Bizi Takip Edin

Asya

Çin ordusu Tayvan etrafında ‘abluka’ tatbikatı gerçekleştiriyor, ABD ‘endişeli’

Yayınlanma

Çin Halk Kurtuluş Ordusu (PLA) pazartesi günü erken saatlerde Tayvan çevresinde abluka tatbikatı başlatırken, gözlemciler adanın doğusunda faaliyet gösteren PLA uçak gemisi Liaoning’in hareketlerini izliyordu.

Pekin’in ada yakınlarındaki askeri hareketleri, adanın lideri William Lai Ching-te’nin meydan okuyan ayrılıkçı konuşmasından günler sonra geldi.

PLA Doğu Cephesi Komutanlığı sözcüsü Kıdemli Deniz Yüzbaşı Li Xi, Ortak Kılıç-2024B tatbikatının Tayvan ve Tayvan Boğazı’nın kuzey, güney ve doğusundaki bölgelerde gerçekleştirildiğini ve PLA’nın müşterek operasyon kabiliyetlerini test etmeyi amaçladığını söyledi.

Sözcü, tatbikatın deniz ve hava savaşına hazırlık devriyeleri ile kilit limanları ve diğer alanları abluka altına alma becerisine odaklandığını söyledi.

“Bu, Tayvan bağımsızlık güçlerinin ayrılıkçı eylemlerine karşı sert bir caydırıcılıktır. Devletin egemenliğini ve bütünlüğünü korumak için meşru ve gerekli bir operasyondur” dedi.

Tatbikat, Lai’nin kışkırtıcı konuşmasından sonra geldi

Tatbikat, Lai’nin perşembe günü yaptığı ve iki tarafın “birbirine tabi olmadığını” ve Pekin’in adayı temsil etme yetkisi olmadığını savunduğu konuşmasından dört gün sonra başladı.

Lai, 1912’de Çin Cumhuriyeti’nin kurulmasına giden süreci başlatan 1911 Devrimi’nin başlangıç yıl dönümü olan ve Ada’da “Ulusal Gün” olarak kutlanan 10 Ekim’de yaptığı konuşmada, Pekin yönetiminin Tayvan’ı temsil etmeye hakkı olmadığını savunmuştu.

Tayvan lideri her yıl bu tarihte bir konuşma yapıyor ve bu etkinlik son yıllarda Taipei’nin Pekin’e ve gözlemcilere boğazlar arası ilişkiler konusunda mesaj gönderdiği bir platform olarak yakından izleniyor.

Bu konuşmada Lai, boğazın iki yakasının eşit statüye sahip olması gerektiğini savundu.

Tatbikatla ilgili açıklama yapan Amerika Birleşik Devletleri bu gelişmeden “ciddi endişe” duyduğunu söyledi. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Matthew Miller pazar günü (ABD saatiyle) yaptığı basın açıklamasında PLA’nın eylemlerini “yersiz” olarak nitelendirdi ve “tırmanma riski taşıdığı” uyarısında bulundu.

Miller Pekin’i itidalli davranmaya ve Tayvan Boğazı ile daha geniş bölgede barış ve istikrarı zedeleyebilecek eylemlerden kaçınmaya çağırdı. ABD’nin Tayvan İlişkileri Yasası, üç ortak bildiri ve altı güvence tarafından yönlendirilen uzun süredir devam eden tek Çin politikasına olan bağlılığını yineledi.

Anakara Çin’in sahil güvenliği de internet sitesinde pazartesi günü ada çevresinde devriye gezmek üzere dört filo görevlendirdiğini duyurdu.

Aynı anda yayınlanan bir harita dört filonun Tayvan ana adası etrafında döndüğünü gösterdi.

Ayrı bir açıklamada Fujian eyaleti sahil güvenliğinin Dongyin ve Matsu adaları yakınlarında “doğrulama, gemiye binme denetimleri ve kontrol ve sınır dışı etme tatbikatlarına” odaklanarak faaliyet göstereceği belirtildi.

Açıklamada “tatbikatın hızlı müdahale ve acil durum idare yeteneklerini test etmeyi amaçladığı” belirtildi.

Tayvan yönetimi pazar günü yaptığı açıklamada Liaoning uçak gemisinin Bashi Kanalı yakınlarındaki sulardan geçerek Batı Pasifik’e doğru ilerlediğini söyledi.

