Bizi Takip Edin

Amerika

Google çalışanı gizli verileri Polymarket bahislerinde kullanmakla suçlanıyor

Yayınlanma

ABD’li federal savcılar, bir Google çalışanını arama motorunun gizli verilerini kullanarak tahmin pazarı platformu Polymarket üzerinde içeriden bilgi ticareti yapmakla suçladı. Federal mahkemeye sunulan şikayet dosyasında, Google bünyesinde yazılım mühendisi olarak çalışan Michele Spagnuolo’nun, şirketin kamuoyuna açıklanmayan “Yılın Arama Trendleri” listesine erişim sağlayarak 2,7 milyon dolardan fazla bahis oynadığı ve yaklaşık 1,2 milyon dolar haksız kazanç elde ettiği iddia edildi.

ABD’li federal savcılar, çarşamba günü bir Google çalışanını tahmin pazarı platformu Polymarket üzerinden içeriden bilgi ticareti yapmakla suçladı.

New York Güney Bölgesi (SDNY) Federal Mahkemesine sunulan yedi sayfalık şikayet dosyasında, ABD Adalet Bakanlığı (DOJ), Google’da yazılım mühendisi olarak görev yapan 36 yaşındaki Michele Spagnuolo’nun, şirketin “Yılın Arama Trendleri” (Year in Search) listesindeki kamuya açık olmayan gizli verilere erişimini suistimal ettiğini öne sürdü.

İddianameye göre İsviçre’de ikamet eden İtalyan vatandaşı Spagnuolo, geçen yıl ekim ayından aralık ayına kadar olan süreçte bu gizli verileri kullanarak tahmin pazarında 2,7 milyon dolardan fazla parayı riske etti.

Google’ın ilgili verileri kamuoyuna açıklamasının ardından, Spagnuolo’nun mayıs 2024’te “AlphaRaccoon” takma adıyla oluşturduğu hesabın yaklaşık 1,2 milyon dolar kâr elde ettiği belirlendi.

Federal savcılar, Spagnuolo’yu birer adet emtia dolandırıcılığı, elektronik dolandırıcılık ve kara para aklama suçlamasıyla itham etti.

Adalet Bakanlığının açıklamasına göre, sanık yöneltilen tüm suçlamalardan hüküm giymesi halinde 50 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalabilir.

Bir Google sözcüsü, konuya ilişkin The Hill gazetesine yaptığı açıklamada, soruşturma kapsamında kolluk kuvvetleriyle işbirliği yaptıklarını bildirdi. Sözcü, çalışanlarının tüm personele açık bir aracı kullanarak pazarlama malzemelerine eriştiğini, ancak bu tür gizli bilgilerin bahis oynamak amacıyla kullanılmasının şirket politikalarının ciddi bir ihlali anlamına geldiğini ifade etti. Google sözcüsü ayrıca, söz konusu çalışanın açığa alındığını ve gerekli işlemlerin uygulanacağını belirtti.

New York Güney Bölgesi Federal Başsavcısı Jay Clayton, konuya ilişkin değerlendirmesinde, sunulan suçlamaların onlarca yıldır verilen net bir mesajı yeniden güçlendirdiğini kaydetti.

Şirket çalışanlarının piyasalarda kâr elde etmek amacıyla kurumsal gizli bilgileri kullanamayacağını vurgulayan Clayton, Spagnuolo’nun işverenine karşı yükümlülüklerini ihlal ettiğini ve Google’ın gizli ticari bilgilerini kullanarak Polymarket üzerinde 1,2 milyon dolardan fazla haksız kazanç sağladığını belirtti.

Clayton, içeriden bilgi ticaretinin piyasa dürüstlüğünü zedelediğini, ABD halkının bu tür açgözlülük odaklı eylemlerin soruşturulmasını ve cezalandırılmasını istediğini dile getirdi.

