Bizi Takip Edin

Avrupa

Enerji krizi Avrupa’yı sarsıyor

Yayınlanma

COVID-19 pandemisi, Rusya-Ukrayna savaşı ve ardından gelen Rusya karşıtı yaptırımlar tüm dünyada enerji fiyatlarında artışa neden olurken en büyük darbeyi Avrupa yiyor.

Uzun yıllardır ucuz Rus petrolü ve doğalgazı ile sanayisini rekabetçi halde tutan Avrupa ülkeleri, artan maliyetler ve ABD’nin Enflasyonu Düşürme Yasası (IRA) nedeniyle sanayisizleşme tehdidiyle karşı karşıya.

Bunun ötesinde, bu kış hane halklarının enerji tüketiminde önemli bir düşüş bekleniyor. Bu beklentinin ilk karşılıkları şimdiden görülmeye başlandı.

Fransa’da enerji tüketiminde büyük düşüş

Ağustos ayında kış için enerji tüketiminde yüzde 10 düşüş hedefleyen Fransız hükümeti bu hedefe ulaşmak üzere.

Elektrik ve doğalgaz şebekesi operatörlerinin verilerine göre, Fransa’da elektrik ve doğalgaz tüketimi bir önceki aya göre sırasıyla yüzde 9 ve yüzde 10,5 azaldı. 

Parlamentoda ifade veren elektrik operatörü RTE’nin icra kurulu başkanı Thomas Veyrenc, sonuçların “etkileyici” olduğunu söyleyerek en kötü senaryoların bir süreliğine rafa kaldırıldığını belirtti.

France Bleu radyosuna konuşan Enerji Geçiş Bakanı Agnès Pannier-Runacher de elektrik tüketimini asgaride tutma konusunda halkın “kolektif çabasını” övdü. Bakan, yüzde 9’luk bir düşüşün “yedi nükleer santrale eşit” olduğunu vurguladı.

Gaz taşıma sistemi operatörü GRTgaz’dan yapılan açıklamada, 1 Ağustos-11 Kasım tarihleri arasındaki tüketimin, 2018 yılının aynı dönemine göre yüzde 10,5 düşük olduğu duyuruldu. Bu düşüşte yüzde 22,1 ile sanayi, yüzde 14,1 ile hanehalkları tüketimi etkili oldu.

Açıklamada, “kolektif farkındalığın” tüketicileri temel olmayan gaz tüketimleri azaltmaya yönelttiği iddia edildi. 

Bununla birlikte aynı dönemde doğalgazdan üretilen elektriğe talep yüzde 43,5 arttı.

Almanya 2023’te bütçe açığını artıracak: 200 milyar avroluk paket

Rusya’ya yönelik yaptırımlardan en ağır etkilenen ülkelerden biri olan Almanya, yükselen enerji maliyetlerini finanse etmek için bütçe açığını rekor seviyelere çıkarmayı planlıyor.

Maliye Bakanı Christian Lindner, önümüzdeki yıl GSYİH’nin yüzde 3,25’i düzeyinde bir bütçe açığı göreceklerini, bu rakamın gaz ve elektrik fiyatlarındaki artışa yönelik harcamaların boyutlarına göre yüzde 4,5’e kadar çıkabileceğini söyledi.

Alman hükümetinin 2023 yılına ilişkin daha önceki bütçe açığı yüzde 2 idi. 

Almanya, önümüzdeki yıl net borçlanma rakamını 45,6 milyon avro olarak açıkladı. Bu rakam daha önce 17,2 milyar avro olarak tahmin ediliyordu.

Federal Cumhuriyet Anayasası’ndaki “borç freni”, ülkenin net borçlanmasının GSYİH’nin yüzde 0,35’ini geçmeyeceğini hüküm altına alıyordu. Berlin, bunu pandemi başlangıcında değiştirmişti. Şimdi, trafik lambası koalisyonunun şahin maliye bakanı FDP’li Lindner, borçları kontrol altına alıp mali disiplin dayatıyor.

SPD-FDP-Yeşiller koalisyonu, ekonomiye teşvik olarak 200 milyar avroluk bir paket açıkladı. Bu pakete işletmeler ve hane halkları için doğalgaz tavan fiyatı da yer alıyor. Tüketiciler, Mart ayından itibaren fiyat durdurmaları ile rahatlatılacak, ayrıca Ocak ve Şubat aylarında tek seferlik ödemeler alacak.

Tüm bunlara rağmen Alman ekonomisinin 2023 yılında yüzde 0,4 küçülmesi bekleniyor. 

Berlin ve Avrupa yönünü kömüre çeviriyor

Öte yandan Almanya, ucuz doğalgaz ve petrole erişiminin kesilmesiyle birlikte geleneksel fosil yakıtlara dönüyor.

“Yeşil dönüşüm” kapsamında kömür santrallerini kapatmayı hedefleyen Almanya, geçtiğimiz yıllarda da bu dönüşümün kolay olmayacağını görünce kömüre kısmi dönüş yapmıştı.

Alman istatistik kurumu Destatis’in verilerine göre, Temmuz-Eylül arasında Alman enerji nakil şebekelerinden dağıtılan enerjinin yüzde 36,3’ü kömür santrallerinden sağlandı. Bu rakam, geçen sene aynı dönem için yüzde 31,9’du.

Kömürden üretilen enerji üç ayda yüzde 13,3 artışla 42,9 terawatt saate yükseldi. Toplam Alman enerji çıktısı ise bir önceki yılın aynı döneminde göre yüzde 0,5 daralmayla 118,1 terawatt saat oldu.

Doğalgaz üretimi biraz artarken, rüzgar ve hidro enerji üretimi ile yurt içi nükleer üretimi azaldı.

Küresel kömür tüketimi de bu sene 8 milyar tonun üzerine çıkarak rekor kırdı. Almanya, yüzde 19 yükselişle en çok kömür tüketimi artışına giden ülkeler arasında yerini aldı.

Almanya, olası doğalgaz krizi nedeniyle, “doğalgazın yerini alacak rezervler” programı başlatmış ve 2022’de kapanması planlanan linyit ve taş kömürü santrallerini devrede tutma kararı almıştı.

Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) açıklamasına göre, bu yıl kömür tüketimi yüzde 1,2 artacak. Şu anda her şeye rağmen Çin ve Hindistan dünyanın hem en büyük kömür üreticisi hem de en büyük kömür tüketicisi. 

Uniper’in kamuya maliyeti artıyor

Alman enerji devi Uniper’i devletleştirme kararı alan Berlin, şimdi bu şirketin 216 milyar avro değerindeki riskli türev varlıklarını üzerine almaya hazırlanıyor.

Uniper’in devletleştirilmesi, Almanya’nın tarihinde gördüğü en büyük şirket kurtarma adımı olarak nitelendiriliyor. 

Öte yandan Reuters’a göre, Uniper’in türev enstrümanlarından, varlık olarak 196 milyar avroluk alacağı bulunuyor. Bu durumda, riskli türev varlık değeri bir hayli küçülüyor.

Uniper, bu yılın ilk 9 ay için 40 milyar avroluk zarar açıklamıştı. Zarar, ucuz Rus doğalgazının kesilmesinden kaynaklanıyordu. 

Alman Ekonomi Bakanlığı, Uniper’in devletleştirilmesinde, yıllık raporlarda listelenmiş bilanço riskleri de dahil tüm boyutların göz önüne alındığını savunmuştu.

Britanya’da ‘geri ödeme’ nedeniyle azalan ısınma

Enerji krizinden etkilenen ülkeler arasında yer alan Britanya’da ise doğalgaz şirketlerinin yurttaşlara yaptığı “geri ödeme”, ısınmayı bir hayli azaltıyor.

