Amerika
Cumhuriyetçi Parti’de Trump’a destek zayıflıyor

The Hill’e konuşan Cumhuriyetçi Senato kaynakları, Başkan Donald Trump’ın yılın geri kalanına ilişkin gündeminin ciddi risk altına girdiğini ve özellikle göçmenlik uygulamalarına 2029’a kadar finansman sağlamayı amaçlayan bütçe uzlaşı paketinin çıkma ihtimalinin zayıfladığını belirtti. Geçen hafta geçici Adalet Bakanı Todd Blanche ile Cumhuriyetçi senatörler arasında yapılan toplantıda tansiyon yükselirken, bazı Cumhuriyetçi senatörler Trump’ın Beyaz Saray balo salonu projesi ve 1,8 milyar dolarlık “mağdur fonu” önerisinin Kongre’de ciddi dirençle karşılaştığını ifade etti.
The Hill gazetesine konuşan Cumhuriyetçi Senato kaynakları, Başkan Donald Trump’ın yılın geri kalanına ilişkin yasama gündeminin ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirtti.
Kaynaklar, özellikle göçmenlik uygulamalarına 2029’a kadar kaynak sağlamayı amaçlayan bütçe uzlaşı paketinin, geçen hafta geçici Adalet Bakanı Todd Blanche ile Cumhuriyetçi senatörler arasında yapılan toplantının ardından daha da kırılgan hale geldiğini aktardı.
Cumhuriyetçi senatörler, Trump’ın Beyaz Saray için balo salonu inşasına kamu kaynağı ayırma planının Senato’dan geçme ihtimalinin bulunmadığını söyledi.
Senatörler ayrıca, Biden dönemi Adalet Bakanlığı tarafından yargılanan kişilere tazminat ödenmesini öngören 1,8 milyar dolarlık “mağdur fonu” teklifinin ya tamamen geri çekilmesi ya da kapsamlı biçimde değiştirilmesi gerektiği görüşünü dile getirdi.
Cumhuriyetçi kaynaklar, aksi halde durmuş durumdaki bütçe uzlaşı paketinin ara seçimlerden önce kabul edilme ihtimalinin düşük olduğunu belirtti.
Senato kaynakları, Trump’ın yabancılaştırdığı dört Cumhuriyetçi senatörün bulunduğunu ve bunların Senato’daki yasama sürecini zorlaştırabileceğini aktardı.
Kaynaklar, Kuzey Carolina Senatörü Thom Tillis, Louisiana Senatörü Bill Cassidy, Teksas Senatörü John Cornyn ve Kentucky Senatörü Rand Paul’ün bu grupta yer aldığını söyledi.
Teksas Senatörü Ted Cruz, Blanche ile geçen hafta yapılan sert toplantının ardından yönetimin Kongre’den yasa geçirmekte zorlanabileceğinin açık biçimde ortaya çıktığını ifade etti.
Cruz, “53-47 çoğunluğumuz var. Dört senatörü kaybederseniz 50’nin altına düşersiniz ve hiçbir şey geçiremezsiniz” dedi.
Cruz, “Bu durum yılın geri kalanında işleri daha da karmaşık hale getirecek” ifadesini kullandı.
Cumhuriyetçi senatörlerin kısa sürede yönetimle yeniden uyumlu hale geleceğini düşünmediğini belirten Cruz, “Bu dört senatörün bir anda her şey yolundaymış gibi davranacağını düşünmüyorum. 2026’ya ve yılın geri kalanına ilişkin olarak önümüzde ilginç sorunlar olacak” dedi.
Cumhuriyetçiler Senato’da 53 sandalyelik çoğunluğa sahip bulunuyor. Maine Senatörü Susan Collins ile Alaska Senatörü Lisa Murkowski ise geçmişte önemli oylamalarda parti yönetimine karşı pozisyon almıştı.
Kıdemli bir Cumhuriyetçi danışman, “Yönetim bu senatörleri öfkelendirerek her yerde sorun yaratıyor. Bu gerçekten kötü bir strateji” dedi.
