Bizi Takip Edin

Asya

Çin, DeepSeek ile yapay zekâ yarışında ABD’yi sollayacak mı?

Yayınlanma

Çinli şirket DeepSeek’in geliştirdiği yeni yapay zekâ modeli DeepSeek-R1, ABD’li teknoloji devlerinin hisselerinde büyük düşüşlere neden oldu. DeepSeek’in daha düşük maliyetle daha etkili sonuçlar vermesi, ABD’nin yapay zekâ alanındaki liderliğini tehdit ediyor.

Önde gelen ABD’li işlemci ve yapay Önde çipi üreticisi Nvidia, 27 Ocak 2025 tarihinde hisselerinde yüzde 18’lik bir düşüş yaşadı. MarketWatch verilerine göre, şirketin piyasa değeri tarihinde ilk kez 600 milyar doların üzerinde azaldı.

Bu düşüş, Çinli şirket DeepSeek tarafından geliştirilen bir yapay zekâ modelinin Amerikan App Store’da OpenAI’ın ChatGPT’sini geçerek en çok indirilen uygulama haline gelmesi haberlerinin ardından gerçekleşti.

OpenAI’a rakip olan bu yeni yapay zeka, Amerikan borsası için de “kara kuğu” etkisi yarattı. ABD’nin önde gelen teknoloji şirketlerinin hisselerini içeren Nasdaq endeksi, 27 Ocak’ta yüzde 3,07 düşüşle 19.341,83 puana geriledi. ABD’nin en büyük 500 şirketini kapsayan S&P endeksi yüzde 1,46 kayıpla 6.012,28 puana düşerken, Dow Jones sanayi endeksi ise yüzde 0,65 artışla 44.713,58 puana yükseldi.

En büyük zararı mikroçip üreticileri gördü. Broadcom hisseleri yüzde 17,4, Micron yüzde 11,7 ve Marvell Technology yüzde 19,1 değer kaybetti.

Dünyanın en büyük gelişmiş mikroçip ekipmanı üreticisi olan Hollandalı ASML’nin Nasdaq’taki hisseleri yüzde 5,8 düştü. Yandex N.V. Arkadiy Voloj’un eski yabancı varlıkları üzerine kurulu yapay zekâ altyapı geliştiricisi Nebius Group’un hisseleri ise yüzde 37 oranında değer kaybetti.

MarketWatch verilerine göre, diğer ABD’li teknoloji şirketlerinin hisseleri de düşüş yaşadı. Microsoft hisseleri yüzde 3,71, Google hisseleri ise yüzde 2,76 oranında geriledi.

Rusya borsasının ana göstergesi olan MOEX endeksi, 27 Ocak’ta yüzde 1,9 düşüşle 2.891,39 puana geriledi. 28 Ocak 13:39 itibarıyla (Moskova saati) endeks yüzde 0,23 daha düşerek 2.884,69 puana indi.

Financial Times‘ın (FT) haberine göre, Nvidia hisselerindeki düşüşün nedeni, DeepSeek’in dil modelini eğitmek için Amerikan rakiplerine göre çok daha az çip kullanması. Çin’in maliyet tasarrufunun büyük kısmı Nvidia çiplerinin yerini almasıyla sağlandı, çünkü ABD politikası Çin’e ileri teknoloji çip ihracatını yasaklıyor. FT, bunun ABD’nin teknolojik liderliğini ciddi şekilde baltalayabileceğini, çünkü Batılı ekipmanlara yapılan milyarlarca dolarlık yatırımın anlamını yitirebileceğini bildirdi.

Ancak, finans analisti Pavel Ryabov Telegram kanalında yaptığı açıklamada, ABD’de yalnızca yapay zeka ile ilgili şirketlerin hisselerinin değer kaybettiğini, geri kalan piyasanın ise yükselişte olduğunu (piyasanın 11 sektöründen 6’sı yükseldi) belirtti. Ryabov’un hesaplamalarına göre, 27 Ocak Pazartesi günü tüm halka açık Amerikan şirketlerinin toplam piyasa değeri 953 milyar dolar azaldı.

