Bizi Takip Edin

Asya

Filipinler’de ABD ile ortak tatbikat protesto edildi

Yayınlanma

ABD ve Filipinler’in 17 bin 600’den fazla askerin katılımıyla düzenlediği bu zamana kadarki en büyük Balikatan savaş tatbikatı protestolarla karşılandı.

Başkent Manila’daki ABD Büyükelçiliğinin önünde düzenlenen protestoda, göstericiler ‘ABD birlikleri Filipinler’den defol’, ‘emperyalist ABD 1 numaralı terörist’, ‘ABD savaş makinası’ yazılı pankartlar taşıdı. Elçiliğin duvarına kırmızı boya atıldı.

Gösterilerde üniversite öğrencisi 2 genç gözaltına alındı.

Ayrıca eş zamanlı olarak Filipinler ordusunun karargahı Camp Aguinaldo önünde de protesto gerçekleştirildi. Karargah önündeki eylemde ABD bayrağı yakıldı.

Eylemciler tarafından yapılan açıklamada, ülkede yabancı birliklerin varlığının, halkın emniyeti, güvenliği ve refahı için ciddi bir tehdit oluşturduğu, bu tatbikatların çevre tahribatına, yerli halkların ve köylülerin yerinden edilmesine, kadınlara ve çocuklara yönelik cinsel istismara ve sömürüye, yargısız infazlara, işkenceye, tacize ve aktivistlerin ve eleştirmenlerin sindirilmesine yol açtığı belirtildi.

New York’ta da protesto düzenlendi

Diğer yandan ABD’de de tatbikata ve Filipinler’deki ABD varlığına karşı protestolar düzenlendi. 60’tan fazla Filipinli ve savaş karşıtı kitle örgütleri New York City’deki Times Meydanı’nda miting yaptı.

Yeni Vatansever İttifak’ın (BAYAN) ABD’deki Genel Sekreteri Nina Macapinlac, miting konuşmasında “ABD ordusu Filipinlilerin geçim kaynaklarını ve topraklarını korumak yerine Çin’i kuşatıp sindirmeyi ve Asya Pasifik’teki ABD hegemonyasını güçlendirmeyi hedefliyor” dedi.

Miting’de, ‘ABD elini Filipinler’den çek’, ‘New York’tan Filipinler’e savaş makinası ABD’yi durdurun’, ‘Filipinler bizim. ABD ülkemizden defol!’ yazılı pankartlar taşındı.

Çiftçiler ve balıkçılar endişeli

İklim örgütleri de, askeri tatbikatların çiftçilerin ve balıkçıların geçim kaynaklarını nasıl etkileyeceği konusunda alarma geçti.

İklim örgütünün genel sekreteri Clarice Palce konuyla ilgili açıklamasında, ülke çapında gerçek atışlı tatbikatlar (LFX) yapıldığını bildirildi.

Place, “Çoğu çiftçi olan bölge sakinleri evlerini terk etmekten korkuyor ve LFX’ler, insanların hareketliliği konusunda ve geçim kaynaklarını güvenli bir şekilde arama becerileri konusunda bir endişe kaynağı oldu” dedi.

Bir balıkçı grubu da, Luzon bölgesinde bulunan Zambales şehrinin en az beş kasabasında düzenlenen askeri tatbikatlar sırasında uygulanan bölge politikasını eleştirdi, tatbikatların şubat ayından mayıs ayına kadar en yoğun balıkçılık mevsimine denk geldiğini ve bölge halkını olumsuz etkilediğini vurguladı.

Palawan 2. Bölge Temsilcisi Jose Alvarez ise, bu “rahatsızlığın geçici olduğunu” savundu.

Balikatan tatbikatının Palawan topluluklarındaki balıkçıların geçim kaynakları üzerinde bir etkisinin olup olmadığı sorusuna Alvarez, “Denizde canlı atış varsa bu doğrudur. Ancak denizde bu canlı atıştan önce elbette balıkçılar için yeterli uyarı var ve bu gece yapılmaz, gündüz yapılır” yanıtını verdi.

