Bizi Takip Edin

Amerika

Yapay zeka şirketleri halka arz yarışını hızlandırıyor

Yayınlanma

SpaceX, OpenAI ve Anthropic’in yüksek değerlemelerle halka arz hazırlığı yaptığı bildirildi. Şirketler, yapay zeka altyapısı, veri merkezleri ve hesaplama kapasitesi için gereken dev finansman ihtiyacını karşılamak amacıyla kamu piyasalarına yönelirken; SpaceX’in haziran ortasında, OpenAI’nin eylülde, Anthropic’in ise ekim gibi borsaya açılabileceği aktarıldı.

Yapay zeka alanının önde gelen üç şirketi halka arz için yarışırken, teknoloji sektöründeki rekabet yeni bir aşamaya taşınıyor.

SpaceX, OpenAI ve Anthropic’in yüksek değerlemelerle borsaya açılmasının beklendiği, yatırımcıların ise şimdiye kadar özel piyasalarda kalan yapay zeka şirketlerine yoğun ilgi gösterdiği belirtiliyor.

Elon Musk’ın roket şirketi ile yapay zeka alanındaki iki büyük girişimin, halka açık piyasalarda daha yerleşik teknoloji şirketlerine katılmayı ve ek finansmana erişmeyi hedeflediği aktarılıyor. Bu finansmanın, yüksek maliyetli hesaplama kapasitesi ve altyapı yatırımları için kritik önem taşıdığı ifade ediliyor.

San Diego Üniversitesi Knauss School of Business’ta klinik finans profesörü olan David Foster, The Hill’e yaptığı açıklamada, “Bu şirketlerin paraya ihtiyacı var” dedi.

Foster, “Hepsi yapay zeka altyapısı, sunucular, veri merkezleri, enerji merkezleri ve benzeri yapıları kurmaya çalışıyor. Bütün bunları aynı anda inşa etmeye çalışıyorlar, dolayısıyla çok büyük meblağlardan söz ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Özel şirket statüsündeki firmaların bu ölçekte harcama yapabilecek kaynaklara sahip olmadığını söyleyen Foster, “Bu yüzden en büyük meselelerden biri halka açılmaları ve büyük öz kaynak finansmanına erişmeleri. Yarışa ayak uydurabilmeleri için bu harcamaları yapmak zorundalar” diye konuştu.

SpaceX’in halka arz sürecinde ilk sırada yer aldığı belirtiliyor. Bu yılın başlarında Musk’ın xAI şirketiyle birleşen şirketin, ilk halka arz başvurusu yaptığı ve 1,75 trilyon dolarlık rekor bir değerleme ile haziran ortasında borsaya açılmayı değerlendirdiği aktarılıyor.

Şirket, çarşamba günü ön izahnamesini kamuoyuna sundu. Böylece yatırımcılar ilk kez şirketin mali yapısına ilişkin ayrıntılı verilere erişti.

Belgelere göre SpaceX, 2026’nın ilk üç ayında 4,69 milyar dolar gelir elde etmesine rağmen 4,28 milyar dolar zarar yazdı. Şirketin 2025 yılı toplam geliri 18,67 milyar dolar olurken, yıl sonunda 4,94 milyar dolar zarar oluştu.

2002’de kurulan SpaceX, roket fırlatma hizmetleri ve Starlink üzerinden sunduğu uydu internet hizmetiyle öne çıktı.

Ancak xAI birleşmesinin ardından Musk’ın şirketi aynı zamanda bir yapay zeka altyapı oyuncusu haline getirmeye çalıştığı ve uzaydaki veri merkezleri olasılığına işaret ettiği belirtiliyor.

Tedarik zinciri hizmetleri şirketi Circular Technology’nin küresel araştırma ve piyasa istihbaratı birimi başkanı Brad Gastwirth, The Hill’e yaptığı açıklamada, “Bence birçok kişi hâlâ şirkete daha geleneksel bir havacılık ve uzay şirketi olarak bakıyor. Oysa şirket, yapay zeka altyapısı, havacılık ve keşif faaliyetlerinin merkezinde yer almaya çalışıyor” dedi.

