Asya
Çin ordusu Tayvan etrafında ‘abluka’ tatbikatı gerçekleştiriyor, ABD ‘endişeli’

Çin Halk Kurtuluş Ordusu (PLA) pazartesi günü erken saatlerde Tayvan çevresinde abluka tatbikatı başlatırken, gözlemciler adanın doğusunda faaliyet gösteren PLA uçak gemisi Liaoning’in hareketlerini izliyordu.
Pekin’in ada yakınlarındaki askeri hareketleri, adanın lideri William Lai Ching-te’nin meydan okuyan ayrılıkçı konuşmasından günler sonra geldi.
PLA Doğu Cephesi Komutanlığı sözcüsü Kıdemli Deniz Yüzbaşı Li Xi, Ortak Kılıç-2024B tatbikatının Tayvan ve Tayvan Boğazı’nın kuzey, güney ve doğusundaki bölgelerde gerçekleştirildiğini ve PLA’nın müşterek operasyon kabiliyetlerini test etmeyi amaçladığını söyledi.
Sözcü, tatbikatın deniz ve hava savaşına hazırlık devriyeleri ile kilit limanları ve diğer alanları abluka altına alma becerisine odaklandığını söyledi.
“Bu, Tayvan bağımsızlık güçlerinin ayrılıkçı eylemlerine karşı sert bir caydırıcılıktır. Devletin egemenliğini ve bütünlüğünü korumak için meşru ve gerekli bir operasyondur” dedi.
Tatbikat, Lai’nin kışkırtıcı konuşmasından sonra geldi
Tatbikat, Lai’nin perşembe günü yaptığı ve iki tarafın “birbirine tabi olmadığını” ve Pekin’in adayı temsil etme yetkisi olmadığını savunduğu konuşmasından dört gün sonra başladı.
Lai, 1912’de Çin Cumhuriyeti’nin kurulmasına giden süreci başlatan 1911 Devrimi’nin başlangıç yıl dönümü olan ve Ada’da “Ulusal Gün” olarak kutlanan 10 Ekim’de yaptığı konuşmada, Pekin yönetiminin Tayvan’ı temsil etmeye hakkı olmadığını savunmuştu.
Tayvan lideri her yıl bu tarihte bir konuşma yapıyor ve bu etkinlik son yıllarda Taipei’nin Pekin’e ve gözlemcilere boğazlar arası ilişkiler konusunda mesaj gönderdiği bir platform olarak yakından izleniyor.
Bu konuşmada Lai, boğazın iki yakasının eşit statüye sahip olması gerektiğini savundu.
Tatbikatla ilgili açıklama yapan Amerika Birleşik Devletleri bu gelişmeden “ciddi endişe” duyduğunu söyledi. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Matthew Miller pazar günü (ABD saatiyle) yaptığı basın açıklamasında PLA’nın eylemlerini “yersiz” olarak nitelendirdi ve “tırmanma riski taşıdığı” uyarısında bulundu.
Miller Pekin’i itidalli davranmaya ve Tayvan Boğazı ile daha geniş bölgede barış ve istikrarı zedeleyebilecek eylemlerden kaçınmaya çağırdı. ABD’nin Tayvan İlişkileri Yasası, üç ortak bildiri ve altı güvence tarafından yönlendirilen uzun süredir devam eden tek Çin politikasına olan bağlılığını yineledi.
Anakara Çin’in sahil güvenliği de internet sitesinde pazartesi günü ada çevresinde devriye gezmek üzere dört filo görevlendirdiğini duyurdu.
Aynı anda yayınlanan bir harita dört filonun Tayvan ana adası etrafında döndüğünü gösterdi.
Ayrı bir açıklamada Fujian eyaleti sahil güvenliğinin Dongyin ve Matsu adaları yakınlarında “doğrulama, gemiye binme denetimleri ve kontrol ve sınır dışı etme tatbikatlarına” odaklanarak faaliyet göstereceği belirtildi.
Açıklamada “tatbikatın hızlı müdahale ve acil durum idare yeteneklerini test etmeyi amaçladığı” belirtildi.