Cumhuriyetçi Senato kaynakları, Cumhuriyetçi senatörlerin Trump ve Beyaz Saray tarafından baskı altında tutulduklarını düşündüklerini belirtti.
Kaynaklar, senatörlerin yürütme organından yeterli iletişim göremedikleri ve çoğu zaman saygı eksikliğiyle karşı karşıya kaldıkları görüşünde olduğunu aktardı.
Trump’ın en yakın müttefiklerinden bazıları da yönetimle görüş ayrılığı yaşadı. Güney Carolina Senatörü Lindsey Graham, Anma Günü tatili sırasında Trump’ın “büyük ölçüde müzakere edildiğini” söylediği olası İran anlaşmasına ilişkin kaygılarını dile getirdi. Trump, anlaşmanın İran’ın nükleer programı ve füze stoğunu nasıl ele alacağına dair ayrıntıları netleştirmemişti.
Graham, X platformundaki paylaşımında, “Eğer İran’la çatışmayı sona erdirmek için bir anlaşma yapılırsa ve bunun nedeni Hürmüz Boğazı’nın İran terörüne karşı korunamayacağına inanılmasıysa ve İran hâlâ Körfez’deki büyük petrol altyapısını yok etme kapasitesine sahipse, İran diplomatik çözüm gerektiren baskın bir güç olarak algılanacaktır” ifadelerini kullandı.
Senato Silahlı Hizmetler Komisyonu Başkanı Roger Wicker da cumartesi günü yaptığı açıklamada, “İran’ın iyi niyetle hareket edeceğine dair inançla gündeme gelen 60 günlük ateşkes felaket olur” dedi.
İsminin açıklanmamasını isteyen bir Cumhuriyetçi senatör, meslektaşlarının Beyaz Saray’a yönelik rahatsızlığının seçim yılında daha da arttığını söyledi.
Senatör, Cumhuriyetçilerin Trump tarafından zor siyasi pozisyonlara sürüklendiğini düşündüğünü ifade etti. Başkanın partisinin seçimlerde ciddi siyasi ters rüzgarlarla karşılaşmasının beklendiğini de sözlerine ekledi.
Cumhuriyetçi senatörler, Biden dönemi Adalet Bakanlığı tarafından yargılanan kişilere tazminat ödenmesini öngören 1,8 milyar dolarlık fon teklifini, Beyaz Saray’ın siyasi açıdan en sorunlu girişimlerinden biri olarak değerlendirdi.
Aynı senatör, “İnsanlar yoruldu. Kuşatma altında olduklarını düşünüyorlar. Beyaz Saray’la çalışmak çok zor. Başkanın altındaki kadrolar özellikle sorunlu” dedi.
Senatör, Blanche ile geçen hafta yapılan toplantıda Cumhuriyetçi üyelerin neden öfkelendiğini anlatırken, “İnsanlara kötü davranıyorlar. Bunu kısa süre yapabilirsiniz ama zamanla yıpratıcı hale geliyor” ifadelerini kullandı.
Toplantıya katılan Cumhuriyetçi senatörlerin yaklaşık yarısının, 1,8 milyar dolarlık fon ve başka başlıklar nedeniyle yönetimi eleştirdiği belirtildi.
Tartışmalarda Trump’ın düşen kamuoyu desteğinin kasım seçimlerinde Cumhuriyetçi adayları olumsuz etkileyebileceği kaygısının da gündeme geldiği aktarıldı.
Cumhuriyetçi senatörler ve danışmanlar, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Bürosu (ICE) ve Sınır Devriyesi için yaklaşık 70 milyar dolarlık kaynak içeren bütçe uzlaşı paketinin, yönetimin 1,8 milyar dolarlık fon teklifinden vazgeçmemesi halinde çıkma ihtimalinin çok düşük olduğunu söyledi.
Bir kaynak, Cumhuriyetçi senatörler ile Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçilerin Anma Günü tatili sırasında seçmenlerinden bu öneriye yönelik yoğun tepki duyabileceklerini ifade etti.
