Bizi Takip Edin

Asya

Çin, DeepSeek ile yapay zekâ yarışında ABD’yi sollayacak mı?

Yayınlanma

Çinli şirket DeepSeek’in geliştirdiği yeni yapay zekâ modeli DeepSeek-R1, ABD’li teknoloji devlerinin hisselerinde büyük düşüşlere neden oldu. DeepSeek’in daha düşük maliyetle daha etkili sonuçlar vermesi, ABD’nin yapay zekâ alanındaki liderliğini tehdit ediyor.

Önde gelen ABD’li işlemci ve yapay Önde çipi üreticisi Nvidia, 27 Ocak 2025 tarihinde hisselerinde yüzde 18’lik bir düşüş yaşadı. MarketWatch verilerine göre, şirketin piyasa değeri tarihinde ilk kez 600 milyar doların üzerinde azaldı.

Bu düşüş, Çinli şirket DeepSeek tarafından geliştirilen bir yapay zekâ modelinin Amerikan App Store’da OpenAI’ın ChatGPT’sini geçerek en çok indirilen uygulama haline gelmesi haberlerinin ardından gerçekleşti.

OpenAI’a rakip olan bu yeni yapay zeka, Amerikan borsası için de “kara kuğu” etkisi yarattı. ABD’nin önde gelen teknoloji şirketlerinin hisselerini içeren Nasdaq endeksi, 27 Ocak’ta yüzde 3,07 düşüşle 19.341,83 puana geriledi. ABD’nin en büyük 500 şirketini kapsayan S&P endeksi yüzde 1,46 kayıpla 6.012,28 puana düşerken, Dow Jones sanayi endeksi ise yüzde 0,65 artışla 44.713,58 puana yükseldi.

En büyük zararı mikroçip üreticileri gördü. Broadcom hisseleri yüzde 17,4, Micron yüzde 11,7 ve Marvell Technology yüzde 19,1 değer kaybetti.

Dünyanın en büyük gelişmiş mikroçip ekipmanı üreticisi olan Hollandalı ASML’nin Nasdaq’taki hisseleri yüzde 5,8 düştü. Yandex N.V. Arkadiy Voloj’un eski yabancı varlıkları üzerine kurulu yapay zekâ altyapı geliştiricisi Nebius Group’un hisseleri ise yüzde 37 oranında değer kaybetti.

MarketWatch verilerine göre, diğer ABD’li teknoloji şirketlerinin hisseleri de düşüş yaşadı. Microsoft hisseleri yüzde 3,71, Google hisseleri ise yüzde 2,76 oranında geriledi.

Rusya borsasının ana göstergesi olan MOEX endeksi, 27 Ocak’ta yüzde 1,9 düşüşle 2.891,39 puana geriledi. 28 Ocak 13:39 itibarıyla (Moskova saati) endeks yüzde 0,23 daha düşerek 2.884,69 puana indi.

Financial Times‘ın (FT) haberine göre, Nvidia hisselerindeki düşüşün nedeni, DeepSeek’in dil modelini eğitmek için Amerikan rakiplerine göre çok daha az çip kullanması. Çin’in maliyet tasarrufunun büyük kısmı Nvidia çiplerinin yerini almasıyla sağlandı, çünkü ABD politikası Çin’e ileri teknoloji çip ihracatını yasaklıyor. FT, bunun ABD’nin teknolojik liderliğini ciddi şekilde baltalayabileceğini, çünkü Batılı ekipmanlara yapılan milyarlarca dolarlık yatırımın anlamını yitirebileceğini bildirdi.

Ancak, finans analisti Pavel Ryabov Telegram kanalında yaptığı açıklamada, ABD’de yalnızca yapay zeka ile ilgili şirketlerin hisselerinin değer kaybettiğini, geri kalan piyasanın ise yükselişte olduğunu (piyasanın 11 sektöründen 6’sı yükseldi) belirtti. Ryabov’un hesaplamalarına göre, 27 Ocak Pazartesi günü tüm halka açık Amerikan şirketlerinin toplam piyasa değeri 953 milyar dolar azaldı.

