Asya
Çin, DeepSeek ile yapay zekâ yarışında ABD’yi sollayacak mı?

Çinli şirket DeepSeek’in geliştirdiği yeni yapay zekâ modeli DeepSeek-R1, ABD’li teknoloji devlerinin hisselerinde büyük düşüşlere neden oldu. DeepSeek’in daha düşük maliyetle daha etkili sonuçlar vermesi, ABD’nin yapay zekâ alanındaki liderliğini tehdit ediyor.
Önde gelen ABD’li işlemci ve yapay Önde çipi üreticisi Nvidia, 27 Ocak 2025 tarihinde hisselerinde yüzde 18’lik bir düşüş yaşadı. MarketWatch verilerine göre, şirketin piyasa değeri tarihinde ilk kez 600 milyar doların üzerinde azaldı.
Bu düşüş, Çinli şirket DeepSeek tarafından geliştirilen bir yapay zekâ modelinin Amerikan App Store’da OpenAI’ın ChatGPT’sini geçerek en çok indirilen uygulama haline gelmesi haberlerinin ardından gerçekleşti.
OpenAI’a rakip olan bu yeni yapay zeka, Amerikan borsası için de “kara kuğu” etkisi yarattı. ABD’nin önde gelen teknoloji şirketlerinin hisselerini içeren Nasdaq endeksi, 27 Ocak’ta yüzde 3,07 düşüşle 19.341,83 puana geriledi. ABD’nin en büyük 500 şirketini kapsayan S&P endeksi yüzde 1,46 kayıpla 6.012,28 puana düşerken, Dow Jones sanayi endeksi ise yüzde 0,65 artışla 44.713,58 puana yükseldi.
En büyük zararı mikroçip üreticileri gördü. Broadcom hisseleri yüzde 17,4, Micron yüzde 11,7 ve Marvell Technology yüzde 19,1 değer kaybetti.
Dünyanın en büyük gelişmiş mikroçip ekipmanı üreticisi olan Hollandalı ASML’nin Nasdaq’taki hisseleri yüzde 5,8 düştü. Yandex N.V. Arkadiy Voloj’un eski yabancı varlıkları üzerine kurulu yapay zekâ altyapı geliştiricisi Nebius Group’un hisseleri ise yüzde 37 oranında değer kaybetti.
MarketWatch verilerine göre, diğer ABD’li teknoloji şirketlerinin hisseleri de düşüş yaşadı. Microsoft hisseleri yüzde 3,71, Google hisseleri ise yüzde 2,76 oranında geriledi.
Rusya borsasının ana göstergesi olan MOEX endeksi, 27 Ocak’ta yüzde 1,9 düşüşle 2.891,39 puana geriledi. 28 Ocak 13:39 itibarıyla (Moskova saati) endeks yüzde 0,23 daha düşerek 2.884,69 puana indi.
Financial Times‘ın (FT) haberine göre, Nvidia hisselerindeki düşüşün nedeni, DeepSeek’in dil modelini eğitmek için Amerikan rakiplerine göre çok daha az çip kullanması. Çin’in maliyet tasarrufunun büyük kısmı Nvidia çiplerinin yerini almasıyla sağlandı, çünkü ABD politikası Çin’e ileri teknoloji çip ihracatını yasaklıyor. FT, bunun ABD’nin teknolojik liderliğini ciddi şekilde baltalayabileceğini, çünkü Batılı ekipmanlara yapılan milyarlarca dolarlık yatırımın anlamını yitirebileceğini bildirdi.
Ancak, finans analisti Pavel Ryabov Telegram kanalında yaptığı açıklamada, ABD’de yalnızca yapay zeka ile ilgili şirketlerin hisselerinin değer kaybettiğini, geri kalan piyasanın ise yükselişte olduğunu (piyasanın 11 sektöründen 6’sı yükseldi) belirtti. Ryabov’un hesaplamalarına göre, 27 Ocak Pazartesi günü tüm halka açık Amerikan şirketlerinin toplam piyasa değeri 953 milyar dolar azaldı.
