Amerika
Genç Cumhuriyetçiler liderlerinin ırkçı mesajlaşmaları sızdırıldı

ABD’de Genç Cumhuriyetçiler gruplarının liderlerinin Telegram sohbetleri sızdırıldı ve ırkçı mesajlar ortaya çıktı.
Siyahları “maymun” ve “karpuz insanlar” olarak adlandıran Genç Cumhuriyetçiler, ayrıca siyasi rakiplerini “gaz odalarına” gönderme şakaları da yapıyorlar.
Düşmanlarına tecavüz etmekten ve onları intihara sürüklemekten bahseden gençler, köleliği desteklediğine inandıkları Cumhuriyetçileri de övüyorlar.
Kansas Genç Cumhuriyetçiler’in başkan yardımcısı William Hendrix, sohbette ırkçı bir hakaretin varyasyonları olan “nigga” ve “nigguh” (“zenci”) kelimelerini bir düzineden fazla kez kullanıyor.
O dönemde New York Eyaleti Genç Cumhuriyetçiler’in başkan yardımcısı olan Bobby Walker ise tecavüzü “epik” olarak nitelendiriyor.
O dönemde aynı örgütün başkanı olan Peter Giunta, haziran ayında gönderdiği bir mesajda “Hayır oyu veren herkes gaz odasına gidecek” diye yazıyor.
Giunta, 18 ile 40 yaş arasındaki Cumhuriyetçiler için 15.000 üyeli bir siyasi örgüt olan Genç Cumhuriyetçiler Ulusal Federasyonu’nun başkanlığına seçilip seçilmeyeceğine ilişkin yaklaşan oylamaya atıfta bulunuyordu.
Giunta, “İnsanlığın bildiği en büyük fizyolojik işkence yöntemlerinden bazılarını yaratacağım. Biz sadece gerçek inananları istiyoruz,” diye devam ediyor.
Daha önce kendisini New York Eyaleti Genç Cumhuriyetçiler’in genel danışmanı olarak tanıtan Joe Maligno, “Duşları tamir edebilir miyiz? Gaz odaları Hitler’in estetik anlayışına uymuyor,” diye yanıtlıyor.
New York’un ulusal komite üyesi Annie Kaykaty ise, “Artık insanların yanışını izlemeye hazırım,” diyor.
Bu yazışmalar, POLITICO tarafından elde edilen ve New York, Kansas, Arizona ve Vermont’taki Genç Cumhuriyetçi liderler arasında yedi aydan fazla bir süre boyunca yapılan mesajlaşmalardan oluşan Telegram sohbetlerinin bir parçası.
POLITICO soruşturmaya başladığından beri, grup sohbetinin bir üyesi artık işinde çalışmıyor ve bir diğerine iş teklifi iptal edildi.
Temsilci Elise Stefanik ve eyalet Senatosu Azınlık Lideri Rob Ortt dahil olmak üzere önde gelen New Yorklu Cumhuriyetçiler, bu sohbeti kınadılar.
Ocak ayı başından ağustos ortasına kadar bir düzine Y kuşağı ve Z kuşağı Cumhuriyetçi arasında paylaşılan 2.900 sayfalık sohbetler, sert bir Donald Trump yanlısı platformda ulusal Genç Cumhuriyetçiler örgütünün kontrolünü ele geçirme kampanyalarını anlatıyor.
Giunta, sohbetin yayınlanmasının “Gavin Wax ve New York City Genç Cumhuriyetçiler Kulübü tarafından yürütülen, bir yıl süren ve son derece koordineli bir karakter suikastının” parçası olduğunu iddia etti.
Bu, bir zamanlar gizli kalmış, fakat şimdi açıkça ortaya çıkan bir iç savaşa atıfta bulunuyor.
Giunta, “Bu kayıtlar zorbalık yoluyla elde edildi ve bana komplo kuranların aynısı tarafından POLITICO’ya sağlandı. En üzücü olan şey, 2016’dan beri Başkan Trump’a sarsılmaz desteğime rağmen, Gavin Wax dahil olmak üzere, onun yönetiminin bazı üyeleri, sırf onlara özel olarak meydan okuduğum için, beni kamuoyunda mahvetmek için bu komploya katılmış olmaları,” iddiasında bulundu.
Dışişleri Bakanlığında görevli Wax, daha önce New York Genç Cumhuriyetçiler Kulübünün başkanlığını yapmıştı. Bu kulüp, eyalet örgütü olan New York Eyaleti Genç Cumhuriyetçiler Kulübü ile anlaşmazlık içinde olan, şehir merkezli ayrı bir grup.
Sohbet üyelerinin çoğu halihazırda hükümet veya parti siyasetinde çalışıyor ve biri eyalet senatörü olarak görev yapıyor.