Finam analisti Leonid Delitsin, Rusya’nın önde gelen ekonomi gazetelerinden Vedomosti’ye verdiği demeçte, Amerikan piyasasının yapay zekanın “abartı zirvesine” ulaştığına ve şimdi yapay zekâ ile ilgili şirketlerin hisselerinin çökeceğine inandığını söyledi. Pek çok yatırımcının düşüş başlamadan önce satma umuduyla teknoloji hisselerini kısa vadeli aldığını ve şimdi diğer olumsuz haberler gelmeden önce hisselerini satmak için acele ettiğini belirtti.

Delitsin, büyük teknoloji şirketlerinin hisselerinin yakında biraz düzeleceğini öngörüyor: Nvidia hisseleri, işlem seansları arasında zaten yüzde 4 değer kazandı. Delitsyn’e göre, bundan sonra hisse senedi fiyatları 2024 yılına ait bilançoları beklerken mevcut seviyelerde “donacak”.

DeepSeek’in başarısı teknoloji devlerini vurdu: 500 milyarder 108 milyar dolar kaybetti

Çin’in yapay zekâsı Amerikan yapay zekasından neden daha iyi?

DeepSeek, yeni yapay zekâ modeli DeepSeek-R1’i 20 Ocak 2024’te duyurdu. Bu modelin artan popülaritesiyle birlikte yabancı medya, ABD’nin teknolojik liderliğinin baltalanabileceği endişesini dile getirerek Amerikan teknoloji devlerinin hisselerindeki düşüşlere atıfta bulundu.

NBC News‘in haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump, “DeepSeek yapay zekasının piyasaya sürülmesi, endüstrilerimizi ‘uyandırmalı’ ve kazanan bir stratejiye odaklanmalarını sağlamalıdır,” dedi. Trump, eğer teknoloji üretim sürecini bu kadar ucuzlatmayı mümkün kılıyorsa, Amerikan şirketlerinin de böyle bir çözüm araması gerektiğini belirtti.

OpenAI’ın kurucusu ve CEO’su Sam Altman, yeni rakibi “ilham verici” olarak nitelendirdi ve piyasaya yeni çözümlerle çıkma sözü verdi. Bloomberg‘in şirketin resmi açıklamasına dayanarak bildirdiğine göre, Nvidia, Çin modelini ABD politikalarını ihlal etmeyen “mükemmel bir yapay zeka başarısı” olarak kabul etti.

DeepSeek’in resmi açıklamalarına göre, yeni sinir ağı modelinin projesine toplam 5,5 milyon dolar harcandı. Moskova Devlet Üniversitesi bünyesindeki Ulusal Teknoloji Girişimi (NTI) Yetkinlik Merkezi’nin teknoloji transferi direktör yardımcısı Timofey Voronin, bunun Microsoft ve Google dahil olmak üzere ABD’li büyük şirketlerin benzer modelleri eğitmek için harcadığı miktarlardan onlarca kat daha az olduğunu belirtti.

Voronin, yeni yapay zekanın ikinci avantajının DeepSeek’in karar alma sürecini göstermesi olduğunu, ChatGPT’nin ise genelde yalnızca hazır bir cevap ürettiğini söyledi. Modelin etkililiği ve popülerliği, yapay zekanın kendisinin yüklemesine izin verdiği metin dosyalarının 100 MB’a ulaşmasıyla da ilgili, bu da piyasadaki diğer ücretsiz seçenekleri önemli ölçüde aşıyor.

ITMO Üniversitesi bünyesindeki Makine Öğrenimi Teknolojileri ve Bilişsel Teknolojiler Yetkinlik Merkezi uzmanı ve Endüstride Güçlü Yapay Zekâ araştırma merkezinin bilimsel direktörü Aleksandr Buhanovskiy, DeepSeek modelinin açık kaynaklı olduğunu ve Meta AI’ın yapay zekâ modeli Llama’nın mimarisini miras aldığını belirtti. Buhanovskiy, bu yöntemin geleneksel olmasına rağmen, DeepSeek’in eğitim sürecinin organizasyonuyla ilgili detaylarda belirli avantajlara sahip olduğunu söyledi.

