Diplomasi
Ukrayna savaş haritası, milyon dolarlık bahis için manipüle edildi

Washington merkezli Savaş Araştırmaları Enstitüsü (ISW) çalışanının, Ukrayna savaş haritasında sahte bir ilerleme işaretleyerek Polymarket üzerindeki bahis sonuçlarını manipüle ettiği ortaya çıktı. Rusya ordusunun Mırnograd’ı almadığı halde almış gibi gösterildiği olayda, bahisçiler haksız kazanç elde ederken kurum söz konusu çalışanın işine son verdi.
Rusya ordusunun Ukrayna’nın doğusundaki Mırnograd kasabası kırsalında bulunduğu 15 Kasım günü, küresel olaylar üzerine tahmin yürütülen Polymarket platformunda olağan dışı bir hareketlilik yaşandı.
Bireysel yatırımcılar, savaşın gidişatı üzerine anlık ve yüksek riskli pozisyonlar alırken, bahislerin merkezinde Rusya’nın gece çökmeden şehri ele geçirip geçiremeyeceği sorusu duruyordu.
Pek çok askeri gözlemciye göre imkansıza yakın görünen bu senaryo, gerçekleşmesi halinde yatırımcılara yüzde 33 bine varan oranlarda devasa bir kâr vaat ediyordu.
Gece olduğunda, bu düşük ihtimalli bahsi oynayanlar mucizevi bir şekilde büyük kazançlar elde etti; ancak bu zafer sahadaki askeri gerçeklikten değil, Washington’daki bir ofisten yapılan dijital müdahaleden kaynaklanıyordu.
Bahislerin sonuçlanmasını sağlayan gelişme, Washington merkezli düşünce kuruluşu Savaş Araştırmaları Enstitüsü (ISW) bünyesindeki bir personelin harita üzerinde yaptığı sahte güncellemeyle ortaya çıktı.
Polymarket, savaşın seyrine dair bahisleri sonuçlandırmak için genellikle ISW’nin günlük olarak yayımladığı ve çatışma bölgelerini gösteren interaktif haritaları nihai hakem olarak kabul ediyor.
Harita gece yarısı değiştirildi, ödemeler başladı
Teknoloji haberleri portalı 404 Media’nın ortaya çıkardığı verilere göre, bahis piyasasının kapanmasına kısa bir süre kala ISW haritasında kritik bir oynama yapıldı.
Kurum içinden bir kişi, Rusya’nın kasabadaki stratejik bir kavşağı ele geçirdiğini gösterecek şekilde haritayı değiştirdi; oysa sahada Rusya ordusunun böyle bir ilerleme kaydettiğine dair en ufak bir kanıt bulunmuyordu.
Polymarket sistemi, bu manipüle edilmiş harita verisini esas alarak bahsi kazanan tarafa ödemeleri derhal gerçekleştirdi.
Ödemelerin tamamlanmasının ve paranın el değiştirmesinin ardından, ertesi sabah ISW’nin haritasındaki bu sahte veri sessizce silindi.
Kurum sessizce kaydı sildi, personeli kovdu
Savaş Araştırmaları Enstitüsü, 17 Kasım’da çevrimiçi kumar veya Polymarket ismine doğrudan atıfta bulunmadan, yaşananları “yetkisiz düzenleme” olarak niteleyen bir açıklama yayımladı.
Kurumdan yapılan açıklamada, yanıltıcı değişikliğin yönetim onayı olmadan gerçekleştiği vurgulandı:
“ISW’nin dikkatine, Rusya’nın Ukrayna’yı işgaline ilişkin interaktif haritada 15-16 Kasım gecesi yetkisiz ve onaysız bir düzenleme yapıldığı bilgisi gelmiştir. Söz konusu yetkisiz düzenleme, 16 Kasım’daki normal iş akışı başlamadan önce kaldırılmış olup, ISW’nin o günkü veya sonraki haritalama çalışmalarını etkilememiştir.”
Kurum, 18 Kasım tarihinde sessiz sedasız bir adım atarak, günlük Ukrayna haritalarını hazırlayan jeo-uzamsal araştırmacılarından birinin ismini künyeden çıkardı ve web sitesinden sildi.