Ukrayna savaş haritası, milyon dolarlık bahis için manipüle edildi

CFTC yaptırım davası açtı

Çarşamba günü ABD Emtia Vadeli İşlemler Ticaret Komisyonu (CFTC) da New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesinde Spagnuolo aleyhine bir şikayet başvurusunda bulundu. CFTC sunduğu dava dosyasında; zararın tazmin edilmesini, haksız kazancın geri alınmasını, sivil para cezalarını, işlem ve tescil yasakları getirilmesini ve Emtia Borsası Yasası ile komisyon yönetmeliklerinin gelecekte tekrar ihlal edilmesini önleyecek kalıcı bir men cezası uygulanmasını talep etti.

CFTC Başkanı Michael Selig, komisyonun, eylemlerin hangi teknoloji veya platform üzerinde gerçekleştiğine bakılmaksızın dolandırıcılık, manipülasyon veya içeriden bilgi ticaretine müsamaha göstermeyeceğini vurguladı.

Selig, atılan bu adımın, tahmin pazarlarındaki içeriden bilgi ticaretini kökten kazıma ve piyasa güvenilirliğini artırma yönündeki kararlılıklarını bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti.

CFTC Başkanı, şubat ayında yaptığı açıklamada, eyaletlerin yetkilerini geride bırakarak bu platformları düzenleme konusunda tek yetkili merciinin CFTC olduğunu belirtmişti.

Trump yönetimi de tahmin pazarlarının kullanımına yönelik kısıtlamalar ve düzenlemeler getiren Demokrat yönetim altındaki çok sayıda eyalete karşı dava açmıştı.

ABD Başkanı Donald Trump ise salı günü yaptığı açıklamada, CFTC’nin bu platformlar üzerinde tek yetkili merci olmasının kritik önem taşıdığını dile getirmişti.

Tahmin pazarlarındaki ilk ihlal davası değil

Çarşamba günü kayda geçen şikayet dosyası, federal savcıların tahmin pazarı kullanıcılarının içeriden edinilen bilgileri kendi çıkarları doğrultusunda kullandıklarını öne sürdüğü ilk örnek değil.

Nisan ayında ABD Adalet Bakanlığı, ABD Ordusu askeri Gannon Ken Van Dyke’ın, Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun kaçırılmasına yönelik operasyonun planlama aşamasından elde ettiği askeri bilgileri Polymarket üzerinde operasyona dair bahis oynamak için kullandığını iddia etmişti.

Öte yandan Beyaz Saray, mart ayında personelini kamuya açık olmayan bilgileri finansal piyasalarda işlem yapmak için kullanmamaları konusunda uyarırken, ABD Senatosu da nisan ayında senatörlerin, personelin ve diğer meclis görevlilerinin tahmin pazarlarında işlem yapmasını yasaklayan kararı oy birliğiyle kabul etmişti.

Polymarket’te İran senaryolarına yönelik bahis hacmi büyüyor

Amerika

Mahkemeden 110 milyar dolarlık Paramount ve Warner Bros. birleşmesine onay

Yayınlanma

ABD federal mahkemesi, Paramount’un Warner Bros.’u 110 milyar dolara devralmasına yönelik uzlaşmayı onaylayarak birleşmenin önünü açtı. Şirket, varılan mutabakat uyarınca beş yıl boyunca yılda en az 30 film vizyona sokacak ve yerli yapımlara yıllık 300 milyon dolar ek yatırım yapacak.

ABD’de federal mahkeme, medya şirketi Paramount’un Warner Bros. Discovery’yi 110 milyar dolara devralmasına onay verdi.

ABD Bölge Yargıcı Araceli Martinez-Olguin, tarihin en büyük medya birleşmelerinden birini engellemek amacıyla Kaliforniya öncülüğündeki 12 eyaletin açtığı davada tarafların 21 Eylül’de vardığı uzlaşmayı onayladı.

Eyaletler, birleşmenin sinema ve televizyon alanında nihai tüketiciler için fiyatları artırabilecek bir tekel yaratacağını savunuyordu.