Alvarez’den farklı düşünen Pamalakaya’nın Luzon bölümünün başkan yardımcısı Bobby Roldan ise, “Filipinliler, balıkçılık sahalarımızda canlı ateş tatbikatları eşliğinde savaş oyunları düzenleyen yabancı güçlere yalnızca bir güvenlik battaniyesi sağlamak için geçim kaynaklarından çıkarılmayı hak etmiyor” ifadesini kullandı.

İlk kez canlı atış yapılacak

Bu yılki Balikatan’da ilk kez katılımcılar Ukrayna’nın da kullandığı, Patriot füzeleri ve Avengers hava savunma sistemleri ile gerçek atışlı tatbikat gerçekleştirecekler.

Filipinli ve Amerikan birlikleri, denizde canlı ateş tatbikatında, Güney Çin Denizi’nin Manila’nın münhasır ekonomik bölgesi içinde yer alan bir bölümünde, Zambales eyaleti açıklarındaki sularda 60 metre uzunluğundaki sahte bir düşman gemisini hedef alıp batıracak. Pekin ve Manila’nın yanı sıra diğer Güneydoğu Asya ülkeleri ve Tayvan’ın stratejik su yolunda örtüşen iddiaları mevcut.

Filipin Senatosu Dışişleri Komitesi Başkanı ve aynı zamanda Devlet Başkanı Ferdinand Marcos’un kız kardeşi olan Senatör Maria Imelda Marcos, savunma yetkilileriyle yaptığı bir görüşmede, “Beyler, Tayvan ile olan mücadelemiz nedir? Tayvan ile savaşımız nedir? Anlamıyorum, neden tüm askeri tatbikatları Tayvan’dan bir taş atımı uzaklıkta… Luzon’da yapıyoruz?” diye sormuştu.

Balikatan tatbikatları

Filipinler ve ABD, Tayvan üzerinden Çin’le süren gerginliğin ortasında, şimdiye kadarki en büyük ortak askeri tatbikatlarını başlattılar.

Filipinler ve ABD arasında 1951’de imzalanan Karşılıklı Savunma Anlaşması çerçevesinde ilk kez 1991’de yapılan Balikatan (omuz omuza) tatbikatı, her yıl rutin olarak düzenleniyor. Bu yılki asker sayısı ise geçen yılın neredeyse iki katı.

11-28 Nisan tarihleri ​​arasında yapılacak tatbikata 12.000’i ABD’den olmak üzere her iki taraftan toplam 17.600 asker katılıyor.

Filipin ordusunun eğitim merkezi direktörü ve tatbikatın sözcüsü Albay Michael Logico, bunun “bu zamana kadarki en büyük tatbikat” olduğunu söyledi.

Logico, Avustralya savunma kuvvetlerinden yaklaşık 111 askerin de katılacağını, ancak onların katılımının “daha küçük kara tabanlı tatbikatlarla” sınırlı olacağını kaydetti.

Daha önce, iki ülke arasındaki en büyük ortak tatbikat 11.000’den fazla askerin katıldığı 2015 yılında gerçekleştirilmişti.

Balikatan tatbikatları, Güney Çin Denizi yakınlarındaki Palawan da dahil olmak üzere birçok eyalette gerçekleştirilecek. İki ülke, Palawan adasına amfibi çıkarma yapacak. Filipin ve ABD donanmasına ait firkateynler, Manila’nın kuzeyindeki Zambales eyaleti açıklarındaki sulardan Güney Çin Denizi’ne doğru silahlarını ilk kez ateşleyecek.

Çin’in hedef alınması Filipinler kamuoyunda endişe yarattı

Daha geniş çaplı tatbikatlar, Filipinler’in geçen ay ABD’nin ülkedeki askeri üslere erişimini genişletme kararının ardından geldi.

Halihazırda, Amerikan üslerinin ve birliklerinin artmasıyla Çin’le bir çatışmaya girme konusunda kaygılı olan ülke kamuoyu, bu son tatbikatın boyutu ile daha da endişelendi.

Devlet Başkanı Ferdinan Marcos ise, kamuoyunu sakinleştirmek için, “Filipinler, üslerin saldırı eyleminde kullanılmasına izin vermeyecek. Üsler, yalnızca Filipinler’in yardıma ihtiyacı varsa yardım etmek içindir,” açıklamasını yaptı.