Liaoning test edildi

New Taipei’deki Tamkang Üniversitesi’nde uluslararası ilişkiler ve stratejik çalışmalar profesörü olan Lin Ying-yu, tatbikatların bir amacının da Liaoning’i büyük revizyondan sonra test etmek olduğunu söyledi.

“2023 Ortak Kılıç tatbikatı sırasında Batı Pasifik’te eğitim yapan Shandong uçak gemisi gibi, Liaoning de bu kez aynı şeyi yapıyor” dedi.

South China Morning Post’a konuşan Lin, “Geçmişte Liaoning, sürekli savaş uçağı kalkış ve inişlerini idare etmekte yetersiz kaldığı için eleştirilmişti. PLA, büyük revizyondan sonra Liaoning’in en azından Shandong’un çift taşıyıcı operasyonları yürütmek için sahip olduğu savaş kabiliyetlerine ulaşacağını umuyor” dedi.

Lin, Tayvan’ın yeniden modellenen Liaoning’in PLA’nın taktik sistemleriyle ortak operasyonlar gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğini ve 2023’te Batı Pasifik’teki tatbikatlar sırasında görüldüğü gibi çift taşıyıcılı “anti-taşıyıcı, vurucu taşıyıcı” çatışma tatbikatlarına katılıp katılmayacağını gözlemleyebileceğini de sözlerine ekledi.

İlk kuşatma tatbikatı da Lai’nin konuşmasından sonra gelmişti

Mayıs ayında PLA’nın Doğu Cephesi Komutanlığı, Lai’nin Pekin’in “bağımsızlık itirafı” olarak kınadığı açılış konuşmasından üç gün sonra Ortak Kılıç-2024A askeri tatbikatını gerçekleştirdi.

Komutanlığa göre iki gün süren tatbikat “Tayvan ayrılıkçılarını” cezalandırmak ve “dış güçlere” bir uyarı niteliğindeydi. Anakara Çin’in sahil güvenliği de bu tatbikat sırasında kolluk kuvvetleri tatbikatı yapmak üzere Tayvan’ın doğusundaki sulara bir filo göndermişti.

CCTV tarafından yayınlanan bir diyagrama göre komutanlık bu kez tatbikatı adayı çevreleyen toplam altı bölgede gerçekleştirdi.

En son tatbikattaki bölgelerin bazı kısımları mayıs ayındaki beş bölgeli tatbikatla biraz örtüşüyor. Bununla birlikte, Tayvan Boğazı’nda, Keelung Şehri’nin kuzeydoğusunda ve adanın güneydoğu bölgesindeki Taitung yakınlarında yeni alanlar da içeriyor.

Tayvan Savunma Bakanlığı bir açıklama yayınlayarak PLA’nın “mantıksız ve provokatif eylemlerini şiddetle kınadığını ve karşılık vermek ve adayı savunmak için uygun kuvvetleri konuşlandıracağını” duyurdu.

Pazartesi sabahı bir X gönderisinde bakanlık, 25 PLA uçağı, yedi PLAN gemisi ve dört resmi geminin pazartesi günü sabah 8’e kadar Tayvan çevresinde faaliyet gösterdiğinin tespit edildiğini ve uçaklardan 16’sının orta çizgiyi geçerek Tayvan’ın güneybatı ve doğu hava savunma tanımlama bölgesine (ADIZ) girdiğini söyledi.

Caydırıcılığı artırma hedefi

Pazar günü Pekin Savunma Bakanlığı’na bağlı bir sosyal medya hesabı, Pekin ve Taipei arasındaki bölünmeden Lai’yi sorumlu tutan bir köşe yazısı yayınladı.

“Lai’nin sözde Çifte Onuncu konuşmasına bakıldığında – ister boğazın ötesinden haykırdığı içi boş ‘iyi niyet’ olsun, ister göstermeye çalıştığı aldatıcı ‘yumuşak duruş’ olsun – bunların hiçbiri onun bölünmeyi savunmasının ve boğazın iki yakası arasında düşmanlık ve çatışmayı kışkırtmasının özünü değiştiremez” denildi.

PLA’nın Askeri Bilimler Akademisi’nden bir yorumcu olan Fu Zhengnan’ın, CCTV’ye yorumladığına göre, pazartesi günü yapılan tatbikat, PLA’nın Tayvan’ın bağımsızlığının “aldatıcı” ve “kademeli” bir biçimine izin vermeyeceği ve Lai’nin perşembe günü yaptığı konuşmanın “son derece aldatıcı” olduğu mesajını göndermeyi amaçladı.

PLA Ulusal Savunma Üniversitesi profesörlerinden Zhang Chi Global Times’a verdiği demeçte, pazartesi günkü tatbikatın caydırıcılık kapsamının genişlediğini ve tatbikatın öncekilere kıyasla Tayvan adasına yaklaştığını, özellikle de Çin Sahil Güvenlik gemilerinin ada çevresinde devriye ve kontrol operasyonları yürüttüğünü ve art arda yeni atılımlar gerçekleştirdiğini söyledi.

Zhang, ezici bir güç ve stratejik derinliğe sahip olan tatbikatın Tayvan ordusunun “savunma ve operasyon alanını” önemli ölçüde daralttığını da sözlerine ekledi.

Zhang, ayrıca Tayvan adası çevresindeki çoklu operasyonel alanlarda PLA’nın ortak operasyonel yeteneklerini tam olarak sergilediğini belirtti.

Asya

Samsung, Kore tarihinin en büyük hissedar ödeme planını açıkladı

Yayınlanma

Elektronik, akıllı telefon ve yarı iletken üreticisi Samsung Electronics, 2026 yılında hissedarlarına 90 trilyon ile 110 trilyon won (65-80 milyar dolar) arasında ödeme yapmayı planladığını duyurdu. Bloomberg verilerine göre bu adım Kore şirketleri tarihindeki en yüksek ödeme hacmi olma niteliği taşırken, rakip SK Hynix’in hisse geri alımı sonrasında devreye alındı.

Elektronik, akıllı telefon ve yarı iletken üreticisi Samsung Electronics, 2026 yılında hissedarlarına 90 trilyon ile 110 trilyon won (65-80 milyar dolar) arasında kaynak aktarmayı planladığını bildirdi.

Bloomberg verilerine göre bu tutar, Kore şirketleri tarihindeki en yüksek ödeme hacmi olma özelliği taşıyor.

Samsung’un duyurduğu bu plan, dünya genelinde bugüne kadar açıklanan en büyük sermaye getirisi programları arasında da yer alıyor.

ABD tarihinde ise Apple, 2024 yılında 110 milyar dolarlık hisse geri alımını onaylamış ve bu işlem ülkenin en büyük hisse geri alımı olarak kayda geçmişti.

Samsung, serbest nakit akışının yaklaşık yarısını hissedarlara yönlendireceğini açıkladı. Şirket, bu tutarın yaklaşık 30 trilyon wonluk (yaklaşık 21,4 milyar dolar) kısmını üçüncü çeyrek temettüsü olarak ödeyecek.

Şirket ayrıca çalışan tazminatlarını karşılamak amacıyla yaklaşık 15 trilyon won (10,73 milyar dolar) tutarında hisse geri alımı gerçekleştirmeyi hedefliyor.

Buna karşılık Samsung, yaptığı açıklamada hedeflenen toplam tutarın kalan kısmının tam olarak nasıl ödeneceğini belirtmedi.

Şirket, kalan ödeme miktarının ve dağıtım şeklinin ocak ayındaki yönetim kurulu toplantısında kesinleştirileceğini kaydetti.

Samsung, rakibi SK Hynix gibi, yapay zeka alanındaki yükselişin etkisiyle rekor seviyeye ulaşan çip satışlarından elde edilen kârın bir bölümünü geri almak isteyen hissedarların baskısı altında.

SK Hynix, daha önce 40 trilyon won (28,5 trilyon dolar) tutarında kendi hisselerini geri alacağını duyurmuştu.

Financial Times’ın aktardığına göre, JPMorgan analistleri SK Hynix’in hissedarlarına en az 130 milyar dolar tutarında ek ödeme açıklamasını bekliyor.

Hissedarlara yönelik sermaye getirisi programını 2024 yılında başlatan Samsung, bu kapsamda yıllık 9,8 trilyon wonluk (7 milyar dolar) düzenli temettü ödemelerini korurken, 2024-2026 döneminde oluşacak serbest nakit akışının yüzde 50’sini hissedarlara aktarmayı taahhüt etmişti.