Finam analisti Leonid Delitsin, Rusya’nın önde gelen ekonomi gazetelerinden Vedomosti’ye verdiği demeçte, Amerikan piyasasının yapay zekanın “abartı zirvesine” ulaştığına ve şimdi yapay zekâ ile ilgili şirketlerin hisselerinin çökeceğine inandığını söyledi. Pek çok yatırımcının düşüş başlamadan önce satma umuduyla teknoloji hisselerini kısa vadeli aldığını ve şimdi diğer olumsuz haberler gelmeden önce hisselerini satmak için acele ettiğini belirtti.
Delitsin, büyük teknoloji şirketlerinin hisselerinin yakında biraz düzeleceğini öngörüyor: Nvidia hisseleri, işlem seansları arasında zaten yüzde 4 değer kazandı. Delitsyn’e göre, bundan sonra hisse senedi fiyatları 2024 yılına ait bilançoları beklerken mevcut seviyelerde “donacak”.
DeepSeek’in başarısı teknoloji devlerini vurdu: 500 milyarder 108 milyar dolar kaybetti
Çin’in yapay zekâsı Amerikan yapay zekasından neden daha iyi?
DeepSeek, yeni yapay zekâ modeli DeepSeek-R1’i 20 Ocak 2024’te duyurdu. Bu modelin artan popülaritesiyle birlikte yabancı medya, ABD’nin teknolojik liderliğinin baltalanabileceği endişesini dile getirerek Amerikan teknoloji devlerinin hisselerindeki düşüşlere atıfta bulundu.
NBC News‘in haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump, “DeepSeek yapay zekasının piyasaya sürülmesi, endüstrilerimizi ‘uyandırmalı’ ve kazanan bir stratejiye odaklanmalarını sağlamalıdır,” dedi. Trump, eğer teknoloji üretim sürecini bu kadar ucuzlatmayı mümkün kılıyorsa, Amerikan şirketlerinin de böyle bir çözüm araması gerektiğini belirtti.
OpenAI’ın kurucusu ve CEO’su Sam Altman, yeni rakibi “ilham verici” olarak nitelendirdi ve piyasaya yeni çözümlerle çıkma sözü verdi. Bloomberg‘in şirketin resmi açıklamasına dayanarak bildirdiğine göre, Nvidia, Çin modelini ABD politikalarını ihlal etmeyen “mükemmel bir yapay zeka başarısı” olarak kabul etti.
DeepSeek’in resmi açıklamalarına göre, yeni sinir ağı modelinin projesine toplam 5,5 milyon dolar harcandı. Moskova Devlet Üniversitesi bünyesindeki Ulusal Teknoloji Girişimi (NTI) Yetkinlik Merkezi’nin teknoloji transferi direktör yardımcısı Timofey Voronin, bunun Microsoft ve Google dahil olmak üzere ABD’li büyük şirketlerin benzer modelleri eğitmek için harcadığı miktarlardan onlarca kat daha az olduğunu belirtti.
Voronin, yeni yapay zekanın ikinci avantajının DeepSeek’in karar alma sürecini göstermesi olduğunu, ChatGPT’nin ise genelde yalnızca hazır bir cevap ürettiğini söyledi. Modelin etkililiği ve popülerliği, yapay zekanın kendisinin yüklemesine izin verdiği metin dosyalarının 100 MB’a ulaşmasıyla da ilgili, bu da piyasadaki diğer ücretsiz seçenekleri önemli ölçüde aşıyor.
ITMO Üniversitesi bünyesindeki Makine Öğrenimi Teknolojileri ve Bilişsel Teknolojiler Yetkinlik Merkezi uzmanı ve Endüstride Güçlü Yapay Zekâ araştırma merkezinin bilimsel direktörü Aleksandr Buhanovskiy, DeepSeek modelinin açık kaynaklı olduğunu ve Meta AI’ın yapay zekâ modeli Llama’nın mimarisini miras aldığını belirtti. Buhanovskiy, bu yöntemin geleneksel olmasına rağmen, DeepSeek’in eğitim sürecinin organizasyonuyla ilgili detaylarda belirli avantajlara sahip olduğunu söyledi.
Uzmanın görüşüne göre, öncelikle bir dizi seçilen testi tam olarak kapsayacak şekilde eğitim verilerinin dengeli bir şekilde düzenlenmesi söz konusu. İkinci olarak, model, eğitim verilerinin “ikincil” işleme tabi tutulduğu, kopyaların ve “çöpün” kaldırıldığı bir dizi kural uyguluyor. Buhanovskiy, üçüncü bir özellik olarak, ekran kartlarındaki hesaplama birimlerinin belleğinin daha verimli kullanılmasını gösterdi. Sonuç olarak, eğitim hızı daha yüksek, verilerin gerçek boyutu daha küçük ve genel performans daha etkili.
