Diplomasi
Ukrayna savaş haritası, milyon dolarlık bahis için manipüle edildi

Washington merkezli Savaş Araştırmaları Enstitüsü (ISW) çalışanının, Ukrayna savaş haritasında sahte bir ilerleme işaretleyerek Polymarket üzerindeki bahis sonuçlarını manipüle ettiği ortaya çıktı. Rusya ordusunun Mırnograd’ı almadığı halde almış gibi gösterildiği olayda, bahisçiler haksız kazanç elde ederken kurum söz konusu çalışanın işine son verdi.
Rusya ordusunun Ukrayna’nın doğusundaki Mırnograd kasabası kırsalında bulunduğu 15 Kasım günü, küresel olaylar üzerine tahmin yürütülen Polymarket platformunda olağan dışı bir hareketlilik yaşandı.
Bireysel yatırımcılar, savaşın gidişatı üzerine anlık ve yüksek riskli pozisyonlar alırken, bahislerin merkezinde Rusya’nın gece çökmeden şehri ele geçirip geçiremeyeceği sorusu duruyordu.
Pek çok askeri gözlemciye göre imkansıza yakın görünen bu senaryo, gerçekleşmesi halinde yatırımcılara yüzde 33 bine varan oranlarda devasa bir kâr vaat ediyordu.
Gece olduğunda, bu düşük ihtimalli bahsi oynayanlar mucizevi bir şekilde büyük kazançlar elde etti; ancak bu zafer sahadaki askeri gerçeklikten değil, Washington’daki bir ofisten yapılan dijital müdahaleden kaynaklanıyordu.
Bahislerin sonuçlanmasını sağlayan gelişme, Washington merkezli düşünce kuruluşu Savaş Araştırmaları Enstitüsü (ISW) bünyesindeki bir personelin harita üzerinde yaptığı sahte güncellemeyle ortaya çıktı.
Polymarket, savaşın seyrine dair bahisleri sonuçlandırmak için genellikle ISW’nin günlük olarak yayımladığı ve çatışma bölgelerini gösteren interaktif haritaları nihai hakem olarak kabul ediyor.
Harita gece yarısı değiştirildi, ödemeler başladı
Teknoloji haberleri portalı 404 Media’nın ortaya çıkardığı verilere göre, bahis piyasasının kapanmasına kısa bir süre kala ISW haritasında kritik bir oynama yapıldı.
Kurum içinden bir kişi, Rusya’nın kasabadaki stratejik bir kavşağı ele geçirdiğini gösterecek şekilde haritayı değiştirdi; oysa sahada Rusya ordusunun böyle bir ilerleme kaydettiğine dair en ufak bir kanıt bulunmuyordu.
Polymarket sistemi, bu manipüle edilmiş harita verisini esas alarak bahsi kazanan tarafa ödemeleri derhal gerçekleştirdi.
Ödemelerin tamamlanmasının ve paranın el değiştirmesinin ardından, ertesi sabah ISW’nin haritasındaki bu sahte veri sessizce silindi.
Kurum sessizce kaydı sildi, personeli kovdu
Savaş Araştırmaları Enstitüsü, 17 Kasım’da çevrimiçi kumar veya Polymarket ismine doğrudan atıfta bulunmadan, yaşananları “yetkisiz düzenleme” olarak niteleyen bir açıklama yayımladı.
Kurumdan yapılan açıklamada, yanıltıcı değişikliğin yönetim onayı olmadan gerçekleştiği vurgulandı:
“ISW’nin dikkatine, Rusya’nın Ukrayna’yı işgaline ilişkin interaktif haritada 15-16 Kasım gecesi yetkisiz ve onaysız bir düzenleme yapıldığı bilgisi gelmiştir. Söz konusu yetkisiz düzenleme, 16 Kasım’daki normal iş akışı başlamadan önce kaldırılmış olup, ISW’nin o günkü veya sonraki haritalama çalışmalarını etkilememiştir.”
