Asya
Çin, Apple dahil küresel iş liderlerini ağırlıyor: Ekonomimiz dirençli

Çin’in Başbakan Yardımcısı He Lifeng, ülkenin iş potansiyeli konusunda yabancı CEO’lara güven vermeye çalışarak ekonomiyi “son derece dirençli” olarak tanımladı. Küresel yatırım bankaları ülke için 2025 görünümlerini ihtiyatlı bir şekilde yükseltti.
Ticaret bakanlığından yapılan açıklamaya göre Başbakan Yardımcısı He, pazar günü Pekin’de düzenlenen Çin Kalkınma Forumu’nda Apple, Pfizer, Mastercard, Siemens, Cargill, ilaç firması Eli Lilly, tıbbi cihaz şirketi Medtronic, özel cam üreticisi Corning ve diğerler büyük şirketlerin yöneticileriyle bir araya geldi, toplantılar gerçekleştirdi.
Çinli politika yapıcılar ABD’nin Çin mallarına uyguladığı gümrük vergilerinin etkisini dengelemek için iç tüketimi artırmaya çalışırken Pekin yabancı yatırımı istikrara kavuşturmak ve yeni sermaye çekmek istiyor.
Nomura, ANZ, Citi ve Morgan Stanley’nin ülkenin 2025 ekonomik büyümesine ilişkin tahminlerini geçen haftadan bu yana 50 baz puan yükseltmesiyle birlikte, birçok küresel yatırım bankası Çin’in son destekleyici politika hamlelerini kabul etti.
Ancak, ABD gümrük tarifeleri ve yurtiçi deflasyonist baskıları gerekçe göstererek Çin’in resmi %5’lik büyüme tahmininin altında kaldı.
Çin ekonomisini “son derece dirençli” ve “canlılık dolu” olarak tanımlayan Başbakan Yardımcısı He, iş dünyası liderlerine “Çin, iş ortamını iyileştirmeye devam edecek ve çok uluslu şirketlerin Çin’de daha fazla yatırım yapmasını memnuniyetle karşılayarak kalkınma fırsatlarını paylaşacak” dedi.
Reuters’e konuşan kaynaklara göre yabancı CEO’lar pazar ve pazartesi günleri Pekin’deki Çin Kalkınma Forumu’na katıldı ve bazılarının cuma günü Devlet Başkanı Xi Jinping ile görüşmesi bekleniyor.
Pazartesi günü Cargill CEO’su Brian Sikes de Çin Ticaret Bakanı ile bir araya geldi.
‘Pazarlarınızı açın’ çağrısı
Trump yönetimi göreve geldiği ocak ayından bu yana tüm Çin mallarına %20 gümrük vergisi uyguladı ve Pekin’i ABD’ye fentanil akışını durdurmak için yeterince çaba göstermemekle suçladı.
Pazar günü forumda konuşan Çin Başbakanı Li Qiang da, ülkeleri “artan istikrarsızlık ve belirsizlikle” mücadele etmek için pazarlarını açmaya çağırdı ve daha aktif makroekonomik politikalar sözü verdi.
Başkan Donald Trump’ın sadık bir destekçisi olan ABD’li Cumhuriyetçi Senatör Steve Daines, pazar günü ABD’li şirketlerden yedi üst düzey yöneticiyle birlikte Li ile bir araya geldi. Daines toplantıyı, Çin’deki iş ortamına ilişkin görüşlerini doğrudan Li’ye aktarmaları için bir şans olarak nitelendirdi.
Devlet televizyonu CCTV, bu yılki iş forumuna 21 ülkeden 86 şirket temsilcisinin katıldığını ve Amerikan firmalarının en büyük katılımcı grubunu oluşturduğunu söyledi.
Corning CEO’su Wendell Weeks, Global Times’a verdiği demeçte, “Çin’in gelişimine kesinlikle güveniyoruz. Çin’e onlarca yıldır istikrarlı bir şekilde yatırım yaptık ve önümüzdeki on yıllar boyunca da devam edeceğiz” dedi.
Gazeteye göre, Amerikan doğrudan satış firması Amway CEO’su Michael Nelson da, şirketin Çin pazarının geleceğine odaklandığını söyledi.