Şirketin sermaye harcamalarının önemli bölümünü yapay zekaya yönlendirdiği görülüyor. SpaceX, yalnızca 2026’nın ilk çeyreğinde yapay zeka segmentine 7,72 milyar dolar harcadı.

Aynı dönemde uzay segmentine 1,05 milyar dolar, Starlink’i de içeren bağlantı segmentine ise 1,33 milyar dolar yatırım yaptı.

SpaceX’in yapay zekaya yönelik yüksek sermaye harcamalarının sektörde tekil olmadığı belirtiliyor.

Bank of America analistleri, nisan sonu itibarıyla toplam yapay zeka sermaye harcamalarının 2026’da 800 milyar dolara ulaşabileceğini, 2027’de ise 1 trilyon doları aşabileceğini tahmin etti.

Teknoloji şirketlerinin yeni modeller geliştirmek ve işletmek için gerekli hesaplama kapasitesini sağlayacak veri merkezleri başta olmak üzere yapay zeka altyapısına çok yüksek tutarlarda yatırım yaptığı kaydediliyor.

OpenAI’nin yatırımcılara 2030’a kadar hesaplama kapasitesi için 600 milyar dolar harcamayı planladığını söylediği aktarılıyor.

Anthropic’in ise son iki ay içinde hesaplama kapasitesini artırmak amacıyla bir dizi anlaşma yaptığı belirtiliyor. Bu anlaşmalar arasında, Anthropic’in 2029’a kadar aylık 1,25 milyar dolar ödeyeceği SpaceX anlaşmasının da yer aldığı ifade ediliyor.

Gastwirth, “Bu şirketlerin yapay zeka altyapısına yaptığı harcamaların ve ihtiyaç duyulan kaynakların büyüklüğü son derece yüksek” dedi.

Gastwirth ayrıca, “Bu ölçekte büyük likiditeye erişmenin en kolay yolu halka arz” ifadelerini kullandı.

OpenAI’nin, SpaceX’in hemen ardından halka arz için adım atabilecek bir sonraki büyük yapay zeka şirketi olarak görüldüğü belirtiliyor.

Wall Street Journal’ın çarşamba günkü haberine göre ChatGPT’nin geliştiricisi, önümüzdeki günler ve haftalarda halka arz başvurusu yapmaya hazırlanıyor ve eylül ayında borsaya açılmayı değerlendiriyor.

Cornell Üniversitesi finans yardımcı doçenti Minmo Gahng, yazılı açıklamasında şirketin “ürünleri hâlihazırda yüz milyonlarca kullanıcı tarafından her gün kullanılan nadir özel şirketlerden biri” olduğunu belirtti.

OpenAI’nin, 2022 sonunda ChatGPT’nin piyasaya sürülmesinin ardından küresel ölçekte tanınan bir marka haline geldiği ifade ediliyor. Gahng, bu tanınırlığın “önemli ölçüde bireysel yatırımcı talebi” yaratabileceğini söyledi.

Ancak Gahng, “Aynı büyüme hikâyesi devasa sermaye harcamalarını da gerektiriyor” dedi.

Gahng, “Anthropic, Google, Meta ve diğer şirketlerden gelen rekabet, kalıcı ve pozitif nakit akışına giden yolu belirsiz hale getiriyor” ifadelerini kullandı.

OpenAI, mart ayında gerçekleştirdiği son yatırım turunda 852 milyar dolarlık değerleme üzerinden 122 milyar dolar topladı. Şirket ayrıca aylık 2 milyar dolar gelir elde ettiğini açıkladı.

Bu açıklamanın, şirketin yüksek hesaplama yükümlülüklerini karşılayıp karşılayamayacağına ilişkin kuşkuları azaltma amacı taşıdığı belirtiliyor.

Gahng, “Asıl gerilim yönetişim yapısında” dedi.

OpenAI’nin kâr amaçlı biriminin, Delaware merkezli kamu yararı şirketi statüsünde olduğunu ve kâr amacı gütmeyen bir vakıf tarafından kontrol edildiğini hatırlatan Gahng, bu nedenle yöneticilerin hissedar getirileri ile daha geniş kapsamlı kâr amacı gütmeyen misyon arasında denge kurmak zorunda olduğunu belirtti.