Finam analisti Leonid Delitsin, Rusya’nın önde gelen ekonomi gazetelerinden Vedomosti’ye verdiği demeçte, Amerikan piyasasının yapay zekanın “abartı zirvesine” ulaştığına ve şimdi yapay zekâ ile ilgili şirketlerin hisselerinin çökeceğine inandığını söyledi. Pek çok yatırımcının düşüş başlamadan önce satma umuduyla teknoloji hisselerini kısa vadeli aldığını ve şimdi diğer olumsuz haberler gelmeden önce hisselerini satmak için acele ettiğini belirtti.

Delitsin, büyük teknoloji şirketlerinin hisselerinin yakında biraz düzeleceğini öngörüyor: Nvidia hisseleri, işlem seansları arasında zaten yüzde 4 değer kazandı. Delitsyn’e göre, bundan sonra hisse senedi fiyatları 2024 yılına ait bilançoları beklerken mevcut seviyelerde “donacak”.

DeepSeek’in başarısı teknoloji devlerini vurdu: 500 milyarder 108 milyar dolar kaybetti

Çin’in yapay zekâsı Amerikan yapay zekasından neden daha iyi?

DeepSeek, yeni yapay zekâ modeli DeepSeek-R1’i 20 Ocak 2024’te duyurdu. Bu modelin artan popülaritesiyle birlikte yabancı medya, ABD’nin teknolojik liderliğinin baltalanabileceği endişesini dile getirerek Amerikan teknoloji devlerinin hisselerindeki düşüşlere atıfta bulundu.

NBC News‘in haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump, “DeepSeek yapay zekasının piyasaya sürülmesi, endüstrilerimizi ‘uyandırmalı’ ve kazanan bir stratejiye odaklanmalarını sağlamalıdır,” dedi. Trump, eğer teknoloji üretim sürecini bu kadar ucuzlatmayı mümkün kılıyorsa, Amerikan şirketlerinin de böyle bir çözüm araması gerektiğini belirtti.

OpenAI’ın kurucusu ve CEO’su Sam Altman, yeni rakibi “ilham verici” olarak nitelendirdi ve piyasaya yeni çözümlerle çıkma sözü verdi. Bloomberg‘in şirketin resmi açıklamasına dayanarak bildirdiğine göre, Nvidia, Çin modelini ABD politikalarını ihlal etmeyen “mükemmel bir yapay zeka başarısı” olarak kabul etti.

DeepSeek’in resmi açıklamalarına göre, yeni sinir ağı modelinin projesine toplam 5,5 milyon dolar harcandı. Moskova Devlet Üniversitesi bünyesindeki Ulusal Teknoloji Girişimi (NTI) Yetkinlik Merkezi’nin teknoloji transferi direktör yardımcısı Timofey Voronin, bunun Microsoft ve Google dahil olmak üzere ABD’li büyük şirketlerin benzer modelleri eğitmek için harcadığı miktarlardan onlarca kat daha az olduğunu belirtti.

Voronin, yeni yapay zekanın ikinci avantajının DeepSeek’in karar alma sürecini göstermesi olduğunu, ChatGPT’nin ise genelde yalnızca hazır bir cevap ürettiğini söyledi. Modelin etkililiği ve popülerliği, yapay zekanın kendisinin yüklemesine izin verdiği metin dosyalarının 100 MB’a ulaşmasıyla da ilgili, bu da piyasadaki diğer ücretsiz seçenekleri önemli ölçüde aşıyor.

ITMO Üniversitesi bünyesindeki Makine Öğrenimi Teknolojileri ve Bilişsel Teknolojiler Yetkinlik Merkezi uzmanı ve Endüstride Güçlü Yapay Zekâ araştırma merkezinin bilimsel direktörü Aleksandr Buhanovskiy, DeepSeek modelinin açık kaynaklı olduğunu ve Meta AI’ın yapay zekâ modeli Llama’nın mimarisini miras aldığını belirtti. Buhanovskiy, bu yöntemin geleneksel olmasına rağmen, DeepSeek’in eğitim sürecinin organizasyonuyla ilgili detaylarda belirli avantajlara sahip olduğunu söyledi.