Kurum, 18 Kasım tarihinde sessiz sedasız bir adım atarak, günlük Ukrayna haritalarını hazırlayan jeo-uzamsal araştırmacılarından birinin ismini künyeden çıkardı ve web sitesinden sildi.
Söz konusu personelin işine son verildiği öğrenildi. ISW, konuyla ilgili açıklama yapmayı reddederken, kurum içinde bir soruşturma yürütülüp yürütülmediğini kamuoyuyla paylaşmaktan kaçındı.
Dolandırıcılık şüphesi piyasayı sarstı
Polymarket kullanıcıları, yaşananların açık bir dolandırıcılık olduğu gerekçesiyle sert tepki gösterdi.
RS’e konuşan bir kullanıcı, ISW’nin “itibarını kesinlikle kaybettiğini” ve “bazı insanların bu tür piyasalara artık şüpheyle yaklaşmaya başladığını” belirtti.
Kullanıcılar, Rusya’nın Mırnograd’ı alıp almayacağı üzerine kurulan bu pazara toplamda 1,3 milyon dolar yatırmıştı; Ukrayna’daki çatışmalar üzerine kurulan benzer bahis havuzlarının geçmişte 5 milyon dolara kadar ulaştığı biliniyor.
Polymarket kullanıcıları konuyu X platformunda gündeme getirdiğinde, bazı sosyal medya kullanıcıları savaş üzerinden kumar oynayanlara karşı sempati beslemediklerini dile getirdi.
Bir hesap, “Umarım bu yüzden çok para kaybetmişsinizdir. Savaş ve yıkım üzerine bahis oynamak etik olarak savunulamaz ve ahlaken kınanması gereken bir durum” ifadelerini kullandı.
Savaş sahası kumarhaneye dönüştü
Polymarket ve Kalshi gibi çevrimiçi tahmin platformları, bu yıl popülaritesini ciddi ölçüde artırarak milyarlarca dolarlık bir endüstri haline geldi.
Sadece geçen ay toplamda yaklaşık 10 milyar dolarlık işlem hacmine ulaşan bu siteler, kullanıcıların İsrail’in Gazze’yi ne zaman vuracağından, Donald Trump’ın Venezuela açıklarındaki gemilere ne zaman yeni saldırı emri vereceğine kadar çeşitli konularda bahis oynamasına olanak tanıyor.
Eğer bir nükleer savaş patlak verirse, bir başka kullanıcı 100 bin doların üzerinde kazanç elde etmeyi bekliyor.
Piyasaların çeşitlenmesi ve düzenlemelerin yetersiz kalması, kamuya açık olmayan bilgilere erişimi olan kişilerin sistemi suistimal etme riskini beraberinde getiriyor.
Teknoloji muhabiri ve User Mag bülteninin yazarı Taylor Lorenz, Responsible Statecraft’a verdiği demeçte tahmin piyasalarının kötü niyetli aktörlerin manipülasyonuna özellikle açık olduğunu vurguladı.
Lorenz, tehlikenin boyutunu şu sözlerle açıkladı:
“Bu vakada bir kişi savaş haritasını değiştirmiş olabilir; ancak birinin, oynadığı bahisle örtüşecek şekilde bir çatışmayı kışkırtması veya alevlendirmesi için başkasına para ödediği senaryoları da kolaylıkla öngörebilirsiniz.”
ISW, haritalarının Polymarket tarafından kullanılması yönünde bir talepte bulunmadığını ve temel amacının yasa yapıcılar ile ordu mensuplarını bilgilendirmek olduğunu savunuyor.
Yaşanan olay kurumu tahmin piyasalarının yarattığı yeni gerçeklikle yüzleşmek zorunda bıraktı. Enstitü, 404 Media’ya yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“ISW, bazı organizasyonların ve bireylerin Ukrayna’daki savaşın seyri üzerine bahis oynamayı teşvik ettiğinin ve ISW haritalarının bu bahisleri sonuçlandırmak için kullanıldığının farkına varmıştır. ISW bu tür faaliyetleri şiddetle onaylamamakta ve haritalarımızın kesinlikle rıza göstermediğimiz bu amaçlarla kullanılmasına itiraz etmektedir.”