Samsung’un mart ayında yayımladığı kurumsal değer artırma planına göre şirket, 2024 ve 2025 yıllarında 20,9 trilyon won (14,9 milyar dolar) nakit temettü ödedi ve ardından iptal edilmek üzere hisse geri alımlarına 8,4 trilyon won (6 milyar dolar) harcadı.

Okumaya Devam Et

Asya

Kuzey Kore’de lüks tüketim ve inşaat patlaması yaşanıyor

Yayınlanma

Kuzey Kore’nin başkenti Pyongyang’da Rusya ile derinleşen ilişkilerin ve ekonomik büyümenin etkisiyle lüks tüketime talep arttı. Ülke genelinde inşaat hamlesi hız kazanırken mağazalarda Batılı lüks markalar ve kayıt dışı IKEA ürünleri satılıyor. Ancak Financial Times gazetesine konuşan analistler, gelir artışına rağmen yapısal sorunların ve gıda yetersizliğinin sürdüğüne dikkat çekiyor.

Financial Times’ın haberine göre Kuzey Kore, analistlerin öncelikle Rusya ile derinleşen işbirliğine bağladığı belirgin bir inşaat ve tüketim patlaması yaşıyor.

Başkent Pyongyang’da son yıllarda yeni yerleşim bölgeleri, mağazalar ve eğlence merkezleri kuruldu. Büyük mağazalarda Omega marka saatler ve Chanel kozmetik ürünleri dahil olmak üzere lüks markalar satılırken alışveriş merkezlerinden birinde resmi olmayan bir IKEA mağazası faaliyet gösteriyor.

Şehirde ayrıca taksi çağırma ve QR kodla ödeme yapma imkanı sunan yaklaşık 500 dolar değerinde akıllı telefonlar bulunuyor.

Pyongyang’da altyapı alanında da gelişmeler yaşanıyor. Taksi çağırma hizmetleri, yeni mağazalar ve QR kodlu ödeme sistemlerinin yanı sıra internet kafeler ile BMW marka araçların da satın alınabildiği otomobil galerileri açıldı.

Güney Kore merkezli Kore Bankası (Bank of Korea), 1965 yılından bu yana düzenli resmi ekonomik veri açıklamayan Kuzey Kore’nin reel gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYH) 2025 yılında yüzde 3,5 büyüdüğünü tahmin etti. Bu veriyle birlikte ülke ekonomisi üst üste üçüncü yılı da yüzde 3’ün üzerinde büyümeyle tamamladı.

Dış ticaret verileri de toparlanmaya işaret ediyor. Kore Bankası verilerine göre 2025 yılında ülkenin ithalatı yüzde 14 artışla 2,66 milyar dolara, ihracatı ise yüzde 30 yükselişle 470 milyon dolara ulaştı.

Stimson Center düşünce kuruluşunun verileri de ocak-mayıs döneminde Çin’e yapılan ihracatın yüzde 68 artarak 287 milyon dolara çıktığını gösterdi. Bu artıştaki temel payı volfram sevkiyatı oluşturdu.

Ülkenin bir diğer gelir kaynağı ise kripto para hırsızlıkları oldu. TRM Labs’in değerlendirmesine göre Kuzey Kore yönetimiyle bağlantılı korsanlar, 2026 yılının ilk yarısında 643 milyon dolarlık kripto para çaldı.

Buna karşın analistler, yaşanan ekonomik büyümenin Kuzey Kore ekonomisinde henüz köklü ve yapısal bir dönüşüm anlamına gelmediğini savunuyor.

Güney Kore Ulusal Güvenlik Stratejisi Enstitüsü’nün tahminlerine göre ülke, Rusya ile yürüttüğü işbirliği kapsamında Ağustos 2023 ile Aralık 2025 döneminde nakit para ve mal olarak 7,7 milyar dolar ile 14,4 milyar dolar arasında kaynak elde etti.

Ekonomik hareketlilik sürerken Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, ekonomi üzerindeki devlet denetimini artırıyor. Salgın sonrasında devlet dağıtım sistemini güçlendirmeyi hedefleyen yönetim, kayıt dışı piyasalar ile özel ticaret üzerindeki kontrolleri genişletti.

Wall Street Journal haziran ayı başında yayımladığı haberde, uluslararası yaptırımlara rağmen yönetici elit tabakanın zenginleşmesini “dünyanın en şaşırtıcı ekonomik başarı hikayesi” olarak nitelendirmişti.

Gazete, ekonomik büyümeyi Pyongyang’ın enerji ve malzeme ithalatını artırmasını ve yaptırımların bir kısmını aşmasını sağlayan Rusya ve Çin desteğiyle ilişkilendirmişti.

Kuzey Kore’nin 2006 yılındaki ilk nükleer denemesinin ardından Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından uygulamaya konulan ve sonrasında defalarca genişletilen yaptırımlar; finansal varlıkları, ülkeye takım tezgahı, mineral, çelik ve demir sevkiyatını ve bazı malların ihracatını kısıtlıyor.

Kuzey Kore, uygulanan yaptırımları paravan şirketler, dost ülkelerdeki aracılar, korsanlar ve kripto paralar vasıtasıyla aşmayı öğrendi.

Rusya Dışişleri Bakanlığı 2023 yılında, yaptırımların farklı bir jeopolitik ortamda alındığını belirterek Moskova ve Pekin’in Kuzey Kore’ye yönelik yaptırımlardan vazgeçeceğini açıklamıştı.

Devlet Başkanı Vladimir Putin ise Rus tarafının Pyongyang ile askeri-teknik işbirliğine ilişkin yürürlükteki BM kısıtlamalarına uymayı sürdüreceğini ifade etmişti.

Bloomberg, 2025 yılındaki haberinde Kuzey Kore ekonomisinin 2024 yılında ağır sanayi, kimya sanayisi ve inşaat sektöründeki üretim artışının etkisiyle yüzde 3,7 büyüyerek 2016’dan bu yana en yüksek büyüme hızına ulaştığını bildirmişti.

Bununla birlikte Bloomberg, Kuzey Kore’nin yoksul bir ülke olmayı sürdürdüğünü vurgulamıştı. Ülkenin 2024 yılı gayrisafi milli geliri (GSMG) Güney Kore’nin yüzde 1,7’sine denk gelerek yaklaşık 33,3 milyar dolar, kişi başına düşen geliri ise Güney Kore seviyesinin yüzde 3,4’ü düzeyinde kalarak yaklaşık 1,24 bin dolar oldu.

Birleşmiş Milletler verilerine göre ise 26 milyonluk nüfusa sahip ülkenin yaklaşık yarısı yetersiz beslenme sorunu yaşıyor.

Okumaya Devam Et

Asya

Çin ve Endonezya savunma ilişkilerini derinleştirme konusunda anlaştı

Yayınlanma

Çin ve Endonezya, üst düzey görüşmelerde ikili savunma bağlarını derinleştirme konusunda anlaştı.

Çin ve Endonezya, cuma günü Cakarta’da gerçekleştirilen üst düzey görüşmelerde askeri, denizcilik ve teknoloji alanlarındaki işbirliğini derinleştirme konusunda anlaşmaya vardı. Bu gelişme, ABD’nin Asya’daki güvenlik taahhütlerine ilişkin belirsizliğin yeniden arttığı bir dönemde Pekin’in bölgedeki etkisinin arttığına işaret ediyor.

Endonezya Savunma Bakanı Sjafrie Sjamsoeddin, Çinli mevkidaşı Dong Jun ile yaptığı görüşmenin ardından, iki ülkenin askeri kabiliyetlerini güçlendirmek amacıyla personel değişimlerini ve savunma sanayii işbirliğini artıracağını söyledi. Saatler sonra Dışişleri Bakanı Sugiono ile Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Endonezya’nın önemli ihraç ürünleri için pazara erişimin genişletilmesi olanaklarını araştırma ve yapay zekâ, haberleşme uyduları, enerji ve mineraller alanındaki işbirliğini derinleştirme konusunda mutabık kaldı.

Wang, iki ülkenin balıkçılık alanındaki işbirliğini yeniden başlatacağını, Güney Çin Denizi’nde ortak kalkınmayı teşvik edeceğini ve bölgesel bir davranış kurallarına ilişkin müzakerelerin sonuçlandırılması için çalışacağını söyledi. Sugiono ise tarafların, sürdürülebilir finansman yöntemlerinden yararlanarak ve yolcu sayısını artırmaya yönelik çalışmalar yürüterek Cakarta-Bandung yüksek hızlı demiryolu projesini sürdürme konusunda da anlaştığını belirtti.

Görüşmeler, cuma günü ilerleyen saatlerde yapılması planlanan ikinci dışişleri ve savunma bakanları toplantısı, yani “2+2” diyaloğu öncesinde gerçekleşti. Bu temaslar, geçen yıl yaklaşık 155 milyar dolarlık ikili ticarete dayanan ilişkilere yeni bir stratejik boyut kazandırıyor. Aynı zamanda, Devlet Başkanı Prabowo Subianto’nun bölgede nüfuz için rekabet eden hem Pekin hem de Washington ile ilişkileri derinleştirme çabasını da ortaya koyuyor.

Endonezya ile ABD, nisan ayında askeri modernizasyon, eğitim, tatbikatlar ve operasyonel işbirliğini kapsayan “Büyük Savunma İşbirliği Ortaklığı”nı kurmuştu. Buna rağmen Asya’da birçok kişi, özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın Güney Kore ile yapılan tatbikatları ani bir kararla kısıtlamasının ardından Washington’ın bölgeye bağlılığını sorguluyor.

Endonezya’nın Çin ile yakınlaşması, Cakarta ile Pekin’in güvenlik ve denizcilik işbirliğini derinleştirme konusunda anlaştığı Nisan 2025’te Pekin’de gerçekleştirilen ilk 2+2 diyaloğunun da devamı niteliğinde. O görüşmelerde istihbarat paylaşımı, koordineli operasyonlar ve sahil güvenlik güçleri arasındaki bağların güçlendirilmesi de dahil olmak üzere çeşitli alanlarda anlaşmaya varılmıştı.

Dışişleri bakanları cuma günü ayrıca ilk Endonezya-Çin Kapsamlı Stratejik Diyaloğu’nu başlattı ve 2027-2031 dönemini kapsayacak beş yıllık bir eylem planına ilişkin görüşmeleri memnuniyetle karşıladı.

Çin, iki ülke arasındaki ortaklığın daha geniş bir stratejik rol üstlenmesini istiyor. Dong, ülkelerin Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) çerçeveleri üzerinden güvenlik işbirliğini derinleştirmesi ve Küresel Güney ülkeleri arasındaki savunma ilişkilerine örnek teşkil etmesi gerektiğini söyledi. Eş zamanlı çeviriye göre Dong ayrıca taraflara “dış güçlerin kötü niyetlerini” boşa çıkarma çağrısında bulundu.

Çin ve Endonezya Tayvan’ın doğusunda deniz tatbikatı gerçekleştirecek

Güvenlik alanındaki yakınlaşma, Güney Çin Denizi konusunda iki ülke arasında uzun süredir devam eden görüş ayrılıklarına rağmen ilerliyor. Prabowo ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasında 2024 yılında yayımlanan ortak bildiride “örtüşen hak iddialarının bulunduğu bölgelerde ortak kalkınma” ifadesine yer verilmesi, Cakarta’nın Pekin’in geniş kapsamlı deniz yetki alanı iddialarına yönelik muhalefetini yumuşattığı yönünde yorumlanmıştı.

Savunma ilişkileri, silah tedariki alanına da daha fazla yayılabilir. Endonezya, Çin yapımı Chengdu J-10 savaş uçaklarını satın almayı değerlendiriyor ancak henüz herhangi bir sözleşme sonuçlandırılmış değil.

Ekonomik işbirliği ise ilişkilerin merkezindeki yerini koruyor. Sugiono, iki ülkenin yerel para birimleriyle yapılan işlemleri ve finansal işbirliğini güçlendirme konusunda anlaştığını söyledi. Wang ise Endonezya’nın Çinli şirketler için adil, şeffaf ve elverişli bir iş ortamı sağlamayı taahhüt ettiğini belirtti.

Bununla birlikte şirketler düzeyinde bazı gerilimler de yaşanıyor. Çinli şirketler, Endonezya’nın nikel sektöründeki daha sıkı politikalarının maliyetleri artırdığından ve yatırımları tehdit ettiğinden şikâyet ederken, Çin Büyükelçiliği söz konusu politika değişikliklerinin mevcut ve planlanan yaklaşık 50 milyar dolarlık yatırımı riske atabileceği uyarısında bulundu.

Malezya, ABD destekli Filipin askeri üssü konusunda endişeli

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English