Dört üsten üçü, Tayvan’a bakan iki bölge de dahil olmak üzere Filipinler’in ana ve en kuzeyindeki Luzon adasında bulunuyor. Palawan eyaletindeki dördüncü bölge, son yıllarda Çin ile Filipinler arasındaki bölgesel gerilimin yüksek olduğu Güney Çin Denizi’ne bakıyor.

Askeri uzmanlara göre, ABD genişletilmiş bu tatbikat ile Filipinler üzerinden Çin’i hedef alıyor. ABD ordusu, Filipinler’deki Luzon ve Palawan adaları gibi yerlerden Tayvan adasının güneyindeki Bashi Kanalı’nı ve Güney Çin Denizi’ndeki Nansha Adalarını hedef alabilir. Filipinler, Washington’un Hint-Pasifik’te Çin’i çevreleme ve Güney Çin Denizi’ndeki etkisini kırma planları bağlamında önemli bir üs olarak öne çıkıyor.

Asya

“Hamam böceği” protestolarının başarısı Modi hükümetine yönelik eleştirileri güçlendirdi

Yayınlanma

Hindistan’da Modi hükümeti yeni meydan okumalarla karşı karşıya. İktidardaki BJP’nin etanol katkılı yakıtı zorunlu tutmasına karşı çıkanlar, öğrencilerin öncülük ettiği hareketten esinlenerek yeni bir kampanya başlattı.

Hindistan’da gençlerin öncülük ettiği ve büyük yankı uyandıran protestoların yankısı devam ediyor.

Yeni kurulan Cockroach Janta Party (CJP-Hamam Böceği Halk Partisi), yalnızca 36 gün içinde sınav sistemindeki aksaklıklara karşı yüz binlerce öğrenciyi harekete geçirdi. Hareket, Başbakan Narendra Modi’yi nadir görülen bir geri adım atmaya zorladı ve Eğitim Bakanı Dharmendra Pradhan’ın istifasını sağladı.

Hindistan’da protestoların yıllarca büyük ölçüde görmezden gelindiği veya bastırıldığı, Modi’nin ise siyasi söyleme hâkim olduğu bir dönemin ardından CJP’nin hükümeti geri adım atmaya zorlaması, şimdiden benzer bir protesto hareketine ilham verdi. Analistler, başka hareketlerin de ortaya çıkmasını bekliyor.

Modi hükümeti benzine etanol karıştırılması nedeniyle tepkiyle karşı karşıya

Adını yüzde 20 etanol içeren yeni yakıt karışımından alan E20 Janta Party, pazar günü sosyal medya platformu X’te ortaya çıkmasının ardından 24 saat içinde 34 bin takipçiye ulaştı. Hareket, daha fazla yakıt tüketimine yol açacağı ve eski motorlara zarar vereceği yönündeki endişelere rağmen hükümetin bu yakıtı ülke genelinde zorunlu tutmasına yönelik kamuoyu tepkisinden yararlanmayı hedefliyor.

CJP gibi E20 Janta Party de hükümet politikasının değiştirilmesini istiyor. Hareket, tüm akaryakıt istasyonlarında uygun fiyatla yüzde 100 benzin seçeneği sunulmasını ve ilgili bakanın istifa etmesini talep ediyor.

E20 Janta Party, X’teki profilinde kendisini “Halkın Sesi” olarak tanımlıyor ve adalet, şeffaflık, hesap verebilirlik ile “halkın hakları” çağrısında bulunuyor.

Hint siyaset bilimci ve Princeton Üniversitesi öğretim görevlisi Pratap Bhanu Mehta, gençlerin yürüttüğü “hamam böceği” kampanyasının, “devletten taleplerde bulunmanın yeni bir yoluna ilişkin model” sunduğunu ve başkalarına da ilham vereceğini söyledi.

Mehta, “Bu E20 Janta Party’nin ne kadar ivme kazanacağını bilmiyorum ancak bu, tam da bu tür hareketlere bir örnek. İnsanlar taleplerini resmî kurumsal kanallar üzerinden dile getirebileceklerine şüpheyle yaklaşıyor. Bu nedenle ne zaman önemli bir talep ortaya çıksa, bir kamuoyu protesto hareketi oluşturma girişimi de olacaktır” dedi.

