Bizi Takip Edin

Diplomasi

CSIS raporu: ABD’nin mühimmat stokları hızla tükeniyor

Yayınlanma

ABD merkezli Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS) tarafından yayımlanan yeni rapor, İran ile yürütülen savaşın ABD mühimmat envanterini kritik seviyelere düşürdüğünü ortaya koydu. Raporda, mevcut çatışmaların sürdürülebilirliği noktasında kısa vadeli bir risk görülmese de, özellikle Çin ile olası bir çatışma ve müttefiklere yönelik tedarik zinciri konusunda ciddi bir zafiyetin oluştuğu vurgulandı.

Washington merkezli prestijli düşünce kuruluşu Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS), Amerika Birleşik Devletleri mühimmat envanterinin güncel durumuna dair kapsamlı ve uyarıcı bir rapor yayımladı.

1962 yılında kurulan ve küresel güvenlik politikaları konusunda dünyanın en etkili analiz merkezlerinden biri olarak kabul edilen merkez, “Son Mermiler mi? İran Savaşı Ateşkesinde Kritik Mühimmatların Durumu” başlıklı çalışmasında, ABD ordusunun cephaneliklerindeki kritik boşlukları gözler önüne serdi.

Raporda, İran ile yürütülen çatışmalarda Tomahawk, Patriot ve diğer stratejik füzelerin yüksek harcama oranlarına dair raporların ortaya çıkmasıyla birlikte, ABD mühimmat envanterinin statüsüne ilişkin endişelerin yoğunlaştığı belirtildi.

CSIS analistleri, yedi ana mühimmat türü üzerinde yaptıkları incelemede, Amerika Birleşik Devletleri’nin bu savaşı her türlü makul senaryo altında sürdürmeye yetecek kadar füzesine sahip olduğunu saptadı.

Ancak raporda, “Asıl risk, gelecek yıllar boyunca devam edecek olan gelecekteki savaşlarda yatmaktadır” tespiti yapılarak, mevcut tablonun uzun vadeli stratejik planlamalar için bir tehdit oluşturduğuna dikkat çekildi.

“Mühimmat stokları savaş durumuna getiriliyor”

Kuruluşun verilerine göre, ateşkes öncesindeki 39 günlük hava ve füze harekatı boyunca Amerikan kuvvetleri, envanterdeki en pahalı ve sofistike sistemleri yoğun bir şekilde kullandı.

İncelenen yedi kritik mühimmattan dördü için Amerika Birleşik Devletleri, savaş öncesi stoklarının yarısından fazlasını tüketmiş olabilir.

Raporda, “Yedi mühimmat türü için savaş öncesi seviyelere geri dönmek, üretim hattındaki füzelerin teslim edilmesiyle bir ila dört yıl sürecektir” bilgisine yer verildi. Bu füzelerin sadece Ortadoğu için değil, aynı zamanda Batı Pasifik’te yaşanabilecek potansiyel bir çatışma için de hayati önem taşıdığı vurgulandı.

CSIS analistleri, mühimmat krizinin sadece İran savaşıyla başlamadığını, ancak bu süreçle birlikte derinleştiğini savundu.

Raporda, “İran savaşından önce bile mühimmat stokları, denk bir rakiple yapılacak bir mücadele için yetersiz görülüyordu; bu açık şimdi daha da keskinleşti ve Çin ile yapılacak bir savaşa uygun seviyelerde stok oluşturmak ek zaman alacaktır” ifadeleri kullanıldı.

Azalan envanterin, Amerika Birleşik Devletleri’nin Ukrayna ve bu sistemleri kullanan diğer müttefiklerine yönelik Patriot, Bölge Yüksek İrtifa Hava Savunması (THAAD) ve Hassas Vuruş Füzesi (PrSM) tedarikini de doğrudan etkileyeceği öngörülüyor.

“Düşük maliyetli alternatifler envanteri destekleyebilir”

Raporda, bazı kritik mühimmatlarda kıtlık yaşanmasına rağmen, birçok mühimmat türünün kabul edilebilir envanter seviyelerine sahip olduğu kabul edildi. Bu durum, en kritik füzeler azalsa veya tükense bile Amerika Birleşik Devletleri’nin mücadeleye devam edebileceği anlamına geliyor.

Kara saldırı mühimmatları için mevcut alternatiflerin çok daha ucuz olduğu, ancak aynı patlayıcı gücü sağladığı belirtildi. Maliyet farkını örneklendirmek amacıyla raporda, “Müşterek Doğrudan Taarruz Mühimmatı güdüm kiti takılmış bir bombanın maliyeti 100 bin dolardan azken, bir Müşterek Hava-Satıh Ayrılma Füzesi’nin (JASSM) maliyeti 2,6 milyon dolardır” denildi.

Her iki sistemin de yaklaşık 450 kilogramlık yükleri hassas bir şekilde hedefe ulaştırabildiği, ancak ucuz alternatiflerin menzilinin daha kısa olduğu ve bu durumun fırlatma platformlarını daha fazla tehlikeye attığı kaydedildi.

Bu mühimmatların yaygın olarak kullanılabilmesi için hava üstünlüğünün şart olduğu belirtilen analizde; Müşterek Doğrudan Taarruz Mühimmatı (JDAM), Müşterek Hava-Kara Füzesi (JAGM) ve Küçük Çaplı Bomba (SDB) gibi sistemlerin envanter durumları ve birim maliyetleri detaylandırıldı.

Raporda ayrıca, insansız hava araçlarına ve seyir füzelerine karşı koymak için geliştirilen düşük maliyetli durdurucuların önemine değinildi.

“Japonya’ya yapılacak teslimatlar gecikebilir”

CSIS raporu, yedi kritik mühimmatı iki grupta topluyor: Uzun menzilli kara saldırı sistemleri ve hava-füze savunma sistemleri. Bu mühimmatların savaşta oldukça etkili olduğu, ancak buna bağlı olarak harcama oranlarının da yüksek seyrettiği bildirildi.

Trump yönetiminin mühimmat stoklarını bir “savaş durumuna” sokmak ve üretimi artırmak için endüstri ile bir dizi anlaşma duyurduğu hatırlatılan raporda, “Başkan’ın 2027 mali yılı bütçe talebindeki büyük miktardaki mühimmat talebi, envanteri yeniden inşa etme ve genişletme aciliyetinin altını çizmektedir” tespiti yapıldı.

Ancak geçmişteki düşük siparişler nedeniyle yakın vadeli teslimatların oldukça sınırlı olduğu uyarısı yapıldı. Raporda, “Kongre talep edilen 2027 mali yılı fonlarını tahsis etse bile, bu füzelerin teslim edilmesi yıllar alacaktır” denildi.

Bu durumun uluslararası yansımaları da raporda geniş yer buldu. Özellikle Japonya’nın durumu hakkında, “Japonya’ya, İran savaşı nedeniyle 400 Tomahawk füzesinin teslimatının gecikebileceğinin söylendiği bildirildi” bilgisi paylaşıldı.

Bu durumun, Japonya’nın Çin’e karşı daha güçlü bir askeri kapasite inşa ettiği bir dönemde, ABD’nin Batı Pasifik’teki konumuna bir darbe vurduğu ifade edildi.

“Hassas Vuruş Füzesi envanterinin tamamı harcanmış olabilir”

Kara hedeflerine karşı kullanılan uzun menzilli hassas mühimmatlar, özellikle güçlü hava savunmasına ve geniş seyir ile balistik füze envanterine sahip olan Çin ile girilecek bir çatışmada paha biçilemez görülüyor.

Raporda yer alan verilere göre, ateşkes yürürlüğe girmeden önceki 39 gün içinde ABD kuvvetleri 13 binden fazla hedefi vurdu. Tomahawk füzelerinin harekatın ilk ayında 850’den fazla fırlatıldığı, ateşkes anına kadar bu sayının bini aştığı aktarıldı.

Daha yeni bir sistem olan Hassas Vuruş Füzesi (PrSM) konusundaki veriler ise daha karamsar bir tablo çiziyor.

2023 yılında teslimatları başlayan bu sistemin envanterinin oldukça kısıtlı olduğu belirtilen raporda, “Bir Ordu yetkilisinin, Hassas Vuruş Füzesi envanterinin tamamının İran savaşında harcandığını paylaştığı bildirildi, ancak diğer yetkililer envanterde hala bir miktar mühimmat kaldığını savunuyor” denildi. Bu durumun, Ukrayna gibi müttefiklerin bu füzeyi alma şansını yakın gelecekte ortadan kaldırdığı vurgulandı.

“THAAD füzeleri envanterdeki en kritik noktadır”

Hava ve füze savunma sistemleri grubunda ise Standart Füze 3 (SM-3), Standart Füze 6 (SM-6), THAAD ve Patriot sistemleri incelendi. Bu mühimmatların Batı Pasifik’te hayati öneme sahip olduğu, ancak yüksek maliyetleri ve kıtlıkları nedeniyle dronlara karşı savunma için uygun olmadıkları belirtildi.

Özellikle THAAD sistemi hakkında raporda, “Yedi kritik mühimmat arasında THAAD durdurucuları, düşük envanterleri ve alternatiflerinin olmaması nedeniyle en kritik olanıdır” değerlendirmesi yapıldı.

THAAD durdurucu füzelerinin teslimatlarının Ağustos 2023’ten bu yana yapılmadığı ve ancak Nisan 2027’ye kadar yeniden başlamasının beklendiği kaydedildi.

Ayrıca, füzelerin ötesinde, THAAD bataryalarına hedefleme verisi sağlayan radar sistemlerinin (AN/TPY-2) olası hasar veya kaybının bir yetenek açığı yaratacağı ve bunların yerine konulmasının uzun zaman alacağı uyarısı yapıldı. Raporda, Amerika Birleşik Devletleri’nin şu ana kadar sadece 13 adet radar teslim aldığı bilgisi verildi.

“Ortadoğu’da atılan her Patriot, Ukrayna için bir kayıptır”

Patriot hava savunma sistemi üzerindeki baskı, raporun en dikkat çekici kısımlarından birini oluşturuyor. Mevcut sürüm olan PAC-3 MSE füzelerinin 18 farklı ülke tarafından kullanıldığı ve bu nedenle yüksek talep gördüğü belirtildi.

Yıllık üretimin yaklaşık yarısının müttefiklere destek için gittiği hatırlatılan raporda, Ukrayna’nın da büyük bir kullanıcı olduğu ve savaş boyunca 600’den fazla füze aldığı kaydedildi.

Lockheed Martin’in yıllık üretim kapasitesini 600’den 2 bin adede çıkarmayı planladığı ancak bu artış gerçekleşene kadar ABD’nin zorlu tercihlerle karşı karşıya kalacağı ifade edildi.

Raporda, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’nin şu sözlerine atıfta bulunuldu: “Devlet Başkanı Zelenskiy, Ortadoğu’da ateşlenen her Patriot’un, Ukrayna’nın elde edebileceği bir füze eksiği olduğuna dikkat çekti.” Bu durumun, İsviçre gibi diğer müttefikleri alternatif sistemler aramaya ittiği bildirildi.

“Teslimat süreleri dört yılı aşan bir süreci kapsıyor”

Bütçe taleplerinin fiili füzeye dönüşme sürecindeki lojistik ve endüstriyel zorluklar raporun teknik analiz kısmında ayrıntılandırıldı. Kongre’nin ödenek ayırmasından sonra bile füzelerin sahaya ulaşmasının yıllar aldığı belirtildi.

Tarihsel olarak üretim teslim süresinin yaklaşık 24 ay olduğu, ancak son yıllarda talebin kapasiteyi aşmasıyla bu sürenin 36 ay ve üzerine çıktığı saptandı.

Bütün bir partinin üretim süresi de eklendiğinde, toplam teslimat süresinin yaklaşık 52 ayı, yani dört yılı bulduğu belirtildi.

Raporda, “Birçok sistem üretim kapasitesiyle sınırlıdır, bu nedenle imalat teslim süresi daha da uzundur” denildi. Öte yandan, önceki hükümet döneminden bu yana devam eden finansman desteğinin üretim oranlarını artırdığı ve döngü süresinin kısalacağı yönünde iyimser bir not da düşüldü.

“LUCAS düşük maliyetli ve hassas saldırı imkanı sağlıyor”

Yüksek maliyetli ve düşük envanterli sistemlerin yarattığı dinamikler, uzmanları düşük maliyetli sistemler inşa etmeye yöneltti.

Raporda, ABD ordusunun İran’ın Şahid-136 dronunu kopyalayarak geliştirdiği Düşük Maliyetli Mürettebatsız Muharebe Saldırı Sistemi (LUCAS) hakkında bilgiler verildi. Yaklaşık 35 bin dolar maliyeti olan bu sistemin, yaklaşık 800 kilometrelik bir menzile sahip olduğu ancak yaklaşık 18 kilogramlık küçük bir harp başlığı taşıdığı belirtildi.

Dronlara karşı koyma konusunda ise APKWS, Roadrunner ve Coyote gibi düşük maliyetli yöntemlerin geliştirildiği, ancak ABD’nin hala yeterli sayıda ucuz durdurucuya sahip olmadığı saptandı.

Raporda, “Amerika Birleşik Devletleri ve Körfez ülkeleri, durdurma işlemlerini gerçekleştirmek için silahlı helikopterler, sabit kanatlı uçaklar ve hava-hava füzeleri kullanmıştır; bu füzelerin (AIM-120) bazılarının tanesi 1 milyon dolara mal olmaktadır” bilgisi verildi.

Ucuz bir dronu durdurmak için 1 milyon dolarlık füze kullanmanın uzun vadeli bir çözüm olmadığı vurgulandı.

“Risk, bir sonraki savaşta ortaya çıkacaktır”

CSIS raporu, mühimmat stoklarının bu kadar tükenmiş olmasına rağmen ABD’nin mevcut savaşı nasıl sürdürebildiği sorusuna da yanıt verdi. Bu durumun, savaşın ilk günlerindeki yoğun harcamanın dramatik bir şekilde düşmesinden kaynaklandığı açıklandı.

İran’ın dron ve füze saldırılarının ilk haftadan sonra yüzde 80’den fazla azaldığı, ABD’nin de kara saldırılarında pahalı sistemlerin yerine daha bol bulunan ucuz mühimmatlara geçtiği belirtildi.

Buna rağmen, azalan stokların yakın vadeli bir risk oluşturduğu yinelendi. Raporda, “Çin gibi yetenekli ve denk bir rakibe karşı yapılacak bir savaş, mühimmatı bu savaştakinden daha yüksek oranlarda tüketecektir” uyarısı yapıldı.

Savaş öncesi stokların zaten yetersiz olduğu, bugünkü seviyelerin ise gelecekteki bir çatışmada ABD operasyonlarını ciddi şekilde kısıtlayacağı savunuldu.

Sonuç olarak rapor, mevcut hükümetin “şu an içinde bulunulan savaşı kararlı bir şekilde kazanmanın, asla gerçekleşmeyebilecek gelecekteki bir savaş için kapasite saklamaktan daha önemli olduğu” teorisini benimsediğini belirtti.

İran’a yönelik saldırılar sona erdiğinde, Ortadoğu’ya gönderilen deniz varlıklarının Pasifik’e döneceği ancak mühimmat stoklarının istenilen seviyelere ulaşmasının uzun yıllar alacağı ifade edildi.

Raporda, “Mühimmat envanterleri toparlanmaya başlayacaktır, ancak tükenmiş stokları geri getirmek ve ardından istenen seviyelere ulaşmak uzun yıllar alacaktır” denilerek stratejik sabır ve endüstriyel dönüşümün gerekliliğine vurgu yapıldı.

Diplomasi

BRICS Zirvesi: 13 dünya lideri Hindistan’da buluşuyor. Kimler geliyor, beklentiler ne?

Yayınlanma

Dünya liderleri BRICS Zirvesi kapsamında Yeni Delhi’de bir araya geliyor.

Başkent Yeni Delhi, cuma gününden itibaren BRICS Liderler Zirvesi için 12 devlet veya hükümet başkanını ağırlayacak. Ülkeler ve uluslararası kuruluşlardan gelecek 17 ayrı heyete ise dışişleri bakanları ve devlet başkan yardımcıları dahil olmak üzere farklı düzeylerde yetkililer başkanlık edecek.

Liderler, zirvenin gerçekleştirileceği iki gün olan cumartesi ve pazar günü yapılacak görüşmelere katılacak. BRICS, 11 üye ülke ve 10 ortak ülkeden oluşuyor.

Başbakan Narendra Modi, aralarında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın da bulunduğu en az 15 konuk lider ve üst düzey yetkiliyle ikili görüşmeler gerçekleştirecek. Cumhurbaşkanı Droupadi Murmu da Pezeşkiyan ile görüşecek.

ThePrint, Hindistan’ın zirveye katılan heyetlerle ilişkilerinin mevcut durumunu ve görüşmelerde hangi konuların gündeme gelmesinin beklendiğini derledi:

Brezilya

Brezilya heyetine, cuma günü Yeni Delhi’ye ulaşan Dışişleri Bakanı Mauro Vieira başkanlık ediyor. Güney Amerika ülkesinde devlet başkanlığı seçimlerinin ekim ayının ilk haftasında yapılacak olması nedeniyle Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva zirveye katılmayacak.

Lula, şubat ayında AI Impact Summit için Hindistan’a gelmiş ve Başbakan Modi ile ikili bir görüşme gerçekleştirmişti. Hindistan-Brezilya ilişkileri son bir yılda daha da yoğunlaştı. Modi geçen yıl BRICS Zirvesi için Rio de Janeiro’ya gitmişti.

İki ülke ayrıca Güney Amerika ticaret bloğu Mercosur ile Hindistan arasındaki tercihli ticaret anlaşmasının 2026 sonuna kadar genişletilmesi hedefini belirledi.

Vieira’nın zirve sırasında Modi ile görüşmesi mümkün olsa da şu ana kadar resmi bir görüşme planlanmış değil.

Rusya

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin cuma günü erken saatlerde Yeni Delhi’ye ulaştı ve saat 15.30’da Modi ile zirve kapsamındaki ilk ikili görüşmeyi gerçekleştirdi. 

Putin Hindistan’ı son olarak Aralık 2025’te yıllık Hindistan-Rusya Zirvesi için ziyaret etmişti.

Bu, iki liderin bu yılki ikinci görüşmesi oldu ve yaklaşık 45 dk sürdü. Modi ve Putin geçen ay Kırgızistan’da düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Zirvesi’nin marjında da bir araya gelmişti.

Modi’nin bu yılın ilerleyen dönemlerinde yıllık zirve için Rusya’ya gitmesi de planlanıyor.

İki tarafın ekonomik ve stratejik ilişkilerin derinleştirilmesine odaklanması bekleniyor.

BRICS Zirvesi’nde Xi ve Modi bir araya gelecek mi?

Çin

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, yedi yıl aradan sonra ilk kez Hindistan’ı ziyaret ediyor. Bu aynı zamanda iki ülkenin 2020’de Doğu Ladakh’taki Galwan bölgesinde yaşadığı çatışmalardan bu yana Xi’nin Hindistan’a yaptığı ilk ziyaret.

Xi’nin ziyareti, iki ülke arasındaki ilişkilerin istikrara kavuşturulması sürecinin devamı açısından kritik önem taşıyor.

Modi, Ağustos 2025’te Tianjin’de düzenlenen ŞİÖ Zirvesi için Çin’e gitmişti.

Hindistan-Çin ilişkileri, iki ülkenin Ekim 2024’te Fiili Kontrol Hattı (LAC) boyunca sürtüşme yaşanan bölgelerde karşılıklı olarak askerleri geri çekme konusunda anlaşmasından bu yana geçen iki yılda iyileşti.

Modi ve Xi’nin cumartesi günü saat 17.45’te liderler zirvesinin marjında ikili görüşme gerçekleştirmesi planlanıyor.

Bu, iki liderin Ekim 2024’ten bu yana yapacağı üçüncü ikili görüşme olacak.

Güney Afrika

Güney Afrika heyetine Devlet Başkanı Cyril Ramaphosa başkanlık edecek.

Modi ve Ramaphosa’nın pazar günü saat 16.10’da ikili görüşme gerçekleştirmesi planlanıyor.

Modi son yıllarda Güney Afrika’yı birkaç kez ziyaret etti. 2023’te Johannesburg’da düzenlenen BRICS Zirvesi’ne ve geçen yıl Güney Afrika’nın ev sahipliği yaptığı G20 Zirvesi’ne katıldı.

Güney Afrika, 2011’de BRIC grubuna katılarak oluşumun BRICS adını almasını sağlamıştı.

Mısır

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, BRICS Zirvesi için cuma günü geç saatlerde Hindistan’a ulaşacak.

Bu, Sisi’nin Eylül 2023’te düzenlenen G20 Liderler Zirvesi’nden bu yana Hindistan’a yapacağı ilk ziyaret olacak. Sisi ayrıca Ocak 2023’te Hindistan’ın Cumhuriyet Günü kutlamalarının onur konuğu olmuştu.

İki ülke aynı yıl ilişkilerini “stratejik ortaklık” seviyesine yükseltti.

Bununla birlikte Modi ve Sisi son bir buçuk yıl içinde yalnızca bir kez, bu yıl G7 kapsamında gerçekleştirilen kısa bir görüşmede bir araya geldi.

Modi ile Sisi, pazar günü saat 15.30’da zirvenin marjında ikili görüşme gerçekleştirecek.

Etiyopya

Etiyopya heyetine Başbakan Abiy Ahmed başkanlık edecek.

Hindistan-Etiyopya ilişkileri son yıllarda gelişme gösterdi. Modi, Aralık 2025’te Afrika ülkesine ilk ikili ziyaretini gerçekleştirmiş ve kendisine “Etiyopya Büyük Nişanı” takdim edilmişti.

Bu görüşme, iki liderin son bir yıl içindeki ikinci buluşması olacak.

Modi ve Ahmed cumartesi günü saat 10.00’da ikili görüşme gerçekleştirecek.

İran

Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, 2024’te İran Cumhurbaşkanı olmasından bu yana Hindistan’a ilk ziyaretini gerçekleştiriyor.

Pezeşkiyan, ülkesini ABD ile devam eden çatışma sürecinde yönetiyor. Modi ile Pezeşkiyan geçen ay Bişkek’te düzenlenen ŞİÖ Zirvesi’nin marjında görüşmüştü.

İki lider Batı Asya’daki durum konusunda temaslarını sürdürüyor.

İran, 2019’daki ABD yaptırımlarının ekonomik ilişkileri olumsuz etkilemesine rağmen Hindistan açısından önemli bir bölgesel ortak olmayı sürdürüyor.

Hindistan açısından İran’la daha derin bir angajman, zirve sonrasında tüm BRICS üyelerinin üzerinde uzlaşacağı bir liderler bildirisi yayımlanabilmesi bakımından da önem taşıyor.

Modi ve Pezeşkiyan cuma akşamı ikili görüşme gerçekleştirecek.

İran Cumhurbaşkanı ayrıca cumartesi günü saat 11.30’da Cumhurbaşkanı Murmu ile görüşecek.

Birleşik Arap Emirlikleri

Abu Dabi Veliaht Prensi Halid bin Muhammed bin Zayid Al Nahyan, BAE heyetine başkanlık edecek.

Bu, kendisinin şubat ayında AI Impact Summit için BAE heyetine başkanlık etmesinin ardından bu yıl Hindistan’a yapacağı ikinci ziyaret olacak.

BAE, Hindistan’ın Batı Asya’daki en yakın stratejik ortaklarından biri haline geldi.

Modi, bölgedeki çatışmaların yoğunluğunun azaldığı bu yıl içerisinde BAE’yi ziyaret etmişti.

BAE ile İran, bölgedeki çatışmada karşıt taraflarda yer alıyor.

Suudi Arabistan

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan Al Suud, krallığın Hindistan’a göndereceği heyete başkanlık edecek.

Suudi heyeti, cumartesi günü geç saatlerde gelmesi planlanan son heyet olacak.

Suudi Arabistan BRICS üyeliğini kabul ettiğini gruba resmi olarak bildirmemiş olsa da Riyad, BRICS toplantılarına ve çalışma gruplarına katılmaya davet edilmeye devam ediyor.

Dışişleri Bakanı, pazar günü düzenlenecek genişletilmiş katılımlı zirve toplantısına katılacak.

Endonezya

Endonezya Devlet Başkanı Prabowo Subianto, Ocak 2025’te Hindistan Cumhuriyet Günü’nün onur konuğu olarak gerçekleştirdiği son ziyaretin ardından yeniden Hindistan’a gelecek.

Prabowo o dönemde resmi devlet ziyareti kapsamında davet edilmiş ve Hindistan’da dört gün kalmıştı.

Hindistan-Endonezya ilişkileri son yıllarda daha da gelişti.

2022’de G20 dönem başkanlığını yürüten Endonezya, Bali’de düzenlenen zirveye ev sahipliği yapmıştı. Modi ile Xi, o zirvedeki akşam yemeğinde kısa bir görüşme gerçekleştirmişti. Bu görüşme, Galwan çatışmalarından bu yana iki lider arasındaki ilk temas olmuştu.

Modi, Hindistan’ın G20 Liderler Zirvesi’ne ev sahipliği yapmasından kısa süre önce, Eylül 2023’te ASEAN-Hindistan Zirvesi ve bağlantılı toplantılar için Endonezya’yı ziyaret etmişti.

BRICS Zirvesi sırasında Modi ile Prabowo arasında planlanmış resmi bir ikili görüşme bulunmuyor. Ancak iki liderin iki günlük zirve sırasında kısa bir görüşme gerçekleştirmesi bekleniyor.

Endonezya, Ocak 2025’te gruba katılarak BRICS’in en yeni üyesi oldu.

Ortak ülke heyetleri

BRICS’in 11 üyesinin yanı sıra, zirveye 10 ortak ülke de davet edildi.

Başbakan Modi, bu ülkelerin bazı liderleriyle de ikili görüşmeler gerçekleştirecek.

Belarus

Doğu Avrupa ülkesi Belarus’u Dışişleri Bakanı Maksim Rıjenkov temsil edecek.

Hindistan-Belarus ilişkileri son yıllarda gelişti. Birçok Hint şirketi, askeri teçhizat satın almak amacıyla Belaruslu savunma şirketleriyle ortaklıklar kurdu.

Belarus aynı zamanda Avrasya Ekonomik Birliği’nin (AEB) önemli üyelerinden biri.

Hindistan, AEB ile serbest ticaret anlaşması müzakereleri yürütüyor.

Belarus ayrıca 2024 yılında ŞİÖ’ye katıldı.

Bolivya

Bolivya’yı, ülkenin Yeni Delhi Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Arlette Garcia temsil edecek.

Güney Amerika ülkesi BRICS’e katılmak istediğini daha önce açıklamıştı.

Hindistan Cumhurbaşkanı Ram Nath Kovind, 2019’da Bolivya’ya resmi bir ziyaret gerçekleştirmişti. Bu, bir Hindistan cumhurbaşkanının ülkeye yaptığı ilk ziyaretti.

Hindistan’ın La Paz’da büyükelçiliği bulunuyor.

Küba

Küba heyetine Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez Parrilla başkanlık edecek.

Küba, Batı Yarımküre’deki son büyük komünist ülke olmayı sürdürüyor.

Ülke son aylarda ABD’nin sert yakıt ve petrol ablukasıyla karşı karşıya kaldı. Washington, Havana’daki hükümeti değiştirmeyi ya da hükümeti müzakereye zorlamayı amaçlıyor.

Kazakistan

Kazakistan heyetine Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev başkanlık edecek.

Tokayev, pazar günü düzenlenecek genişletilmiş zirvede Avrasya Ekonomik Birliği’ni de temsil edecek.

Modi ile Tokayev’in pazar günü saat 14.30’da Bharat Mandapam’da ikili görüşme gerçekleştirmesi planlanıyor.

Tokayev, Yeni Delhi’den Güney Kore’ye geçerek Seul’e resmi bir devlet ziyareti gerçekleştirecek.

Malezya

Malezya Başbakanı Enver İbrahim, BRICS genişletilmiş zirvesinde ülkesinin heyetine başkanlık edecek.

Enver İbrahim başbakan olarak Hindistan’a ilk ziyaretini 2024’te gerçekleştirmiş, Modi ise bu yıl şubat ayında Malezya’ya bağımsız bir ikili ziyaret yapmıştı.

Modi’nin geçen yıl Malezya’nın ev sahipliği yaptığı ASEAN Zirvesi’ne katılması planlanmıştı ancak onun yerine Dışişleri Bakanı S. Jaishankar ülkeye gitmişti.

Modi ve İbrahim cumartesi günü saat 10.30’da ikili görüşme gerçekleştirecek.

Nijerya

Nijerya heyetine Devlet Başkan Yardımcısı Kashim Shettima başkanlık edecek.

Shettima ile Modi, pazar günü saat 17.10’da ikili görüşme gerçekleştirecek.

Nijerya, Hindistan açısından önemli bir enerji ortağı haline geldi.

Modi, Kasım 2024’te Nijerya’yı ziyaret etmiş ve kendisine “Nijer Nişanı Büyük Komutanı” unvanı verilmişti.

Tayland

Tayland heyetine Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Sihasak Phuangketkeow başkanlık edecek.

Tayland geçen yıl BRICS ortak ülkesi oldu.

Modi, Nisan 2025’te BIMSTEC Zirvesi için Bangkok’u ziyaret etmişti.

Tayland, Hindistan ve bölgedeki diğer ülkelerle birlikte BIMSTEC üyesi.

Hindistan ile Tayland arasında ayrıca yakın kültürel bağlar bulunuyor. Hindistan’dan çeşitli Budist kutsal emanetleri daha önce Tayland’a gönderilmişti.

Uganda

Uganda heyetine Devlet Başkan Yardımcısı Jessica Alupo başkanlık edecek.

Modi, zirve kapsamındaki son ikili görüşmesini pazar günü saat 17.40’ta Alupo ile gerçekleştirecek.

Modi 2018’de Uganda’yı ziyaret etmiş ve ülke parlamentosuna hitap etmişti.

Bu konuşmasında Hindistan’ın Afrika ile ilişkilerinde izlenecek 10 temel ilkeyi açıklamıştı.

Özbekistan

Özbekistan heyetine Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı Jamshid Kuchkarov başkanlık edecek.

Modi geçen ay bağımsız bir ikili ziyaret kapsamında Özbekistan’a gitmiş ve Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile görüşmüştü.

Özbekistan, Hindistan’ın Orta Asya’ya yönelik açılımında kilit ortaklardan biri olmayı sürdürüyor.

Vietnam

Vietnam heyetine Başbakan Le Minh Hung başkanlık ediyor.

Bu, bu yıl Vietnam’dan Hindistan’a yapılan ikinci üst düzey ziyaret olacak. Cumhurbaşkanı To Lam da yılın başlarında Hindistan’ı ziyaret etmişti.

Modi’nin Hung ile cumartesi günü saat 11.30’da ikili görüşme gerçekleştirmesi planlanıyor.

 

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Putin ve Modi Yeni Delhi’deki BRICS Zirvesi kapsamında görüştü

Yayınlanma

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS Zirvesi kapsamında 45 dakikalık ikili görüşme gerçekleştirdi. Bharat Mandapam Kongre Merkezi’ndeki buluşmada Modi, Rus mevkidaşına 2 bin yıllık antik Hint felsefe eseri “Tirukkural”ın Rusça çevirisini takdim etti.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS Zirvesi kapsamında ikili görüşme yaptı.

Bharat Mandapam Kongre ve Sergi Merkezi’nde gerçekleşen ve 45 dakika süren görüşmede iki lider, ülkeleri arasındaki işbirliğini ele aldı.

Görüşmenin başlangıcında Modi, Putin’e antik Hint düşünürü Tiruvalluvar’ın kaleme aldığı ve Rusçaya çevrilen yaşam felsefesi eseri “Tirukkural”ı hediye etti. Modi takdim sırasında, “Bu kitap 2 bin yıl önce Hindistan’da yazıldı. Büyük yazar Tiruvalluvar eserinde insan hayatından, şefkatten ve devlet yönetiminden söz etti. Düşünceleri günümüzde de geçerliliğini koruyor. Bu kitabı Rusçaya tercüme ettik. Kitabın iki ülke halkları arasındaki bağları güçlendirmemize yardımcı olacağına inanıyorum” dedi.

Hediyeye teşekkür eden Putin, Hindistan Başbakanı’nın ikili ilişkilerin geliştirilmesine yönelik vurgusundan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Rus lider, “Sizin bu değerlendirmelerinizle birlikte tam olarak böyle olacaktır” ifadesini kullandı. Modi, Aralık 2025’te Putin’in Hindistan ziyareti sırasında da Rus lidere “Bhagavad Gita” destanının Rusça baskısını vermişti.

Putin, Modi’yi 24’üncü Yıllık Rusya-Hindistan Zirvesi için Rusya’ya davet etti; Modi de bu daveti kabul etti.

Ziyaretin kesin tarihlerinin daha sonra belirleneceği açıklandı. İki lider görüşmenin tamamlanmasının ardından aynı limuzine binerek Yeni Delhi’deki “INNOPROM. Hindistan” sergisine geçti. Putin gün içinde ayrıca BRICS İş Forumu’nun yıllık genel kurul oturumuna hitap edecek.

İki lider en son 31 Ağustos’ta Bişkek’te toplanan Şanghay İşbirliği Örgütü Zirvesi marjında Ala-Arça devlet konutunda bir araya gelmişti. Liderler o görüşmede iki ülke arasındaki ekonomik ortaklığı ve Ukrayna’daki durumu ele almıştı.

Rusya Devlet Başkan Yardımcısı Yuriy Uşakov, Moskova yönetiminin iki lider arasındaki güvene dayalı ilişkiye değer verdiğini ve tarafların güncel konuları gayriresmi ortamlarda açıkça değerlendirmeyi tercih ettiğini kaydetti.

Hindistan’a üç günlük bir çalışma ziyareti yapan Putin, örgütün kuruluşunun 20’nci yıldönümüne denk gelen 18’inci zirve programı kapsamında başka liderlerle de temaslarda bulunacak.

Uşakov’un aktardığı programa göre Rus lider; Güney Afrika Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa, Malezya Başbakanı Enver İbrahim, Etiyopya Başbakanı, Abu Dabi Veliaht Prensi ve BRICS Yeni Kalkınma Bankası Başkanı ile ayrı ayrı görüşmeler yapacak. Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile de olası bir temas planlanıyor.

Adını kurucu ülkeleri Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika’nın İngilizce baş harflerinden alan ve gelişmekte olan ekonomileri buluşturan BRICS’in 18’inci zirvesi, 11-13 Eylül tarihleri arasında Yeni Delhi’de düzenleniyor.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Ermenistan, Rus gazına alternatif arıyor

Yayınlanma

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, ülkesinin doğalgaz tedarikinde Rusya’ya alternatif kaynakları araştırdığını açıkladı. Halihazırda tüketiminin yüzde 82’sinden fazlasını Rus enerji şirketi Gazprom üzerinden sağlayan Erivan yönetimi, farklı kaynaklara açık olduğunu vurguluyor.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, ülkesinin doğalgaz tedarik kaynaklarını çeşitlendirme olanaklarını değerlendirdiğini açıkladı.

Newsarmenia haber portalının aktardığına göre Paşinyan, Avrasya Ekonomik Birliği’nden (AEB) ayrılma ihtimali karşısında Rus doğalgazına alternatif arayıp aramadıkları yönündeki soruya yanıt verdi.

Hükümetin çeşitlendirmeye gitmeyeceği hiçbir alanın olmadığını vurgulayan Paşinyan, gaz alımında farklı güzergahlara açık olduklarını belirtti.

Paşinyan açıklamasında, “Ermenistan’da doğalgaz ucuz değil. Sınırdan tüketiciye ulaşana kadar geçen süreçte, diğer ülkelerle kıyaslandığında en yüksek fiyat artışı Ermenistan’da yaşanıyor. Gazprom Armenia şirketi büyük kârlar elde ediyor ve bu da kayda geçirmemiz gereken ayrı bir gerçek” dedi.

Rus enerji şirketi Gazprom, halihazırda Ermenistan’ın tek doğrudan doğalgaz tedarikçisi konumunu koruyor. Ülkedeki doğalgaz iletim şebekesinin işletmesini ise tamamı Rus enerji devine ait olan yan kuruluş Gazprom Armenia yürütüyor.

Ermenistan, 2009 yılından bu yana İran’dan da doğalgaz alıyor. Ancak bu sevkiyat, 2030 yılına kadar geçerliliği korunan elektrik karşılığı doğalgaz takas anlaşması kapsamında gerçekleşiyor. Erivan yönetimi İran’dan aldığı gazı elektriğe dönüştürüyor ve bir metreküp doğalgaz karşılığında İran’a 3 kilovatsaat elektrik ihraç ediyor. Takas programına dahil santraller bir metreküp İran gazından 4 ila 4,5 kilovatsaat elektrik üretiyor; arta kalan elektrik ise Ermenistan’ın iç tüketiminde kalıyor.

FinPort verilerine göre 2025 yılında Ermenistan’ın doğalgaz ihtiyacının yüzde 82,4’ünü Rusya karşıladı. Bu oran 2 milyon 229 bin 697,4 metreküpe karşılık gelirken, kalan miktar İran’dan temin edildi.

ArmRadio’nun haberine göre Paşinyan enerji politikasındaki yaklaşımı şu sözlerle dile getirdi:

“İkinci bir kaynaktan gaz alma veya bu kaynaktan daha fazla gaz tedarik etme imkanı doğarsa bu yolu seçeriz; üçüncü bir kaynaktan alma imkanı çıkarsa o yönde ilerleriz; dördüncü bir seçenek oluşursa yine bu adımı atarız. TRIPP kapsamında Ermenistan üzerinden geçecek ve bize transit geçiş geliri sağlayacak bir boru hattı inşa etme olanağı doğarsa bu yolu da değerlendirebiliriz.”

Nisan ayı başında Ermenistan Parlamento Başkanı Alen Simonyan, Rusya’dan ithal edilen doğalgazın fiyatının artması halinde Erivan’ın Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü (KGAÖ) ile Avrasya Ekonomik Birliği’nden ayrılma sürecini başlatacağını söylemişti.

Paşinyan ise Rusya’yı saygı gösterilmesi gereken bir süper güç olarak nitelendirmiş ve Erivan’ın Moskova’ya asla zarar vermeyeceğini dile getirmişti. Ermenistan Başbakanı aynı zamanda Rusya’nın çıkarlarını Ermenistan’ın çıkarlarının önüne koymayacağının altını çizmişti.

Kremlin yönetimi, Ermenistan’ın KGAÖ üyeliğinin Erivan’ın egemen kararı olduğunu belirtmişti. Ancak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Paşinyan ile gerçekleştirdiği görüşmede Ermenistan’ın hem Avrupa Birliği hem de AEB Gümrük Birliği içinde aynı anda yer alamayacağını hatırlatmıştı.

Mayıs ayı sonunda Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Erivan yönetiminin Avrupa Birliği’ne katılım sürecini sürdürmesi halinde, Rusya Büyükelçiliğinin doğalgaz ve petrol ürünleri tedariki işbirliği anlaşmasının askıya alınabileceği veya feshedilebileceği konusunda Ermenistan’ı resmi olarak uyardığını açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English