OpenAI’nin sıra dışı şirket yapısının son yıllarda önemli sorunlara yol açtığı ve Musk ile şirket arasındaki yüksek profilli hukuk mücadelesini körüklediği ifade ediliyor. Bu sürecin halka arz yarışındaki baskıyı artırdığı kaydediliyor.

Şirket, 2015’te Sam Altman, Elon Musk ve diğer isimler tarafından kâr amacı gütmeyen yapı olarak kuruldu. OpenAI, 2019’da kâr amaçlı birim ekledi ve geçen yıl bu yapıyı, yine kâr amacı gütmeyen kuruluşun kontrolünde kalacak kamu yararı şirketine dönüştürdü.

2018’de OpenAI’den ayrılan Musk, 2024’te şirkete dava açtı. Musk, kurucu ortaklarının, girişimi finanse etmesi için kendisini yönlendirdikten sonra şirketin ilk kâr amacı gütmeyen misyonundan uzaklaştığını söyledi.

Musk ile Altman arasındaki yıllara yayılan anlaşmazlığı görünür hale getiren üç haftalık duruşmanın ardından federal jüri, Tesla CEO’sunun açtığı davayı oybirliğiyle reddetti.

Jüri, Musk’ın davayı açmakta geç kaldığı sonucuna vardı. Musk’ın kararı temyize götürme sözü verdiği belirtildi.

Wedbush Securities analisti Dan Ives, geçen hafta yayımladığı değerlendirme notunda, “Bu karar OpenAI açısından büyük rahatlama yarattı. Çünkü şirketin operasyonları üzerindeki 134 milyar dolarlık baskıyı ortadan kaldırdı” dedi.

Ives, bu baskının şirketin halka arz sürecinde ve gelecek yılki halka arz planlarında ciddi zarar yaratabileceğini, aynı zamanda Altman’ın şirketin başında kalma sürecini etkileyebileceğini ifade etti.

Öte yandan Bloomberg’in bu yılın başlarında yayımladığı habere göre Anthropic de ekim ayında halka açılmayı değerlendiriyor.

Claude modelinin geliştiricisi olan şirketin son aylarda çalkantılı süreç yaşadığı belirtiliyor. Bu süreçte Pentagon ile yaşanan yüksek profilli anlaşmazlık ve yeni güçlü modeli Mythos’un sınırlı biçimde yayımlanması öne çıktı.

Anthropic, şubat ayında 380 milyar dolarlık değerleme üzerinden 30 milyar dolar yatırım topladı. Ancak Wall Street Journal’ın haberine göre şirket, 900 milyar dolarlık değerleme üzerinden ek 30 milyar dolar daha toplamayı değerlendiriyor.

Şirketin kısa süre önce yatırımcılara bu çeyrekte 10,9 milyar dolar gelir beklediğini söylediği de Journal tarafından aktarıldı.

Foster, “Piyasadaki söylenti, son çeyrekte çok güçlü performans gösterdikleri yönünde” dedi.

Foster, “Ayrıca kârlılığa geçtikleri konuşuluyor ki bu onlar için önemli. Eğer ikinci sırada halka açılırlarsa, özellikle başarılı bir SpaceX halka arzının ardından bunun onlar için çok uygun zamanlama olacağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Amerika

New York eyaleti Kalshi platformuna 36 milyar dolarlık dava açtı

Yayınlanma

ABD’de New York Eyaleti Başsavcısı Letitia James, tahmin pazarı platformu Kalshi’ye lisanssız ve yasa dışı kumar oynattığı gerekçesiyle dava açtı. Eyalet yönetimi, şirketin New York’taki faaliyetlerinin yasaklanmasını, kullanıcılara fonlarının iade edilmesini ve en az 36 milyar dolar ceza ödenmesini talep ediyor.

New York Eyaleti Başsavcısı Letitia James, en büyük tahmin pazarı platformlarından biri olan Kalshi’ye karşı lisanssız yasa dışı şans oyunları düzenlediği suçlamasıyla dava açtı.