“Denetimsizlik manipülatörlere alan açacak”
Forbes yazarı Boaz Sobrado’ya göre, tahmin piyasalarında insider trading’e yönelik yasal yaptırımlar “neredeyse yok denecek kadar az“.
Tahmin piyasaları Emtia Vadeli İşlemler Ticaret Komisyonu (CFTC) tarafından düzenleniyor ancak kurum, bu piyasalardaki içeriden öğrenenlerin ticareti konusunu kapsamına almıyor.
ISW çalışanının kişisel kazanç sağlamak amacıyla haritaları etkilediği başka olayların olup olmadığı belirsizliğini koruyor.
Ancak Polymarket’in şüpheci kullanıcı kitlesi, haksız kazanç iddialarını desteklemek için geçmişteki diğer örneklere işaret ediyor.
Kullanıcılar, 29 Ekim’de bir piyasa kapanışının hemen öncesinde, Rusya’nın Ukrayna’nın Kupyansk kentindeki bir demiryolunu ele geçirdiğini gösteren ISW haritasına dikkat çekiyor.
Deep State ve Liveuamap gibi rakip harita sağlayıcıları, o tarihte Rusya ordusunun Kupyansk içinde böyle bir ilerleme kaydettiğini raporlamamıştı ve bölgedeki demiryolu hattı çevresinde şiddetli çatışmalar halihazırda devam ediyor.
Diplomasi
Çin, AB’nin dış destek kurallarını sert bir şekilde eleştirdi

Çin, AB’nin yabancı sübvansiyon kurallarının Brüksel ile arasındaki daha geniş kapsamlı ticaret anlaşmazlığının parçası olduğu mesajını verdi.
Çin Adalet Bakanlığı, Çinli şirketlere, Yabancı Sübvansiyonlar Yönetmeliği (FSR) kapsamında yürütülen soruşturmalarda AB yetkililerine bilgi vermemeleri talimatını verdi.
Bu düzenleme, tek pazardaki aktörlerin yurt dışından haksız destek almamasını sağlamak için AB’nin kullandığı bir araç.
Bildirimde, Avrupa Komisyonu’nun, tüketici elektroniği perakendecisi MediaMarkt’ın ana şirketi olan Alman Ceconomy’yi 2 milyar avroluk bir anlaşma ile satın almaya çalışan Çinli e-ticaret devi JD.com’a yönelik derinlemesine soruşturmasından açıkça bahsedildi.
Bu hamle, AB ile Çin arasında yeniden başlayan ticaret diyaloğunun ortasında Brüksel’e baskı uygulamayı amaçlıyor gibi görünüyor.
Müzakereciler, AB’nin Çin ile olan günlük 1 milyar avroluk mal ticaret açığını nasıl azaltacakları konusunda yoğun kapalı kapı görüşmeleri yürütüyorlar.
Komisyon’un eylül ayında Çin Ticaret Bakanlığı ile bir video konferans düzenlemesi ve bu konferansın, Ticaret Sorumlusu Maroš Šefčovič’in ekim başında Pekin’e yapacağı ziyaretin önünü açması bekleniyor.
Komisyon, birkaç gün sonra düzenlenecek bir zirvede AB liderlerine durum değerlendirmesi sunacak.
Bu, blok için ticaret ilişkilerini yeniden dengelemek için yapıcı bir yaklaşımın yeterli olup olmadığına ya da Brüksel’in Avrupa’nın ticari çıkarlarını daha kararlı bir şekilde savunması gerekip gerekmediğine karar vermesi açısından bir dönüm noktası olabilir.
Çin Ticaret Bakanlığı sözcüsü perşembe günü gazetecilere yaptığı açıklamada, “Çin, AB’nin Çinli şirketleri baskı altına almak için Yabancı Sübvansiyonlar Yönetmeliği (FSR) gibi tek taraflı araçları kötüye kullanmasına sürekli olarak karşı çıkmıştır,” dedi.