Söz konusu personelin işine son verildiği öğrenildi. ISW, konuyla ilgili açıklama yapmayı reddederken, kurum içinde bir soruşturma yürütülüp yürütülmediğini kamuoyuyla paylaşmaktan kaçındı.
Dolandırıcılık şüphesi piyasayı sarstı
Polymarket kullanıcıları, yaşananların açık bir dolandırıcılık olduğu gerekçesiyle sert tepki gösterdi.
RS’e konuşan bir kullanıcı, ISW’nin “itibarını kesinlikle kaybettiğini” ve “bazı insanların bu tür piyasalara artık şüpheyle yaklaşmaya başladığını” belirtti.
Kullanıcılar, Rusya’nın Mırnograd’ı alıp almayacağı üzerine kurulan bu pazara toplamda 1,3 milyon dolar yatırmıştı; Ukrayna’daki çatışmalar üzerine kurulan benzer bahis havuzlarının geçmişte 5 milyon dolara kadar ulaştığı biliniyor.
Polymarket kullanıcıları konuyu X platformunda gündeme getirdiğinde, bazı sosyal medya kullanıcıları savaş üzerinden kumar oynayanlara karşı sempati beslemediklerini dile getirdi.
Bir hesap, “Umarım bu yüzden çok para kaybetmişsinizdir. Savaş ve yıkım üzerine bahis oynamak etik olarak savunulamaz ve ahlaken kınanması gereken bir durum” ifadelerini kullandı.
Savaş sahası kumarhaneye dönüştü
Polymarket ve Kalshi gibi çevrimiçi tahmin platformları, bu yıl popülaritesini ciddi ölçüde artırarak milyarlarca dolarlık bir endüstri haline geldi.
Sadece geçen ay toplamda yaklaşık 10 milyar dolarlık işlem hacmine ulaşan bu siteler, kullanıcıların İsrail’in Gazze’yi ne zaman vuracağından, Donald Trump’ın Venezuela açıklarındaki gemilere ne zaman yeni saldırı emri vereceğine kadar çeşitli konularda bahis oynamasına olanak tanıyor.
Eğer bir nükleer savaş patlak verirse, bir başka kullanıcı 100 bin doların üzerinde kazanç elde etmeyi bekliyor.
Piyasaların çeşitlenmesi ve düzenlemelerin yetersiz kalması, kamuya açık olmayan bilgilere erişimi olan kişilerin sistemi suistimal etme riskini beraberinde getiriyor.
Teknoloji muhabiri ve User Mag bülteninin yazarı Taylor Lorenz, Responsible Statecraft’a verdiği demeçte tahmin piyasalarının kötü niyetli aktörlerin manipülasyonuna özellikle açık olduğunu vurguladı.
Lorenz, tehlikenin boyutunu şu sözlerle açıkladı:
“Bu vakada bir kişi savaş haritasını değiştirmiş olabilir; ancak birinin, oynadığı bahisle örtüşecek şekilde bir çatışmayı kışkırtması veya alevlendirmesi için başkasına para ödediği senaryoları da kolaylıkla öngörebilirsiniz.”
ISW, haritalarının Polymarket tarafından kullanılması yönünde bir talepte bulunmadığını ve temel amacının yasa yapıcılar ile ordu mensuplarını bilgilendirmek olduğunu savunuyor.
Yaşanan olay kurumu tahmin piyasalarının yarattığı yeni gerçeklikle yüzleşmek zorunda bıraktı. Enstitü, 404 Media’ya yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“ISW, bazı organizasyonların ve bireylerin Ukrayna’daki savaşın seyri üzerine bahis oynamayı teşvik ettiğinin ve ISW haritalarının bu bahisleri sonuçlandırmak için kullanıldığının farkına varmıştır. ISW bu tür faaliyetleri şiddetle onaylamamakta ve haritalarımızın kesinlikle rıza göstermediğimiz bu amaçlarla kullanılmasına itiraz etmektedir.”
“Denetimsizlik manipülatörlere alan açacak”
Forbes yazarı Boaz Sobrado’ya göre, tahmin piyasalarında insider trading’e yönelik yasal yaptırımlar “neredeyse yok denecek kadar az“.