Uzmanın görüşüne göre, öncelikle bir dizi seçilen testi tam olarak kapsayacak şekilde eğitim verilerinin dengeli bir şekilde düzenlenmesi söz konusu. İkinci olarak, model, eğitim verilerinin “ikincil” işleme tabi tutulduğu, kopyaların ve “çöpün” kaldırıldığı bir dizi kural uyguluyor. Buhanovskiy, üçüncü bir özellik olarak, ekran kartlarındaki hesaplama birimlerinin belleğinin daha verimli kullanılmasını gösterdi. Sonuç olarak, eğitim hızı daha yüksek, verilerin gerçek boyutu daha küçük ve genel performans daha etkili.

Yapay Zekâ İttifakı uzmanı ve Eğitim Tasarımı Telegram kanalının yazarı Andrey Komissarov, DeepSeek’in yapay zekasının rakiplerinden daha büyük bir bağlamsal pencereye (sorgu penceresi) sahip olduğunu belirtti. Standart dil modellerinde bu, 8.000-10.000 karaktere kadar çıkabilir. DeepSeek modelinin ücretsiz versiyonunda pencere rakiplerinden üç kat daha büyükken, ücretli versiyonda karakter sayısı 1 milyona ulaşıyor. Komissarov’un iddiasına göre bu, hem modeli önemli ölçüde ucuzlatıyor hem de sorguları yanıtlamada daha etkili hale getiriyor. Uzman, “Kuşkusuz, bu, ana aktörlerin işini bozan bir piyasa dampingidir,” dedi.

Komissarov ayrıca DeepSeek’in PDF dosyalarıyla iletişim kurma yeteneğine de dikkat çekti. Çoğu hizmetin bu özellik için ek ücret talep ettiğini göz önünde bulundurarak bunun önemli bir pazar avantajı olduğunu düşünüyor. Uzman, “Ayrıca daha az halüsinasyon görüyor,” diye de ekliyor. Yapay zeka halüsinasyonları, modelin hatalı bir soruya işaret etmek yerine gerçekte olmayan bir cevabı “uydurmaya” başladığı durumları ifade ediyor.

T.Hunter araştırma departmanı direktörü İgor Bederov, DeepSeek modelinin küresel avantajlarının Rusya pazarında da ortaya çıktığını düşünüyor. Çinli geliştiriciler, Rus IP adreslerinden gelen sorguları kısıtlamıyor ve modelin kendisi Rusça sorguları anlayabiliyor ve bunları etkili bir şekilde yanıtlayabiliyor. Bederov’a göre bir diğer artı, yeni modelin kendi kendini eğitme süreci ve internete serbest erişim. Uzman, pek çok karşılaştırma testinde yeni sinir ağının ya ChatGPT-4o’dan (OpenAI) daha iyi performans gösterdiğini ya da ondan aşağı kalmadığını iddia ediyor.

DeepSeek yapay zekâda devrim mi başlatacak?

Uzmanlar, DeepSeek’in yeni bir BT “devi” olup olmayacağı konusunda hemfikir değil. Örneğin, Bederov, DeepSeek’in “devrim niteliğinde” olup olmadığını değerlendirmenin henüz zor olduğunu, bunun modelin reel ekonomide uygulanmasıyla anlaşılacağını düşünüyor.

TechNet NTI pazar uzmanı Anton Averyanov da buna katılıyor. Uzmanın görüşüne göre, herhangi bir dil modelinin ticarileştirilmesi zor ve yeni yapay zekanın pratik değerini kanıtlaması gerekecek, ancak başarılı olursa bu devrim niteliğinde bir çözüm olacak.

Moskova Fizik ve Teknoloji Enstitüsü (MIPT) bünyesindeki Ulusal Teknoloji Girişimi (NTI) Yapay Zekâ Yetkinlik Merkezi’nin önde gelen uzmanı Aleksandr Rodin, DeepSeek’in ChatGPT’nin tam bir yerine geçmediğini, daha ziyade “Çinli yoldaşların yapay zekâ alanında Amerikan hakimiyetinden kurtulma girişimi” olduğunu düşünüyor.