Telegram sohbetinde en az bir kişi Trump yönetiminde çalışıyor: LinkedIn hesabına göre, ABD Küçük İşletmeler İdaresinin hukuk müşavirliği ofisinde kıdemli danışman olarak görev yapan Michael Bartels.
Grup sohbeti üyeleri, RINO (“Sadece Lafta Cumhuriyetçi”) olarak adlandırılmamak için Trump’a boyun eğme baskısı, partilerinin sağ kanadındaki Nazilere duyulan sevgi ve başkanın Jeffrey Epstein’ın çocuklara yönelik cinsel suçlarıyla ilgili belgeleri gizlemeye çalıştığı iddiaları hakkında serbestçe konuşuyorlar.
Başka bir yazışmada, Kansas başkanı Dwyer, Giunta’ya Michigan Genç Cumhuriyetçilerinden birinin kendisine grubun ulusal örgütü yönetmek için “en sağcı kişiyi seçeceklerini” vaat ettiğini bildiriyor. Giunta, “Harika. Hitler’i seviyorum,” diye yanıtlayınca Dwyer buna gülen yüz emojisiyle tepki veriyor.
Amerika
ABD Senatosu, dijital dolar yasağını içeren tasarıyı kabul etti

ABD Senatosu, Fed’in 31 Aralık 2030’a kadar merkez bankası dijital para birimi (CBDC) niteliğinde bir dijital dolar çıkarmasını yasaklayan düzenlemeyi kabul etti. 85’e karşı 5 oyla geçen hüküm, 21st Century ROAD to Housing Act tasarısına Cumhuriyetçilerin girişimiyle eklendi. Düzenlemenin yürürlüğe girmesi için Temsilciler Meclisi’nin de onayı ve Başkan Trump’ın imzası gerekiyor.
ABD Senatosu, Merkez Bankası’nın (Fed) merkez bankası dijital para birimi (CBDC) olarak dijital dolar veya CBDC’ye “esaslı ölçüde benzer” herhangi bir dijital varlık çıkarmasını 31 Aralık 2030’a kadar yasaklayan 21st Century ROAD to Housing Act tasarısını kabul etti.
Tasarı Senato’da 85’e karşı 5 oyla geçti.
CBDC, nakit ve kaydi paranın yanında ulusal para biriminin üçüncü biçimi olarak tanımlanıyor. Bu tür dijital para birimlerinin ihracı ve kontrolü doğrudan merkez bankaları tarafından yürütülüyor.
Bazı CBDC projelerinde kripto para ve blokzincir teknolojilerinden yararlanılsa ve dijital para birimleri kriptografik tokenlar şeklinde ihraç edilse de, bu varlıklar merkezi bir ihraççıya sahip olmaları nedeniyle kripto para olarak değerlendirilmiyor.
Dünyada birçok ülke kendi CBDC projelerini geliştiriyor veya test ediyor.
Çin, dijital yuanı 2020 yılından bu yana deneme programları kapsamında test ederken, Rusya’da dijital rublenin geniş çaplı kullanımına 1 Eylül’de başlanması planlanıyor.
Esasen emlak piyasasına ilişkin düzenlemeler içeren 21st Century ROAD to Housing Act tasarısındaki CBDC yasağı hükmü, Cumhuriyetçilerin girişimiyle metne eklendi.
Tasarının şimdi Temsilciler Meclisi’nde oylanması, ardından da Başkan Donald Trump’ın imzasına sunulması gerekiyor.
Trump yönetimi daha önce de dijital doların hayata geçirilmesine karşı çıkarken, sabit kripto para birimlerini destekleyen bir çizgi izledi.
ABD’de GENIUS Act adlı sabit kripto para yasasının kabul edilmesinin ardından Hazine Bakanı Scott Bessent, ABD devlet tahvilleriyle desteklenen sabit kripto para birimlerinin Amerikan kamu borcuna yönelik yeni bir talep kaynağı oluşturacağını ve doların dijital ödemelerdeki konumunu güçlendireceğini söyledi.
Fed de dijital dolar fikrinden bir yıldan uzun süre önce uzaklaşmıştı.
Kurumun eski başkanı Jerome Powell, görev süresi boyunca ABD’de merkez bankası dijital para biriminin hayata geçirilmeyeceğini açıklamıştı. Powell’ın yerine gelen mevcut Fed Başkanı Kevin Warsh da CBDC karşıtı bir tutum sergiliyor.
Avrupa Birliği ise dolar bazlı sabit kripto para birimlerinin yaygınlaşmasına karşılık dijital euro projesini bir CBDC olarak destekliyor. Birlik, pazarını korumaya yönelik adımlar da attı.
