Bizi Takip Edin

Amerika

FT: Mamdani iş dünyası liderlerinin bir kısmını ikna etti

Yayınlanma

Zohran Mamdani, salı günü New York iş dünyasından bazı eleştirmenlerini, ABD’nin en büyük şehrinin belediye başkanı olmasıyla ilgili endişelerini gidermek amacıyla düzenlenen bir toplantıda ikna etti.

Financial Times’ta (FT) yer alan habere göre Demokratların New York Belediye Başkanı adayı, Manhattan’da, şehrin kurumsal ve finansal elitlerinin oluşturduğu bir savunma grubu olan Partnership for New York City’nin ev sahipliğinde düzenlenen ve 100’den fazla davetlinin katıldığı bir toplantıda konuştu.

Toplantıya katılan üst düzey bir finans yöneticisi, “Toplantı son derece olumlu geçti. Mamdani dinledi, samimi bir şekilde diyalog kurmak istedi ve sonunda çoğu katılımcıya New York’u önemsediğini ve tüm New Yorkluların belediye başkanı olmak istediğini hissettirdi,” dedi.

Mamdani, haziran ayında Demokrat Parti’nin belediye başkan adayı olarak seçildi ve şehrin sıralama oylama sisteminde favori gösterilen eski New York Valisi Andrew Cuomo’yu yendi.

FT’ye göre sürpriz zaferi, Demokratların kurmaylarını şaşkına çevirdi ve partinin geçen yılki hayal kırıklığı yaratan seçim sonuçlarının ötesine geçip Başkan Donald Trump’a karşı nasıl mücadele edeceği konusunda kafa yorduğu bir dönemde, siyasette yeni Mamdani’yi ulusal bir figür haline getirdi.

Fakat Mamdani’nin zaferi, milyonerler ve şirketlerin vergilerini artırarak evrensel çocuk bakımı ve ücretsiz şehir otobüsleri vaatlerini finanse etme planlarına karşı çıkan iş dünyası liderleri ve New York’un finans elitleri arasında da endişe yarattı.

Partnership for New York City’nin genel müdürü Kathryn Wylde, “Ön seçim gecesindeki ilk tepki şoktu, olumsuz reklamlar dışında kimse [Mamdani’ye] gerçekten dikkat etmemişti,” dedi.

JPMorgan Chase CEO’su Jamie Dimon geçen hafta Mamdani’nin “sosyalistten çok Marksist” olduğunu söylemiş ve onu destekleyen Demokratları eleştirmişti.

Dimon, belediye başkan adayı Mamdani’nin belediye tarafından işletilecek marketler ve kira dondurma gibi politika önerilerini “gerçek dünyada hiçbir anlamı olmayan ideolojik zırvalar” olarak nitelendirmişti.

Salı günkü toplantı, Mamdani’nin maliye ve vergi politikalarına ilişkin fikirlerinin yanı sıra Filistin çatışmasına ilişkin görüşlerine odaklandı. Hint kökenli Müslüman olan 33 yaşındaki Mamdani, Filistin davasına sempati duyduğunu ifade etmiş ve bu nedenle antisemitizmle suçlanmıştı.

Toplantıya katılanlardan biri, Mamdani’ye yöneltilen soruların yaklaşık beşte birinin İsrail ve New York’un Yahudi nüfusu hakkındaki görüşleriyle ilgili olduğunu tahmin etti.

Zohran Mamdani: Canavarın ininde bir ‘nepo bebek’

Grup, etkinlik öncesinde Mamdani’ye şüpheyle yaklaşırken, birçok kişi FT’ye, uzun süredir eleştirdiği iş dünyası temsilcileri önünde konuşmaya istekli olmasından etkilendiklerini söyledi.

Wylde, Mamdani’nin ön seçimlerden bu yana üst düzey yöneticiler ve finansçılarla proaktif bir şekilde iletişime geçtiğini ve iş dünyası temsilcileriyle özel olarak görüşmeyi kabul ettiğini söyledi.

Toplantıya katılan üst düzey bir Wall Street yöneticisi, “Ben veya arkadaşlarım onun kazanmasını istiyor muyuz? Cevap hayır. Kesinlikle hayır. Ama onunla çalışmak için bir alan olduğunu düşünüyorum. Başka bir seçeneğimiz olduğunu sanmıyorum,” dedi.

Mamdani’nin kampanya sözcüsü Jeffrey Lerner’in açıklamasına göre, Mamdani toplantıyı ”yapıcı ve dürüst bir tartışma“ olarak nitelendirdi ve adayın “mali politika konusundaki anlaşmazlıkları aşarak bu görüşmeyi daha da ileriye taşımak için fırsatı sabırsızlıkla beklediğini” ekledi.