Yapay Zekâ İttifakı uzmanı ve Eğitim Tasarımı Telegram kanalının yazarı Andrey Komissarov, DeepSeek’in yapay zekasının rakiplerinden daha büyük bir bağlamsal pencereye (sorgu penceresi) sahip olduğunu belirtti. Standart dil modellerinde bu, 8.000-10.000 karaktere kadar çıkabilir. DeepSeek modelinin ücretsiz versiyonunda pencere rakiplerinden üç kat daha büyükken, ücretli versiyonda karakter sayısı 1 milyona ulaşıyor. Komissarov’un iddiasına göre bu, hem modeli önemli ölçüde ucuzlatıyor hem de sorguları yanıtlamada daha etkili hale getiriyor. Uzman, “Kuşkusuz, bu, ana aktörlerin işini bozan bir piyasa dampingidir,” dedi.
Komissarov ayrıca DeepSeek’in PDF dosyalarıyla iletişim kurma yeteneğine de dikkat çekti. Çoğu hizmetin bu özellik için ek ücret talep ettiğini göz önünde bulundurarak bunun önemli bir pazar avantajı olduğunu düşünüyor. Uzman, “Ayrıca daha az halüsinasyon görüyor,” diye de ekliyor. Yapay zeka halüsinasyonları, modelin hatalı bir soruya işaret etmek yerine gerçekte olmayan bir cevabı “uydurmaya” başladığı durumları ifade ediyor.
T.Hunter araştırma departmanı direktörü İgor Bederov, DeepSeek modelinin küresel avantajlarının Rusya pazarında da ortaya çıktığını düşünüyor. Çinli geliştiriciler, Rus IP adreslerinden gelen sorguları kısıtlamıyor ve modelin kendisi Rusça sorguları anlayabiliyor ve bunları etkili bir şekilde yanıtlayabiliyor. Bederov’a göre bir diğer artı, yeni modelin kendi kendini eğitme süreci ve internete serbest erişim. Uzman, pek çok karşılaştırma testinde yeni sinir ağının ya ChatGPT-4o’dan (OpenAI) daha iyi performans gösterdiğini ya da ondan aşağı kalmadığını iddia ediyor.
DeepSeek yapay zekâda devrim mi başlatacak?
Uzmanlar, DeepSeek’in yeni bir BT “devi” olup olmayacağı konusunda hemfikir değil. Örneğin, Bederov, DeepSeek’in “devrim niteliğinde” olup olmadığını değerlendirmenin henüz zor olduğunu, bunun modelin reel ekonomide uygulanmasıyla anlaşılacağını düşünüyor.
TechNet NTI pazar uzmanı Anton Averyanov da buna katılıyor. Uzmanın görüşüne göre, herhangi bir dil modelinin ticarileştirilmesi zor ve yeni yapay zekanın pratik değerini kanıtlaması gerekecek, ancak başarılı olursa bu devrim niteliğinde bir çözüm olacak.
Moskova Fizik ve Teknoloji Enstitüsü (MIPT) bünyesindeki Ulusal Teknoloji Girişimi (NTI) Yapay Zekâ Yetkinlik Merkezi’nin önde gelen uzmanı Aleksandr Rodin, DeepSeek’in ChatGPT’nin tam bir yerine geçmediğini, daha ziyade “Çinli yoldaşların yapay zekâ alanında Amerikan hakimiyetinden kurtulma girişimi” olduğunu düşünüyor.
Buhanovskiy, DeepSeek-R1 devrim niteliğinde olmasa bile, kesinlikle endüstriyel temel modelleri ortaya çıkaracağına inanıyor. Voronin, DeepSeek’in ChatGPT’nin yalnızca kısmen yerini alabileceğini –kaynaklarla çalışma ve bilgi arama gibi basit görevleri çözmede– özetliyor. DeepSeek’in modelinin ortaya çıkışını, Çin ile ABD arasındaki [teknolojik] yarışın doğal aşamalarından biri ve aynı zamanda ticaret kısıtlamaları koşullarında fırsat arayışının bir göstergesi olarak nitelendiriyor.