Buhanovskiy, DeepSeek-R1 devrim niteliğinde olmasa bile, kesinlikle endüstriyel temel modelleri ortaya çıkaracağına inanıyor. Voronin, DeepSeek’in ChatGPT’nin yalnızca kısmen yerini alabileceğini –kaynaklarla çalışma ve bilgi arama gibi basit görevleri çözmede– özetliyor. DeepSeek’in modelinin ortaya çıkışını, Çin ile ABD arasındaki [teknolojik] yarışın doğal aşamalarından biri ve aynı zamanda ticaret kısıtlamaları koşullarında fırsat arayışının bir göstergesi olarak nitelendiriyor.

Trump, daha önce Çin ile yapay zekâ alanında ciddi bir rekabet içinde olduğunu iddia etmişti. OpenAI, Oracle ve SoftBank, ABD teknoloji pazarını desteklemek amacıyla önümüzdeki dört yıl içinde yapay zeka altyapısında bir atılım sağlaması beklenen ortak bir proje olan Stargate’i oluşturacak. Şirketler projeye 500 milyar dolarlık yatırım yapmayı planlıyor ve bu rakama SoftBank Group CEO’su Masayoshi Son’un daha önce vaat ettiği 100 milyar dolarlık yatırım dahil değil.

Asya

Japonya Merkez Bankası ekimde faizi sabit tutacak, aralıkta artış bekleniyor

Yayınlanma

Japonya Merkez Bankası’nın ekim toplantısında yüzde 1,25’lik politika faizini değiştirmemesi, ardından aralık ayında yeniden artırıma gitmesi bekleniyor. Ankete katılan ekonomistlerin yüzde 83’ü borçlanma maliyetlerinin 18 Aralık’ta yükseltileceğini öngörürken, üç ayda bir faiz artışı bekleyenlerin oranı yüzde 67’ye çıktı.

Japonya Merkez Bankası’nın (BOJ) 30 Ekim’de tamamlanacak faiz toplantısında borçlanma maliyetlerini değiştirmeyerek yüzde 1,25 seviyesinde sabit tutması bekleniyor.

Yeni bir ankete katılan ekonomistlerin hiçbiri ekim toplantısında artış öngörmezken, piyasa gözlemcilerinin yüzde 80’den fazlası bir sonraki faiz artırımının aralık ayında geleceğini tahmin ediyor.

Japan Times gazetesinin aktardığı anket sonuçlarına göre ekonomistlerin yüzde 83’ü, bankanın 18 Aralık’ta sona erecek toplantıda politika faizini mevcut yüzde 1,25 düzeyinden yukarı çekeceğini öngörüyor.

Bir önceki ay yapılan ankette aralık ayında artış bekleyenlerin oranı yalnızca yüzde 35 seviyesinde kalmış, en yaygın beklenti ocak ayı olarak öne çıkmıştı.

Son veriler aynı zamanda katılımcıların yüzde 67’sinin bankanın her üç ayda bir faiz artırmasını beklediğini ortaya koyuyor.

Önceki ankette yüzde 46 olan bu oran, BOJ’un eylül ayında üç ay içinde ikinci kez faiz artırarak 1990’dan bu yana en hızlı sıkılaşma temposuna ulaşmasının ardından aynı hızı koruyacağı beklentisine işaret ediyor.

Ekonomistler, ekim ayındaki buluşmanın ana odağının ana enflasyonun yüzde 2’lik hedefe ulaşıp ulaşmadığına ilişkin BOJ değerlendirmesi olacağını belirtiyor.

Banka, 2013 yılında fiyat istikrarı hedefini belirlemesinden bu yana hedefe ulaşıldığını resmen ilan etmedi.

Daiwa Araştırma Enstitüsü Başekonomisti Keiji Kanda ankete verdiği yanıtta, hedefin yakalanması halinde sürecin değişeceğini belirterek “Hedefe ulaşılırsa bundan sonraki zorluk, enflasyonu sağlam bir şekilde yüzde 2’ye çıpalamak amacıyla parasal genişlemenin derecesini ayarlamak olacaktır” değerlendirmesini yaptı.