Uzmanın görüşüne göre, öncelikle bir dizi seçilen testi tam olarak kapsayacak şekilde eğitim verilerinin dengeli bir şekilde düzenlenmesi söz konusu. İkinci olarak, model, eğitim verilerinin “ikincil” işleme tabi tutulduğu, kopyaların ve “çöpün” kaldırıldığı bir dizi kural uyguluyor. Buhanovskiy, üçüncü bir özellik olarak, ekran kartlarındaki hesaplama birimlerinin belleğinin daha verimli kullanılmasını gösterdi. Sonuç olarak, eğitim hızı daha yüksek, verilerin gerçek boyutu daha küçük ve genel performans daha etkili.

Yapay Zekâ İttifakı uzmanı ve Eğitim Tasarımı Telegram kanalının yazarı Andrey Komissarov, DeepSeek’in yapay zekasının rakiplerinden daha büyük bir bağlamsal pencereye (sorgu penceresi) sahip olduğunu belirtti. Standart dil modellerinde bu, 8.000-10.000 karaktere kadar çıkabilir. DeepSeek modelinin ücretsiz versiyonunda pencere rakiplerinden üç kat daha büyükken, ücretli versiyonda karakter sayısı 1 milyona ulaşıyor. Komissarov’un iddiasına göre bu, hem modeli önemli ölçüde ucuzlatıyor hem de sorguları yanıtlamada daha etkili hale getiriyor. Uzman, “Kuşkusuz, bu, ana aktörlerin işini bozan bir piyasa dampingidir,” dedi.

Komissarov ayrıca DeepSeek’in PDF dosyalarıyla iletişim kurma yeteneğine de dikkat çekti. Çoğu hizmetin bu özellik için ek ücret talep ettiğini göz önünde bulundurarak bunun önemli bir pazar avantajı olduğunu düşünüyor. Uzman, “Ayrıca daha az halüsinasyon görüyor,” diye de ekliyor. Yapay zeka halüsinasyonları, modelin hatalı bir soruya işaret etmek yerine gerçekte olmayan bir cevabı “uydurmaya” başladığı durumları ifade ediyor.

T.Hunter araştırma departmanı direktörü İgor Bederov, DeepSeek modelinin küresel avantajlarının Rusya pazarında da ortaya çıktığını düşünüyor. Çinli geliştiriciler, Rus IP adreslerinden gelen sorguları kısıtlamıyor ve modelin kendisi Rusça sorguları anlayabiliyor ve bunları etkili bir şekilde yanıtlayabiliyor. Bederov’a göre bir diğer artı, yeni modelin kendi kendini eğitme süreci ve internete serbest erişim. Uzman, pek çok karşılaştırma testinde yeni sinir ağının ya ChatGPT-4o’dan (OpenAI) daha iyi performans gösterdiğini ya da ondan aşağı kalmadığını iddia ediyor.

DeepSeek yapay zekâda devrim mi başlatacak?

Uzmanlar, DeepSeek’in yeni bir BT “devi” olup olmayacağı konusunda hemfikir değil. Örneğin, Bederov, DeepSeek’in “devrim niteliğinde” olup olmadığını değerlendirmenin henüz zor olduğunu, bunun modelin reel ekonomide uygulanmasıyla anlaşılacağını düşünüyor.

TechNet NTI pazar uzmanı Anton Averyanov da buna katılıyor. Uzmanın görüşüne göre, herhangi bir dil modelinin ticarileştirilmesi zor ve yeni yapay zekanın pratik değerini kanıtlaması gerekecek, ancak başarılı olursa bu devrim niteliğinde bir çözüm olacak.

Moskova Fizik ve Teknoloji Enstitüsü (MIPT) bünyesindeki Ulusal Teknoloji Girişimi (NTI) Yapay Zekâ Yetkinlik Merkezi’nin önde gelen uzmanı Aleksandr Rodin, DeepSeek’in ChatGPT’nin tam bir yerine geçmediğini, daha ziyade “Çinli yoldaşların yapay zekâ alanında Amerikan hakimiyetinden kurtulma girişimi” olduğunu düşünüyor.