Trump, daha önce Çin ile yapay zekâ alanında ciddi bir rekabet içinde olduğunu iddia etmişti. OpenAI, Oracle ve SoftBank, ABD teknoloji pazarını desteklemek amacıyla önümüzdeki dört yıl içinde yapay zeka altyapısında bir atılım sağlaması beklenen ortak bir proje olan Stargate’i oluşturacak. Şirketler projeye 500 milyar dolarlık yatırım yapmayı planlıyor ve bu rakama SoftBank Group CEO’su Masayoshi Son’un daha önce vaat ettiği 100 milyar dolarlık yatırım dahil değil.
Asya
Japon iş dünyası heyeti Pekin’i ziyaret ederken Çin ‘tarihten ders çıkarma’ uyarısı yaptı

Çin’in en üst düzey diplomatı, Tokyo’ya tarihten ders çıkarma çağrısı yaptı. Görüşme, ikili ilişkilerin kasım ayında bozulmasından bu yana bir Japon heyetinin Çin’de en üst düzeyde kabul edildiği temas oldu.
Çin’in en üst düzey diplomatı Wang Yi, 50 kişilik şirket yöneticileri heyetine başkanlık eden Japonya’nın eski Dışişleri Bakanı Takeshi Iwaya ile pazartesi günü Pekin’de bir araya geldi. Görüşme, yaklaşık bir yıldır Çin’i ziyaret eden bir Japon heyetinin Pekin’de bu düzeyde kabul edildiği en üst düzey temas oldu.
Çin Dışişleri Bakanlığının görüşmeye ilişkin açıklamasına göre Wang, gelecek yıl diplomatik ilişkilerin kurulmasının 55. yıl dönümü öncesinde ikili ilişkilerin “ciddi bir durumla” karşı karşıya olduğunu ve “henüz normalleşmediğini” söyledi.
Wang, “Savaş sonrası ‘barış anayasasına’ meydan okuyan ya da savaş dönemindeki saldırganlık tarihini yeniden yazmaya çalışan bir ülke, dünyayla yüzleşemez; geleceğe ise hiç açılamaz” dedi.
Wang, Tokyo’ya ülke yönetiminin Tayvan konusundaki “hatalı söz ve eylemlerini” mümkün olan en kısa sürede düzeltme çağrısında bulundu.
Çinli diplomat ayrıca Japonya’nın, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Japon savaş suçlularını yargılamak üzere Müttefikler tarafından kurulan Tokyo Mahkemelerinin 80. yıl dönümünde tarihten ders çıkarması gerektiğini söyledi.
Wang, iktidardaki Çin Komünist Partisinin 24 üyeli Politbürosunda yer alıyor ve Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi Dış İlişkiler Komisyonu Ofisi Direktörlüğü görevini yürütüyor. Iwaya ise Shigeru Ishiba hükümetinde dışişleri bakanlığı yaptığı dönemde, Aralık 2024’te Pekin’i ziyaret etmişti.
Japon heyetinin Pekin’e gelişi, geçen hafta Washington’da Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile ABD Başkanı Donald Trump arasında yapılan zirvenin hemen ardından gerçekleşti. İki lider görüşmede, ülkelerinin İkinci Dünya Savaşı sırasında Japonya’ya karşı kurduğu savaş dönemi ittifakına övgüde bulundu.
Tokyo, Pekin ile Washington arasındaki ilişkilerde istikrar yönünde ortaya çıkan işaretleri kaygıyla izliyor. Bu gelişmelerin ardından Trump ile Japonya Başbakanı Sanae Takaichi arasında cumartesi günü 20 dakikalık bir telefon görüşmesi yapıldı. Trump görüşmede, Washington’daki temasları hakkında Takaichi’ye bilgi verdi.
Iwaya’nın Japonya Uluslararası Ticaretin Teşviki Derneği (JAPIT) Başkanı sıfatıyla gerçekleştirdiği ziyaret, Takaichi’nin geçen yıl Tayvan konusunda yaptığı açıklamalarla başlayan uzun süreli ikili çıkmazın aşılmasına yönelik çabaların bir parçası.