Kanda, faiz artışlarının aralık ve mart aylarında gerçekleşmesini bekliyor.

Başkan Kazuo Ueda liderliğindeki kurul, yaklaşık bir ay önce borçlanma maliyetlerini yüzde 1,25’e yükselterek yüzde 1,1 ile yüzde 2,5 arasında tahmin edilen nötr faiz aralığına ilk adımı atmıştı.

Bu adım, mevcut artış döngüsünde faizlerin nerede zirve yapacağına yönelik piyasa ilgisini artırdı.

Son ankette nihai faiz oranına ilişkin medyan beklenti yüzde 1,75 seviyesinde kaldı.

Bazı ekonomistler ise Başbakan Sanae Takaichi hükümetinin bankanın faiz artırım patikası önünde potansiyel engeller yaratabileceğine dikkat çekiyor.

Takaichi ekonomik büyümeyi desteklemek amacıyla parasal genişlemenin sürdürülmesini savunmasıyla tanınırken, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent yakın zamanda Japonya’ya reflasyonist politikalardan vazgeçme çağrısında bulundu.

Bu çağrıyı Takaichi ve kabine üyelerinin reflasyon peşinde koşmadıklarını dile getirdiği çok sayıda açıklama izledi.

Ankete göre ekonomistlerin yaklaşık üçte ikisi, gelen bu açıklamalar doğrultusunda Takaichi hükümetinin BOJ’un faiz artırımlarına yönelik tutumunu yumuşattığı görüşünde birleşiyor.

Mitsubishi UFJ Morgan Stanley Menkul Değerler Baş Tahvil Stratejisti Naomi Muguruma, “Başbakanlık muhtemelen yeni faiz artışlarını pek hoş karşılamıyor. Yine de özellikle ABD ile ilişkiler nedeniyle şimdilik kenarda durup bunları zımnen kabul etmesi muhtemel görünüyor” ifadelerini kullandı.

Ueda’nın eylül ayındaki faiz artırımı kararı, her ikisi de Takaichi tarafından seçilen kurul üyeleri Toichiro Asada ve Ayano Sato’nun karşı oylarıyla karşılanmıştı.

Bu muhalefet yenin değer kaybetmesine katkı sağlarken kurul içi oylamaları banka takipçilerinin odağında tutmaya devam ediyor.

SMBC Nikko Menkul Değerler Baş Piyasa Ekonomisti Yoshimasa Maruyama ise şahin tutumuyla bilinen kurul üyesi Hajime Takata’nın bu toplantıda art arda faiz artırımı çağrısı yapma ihtimali gördüğünü ifade ediyor.

Anket sonuçlarına göre BOJ takipçileri, ekim ayındaki politika metniyle birlikte yayımlanacak çeyreklik ekonomik görünüm raporunda bankanın enflasyon projeksiyonunun, gelecek mali yıla dair küçük bir yukarı yönlü revizyon dışında büyük ölçüde korunmasını bekliyor.

Morgan Stanley MUFG Menkul Değerler Başekonomisti Takeshi Yamaguchi konuya ilişkin olarak “BOJ’un ana enflasyonun yüzde 2 civarına ulaştığını belirtmesi muhtemel. Bankanın bu ay politikayı değiştirmemesini bekliyoruz ancak bu muhtemelen şahin bir bekle-gör tutumu olacaktır” dedi.

Okumaya Devam Et

Asya

Çinli matematikçi Sun çözülmemiş bin hipotez için ödül koydu

Yayınlanma

Çinli matematikçi Sun Zhiwei, çözülmemiş binden fazla hipotezi 400 sayfalık derlemede toplayarak bazı problemlerin kanıtı için maaşından ödül vadetti. Yapay zekayı araştırmalarında yardımcı olarak kullanan Sun, meslektaşlarına panik yapmama çağrısında bulunurken 25 Fields Madalyası sahibi matematikçi modellerin sektöre zarar verebileceği uyarısında bulundu.