Aynı senatör, Trump’ın Cassidy ve Cornyn’e karşı ön seçim rakiplerini desteklemesinin Cumhuriyetçi senatörlerle başkan arasındaki gerilimi artırdığını söyledi.
Cassidy, Trump’ın Louisiana Temsilcisi Julie Letlow’u desteklemesinin ardından Louisiana’daki Cumhuriyetçi ön seçiminde üçüncü sırada kaldı ve 27 Haziran’daki ikinci tura kalamadı.
Cornyn ise salı günü yapılacak Teksas Cumhuriyetçi Senato ön seçim ikinci turu öncesinde zayıf aday olarak görülüyor.
Trump, Cornyn’in rakibi olan Teksas Başsavcısı Ken Paxton’a destek vermişti. Paxton daha önce ağır menkul kıymet dolandırıcılığı suçlamalarıyla karşı karşıya kalmış ve duruşma öncesi uzlaşma kapsamında 100 saat kamu hizmeti yapmayı kabul etmişti.
Cumhuriyetçi milletvekilleri ve danışmanlar, Blanche’ın perşembe günü yapılan toplantıda senatörleri öfkelendirmesinin ardından artık Adalet Bakanlığı’nın kalıcı başına getirilme ihtimalinin kalmadığını söyledi.
Blanche, toplantıda milletvekillerinin fon için sınırlayıcı hükümler getirilmesi taleplerine karşı çıkmıştı.
Blanche, Trump’ın nisan ayı başında Adalet Bakanı Pam Bondi’yi görevden almasının ardından geçici olarak görev yapıyor.
Kıdemli Cumhuriyetçi danışman, Blanche’ın “ideolojik yelpazenin tamamından gelen senatörlerin öfkesiyle karşı karşıya kaldığını” söyledi.
Bir başka Cumhuriyetçi danışman ise, “Blanche’ın yüz ifadesi kariyerinin gözlerinin önünde eridiğini gördüğünü gösteriyordu” dedi.
Aynı danışman, “Artık kalıcı adalet bakanı olarak onay alamayacağını biliyor. Kendisi de bu göreve geleceğini düşünüyordu ve bunun için çalışıyordu” ifadelerini kullandı.
Perşembe günkü toplantıda Blanche’a tepki gösteren Tillis, Senato’daki Cumhuriyetçilerin söz konusu fona yönelik itirazlarının başını çekiyor.
Tillis aynı zamanda Bondi’nin yerine gelecek ismin onay sürecini yönetecek Senato Yargı Komisyonu’nda görev yapıyor.
Cumhuriyetçi Senato liderliği, bütçe uzlaşı paketini Yargı Komisyonu’nda görüşmeye açmamaya karar verdi. Bir Cumhuriyetçi Senato kaynağı, bunun nedeninin Tillis’in tasarıya destek verip vermeyeceğinin belirsiz olması olduğunu söyledi.
Kaynak, Tillis’in değişiklik önergelerine karşı güvenilir oy olarak görülmediğini de ifade etti.
Senato Yargı Komisyonu 11 Mayıs’ta yayımladığı açıklamada, Senato İç Güvenlik Komisyonu’nun paketi görüşeceğini duyurması nedeniyle kendi oturumlarını iptal ettiklerini bildirmişti.
Açıklamada, bütçe uzlaşı tasarısının yalnızca bir komisyonda görüşülmesinin yeterli olduğu belirtilmişti.
Bununla birlikte kaynaklar, Trump ve ekibinin Tillis’i Blanche’a veya Yargı Komisyonu’ndan geçecek tartışmalı adaylara destek vermeye ikna etmekte zorlanacağını söyledi.
Trump ile Tillis arasındaki ilişkiler cuma günü daha da kötüleşti. Trump, sosyal medya paylaşımında Tillis’i “PES EDEN” olarak niteledi ve yeniden aday olma “cesaretine” sahip olmadığını söyledi.
Tillis ise Trump’ın danışmanlarının ortaya attığı kötü fikirleri benimsemesinin kasım seçimlerinde Cumhuriyetçi adaylara zarar vereceğini belirtti.