Takaichi, kasım ayında Japon parlamentosunda yaptığı açıklamada, Tayvan’a ilişkin olası bir krizin Japonya açısından “ülkenin varlığını tehdit eden bir durum” oluşturabileceğini ve bunun Tokyo’ya kolektif meşru müdafaa kapsamında karşılık verme imkânı sağlayabileceğini savunmuştu.
Takaichi’nin açıklamalarının yol açtığı siyasi gerilim, Pekin ile Tokyo arasındaki resmi bakanlık düzeyindeki temasların aniden kesilmesine neden oldu.
Japonya ayrıca son yayımladığı savunma beyaz kitabında Çin’i tehdit olarak nitelendirerek, “kapsamlı ulusal gücü büyütme” çağrısı yaptı.
İlişkilerdeki soğukluğun boyutu temmuz ayında bir kez daha görüldü. Japonya Dışişleri Bakanı Toshimitsu Motegi, Manila’da düzenlenen ASEAN bağlantılı toplantıların oturum aralarında Wang ile kısa bir görüşme yaptığını açıkladı. Pekin ise hızla buna karşılık vererek böyle bir temasın gerçekleştiğini kesin bir dille reddetti.
Resmi kanalların tıkanması üzerine Japon iş çevreleri ile parlamenter gruplar, iletişim kanallarını açık tutmak için devreye girdi.
Mevcut JAPIT heyetinin ziyareti aslında haziran ayında yapılacaktı. Ancak örgütün uzun yıllar başkanlığını yürüten eski Dışişleri Bakanı Yohei Kono’nun ölümü nedeniyle ziyaret ertelendi. Kono, geçen yıl benzer bir ticaret heyeti kapsamında Pekin’e gitmiş ve Çin Başbakanı Li Qiang ile görüşmüştü.
Pazartesi günkü görüşmelerde Iwaya da mevcut ilişkilerin “endişe verici” olduğunu kabul etti. Iwaya, JAPIT’in Kono’nun mirasını sürdüreceğini ve ilişkileri Çin-Japonya ilişkilerinin temelini oluşturan dört siyasi belgenin ilkelerine yeniden döndürmek için çalışacağını söyledi.
Bu görüşme, son dönemde Japon iş dünyası ve yasama organı temsilcilerinden oluşan çeşitli heyetlerin Pekin’e gerçekleştirdiği ziyaretlerin devamı niteliğinde.
Çin Dışişleri Bakan Yardımcısı Hua Chunying, haziran ayında dört kişilik geçici bir JAPIT heyetini kabul etmişti. Çin Komünist Partisi Uluslararası İlişkiler Departmanı Başkan Yardımcısı Lu Kang ise ağustos ayı sonunda farklı partilerden genç Japon parlamenterlerden oluşan bir heyetle görüşmüştü.
Eylül ortasında ise Japonya-Çin Dostluk Parlamenterler Birliği’nden genç milletvekillerinden oluşan başka bir heyet, Çin Dışişleri Bakan Yardımcısı Liu Bin tarafından kabul edildi.
Asya
Kuzey Kore’den Batı hava savunmasını zorlayacak yeni taktik

Kuzey Kore, İHA sürüleri, füzeler ve ağır topçu sistemlerini tek bir hedef üzerinde aynı anda deneyerek Batı hava savunma sistemlerini baskı altına almayı hedefleyen yeni saldırı taktikleri geliştirmeye başladı. WSJ’nin aktardığına göre Pyongyang, Ukrayna ve Ortadoğu’daki savaş sahalarından devraldığı yöntemlerle ABD ve müttefiklerinin savunma hatları karşısında çoklu hedefler oluşturmayı amaçlıyor.
Kuzey Kore, insansız hava aracı (İHA) sürüleri ile füzeleri eş zamanlı kullanarak Batı hava savunma sistemlerini aşmayı hedefleyen kitlesel saldırı taktikleri geliştiriyor.
The Wall Street Journal’ın (WSJ) aktardığına göre Pyongyang yönetimi, Ukrayna savaşı ve Ortadoğu’daki çatışmalarda öne çıkan yöntemleri bünyesine katarak ABD ile müttefiklerinin savunma hatları üzerinde baskı oluşturmayı amaçlıyor.
Kuzey Kore devlet medyasından aktarılan bilgilere göre ülke, bu ay ilk kez tek bir hedefi imha etmek üzere saldırı İHA’ları, füzeler, roketler ve uzun menzilli topçu sistemlerinin aynı anda kullanıldığı bir askeri tatbikat icra etti.