Tayvan yönetimi pazar günü yaptığı açıklamada Liaoning uçak gemisinin Bashi Kanalı yakınlarındaki sulardan geçerek Batı Pasifik’e doğru ilerlediğini söyledi.

Liaoning test edildi
New Taipei’deki Tamkang Üniversitesi’nde uluslararası ilişkiler ve stratejik çalışmalar profesörü olan Lin Ying-yu, tatbikatların bir amacının da Liaoning’i büyük revizyondan sonra test etmek olduğunu söyledi.
“2023 Ortak Kılıç tatbikatı sırasında Batı Pasifik’te eğitim yapan Shandong uçak gemisi gibi, Liaoning de bu kez aynı şeyi yapıyor” dedi.
South China Morning Post’a konuşan Lin, “Geçmişte Liaoning, sürekli savaş uçağı kalkış ve inişlerini idare etmekte yetersiz kaldığı için eleştirilmişti. PLA, büyük revizyondan sonra Liaoning’in en azından Shandong’un çift taşıyıcı operasyonları yürütmek için sahip olduğu savaş kabiliyetlerine ulaşacağını umuyor” dedi.
Lin, Tayvan’ın yeniden modellenen Liaoning’in PLA’nın taktik sistemleriyle ortak operasyonlar gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğini ve 2023’te Batı Pasifik’teki tatbikatlar sırasında görüldüğü gibi çift taşıyıcılı “anti-taşıyıcı, vurucu taşıyıcı” çatışma tatbikatlarına katılıp katılmayacağını gözlemleyebileceğini de sözlerine ekledi.
İlk kuşatma tatbikatı da Lai’nin konuşmasından sonra gelmişti
Mayıs ayında PLA’nın Doğu Cephesi Komutanlığı, Lai’nin Pekin’in “bağımsızlık itirafı” olarak kınadığı açılış konuşmasından üç gün sonra Ortak Kılıç-2024A askeri tatbikatını gerçekleştirdi.
Komutanlığa göre iki gün süren tatbikat “Tayvan ayrılıkçılarını” cezalandırmak ve “dış güçlere” bir uyarı niteliğindeydi. Anakara Çin’in sahil güvenliği de bu tatbikat sırasında kolluk kuvvetleri tatbikatı yapmak üzere Tayvan’ın doğusundaki sulara bir filo göndermişti.
CCTV tarafından yayınlanan bir diyagrama göre komutanlık bu kez tatbikatı adayı çevreleyen toplam altı bölgede gerçekleştirdi.
En son tatbikattaki bölgelerin bazı kısımları mayıs ayındaki beş bölgeli tatbikatla biraz örtüşüyor. Bununla birlikte, Tayvan Boğazı’nda, Keelung Şehri’nin kuzeydoğusunda ve adanın güneydoğu bölgesindeki Taitung yakınlarında yeni alanlar da içeriyor.
Tayvan Savunma Bakanlığı bir açıklama yayınlayarak PLA’nın “mantıksız ve provokatif eylemlerini şiddetle kınadığını ve karşılık vermek ve adayı savunmak için uygun kuvvetleri konuşlandıracağını” duyurdu.
Pazartesi sabahı bir X gönderisinde bakanlık, 25 PLA uçağı, yedi PLAN gemisi ve dört resmi geminin pazartesi günü sabah 8’e kadar Tayvan çevresinde faaliyet gösterdiğinin tespit edildiğini ve uçaklardan 16’sının orta çizgiyi geçerek Tayvan’ın güneybatı ve doğu hava savunma tanımlama bölgesine (ADIZ) girdiğini söyledi.
Caydırıcılığı artırma hedefi
Pazar günü Pekin Savunma Bakanlığı’na bağlı bir sosyal medya hesabı, Pekin ve Taipei arasındaki bölünmeden Lai’yi sorumlu tutan bir köşe yazısı yayınladı.
“Lai’nin sözde Çifte Onuncu konuşmasına bakıldığında – ister boğazın ötesinden haykırdığı içi boş ‘iyi niyet’ olsun, ister göstermeye çalıştığı aldatıcı ‘yumuşak duruş’ olsun – bunların hiçbiri onun bölünmeyi savunmasının ve boğazın iki yakası arasında düşmanlık ve çatışmayı kışkırtmasının özünü değiştiremez” denildi.