Apple’dan 99 milyon dolarlık yatırım
Ürünlerinin üretimi ve montajı için büyük ölçüde Çin’e bağımlı olan Apple, pazartesi günü Çin’deki temiz enerji kapasitesini genişletmek için 720 milyon yuan (99 milyon $) değerinde yeni bir temiz enerji fonu kuracağını açıkladı.
Apple CEO’su Tim Cook ayrıca, Çinli start-up DeepSeek ‘in yapay zeka (AI) modellerini tavsiye etti.
Çin resmi haber ajansı China News Service’in bildirdiğine göre, Pazar günü Pekin’deki forumda konuşan Cook, DeepSeek’in modellerinin “mükemmel” olduğunu söyledi.
Forum Cook’un bu yıl Çin’e yaptığı ilk ziyaretin bir parçasıydı. Apple salı günü Şanghay’da geliştirici konferansını düzenleyecek ve burada anakara geliştiricileri için Apple Intelligence ile ilgili ayrıntıları açıklaması bekleniyor.
Alibaba-Apple anlaşması
Cook’un ziyareti, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin artan gümrük vergileriyle birlikte baskıların arttığı ve California merkezli şirketin Çin satışlarının düştüğü bir dönemde gerçekleşti. Apple’ın Çin’deki akıllı telefon sevkiyatları, Huawei Technologies, Vivo ve Xiaomi gibi yerli markaların yoğun rekabetiyle karşı karşıya kalması nedeniyle dördüncü çeyrekte yüzde 25 düştü, ancak iPhone 16 serisinin piyasaya sürülmesi aralık ayına kadar üç ay boyunca 1 numaraya yükselmesine yardımcı oldu.
Tüm yıl boyunca Apple’ın sevkiyatları ülkede yüzde 17 düşüşle 42,9 milyon adede gerileyerek Vivo ve Huawei’nin gerisinde kaldı.
Cook, durgun talebin ortasında tüketici güvenini artırmaya çalışan Apple’ın dünyanın en büyük akıllı telefon pazarına verdiği desteği göstermek amacıyla geçen yıl Çin’i en az üç kez ziyaret etti. Kasım ayındaki son ziyareti sırasında Pekin’de bir tedarik zinciri konferansına katılan Cook, Apple’ın Çinli ortakları olmadan “yaptıklarını yapamayacağını” vurguladı.
Apple, iOS’un en son sürümünün yayınlanmasıyla birlikte nisan ayında basitleştirilmiş Çince de dahil olmak üzere birden fazla dilde Apple Intelligence’ı piyasaya sürmeyi planlıyor.
South China Morning Post’un haberine göre, geçtiğimiz ay iPhone üreticisinin Alibaba Group Holding ile Çinli firmanın Qwen yapay zeka modellerini anakarada Apple Intelligence’ın bir parçası olarak kullanmak üzere bir anlaşma yaptığı ortaya çıktı. Amerikalı şirketin ayrıca modellerini kullanmak için Baidu ile de ortaklık yaptığı kaydedildi.
Asya
Japon elektrik üreticisi JERA, ABD’deki veri merkezi için 3 milyar dolarlık büyük gaz yakıtlı santral kuracak

Nikkei Asia’nın pazartesi günü edindiği bilgiye göre Japonya’nın en büyük elektrik üreticisi JERA, ABD’de aynı sahada yer alacak bir veri merkezi için yaklaşık 500 milyar yen, yani 3 milyar dolar değerinde büyük bir gaz yakıtlı elektrik santrali inşa edecek.
Bu adım, Japon şirketinin ABD’li teknoloji devlerinin yapay zekâya yönelik benzeri görülmemiş yatırımları karşısında hızla büyüyen enerji altyapısı talebinden pay alma hedefiyle birlikte geldi.
Japonya’nın en büyük elektrik üreticisi JERA, büyük dil modellerinin eğitimi için bitişikteki veri merkezlerine elektrik sağlamak üzere ABD’de doğal gaz santrali inşa etmek amacıyla büyük Amerikan teknoloji şirketleriyle ortaklık kuruyor. 3 milyar dolarlık yatırım kapsamında kurulacak santralin 2028’de faaliyete geçmesi planlanıyor.