E20 kampanyası, oğulları etanol üreten bir aile şirketi işleten Modi hükümetinin Ulaştırma Bakanı Nitin Gadkari’yi hedef alıyor. Gadkari herhangi bir çıkar çatışması bulunduğunu reddetti ve oğullarının Hindistan’daki etanol pazarının yüzde 0,5’inden daha azına sahip olduğunu söyledi.

Yeni etanol karışımına açıkça karşı çıkan siyasi analist Tehseen Poonawalla, cuma günü Gadkari’nin evine yönelik bir “otomobilli yürüyüş” çağrısında bulundu. Delhi’deki taksi şoförleri de geçen hafta yakıt meselesi nedeniyle 4 Ağustos’ta parlamentoya yürüyeceklerini duyurdu.

CJP liderleri, hükümeti taviz vermeye zorlayan başarılarının ardından hareketi yeniden yapılandırırken yakıt protestolarını destekleyip desteklemeyeceklerini henüz değerlendirmedi. Hükümetin verdiği tavizler arasında sınav sisteminin yeniden düzenlenmesi ve Hindistan’ın ulusal tıp fakültesi giriş sınavının iptal edilmesinin ardından intihar eden öğrencilerin ailelerine tazminat ödenmesi sözü de bulunuyor.

Ancak CJP’nin başsözcüsü ve hükümetle yürütülen görüşmelerde yer alan isimlerden Saurav Das, “Hükümet artık uyanmalı ve gerçeği görmeli” dedi.

Das, “İnsanlar artık hiçbir tartışma, görüşme veya müzakere yapılmadan politika ve yasaların kendilerine dayatılmasını kabul etmeyecek” ifadelerini kullandı.

Etanol katkılı yakıt politikasına yönelik öfke, CJP’nin hükümetle anlaşmaya varmasından bir gün sonra, pazar günü Mumbai’de de ortaya çıktı. Hindistan’ın finans merkezinde binlerce kişi Pradhan’ın istifasını kutlamak için bir araya geldi.

Mitinge katılan Hindistan Öğrenciler Federasyonu Mumbai Başkanı Aamir Kazi, protestocular arasında etanol katkılı yakıtın zorunlu tutulmasına karşı bir muhalefet bulunduğunu ve hükümetin eğitim politikasına karşı “mücadelenin devam ettiğini” söyledi.

Kazi, başka gösteriler planlanıp planlanmadığı sorusuna, “Bunun üzerinde çalışıyoruz” yanıtını verdi.

BJP, 2024’te parlamentodaki çoğunluğunu kaybetmesini fazla önemsememiş, art arda eyalet seçimlerini kazanmış ve muhalefet milletvekillerini saf değiştirmeye ikna etmişti.

Eleştirmenler, iktidar partisinin son on yılda gücünü artırmasıyla birlikte mahkemeler, seçim kurumu ve ana akım medya gibi kurumların giderek BJP’nin iradesine boyun eğdiğini ve muhalefet alanını daralttığını savunuyor.

Hindistan’daki gençlik hareketleri üzerine çalışan London School of Economics Profesörü Shakuntala Banaji, “Yalnızca Delhi’de değil, farklı yerlerde benzer meseleler etrafında başka hareketler de yükseliyor” dedi.

Banaji, E20 yakıt protestolarının da yayılabileceğini belirterek, “Çünkü insanlar, özellikle orta sınıf BJP seçmenlerini ve onların çocuklarını doğrudan etkileyen meselelerin kamuoyunda gerçekten karşılık bulduğunu fark etti” ifadelerini kullandı.

Öğrenci protestoları, özellikle kendi çocukları da gösterilere katılan BJP üyeleri arasında huzursuzluğa yol açtı.

Kamuoyunda geniş yankı uyandıran bir olayda, ülkenin kuzeydoğusundaki Assam eyaletinde BJP öncülüğündeki hükümette görev yapan bir bakanın kızı, sosyal medyada yayımlanan videolarda bir CJP protestosu sırasında Modi’ye öfkesini dile getirirken görüldü.