Buhanovskiy, DeepSeek-R1 devrim niteliğinde olmasa bile, kesinlikle endüstriyel temel modelleri ortaya çıkaracağına inanıyor. Voronin, DeepSeek’in ChatGPT’nin yalnızca kısmen yerini alabileceğini –kaynaklarla çalışma ve bilgi arama gibi basit görevleri çözmede– özetliyor. DeepSeek’in modelinin ortaya çıkışını, Çin ile ABD arasındaki [teknolojik] yarışın doğal aşamalarından biri ve aynı zamanda ticaret kısıtlamaları koşullarında fırsat arayışının bir göstergesi olarak nitelendiriyor.

Trump, daha önce Çin ile yapay zekâ alanında ciddi bir rekabet içinde olduğunu iddia etmişti. OpenAI, Oracle ve SoftBank, ABD teknoloji pazarını desteklemek amacıyla önümüzdeki dört yıl içinde yapay zeka altyapısında bir atılım sağlaması beklenen ortak bir proje olan Stargate’i oluşturacak. Şirketler projeye 500 milyar dolarlık yatırım yapmayı planlıyor ve bu rakama SoftBank Group CEO’su Masayoshi Son’un daha önce vaat ettiği 100 milyar dolarlık yatırım dahil değil.

Asya

“Hamam böceği” protestolarının başarısı Modi hükümetine yönelik eleştirileri güçlendirdi

Yayınlanma

Hindistan’da Modi hükümeti yeni meydan okumalarla karşı karşıya. İktidardaki BJP’nin etanol katkılı yakıtı zorunlu tutmasına karşı çıkanlar, öğrencilerin öncülük ettiği hareketten esinlenerek yeni bir kampanya başlattı.

Hindistan’da gençlerin öncülük ettiği ve büyük yankı uyandıran protestoların yankısı devam ediyor.

Yeni kurulan Cockroach Janta Party (CJP-Hamam Böceği Halk Partisi), yalnızca 36 gün içinde sınav sistemindeki aksaklıklara karşı yüz binlerce öğrenciyi harekete geçirdi. Hareket, Başbakan Narendra Modi’yi nadir görülen bir geri adım atmaya zorladı ve Eğitim Bakanı Dharmendra Pradhan’ın istifasını sağladı.

Hindistan’da protestoların yıllarca büyük ölçüde görmezden gelindiği veya bastırıldığı, Modi’nin ise siyasi söyleme hâkim olduğu bir dönemin ardından CJP’nin hükümeti geri adım atmaya zorlaması, şimdiden benzer bir protesto hareketine ilham verdi. Analistler, başka hareketlerin de ortaya çıkmasını bekliyor.

Modi hükümeti benzine etanol karıştırılması nedeniyle tepkiyle karşı karşıya

Adını yüzde 20 etanol içeren yeni yakıt karışımından alan E20 Janta Party, pazar günü sosyal medya platformu X’te ortaya çıkmasının ardından 24 saat içinde 34 bin takipçiye ulaştı. Hareket, daha fazla yakıt tüketimine yol açacağı ve eski motorlara zarar vereceği yönündeki endişelere rağmen hükümetin bu yakıtı ülke genelinde zorunlu tutmasına yönelik kamuoyu tepkisinden yararlanmayı hedefliyor.

CJP gibi E20 Janta Party de hükümet politikasının değiştirilmesini istiyor. Hareket, tüm akaryakıt istasyonlarında uygun fiyatla yüzde 100 benzin seçeneği sunulmasını ve ilgili bakanın istifa etmesini talep ediyor.

E20 Janta Party, X’teki profilinde kendisini “Halkın Sesi” olarak tanımlıyor ve adalet, şeffaflık, hesap verebilirlik ile “halkın hakları” çağrısında bulunuyor.

Hint siyaset bilimci ve Princeton Üniversitesi öğretim görevlisi Pratap Bhanu Mehta, gençlerin yürüttüğü “hamam böceği” kampanyasının, “devletten taleplerde bulunmanın yeni bir yoluna ilişkin model” sunduğunu ve başkalarına da ilham vereceğini söyledi.

Mehta, “Bu E20 Janta Party’nin ne kadar ivme kazanacağını bilmiyorum ancak bu, tam da bu tür hareketlere bir örnek. İnsanlar taleplerini resmî kurumsal kanallar üzerinden dile getirebileceklerine şüpheyle yaklaşıyor. Bu nedenle ne zaman önemli bir talep ortaya çıksa, bir kamuoyu protesto hareketi oluşturma girişimi de olacaktır” dedi.