Sözcü şöyle devam etti:
“Çin ve AB’nin bir Ticaret ve Yatırım Danışma (TIC) mekanizması kurduğunu ve farklılıkların diyalog ve danışma yoluyla yönetilmesi konusunda bir uzlaşmaya vardığını vurgulamak isterim. AB’nin, FSR soruşturmasındaki hatalı uygulamalarını derhal düzeltmek ve hükümetler arası diyalog yoluyla iletişimi güçlendirmek için Çin ile işbirliği yapmasını umuyoruz. Çin, AB’nin adımlarını yakından takip edecek ve ulusal güvenliği ile işletmelerin meşru hak ve çıkarlarını kararlılıkla korumak için gerekli önlemleri alacaktır.”
Komisyon, FSR’nin şirketlere merkezlerinin bulunduğu yere göre ayrımcılık yapmadığını savunuyor.
Sözcü Ricardo Cardoso perşembe günü Brüksel’de gazetecilere yaptığı açıklamada, “FSR, milliyetlerine bakılmaksızın tüm şirketlere uygulandığı için DTÖ kurallarına tamamen ve tam olarak uygundur; amacı, Çinli şirketler de dahil olmak üzere AB’de faaliyet gösteren tüm şirketlerin eşit muamele görmesini ve eşit şartlarda rekabet etmesini sağlamaktır,” dedi.
Pekin’e göre, AB, JD.com’un anlaşmasının Çin devlet desteği ile haksız bir şekilde desteklenip desteklenmediğini araştırırken çok fazla bilgi talep ediyor.
Ticaret Bakanlığı sözcüsü, “JD.com davasında AB, yine keyfi ve mantıksız bir şekilde, soruşturmayla ilgisi olmayan çok çeşitli bilgileri ilgili Çinli bankalardan talep etmiştir,” dedi.
Komisyon, JD.com’un Çin hükümeti tarafından sağlanan tercihli finansman, vergi teşvikleri ve hibeler şeklinde haksız avantajlardan yararlanıyor olabileceğinden endişe duyuyor.
Bu durum, işlem tamamlandığında şirkete AB pazarında rekabet avantajı sağlayabilir.
JD.com, bu hafta Komisyon’un endişelerini gidermek için düzeltici önlemler sundu. Bu durum genellikle görüşmelerin ileri bir aşamada olduğunun işareti olarak kabul edilir.
Konuyu yakından takip eden Hollandalı Avrupa Parlamentosu üyesi ve Avrupa Parlamentosu Uluslararası Ticaret Komitesi üyesi Dirk Gotink’e göre, Pekin’in müdahalesi satın almayı tehlikeye bile atabilir.
“Siyasi bir sürecin rehineleri haline geliyorlar,” diyen Gotink, Pekin’in hamlesini “tek taraflı bir tırmanış” olarak nitelendirdi.
Diplomasi
ABD’nin yol açtığı istikrarsızlık ortamında Ürdün Kralı Abdullah, Çin’i ziyaret ediyor

İran savaşının sona ereceğine dair bir işaret bulunmaması ve İsrail’in bölge genelindeki politikasının denetimsiz biçimde sürmesi, Ürdün’ü gelecekteki belirsizliklere ve daha az öngörülebilir bir ABD politikasına karşı alternatiflerini artırmaya yöneltiyor. Ürdün Kralı bu atmosferde Çin’i ziyaret ediyor.
Orta Doğu, ABD-İsrail-İran savaşının devam eden sonuçlarıyla mücadele ederken, Çin’in cazibesi Washington’ın bölgedeki en yakın ortakları arasında bile giderek artıyor.
Bölge genelindeki hükümetler yatırım, teknoloji ve giderek daha fazla ölçüde güvenlik işbirliği için Pekin’e yöneliyor. Mısır, Çin ile savunma ilişkilerini genişletirken Körfez ülkeleri de Çin ile askeri ve ekonomik anlaşmalar peşinde.