Eyalet yetkilileri, servisin eyaletteki faaliyetlerinin yasaklanmasını, kullanıcılara fonlarının geri ödenmesini ve şirketten en az 36 milyar dolar tahsil edilmesini talep ediyor.

New York yetkililerinin değerlendirmesine göre Kalshi, eyalet sakinlerinin eyalet şans oyunları komisyonundan lisans almadan spor, kültür olayları ve seçimler üzerine bahis oynamasına izin verdi.

Dava dilekçesinde ayrıca şirketin yasalarla öngörülen vergileri ödemediği ileri sürülüyor.

Tahmin pazarları (prediction markets), kullanıcıların “evet” veya “hayır” jeton-bahisleri satın alarak spor, siyaset ve daha birçok olayın sonucu üzerine bahis oynadığı platformlar olarak tanımlanıyor.

Bahsin piyasa fiyatı, olasılığa dair kolektif değerlendirmeyi yansıtıyor. Örneğin 0,20 dolar, olayın gerçekleşme şansının yüzde 20 olduğunu gösteriyor.

Kazanan jetonlar her biri için 1 dolar kazandırırken, kaybeden jetonlar sıfırlanıyor. Jetonlar, sonuç gerçekleşene kadar platformların içinde bir borsadaki gibi takas edilebiliyor.

Kalshi ve Polymarket bu alandaki en büyük iki platform konumunda. Kalshi, ABD Emtia Vadeli Ticaret Komisyonu (CFTC) lisansına, New York Menkul Kıymetler Borsasının (NYSE) işletmeci şirketinin desteğine ve televizyon kanalları, medya, spor birlikleri ile büyük kripto borsalarıyla ortaklıklara sahip.

Blokzincir üzerinde çalışan Polymarket ise başlangıçta kripto para ortamından çıktı. Her iki servis de milyarlarca dolarlık değerlemelere ve onlarca milyon dolarlık yatırımlara sahip.

New York yetkilileri davayla eş zamanlı olarak mahkemeden, yargılama sona erene kadar Kalshi’nin eyalet sakinlerine ilgili olay sözleşmelerini sunmasının yasaklanmasını istedi.

Eyalet yönetimi ayrıca, şirketin kullanıcılara fonlarını tamamen tazmin etmesini, bu ürünlerden elde edilen tüm geliri iade etmesini, yasa dışı yollardan elde edilen hasılatın üç katı tutarında ceza ve bu tür sözleşmelerin her bir teklifi için 100 bin dolar ödemesini talep ediyor.

Mahkeme belgelerine göre, talep edilen toplam tazminat miktarı en az 36 milyar doları bulabilir. Nihai miktar, tam finansal hesaplamanın ardından belirlenecek.

New York Eyaleti Valisi Kathy Hochul konuya ilişkin açıklamasında, “Kalshi, tüketicileri koruyan, sorunlu kumarın gelişmesini önleyen, önemli devlet programlarının finansmanını sağlayan ve tüm şirketlerin tek bir kurala göre çalışmasını garanti eden New York’un kumar yasalarını göz ardı etmeyi seçti” dedi.

CoinDesk’in hesaplamalarına göre, son Dünya Kupası sırasında Kalshi, Polymarket ve onların daha küçük ölçekli rakipleri 50 milyar dolardan fazla bahis işledi.

Bu miktar, tüm Amerikalı bahis şirketlerinin toplamından katbekat fazla bir büyüklüğe karşılık geliyor.

New York eyaletinin davası, düzenleyici kurum CFTC’nin mahkeme yoluyla ayrı eyaletlerin yetkililerinin CFTC onaylı tahmin pazarı platformlarına karşı tedbir uygulamasının yasaklanmasını talep etmesinin ertesi günü açıldı.

Daha önce ABD’nin diğer eyaletlerinin yetkilileri de Kalshi ve Polymarket ile mahkemelik olmuştu.

Tahmin pazarlarındaki kripto para bahisleri son iki yılda büyük popülerlik kazandı. Ancak ülkeler birbiri ardına tahmin pazarlarını yasa dışı kumar kapsamına alıyor.