Gaz şirketleri, kullanımın en yoğun olduğu saatlerde ısınmayı kapatan hanelere ödeme yapıyor. Akşam 5 ile 7 saatleri arasında doğalgazını kapatan bir haneye şirketler nakit para veriyor.

Öte yandan Ulusal Şebeke’ye bağlı Elektrik Sistem Operatörü, iki kömür santraline acilen kömür tedariğine başlanması gerektiği talimatını verdi.

Britanya’nın enerji sektörünün yüzde 43’ü doğalgaza bağlı çalışıyor. Bu nedenle Rusya karşıtı yaptırımlar doğalgaz fiyatlarını fazlasıyla şişirdi.

Bunun yanı sıra, Britanyadaki konutlar Avrupa’nın eski konutları. Ülkedeki konutların yüzde 37’si 1946’dan önce yapılmış. Örneğin Almanya ve Norveç’te bir ev sırasıyla ortalama 1 derece ve 0,9 derece ısı kaybederken Britanya’da bu kayıp 3 dereceye kadar çıkıyor.

Slovakya’da kriz hükümet devirdi

Orta Avrupa’da “Vişegrad Dörtlüsü – V4” olarak bilinen Çekya, Macaristan, Polonya ve Slovakya’dan oluşan grupta sanayisi enerji krizinden en çok etkilenen ülke Slovakya.

Diğer V4 ülkelerinde yıllık sanayi üretiminde yükseliş görülürken Slovakya’da yüzde 2,4’lük bir daralma yaşandı. 

Öte yandan bir önceki aya (Eylül ve Ekim ayları) göre üretim söz konusu olduğunda Slovakya’da yükseliş yaşanırken diğer V4 ülkelerinde daralma söz konusu.

İmalattaki daralmanın nedenleri arasında Ukrayna savaşı, yüksek enflasyon ve Slovakya’nın ihracat pazarı olan ülkelerdeki parasal sıkılaştırma politikası gösteriliyor.

Slovakya’nın imalat sanayisinde önemli bir kaplayan otomotiv sektöründe ise talep sıkıntısı olmasa bile lojistik sorunlar, özellikle tedarik zincirlerindeki aksamalar zarar veriyor.

Eylül ayında Slovakya’daki işletmelerin elektrik tüketiminde de bir önceki yıla göre dramatik bir düşüş yaşamıştı: Yüzde 18. 

Düşüşte bazı büyük şirketlerin üretimi kısmasının önemli bir rol oynadığı düşünülüyor. Örneğin Slovakya’nın en büyük elektrik tüketicilerinden olan alüminyum üreticisi Slovalco, Ağustos ayının sonunda, enerji fiyatları yeniden uygun hale gelene kadar üretimi durdurma kararı almıştı. Demir alaşımı üreticisi OFZ ve gübre üreticisi Duslo da üretimi azaltma kararı almışlardı.

Slovakya’da hane halklarının elektrik tüketimi ise yüzde 6 azalmıştı. Slovak hükümeti Ekim ayında işletmelere elektrik ve doğalgaz tavan fiyatı uygulanacağını söylemişti. 

Bu ayın başında ise elektrik üretim şirketlerine yüksek elektrik fiyatları ile mücadele amacıyla yeni bir vergi konmuştu.

Bütün bunlar sürerken Başbakan Eduard Heger’in azınlık hükümeti Perşembe günkü güvenoyundan olumsuz sonuç çıkması üzerine devrildi. Güven oylamasında, 150 kişilik parlamentonun 78’i olumsuz yönde oy kullandı.

Avusturya enerji şirketlerine vergi hazırlığında

Enerji krizinin sarstığı bir diğer AB ülkesi Avusturya, zor durumdaki vatandaşlarına destek için yeni bir vergi hazırlığında.