Bu hafta Ürdün Kralı II. Abdullah da bu eğilime katılarak bir haftalık ziyaret için Çin’e gitti. Bu, Abdullah’ın on yıldan uzun bir süredir Çin’e gerçekleştirdiği ilk devlet ziyareti.
Ziyaret, Ürdün’ün ABD’den uzaklaşarak Çin’e yöneldiği anlamına gelmiyor. Daha ziyade bölge genelindeki daha kapsamlı bir yeniden dengeleme sürecini yansıtıyor. ABD’nin ortakları, giderek daha belirsiz hale gelen bölgesel ortamda daha fazla ekonomik seçenek ve daha geniş bir stratejik hareket alanı arıyor.
Çin’de bir hafta
Kral Abdullah’ın 18-24 Ağustos tarihleri arasındaki ziyareti Şanghay’da başladı ve Pekin ile Shenzhen’i de kapsıyor. Bu, 1999’da tahta çıkmasından bu yana Çin’e yaptığı dokuzuncu ziyaret ve Ürdün ile Çin’in stratejik ortaklık kurduğu 2015’ten bu yana gerçekleştirdiği ilk ziyaret.
Kraliyet Sarayı’nın açıklamasına göre Ürdün Kralı salı günü Şanghay’da ilaç, gıda, mühendislik, tarım ve havacılık sektörlerinde faaliyet gösteren Çinli şirketlerin yöneticileriyle bir araya geldi. Ayrıca Çin’in önde gelen robotik şirketlerinden AgiBot’u ziyaret etti ve burada imalat ve lojistikten konaklama ve güvenliğe kadar uzanan robotik uygulamalar hakkında bilgi aldı.
Xinhua’ya göre Ürdün Kralı Abdullah perşembe günü Pekin’e ulaştı. Burada Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve Başbakan Li Qiang ile görüşmesi bekleniyor. Ayrıca yasama organının başkanı Zhao Leji ile görüşme gerçekleştirdi. Ürdün’ün resmi haber ajansı Petra, iki tarafın çeşitli sektörlerde işbirliği anlaşmaları ve mutabakat zabıtları imzalamasının beklendiğini bildirdi. Çin’in teknoloji ve üretim merkezi Shenzhen’e gerçekleştireceği ziyaret ise gezinin ticari ağırlığını ortaya koyuyor.
İstihdam, enerji ve teknoloji
Amman’ın Çin’e yönelik en acil ilgisi ekonomik alanda. ABD-İsrail-İran savaşı Ürdün üzerindeki ekonomik baskıyı daha da artırarak yatırım çekme ve ekonomiyi çeşitlendirme ihtiyacını daha acil hale getirdi. GSYH’nin yüzde 10 ila 15’ini oluşturan turizm, bölgesel istikrarsızlıktan darbe alırken yükselen enerji maliyetleri ile ticaret ve hava ulaşımındaki aksamalar, ithalata büyük ölçüde bağımlı olan ekonomi üzerindeki baskıyı artırdı.
Kral Abdullah pazartesi günü Çin devlet haber ajansı Xinhua’ya verdiği röportajda ekonomik işbirliği fırsatlarını özellikle vurguladı. Abdullah, Ürdün’ün “bölgesel bir üretim ve ihracat merkezi olarak hizmet vermek için son derece elverişli bir konumda olduğunu” belirterek şöyle dedi:
“Çin’in imalat yatırımları, doğal kaynaklarımızdan, nitelikli iş gücümüzden, istikrarlı iş ortamımızdan, stratejik konumumuzdan ve geniş ticaret anlaşmaları ağımızdan yararlanarak bu konumu değerlendirebilir.”
Jordan Times’ın verilerine göre Ürdün ile Çin arasındaki ticaret 2025’te yaklaşık 6,7 milyar dolara ulaştı ancak ticaret ilişkisi büyük ölçüde Pekin’in lehine. Çin’in Ürdün’e ihracatı yaklaşık 6,29 milyar dolar olurken Ürdün’ün Çin’e ihracatı yalnızca 430 milyon dolar seviyesinde kaldı. Bu dengesizlik, Amman’ın yalnızca ticareti genişletmek yerine neden yatırım, teknoloji ve üretim kapasitesi çekmeye odaklandığını da açıklıyor.