Bu tür bahislerin yasa dışı olduğunu belirten ve Polymarket’i engelleyen son ülkelerden biri Çekya oldu.

Daha önce benzer tedbirler Almanya, Belçika, Romanya, İsviçre, Polonya, Yunanistan, Kıbrıs, Portekiz, İspanya ve Ukrayna tarafından alındı.

Hollanda, Fransa ve Birleşik Krallık da platformun faaliyetlerinin kumar mevzuatına girebileceğini bildirdi.

Okumaya Devam Et

Amerika

Cumhuriyetçi senatörler Trump’ın Adalet Bakanı adayı Blanche’a karşı

Yayınlanma

ABD’de Cumhuriyetçi Senatörler John Cornyn ve Thom Tillis, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulması planlanan fonun iptal edildiğine dair yazılı garanti verilene kadar Todd Blanche’ın adalet bakanlığı adaylığını desteklemeyeceklerini bildirdi. İki senatörün muhalefeti üzerine Senato Yargı Komisyonundaki oylama iptal edilirken ABD Başkanı Donald Trump adaylığı geri çekebileceğini açıkladı.

ABD Başkanı Donald Trump’ın bir sonraki adalet bakanı olarak belirlediği ve halen bakan vekili olarak görev yapan Todd Blanche’ın adaylığı, Senato Yargı Komisyonundaki iki Cumhuriyetçi üyenin muhalefeti nedeniyle belirsizliğe girdi.

Teksas Senatörü John Cornyn ve Kuzey Karolina Senatörü Thom Tillis, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulması önerilen “hukukun araçsallaştırılmasına karşı mücadele” fonunun tamamen kaldırıldığına dair yazılı bir garanti talep ediyor.

Senato Yargı Komisyonunda yer alan Cornyn veya Tillis’ten gelecek tek bir “hayır” oyu, Blanche’ın adaylık sürecini engelleme gücüne sahip bulunuyor. Komisyon, iki senatörün karşı duruşu nedeniyle perşembe sabahı yapılması planlanan oylamayı iptal etti.

İki senatörün Trump ile görüş ayrılığı yaşadığı tek konu Blanche’ın adaylığı değil. Kongre’den ayrılmaya hazırlanan ve Trump yönetimiyle sorun yaşayan diğer bazı Cumhuriyetçi milletvekilleri de başkanın çeşitli pozisyonlarına karşı tavır alıyor.

“YOLO” grubu ve Kongre’deki dengeler

Kongre çevrelerinde şakayla karışık “YOLO” grubu olarak adlandırılan bu yapı, ocak ayında görev süreleri dolacak olan ve artık Trump’a siyasi bir bağımlılığı kalmadığı belirtilen Cumhuriyetçilerden oluşuyor.

İngilizce “sadece bir kez yaşarsın” (you only live once) ifadesinin kısaltması olan “YOLO”, gelecekteki sonuçları önemsemeden hareket eden tavırları tanımlamak için kullanılıyor.

Bu gruptaki isimlerin bir kısmı emekli olmayı tercih ederken, bir kısmı ise Cumhuriyetçi Parti içindeki ön seçimlerde Trump’ın desteklediği adaylara karşı kaybetti.

Senatoda bu grupta yer alan isimler arasında, bu yılki ön seçimleri kaybeden Teksas Senatörü Cornyn ve Louisiana Senatörü Bill Cassidy ile Trump’ın “Tek Büyük, Güzel Yasa” tasarısı nedeniyle başkanla ters düşerek geçen yıl emekli olacağını açıklayan Kuzey Karolina Senatörü Tillis bulunuyor. Her üç isim de önemli konularda başkanla görüş ayrılığı yaşadı.

Temsilciler Meclisinde ise Trump’ın müttefiki bir adaya ön seçimi kaybeden Kentakki Temsilcisi Thomas Massie ile yıl sonunda emekliye ayrılacak olan Nebraska Temsilcisi Don Bacon bu grupta yer alıyor.