Tahmin piyasaları Emtia Vadeli İşlemler Ticaret Komisyonu (CFTC) tarafından düzenleniyor ancak kurum, bu piyasalardaki içeriden öğrenenlerin ticareti konusunu kapsamına almıyor.
ISW çalışanının kişisel kazanç sağlamak amacıyla haritaları etkilediği başka olayların olup olmadığı belirsizliğini koruyor.
Ancak Polymarket’in şüpheci kullanıcı kitlesi, haksız kazanç iddialarını desteklemek için geçmişteki diğer örneklere işaret ediyor.
Kullanıcılar, 29 Ekim’de bir piyasa kapanışının hemen öncesinde, Rusya’nın Ukrayna’nın Kupyansk kentindeki bir demiryolunu ele geçirdiğini gösteren ISW haritasına dikkat çekiyor.
Deep State ve Liveuamap gibi rakip harita sağlayıcıları, o tarihte Rusya ordusunun Kupyansk içinde böyle bir ilerleme kaydettiğini raporlamamıştı ve bölgedeki demiryolu hattı çevresinde şiddetli çatışmalar halihazırda devam ediyor.
Diplomasi
Five Eyes, gelişmiş yapay zeka için acil önlem çağrısı yaptı

ABD, Birleşik Krallık, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda’dan oluşan Five Eyes istihbarat ittifakı, hükümetlerin ve şirketlerin savunmalarını aşabilecek yapay zeka modellerinin yıllar değil, aylar içinde ortaya çıkabileceği uyarısında bulundu. İttifak, hükümetler ile şirket yöneticilerini “hemen harekete geçmeye” çağırdı.
ABD, Birleşik Krallık, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda’nın oluşturduğu Five Eyes (FVEY) istihbarat ittifakı, geniş ölçekli siber saldırılar gerçekleştirebilen ve hükümetler ile şirketlerin savunmalarını aşabilen yapay zeka modellerinin yıllar içinde değil, birkaç ay içinde ortaya çıkmasının beklendiğini açıkladı.
İttifakın ortak açıklamasında, hükümetler ve şirket yöneticileri “hemen harekete geçmeye” çağrılırken, “Gelişmiş yapay zeka modellerinin mevcut sektör beklentilerini aşması bekleniyor. Bu sürecin zaman çizelgesi yıllar değil, aylardır” ifadelerine yer verildi.
ABD yönetimi haziran ayının başında, ulusal güvenliğe yönelik olası tehditler nedeniyle Anthropic tarafından geliştirilen Mythos modeline yabancı ülke vatandaşlarının erişiminin durdurulmasını istemişti.
ABD makamlarının talebinin ardından şirket, en güçlü yapay zeka modelleri olarak tanımlanan Mythos 5 ve Fable 5’i tüm kullanıcılar için devre dışı bıraktı.
The New York Post’un haberine göre Anthropic, ABD makamlarıyla işbirliği yapmayı kabul etti.
ABD Senatosu İstihbarat Komisyonu Başkan Yardımcısı Mark Warner da haziran ayında yaptığı açıklamada, Mythos’un ABD Ulusal Güvenlik Ajansının (NSA) gizli sistemlerinin neredeyse tamamını “haftalar içinde değil, saatler içinde” aştığını söyledi.
Daha önce Financial Times, kaynaklarına dayandırdığı haberinde NSA’nın siber operasyonlarda Claude Mythos’u kullanabileceğini yazmıştı.
Gazeteye konuşan kaynaklardan biri, bu teknolojinin Çin ve İran gibi ülkelerin ağlarına sızmak için kullanılabileceğini belirtmişti.
OpenAI ise mayıs ayında, yapay zekanın yönetimi ve düzenlenmesi için ABD liderliğinde, Çin’in de katılımıyla küresel bir yapı oluşturulmasını savundu.
Şirket, söz konusu yapının işleyiş ve amaç bakımından, nükleer silahların yayılmasını önlemek amacıyla küresel güvenlik standartları belirleyen Uluslararası Atom Enerjisi Ajansına (UAEA) benzer şekilde tasarlanabileceğini ifade etmişti.