PLA’nın Askeri Bilimler Akademisi’nden bir yorumcu olan Fu Zhengnan’ın, CCTV’ye yorumladığına göre, pazartesi günü yapılan tatbikat, PLA’nın Tayvan’ın bağımsızlığının “aldatıcı” ve “kademeli” bir biçimine izin vermeyeceği ve Lai’nin perşembe günü yaptığı konuşmanın “son derece aldatıcı” olduğu mesajını göndermeyi amaçladı.
PLA Ulusal Savunma Üniversitesi profesörlerinden Zhang Chi Global Times’a verdiği demeçte, pazartesi günkü tatbikatın caydırıcılık kapsamının genişlediğini ve tatbikatın öncekilere kıyasla Tayvan adasına yaklaştığını, özellikle de Çin Sahil Güvenlik gemilerinin ada çevresinde devriye ve kontrol operasyonları yürüttüğünü ve art arda yeni atılımlar gerçekleştirdiğini söyledi.
Zhang, ezici bir güç ve stratejik derinliğe sahip olan tatbikatın Tayvan ordusunun “savunma ve operasyon alanını” önemli ölçüde daralttığını da sözlerine ekledi.
Zhang, ayrıca Tayvan adası çevresindeki çoklu operasyonel alanlarda PLA’nın ortak operasyonel yeteneklerini tam olarak sergilediğini belirtti.
Asya
Pentagon, Çin’e karşı ekonomik savaş için casus şebekesi kuruyor

The Washington Post’un altı kaynağa dayandırdığı habere göre Pentagon, Çin’e karşı ekonomik savaş için girişimci ve özel sektör çalışanı kimliğiyle çalışacak gizli bir ajan ağı kurmayı planlıyor. Programı CIA’de 39 yıl çalışmış Tom Rakusa yönetiyor, girişim ise henüz planlama aşamasında.
ABD Savaş Bakanlığı’nın (Pentagon), Çin ve ABD’nin diğer rakiplerine karşı yürütülecek ekonomik savaş için derin örtü altında çalışacak geniş bir ajan ağı kurmayı planladığı ortaya atıldı.
The Washington Post, girişimden haberdar olan altı kaynağa dayandırdığı haberine göre plan henüz hayata geçmiş değil. Gazeteye göre girişim planlama aşamasında. Pentagon ise böyle bir girişimin varlığını reddediyor.
Habere göre ajanlar girişimci ya da özel sektör çalışanı kimliğiyle hareket edecek ve ABD hükümetiyle bağlarını gizleyecek. Ağın görevi ekonomik istihbarat toplamak ve Çin’e karşı mücadele etmek olacak.
Programı, CIA’de 39 yıl çalışmış Tom Rakusa yönetiyor. Rakusa, Savunma Bakan Yardımcısı Steve Feinberg’in kıdemli danışmanı olarak görev yapıyor.
Ajan ağı fikri, Donald Trump yönetiminin diğer ülkelerle ekonomik rekabeti sertleştirme yönündeki daha geniş politikasının parçası olarak değerlendiriliyor.
ABD bugün de gümrük vergilerine, ihracat denetimine ve stratejik sektörlere yatırıma başvuruyor, ekonomik istihbarat toplama faaliyetlerini de artırıyor.
The Washington Post‘a göre yeni girişim, Pentagon’un Trump yönetimindeki ağırlığının arttığını gösteriyor. Bakanlık şu sıralar 1,5 trilyon dolarlık rekor bir bütçe almak için çabalıyor.
Ticaret savaşı Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşüyle yeniden kızıştı
Donald Trump’ın Beyaz Saray’a dönmesiyle ABD ile Çin arasındaki ticari çekişme yeniden alevlendi. Washington Nisan 2025’te Çin mallarına uyguladığı gümrük vergilerini yüzde 145’e kadar çıkardı, Pekin de yüzde 125’e varan tarifelerle karşılık verdi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio mayısta Çin’i Washington’ın karşısındaki başlıca jeopolitik sınama olarak tanımladı. Rubio, savaştan kaçınmak için iki tarafın çıkar çatışmasını yönetmesi gerektiğini söyledi.