Trump adaylığı geri çekebileceğini belirtti

YOLO grubunun farklı üyeleri başka konularda Trump’a karşı gelse de Blanche’ın adaylığının onaylanmasında kilit rolü Cornyn ve Tillis elinde tutuyor.

Senato Yargı Komisyonu Başkanı Chuck Grassley’nin, Blanche’ın Adalet Bakanlığına kalıcı olarak atanmasını değerlendirmek üzere yapılması planlanan toplantıyı iptal etmesinin ardından Trump, perşembe günü yaptığı açıklamada adaylığı geri çekmeyi değerlendireceğini söyledi.

Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda Cornyn ve Tillis’in Blanche’ın adaylığı konusunda net bir tutum sergilemekten kaçındığını vurguladı.

Trump paylaşımında, “Todd Blanche bir YILDIZ ve herkes bunu biliyor! Tüm zamanların en büyük adalet bakanlarından biri olma potansiyeline sahip” ifadelerini kullandı.

Açıklamasına devam eden Trump, “Ancak Teksaslı John Cornyn ve Kuzey Karolina’dan Thom Tillis -ki her ikisini de desteklemeyi reddettim ve siyasi kariyerleri benim bu hareketimle sona erdi- her durumda bakan vekili olarak kalacak olan bu harika adaya oy vermeyi reddediyorlar” diye yazdı.

1,8 milyar dolarlık fon tartışması

İki senatörün muhalefetinin merkezinde, Adalet Bakanlığının “taraflı tutumunun” mağduru olduğunu iddia eden kişilere ödeme yapması öngörülen 1,8 milyar dolarlık “adaletin araçsallaştırılmasına karşı mücadele” fonu yer alıyor.

Kongre’deki her iki partiden eleştirmenler, bu fonun 6 Ocak 2021’deki Kongre baskınına katılanlar da dahil olmak üzere Trump’ın müttefiklerine para aktarma aracı olacağını belirterek fona karşı çıkıyor.

Trump, Adalet Bakanlığı ve ABD İç Gelir Servisi (IRS) arasındaki bir uzlaşmanın parçası olarak gündeme gelen fon hakkında Blanche, konunun artık “hükümsüz” olduğunu ve fonun gündemden kalktığını savundu. Ancak Cornyn, bu ayın başlarında Yargı Komisyonundaki onay oturumunda Blanche’ın bu iddiasına şüpheyle yaklaştı.

Cornyn, 15 Temmuz’da oturum salonunun dışında gazetecilere yaptığı açıklamada, “Uzlaşma anlaşması tarafların yazılı izni olmadan değiştirilemez. Tarafların böyle bir yazılı izni yok ve kendisi de bunun bir sözleşme unsuru olarak yürürlüğe konulabileceğini kabul etti” dedi.

Teksas senatörü sözlerini şöyle sürdürdü: “Düzeltmeye çalıştığım kayıtlara geçmesi açısından bunun gerçekten önemli olduğunu düşünüyorum. Sorularıma dürüstçe yanıt verdi ancak bu yanıtlar inevitably konunun kapandığı sonucuna varılmasını sağlamıyor. İleride tekrar gündeme getirilebilir.”

Cornyn, bu yılın başlarında Teksas’taki Cumhuriyetçi ön seçiminde Trump’ın desteklediği Teksas Başsavcısı Ken Paxton’a kaybettikten sonra Beyaz Saray’a yönelik eleştirilerini daha yüksek sesle dile getirmeye başladı.

Komisyondaki diğer Cumhuriyetçi senatör Tillis ise Blanche’ın adaylığına karşı çıkmasının Trump ile yaşadığı anlaşmazlıklardan kaynaklandığı yönündeki iddiaları reddetti.

The Independent gazetesinin haberine göre Kuzey Karolina senatörü perşembe günü gazetecilere yaptığı açıklamada, “Gerçek şu ki, başkandan hiçbir zaman destek talep etmedim, buna rağmen bana destek verdi. Başkan bu tür bir aracı kullandığı anda karşısında Tillis’in yanıtını bulurdu ama bunu hiçbir zaman yapmadı” diye konuştu.