Trump’ın Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı için aday göstereceği isimlerin onay süreçlerinin de zorlaşabileceği değerlendiriliyor. Bu kapsamda Gıda ve İlaç Dairesi’nin eski komiseri Marty Makary’nin yerine gelecek isim ile başcerrah olarak görev yapması planlanan Nicole Saphier’in adaylıkları da bulunuyor.
Trump’ın başcerrahlık görevi için daha önce aday gösterdiği Casey Means, Senato Sağlık, Eğitim, Çalışma ve Emeklilik Komisyonu’ndan geçememesi üzerine nisan ayı sonunda adaylıktan çekilmişti.
Senato Sağlık Komisyonu Başkanı Cassidy, Beyaz Saray balo salonu için öngörülen 1 milyar dolarlık kaynak ile 1,8 milyar dolarlık “silahlandırma karşıtı” fon teklifine yönelik Cumhuriyetçi itirazların ön saflarında yer aldı.
Cumhuriyetçi senatörler ve danışmanlar, Cornyn’in Paxton’a karşı yarışını kaybetmesi halinde Trump’ın gündemi açısından yeni bir engel haline gelebileceği uyarısında bulundu.
Cornyn’in oyu, Ulusal İstihbarat Direktörlüğü görevinden ayrılan Tulsi Gabbard’ın yerine getirilecek ismin onayı açısından kritik önem taşıyor.
Gabbard cuma günü görevinden ayrıldığını açıklamış ve eşine kanser teşhisi konmasının ardından daha fazla zaman geçirmek istediğini belirtmişti.
Kıdemli Cumhuriyetçi danışman, “Cassidy’yi bu kadar öfkelendirdikten sonra Sağlık Komisyonu’ndan aday geçirmek çok daha zor olacak” dedi.
Aynı danışman, “Başkan artık Cornyn’i de hedef aldığı için Gabbard’ın yerine gelecek yeni Ulusal İstihbarat Direktörü’nü İstihbarat Komisyonu’ndan geçirmek de daha zor olacak” ifadelerini kullandı.
Cornyn, ikinci tur seçim kampanyası nedeniyle perşembe günü Blanche ile yapılan toplantıya katılmadı.
Cornyn çarşamba günü yaptığı açıklamada, Trump’ın yeniden seçilme kampanyasını desteklememesinden “hayal kırıklığı duyduğunu” söyledi. Bununla birlikte Paxton’ı yenebileceğini savundu.
Cornyn, “Şimdiye kadar yürüttüğüm tüm seçim kampanyalarının en iyi ekibine ve en iyi planına sahibiz. Seçmeni sandığa götüreceğiz ve kazanmayı hedefliyoruz” dedi.
Trump’ın görevdeki Cumhuriyetçi senatörlerin rakiplerini desteklemesinin başkanın yasama gündemini nasıl etkileyebileceği sorusuna Cornyn, “Bu konuda sonucu sizin çıkarımınıza bırakıyorum” yanıtını verdi.
Amerika
Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.
Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.
Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.
Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.
Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.
Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.
Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.
Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.
Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.
Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.
Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.
Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.
Amerika
“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.
ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.
Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.
Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.
The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.
Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.
Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:
“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”
Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.
Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”
Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.
Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.
Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.
İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.
Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.
Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.
Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.
Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.
Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.
Amerika
ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.
Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.
“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.
Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.
Bessent şöyle konuştu:
“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. Ama peşinize düşeceğiz.”
ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı
ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.
Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.
ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.
Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.
İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.
Avrupa5 gün önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Avrupa4 gün önceKoçbaşı olarak AfD
Görüş2 hafta önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Dünya Basını2 hafta önce“Yapay zeka devasa bir aldatmaca”
Avrupa5 gün önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Asya2 hafta önceHindistan’ın 2047 gelişmiş ekonomi hedefi zora girdi
Asya2 hafta önceABD’nin baskısıyla karşı karşıya kalan Japonya Merkez Bankası kritik bir karar aşamasında
Asya3 gün önceÇin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek











