanma ihtimaline kuşkuyla yaklaştı.
Kazocins, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşının henüz sona ermediğine işaret etti ancak Baltık ülkelerinin enerji altyapısına yönelik olası sabotajlara karşı kırılgan olmaya devam ettiği uyarısında bulundu.
Baltık Denizi’nde Kasım 2024 ile Şubat 2026 arasında bir dizi denizaltı kablosu arızası ve hasarı meydana geldi. Finlandiya ile Almanya arasındaki C-Lion1 kablosu Kasım 2024, Aralık 2024 ve Şubat 2026’da olmak üzere üç kez koptu. EstLink 2 enerji kablosu Ocak ve Aralık 2025’te devre dışı kaldı.
Litvanya ile İsveç arasındaki BCS East-West Interlink Kasım 2024’te, Letonya ile İsveç arasındaki fiber optik kablo Ocak 2025’te ve Rusya’ya ait Baltika kablosu ise Şubat 2026’da zarar gördü. Avrupa’daki bazı yetkililer bu olaylarda Rusya’dan şüphelendiklerini açıklamıştı.
Rus yetkililer ise kablo kopmaları ve NATO ülkelerindeki diğer sabotaj eylemleriyle bağlantılı oldukları yönündeki tüm suçlamaları reddediyor. Kremlin, Rusya’nın başka ülkelerin iç işlerine müdahale etmediğini belirtiyor.
Washington Post, 19 Ocak’ta yayımladığı haberinde ABD ve bazı Avrupa ülkelerinin istihbarat servislerinin, Moskova’nın söz konusu olaylarla bağlantılı olmadığı yönündeki değerlendirmeye eğilim gösterdiğini yazmıştı.
Letonya Dışişleri Bakanı Bayba Braze de gazeteye yaptığı açıklamada, Baltık’taki tatbikatların ABD’nin müttefiklerine bağlılığını ortaya koyduğunu belirterek, “BALTOPS-26’nın ölçeği her şeyi anlatıyor. Güçlü transatlantik işbirliği NATO’nun kolektif savunmasının temelini oluşturuyor ve mevcut güvenlik ortamında her zamankinden daha önemli” dedi.
Daha önce The Economist de Baltık Denizi’nin Rusya ile NATO arasında yaşanabilecek olası bir karşılaşmanın kilit alanlarından biri haline geldiğini yazmış, denizaltı altyapısının kırılganlığına ve bunun korunmasının ittifak açısından yarattığı zorluklara dikkat çekmişti.
Politico ise İsveç’in Gotland Adası’nı güçlendirerek adayı bir savunma merkezine dönüştürmeye çalıştığını aktarmıştı.
Rusya Devlet Başkanı Yardımcısı ve Denizcilik Kurulu Başkanı Nikolay Patruşev, Baltık bölgesinde çok uluslu NATO grubunun ortaya çıkmasının ardından bölgede “karmaşık bir durum” oluştuğunu söylemişti.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise birçok kez Rusya’nın NATO ile savaşmak için herhangi bir nedeni ya da çıkarı bulunmadığını ifade etti.
Putin, “Rusya’nın NATO’ya saldırmak istediğini uydurdular. Aklınızı mı kaçırdınız? Şu masa kadar bile akıllı değil misiniz?” sözlerini kullanmıştı.
Diplomasi
Hindistan, Rusya’dan petrol alımında rekor kırdı

Kpler verilerine göre Hindistan’ın Rusya’dan petrol ve kömür ithalatı, Ortadoğu’daki savaş ve sevkiyat aksaklıkları nedeniyle haziran ayında rekor seviyelere ulaştı. Rusya’dan yapılan günlük petrol sevkiyatının haziranda 2,55 milyon varile çıkması beklenirken, Moskova Avustralya’yı geride bırakarak Hindistan’ın ikinci en büyük kömür tedarikçisi konumuna yükseliyor.
Hindistan, İran’da yaşanan gerilim nedeniyle tedarik zincirinde meydana gelen aksamalar ve yükselen fiyatlar karşısında Rusya’dan petrol ve kömür ithalatını artırıyor.
Reuters haber ajansının uluslararası analiz şirketi Kpler verilerine dayandırdığı habere göre, Rusya’dan Hindistan’a yapılan sevkiyatlar haziran ayında rekor düzeylere ulaştı.
Kpler tahminlerine göre, Rusya’nın Hindistan’a petrol sevkiyatı haziran ayında günlük 2,55 milyon varille rekor düzeye yükselecek.
Bu miktar, mayıs ayındaki günlük 2,13 milyon varillik sevkiyatı ve Mayıs 2023’teki günlük 2,16 milyon varillik düzeyi geride bırakıyor.
Rusya’nın Hindistan’ın haziran ayındaki toplam ithalatı içindeki payı ise yüzde 50’nin hemen altında gerçekleşecek. Bu oran, Ortadoğu’daki çatışmanın başladığı 28 Şubat öncesindeki üç aylık dönemde ortalama yüzde 23 seviyesindeydi.
Hindistan’ın Rus petrolüne yönelmesi, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatmasının ardından piyasadaki arzı artırmak amacıyla ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin alımlara yönelik yaptırımları geçici olarak kaldırmasını izledi.
Ancak yaptırımlardan muafiyet süresi 17 Haziran’da sona erdi ve ABD Hazine Bakanlığı tarafından uzatılmadı.
Reuters, bu durumun Rus petrolü alımlarında azalmaya yol açabileceğini, ancak sürecin gidişatının Hindistan rafinerilerinin ve yetkililerinin Ortadoğu ülkelerinden sevkiyatlara dönme konusundaki istekliliğine bağlı olacağını belirtiyor.
Kpler öngörülerine göre, Suudi Arabistan’dan yapılan ithalatın haziran ayında günlük 349 bin varil seviyesinde kalması bekleniyor. Bu miktar, savaş öncesindeki üç aylık dönemde günlük ortalama 832 bin varil düzeyindeydi.
İthalat artışı Rus kömüründe de gözleniyor. Haziran ayında tüm kalitelerde Rus kömürü ithalatının, mayıs ayındaki 3,27 milyon tona kıyasla 3,16 milyon ton olarak gerçekleşmesi bekleniyor.
Her iki ay da geçen yılın mayıs ayında kaydedilen 3,76 milyon tonluk zirvenin ardından sırasıyla tarihin en yüksek ikinci ve üçüncü değerleri olarak kayda geçecek.
Rusya’nın haziran ayında Avustralya’yı geride bırakarak, Çin’den sonra dünyanın en büyük ikinci kömür ithalatçısı olan Hindistan’a en çok kömür sağlayan ikinci ülke konumuna geleceği tahmin ediliyor.
Ajansın değerlendirmesine göre Rusya, Hindistan’ın temel kömür tedarikçisi olma rolünü korumaya devam edecek; ancak Rus petrolünün gelecekteki alımları, ABD’nin Moskova’ya yönelik yaptırım politikasını olası sıkılaştırma adımlarına bağlı olacak.
Yeni Delhi petrol sevkiyatının yaptırımlardan etkilenmeyeceğini açıkladı
Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar, haziran ayı ortasında yaptığı açıklamada, ülkesinin 2022 yılından bu yana küresel fiyatları dizginlemek amacıyla ABD’nin talebi doğrultusunda Rus petrolü alımlarını artırdığını belirtmişti.
Jaishankar, Rus hammaddesine yönelik Amerikan kısıtlamalarını eleştirerek, bu önlemlere büyük ilkeler süsü verilmemesi çağrısında bulunmuştu.
Hindistan Petrol ve Doğalgaz Bakanlığı Temsilcisi Sujata Sharma da mayıs ayında yaptığı açıklamada, Rusya’dan sevkiyatların devam ettiğini ve ABD’nin yaptırım muafiyetlerine ilişkin kararlarından bağımsız olarak süreceğini kaydetmişti.
Hindistan rafinerileri, 2025 yılında ABD baskısı ve Hindistan mallarına yönelik yüzde 25’lik gümrük tarifesi tehdidi nedeniyle Rusya’dan yaptıkları ithalatı azaltarak Suudi Arabistan ve Irak’a yönelmişti.
Ancak Reuters’ın verilerine göre, Ortadoğu’daki savaşın ve Hürmüz Boğazı’ndaki ablukanın ardından Hindistan firmaları mart ayı başında Rus petrolü alımlarını yeniden artırdı.
Rusya’nın Yeni Delhi Büyükelçisi Denis Alipov nisan ayı sonunda yaptığı açıklamada, Hindistan’ın kabul etmeye hazır olduğu miktarda hammaddeyi tedarik etmeye hazır olduklarını duyurmuştu.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da daha sonra yaptığı açıklamada, Moskova’nın Hindistan’a enerji taşıyıcıları sevkiyatına ilişkin anlaşmalara bağlı kaldığını doğrulamıştı.
Amerika7 gün öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Görüş2 hafta önceYeni Delhi’den Yükselen Ses: BRICS’in Yeni Dünya Düzeni Manifestosu
Asya1 hafta önceÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti
Dünya Basını2 hafta önceİran’ın Yeni Büyük Stratejisi
Görüş1 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 5
Ortadoğu1 hafta önceİran, ABD ile varılan anlaşmanın detaylarını açıkladı
Asya2 hafta önceGüney Kore’de askeri istihbarat teşkilatına tarihi darbe
Görüş2 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 4