Tatbikatta, farklı silah sistemlerinin eş güdüm içinde hareket ederek hedefe “yoğunlaştırılmış ateş” açma kapasitesi test edildi.
Gazete, farklı silahların bir arada kullanıldığı bu tür kitlesel ve kombine saldırıların günümüz savaşlarının temel unsuru haline geldiğini, Rusya ve İran tarafından giderek daha sık uygulandığını vurguluyor.
İran çatışmalarda, ABD ve müttefiklerinin hava savunma ağlarını doyuma ulaştırmak amacıyla balistik füzelerle desteklenen Şahid İHA dalgalarını devreye sokmuştu.
Conflict Armament Research bünyesinde görev yapan askeri uzman Fabian Hinz, farklı türdeki silahların eş zamanlı kullanılmasının hava savunma sistemleri karşısında aynı anda çok sayıda hedef yarattığına dikkat çekiyor.
Öte yandank WSJ, farklı teknik özelliklere sahip mühimmat ve platformları koordine edebilecek gelişmiş entegre sistemler kurmanın gerekliliğine işaret ediyor.
Gazete, modern askeri teknoloji sıkıntısı çeken Kuzey Kore açısından bu düzeyde bir koordinasyonu sağlamanın ek zorluklar barındırdığını belirtiyor.
Kuzey Kore lideri Kim Jong-un yönetiminde yeni silah denemelerini ve askeri tatbikatlarını sürdüren Pyongyang yönetimi, 20 Eylül’de roket birlikleri vasıtasıyla yeni tip bir silahı test etmişti.
Ayrıntıları kamuoyuna açıklanmayan bu silahı Kim, “karşı konulamaz güç” olarak tanımlamıştı. Ülke ordusu daha önce stratejik ve taktik keşif araçlarının yanı sıra “Kumsong” serisi saldırı İHA’larını da içeren kapsamlı insansız hava aracı denemeleri yürütmüştü.
Sürü halindeki İHA taktikleri dünya genelinde birçok ülkenin askeri gündeminde yer alıyor. Sürü teknolojisi, tek bir görevi yerine getirmek üzere eş güdüm halinde hareket eden, gruptaki bazı araçlar kaybedilse dahi geriye kalanların operasyonu sürdürdüğü İHA gruplarını ifade ediyor.
CNN’in kaynakları, İran’ın sürü halinde hareket eden İHA’ları yönetme teknolojisini elde etmiş olabileceğini haziran ayında öne sürmüş, Rusya ve Çin’in benzer teknolojilere sahip olduğunu iddia etmişti.
Rus devlet şirketi Rosteh, Supercam İHA’ları üzerinden araçların birbirleriyle otomatik veri paylaşmasını sağlayan bir teknoloji geliştirdiğini duyurmuştu.
Çinli araştırmacılar ise bağlantı koptuğunda ve görüş açısı daraldığında bile İHA sürüsünün otonom olarak hedef arayıp vurabilmesine imkan tanıyan “HG-STR” adlı algoritmayı tanıttı.
The New York Times ise, kaynaklarına dayandırdığı haberinde ABD Savunma Bakanlığının Rus ve Çin İHA programlarını Amerikan teknolojisine kıyasla daha ileride gördüğünü aktardı.
Avrupa ülkeleri de insansız harp kabiliyetlerini hızlandırıyor. Almanya merkezli Helsing şirketi, Aralık 2025’te HX-2 tipi İHA’yı tanıttı. Welt gazetesinin verilerine göre Ukrayna sahasında test edilen bu hava aracının seri üretimine başlandı.
Asya
Pakistan’a Katar’dan ikinci LNG sevkiyatı yapılacak

Pakistan’a Katar’dan sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) sevkiyatını taşıyan tanker, büyük ölçüde kapalı olan Hürmüz Boğazı’ndan geçti. Bu, İslamabad Mutabakat Zaptı’nın imzalanmasından bu yana boğaz üzerinden yapılan ikinci LNG sevkiyatı olacak.
Batı medyasının aktardığı gemi takip verilerine göre LNG taşıyan tanker, Hürmüz Boğazı’nı geçerek Pakistan’a doğru ilerliyor.