Bu proje, yapay zekâ eğitimi için istikrarlı elektrik arzına duyulan acil ihtiyacı yansıtıyor. Doğal gaz santralleri, veri merkezlerinin yüksek yük taleplerini karşılamak için geçiş dönemi çözümü işlevi görüyor.
Piyasa mekanizmaları açısından bakıldığında, yapay zekâ sermaye harcamaları elektrik üretimi ile veri merkezlerinin birlikte gelişimini tetikliyor. Finansman doğal gaz altyapısına ve hiper ölçekli veri merkezi işletmecilerine yönelirken, elektrik ekipmanı tedarikçileri ve bulut hizmet sağlayıcıları bu süreçten fayda sağlıyor.
JERA daha önce yurt dışı enerji varlıklarına yönelik yatırımlarını aktif biçimde geliştirmişti. ABD’li teknoloji devleriyle bu santral işbirliği, Japon şirketlerinin küresel yapay zekâ tedarik zincirine katılma stratejisinin devamı niteliğinde. Bu eğilim, Microsoft gibi şirketlerin kendi veri merkezi enerji kaynaklarını inşa etmesine benzer bir yönelimi yansıtıyor.
Sermaye akışları bakımından proje, altyapı fonlarını ve enerji dönüşümü sermayesini kendine çekecek. Bu da doğal gazın yapay zekâ veri merkezleri için güvenilir bir baz yük enerji kaynağı rolünü güçlendirirken, yenilenebilir enerji ve depolama yatırımlarını da teşvik edecek.
Google ve Amazon’un veri merkezleri için uzun vadeli elektrik alım anlaşmaları imzalamasına benzer şekilde, Japon şirketleri de doğrudan yatırımlar yoluyla yapay zekâ büyümesinden doğan kazançları güvence altına alıyor. Bu süreç, küresel enerji ve bilişim altyapısının entegrasyonunu hızlandırıyor.
Özünde bu gelişme, teknolojik ikame ve sanayi zincirinin yeniden yapılandırılması anlamına geliyor. Yapay zekâ eğitiminde kullanılan hesaplama gücündeki patlayıcı büyüme, yerel elektrik tedarikini zorunlu kılıyor. Bu durum, fiyatlama gücünü geleneksel kamu hizmeti şirketlerinden veri merkezleri ile elektrik üretiminin birleşimine doğru kaydırıyor ve küresel enerji sermayesinin tahsisini yeniden şekillendiriyor.
Japon sanayiciler ve yöneticiler, ABD’ye ‘sonu gelmez’ yatırımlar konusunda uyardı
Asya
Güney Kore, Orta Doğu’da savaş sonrası yeniden imar için görev gücü kurdu

Güney Kore Dışişleri Bakanı Cho Hyun pazartesi günü yaptığı açıklamada, Güney Kore hükümetinin, Güney Koreli şirketlerin çatışma sonrası yeniden imar çalışmalarına katılımını desteklemek amacıyla Orta Doğu genelinde ülke bazlı işbirliği ihtiyaçlarını belirlemek üzere bir görev gücü kurduğunu söyledi.
Cho, düzenlediği basın toplantısında, “Güney Koreli şirketlerin Orta Doğu’daki yeniden imar çalışmalarına katılımını kolaylaştırmak ve bölgeyle daha geniş ekonomik işbirliği geliştirmek amacıyla bakanlık özel bir görev gücü kurdu ve yurt dışı temsilcilikler aracılığıyla ülke bazlı işbirliği ihtiyaçlarını aktif biçimde tespit etti” dedi.
Cho, “Krizlere verdiğimiz yanıtlar, Orta Doğu ülkeleri nezdinde Güney Kore’nin zor zamanlarda yanlarında duran güvenilir bir ortak olduğu algısını güçlendirdi” diye ekledi.
Geçen hafta ABD ve İran, aylar süren savaşı sona erdirmeyi amaçlayan bir mutabakat zaptı imzaladı. Söz konusu mutabakat, iki ülke arasındaki ateşkesi 60 gün uzatacak; bu süre içinde nükleer meseleler ve diğer başlıkların ele alınarak nihai bir barış anlaşmasına varılması için müzakereler yürütülecek.