Çin’deki Nankin Üniversitesi profesörlerinden matematikçi Sun Zhiwei, binden fazla çözülmemiş hipotezi içeren 400 sayfalık derleme yayımlayarak bilim dünyasına bu problemleri kanıtlama çağrısı yaptı.

South China Morning Post gazetesinin haberine göre Çinli araştırmacı, bu yıl çıkan derlemedeki bazı problemlerin çözümü için kendi maaşından para ödülü vadetti.

Yapay zekayı araştırmalarında rutin hesaplamaları otomatikleştiren, yeni yöntem ve teoriler geliştirmeye odaklanmayı sağlayan faydalı bir yardımcı olarak niteleyen Sun, sistemi “oldukça bilgili, çalışkan ve akıllı bir yüksek lisans öğrencisine” benzetti.

Karmaşık matematiksel problemleri çözerken teknolojiyi bizzat yönlendirdiğini belirten profesör, modelin üzerinde çalıştığı problemin henüz çözülmediğini anlayıp işlemi reddetmesini önlemek için sistemin internet bağlantısını kapalı tuttuğunu kaydetti.

Hesaplama araçlarına 2005 yılında ilgi duymaya başlayan ve 2009’da binlerce özel durumu test etmesine imkan tanıyan Mathematica programında uzmanlaşan Sun, bilimsel gelişimin yalnızca cevap bulmaya değil, merak duygusuna ve yeni sorular ortaya koyma becerisine dayandığı değerlendirmesini yaptı.

Hakikati aramak amacıyla çalışan matematikçilerin yapay zekadaki ilerlemeden endişe duymaması gerektiğini vurgulayan Sun, “Yapay zekanın her matematiksel problemi çözmeye gücü yetmez, dolayısıyla matematikçilerin paniğe kapılması gerekmiyor” dedi.

Madalya sahibi 25 matematikçi ortak uyarı mektubu yayımladı

Akademik dünyadaki tartışmalar ise farklı bir boyutta sürüyor. Fields Madalyası sahibi 25 matematikçi, eylül ayında yayımladıkları açık mektupta yapay zekadaki kontrolsüz yönelimin matematik bilimine zarar verebileceği uyarısını dile getirdi.

Geliştirici şirketlerin modelleri yalnızca bilinen problemleri çözme performansı üzerinden ölçtüğünü savunan araştırmacılar, bilim insanları için asıl değerli olan unsurun yeni yöntem ve fikirler geliştirmek olduğunu kaydetti.

Yapay zekanın araştırmaları hızlandırabileceğini kabul eden bilim insanları, sistemler aracılığıyla elde edilen sonuçların aceleyle yayımlanmasının içeriklerin sağlıklı analizini zorlaştırabileceğine, yazarlık hakkının tespitini güçleştirebileceğine ve intihallerin ortaya çıkarılmasını engelleyebileceğine dikkat çekti.

Mektuptaki itirazların öncesinde OpenAI, geliştirdiği dahili modelin “milenyum problemleri” arasında sayılan Navier-Stokes denklemlerinin çözümlerinin varlığı ve pürüzsüzlüğü problemini çözdüğünü açıklamıştı.

New York Üniversitesi Profesörü Tristan Buckmaster, OpenAI şirketini, Anthropic bünyesinde görev yapan matematikçi Levent Alpöge ile yürüttükleri ortak projenin çıktılarını kullanmakla itham etti.

Buckmaster, OpenAI şirketinin kendilerine sonucu yayımlamak için çeşitli seçenekler sunduğunu ve Alpöge’nin yazar kadrosundan çıkarılmasını iki kez talep ettiğini öne sürdü.

Şirketin iddia ettiği kanıtı görmediğini ve OpenAI Codex sistemindeki taslaklarının izinsiz kullanıldığını doğrudan iddia etmediğini de ekleyen Buckmaster, “Ben yalnızca bana ne söylendiğini, ne zaman ve ne teklif edildiğini aktarıyorum” açıklamasını yaptı.