Çinli uzman Zheng Yongnian ise temmuzda ABD’yi küçümsemenin “ölümcül bir hata” olabileceği uyarısında bulunmadı, bunu açıkça dile getirdi.
Zheng’in değerlendirmesine göre ABD, doların rolü, askeri üstünlüğü ve teknolojik avantajları sayesinde liderliğini koruyor.
Taraflar yine de haziranda ateşkes ilan edip gümrük vergilerini düşürme konusunda anlaştı. 2026 sonbaharında ABD ve Çin ticari ateşkesi 10 Ocak 2027’ye kadar uzattı.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, uzatmanın taraflara ekonomik meseleleri görüşmek için daha fazla zaman tanıyacağını söyledi.
Ticaret anlaşmaları iki ülke arasındaki stratejik çelişkileri ortadan kaldırmıyor. Financial Times yazarı Rana Foroohar, iki ülkenin ticari, teknolojik ve jeopolitik nüfuz yarışını 19. yüzyılda Rus ve İngiliz imparatorlukları arasındaki “Büyük Oyun”a benzetti.
Foroohar, Çin’in avantajları arasında gemi inşası ve ticari denizcilikteki konumunu, ayrıca yurtdışındaki limanlarda giderek genişleyen varlığını saydı.
Asya
Çin yapay zekada yetenek sunumundan üretim altyapısını açmaya geçiyor

Çinli yapay zeka girişimi DeepSeek, büyük dil modellerinde bilgi işlem maliyetlerini ve güç tüketimini düşürmek amacıyla geliştirdiği DeepInfer çıkarım altyapısını açık kaynak olarak kullanıma sundu. Sistem çatısı altındaki tek bir küme günde 155 trilyon belirteç işlerken, hem NVIDIA hem de Huawei donanımlarında çalışabiliyor.
Çinli yapay zeka girişimi DeepSeek, geniş ölçekli çıkarım süreçlerinde işlem gücü maliyetlerini ve enerji tüketimini azaltmak amacıyla geliştirdiği kurum içi çıkarım altyapısı DeepInfer’ı açık kaynak olarak paylaştı.
Salı günü WeChat hesabı üzerinden yapılan açıklamaya göre bu adım, yazılım geliştiricilerin ve işletmelerin yüksek hacimli yapay zeka operasyonlarında veri işleme hızını artırmalarını ve gecikme sürelerini düşürmelerini hedefliyor.
İsmi belirtilmeyen Çinli bir uzman, Global Times gazetesine verdiği demeçte, açık kaynaklı modellerden açık kaynaklı çıkarım altyapılarına geçişin önemli bir dönüşüme işaret ettiğini söyledi.
Uzmana göre Çinli teknoloji şirketleri “yetenekleri erişime açma” aşamasından “üretkenliği erişime açma” evresine geçiyor; bu da kurulum maliyetlerini düşürerek öncü modellerin sağlık, eğitim ve üretim gibi alanlarda pratik uygulamalara dönüşmesini kolaylaştırıyor.
DeepSeek, model eğitiminin yapay zekanın öğrenme süreci, çıkarımın ise bu bilginin insanlar için somut bir faydaya dönüştüğü aşama olduğunu belirtti.
Günümüzde geleneksel sınırları aşan devasa kullanıcı talepleri karşısında çıkarım altyapıları geniş bilgi işlem kümelerini koordine edip yönetirken, bu sistemlerin verimliliği doğrudan yapay zeka hizmetlerinin elektrik tüketimini ve işlem maliyetini belirliyor.
DeepInfer, yüksek performanslı çekirdekleri derinlemesine optimize edilmiş çıkarım motoruyla bir araya getiriyor.
Dağıtık çıkarım, tahmine dayalı kod çözme ve yapılandırılmış çıktı gibi özellikleri destekleyen sistem, hem NVIDIA hem de Huawei Ascend donanımları üzerinde çalışıyor.
Girişim, DeepInfer üzerinde inşa ettiği mimariyle DeepSeek V4.1 Flash modeli için yüksek işlem hacmine sahip ve düşük gecikmeli çıkarım hizmetlerini devreye aldı. Sistemdeki tek bir küme şu anda günde 155 trilyon belirteç (token) işliyor.
Şirket ayrıca ana akım büyük dil modeli arayüz protokolleri ile model belirteç dizileri arasında hızlı ve hatasız dönüşüm sağlayan üretim sınıfı deepseek-recipe bileşenini de açık kaynak haline getirdi.
Bu bileşenin işlem mantığı doğrudan resmi DeepSeek API mimarisiyle bütünüyle uyumlu çalışıyor ve üçüncü taraf kurulumların resmi sistemle tamamen aynı biçimde işlemesini sağlıyor.
DeepSeek mühendisi: “Gelecek ya komünizm olacak ya Cyberpunk”
Teknoloji ve Strateji Araştırma Enstitüsü Başkan Yardımcısı Chen Jing, Global Times gazetesine yaptığı açıklamada, DeepSeek’in modelleri geniş ölçekte sunma konusundaki mühendislik deneyimini paylaştığını ifade etti. Chen, bu adımın diğer geliştiricilerin yetenekleri daha düşük maliyet, daha yüksek hız ve istikrarlı bir deneyimle sunmalarına katkı verdiğini belirtti.
Daha önce büyük dil modellerini de açık kaynak olarak paylaşan şirketin attığı adımı değerlendiren Chen, “Daha önce paylaşılan ‘beyin’di; bu kez paylaşılan ise ‘montaj hattı, güç kaynağı ve kullanım kılavuzu’ oldu” dedi.
Uzman, açık kaynaklı modellerin küresel çapta yeniden üretim ve araştırma yapma eşiğini düşürdüğünü, açık kaynaklı çıkarım altyapısının ise kurulum maliyetlerini, enerji kullanımını ve gecikmeyi azaltarak süreci bir adım ileri taşıdığını kaydetti.
Çin’in geliştirdiği açık kaynaklı modeller, küresel yapay zeka inovasyon ekosisteminde belirleyici bir yer ediniyor.
Hugging Face raporuna göre Çin merkezli Moonshot AI’ın Kimi, Zhipu’nun GLM ve Alibaba’nın Qwen serisi modelleri, zeka endeksinde dünya genelinde ilk yedi arasına girerken ABD’deki kapalı kaynaklı öncü sistemlerle aradaki farkı istikrarlı biçimde kapatıyor.
Raporda, Çin’de aylık olarak yayımlanan modellerin parametre tavanının 754 milyar ile 2,78 trilyon arasında değiştiği belirtiliyor.
Kimi K3, sahip olduğu 2,78 trilyon parametreyle dünyanın en büyük açık kaynaklı modeli haline gelirken hem zeka hem de kodlama endeksinde küresel düzeyde ilk sırada yer alıyor.
Çin yönetimi, teknolojik liderlik yarışının ötesinde, yapay zekanın sunduğu kalkınma kazanımlarını paylaşmayı ve teknolojinin daha geniş kitleler ile işletmeler tarafından yaşam standartlarını yükseltmek amacıyla kullanılmasını hedeflediğini vurguluyor.
DeepSeek de yayımladığı metnin sonunda hedeflerini özetlerken, “Tamamen açık kaynaklı modeller, operatör kütüphaneleri ve çıkarım altyapılarıyla, yakın gelecekte dünya çapındaki yapay zeka hizmetlerinin kapsam ve kalitesinde eşi görülmemiş bir genişleme görmeyi; bu hizmetlerin daha adil, şeffaf ve güvenilir hale gelmesini bekliyoruz” değerlendirmesini yaptı.
Yatırımcılar DeepSeek payı için yüksek komisyonları göze alıyor
Asya
Japonya konut spekülasyonunu önlemek için kısa vadeli satışları kısıtlayacak

Japonya’da iktidardaki Liberal Demokrat Parti, büyük kentlerde artan konut fiyatlarını dizginlemek amacıyla mülklerin kısa vadeli alım satımına yönelik sınırlamaları gündemine aldı. Tokyo’da ortalama daire fiyatı yıllık yüzde 18,5 artışla 137,84 milyon yene çıkarken yıllık ortalama geliri 6,78 milyon yende kalan kent sakinleri için mülk edinmek zorlaştı.
Japonya’da iktidardaki Liberal Demokrat Parti (LDP), Tokyo başta olmak üzere büyük kentlerde hızla yükselen konut fiyatlarını dizginlemek için mülklerin kısa vadeli alım satımına sınırlama getirmeyi planlıyor.
Başbakan Sanae Takaichi liderliğindeki parti, önümüzdeki yılın nisan ayında yapılacak yerel seçimler öncesinde çalışan kesime yönelik desteği temel gündem maddesi yapmayı hedefliyor.
LDP’nin konut ve arsa politikaları araştırma komisyonu, konuyu ele almak üzere çarşamba günü toplandı.
Nikkei Asia gazetesinin haberine göre Komisyon Başkanı ve LDP Milletvekili Midori Matsushima, toplantının açılışında “Tokyo’nun 23 bölgesinde yeni inşa edilen dairelerin fiyatları son on yılda ikiye katlandı. Bu konutlarda oturmak isteyen insanların ev alabilmesini sağlayacak önlemler üzerinde çalışmalıyız” dedi.
Başkentte ev sahibi olmak geniş kesimler için neredeyse imkansız hale geldi. Gayrimenkul İktisat Enstitüsü verilerine göre, Tokyo’nun 23 bölgesinde yeni bir dairenin ortalama satış fiyatı 2025 mali yılında bir önceki yıla kıyasla yüzde 18,5 artarak 137,84 milyon yene (yaklaşık 872 bin dolar) ulaştı.
Çalışma Bakanlığı istatistikleri ise başkentte tam zamanlı çalışan bir kişinin ortalama yıllık gelirinin 2025 mali yılında 6,78 milyon yen seviyesinde kaldığını gösteriyor. Gelir ile konut fiyatları arasındaki bu uçurum, siyasetin önceliklerini de doğrudan etkiliyor.
LDP, şubat ayındaki Temsilciler Meclisi seçim kampanyasında Tokyo metropolü ve diğer bölgelerdeki spekülatif işlemleri dizginleme taahhüdü vermişti. Parti bünyesinde yabancılara yönelik politikalar üzerine çalışan bir proje ekibi de bu ayın başlarında hükümete konut fiyatlarındaki artışa karşı acil vergi düzenlemeleri getirilmesi çağrısı yapan bir tavsiye metni sundu.
Mevcut mevzuatta, satın alındıktan sonra beş yıl içinde elden çıkarılan konutlardan elde edilen kazançlar “kısa vadeli sermaye kazancı” sayılıyor. Bu gelirler, gelir vergisi ve yerel ikamet vergisi dahil olmak üzere yüzde 40’a yakın oranda vergilendiriliyor.
Beş yıldan uzun süre elde tutulan gayrimenkullere uygulanan yaklaşık yüzde 20’lik “uzun vadeli sermaye kazancı” vergisinin iki katı olan bu oran, bazı parti üyelerine göre spekülasyonu engellemeye yetmiyor. Düzenlemenin sertleştirilmesi talepleri, LDP’nin koalisyon ortağı Japonya İnovasyon Partisi ile aralık ayında hazırlayacağı yıllık vergi reformu çerçevesinde ele alınabilir.
İktidar kanadı, yerel meclis üyelerinin görev süresinin dolacağı Tokyo’nun 22 bölgesi dahil birçok kent merkezinde nisan ayında sandık başına gidecek seçmenlerin karşısına somut bir konut vaadiyle çıkmak istiyor.
Üst düzey bir LDP yetkilisi, “Genellikle ev alma aşamasına gelmiş çocuklu aileleri desteklememiz gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.
Muhalefet partileri de yalnızca ev almayı planlayanları değil, artan konut fiyatları nedeniyle kiralık evlere yönelen ve kiraların tırmanmasından etkilenen kesimleri hedefleyen alternatif öneriler hazırlıyor.
Yabancı alıcı sınırlamaları yerine vergi adımları öne çıkıyor
Konut krizine çözüm arayan birçok ülke yabancı alıcılara doğrudan kısıtlamalar getirdi. Güney Kore’de Devlet Başkanı Lee Jae Myung’un gerileyen kamuoyu desteğinde gayrimenkul politikaları önemli rol oynadı.
Seul yönetimi, Ağustos 2025’te yabancıların başkent ve çevresinden konut almasını izne bağladı; ayrıca alıcılara bu evlerde en az iki yıl ikamet etme zorunluluğu getirdi.
Kanada ve Avustralya yabancıların konut alımına geçici yasaklar koyarken, Singapur yabancı alıcılardan yüzde 60 oranında ek damga vergisi tahsil ediyor.
Japonya’da da yabancı yatırımcıların gayrimenkul piyasasındaki rolü şubat seçimlerinde tartışma konusu oldu. Doğrudan yabancıları hedef alan kısıtlamaların uluslararası ticaret ve hizmet anlaşmalarıyla çelişebileceği değerlendiriliyor.
Hükümet bu nedenle alıcıların uyruğuna göre kısıtlama getirmek yerine, kısa vadeli el değiştirmeler gibi spekülatif gayrimenkul işlemlerine yönelik vergi tedbirlerini tartışıyor.
Sert piyasa tedbirlerinin bölgesel bankaları sarsmasından endişe ediliyor
Fiyatları aşağı çekmeye yönelik sert adımların ülke ekonomisine zarar verebileceğine dair kaygılar da dile getiriliyor.
LDP’nin kıdemli bir vergi yetkilisi, arsa fiyatlarındaki sert bir düşüşün yerel finans kuruluşlarını zayıflatabileceğini belirterek “Bölgesel bankalar üzerindeki etkileri değerlendirmeliyiz” uyarısı yaptı.
Gayrimenkul sektörü, Japon bankalarının toplam kredi hacminin yaklaşık yüzde 18’ini oluşturuyor. Bu oran, Japonya’nın 1980’lerin ortasından sonuna kadar yaşadığı balon ekonomisi dönemindeki yüzde 10’luk seviyenin oldukça üzerinde seyrediyor.
Bazı bölgesel bankaların toplam kredi dağıtımında gayrimenkulün payı neredeyse yarıya yaklaşıyor.
Finansal Hizmetler Kurumunun Mart 2025 verilerine göre, bölgesel bankaların gayrimenkul sektörüne verdiği kredilerin yaklaşık dörtte biri doğrudan Tokyo’nun beş merkez bölgesinde toplanmış durumda.
Takaichi hükümetinin yüksek kamuoyu desteğinde, borsa endekslerindeki artışın da katkısıyla yükselen varlık değerleri etkili oldu. Piyasayı soğutacak gayrimenkul adımlarının hisse senedi fiyatlarını gerileterek hükümetin desteğini zedeleyebileceği öne sürülüyor.
LDP araştırma komisyonunun kıdemli bir yetkilisi, fiyat artışlarını kontrol altına almaya dönük adımların kapsamı ve zamanlaması konusunda karar vericilerin dikkatli davranması gerektiğini vurguladı.
Dünya Basını2 hafta önceEski CIA analisti Johnson: Trump İran’a girerse Çanakkale’deki Churchill gibi yenilir
Asya2 hafta önceGüney Kore, Kiev Büyükelçisini geri çağırdı
Amerika2 hafta önceBrezilya’da ikinci tur süreci nasıl işleyecek?
Asya2 hafta önceEndonezya’nın yeni iş yasası işçileri memnun etti, iş dünyasını endişelendirdi
Diplomasi2 hafta önceİtalyan gazeteci ve yazar Thomas Fazi: Avrupa, II. Dünya Savaşı’ndan beri ABD işgali altında
Dünya Basını2 hafta önceNükleer bilimci Hughes: Bölgesel nükleer savaş bile dünya genelinde üç milyar insanı aç bırakır
Amerika3 gün önceSenatör Sanders: Silikon Vadisi zenginleri “korkunç bir plan” üzerinde çalışıyor
Dünya Basını1 hafta önceİngiliz diplomat Crooke: Suudi Arabistan’da asıl çöküş içeriden gelecek