Her iki senatör de fonun resmi ve kalıcı olarak iptal edildiğine dair güvence almadıkları sürece Blanche’ın komisyondan geçmesi yönünde oy kullanmayacaklarını bildirdi.

Blanche komisyondan geçse dahi göreve atanabilmek için Senato genel kurulunda basit çoğunluğun desteğine ihtiyaç duyacak.

Adalet Bakanlığına yönelik eleştiriler sürüyor

Senatör Cassidy, perşembe günü CBS News’ten Nikole Killion’a yaptığı açıklamada, Adalet Bakanlığının mevcut tutumundan “büyük endişe duyduğunu” belirtti. Cassidy, eski Beyaz Saray çalışanı ve 6 Ocak olaylarının kilit tanıklarından Cassidy Hutchinson hakkında soruşturma yürütmek üzere bir büyük jüri oluşturulduğuna dikkati çekti.

Cassidy, “Her Amerikalı Adalet Bakanlığının bir silah gibi kullanılmasından korkmamalı mı? Buna tatmin edici yanıtlar verilemiyorsa, o zaman muhtemelen başka birinin bu göreve gelmesi gerekir” dedi. Cassidy, Blanche’ın “iyi yanıtlar verebilmesi, Tillis ve Cornyn’e bu taahhüdü sunabilmesi ve Hutchinson’a bu süreçlerin neden yürütüldüğünü açıklayabilmesi durumunda yola devam edilebileceğini” ekledi.

Mayıs ayında yapılan ön seçimlerde Trump’ın desteklediği Temsilciler Meclisi Üyesi Julia Letlow’a kaybeden Cassidy, yenilgisinden bu yana geçen aylarda Trump yönetimini ve karşı çıktığı bazı Cumhuriyetçi politikaları açıkça eleştiriyor.

Louisiana senatörü, Blanche’ın adaylığına destek verip vermeyeceği konusunda renk vermeyerek perşembe günü gazetecilere “halen bilgi toplama aşamasında olduğunu” söyledi.

Diğer bazı Cumhuriyetçi senatörler de bu hafta yaptıkları değerlendirmelerde, tartışmanın ön planında Cornyn ve Tillis yer alsa da kendilerinin de adaylık ve fon konusunda endişeleri bulunduğunu bildirdi.

Cornyn ve Tillis perşembe günü Blanche ile bir görüşme gerçekleştirdi, bu nedenle taraflar arasında bir uzlaşma sağlanabileceği belirtiliyor.

Ancak Trump’ın adaylığı geri çekme düşüncesini hayata geçirmesi ihtimaline değinen Cornyn, ön seçimi kazanan Paxton’ın kasım ayındaki genel seçimi kazanmasının kesin olmadığını hatırlattı. Teksas Başsavcısı Paxton, seçilmesi halinde Trump yönetiminin yasama önceliklerine güçlü destek vereceğini taahhüt etmişti.

Buna karşın Paxton, kasım ayındaki seçimlerde Demokrat Eyalet Temsilcisi James Talarico karşısında zorlu bir yarışla karşı karşıya bulunuyor. Cook Political Report, Cornyn’in mayıs ayındaki ikinci tur yenilgisinin ardından bu yarışa ilişkin değerlendirmesini “Muhtemel Cumhuriyetçi” seviyesinden “Cumhuriyetçilere Kayıyor” seviyesine revize etti. Son anketlerde Demokrat adayın farkı açtığı görülüyor.

Cornyn perşembe günü yaptığı açıklamada, “Yani bizi istediği noktada getirdiğini düşünebilir. Ancak gerçek şu ki, Senatör Tillis ve benim yerimizi kimin alacağına dair bir garanti yok. Gelecek yıl elindeki kozlar şu ankinden daha zayıf olabilir. Bu talihsiz bir durum çünkü biz bu kavgayı büyütmemeye çalıştık” ifadelerini kullandı.

Kendi koltuğu “Demokratlara kayıyor” kategorisinde değerlendirilen Tillis de benzer bir uyarıda bulunarak sürecin ters tepebileceğini söyledi.