Diplomasi
NATO yeni bir ‘Baltık Muharebesi’ne hazırlanıyor

The Telegraph, ABD ve NATO ülkelerinin Baltık bölgesinde olası bir Rusya çatışmasına karşı lojistik hazırlıklarını yoğunlaştırdığını yazdı. Gazeteye göre BALTOPS tatbikatı kapsamında ABD birlikleri hızlı üs konuşlandırma ve ikmal altyapısı kurma kabiliyetlerini test etti.
The Telegraph gazetesi, ABD ve diğer NATO ülkelerinin Baltık bölgesinde olası bir çatışmaya yönelik lojistik hazırlıklar yürüttüğünü ve bölgenin Rusya ile yaşanabilecek yeni bir küresel karşılaşmanın merkezlerinden biri olarak değerlendirildiğini yazdı.
Gazetenin aktardığına göre, 4-19 Haziran tarihleri arasında düzenlenen BALTOPS tatbikatı kapsamında ABD Deniz Kuvvetleri’nin mühendis birlikleri Seabees, Baltık kıyısında tekne rampaları ve çeşitli yapılar inşa ederek üslerin hızlı şekilde konuşlandırılmasına yönelik çalışmalar gerçekleştirdi.
ABD’li Teğmen Cody Robertson, “Belirlenen bir bölgeye ulaşma, kamp kurma ve bu merkezi savaş gücümüzü yansıtabileceğimiz bir nokta olarak kullanma kabiliyetimizi test ediyoruz” dedi.
The Telegraph, 1942 yılında kurulan Seabees birliğinin, eski ABD Başkanı ve General Dwight Eisenhower’ın “Muharebeler, harekatlar ve hatta savaşlar öncelikle lojistik nedeniyle kazanıldı ya da kaybedildi” sözüyle özetlenen anlayış doğrultusunda faaliyet gösterdiğini belirtti.
Haberde, Baltık Denizi’nin sekiz NATO ülkesi ile Rusya tarafından çevrelendiği ve İsveç’e bağlı Gotland ile Danimarka’ya bağlı Bornholm gibi stratejik öneme sahip adalarla çevrili olduğu kaydedildi.
Gazeteye göre NATO, bu adaları olası bir saldırının püskürtülmesinde ve karşı harekatlar için ileri üs olarak kullanmayı planlıyor.
Baltık’ın doğu kıyısında ise Rusya Baltık Filosu’nun konuşlu bulunduğu Kaliningrad bölgesi yer alıyor.
The Telegraph, Finlandiya ve İsveç’in 2023 ve 2024 yıllarında NATO’ya katılmasının ardından bölgenin kolektif savunmasının daha da öncelikli hale geldiğini yazdı.
Robertson da gazeteye yaptığı açıklamada, “Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya katılması, buradaki koşulları iyi tanımamızı daha da önemli hale getiriyor” ifadelerini kullandı.
Bununla birlikte gazetenin aktardığına göre, Letonya Güvenlik Kurumu’nun (SAB) eski başkanı Janis Kazocins, Rusya ile NATO arasında tam ölçekli bir çatışma yaşanma ihtimaline kuşkuyla yaklaştı.
Kazocins, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşının henüz sona ermediğine işaret etti ancak Baltık ülkelerinin enerji altyapısına yönelik olası sabotajlara karşı kırılgan olmaya devam ettiği uyarısında bulundu.
Baltık Denizi’nde Kasım 2024 ile Şubat 2026 arasında bir dizi denizaltı kablosu arızası ve hasarı meydana geldi. Finlandiya ile Almanya arasındaki C-Lion1 kablosu Kasım 2024, Aralık 2024 ve Şubat 2026’da olmak üzere üç kez koptu. EstLink 2 enerji kablosu Ocak ve Aralık 2025’te devre dışı kaldı.
Litvanya ile İsveç arasındaki BCS East-West Interlink Kasım 2024’te, Letonya ile İsveç arasındaki fiber optik kablo Ocak 2025’te ve Rusya’ya ait Baltika kablosu ise Şubat 2026’da zarar gördü. Avrupa’daki bazı yetkililer bu olaylarda Rusya’dan şüphelendiklerini açıklamıştı.
Rus yetkililer ise kablo kopmaları ve NATO ülkelerindeki diğer sabotaj eylemleriyle bağlantılı oldukları yönündeki tüm suçlamaları reddediyor. Kremlin, Rusya’nın başka ülkelerin iç işlerine müdahale etmediğini belirtiyor.
Washington Post, 19 Ocak’ta yayımladığı haberinde ABD ve bazı Avrupa ülkelerinin istihbarat servislerinin, Moskova’nın söz konusu olaylarla bağlantılı olmadığı yönündeki değerlendirmeye eğilim gösterdiğini yazmıştı.
Letonya Dışişleri Bakanı Bayba Braze de gazeteye yaptığı açıklamada, Baltık’taki tatbikatların ABD’nin müttefiklerine bağlılığını ortaya koyduğunu belirterek, “BALTOPS-26’nın ölçeği her şeyi anlatıyor. Güçlü transatlantik işbirliği NATO’nun kolektif savunmasının temelini oluşturuyor ve mevcut güvenlik ortamında her zamankinden daha önemli” dedi.
Daha önce The Economist de Baltık Denizi’nin Rusya ile NATO arasında yaşanabilecek olası bir karşılaşmanın kilit alanlarından biri haline geldiğini yazmış, denizaltı altyapısının kırılganlığına ve bunun korunmasının ittifak açısından yarattığı zorluklara dikkat çekmişti.
Politico ise İsveç’in Gotland Adası’nı güçlendirerek adayı bir savunma merkezine dönüştürmeye çalıştığını aktarmıştı.
Rusya Devlet Başkanı Yardımcısı ve Denizcilik Kurulu Başkanı Nikolay Patruşev, Baltık bölgesinde çok uluslu NATO grubunun ortaya çıkmasının ardından bölgede “karmaşık bir durum” oluştuğunu söylemişti.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise birçok kez Rusya’nın NATO ile savaşmak için herhangi bir nedeni ya da çıkarı bulunmadığını ifade etti.
Putin, “Rusya’nın NATO’ya saldırmak istediğini uydurdular. Aklınızı mı kaçırdınız? Şu masa kadar bile akıllı değil misiniz?” sözlerini kullanmıştı.
Diplomasi
Hindistan, Rusya’dan petrol alımında rekor kırdı

Kpler verilerine göre Hindistan’ın Rusya’dan petrol ve kömür ithalatı, Ortadoğu’daki savaş ve sevkiyat aksaklıkları nedeniyle haziran ayında rekor seviyelere ulaştı. Rusya’dan yapılan günlük petrol sevkiyatının haziranda 2,55 milyon varile çıkması beklenirken, Moskova Avustralya’yı geride bırakarak Hindistan’ın ikinci en büyük kömür tedarikçisi konumuna yükseliyor.
Hindistan, İran’da yaşanan gerilim nedeniyle tedarik zincirinde meydana gelen aksamalar ve yükselen fiyatlar karşısında Rusya’dan petrol ve kömür ithalatını artırıyor.
Reuters haber ajansının uluslararası analiz şirketi Kpler verilerine dayandırdığı habere göre, Rusya’dan Hindistan’a yapılan sevkiyatlar haziran ayında rekor düzeylere ulaştı.
Kpler tahminlerine göre, Rusya’nın Hindistan’a petrol sevkiyatı haziran ayında günlük 2,55 milyon varille rekor düzeye yükselecek.
Bu miktar, mayıs ayındaki günlük 2,13 milyon varillik sevkiyatı ve Mayıs 2023’teki günlük 2,16 milyon varillik düzeyi geride bırakıyor.
Rusya’nın Hindistan’ın haziran ayındaki toplam ithalatı içindeki payı ise yüzde 50’nin hemen altında gerçekleşecek. Bu oran, Ortadoğu’daki çatışmanın başladığı 28 Şubat öncesindeki üç aylık dönemde ortalama yüzde 23 seviyesindeydi.
Hindistan’ın Rus petrolüne yönelmesi, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatmasının ardından piyasadaki arzı artırmak amacıyla ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin alımlara yönelik yaptırımları geçici olarak kaldırmasını izledi.
Ancak yaptırımlardan muafiyet süresi 17 Haziran’da sona erdi ve ABD Hazine Bakanlığı tarafından uzatılmadı.