E20 kampanyası, oğulları etanol üreten bir aile şirketi işleten Modi hükümetinin Ulaştırma Bakanı Nitin Gadkari’yi hedef alıyor. Gadkari herhangi bir çıkar çatışması bulunduğunu reddetti ve oğullarının Hindistan’daki etanol pazarının yüzde 0,5’inden daha azına sahip olduğunu söyledi.

Yeni etanol karışımına açıkça karşı çıkan siyasi analist Tehseen Poonawalla, cuma günü Gadkari’nin evine yönelik bir “otomobilli yürüyüş” çağrısında bulundu. Delhi’deki taksi şoförleri de geçen hafta yakıt meselesi nedeniyle 4 Ağustos’ta parlamentoya yürüyeceklerini duyurdu.

CJP liderleri, hükümeti taviz vermeye zorlayan başarılarının ardından hareketi yeniden yapılandırırken yakıt protestolarını destekleyip desteklemeyeceklerini henüz değerlendirmedi. Hükümetin verdiği tavizler arasında sınav sisteminin yeniden düzenlenmesi ve Hindistan’ın ulusal tıp fakültesi giriş sınavının iptal edilmesinin ardından intihar eden öğrencilerin ailelerine tazminat ödenmesi sözü de bulunuyor.

Ancak CJP’nin başsözcüsü ve hükümetle yürütülen görüşmelerde yer alan isimlerden Saurav Das, “Hükümet artık uyanmalı ve gerçeği görmeli” dedi.

Das, “İnsanlar artık hiçbir tartışma, görüşme veya müzakere yapılmadan politika ve yasaların kendilerine dayatılmasını kabul etmeyecek” ifadelerini kullandı.

Etanol katkılı yakıt politikasına yönelik öfke, CJP’nin hükümetle anlaşmaya varmasından bir gün sonra, pazar günü Mumbai’de de ortaya çıktı. Hindistan’ın finans merkezinde binlerce kişi Pradhan’ın istifasını kutlamak için bir araya geldi.

Mitinge katılan Hindistan Öğrenciler Federasyonu Mumbai Başkanı Aamir Kazi, protestocular arasında etanol katkılı yakıtın zorunlu tutulmasına karşı bir muhalefet bulunduğunu ve hükümetin eğitim politikasına karşı “mücadelenin devam ettiğini” söyledi.

Kazi, başka gösteriler planlanıp planlanmadığı sorusuna, “Bunun üzerinde çalışıyoruz” yanıtını verdi.

BJP, 2024’te parlamentodaki çoğunluğunu kaybetmesini fazla önemsememiş, art arda eyalet seçimlerini kazanmış ve muhalefet milletvekillerini saf değiştirmeye ikna etmişti.

Eleştirmenler, iktidar partisinin son on yılda gücünü artırmasıyla birlikte mahkemeler, seçim kurumu ve ana akım medya gibi kurumların giderek BJP’nin iradesine boyun eğdiğini ve muhalefet alanını daralttığını savunuyor.

Hindistan’daki gençlik hareketleri üzerine çalışan London School of Economics Profesörü Shakuntala Banaji, “Yalnızca Delhi’de değil, farklı yerlerde benzer meseleler etrafında başka hareketler de yükseliyor” dedi.

Banaji, E20 yakıt protestolarının da yayılabileceğini belirterek, “Çünkü insanlar, özellikle orta sınıf BJP seçmenlerini ve onların çocuklarını doğrudan etkileyen meselelerin kamuoyunda gerçekten karşılık bulduğunu fark etti” ifadelerini kullandı.

Öğrenci protestoları, özellikle kendi çocukları da gösterilere katılan BJP üyeleri arasında huzursuzluğa yol açtı.

Kamuoyunda geniş yankı uyandıran bir olayda, ülkenin kuzeydoğusundaki Assam eyaletinde BJP öncülüğündeki hükümette görev yapan bir bakanın kızı, sosyal medyada yayımlanan videolarda bir CJP protestosu sırasında Modi’ye öfkesini dile getirirken görüldü.