Yargıç Martinez-Olguin ise uzlaşmayı “makul, fiili ve hukuki bir çözüm” olarak nitelendirdi.

Onaylanan uzlaşma şartlarına göre şirket, beş yıl boyunca ABD sinemalarında her yıl en az 30 film vizyona sokmak ve ülke içindeki yapımlara yılda 300 milyon dolar ek kaynak aktarmak zorunda kalacak.

Şartların yerine getirilmemesi durumunda Paramount, Miramax film stüdyosunu satma yaptırımıyla karşılaşabilecek.

Anlaşma ayrıca kablolu yayın müzakerelerinin iki şirketin kanalları için ayrı ayrı yürütülmesini ve Paramount bünyesindeki CBS News ile Warner Bros.’a ait CNN’i denetleyecek bağımsız bir gazeteciler kurulu oluşturulmasını zorunlu kılıyor.

Kaliforniya Adalet Bakanlığı temsilcisi, varılan uzlaşmanın rekabet konusundaki endişeleri giderdiğini, tüketici tercihlerini güvenceye aldığını ve Kaliforniyalı çalışanların geleceğini gözettiğini açıkladı.

Şirketler ayrıca Amerika Yazarlar Birliği (WGA) ile yürütülen antitröst davasında da anlaşmaya vardı.

Bu kapsamda sendikanın sağlık fonuna 17,5 milyon dolar ödenecek ve CBS News bünyesindeki WGA istihdam seviyesi beş yıl boyunca korunacak.

Paramount, birleşmenin tamamlanmasıyla birlikte oyuncak üreticisi Mattel’in CEO’su Ynon Kreiz’in şirkette Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO David Ellison ile ortak CEO görevini üstleneceğini duyurdu. Satın alma sürecinin 6 Ekim Salı günü tamamlanması bekleniyor.

Yaklaşık 110 milyar dolarlık devralma işlemi, Paramount Pictures, CBS, Paramount+, HBO ve CNN gibi dev medya varlıklarını tek çatı altında toplayacak.

Süreç, Paramount’un Netflix ile girdiği rekabeti kazanmasının ardından şekillendi.

Warner Bros. daha önce stüdyo operasyonları, HBO ve HBO Max yayın platformu için Netflix ile 82,7 milyar dolarlık satış üzerinde anlaşmış, ancak Netflix’in teklif artırmaması üzerine Warner Bros. Discovery şubat ayında Paramount’un teklifini kabul etmişti.

Paramount ise süreçte rakibi Netflix’i “yakıp yıkma taktiği” izlemekle suçlamıştı.

Mahkemece onaylanan uzlaşmaya bazı eyalet başsavcıları tepki gösterdi. Süreçte özellikle Massachusetts, New York, Connecticut ve Minnesota eyaletlerinin savcıları uzlaşma şartlarına itiraz etti.

Connecticut Başsavcısı William Tong, ofisinin CNN ile CBS News birimlerinin tamamen elden çıkarılarak yapıdan ayrılmasını talep ettiğini, bağımsız bir denetim kurulu kurulmasının önemine rağmen tam ayrışmayı sağlayamadıklarını belirtti.

Söz konusu birleşme temmuz ayından bu yana federal mahkeme kararıyla askıya alınmış durumdaydı.

Paramount daha sonra yasal süreç tamamlanana veya birleşme anlaşmasının vadesi olan Haziran 2027’ye kadar devralmayı tamamlamamayı taahhüt etmişti.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD’den gizlenen nükleer testleri yakalamak için yer altında deney

Yayınlanma

ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi, yer altında gizlenen düşük kapasiteli nükleer patlamaları tespit etmek amacıyla Nevada sahasında kimyasal patlayıcılarla deney gerçekleştirdi. Ölçümlerde sismometreler, sesötesi sensörler ve radyoaktif izleyiciler kullanılırken kurum yönetimi nükleer tespit kapasitesinde geride kalmayacaklarını açıkladı.

ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi (NNSA), düşük kapasiteli nükleer patlamaların tespit edilmesine yönelik bir deneme gerçekleştirdiğini duyurdu.

Kurumun basın servisinden yapılan açıklamaya göre çalışma, Nevada Ulusal Güvenlik Sahası’ndaki P Tüneli’nde kimyasal patlayıcılar ve radyoaktif izleyiciler kullanılarak yapıldı.

Denemeden elde edilen verilerin, ABD’nin nükleer patlamaları tespit etme kapasitesini güçlendirme çalışmaları kapsamında bilimsel modellerin sınanması ve algoritmaların hassaslaştırılması amacıyla kullanılacağı kaydedildi.

NNSA, deneyin özellikle sismik etkisi zayıflatılmış patlamaların tespit edilmesine odaklandığını bildirdi.

Klasik yer altı nükleer denemelerinde patlayıcı düzenek kayayla doğrudan temas edecek biçimde derin kuyulara yerleştiriliyor ve patlama dalgası çevreye tam olarak ulaşıyor.

Öte yandan sismik etkisi azaltılmış yöntemde düzenek geniş bir yer altı odasında patlatılıyor; bu uygulama patlamanın yarattığı sismik izi önemli ölçüde düşürüyor.

Deney sırasındaki ölçümler ivmeölçerler, sismometreler, elektromanyetik ve sesötesi sensörler, radyoaktif izleyici örnekleyicileri ile meteoroloji aygıtlarını kapsayan gelişmiş algılayıcı sistemleriyle yürütüldü.

NNSA Başkanı Brandon Williams, nükleer faaliyetlerin saptanmasının nükleer uzmanlık gerektirdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Bu tür deneyler Amerika’nın tespit kabiliyetinde rakipsiz kalmasını sağlıyor. Başkan Donald Trump yönetimi, Birleşik Devletler’in güç konumundan hareket edeceğini açıkça ortaya koydu. Amerikan inovasyonundan kaçış yok. Bu deneyle net bir mesaj veriyoruz: Bu yönetim döneminde Amerika’nın geride kalmasına asla izin verilmeyecektir.”

Nevada’daki deneme planını mayıs ayı ortasında duyuran Williams, yabancı ülkelerdeki nükleer testleri tespit edecek sensörlerin bu sonbaharda test edileceğini belirtmişti.

Williams o dönemde, hasım ülkelerin Kapsamlı Nükleer Testlerin Yasaklanması Antlaşması’nı (CTBT) arkadan dolanarak yürüttüğü nükleer denemeleri saptamak ve sismik sensörlerin verimini artırmak amacıyla merkezi olmayan testler uyguladıklarını dile getirmişti.

ABD’de nükleer test tartışması, Donald Trump’ın geçen yıl nükleer silah denemelerine “eşit şartlarda” yeniden başlayacaklarını açıklamasının ardından hareketlendi.

ABD’nin deneme yapmayan tek ülke olarak kalmasını istemediğini savunan Trump, Rusya, Çin, Kuzey Kore ve Pakistan’ın nükleer testler gerçekleştirdiğini öne sürdü.

Washington yönetimi şubat ayında da Rusya ve Çin ile eşit şartlar temelinde nükleer denemelere dönmeye hazır olduğunu bildirdi.

Birleşmiş Milletler ise mayıs ayı başında yaptığı değerlendirmede, Rusya ve ABD’nin nükleer testlere yeniden başlamasının dünya genelindeki diğer ülkeleri de aynı yönde adım atmaya sevk edeceği uyarısında bulundu.

Okumaya Devam Et

Amerika

Pentagon’dan Boeing’e 20 milyar dolarlık yeni nesil savaş uçağı sözleşmesi

Yayınlanma

ABD Donanması, uçak gemisi filosunun yeni nesil muharip uçağı F/A-XX için Boeing ile 20 milyar doları aşan bir geliştirme sözleşmesi imzaladı. 2030’lu yıllarda envantere girmesi hedeflenen sistem, Super Hornet uçaklarının yerini alacak ve insansız hava araçlarıyla koordineli görev yapacak.