Cho, anlaşmanın yalnızca kısa vadeli bir gerilimi azaltma tedbiri olarak kalmaması, aynı zamanda bölgede kalıcı barış ve istikrarın temeli haline gelmesi için ABD ve daha geniş uluslararası toplumla birlikte çalışacaklarını taahhüt etti.
Hürmüz Boğazı’nda mahsur kalan Güney Kore bağlantılı gemilere ilişkin olarak Cho, hükümetin ilgili koşulları ve Kore gemileri ile mürettebatının güvenliğini yakından izlemeyi sürdürdüğünü söyledi.
Cho, “Bizim gemilerimiz de dahil olmak üzere tüm gemiler için serbest ve güvenli geçişin hızla yeniden tesis edilmesini sağlamak amacıyla ilgili ülkelerle işbirliğimizi sürdüreceğiz” dedi. “Yakın gelecekte İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile bir telefon görüşmesi yapılması için Tahran ile koordinasyon halindeyiz” diye ekledi.
Okyanuslar Bakanlığı’na göre, Güney Kore tarafından işletilen iki gemi pazartesi günü Hürmüz Boğazı’ndan çıktı. Bu gemiler, geçen haftaki ABD-İran anlaşmasıyla stratejik deniz yolunun yeniden açılmasının ardından su yolundan geçen ilk Güney Kore bağlantılı gemiler oldu.
Bu çıkışla birlikte bölgede kalan Güney Kore bağlantılı gemi sayısı 22’ye düştü.
Daha sonra bakanlıktan üst düzey bir yetkili, Güney Kore ile ABD’nin bu yıl içinde, Seul’ün nükleer denizaltı arayışı ile uranyum zenginleştirme ve kullanılmış yakıtı yeniden işleme kabiliyetleri dahil olmak üzere temel nükleer işbirliği konularında anlaşmaya varmasının beklendiğini söyledi.
Kimliğinin açıklanmaması koşuluyla konuşan yetkili, “Son görüşmeler Güney Kore’de yapıldı ve yakın gelecekte ABD’de yeni bir turun gerçekleştirilmesi bekleniyor” dedi.
Güney Kore’nin zenginleştirme ve yeniden işleme haklarını elde edebilmesi için ABD ile ikili nükleer işbirliği anlaşmasında, 123 Anlaşması olarak bilinen düzenlemede, kısmi ya da kapsamlı değişiklikler yapılmasını veya bir ek protokol kabul edilmesini sağlaması gerekecek.
Yetkili, “Bir anlaşmanın biçiminden çok içeriği önemlidir” dedi ve aynı ilkenin nükleer denizaltılara ilişkin görüşmeler için de geçerli olduğunu belirtti. “Mümkün olan en kısa sürede bir anlaşmaya varmak gibi net bir hedef belirledik” dedi.
Kuzey Kore konusunda ise yetkili, Çin’in Pyongyang’ın nükleer silah programına fiilen göz yumduğu yönündeki spekülasyonları reddederek, Pekin’in “bu konuyu kamuoyu önünde tartışmaktan kaçınmış göründüğünü” söyledi.
Bu açıklamalar, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in kısa süre önce Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile görüşmek üzere Pyongyang’a yaptığı ziyaretin ardından geldi. Önceki görüşmelerinin aksine, bu ziyarette Kore Yarımadası’nın nükleer silahlardan arındırılması konusu kamuoyu önünde dile getirilmedi.
Bakanlık yetkilisi, “Çin’in bu konuyu kamuoyu önünde ele alma konusundaki isteksizliği, Kuzey Kore ile ilişkileri ve Pyongyang ile Moskova arasındaki büyüyen ilişki bağlamında daha geniş bir çerçevede değerlendirilmelidir” dedi.
Yetkili ayrıca Kuzey Kore, Çin ve Rusya arasında derinleşen hizalanmanın arzu edilmeyen bir durum olacağı uyarısında bulundu ve Güney Kore, Çin ve Japonya arasındaki üçlü işbirliğinin önemini vurguladı.
Başkan Lee Jae Myung’un kısa süre önce G7 zirvesinde ABD Başkanı Donald Trump’a Kuzey Kore’nin nükleer silahlardan arındırılmasının aşamalı olarak yürütülmesi yönünde yaptığı öneriye ilişkin olarak yetkili, Seul ile Washington’ın büyük ölçüde aynı çizgide kalmaya devam ettiğini söyledi.