Bazı BJP üyeleri, çoğunlukla barışçıl geçen gösterilerde öğrenci protestocuların polis tarafından dövülmesi ve göz yaşartıcı gaza maruz bırakılması karşısında yaşadıkları şaşkınlığı özel görüşmelerde dile getirdi.

Muhalefetteki Aam Aadmi Party’nin öğrenci kanadından Eeshna Gupta, CJP kampanyasının Hindistan’da “kültürü değiştirdiğini” söyledi.

Gupta, “Bu hareket, Z kuşağının siyasi olamayacağı veya sesini yükseltemeyeceği yönündeki klişeyi ortadan kaldırdı” dedi.

“Hareket başladığında bile insanlar bizi ciddi biçimde küçümsüyordu” diyen Gupta, “Benim kişisel görüşüm, bu hareketin burada sona ermeyeceği yönünde” ifadelerini kullandı.

CJP sözcüsü Das ise durumu şöyle özetledi:

“Bir sonraki genel seçime kadar önümüzdeki üç yıl boyunca Modi hükümetinin insanları dinlemeye başlaması kendi açısından daha iyi olur.”

Okumaya Devam Et

Asya

Çin, ileri düzey çip üretimi açısından kritik önemedeki yerli litografi makinelerinin seri üretimine başladı

Yayınlanma

Çin, tamamen yerli immersion DUV çip üretim makinelerinin seri üretimine başladı.

Konu hakkında bilgi sahibi bir kaynağın Reuters’a aktardığına göre Çin, ileri düzey çip üretimi açısından kritik öneme sahip, tamamen yerli imkânlarla geliştirilen immersion derin ultraviyole (DUV) litografi makinelerinin seri üretimine başladı. Bu gelişme, Pekin’in yabancı teknolojilere bağımlılığını azaltma çabalarında önemli bir ilerlemeye işaret ediyor.

Kaynak, konunun hassasiyeti nedeniyle adının açıklanmaması koşuluyla, üretim çalışmalarına kamuoyunda pek tanınmayan Çinli devlet şirketi Shanghai Aishengna Electronic Technology Group’un öncülük ettiğini söyledi. Şirketin, Çin’in önde gelen litografi girişimlerinin ekiplerini bünyesine kattığı belirtildi.

Bu gelişme, Devlet Başkanı Xi Jinping’in en önemli önceliklerinden biri olan Çin’in ülke çapındaki yarı iletkenlerde kendi kendine yeterlilik girişimi açısından bir başarı niteliği taşıyor.

DUV litografi sistemleri, uzun süredir ASML’nin hakim olduğu, çip üretiminin temel teknolojilerinden biri olarak kabul ediliyor. Ancak bunun Hollandalı tedarikçi ASML açısından kısa vadede ticari bir tehdit oluşturması beklenmiyor.

Teknoloji sektörüne odaklanan haber kuruluşu The Information, Çin’in bu teknolojiyi geliştirdiğini ilk kez pazartesi günü duyurmuştu. Haberde, Şanghay merkezli ve adı açıklanmayan devlet destekli bir şirketin makinelerin üretimine başladığı, bu yıl yaklaşık beş, 2027’de ise yaklaşık 20 makine üretmeyi planladığı belirtilmişti.

Kaynağa göre Aishengna’nın DUV makinesinin daha fazla teste tabi tutulması gerekiyor ve sistem, Hollandalı şirketin rakip modellerinin performansına ulaşmaktan hâlâ oldukça uzak.

Bununla birlikte makinelerin başarıyla devreye alınması, Batılı hükümetlerin yabancı litografi ekipmanlarının ihracatına veya bakım hizmetlerine yönelik kısıtlamaları daha da artırması halinde Çinli çip üreticilerine alternatif bir ekipman kaynağı sağlayacak.

The Information’ın konu hakkında bilgi sahibi iki kişiye dayandırdığı haberine göre Çin yapımı DUV makinelerinin bu yıl ülkenin önde gelen çip üreticileri Semiconductor Manufacturing International Corp (SMIC), Hua Hong Semiconductor ve bellek çipi üreticisi ChangXin Memory Technologies’e (CXMT) teslim edilmesi bekleniyor.