Ne var ki herkes ikna olmadı. Görüşmeler hakkında bilgi sahibi bir kişi, Mamdani’nin “cevapları çok iyi hazırladığını” ve kibar ve açık sözlü göründüğünü, fakat şehri yönetmek için uygun olmadığını, hatta bazılarının onu “tehlikeli” olarak nitelendirdiğini söyledi.

Siyaset ve sivil toplum faaliyetlerinde aktif olan üst düzey bir New Yorklu yatırım bankacısı, Wall Street’in çoğunun Mamdani’ye karşı makul bir “merkezci” rakip çıkıp çıkmayacağını görmek için beklemede olduğunu söyledi.

Bu kişi, “Herkes bir süre filmi izleyip olayların nasıl gelişeceğini görmek istiyor, sonra ona göre hareket edecek,” dedi.

FT’ye göre Mamdani, bölünmüş muhalefetten faydalanabilir. Pazartesi günü Cuomo, genel seçimlerde bağımsız aday olarak yarışacağını açıkladı.

Trump yönetiminin daha önce aleyhine açılan yolsuzluk davasını takip etmemesi üzerine Demokrat Parti ön seçimlerinden çekilen mevcut belediye başkanı Eric Adams da bağımsız aday olarak seçimlere katılıyor.

Kamuoyu araştırma şirketi Data for Progress’in bu hafta yayınladığı bir ankete göre, seçim yarın yapılsa Mamdani yüzde 40 oy ile kazanırken, Cuomo yüzde 24, Adams yüzde 15 ve Cumhuriyetçi aday Curtis Sliwa yüzde 14 oy alacaktı.

Trump, seçimlerde herhangi bir adayı desteklemeyi reddetti, fakat salı günü Cuomo’nun “kazanma şansı yüksek” olduğunu düşündüğünü belirterek, “Onun bir komüniste karşı yarıştığını biliyorsunuz,” diye ekledi.

Amerika

ABD Senatosu, dijital dolar yasağını içeren tasarıyı kabul etti

Yayınlanma

ABD Senatosu, Fed’in 31 Aralık 2030’a kadar merkez bankası dijital para birimi (CBDC) niteliğinde bir dijital dolar çıkarmasını yasaklayan düzenlemeyi kabul etti. 85’e karşı 5 oyla geçen hüküm, 21st Century ROAD to Housing Act tasarısına Cumhuriyetçilerin girişimiyle eklendi. Düzenlemenin yürürlüğe girmesi için Temsilciler Meclisi’nin de onayı ve Başkan Trump’ın imzası gerekiyor.

ABD Senatosu, Merkez Bankası’nın (Fed) merkez bankası dijital para birimi (CBDC) olarak dijital dolar veya CBDC’ye “esaslı ölçüde benzer” herhangi bir dijital varlık çıkarmasını 31 Aralık 2030’a kadar yasaklayan 21st Century ROAD to Housing Act tasarısını kabul etti.

Tasarı Senato’da 85’e karşı 5 oyla geçti.

CBDC, nakit ve kaydi paranın yanında ulusal para biriminin üçüncü biçimi olarak tanımlanıyor. Bu tür dijital para birimlerinin ihracı ve kontrolü doğrudan merkez bankaları tarafından yürütülüyor.

Bazı CBDC projelerinde kripto para ve blokzincir teknolojilerinden yararlanılsa ve dijital para birimleri kriptografik tokenlar şeklinde ihraç edilse de, bu varlıklar merkezi bir ihraççıya sahip olmaları nedeniyle kripto para olarak değerlendirilmiyor.

Dünyada birçok ülke kendi CBDC projelerini geliştiriyor veya test ediyor.

Çin, dijital yuanı 2020 yılından bu yana deneme programları kapsamında test ederken, Rusya’da dijital rublenin geniş çaplı kullanımına 1 Eylül’de başlanması planlanıyor.

Esasen emlak piyasasına ilişkin düzenlemeler içeren 21st Century ROAD to Housing Act tasarısındaki CBDC yasağı hükmü, Cumhuriyetçilerin girişimiyle metne eklendi.

Tasarının şimdi Temsilciler Meclisi’nde oylanması, ardından da Başkan Donald Trump’ın imzasına sunulması gerekiyor.

Trump yönetimi daha önce de dijital doların hayata geçirilmesine karşı çıkarken, sabit kripto para birimlerini destekleyen bir çizgi izledi.

ABD’de GENIUS Act adlı sabit kripto para yasasının kabul edilmesinin ardından Hazine Bakanı Scott Bessent, ABD devlet tahvilleriyle desteklenen sabit kripto para birimlerinin Amerikan kamu borcuna yönelik yeni bir talep kaynağı oluşturacağını ve doların dijital ödemelerdeki konumunu güçlendireceğini söyledi.

Fed de dijital dolar fikrinden bir yıldan uzun süre önce uzaklaşmıştı.