Bu yıl yürürlüğe giren MiCA kripto varlık düzenlemeleri, Avrupa’daki kripto para borsalarında işlem gören tüm sabit kripto para birimlerinin, özel lisans almış ve AB içinde faaliyet gösteren ihraççılar tarafından çıkarılmasını şart koşuyor.
Toplam piyasa değeri 317 milyar dolar olan sabit kripto para piyasasının yüzde 90’dan fazlasını dolar bazlı ürünler oluşturuyor.
En büyük sabit kripto para birimleri, 186 milyar dolarlık piyasa değerine sahip Tether’in USDT’si ile 74 milyar dolarlık piyasa değerine sahip Circle’ın USDC’si olarak öne çıkıyor.
Trump ailesiyle bağlantılı kripto para projesi World Liberty Financial tarafından yaklaşık bir yıl önce piyasaya sürülen USD1 adlı sabit kripto para birimi ise yaklaşık 4,5 milyar dolarlık piyasa değeriyle kategorisinde dördüncü sırada yer alıyor.
USD1 arzının yaklaşık yüzde 75’i Binance’te tutuluyor.
Amerika
Google yapay zeka için A24 stüdyosuna ortak oluyor

Google, yapay zeka alanında iş birliği geliştirmek amacıyla bağımsız film stüdyosu A24’e yaklaşık 75 milyon dolar yatırım yapmaya hazırlanıyor. The Wall Street Journal gazetesinin kaynaklara dayandırdığı habere göre ortaklık kapsamında sinema sektörüne yönelik yeni yapay zeka araçlarının geliştirilmesi hedefleniyor.
The Wall Street Journal gazetesinin konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre Google, yapay zeka alanındaki ortaklık kapsamında bağımsız film stüdyosu A24’e yaklaşık 75 milyon dolar yatırım yapacak.
Gazete, bu adımın teknoloji devinin bir sinema stüdyosundan ilk kez hisse satın aldığı örnek olduğunu kaydetti.
Google bünyesindeki yapay zeka birimi DeepMind ile A24, filmlerin üretimi ve dağıtımı için yeni araçlar geliştirmeyi planlıyor.
A24 stüdyosunun teknoloji ve inovasyon alanındaki çalışmalarını yürüten ortağı Scott Belsky, geliştiricilerin yapay zekayı film üretimini hızlandırmak ve maliyetleri düşürmek amacıyla öne çıkardığını, ancak bu durumun sinemacılar arasında memnuniyetsizlik yarattığını ifade etti.
Sürece ilişkin değerlendirmede bulunan Belsky, “Yaratıcı kontrolü koruyan ve risk alma isteğini teşvik eden daha etkili yapay zeka uygulama yöntemlerinin olduğuna inanıyoruz” dedi.
Yeni araçların, kullanıcı taleplerine göre doğrudan içerik üreten üretken yapay zekadan farklı olacağını belirten Belsky, Google’ın A24 stüdyosunun film ve televizyon arşivine erişim hakkı elde etmeyeceğini kaydetti.
DeepMind Başkan Yardımcısı Eli Collins ise ortaklığa ilişkin, “Teknolojinin, alanındaki en iyi uzmanların ellerine ulaştığı anlarda büyük ilerlemelerin kaydedileceğine inanıyoruz.” açıklamasında bulundu.
ABD merkezli bağımsız bir sinema şirketi olan A24 stüdyosu, özellikle yazar ve festival filmleri üzerine odaklanmasıyla tanınıyor. Yakın zamanda “Gerçekliğin Sahne Arkası” (Y2K) ve “Marty Supreme” filmlerini izleyiciyle buluşturan stüdyonun portföyünde, yedi Oscar ödülü kazanan “Her Şey Her Yerde Aynı Anda” (Everything Everywhere All at Once) yapımının yanı sıra “Yeşil Şövalye” (The Green Knight), “Deniz Feneri” (The Lighthouse), “Cadı” (The Witch), “Ritüel” (Midsommar), “Geçmiş Yaşamlar” (Past Lives), “Demir Pençe” (The Iron Claw), “When You Finish Saving the World” ve “İç Savaş” (Civil War) gibi filmler yer alıyor.
Amerika
SpaceX, 6,3 milyar dolarlık bilgi işlem gücü anlaşması imzaladı

SpaceX, açık kaynaklı yapay zeka girişimi Reflection AI ile önemli bir bilgi işlem gücü anlaşması imzaladı.
Anlaşma kapsamında Reflection, gelişmiş modelleri eğitmek ve çalıştırmak için kullanılan en üst düzey yapay zeka çipleri olan Nvidia GB300’lere anında erişim elde edecek.
CNBC’nin incelediği belgelere göre, 1 Temmuz 2026’dan itibaren 2029 yılına kadar SpaceX’e aylık 150 milyon dolar ödeme yapmayı kabul etti.