Bloomberg, sevkiyatın Pakistan’ın Tahran ile yürüttüğü görüşmeler ve sağlanan koordinasyon sonucunda mümkün olduğunu bildirdi.
Haberde, “Haziran ayının sonunda Katar’ın Ras Laffan tesisinden LNG yükleyen tanker, hafta sonu boğazdan geçti. Geminin salı gününe kadar Pakistan’daki ithalat terminaline ulaşması bekleniyor” denildi.
Geçiş iki ülke arasında müzakere edildi
Ras Laffan, ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşın ilk döneminde Tahran’ın yoğun biçimde hedef aldığı tesisler arasındaydı. Saldırılar, Katar’ın LNG ihracat kapasitesini ciddi ölçüde etkiledi.
Konuya yakın kaynaklar Bloomberg’e, tankerin Hürmüz Boğazı’ndan geçişinin İran ve Pakistanlı hükümet yetkilileri arasında müzakere edildiğini söyledi.
Pakistan Enerji Bakanlığı ise konu hakkında henüz açıklama yapmadı.
Haber, Katar’ın Hürmüz Boğazı üzerinden yalnızca çok sınırlı miktarda petrol ihraç edebildiğini açıklamasından bir gün sonra geldi.
Hürmüz Boğazı büyük ölçüde kapalı
Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiği büyük ölçüde durdurulmuş durumda. ABD ve müttefikleriyle bağlantılı gemilerin boğaza girişine izin verilmezken son aylarda çok sayıda tanker hedef alınarak ateşe verildi.
Bazı Çin ve Hindistan gemilerinin yanı sıra diğer ülkelere ait kimi gemiler de İran deniz kuvvetleriyle koordinasyon kurarak boğazdan geçebildi.
Tahran, İran donanmasıyla koordinasyon kurmadan ve yapılan uyarıları dikkate almadan boğazdan geçmeye çalışan gemilerin hedef alınabileceğini belirtiyor.
Hürmüz Boğazı, Washington ve Tel Aviv’in şubat ayında İran’a karşı başlattığı savaşın ardından büyük ölçüde deniz trafiğine kapatılmıştı.
İran ve Umman deniz trafiği konusunda anlaştı
İran, haziran ayında imzalanan mutabakat kapsamında Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenliğin ABD müdahalesi olmadan, Umman ile işbirliği içinde yürütülmesini talep ediyor.
Bununla birlikte Tahran, diğer bölge ülkelerinin sürece katılmasını memnuniyetle karşılayacağını defalarca açıkladı.
İranlı yetkililerin son açıklamalarına göre Tahran ile Maskat, deniz trafiğinin yönetimi konusunda anlaşmaya vardı.
İran ve Umman öncülüğünde Arap ülkelerinin katılımıyla düzenlenmesi planlanan zirvede, stratejik su yolundaki trafiğin yeniden başlatılmasına ilişkin nihai bir anlaşmaya varılması hedefleniyordu.
Fakat zirve, Umman’ın taraflar arasında “uzlaşı sağlanamadığını” açıklamasının ardından eylül ayı başında ertelendi.
Tahran, ertelemeden Suudi Arabistan’ı sorumlu tuttu ve Riyad’ın zirvenin ileri bir tarihe bırakılmasını istediğini açıkladı.
Asya2 hafta önceÇin yapay zekâ, çipler ve akıllı fabrikalara büyük yatırım yapıyor
Asya2 hafta önceHindistan ve Vietnam, ‘Çin artı bir’ rekabetini ticari kazanıma dönüştürmeyi hedefliyor
Asya2 hafta önceFed’in faiz artışının ardından Çin parasal gevşemeye devam edecek mi?
Asya2 hafta önceJaponya Merkez Bankası faizleri 1995’ten bu yana en yüksek seviyeye çıkardı, yen değer kaybetti
Asya2 hafta önceGüney Kore lideri Lee, ABD baskısına rağmen Ortadoğu’da savaşa dahil olmayacaklarını söyledi
Diplomasi4 gün önceEast-West Forum İstanbul’da toplandı: Çok kutupluluk geri döndürülemez
Ortadoğu2 hafta önceABD, Yemen ile görüştü iddiası
Ortadoğu2 hafta önceEnsarullah lideri: Suudi Arabistan’ın Mekke iddiası ‘asrın yalanı’