Okumaya Devam Et

Asya

Pentagon, Çin’e karşı ekonomik savaş için casus şebekesi kuruyor

Yayınlanma

The Washington Post’un altı kaynağa dayandırdığı habere göre Pentagon, Çin’e karşı ekonomik savaş için girişimci ve özel sektör çalışanı kimliğiyle çalışacak gizli bir ajan ağı kurmayı planlıyor. Programı CIA’de 39 yıl çalışmış Tom Rakusa yönetiyor, girişim ise henüz planlama aşamasında.

ABD Savaş Bakanlığı’nın (Pentagon), Çin ve ABD’nin diğer rakiplerine karşı yürütülecek ekonomik savaş için derin örtü altında çalışacak geniş bir ajan ağı kurmayı planladığı ortaya atıldı.

The Washington Post, girişimden haberdar olan altı kaynağa dayandırdığı haberine göre plan henüz hayata geçmiş değil. Gazeteye göre girişim planlama aşamasında. Pentagon ise böyle bir girişimin varlığını reddediyor.

Habere göre ajanlar girişimci ya da özel sektör çalışanı kimliğiyle hareket edecek ve ABD hükümetiyle bağlarını gizleyecek. Ağın görevi ekonomik istihbarat toplamak ve Çin’e karşı mücadele etmek olacak.

Programı, CIA’de 39 yıl çalışmış Tom Rakusa yönetiyor. Rakusa, Savunma Bakan Yardımcısı Steve Feinberg’in kıdemli danışmanı olarak görev yapıyor.

Ajan ağı fikri, Donald Trump yönetiminin diğer ülkelerle ekonomik rekabeti sertleştirme yönündeki daha geniş politikasının parçası olarak değerlendiriliyor.

ABD bugün de gümrük vergilerine, ihracat denetimine ve stratejik sektörlere yatırıma başvuruyor, ekonomik istihbarat toplama faaliyetlerini de artırıyor.

The Washington Post‘a göre yeni girişim, Pentagon’un Trump yönetimindeki ağırlığının arttığını gösteriyor. Bakanlık şu sıralar 1,5 trilyon dolarlık rekor bir bütçe almak için çabalıyor.

Ticaret savaşı Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşüyle yeniden kızıştı

Donald Trump’ın Beyaz Saray’a dönmesiyle ABD ile Çin arasındaki ticari çekişme yeniden alevlendi. Washington Nisan 2025’te Çin mallarına uyguladığı gümrük vergilerini yüzde 145’e kadar çıkardı, Pekin de yüzde 125’e varan tarifelerle karşılık verdi.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio mayısta Çin’i Washington’ın karşısındaki başlıca jeopolitik sınama olarak tanımladı. Rubio, savaştan kaçınmak için iki tarafın çıkar çatışmasını yönetmesi gerektiğini söyledi.

Çinli uzman Zheng Yongnian ise temmuzda ABD’yi küçümsemenin “ölümcül bir hata” olabileceği uyarısında bulunmadı, bunu açıkça dile getirdi.

Zheng’in değerlendirmesine göre ABD, doların rolü, askeri üstünlüğü ve teknolojik avantajları sayesinde liderliğini koruyor.

Taraflar yine de haziranda ateşkes ilan edip gümrük vergilerini düşürme konusunda anlaştı. 2026 sonbaharında ABD ve Çin ticari ateşkesi 10 Ocak 2027’ye kadar uzattı.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, uzatmanın taraflara ekonomik meseleleri görüşmek için daha fazla zaman tanıyacağını söyledi.

Ticaret anlaşmaları iki ülke arasındaki stratejik çelişkileri ortadan kaldırmıyor. Financial Times yazarı Rana Foroohar, iki ülkenin ticari, teknolojik ve jeopolitik nüfuz yarışını 19. yüzyılda Rus ve İngiliz imparatorlukları arasındaki “Büyük Oyun”a benzetti.

Foroohar, Çin’in avantajları arasında gemi inşası ve ticari denizcilikteki konumunu, ayrıca yurtdışındaki limanlarda giderek genişleyen varlığını saydı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English