“Çalışma düzeyindeki istişareler yoluyla ABD ile koordinasyonu sürdürdük; bu nedenle pozisyonlarımız arasında temel bir fark olduğunu düşünmüyorum” dedi.
Asya
Çin, Rusya’nın yaptırımlı LNG’si için ikinci terminali hazırlıyor

ABD yaptırımı altındaki Arktik LNG-2 projesinden geçen yıl sevkiyat almaya başlayan Çin, Rus sıvılaştırılmış doğalgazını kabul etmek için ikinci bir ithalat terminali hazırlıyor. Reuters’a konuşan kaynaklar, Şandong eyaletindeki yeni terminalin ekim ayına kadar hazır hale getirilmesinin planlandığını belirtiyor.
ABD yaptırımları altında bulunan ve geçen yıl Çin’deki bir limana sevkiyat gerçekleştiren Arktik LNG-2 projesinin yeni bir kabul noktasına sahip olabileceği belirtildi.
Reuters haber ajansına konuşan ve konu hakkında bilgi sahibi olan üç kaynak, Çin’in yaptırımlı Rus sıvılaştırılmış doğalgazını (LNG) işlemek üzere ikinci bir ithalat terminali hazırladığını aktardı.
Söz konusu kaynaklar, bu amaçla doğu eyaleti Şandong’da yer alan ve inşası yeni tamamlanan Lungkou LNG terminalinin kullanılacağını bildirdi.
Enerji sektöründen üst düzey bir yönetici, mekanik ekipman montajı tamamlanan terminalin kış sezonu başlangıcı olan ekim ayından önce hazır hale getirilmesinin planlandığını ifade etti.
Yeni terminali, Ağustos 2025’ten bu yana Rus LNG’sini kabul eden Beyhay terminalini de işleten boru hattı şirketi PipeChina yönetecek.
Arktik LNG-2 projesini yürüten Novatek şirketi, Çin’in tek alıcı olarak kalması nedeniyle ürünlerini yüzde 35 ila yüzde 40 indirimle satmak zorunda kalıyor.
Projeden gaz ihracatının normal şartlarda 2024 yılının başında başlaması öngörülüyordu, ancak ABD 2023 yılının sonbaharında projeye yönelik yaptırımlar uygulamaya koydu.
Novatek, bu gelişmenin ardından LNG’yi yüzer depolama tesislerine taşımaya başladı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in gerçekleştirdiği ziyaret döneminde, Kamçatka açıklarında bulunan bu depolama tesislerinin birinden Çin’e yönelik ilk sevkiyatlar gerçekleştirildi.
Kpler verilerine göre, 10 aydan kısa bir sürede Çin, Arktik LNG-2 projesinden toplamda 2,6 milyon ton ağırlığında 41 parti LNG teslim aldı. Projenin geliştirme planı ise yıllık 18,9 milyon ton üretim yapılmasını öngörüyordu.
Buna göre Novatek, yaptırımlar sebebiyle projenin tam kapasiteyle çalışması durumunda hedeflenen miktarın yaklaşık 6 kat daha azını satabildi. Şirket, iki üretim hattını inşa etmesine rağmen üçüncü hattın inşasını ertelemek zorunda kaldı.
Reuters, Beyhay terminalinin yaptırım listesinde yer alan bir diğer tesis olan “Gazprom LNG Portovaya” fabrikasından da üç parti gaz kabul ettiğini kaydetti.
Beyhay’daki Çin terminalinin yıllık kapasitesi 6 milyon ton düzeyinde bulunurken, Lungkou’daki yeni terminalin yılda 5 milyon ton gaz kabul etme kapasitesine sahip olacağı belirtildi.
Amerika6 gün öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Görüş2 hafta önceYeni Delhi’den Yükselen Ses: BRICS’in Yeni Dünya Düzeni Manifestosu
Asya1 hafta önceÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti
Dünya Basını2 hafta önceİran’ın Yeni Büyük Stratejisi
Görüş1 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 5
Ortadoğu1 hafta önceİran, ABD ile varılan anlaşmanın detaylarını açıkladı
Asya2 hafta önceGüney Kore’de askeri istihbarat teşkilatına tarihi darbe
Görüş2 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 4