Kurumun eski başkanı Jerome Powell, görev süresi boyunca ABD’de merkez bankası dijital para biriminin hayata geçirilmeyeceğini açıklamıştı. Powell’ın yerine gelen mevcut Fed Başkanı Kevin Warsh da CBDC karşıtı bir tutum sergiliyor.

Avrupa Birliği ise dolar bazlı sabit kripto para birimlerinin yaygınlaşmasına karşılık dijital euro projesini bir CBDC olarak destekliyor. Birlik, pazarını korumaya yönelik adımlar da attı.

Bu yıl yürürlüğe giren MiCA kripto varlık düzenlemeleri, Avrupa’daki kripto para borsalarında işlem gören tüm sabit kripto para birimlerinin, özel lisans almış ve AB içinde faaliyet gösteren ihraççılar tarafından çıkarılmasını şart koşuyor.

Toplam piyasa değeri 317 milyar dolar olan sabit kripto para piyasasının yüzde 90’dan fazlasını dolar bazlı ürünler oluşturuyor.

En büyük sabit kripto para birimleri, 186 milyar dolarlık piyasa değerine sahip Tether’in USDT’si ile 74 milyar dolarlık piyasa değerine sahip Circle’ın USDC’si olarak öne çıkıyor.

Trump ailesiyle bağlantılı kripto para projesi World Liberty Financial tarafından yaklaşık bir yıl önce piyasaya sürülen USD1 adlı sabit kripto para birimi ise yaklaşık 4,5 milyar dolarlık piyasa değeriyle kategorisinde dördüncü sırada yer alıyor.

USD1 arzının yaklaşık yüzde 75’i Binance’te tutuluyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

Google yapay zeka için A24 stüdyosuna ortak oluyor

Yayınlanma

Google, yapay zeka alanında iş birliği geliştirmek amacıyla bağımsız film stüdyosu A24’e yaklaşık 75 milyon dolar yatırım yapmaya hazırlanıyor. The Wall Street Journal gazetesinin kaynaklara dayandırdığı habere göre ortaklık kapsamında sinema sektörüne yönelik yeni yapay zeka araçlarının geliştirilmesi hedefleniyor.

The Wall Street Journal gazetesinin konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre Google, yapay zeka alanındaki ortaklık kapsamında bağımsız film stüdyosu A24’e yaklaşık 75 milyon dolar yatırım yapacak.

Gazete, bu adımın teknoloji devinin bir sinema stüdyosundan ilk kez hisse satın aldığı örnek olduğunu kaydetti.

Google bünyesindeki yapay zeka birimi DeepMind ile A24, filmlerin üretimi ve dağıtımı için yeni araçlar geliştirmeyi planlıyor.

A24 stüdyosunun teknoloji ve inovasyon alanındaki çalışmalarını yürüten ortağı Scott Belsky, geliştiricilerin yapay zekayı film üretimini hızlandırmak ve maliyetleri düşürmek amacıyla öne çıkardığını, ancak bu durumun sinemacılar arasında memnuniyetsizlik yarattığını ifade etti.

Sürece ilişkin değerlendirmede bulunan Belsky, “Yaratıcı kontrolü koruyan ve risk alma isteğini teşvik eden daha etkili yapay zeka uygulama yöntemlerinin olduğuna inanıyoruz” dedi.

Yeni araçların, kullanıcı taleplerine göre doğrudan içerik üreten üretken yapay zekadan farklı olacağını belirten Belsky, Google’ın A24 stüdyosunun film ve televizyon arşivine erişim hakkı elde etmeyeceğini kaydetti.

DeepMind Başkan Yardımcısı Eli Collins ise ortaklığa ilişkin, “Teknolojinin, alanındaki en iyi uzmanların ellerine ulaştığı anlarda büyük ilerlemelerin kaydedileceğine inanıyoruz.” açıklamasında bulundu.

ABD merkezli bağımsız bir sinema şirketi olan A24 stüdyosu, özellikle yazar ve festival filmleri üzerine odaklanmasıyla tanınıyor. Yakın zamanda “Gerçekliğin Sahne Arkası” (Y2K) ve “Marty Supreme” filmlerini izleyiciyle buluşturan stüdyonun portföyünde, yedi Oscar ödülü kazanan “Her Şey Her Yerde Aynı Anda” (Everything Everywhere All at Once) yapımının yanı sıra “Yeşil Şövalye” (The Green Knight), “Deniz Feneri” (The Lighthouse), “Cadı” (The Witch), “Ritüel” (Midsommar), “Geçmiş Yaşamlar” (Past Lives), “Demir Pençe” (The Iron Claw), “When You Finish Saving the World” ve “İç Savaş” (Civil War) gibi filmler yer alıyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

SpaceX, 6,3 milyar dolarlık bilgi işlem gücü anlaşması imzaladı

Yayınlanma

SpaceX, açık kaynaklı yapay zeka girişimi Reflection AI ile önemli bir bilgi işlem gücü anlaşması imzaladı.