Tillis, fonun artık yürürlükte olmadığına dair beklentilerin karşılanması durumunda kendisini onaylamaya hazır bir grupla çalışmak yerine, Trump’ın bir sonraki Kongre’deki sandık sayılarını hesaba katması gerektiğini vurguladı.

Okumaya Devam Et

Amerika

Minnesota’da 30’dan fazla su tesisine siber saldırı

Yayınlanma

ABD’deki siber güvenlik yetkilileri, Minnesota eyaletinde 30’dan fazla belediye su tesisini hedef alan koordine siber saldırıları araştırıyor. İncelemelerde olası İranlı bilgisayar korsanlarına ait ayrıntılara ulaşıldığı bildirildi. Eyalet ve federal kurumlar, kamu hizmetlerinin aksamaması ve sistemlerin emniyete alınması için ortak çalışma yürütüyor.

ABD’deki siber güvenlik yetkilileri, Minnesota eyaletinde 30’dan fazla belediye su tesisini hedef alan koordine siber saldırıları inceliyor. Soruşturmada olası İranlı bilgisayar korsanlarına ait ayrıntıların yer aldığı belirtildi.

Minnesota Bilişim Teknolojileri (MNIT) kurumu Salı günü saldırılara ilişkin bir uyarı yayımladı.

Kurum; ABD Siber Güvenlik ve Altyapı Güvenliği Ajansı (CISA), ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA) ve Federal Soruşturma Bürosu (FBI) dahil olmak üzere federal kurumlarla koordineli bir inceleme yürüttüklerini duyurdu.

Uyarda yer alan bilgilere göre yetkililer, devam eden soruşturma nedeniyle “faaliyeti henüz belirli bir aktöre bağlamadıklarını” veya saldırıların tek bir aktöre atfedilemeyeceğini kaydetti.

Araştırmacılar, Minnesota genelindeki vakalar arasında saldırı zamanlamaları ve “kullanılan teknoloji türleri” de dahil olmak üzere benzerlikler tespit etmeyi başardı.

MNIT, Minnesota Sağlık Bakanlığının yerel su sistemleri üzerindeki etkileri araştırdığını ekledi. Kurum, şehirlerden “içme suyu kullanımlarını değiştirme” yönünde gelen “herhangi bir aktif talep” bulunmadığını bildirdi.

Pazar ve Pazartesi günleri gerçekleşen saldırılarda, operatörlerin kullandığı bilgisayar ekranları olan “programlanabilir mantıksal denetleyiciler” (PLC) ile “insan-makine arayüzleri” (HMI) hedef alındı.

Minnesota Bilgi Güvenliği Başkanı John Israel, eyaletin bilgileri federal kurumlara ilettiğini ve bu kurumların “bu faaliyeti daha geniş bir ulusal bağlamda değerlendirdiğini” söyledi.

CISA, FBI ve diğer federal kurumlar tarafından 22 Temmuz’da yayımlanan ortak bir uyarıda, İranlı bilgisayar korsanlarının su sistemlerini ve diğer PLC’leri hedef aldığı konusunda uyarıda bulunulmuştu.

Açıklamada ayrıca operasyonel teknoloji (OT) sahipleri ve operatörlerinin “doğrudan internet erişimini sınırlandırmalarının ve güvenli PLC kurulumunu sağlamalarının” önemi vurgulanmıştı.

FBI Siber Bölümü Direktör Yardımcısı Brett Leatherman söz konusu uyarıda, İranlı aktörlerin “ABD’nin kritik altyapısını hedef almaya” ve “Amerikalıların bağımlı olduğu temel hizmetleri aksatmaya devam ettiğini” ifade etmişti.

Bu durum, İran savaşı sırasında ABD’nin ülkedeki kritik altyapıyı hedef alan saldırılarını takip ediyor. ABD ordusu İran’daki bir liman tesisine, enerji altyapısına ve köprülere saldırılar düzenlemişti.

MNIT; su ve atıksu sistemlerine, internetten erişilebilen operasyonel teknolojileri tespit etmeleri ve tesislerdeki uzaktan erişim imkanlarını kontrol etmek gibi adımları derhal atarak sistem güvenliğini sağlamaları tavsiyesinde bulundu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English