Bazı BJP üyeleri, çoğunlukla barışçıl geçen gösterilerde öğrenci protestocuların polis tarafından dövülmesi ve göz yaşartıcı gaza maruz bırakılması karşısında yaşadıkları şaşkınlığı özel görüşmelerde dile getirdi.

Muhalefetteki Aam Aadmi Party’nin öğrenci kanadından Eeshna Gupta, CJP kampanyasının Hindistan’da “kültürü değiştirdiğini” söyledi.

Gupta, “Bu hareket, Z kuşağının siyasi olamayacağı veya sesini yükseltemeyeceği yönündeki klişeyi ortadan kaldırdı” dedi.

“Hareket başladığında bile insanlar bizi ciddi biçimde küçümsüyordu” diyen Gupta, “Benim kişisel görüşüm, bu hareketin burada sona ermeyeceği yönünde” ifadelerini kullandı.

CJP sözcüsü Das ise durumu şöyle özetledi:

“Bir sonraki genel seçime kadar önümüzdeki üç yıl boyunca Modi hükümetinin insanları dinlemeye başlaması kendi açısından daha iyi olur.”

Okumaya Devam Et

Asya

Çin, ileri düzey çip üretimi açısından kritik önemedeki yerli litografi makinelerinin seri üretimine başladı

Yayınlanma

Çin, tamamen yerli immersion DUV çip üretim makinelerinin seri üretimine başladı.

Konu hakkında bilgi sahibi bir kaynağın Reuters’a aktardığına göre Çin, ileri düzey çip üretimi açısından kritik öneme sahip, tamamen yerli imkânlarla geliştirilen immersion derin ultraviyole (DUV) litografi makinelerinin seri üretimine başladı. Bu gelişme, Pekin’in yabancı teknolojilere bağımlılığını azaltma çabalarında önemli bir ilerlemeye işaret ediyor.

Kaynak, konunun hassasiyeti nedeniyle adının açıklanmaması koşuluyla, üretim çalışmalarına kamuoyunda pek tanınmayan Çinli devlet şirketi Shanghai Aishengna Electronic Technology Group’un öncülük ettiğini söyledi. Şirketin, Çin’in önde gelen litografi girişimlerinin ekiplerini bünyesine kattığı belirtildi.

Bu gelişme, Devlet Başkanı Xi Jinping’in en önemli önceliklerinden biri olan Çin’in ülke çapındaki yarı iletkenlerde kendi kendine yeterlilik girişimi açısından bir başarı niteliği taşıyor.

DUV litografi sistemleri, uzun süredir ASML’nin hakim olduğu, çip üretiminin temel teknolojilerinden biri olarak kabul ediliyor. Ancak bunun Hollandalı tedarikçi ASML açısından kısa vadede ticari bir tehdit oluşturması beklenmiyor.

Teknoloji sektörüne odaklanan haber kuruluşu The Information, Çin’in bu teknolojiyi geliştirdiğini ilk kez pazartesi günü duyurmuştu. Haberde, Şanghay merkezli ve adı açıklanmayan devlet destekli bir şirketin makinelerin üretimine başladığı, bu yıl yaklaşık beş, 2027’de ise yaklaşık 20 makine üretmeyi planladığı belirtilmişti.

Kaynağa göre Aishengna’nın DUV makinesinin daha fazla teste tabi tutulması gerekiyor ve sistem, Hollandalı şirketin rakip modellerinin performansına ulaşmaktan hâlâ oldukça uzak.

Bununla birlikte makinelerin başarıyla devreye alınması, Batılı hükümetlerin yabancı litografi ekipmanlarının ihracatına veya bakım hizmetlerine yönelik kısıtlamaları daha da artırması halinde Çinli çip üreticilerine alternatif bir ekipman kaynağı sağlayacak.

The Information’ın konu hakkında bilgi sahibi iki kişiye dayandırdığı haberine göre Çin yapımı DUV makinelerinin bu yıl ülkenin önde gelen çip üreticileri Semiconductor Manufacturing International Corp (SMIC), Hua Hong Semiconductor ve bellek çipi üreticisi ChangXin Memory Technologies’e (CXMT) teslim edilmesi bekleniyor.