Enerji şirketlerinin aşırı kârlarından 500 milyon avroluk vergi almayı hedefleyen Viyana yönetimi, bunun 450 milyon dolarını dokuz eyalete dağıtacak. Bu paranın yurttaşların ısınma giderleri için kullanılması amaçlanıyor.

Duyuruyu yapan Maliye Bakanı Magnus Brunner, “Avusturya’da alım gücünü korumak en büyük önceliğimiz,” derken bu sayede her vatandaşın 200 ila 400 avro arasında gelir elde edeceğini söyledi.

Öte yandan pandemi döneminde yürürlüğe konan “konut koruma” uygulaması kapsamında ev kiralarını ödemekte zorlanan 1,2 milyon Avusturyalıya 50 milyon avro tutarında yardım yapılacak.

Hükümetin vergilendirme programına, 2019-2021 dönemindeki ortalama kârlarının yüzde 20 ve üzerinde kâr eden şirketler dahil olacak. 

Polonya’dan ‘bencillik’ eleştirisi

Euronews’e konuşan Polonya Başbakanı Mateusz Morawiecki, enerji krizi ile baş etme söz konusu olduğunda bazı Avrupa ülkelerinin “çok bencil bir şekilde” hareket ettiğini söyledi.

Polonya liderinin bu açıklamaları, AB ülkelerinin doğalgaza tavan fiyat konusunda hâlâ anlaşamamalarının üzerine geldi.

Polonya ile birlikte Belçika, İtalya, İspanya, Malta, Portekiz ve Yunanistan da doğalgaza tavan fiyatı konmasını istiyor.

Tavan fiyatına şüpheyle yaklaşan ülkeler ise Almanya, Avusturya, Danimarka, Estonya, Lüksemburg ve Hollanda.

Morawiecki, tavan fiyatında kendi önerileri ile Almanya ve Hollanda’nın başını çektiği ülkelerin önerileri arasında bir orta yol bulunması gerektiğini, fakat bu ülkelerin tavan fiyatı uygulamasını engelleme biçiminin kendisini endişelendirdiğini söyledi.

Polonyalı lider, Avrupa Komisyonu’nu “daha cesur ve kararlı olmaya” davet etti.

Brüksel fiyat kontrollerine şüpheyle bakıyor

Birçok hükümet enerji fiyatlarını bir şekilde kontrol etmek için harekete geçerken AB merkezinde bu adımlara şüpheyle yaklaşılıyor.

AB’nin rekabetten sorumlu lideri Margrethe Vestager, Avrupa’nın devam eden enerji krizine çözümün büyük devlet sübvansiyonları olmadığını ileri sürdü.

Vestager, AB’nin bir varlık fonu kuracağını müjdelediği yazısında, kamu desteğinin sorunun tamamını derman olamayacağını söyledi.

Vestager’a göre sübvansiyonlar kısa vadeli bir çözüm olsa da bu AB’nin rekabetçiliğini sağlayamayacak.

Rekabet şefi, AB’nin yalnızca kesintisiz, güçlü ve tek bir pazarla sürdürülebilir ve uzun vadeli bir büyümeye kavuşabileceğini söyledi.

Doğalgaza tavan fiyatta gerilim artıyor

AB enerji bakanlarının acil gündemli toplantısına yaklaşırken tavan fiyatı konusunda AB içi çatlak büyüyor.

Avrupa Komisyonu’nun ilk tavan fiyat önerisi 275 avroydu. Bir grup ülke bu fiyatı çok yüksek buluyor. 9 Aralık’ta varılan son uzlaşma rakamı ise 220 avro.

Fakat Belçika, Bulgaristan, Hırvatistan, İtalya, Litvanya, Malta, Polonya, Romanya, Slovenya, Slovakya ve Yunanistan bu rakamın daha da düşerek 160 avroya gelmesini talep ediyor. 

Almanya, Avusturya, Danimarka, Estonya, Hollanda ve Lüksemburg ise buna karşı çıkıyor. 

AB Enerji Konseyi salı günü toplanacak.

Avrupa

Almanya, Rusya’ya karşı binlerce yeni füze almaya hazırlanıyor

Yayınlanma

Bloomberg’ün haberine göre Almanya, Tomahawk sevkiyatında yaşanan gecikmeler üzerine savunma cephaneliğini binlerce hassas vuruş füzesiyle takviye etmeyi planlıyor. Berlin, Amerikan girişimi Covenant’tan 1,12 milyar doları aşan Anthem füzeleri almanın yanı sıra Ukrayna, Hollanda ve İngiltere ortaklı projeleri değerlendiriyor.

Almanya, savunma cephaneliğini genişletmek amacıyla binlerce hassas vuruş füzesi satın almayı planlıyor.

Almanya ordusunun envanterinde şu anda yalnızca havadan fırlatılan ve yaklaşık 500 kilometre gibi görece kısa bir menzile sahip olan Taurus seyir füzeleri yer alıyor.

Bloomberg’ün konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberinde, Berlin’in Amerikan Raytheon üretimi BGM-109 Tomahawk füzeleri ile Typhon fırlatma sistemlerini tedarik etme planının ise gecikmelerle karşılaştığı belirtildi.

Bu tablonun ardından Almanya Savunma Bakanlığı, çok sayıda üreticiyle binlerce hassas vuruş füzesi almak üzere görüşmelere başladı.

Berlin’in benimsediği strateji, görece düşük maliyetli füzeleri yüksek adetlerle temin ederek nicelik üstünlüğü kurmayı ve olası bir hasmın hava savunma sistemlerini doygunluğa ulaştırarak felce uğratmayı amaçlıyor.

Görüşme yürütülen taraflardan birini Amerikan savunma girişimi Covenant oluşturuyor.

Almanya, bu şirketten 1,12 milyar doları aşan bir maliyetle karadan fırlatılan binlerce Anthem seyir füzesi almayı değerlendiriyor.

Covenant şirketi ABD kökenli olmasına karşın projenin Avrupa ile doğrudan bağı sürüyor. Girişim, bu yıl Almanya’nın Leipzig kentinde bir fabrika açtı.

Fabrikadaki ilk füzelerin 2027 yılının başında üretim bandından çıkması hedefleniyor.

Gelecek yılın sonuna kadar bin adet üretmeyi planlayan şirket, bağımsız Avrupa tedarik zincirlerinden faydalanarak 2028 yılına gelindiğinde yıllık 5 bin füzelik azami kapasiteye ulaşmayı amaçlıyor.

Berlin tek bir tedarikçiye bağlı kalmamak için alternatifleri inceliyor

Berlin yönetimi tek bir şirkete bağımlı kalmaktan kaçınmak için farklı seçenekleri de gündemde tutuyor.

Bu kapsamda Ukrayna ile Bars seyir füzelerinin ortak üretimi ve satın alınması yönünde temaslar yürütülüyor.

Hollanda merkezli Destinus SA şirketinin geliştirdiği Ruta füzeleri de incelenen seçenekler arasında yer alıyor.

Almanya ve İngiltere ortak girişimi olan Hypersonica ile de yüksek hızlı HS1 füzelerinin geliştirilmesi konusu ele alınıyor.

Avrupa ülkeleri, Ukrayna’daki çatışmaların başlamasının ardından geniş kapsamlı bir yeniden silahlanma sürecine girdi.

Rusya’nın Berlin Büyükelçisi Sergey Neçayev ise mayıs ayında yaptığı açıklamada Almanya’nın Rusya ile askeri bir karşı karşıya gelişe hazırlandığını öne sürmüştü.

Neçayev, Almanya’nın Ukrayna’daki çatışmalara taraf olmama yönündeki resmi beyanlarına rağmen askeri harcamalarını artırdığını, ordu mevcudunu büyüttüğünü ve silahlanma adımlarını hızlandırdığını savundu.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Avusturya, dört Rus diplomatı sınır dışı etti

Yayınlanma

Avusturya, üçü büyükelçilikte biri AGİT temsilciliğinde görevli dört Rus diplomatı casusluk şüphesiyle sınır dışı etti. Karara tepki gösteren Rusya Dışişleri Bakanlığı misillemenin kaçınılmaz olduğunu duyururken Viyana’nın 2022’den bu yana sınır dışı ettiği Rus görevli sayısı en az 18’e ulaştı.

Avusturya, dört Rus diplomatı “istenmeyen kişi” ilan ederek sınır dışı etti. Diplomatlardan üçü Viyana’daki Rusya Büyükelçiliğinde görev yaparken biri ülkenin Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Daimi Temsilciliğinde yer alıyordu.

Gelişmeyi cuma günü ilk olarak Avusturya dergisi Profil duyurdu; kamu yayıncısı ORF ve Die Presse gazetesi de Dışişleri Bakanlığına dayandırdıkları haberlerle bilgiyi teyit etti.

Bakanlık açıklamasında kararın güvenlik birimlerinden gelen veriler doğrultusunda alındığı belirtildi. Açıklamada, dört Rus görevlinin diplomatik statüleriyle bağdaşmayan faaliyetler yürüttüğü kaydedildi.

Moskova ise karara gecikmeden karşılık verileceğini duyurdu. Rusya Dışişleri Bakanlığı, Avusturya’nın bu adımına yönelik tepkinin “kaçınılmaz olarak geleceğini” açıkladı.

Avusturya Dışişleri Bakanlığı verilerine göre Viyana’daki Rusya Büyükelçiliğinde toplam 48 diplomat görev yapıyor. 23 Rus vatandaşı da ülkenin AGİT Daimi Temsilciliğinde yer alıyor.

Profil: Rus diplomatlar casuslukla suçlanıyor

Profil dergisi, sınır dışı edilen dört Rus diplomatın casusluk şüphesiyle hedef alındığını aktardı.

Bu isimlerin, araştırmacı yayın organı Agentstvo’nun ağustos başında yayımladığı ve istihbarat servisleriyle bağlantılı olabileceği öne sürülen 21 kişilik diplomat listesinde yer alıp almadığı ise henüz netleşmedi.

Profil, Avusturya Savunma Bakanlığının ağustos ayı ortasında askerlere olası Rus ajan devşirme girişimlerine karşı uyarı yazısı gönderdiğini ve şüpheli temasların bildirilmesini istediğini kaydetti.

Avusturya makamlarının gündemine giren bir diğer başlık ise Viyana sakinlerinin Rusya Büyükelçiliği çatısından gelen seslere yönelik şikayetleri oldu.

İngiliz The Financial Times gazetesi mart ayında kaynaklarına dayandırdığı haberinde, çatıdaki “anten ormanı” aracılığıyla NATO ve diğer uluslararası kuruluşların haberleşmelerinin dinlendiğini öne sürmüştü. Viyana yönetimi bu iddialar üzerine mayıs ayında üç Rus diplomatı sınır dışı etmişti.

Avusturya Dışişleri Bakanlığı eylül ayı ortasında yerel haber ajansı APA’ya yaptığı açıklamada, Rusya Büyükelçiliği temsilcilerinin çatıdaki havalandırma pervanelerinin arızalandığını savunarak gürültü için özür dilediğini bildirmişti.

Şubat 2022’de Ukrayna’da başlayan savaştan bu yana Avusturya, son kararla birlikte Rus temsilciliklerindeki en az 18 personeli sınır dışı etmiş oldu.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Sırbistan’da öğrenci mitinginde yüzbinlerce kişi bir araya geldi

Yayınlanma

Sırbistan’da öğrencilerin öncülüğündeki hareketin son mitingi için perşembe günü yüz binlerce kişi Belgrad’ın merkezinde bir araya geldi.