Anlaşma kapsamında Reflection, gelişmiş modelleri eğitmek ve çalıştırmak için kullanılan en üst düzey yapay zeka çipleri olan Nvidia GB300’lere anında erişim elde edecek.

CNBC’nin incelediği belgelere göre, 1 Temmuz 2026’dan itibaren 2029 yılına kadar SpaceX’e aylık 150 milyon dolar ödeme yapmayı kabul etti.

Anlaşma süresi sonuna kadar devam ederse, ödemelerin toplam tutarı yaklaşık 6,3 milyar dolara ulaşacak.

Her iki şirket de ilk üç ayın ardından 90 gün önceden bildirimde bulunarak sözleşmeyi feshedebilir.

Anlaşma, SpaceX’in rekor kıran halka arzının ardından devasa veri merkezi altyapısını nasıl kullandığını gösteriyor.

Şirket, Colossus’u kısmen ChatGPT’nin rakibi olan Grok’a güç sağlamak amacıyla kurmuştu. 

Şimdi ise SpaceX, bu altyapıyı dışardaki yapay zeka şirketlerine hesaplama gücü kapasitesi satmak için de kullanıyor.

SpaceX, daha önce Anthropic, Google ve Cursor ile hesaplama gücü konusunda anlaşmalar imzalamıştı. Musk’ın şirketi şu anda Cursor’u satın alma sürecinde.

Reflection, bu listeye stratejik açıdan farklı bir müşteri daha ekliyor: Hükümetlerin ve işletmelerin kapalı yapay zeka sistemlerine olan bağımlılığını yeniden değerlendirdiği bir dönemde, açık kaynaklı modellere odaklanan bir yapay zeka laboratuvarı.

Zamanlama dikkat çekici. Anthropic’in Fable ve Mythos’a erişimi kesmesinin ardından açık kaynaklı yapay zeka ivme kazandı.

Bu durum, kritik işler için kapalı model sağlayıcılarına güvenmenin riskleri konusunda soru işaretleri yarattı.

Bu olay, açık model şirketlerine, müşterilerin modelleri daha fazla kontrol sahibi olarak inceleyebilmesi, özelleştirebilmesi ve çalıştırabilmesi gerektiği yönünde daha güçlü bir argüman sağladı.

Reflection, son değerlemesi 25 milyar dolar olan bu girişim olarak, OpenAI, Anthropic ve Google’ın öncü sistemleriyle rekabet edebilecek Amerikan açık kaynaklı yapay zeka modelleri geliştirmeye çalışırken, hükümetlere ve işletmelere kapalı sistemlere kıyasla daha fazla esneklik sunma hedefiyle bu yaklaşımı doğrudan benimsedi.

Reflection sözcüsü yaptığı açıklamada, “Son zamanlarda yaşanan olaylar, açık kaynağın yapay zeka ekosistemi için ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor; giderek daha fazla ülke ve işletme, yalnızca kapalı modellere bağımlı olmanın getirdiği riskleri ve maliyetleri fark ediyor,” dedi.

Reflection, bu anlaşmanın kendisine “Amerikan açık zekası” olarak adlandırdığı şeyi hızlandırmak için ek hesaplama gücü, yani hesaplama kapasitesi sağladığını belirtti.

Girişim henüz halka açık bir öncü açık kaynaklı model yayınlamadı fakat hükümet ve ulusal güvenlik müşterileriyle ivme kazanmaya devam ediyor.

Şirket, Enerji Bakanlığı’nın Genesis Misyonu ile birlikte çalışıyor ve Pentagon’un daha geniş kapsamlı yapay zeka çabalarının bir parçası.

SpaceX için bu anlaşma, hesaplama gücünün yapay zeka yarışında stratejik bir değer haline geldiğinin bir başka işareti.

Gelişmiş Nvidia çiplerine erişim, öncü modelleri eğitmeye ve kullanmaya çalışan şirketler için hâlâ en büyük kısıtlamalardan biri olmaya devam ediyor.

Colossus’u dış müşterilere açarak şirket, kıt grafik işlem birimi kapasitesini satmak için yarışan bulut sağlayıcıları ve yapay zeka altyapı şirketlerinin yanına konumlanıyor.

Bu aynı zamanda SpaceX’e, büyüyen yapay zeka altyapısı anlatısını haklı çıkarmak için başka bir yol sunuyor.

Yatırımcılar, SpaceX’in roketler ve Starlink’in ötesine geçerek yapay zeka, veri merkezleri ve hesaplama hizmetlerine genişleyip genişleyemeyeceğini izliyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English