ABD Donanması, uçak gemisi filosunda görev yapacak altıncı nesil F/A-XX savaş uçağının kapsamlı geliştirme süreci için havacılık şirketi Boeing ile 20 milyar doları aşan bir sözleşme imzaladı.

29 Eylül’de duyurulan anlaşma uyarınca üretici firma, donanmanın gelecek nesil hava muharebe filosunu şekillendirecek.

Pentagon yetkilileri, geliştirilecek uçağın çekişmeli hava sahalarında üstünlük sağlama ve uçak gemisi görev gruplarının operasyon menzilini artırma hedefi taşıdığını bildirdi.

Pentagon’un tedarik ve idame işlerinden sorumlu müsteşarı Michael P. Duffey, askeri personelin caydırıcılık, güç gösterisi ve hava hakimiyeti için yüksek ateş gücüne sahip ağ bağlantılı sistemlerle donatılacağını belirtti.

Duffey, programı ABD’nin ulusal güvenliği ve hava muharebe kabiliyeti açısından vazgeçilmez bir yatırım olarak tanımladı.

Donanma Bakan Vekili Hung Cao ise işbirliğinden duyulan memnuniyeti dile getirerek hedeflerinin hava sahasındaki hakimiyeti sürdürmek olduğunu kaydetti.

Yeni Nesil Hava Üstünlüğü programı çerçevesinde imzalanan sözleşme; yer testleri, uçuşa elverişlilik denetimleri ile silah ve sistem entegrasyonunda kullanılacak birden fazla test platformunu kapsıyor.

F/A-XX modelinin 2030’lu yıllardan başlayarak hizmetteki F/A-18E/F Super Hornet ve EA-18G Growler filolarını desteklemesi, sonraki aşamada ise bu uçakların yerini alması öngörülüyor.

Uçak, mevcut F-35C filolarıyla ortak görev icra edecek; insanlı ve insansız hava araçlarının birlikte kullanıldığı müşterek harekâtlarda görev üstlenecek.

Bu anlaşma, Boeing’in üstlendiği ikinci altıncı nesil muharip uçak projesi oldu. ABD Hava Kuvvetleri, 2025 yılındaki F-47 projesi için de aynı üreticiyi tercih etmişti.

Şirket, ulusal güvenlik ve ihracat mevzuatı gerekçesiyle F/A-XX’in teknik verilerinin gizli tutulduğunu açıkladı.

Gelişmenin ardından şirketin New York borsasındaki hisseleri yaklaşık yüzde 2 değer kazandı.

Boeing, aynı süreçte İsrail ordusunun hava unsurlarına yönelik tedarik faaliyetlerini de sürdürüyor.

İsrail Savunma Bakanlığı, 3 Mayıs’ta Boeing yapımı F-15IA modellerinden oluşan ikinci bir filonun yanı sıra Lockheed Martin üretimi F-35’lerden oluşan dördüncü filonun alımına onay verdi.

Toplam 119 milyar dolarlık savunma planı kapsamında konuşan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, adımın hava sahasındaki operasyonel üstünlüğü pekiştireceğini ifade etti.

Ekim 2023’ten bu yana İsrail ordusu Gazze Şeridi, Lübnan, Suriye ve İran’da geniş kapsamlı hava saldırıları düzenliyor.

Gazze’de büyük bir yıkıma ve çoğunluğunu kadın ile çocukların oluşturduğu on binlerce sivilin ölümüne yol açan saldırılarda ABD menşeli savaş uçaklarının yanı sıra Boeing üretimi güdümlü mühimmatın okul binaları ve çadır kampları hedef alan operasyonlarda kullanıldığı kaydedildi.

Washington yönetimi, çatışma sürecinde İsrail’e aralarında F-15 uçakları ve hassas güdümlü bombaların da yer aldığı milyarlarca dolarlık askeri sevkiyat anlaşmalarını onaylamayı sürdürdü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English