Çin, Ürdün’ün uzun vadede büyümeyi hızlandırmayı ve 2033 yılına kadar en az 1 milyon yeni genç çalışanı iş gücü piyasasına dahil etmeyi amaçlayan Ekonomik Modernizasyon Vizyonu’nda daha büyük bir rol oynayabilir. Enerji, bu işbirliğinin halihazırda somutlaşmaya başladığı alanlardan biri.
Ürdün, Eylül 2025’te Çinli UEG Green Hydrogen Development Holding Limited şirketiyle 1,155 milyar dolarlık önerilen bir yeşil hidrojen projesini incelemek üzere anlaşma imzaladı. Projenin amacı, ihracat için yılda yaklaşık 200 bin ton yeşil amonyak üretmek.
Ancak Ürdün açısından Çin’in cazibesi yalnızca potansiyel yatırımlarla sınırlı değil. Üretim alanındaki uzmanlık, yenilenebilir enerji teknolojileri ve Çin tedarik zincirlerine erişim de Amman’ın yerli sanayi kapasitesini geliştirmesine ve özel sektörde istihdam yaratmasına yardımcı olabilir.
“Zamanlama her şeyi anlatıyor”
Uzun yıllardır Amman’da yaşayan gazeteci ve The Christian Science Monitor’ün kıdemli Orta Doğu muhabiri Taylor Luck, kralın ziyaretinin öneminin zamanlamasında yattığını söyledi.
Luck, Al-Monitor’a, “Kral Abdullah’ın Çin’e gitmesi tek başına haber değeri taşıyan bir gelişme değil ancak zamanlaması her şeyi anlatıyor” dedi.
Luck’a göre ziyaret, Amman’da tek bir ekonomik ve güvenlik ortağına aşırı bağımlı olmanın risk taşıdığı yönündeki farkındalığın giderek arttığını gösteriyor.
Luck, “Bu Washington’a yönelik bir tepki olmasa da derin bir bölgesel krizin yaşandığı bir dönemde Kral Abdullah’ın Çin’e bir haftalık ziyaret gerçekleştirmesi, Ürdün’de Amerika’ya aşırı bağımlılığın uzun vadede sürdürülebilir olmadığı ve giderek kısa vadede bile sürdürülemez hale geldiği yönündeki farkındalığa işaret ediyor” dedi.
Luck, Ürdün’deki Çin yatırımlarının yaklaşık 3,56 milyar dolar seviyesinde olduğunu tahmin ediyor. Bu önemli bir miktar olsa da Pekin’in Mısır ve Irak gibi bölgedeki daha büyük pazarlardaki ekonomik varlığının oldukça gerisinde kalıyor.
Uzman ayrıca Ürdün’ün daha geniş kapsamlı bir stratejik hesap yaptığını ve kendisini “krallığın ekonomik geleceğini mevcut savaştan doğabilecek tedarik zincirlerine ve Hürmüz’e alternatif koridorlara bağlayacak” şekilde konumlandırmaya çalıştığını düşünüyor. Yenilenebilir enerji bu konuda olası alanlardan biri.
Ürdün, güneş panellerinde kullanılan silikonun temel hammaddelerinden biri olan önemli silis yataklarına sahip. Çin, küresel güneş enerjisi üretim tedarik zincirinin büyük bölümüne hakim durumda ve sahip olduğu uzmanlık, Ürdün’ün bu sektörde daha büyük bir rol edinmesine potansiyel olarak yardımcı olabilir.
Çin, Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan paktından nasıl fayda sağlayabilir?