25 Ekim’de yapılacak erken parlamento seçimleri öncesinde yapılan mitingin organizatörleri, mitinge en az 200.000 kişinin katıldığını belirtti.

Hareket, Aleksandar Vučić ve Sırp İlerleme Partisi’nin (SNS) 14 yıllık iktidarını sona erdirmeyi ve yaklaşık iki yıldır süren hükümet karşıtı protestoları bir seçim zaferine dönüştürmeyi hedefliyor.

Protesto hareketi, Kasım 2024’te kuzeydeki Novi Sad kentinde bir tren istasyonu kanopisinin çökmesi sonucu 16 kişinin hayatını kaybetmesi ve bunun ülke genelinde öğrenciler öncülüğünde kitlesel yolsuzluk karşıtı protestolara yol açmasının ardından ortaya çıktı.

Göstericiler, felaketin sorumlusu olarak hükümetin yolsuzluğunu gösterdi fakat henüz kimse cezai olarak sorumlu tutulmadı.

Öğrenci Listesi’nden birçok aday kalabalığa hitap etti. Aralarında, yargı ve savcılığın siyasi baskı ve kişisel çıkarların etkisinden arındırılması çağrısında bulunan tanınmış Sırp aktör Tihomir Stanić de vardı.

Stanić, “Hepimiz kanun önünde eşit olmamaktan bıktık. Sırbistan özgürlüğü, adaleti ve hesap verebilirliği hak ediyor,” dedi.

Miting, son iki yıldır öğrenci hareketinin harekete geçirdiği çok sayıda genç de dahil olmak üzere her yaştan insanı bir araya getirdi.

Belgrad’dan 26 yaşındaki Nađa, başından beri öğrencileri desteklediğini ve adalet ve daha iyi bir gelecek için mücadele eden insanların yanında yer almaktan gurur duyduğunu söyledi.

Rapporteur’e verdiği demeçte, “Öğrenci Listesi’nin seçimi kazanmasını bekliyorum fakat iktidar yetkililerinin sonuçları sorgulamak ve itibarsızlaştırmak için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarına inanıyorum,” dedi.

Mitinge, siyasi değişim ve çocukları için daha iyi bir gelecek umduğunu belirten daha yaşlı destekçiler de katıldı.

61 yaşındaki Dragana, Rapporteur’e, “Umarım yeni hükümet, çocuklarımızın Sırbistan’ı terk etmek zorunda kalmadan geleceklerini kurabilecekleri bir ülke yaratır,” dedi.

Seçimler, Vučić’in iktidar partisinin yıllarca kendisiyle kıyaslanabilecek kadar güçlü bir seçim rakibiyle karşılaşmadığı 2012’de SNS’nin iktidara gelmesinden bu yana Sırbistan’da görülen en belirsiz seçimler olarak değerlendiriliyor.

Seçim kampanyası neredeyse bir referandum havasına büründü. Oylama, genel olarak SNS’nin iktidarının devamı ile siyasi değişim umudu arasında bir seçim olarak görülüyor.

Anketler, iktidar koalisyonu ile Öğrenci Listesi arasında başa baş bir yarışa işaret ediyor. Salı günü yayınlanan son ankete göre, kararını vermiş seçmenler arasında SNS liderliğindeki koalisyon %42,9, Öğrenci Listesi ise %42 oy oranına sahip.

Avrupa Parlamentosu heyeti de dahil olmak üzere uluslararası gözlemciler, seçimleri izleyecek.

Seçimlerin nasıl yürütüleceği, seçim koşulları, demokratik standartlar ve hukukun üstünlüğü konusundaki süregelen endişeler nedeniyle, uzun süredir durma noktasına gelen Sırbistan’ın AB üyelik süreci üzerinde önemli etkiler yaratabilir.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English