Immersion DUV makinelerinde, projeksiyon merceği ile silikon plaka arasına bir su tabakası yerleştiriliyor. Böylece geleneksel kuru sistemlere kıyasla daha küçük devre desenleri basılabiliyor.

Bu makineler geniş bir çip yelpazesinin üretiminde kullanılıyor. Aynı katmanın tekrar tekrar pozlanmasını gerektiren çoklu desenleme yöntemi sayesinde daha ileri düzey yarı iletkenlerin üretiminde de kullanılabiliyor.

The Information’ın pazartesi günü yayımladığı haberin ardından yüzde 8 düşen ASML hisseleri, salı günü TSİ 12.06 itibarıyla yüzde 1,6 geriledi. Hisselerin performansı Avrupa’daki diğer çip sektörü şirketleriyle paralel seyrederken, Avrupa genelindeki STOXX 600 endeksinin gerisinde kaldı.

Aishengna, Şanghay sermayesi ve teknolojisiyle destekleniyor

Kurumsal kayıtlara göre Aishengna, Ağustos 2023’te 7 milyar yuan, yani yaklaşık 1 milyar dolar kayıtlı sermayeyle kuruldu. Şirketin yalnızca iki devlet kuruluşuna ait hissedarı bulunuyor: Shanghai Electric Holding ve Shanghai International Trust’ın bir iştiraki.

İnternet sitesi bulunmayan ve faaliyetleri hakkında kamuoyuna herhangi bir açıklama yapmayan şirketle ilgili çok az şey biliniyor. Kaynak, Aishengna’nın geçen yıl bir DUV prototipini test etmeye başlayan litografi girişimi Yuliangsheng ile Shanghai Micro Electronics Equipment’ın (SMEE) ekiplerini bünyesine kattığını söyledi.

Huawei destekli ekipman üreticisi SiCarrier’ın iştiraki olan Yuliangsheng ile SMEE, Pekin’in yarı iletkenlerde kendi kendine yeterlilik çalışmalarında önemli roller üstleniyor.

ASML’ye yetişme arayışı

ABD, Çin’in ASML’nin en gelişmiş aşırı ultraviyole (EUV) litografi sistemlerini satın almasını engelliyor. Hollanda’nın uyguladığı ihracat kontrolleri de Çin’in bazı gelişmiş DUV makinelerine erişimini kısıtlıyor.

Pekin kendi kendine yeterlilik politikasını ilerletmeye çalışsa da Çin, ASML açısından önemli bir gelir kaynağı olmayı sürdürüyor. Çin, yılın ilk yarısında Hollandalı şirketin net satışlarının yaklaşık yüzde 16’sını oluşturdu. Çinli çip üreticileri, gelişmiş EUV sistemlerini satın alamamalarına rağmen daha düşük teknolojili DUV makinelerini yoğun biçimde tedarik etmeye devam ediyor.

Reuters, aralık ayında kaynaklara dayandırdığı haberinde Çin’in dünyanın en gelişmiş çiplerinin üretiminde kilit rol oynayan bir EUV sisteminin prototipini geliştirmeyi başardığını bildirmişti. Ancak sistemin seri üretime geçmesine hâlâ yıllar olduğu belirtilmişti.

Okumaya Devam Et

Asya

Tayvan çip kaçakçılığı soruşturmasında Nvidia çalışanını tutukladı

Yayınlanma

Tayvan’da savcılar, ABD’li teknoloji devi Nvidia’nın ürettiği yapay zeka çiplerinin Çin’e kaçırılmasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında bir şirket çalışanını tutukladı. Keelung Bölge Savcılığı, zanlının evine ve iş yerine yapılan baskınların ardından Ceza Kanunu uyarınca ticari belgede sahtecilik suçlamasıyla tutuklandığını bildirdi. Soruşturmada tutuklu sayısı, Super Micro Computer ve Albatron Technology çalışanlarının da aralarında bulunduğu yedi kişiye ulaştı.

Tayvan’daki savcılar, ABD’li teknoloji devi Nvidia’ya ait yapay zeka çiplerinin Çin’e kaçırılmasına yönelik yürütülen soruşturma çerçevesinde bir Nvidia çalışanını tutukladı.

Konuya vakıf bir kaynak salı günü AFP’ye yaptığı açıklamada, söz konusu çalışanın soruşturmanın parçası olarak gözaltına alındığını aktardı.

Keelung Bölge Savcılığı tarafından yapılan açıklamada, ismi belirtilmeyen zanlının, müfettişlerin 24 Temmuz’da evine ve iş yerine gerçekleştirdiği baskınların ardından tutuklandığı bildirildi.

Açıklamada Nvidia şirketinin adına yer verilmezken, şüphelinin “Ceza Kanunu kapsamında ticari belgelerde sahtecilik” suçlamasıyla soruşturulduğu kaydedildi.

ABD, sektör lideri Nvidia tarafından tasarlanan ve yapay zeka sistemlerini çalıştırmak için kullanılan en gelişmiş silikon çiplerin Çin’e ihracatını kısıtlıyor.

Resmi yetkililer mayıs ayında yaptıkları açıklamada, Nasdaq’ta işlem gören Super Micro Computer tarafından üretilen ve gelişmiş Nvidia çipleri içeren “üst düzey” yapay zeka sunucularının ABD ihracat kontrollerini ihlal ederek Çin, Makao ve Hong Kong’a gönderilmesini incelediklerini duyurmuştu.

AFP’ye konuşan kaynak, “Bu Nvidia çalışanı, müfettişlerin Super Micro’yu hedef alan önceki arama dalgasının ardından ilgili kanıtları analiz etmesiyle olaya karışan bir kişi olarak tespit edildi” dedi.

Ajansa bir Nvidia sözcüsü de “kaçakçılığın kabul edilemez bir durum olduğunu” söyledi. Sözcü şöyle konuştu:

“Ürünlerimizi öncelikle, tüm satışların ABD ihracat kontrol kurallarına uygunluğunu sağlamamıza yardımcı olan orijinal ekipman üreticileri (OEM) de dahil olmak üzere tanınmış ortaklara satıyoruz. Nispeten küçük ihracatçılar ve sevkiyatlar bile kürenin her iki tarafında kapsamlı inceleme ve denetime tabidir; yönü değiştirilen hiçbir ürün hizmet, destek veya güncelleme alamaz.”

Çin, teknoloji şirketlerinin Nvidia’nın yapay zeka çiplerini satın almasını yasakladı

Savcılar, tutuklanan kişinin “suçları işlediğine dair güçlü şüphe bulunduğunu, kaçma, delilleri karartma, suç ortakları veya tanıklarla işbirliği yapma riski taşıdığını” belirtti.

Yürütülen geniş kapsamlı soruşturmada, Nvidia çalışanıyla birlikte Super Micro Computer şirketinden iki kişi ve Tayvan borsa listesindeki Albatron Technology şirketinden bir kişi dahil olmak üzere toplam yedi kişi tutuklu bulunuyor.

Zanlılar, Super Micro tarafından üretilen yaklaşık 50 sunucuyu Çin’e sevk etmek amacıyla belgelerde sahtecilik yapmakla suçlanıyor.

Daha önce AFP’ye isminin açıklanmaması kaydıyla konuşan bir yetkili, sunucuların bir kısmının Tayvan gümrüğünden geçtiğini ve Japonya üzerinden Çin’e gönderildiğini bildirdi.

Tayvanlı savcılar, mevcut dosyanın ABD ve Singapur’daki Super Micro Computer çalışanlarını içeren başka bir Nvidia çip kaçakçılığı vakasıyla bağlantılı olup olmadığını söylemek için henüz erken olduğunu ifade etti.

Soruşturmaların uluslararası ayağında Singapur polisi, yapay zeka çiplerinin yasa dışı transferi iddiasıyla bağlantılı dolandırıcılık soruşturmaları kapsamında bu ay 40 milyon dolardan fazla değere sahip lüks bir malikaneye el koydu.

Mart ayında gizliliği kaldırılan bir ABD iddianamesi ise şirket çalışanlarının, ihracat kontrollerini ihlal ederek Nvidia yapay zeka çiplerini Çin’e yönlendirmek suretiyle milyarlarca dolar haksız kazanç elde ettiklerini ortaya koymuştu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English