Anlaşma süresi sonuna kadar devam ederse, ödemelerin toplam tutarı yaklaşık 6,3 milyar dolara ulaşacak.
Her iki şirket de ilk üç ayın ardından 90 gün önceden bildirimde bulunarak sözleşmeyi feshedebilir.
Anlaşma, SpaceX’in rekor kıran halka arzının ardından devasa veri merkezi altyapısını nasıl kullandığını gösteriyor.
Şirket, Colossus’u kısmen ChatGPT’nin rakibi olan Grok’a güç sağlamak amacıyla kurmuştu.
Şimdi ise SpaceX, bu altyapıyı dışardaki yapay zeka şirketlerine hesaplama gücü kapasitesi satmak için de kullanıyor.
SpaceX, daha önce Anthropic, Google ve Cursor ile hesaplama gücü konusunda anlaşmalar imzalamıştı. Musk’ın şirketi şu anda Cursor’u satın alma sürecinde.
Reflection, bu listeye stratejik açıdan farklı bir müşteri daha ekliyor: Hükümetlerin ve işletmelerin kapalı yapay zeka sistemlerine olan bağımlılığını yeniden değerlendirdiği bir dönemde, açık kaynaklı modellere odaklanan bir yapay zeka laboratuvarı.
Zamanlama dikkat çekici. Anthropic’in Fable ve Mythos’a erişimi kesmesinin ardından açık kaynaklı yapay zeka ivme kazandı.
Bu durum, kritik işler için kapalı model sağlayıcılarına güvenmenin riskleri konusunda soru işaretleri yarattı.
Bu olay, açık model şirketlerine, müşterilerin modelleri daha fazla kontrol sahibi olarak inceleyebilmesi, özelleştirebilmesi ve çalıştırabilmesi gerektiği yönünde daha güçlü bir argüman sağladı.
Reflection, son değerlemesi 25 milyar dolar olan bu girişim olarak, OpenAI, Anthropic ve Google’ın öncü sistemleriyle rekabet edebilecek Amerikan açık kaynaklı yapay zeka modelleri geliştirmeye çalışırken, hükümetlere ve işletmelere kapalı sistemlere kıyasla daha fazla esneklik sunma hedefiyle bu yaklaşımı doğrudan benimsedi.
Reflection sözcüsü yaptığı açıklamada, “Son zamanlarda yaşanan olaylar, açık kaynağın yapay zeka ekosistemi için ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor; giderek daha fazla ülke ve işletme, yalnızca kapalı modellere bağımlı olmanın getirdiği riskleri ve maliyetleri fark ediyor,” dedi.
Reflection, bu anlaşmanın kendisine “Amerikan açık zekası” olarak adlandırdığı şeyi hızlandırmak için ek hesaplama gücü, yani hesaplama kapasitesi sağladığını belirtti.
Girişim henüz halka açık bir öncü açık kaynaklı model yayınlamadı fakat hükümet ve ulusal güvenlik müşterileriyle ivme kazanmaya devam ediyor.
Şirket, Enerji Bakanlığı’nın Genesis Misyonu ile birlikte çalışıyor ve Pentagon’un daha geniş kapsamlı yapay zeka çabalarının bir parçası.
SpaceX için bu anlaşma, hesaplama gücünün yapay zeka yarışında stratejik bir değer haline geldiğinin bir başka işareti.
Gelişmiş Nvidia çiplerine erişim, öncü modelleri eğitmeye ve kullanmaya çalışan şirketler için hâlâ en büyük kısıtlamalardan biri olmaya devam ediyor.
Colossus’u dış müşterilere açarak şirket, kıt grafik işlem birimi kapasitesini satmak için yarışan bulut sağlayıcıları ve yapay zeka altyapı şirketlerinin yanına konumlanıyor.
Bu aynı zamanda SpaceX’e, büyüyen yapay zeka altyapısı anlatısını haklı çıkarmak için başka bir yol sunuyor.
Yatırımcılar, SpaceX’in roketler ve Starlink’in ötesine geçerek yapay zeka, veri merkezleri ve hesaplama hizmetlerine genişleyip genişleyemeyeceğini izliyor.
Amerika6 gün öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Görüş2 hafta önceYeni Delhi’den Yükselen Ses: BRICS’in Yeni Dünya Düzeni Manifestosu
Asya1 hafta önceÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti
Dünya Basını2 hafta önceİran’ın Yeni Büyük Stratejisi
Görüş1 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 5
Ortadoğu1 hafta önceİran, ABD ile varılan anlaşmanın detaylarını açıkladı
Asya2 hafta önceGüney Kore’de askeri istihbarat teşkilatına tarihi darbe
Görüş2 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 4