Immersion DUV makinelerinde, projeksiyon merceği ile silikon plaka arasına bir su tabakası yerleştiriliyor. Böylece geleneksel kuru sistemlere kıyasla daha küçük devre desenleri basılabiliyor.

Bu makineler geniş bir çip yelpazesinin üretiminde kullanılıyor. Aynı katmanın tekrar tekrar pozlanmasını gerektiren çoklu desenleme yöntemi sayesinde daha ileri düzey yarı iletkenlerin üretiminde de kullanılabiliyor.

The Information’ın pazartesi günü yayımladığı haberin ardından yüzde 8 düşen ASML hisseleri, salı günü TSİ 12.06 itibarıyla yüzde 1,6 geriledi. Hisselerin performansı Avrupa’daki diğer çip sektörü şirketleriyle paralel seyrederken, Avrupa genelindeki STOXX 600 endeksinin gerisinde kaldı.

Aishengna, Şanghay sermayesi ve teknolojisiyle destekleniyor

Kurumsal kayıtlara göre Aishengna, Ağustos 2023’te 7 milyar yuan, yani yaklaşık 1 milyar dolar kayıtlı sermayeyle kuruldu. Şirketin yalnızca iki devlet kuruluşuna ait hissedarı bulunuyor: Shanghai Electric Holding ve Shanghai International Trust’ın bir iştiraki.

İnternet sitesi bulunmayan ve faaliyetleri hakkında kamuoyuna herhangi bir açıklama yapmayan şirketle ilgili çok az şey biliniyor. Kaynak, Aishengna’nın geçen yıl bir DUV prototipini test etmeye başlayan litografi girişimi Yuliangsheng ile Shanghai Micro Electronics Equipment’ın (SMEE) ekiplerini bünyesine kattığını söyledi.

Huawei destekli ekipman üreticisi SiCarrier’ın iştiraki olan Yuliangsheng ile SMEE, Pekin’in yarı iletkenlerde kendi kendine yeterlilik çalışmalarında önemli roller üstleniyor.

ASML’ye yetişme arayışı

ABD, Çin’in ASML’nin en gelişmiş aşırı ultraviyole (EUV) litografi sistemlerini satın almasını engelliyor. Hollanda’nın uyguladığı ihracat kontrolleri de Çin’in bazı gelişmiş DUV makinelerine erişimini kısıtlıyor.

Pekin kendi kendine yeterlilik politikasını ilerletmeye çalışsa da Çin, ASML açısından önemli bir gelir kaynağı olmayı sürdürüyor. Çin, yılın ilk yarısında Hollandalı şirketin net satışlarının yaklaşık yüzde 16’sını oluşturdu. Çinli çip üreticileri, gelişmiş EUV sistemlerini satın alamamalarına rağmen daha düşük teknolojili DUV makinelerini yoğun biçimde tedarik etmeye devam ediyor.

Reuters, aralık ayında kaynaklara dayandırdığı haberinde Çin’in dünyanın en gelişmiş çiplerinin üretiminde kilit rol oynayan bir EUV sisteminin prototipini geliştirmeyi başardığını bildirmişti. Ancak sistemin seri üretime geçmesine hâlâ yıllar olduğu belirtilmişti.

Okumaya Devam Et

Asya

Tayvan çip kaçakçılığı soruşturmasında Nvidia çalışanını tutukladı

Yayınlanma

Tayvan’da savcılar, ABD’li teknoloji devi Nvidia’nın ürettiği yapay zeka çiplerinin Çin’e kaçırılmasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında bir şirket çalışanını tutukladı. Keelung Bölge Savcılığı, zanlının evine ve iş yerine yapılan baskınların ardından Ceza Kanunu uyarınca ticari belgede sahtecilik suçlamasıyla tutuklandığını bildirdi. Soruşturmada tutuklu sayısı, Super Micro Computer ve Albatron Technology çalışanlarının da aralarında bulunduğu yedi kişiye ulaştı.

Tayvan’daki savcılar, ABD’li teknoloji devi Nvidia’ya ait yapay zeka çiplerinin Çin’e kaçırılmasına yönelik yürütülen soruşturma çerçevesinde bir Nvidia çalışanını tutukladı.

Konuya vakıf bir kaynak salı günü AFP’ye yaptığı açıklamada, söz konusu çalışanın soruşturmanın parçası olarak gözaltına alındığını aktardı.

Keelung Bölge Savcılığı tarafından yapılan açıklamada, ismi belirtilmeyen zanlının, müfettişlerin 24 Temmuz’da evine ve iş yerine gerçekleştirdiği baskınların ardından tutuklandığı bildirildi.

Açıklamada Nvidia şirketinin adına yer verilmezken, şüphelinin “Ceza Kanunu kapsamında ticari belgelerde sahtecilik” suçlamasıyla soruşturulduğu kaydedildi.

ABD, sektör lideri Nvidia tarafından tasarlanan ve yapay zeka sistemlerini çalıştırmak için kullanılan en gelişmiş silikon çiplerin Çin’e ihracatını kısıtlıyor.

Resmi yetkililer mayıs ayında yaptıkları açıklamada, Nasdaq’ta işlem gören Super Micro Computer tarafından üretilen ve gelişmiş Nvidia çipleri içeren “üst düzey” yapay zeka sunucularının ABD ihracat kontrollerini ihlal ederek Çin, Makao ve Hong Kong’a gönderilmesini incelediklerini duyurmuştu.

AFP’ye konuşan kaynak, “Bu Nvidia çalışanı, müfettişlerin Super Micro’yu hedef alan önceki arama dalgasının ardından ilgili kanıtları analiz etmesiyle olaya karışan bir kişi olarak tespit edildi” dedi.

Ajansa bir Nvidia sözcüsü de “kaçakçılığın kabul edilemez bir durum olduğunu” söyledi. Sözcü şöyle konuştu:

“Ürünlerimizi öncelikle, tüm satışların ABD ihracat kontrol kurallarına uygunluğunu sağlamamıza yardımcı olan orijinal ekipman üreticileri (OEM) de dahil olmak üzere tanınmış ortaklara satıyoruz. Nispeten küçük ihracatçılar ve sevkiyatlar bile kürenin her iki tarafında kapsamlı inceleme ve denetime tabidir; yönü değiştirilen hiçbir ürün hizmet, destek veya güncelleme alamaz.”

Çin, teknoloji şirketlerinin Nvidia’nın yapay zeka çiplerini satın almasını yasakladı

Savcılar, tutuklanan kişinin “suçları işlediğine dair güçlü şüphe bulunduğunu, kaçma, delilleri karartma, suç ortakları veya tanıklarla işbirliği yapma riski taşıdığını” belirtti.

Yürütülen geniş kapsamlı soruşturmada, Nvidia çalışanıyla birlikte Super Micro Computer şirketinden iki kişi ve Tayvan borsa listesindeki Albatron Technology şirketinden bir kişi dahil olmak üzere toplam yedi kişi tutuklu bulunuyor.

Zanlılar, Super Micro tarafından üretilen yaklaşık 50 sunucuyu Çin’e sevk etmek amacıyla belgelerde sahtecilik yapmakla suçlanıyor.

Daha önce AFP’ye isminin açıklanmaması kaydıyla konuşan bir yetkili, sunucuların bir kısmının Tayvan gümrüğünden geçtiğini ve Japonya üzerinden Çin’e gönderildiğini bildirdi.

Tayvanlı savcılar, mevcut dosyanın ABD ve Singapur’daki Super Micro Computer çalışanlarını içeren başka bir Nvidia çip kaçakçılığı vakasıyla bağlantılı olup olmadığını söylemek için henüz erken olduğunu ifade etti.

Soruşturmaların uluslararası ayağında Singapur polisi, yapay zeka çiplerinin yasa dışı transferi iddiasıyla bağlantılı dolandırıcılık soruşturmaları kapsamında bu ay 40 milyon dolardan fazla değere sahip lüks bir malikaneye el koydu.

Mart ayında gizliliği kaldırılan bir ABD iddianamesi ise şirket çalışanlarının, ihracat kontrollerini ihlal ederek Nvidia yapay zeka çiplerini Çin’e yönlendirmek suretiyle milyarlarca dolar haksız kazanç elde ettiklerini ortaya koymuştu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English