Diplomasi
UEFA ve CONCACAF 96 takımlı ortak Uluslar Ligi için masaya oturdu

UEFA ve CONCACAF, 96 ülkenin mücadele edeceği ortak bir Uluslar Ligi turnuvası kurmak amacıyla resmi müzakereler yürütüyor. Yeni turnuvanın 2028 yılındaki bir sonraki Avrupa Şampiyonası’nın ardından başlaması ve iki yılda bir düzenlenmesi planlanıyor.
The Guardian gazetesinin haberine göre Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA) ile Kuzey, Orta Amerika ve Karayipler Futbol Konfederasyonu (CONCACAF), bünyelerindeki 96 ülkenin katılımıyla ortak bir Uluslar Ligi turnuvası düzenlemek üzere müzakereler yürütüyor.
İngiliz gazetesinin ulaştığı bilgilere göre yeni turnuvanın, bir sonraki Avrupa Futbol Şampiyonası’nın hemen ardından, en erken 2028 yılında hayata geçirilmesi ve iki yılda bir organize edilmesi öngörülüyor.
Turnuvanın formatı, UEFA ve CONCACAF’ın halihazırda uyguladığı Uluslar Ligi modellerini temel alacak. Şampiyonun belirlenmesi için eleme turlarının ardından dört takımlı bir final aşaması oynanması planlanıyor.
En üst lig kategorisinde İspanya, Fransa, İngiltere ve Almanya gibi Avrupa’nın en güçlü milli takımları ile Meksika, ABD ve Kanada gibi CONCACAF bölgesinin önde gelen ekipleri mücadele edecek.
Kendi bünyesinde bir Uluslar Ligi turnuvası bulunmayan Asya Futbol Konfederasyonu (AFC) da gelecekte bu küresel organizasyona dahil olma yönündeki ilgisini iletti.
Karşılaşmaların daha önceden takvime bağlanmış mevcut uluslararası milli maç pencerelerinde oynanacak olması sebebiyle, yeni turnuvanın Uluslararası Futbol Federasyonları Birliğinin (FIFA) onayına ihtiyaç duyup duymayacağı belirsizliğini koruyor.
The Guardian, FIFA Başkanı Gianni Infantino ve Dünya Kupası’nın bir hissesini dış yatırımcılara satma planı nedeniyle kurumun derin bir kriz içinde olduğunu, bu durumun onay meselesini ikincil plana itebileceğini aktardı.
FIFA, “FIFA Forward Enterprise” (FFE) adıyla bir iştirak şirketi kurmayı ve bu şirketin dörtte birini 4,2 milyar dolar karşılığında dış yatırımcılara satmayı planlıyordu.
Söz konusu girişim üzerine UEFA ve bünyesindeki 55 üye ülke federasyonunun tamamı, FIFA çatısı altındaki organizasyonları boykot edeceklerini duyurmuştu.
Infantino’ya yönelik tutumda ortak hareket eden UEFA, CONCACAF ve AFC, yayımladıkları ortak bildiride FIFA Başkanı’nın eylemlerine yönelik bağımsız bir inceleme başlatılması çağrısında bulunarak hazırlanan planı FIFA kurumlarına karşı “güvenin temelden sarsılması” olarak nitelendirdi.
Görüş2 hafta önceTürkiye ve İsrail ilişkilerinin geleceği
Dünya Basını2 hafta önceThe Jerusalem Post: Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan savunma anlaşması İsrail’e tehdit
Ortadoğu2 hafta önceMısır, üçlü pakta neden katılmadı?
Diplomasi2 hafta önce‘İslami NATO’ mu? Yeni savunma paktı Hindistan’ı neden tedirgin ediyor?
Diplomasi2 hafta önceUkrayna, Türkiye’den 70 ATACMS ve diğer ABD menşeli silah satın aldı
Dünya Basını4 gün önceThe Economist, Daron Acemoğlu’nu yerden yere vurdu: “Sığ ve inandırıcılıktan uzak”
Rusya5 gün önceDört AB ülkesi daha Rus pasaportlarına kısıtlama getiriyor
Asya2 hafta önceVietnam, yerli üretim en büyük denizaltı savunma gemisinin inşasına başladı











