Diplomasi
Çin, İran savunma bakanının da dahil olduğu ŞİÖ ülkelerinin yetkililerini savaş gemisinde ağırladı

Çin Savunma Bakanı Dong Jun, ABD’nin İran’ın nükleer tesislerini bombalamasından birkaç gün sonra, İranlı mevkidaşını ve diğer ŞİÖ üyesi ülkelerin üst düzey savunma yetkililerini gelişmiş bir Çin savaş gemisinde ağırladı.
İran Savunma Bakanı Aziz Nasirzadeh, perşembe günü sona eren iki günlük Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) savunma bakanları toplantısı kapsamında Dong tarafından Çin’in kıyı kenti Qingdao’da bir askeri gemide ağırlanan savunma yetkilileri arasında yer aldı.
Çin devlet televizyonu CCTV’ye göre, Nasirzadeh ve diğer savunma yetkilileri, Halk Kurtuluş Ordusu (PLA) Donanması’na ait 052D tipi destroyer Kaifeng’i gezdi ve ardından geminin güvertesinde düzenlenen resepsiyona katıldı.

Gemide Nasirzadeh, İsrail ve ABD’nin “son saldırıları sonrasında İran’ın meşru tutumunu desteklediği” için Pekin’e teşekkür etti.
Xinhua’ya göre Nasirzadeh, “Çin’in adaletin yanında olmaya devam etmesini, mevcut ateşkesi korumaya yardımcı olmasını ve bölgesel gerilimleri yatıştırmada daha büyük bir rol oynamasını umuyoruz” dedi.
Dong’un toplanan bakanlara hitaben yaptığı konuşmada “tek taraflılık, korumacılık, hegemonyacı ve zorbalık eylemlerinin artarak uluslararası düzeni ciddi şekilde bozduğunu ve bunların kaos ve çatışmanın en büyük kaynağı haline geldiğini” söylediği belirtildi.
Dong, Birleşmiş Milletler, ŞİÖ ve diğer çok taraflı çerçeveler içinde daha yakın işbirliği ve üyelerin uluslararası adaleti savunmak ve küresel istikrarı korumak için “daha fazla benzer düşünen güçlerle” birleşmeleri çağrısında bulundu.
Dong, “ŞİÖ ülkeleri, kuruluş ideallerine sadık kalmalı, ‘Şanghay Ruhu’nu sürdürmeli ve tüm alanlarda pratik işbirliğini derinleştirmelidir” dedi. “Daha güçlü eylemlerle, birlikte kalkınma için barışçıl bir ortamı koruyabiliriz” diye ekledi.
Etkinlik, Pekin’in şiddetle kınadığı ABD’nin cumartesi günü İran’ın üç önemli nükleer tesisine düzenlediği saldırıların ardından gerçekleşti.
Çin Dışişleri Bakanlığı, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın denetimi altındaki nükleer tesislere düzenlenen saldırıların BM Şartı ve ilkelerini ciddi şekilde ihlal ettiğini söyledi.
Ayrıca, ŞİÖ toplantısı, ŞİÖ toplantısı, Lahey’de düzenlenen NATO liderleri toplantısıyla aynı zamana denk geldi. ABD Başkanı Donald Trump, Lahey’de yaptığı açıklamada, ABD’nin “önümüzdeki hafta” İran’la olası bir nükleer anlaşma hakkında görüşeceğini söyledi.
İkili görüşmeler
Xinhua’ya göre, Çin savunma bakanı daha sonra Belarus, Pakistan, Kırgızistan ve Rusya’nın savunma bakanlarıyla ayrı ayrı ikili görüşmelerde bulundu. Devlet haber ajansı, tüm tarafların Şanghay İşbirliği Örgütü’nün dönüşümlü başkanlığı sırasında ŞİÖ operasyonel mekanizmalarının geliştirilmesi ve sektörler arası işbirliğinin derinleştirilmesinde Pekin’in çabalarını ve önemli katkılarını takdir ettiklerini ve askeri bağları daha da pekiştirme ve genişletme konusunda güçlü iradelerini ifade ettiklerini bildirdi.
Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Asif, Pekin’in gerilimi yatıştırmadaki rolünü övdü. “Pakistan, Çin ile olan sağlam dostluğuna büyük değer veriyor ve üç küresel girişiminin uygulanması, askeri işbirliğinin derinleştirilmesi ve bölgesel barış ve istikrarın korunmasına yardımcı olmak için birlikte çalışmaya hazırdır” dedi.
Rusya Savunma Bakanı Andrei Belousov için, İkinci Dünya Savaşı’nda zaferin 80. yıldönümü, Çin halkının Japon saldırganlığına karşı direniş savaşı ve dünyanın faşizm karşıtı savaşının 80. yıldönümü olan bu yıl, ikili askeri ilişkileri derinleştirmek için bir fırsat. “Liderlerimizin mutabakatı doğrultusunda, stratejik iletişim ve işbirliğini yoğunlaştıracağız ve küresel stratejik istikrara katkıda bulunacağız” dedi.
Bu arada, Hindistan Savunma Bakanı Rajnath Singh de Qingdao toplantısına katıldı. Bu, 2020’de iki ülke arasında meydana gelen ölümcül sınır çatışmasından bu yana Hindistan’ın savunma bakanının Çin’e yaptığı ilk ziyaret oldu.
Askeri güven
Çin Savunma Bakanlığı’na göre, ŞİÖ savunma bakanları toplantısı, Çin’in bu yıl ŞİÖ’nün dönüşümlü başkanlığı sırasında düzenlenen önemli etkinliklerden biri. Bakanlar, ŞİÖ ve bölgesel terörle mücadele temsilcileriyle birlikte, üye ülkeler arasındaki askeri güveni daha da pekiştirmek ve pratik işbirliğini derinleştirmek için bir araya geldi.
Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Özbekistan, Pakistan, Hindistan, İran ve Belarus’tan oluşan 10 ülkeden oluşan ŞİÖ, şu anda Avrasya kıtasının yaklaşık beşte üçünü ve dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 43’ünü kapsamaktadır.
Şanghay Örgütü’nün dönüşümlü başkanlığı kapsamında düzenlenen Pekin toplantısı, Çin’in İsrail-İran çatışmasının büyük ölçüde kenarında durmasına rağmen, önemli bir uluslararası aktör olarak rolünü ve Tahran’ın Pekin ile ilişkilerine verdiği önemi vurguladı.
Perşembe günü Çin Savunma Bakanlığı’nın düzenli basın toplantısında, Pekin’in ŞİÖ üyesi olarak İran’a askeri destek sağlamayı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, bakanlık sözcüsü Zhang Xiaogang CNN‘e “Çin, Orta Doğu’da barış ve istikrarın korunmasında yapıcı bir rol oynamak için tüm taraflarla işbirliği yapmaya hazırdır” dedi.
Kaifeng destroyeri
Toplantı resepsiyonunun yapıldığı Kaifeng destroyer, uzatılmış Tip 052D varyantının altıncı gemisidir ve Kuzey Denizi Filosu’nda hizmet vermektedir. Nisan 2021’de hizmete giren gemi, yaklaşık 159 metre (521 fit) uzunluğunda, 7.500 ton ağırlığında ve 517C anti-gizlilik radarı taşımaktadır. Genişletilmiş güvertesi, PLA Donanması’nın Z-20 helikopterlerinin inişine izin vermektedir.
Savaş gemisi, Pekin’in batı Pasifik’teki artan operasyonel varlığının bir parçası olarak, nisan ayında Tsushima Boğazı’ndan geçişi de dahil olmak üzere çok sayıda uzun menzilli tatbikat gerçekleştirdi.
2023 yılında Qingdao’da düzenlenen Çin donanmasının 74. yıldönümü kutlamaları sırasında halka açık olarak sergilendi.
Diplomasi
Ermenistan ve ABD, Trump koridoru projesi için anlaşma imzaladı

Ermenistan ve ABD, “Uluslararası Barış ve Refah İçin Trump Güzergahı” (TRIPP) projesine ilişkin stratejik işbirliği çerçeve anlaşmasını imzaladı. Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio tarafından da imzalanan belgenin Ermenistan’a ulaştığını ve onay sürecine hazır olduğunu bildirdi.
Ermenistan ve ABD, Ermenistan topraklarında gerçekleştirilmesi planlanan “Uluslararası Barış ve Refah İçin Trump Güzergahı” (Trump Route for International Peace and Prosperity – TRIPP) projesine yönelik stratejik işbirliği çerçeve anlaşmasını imzaladı. Gelişme, Ermenistan Dışişleri Bakanlığının resmi internet sitesi üzerinden duyuruldu.
Ermenistan Dışişleri Bakanlığının internet sitesinde, Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan’ın ilgili belgeyi imzaladığı anlara ait bir video paylaşıldı.
İmza töreninin ardından açıklamalarda bulunan Bakan Mirzoyan, “TRIPP projesine ilişkin çerçeve anlaşmasını az önce imzaladım. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da anlaşmayı imzalayarak belgeyi Ermenistan’a gönderdi. Böylece anlaşma onaylanmaya hazır hale geldi” ifadelerini kullandı.
Mirzoyan ve Rubio, 26 Mayıs’ta Ermenistan’ın başkenti Erivan’da TRIPP projesine yönelik stratejik işbirliği çerçeve anlaşmasını parafe etmişti.
Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, ABD Başkanı Donald Trump ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Ağustos 2025’te ortak bir deklarasyona imza atmıştı. Söz konusu deklarasyonda, Erivan yönetiminin Ermenistan topraklarında TRIPP projesinin çerçevesini oluşturmak üzere Washington ve üçüncü taraflarla birlikte çalışacağı taahhüt edilmişti.
Proje kapsamında Ermenistan topraklarında karayolu, demiryolu ile petrol ve doğalgaz boru hattı altyapısının inşa edilmesi planlanıyor. TRIPP projesi, Azerbaycan’ın ana topraklarını Ermenistan üzerinden geçecek 42 kilometre uzunluğundaki bir hatla Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’ne ve ardından Türkiye’ye bağlamayı hedefliyor.
Mayıs ayında, Amerikan mühendislik ve danışmanlık şirketi AECOM yetkilileri, TRIPP projesinin hayata geçirileceği sahada inceleme çalışmalarına başlamıştı. AECOM ekibinin, ABD Dışişleri Bakanlığı Küresel Altyapı ve Yatırım Ortaklığı Fonu adına Erivan’a geldiği bildirilmişti.
Diplomasi
OECD raporu: Uzun süreli enerji kesintisi küresel ekonomiyi resesyona sürükleyebilir

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından yayımlanan küresel ekonomik görünüm raporu, İran’daki savaşa bağlı olarak enerji arzında yaşanacak uzun süreli kesintilerin dünya ekonomisine ağır bir darbe vurabileceğini ortaya koydu. Raporda, böylesi bir krizin ülkeleri resesyona sürükleme ve işsizliği artırma riski taşıdığı belirtilirken, çatışmanın küresel ekonomik görünümü şekillendiren temel unsur haline geldiği vurgulandı.
Çarşamba günü yayımlanan yeni bir ekonomik görünüm raporu, İran’daki savaştan kaynaklanacak uzun süreli bir enerji arzı kesintisinin küresel ekonomiye ağır bir darbe indireceğine işaret etti.
Araştırma verileri, bu tür kesintilerin ülkeleri resesyona sürükleme olasılığının yüksek olduğunu ve işsizlikte artışa yol açabileceğini gösterdi.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), söz konusu savaşın etkilerini “küresel ekonomik görünümü şekillendiren baskın güç” olarak tanımladı.
Aksaklıkların kalıcı olması halinde, küresel büyümenin 2026 yılındaki yüzde 2,1 seviyesinden 2027 yılında yüzde 1,8’e gerileyerek önemli ölçüde yavaşlayabileceği kaydedildi. Bu yavaşlama, dünya ekonomisini Kovid-19 pandemisi ve Büyük Resesyon döneminden bu yana görülmemiş seviyelere düşürebilir.
OECD Başekonomisti Stefano Scarpetta raporda, “Yüksek emtia fiyatlarından kaynaklanan yukarı yönlü baskıların, zayıflayan nihai talep tarafından kısmen dengelenmesiyle birlikte, küresel enflasyon 2026’da 0,4 yüzde puan, 2027’de ise 1,3 yüzde puan yükselecektir” ifadesine yer verdi.
Gelişmekte olan ve enerji rezervleri sınırlı olan ekonomilerin, ham petrol, akaryakıt ve doğal gaza bağımlı Asya ekonomileriyle birlikte bu durumdan en ağır darbeyi alacak kesimler arasında yer alacağı aktarıldı.
Alternatif bir kısa vadeli senaryo üzerinde duran araştırmacılar, enerji üretiminin ve Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan sevkiyatların çatışma öncesindeki seviyelere yeniden ulaşması durumunda, büyümenin 2027 yılında yüzde 3,1’e geri dönebileceğini bildirdi.
Küresel ekonominin “tek bir tıkanma noktasına” karşı olan hassasiyetinin arz zincirlerini güçlendirme ve daha çeşitli bir enerji arzı yaratma ihtiyacını ortaya koyduğunu belirten araştırmacılar, fosil yakıt ithalatına olan bağımlılıktan kurtulmak amacıyla daha fazla yatırım yapılması gerektiğinin her zamankinden daha acil olduğunu vurguladı.
Raporda ayrıca, bu yıl artan savunma harcamalarının, inovasyon yoluyla savunma dışı sektörlerde yayılma etkileri yaratmadığı sürece üretim kapasitesini muhtemelen genişletmeyeceğine dikkat çekildi.
Scarpetta, politika yapıcıların zor kararlarla karşı karşıya olduğunu belirterek, “Merkez bankaları, enflasyon beklentileri iyi çıpalanmış kaldığı ve ikinci tur etkiler kontrol altında tutulduğu sürece, arz kaynaklı fiyat artışlarını görmezden gelebilir. Ancak fiyat baskılarının genişlemesi veya büyümenin önemli ölçüde zayıflaması halinde bir politika hamlesi gerekli hale gelebilir” değerlendirmesinde bulundu.
İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması, ABD ve İsrail’in şubat ayı sonunda İran’a yönelik ilk saldırıları düzenlemesinden bu yana petrol fiyatlarının yüksek kalmasına neden oldu.
ABD’deki ortalama akaryakıt fiyatları, çatışmayı sona erdirecek bir anlaşmaya yönelik son görüşmelerin etkisiyle düşüş gösterse de AAA’in çarşamba günü açıkladığı verilere göre 4,26 dolar ile yüksek seyrini korudu.
Geçen yıl 3,14 dolar olan ortalamanın ardından, geçen haftaki ortalamanın da 4,50 dolar seviyesinde gerçekleşerek yüksek kalmaya devam ettiği bildirildi.
Çatışmanın başlangıcından bu yana yapılan kamuoyu yoklamaları, yaşam maliyeti üzerindeki etkilerin uzaması nedeniyle Amerikalıların çoğunun savaşı desteklemediğini ortaya koydu.
Politico tarafından cuma günü yayımlanan son anket, katılımcıların yüzde 60’ından fazlasının Başkan Trump’ın Amerikalıları savaşın ekonomik etkilerinden korumak için yeterli çabayı göstermediğine inandığını gösterdi.
Ankete katılanların yüzde 53’ü yaşam maliyetinin hatırlayabildikleri en kötü seviyede olduğunu ifade ederken, çoğunluk Trump’ın göreve dönmesinden bu yana mali durumlarının kötüleştiğini dile getirdi.
Diplomasi
İran, ABD’ye dört aşamalı barış anlaşması planı sundu

İran, ABD ile olası bir barış anlaşması için dört aşamalı bir çerçeve plan sundu. ABD Başkanı Donald Trump Tahran ile bir hafta içinde ateşkes sağlanabileceğini belirtirken, ABD Temsilciler Meclisi İran’a yönelik askeri operasyonlar için kongre onayı şartı getiren bir kararı kabul etti.
İran, ABD’ye olası bir barış anlaşmasına zemin oluşturabilecek dört aşamalı bir çerçeve yapı önerdi.
Fars haber ajansının İran müzakere heyeti üyesi Said Acarlu’ya dayandırdığı habere göre öneri, çatışmaların sonlandırılması ve yaptırımların kaldırılmasına yönelik kademeli bir takvimi içeriyor.
Planın ilk aşaması, İran, ABD ve “direniş cephesi” dahil olmak üzere tüm tarafların katılımıyla savaşın durdurulmasını ve bütün askeri operasyonların tamamen tam zamanlı olarak askıya alınmasını öngörüyor.
Olası anlaşmanın ikinci aşaması ise başta boğazla ilgili meseleler olmak üzere pratik adımlara, ablukaların kaldırılmasına, petrol yaptırımlarının iptal edilmesine ve İran’ın dondurulmuş varlıklarının bir kısmının serbest bırakılmasına odaklanıyor.
Üçüncü aşamada daha geniş kapsamlı yaptırımlar ve nükleer meseleler ele alınırken, son aşama ise anlaşmanın uygulanmasını denetlemek ve tarafların yükümlülüklerine bağlılığını güvence altına almak için bir izleme komitesi kurulmasını içeriyor.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, konuya ilişkin değerlendirmesinde, ABD ile İran arasındaki savaşın ancak “Lübnan’da da sona erdiğinde” biteceğini ifade etti.
ABD Başkanı Donald Trump, 3 Haziran tarihinde New York Post gazetesinin podcast yayınında Ortadoğu’daki savaş ortamını değerlendirdi. Trump, İran’ın nükleer silahtan vazgeçmeyi kabul ettiğini belirtti ancak “fikirlerini değiştirebilecekleri” yönünde bir ihtiyat payı bıraktı.
Bu açıklamadan bir gün önce ABC News televizyonuna konuşan Trump, İran ile bir ateşkes anlaşmasına “önümüzdeki hafta içinde” ulaşılabileceğini kaydetmişti.
Ancak aynı gün Tesnim haber ajansı, İran’ın, İsrail’in Lübnan’daki askeri faaliyetlerini protesto etmek amacıyla aracılar vasıtasıyla yürütülen müzakereleri askıya aldığını bildirdi.
Tüm bu diplomatik hareketlilik sürerken, ABD Temsilciler Meclisi askeri operasyonlara yönelik kısıtlayıcı bir adım attı. Temsilciler Meclisinde yapılan oylamada, Kongre’nin onayı alınmadığı takdirde Trump’ın İran ile savaşı sonlandırmasını zorunlu kılan karar tasarısı kabul edildi.
Söz konusu tasarı, aralarında 4 Cumhuriyetçi temsilcinin de bulunduğu 215 kongre üyesinin kabul oyuna karşılık 208 ret oyuyla yasalaştı.
Dünya Basını2 hafta önceİktisat tarihçisi Chance: Batı, Çin’i kendi sistemine entegre ederek liberal bir demokrasiye dönüştüreceğini sandı
Amerika2 hafta önceBolivyalı işçi ve köylüler başkent La Paz’ı kuşattı
Asya2 hafta önceRusya ve Çin arasındaki ticaret hacmi 240 milyar dolara ulaştı
Asya2 hafta önceİran’daki savaş yuan için küresel ticarette fırsat penceresi açtı
Görüş2 gün önceXi liderliğinde yükselen Çin diplomasisi: Bütün yollar Pekin’e çıkıyor
Dünya Basını2 hafta önceProf. Pape: İran yetenekleri sınırlı olduğu için değil, stratejik sebeplerle kendini dizginliyor
Asya2 hafta önceJaponya hükümeti, enerji fiyat artışlarına karşı bütçe ayırıyor
Ortadoğu1 hafta önceİddia: İran, zenginleştirilmiş uranyumu Çin’e göndermeye razı oldu