Reuters, bu durumun Rus petrolü alımlarında azalmaya yol açabileceğini, ancak sürecin gidişatının Hindistan rafinerilerinin ve yetkililerinin Ortadoğu ülkelerinden sevkiyatlara dönme konusundaki istekliliğine bağlı olacağını belirtiyor.
Kpler öngörülerine göre, Suudi Arabistan’dan yapılan ithalatın haziran ayında günlük 349 bin varil seviyesinde kalması bekleniyor. Bu miktar, savaş öncesindeki üç aylık dönemde günlük ortalama 832 bin varil düzeyindeydi.
İthalat artışı Rus kömüründe de gözleniyor. Haziran ayında tüm kalitelerde Rus kömürü ithalatının, mayıs ayındaki 3,27 milyon tona kıyasla 3,16 milyon ton olarak gerçekleşmesi bekleniyor.
Her iki ay da geçen yılın mayıs ayında kaydedilen 3,76 milyon tonluk zirvenin ardından sırasıyla tarihin en yüksek ikinci ve üçüncü değerleri olarak kayda geçecek.
Rusya’nın haziran ayında Avustralya’yı geride bırakarak, Çin’den sonra dünyanın en büyük ikinci kömür ithalatçısı olan Hindistan’a en çok kömür sağlayan ikinci ülke konumuna geleceği tahmin ediliyor.
Ajansın değerlendirmesine göre Rusya, Hindistan’ın temel kömür tedarikçisi olma rolünü korumaya devam edecek; ancak Rus petrolünün gelecekteki alımları, ABD’nin Moskova’ya yönelik yaptırım politikasını olası sıkılaştırma adımlarına bağlı olacak.
Yeni Delhi petrol sevkiyatının yaptırımlardan etkilenmeyeceğini açıkladı
Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar, haziran ayı ortasında yaptığı açıklamada, ülkesinin 2022 yılından bu yana küresel fiyatları dizginlemek amacıyla ABD’nin talebi doğrultusunda Rus petrolü alımlarını artırdığını belirtmişti.
Jaishankar, Rus hammaddesine yönelik Amerikan kısıtlamalarını eleştirerek, bu önlemlere büyük ilkeler süsü verilmemesi çağrısında bulunmuştu.
Hindistan Petrol ve Doğalgaz Bakanlığı Temsilcisi Sujata Sharma da mayıs ayında yaptığı açıklamada, Rusya’dan sevkiyatların devam ettiğini ve ABD’nin yaptırım muafiyetlerine ilişkin kararlarından bağımsız olarak süreceğini kaydetmişti.
Hindistan rafinerileri, 2025 yılında ABD baskısı ve Hindistan mallarına yönelik yüzde 25’lik gümrük tarifesi tehdidi nedeniyle Rusya’dan yaptıkları ithalatı azaltarak Suudi Arabistan ve Irak’a yönelmişti.
Ancak Reuters’ın verilerine göre, Ortadoğu’daki savaşın ve Hürmüz Boğazı’ndaki ablukanın ardından Hindistan firmaları mart ayı başında Rus petrolü alımlarını yeniden artırdı.
Rusya’nın Yeni Delhi Büyükelçisi Denis Alipov nisan ayı sonunda yaptığı açıklamada, Hindistan’ın kabul etmeye hazır olduğu miktarda hammaddeyi tedarik etmeye hazır olduklarını duyurmuştu.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da daha sonra yaptığı açıklamada, Moskova’nın Hindistan’a enerji taşıyıcıları sevkiyatına ilişkin anlaşmalara bağlı kaldığını doğrulamıştı.
Amerika6 gün öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Görüş2 hafta önceYeni Delhi’den Yükselen Ses: BRICS’in Yeni Dünya Düzeni Manifestosu
Asya1 hafta önceÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti
Dünya Basını2 hafta önceİran’ın Yeni Büyük Stratejisi
Görüş1 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 5
Ortadoğu1 hafta önceİran, ABD ile varılan anlaşmanın detaylarını açıkladı
Asya2 hafta önceGüney Kore’de askeri istihbarat teşkilatına tarihi darbe
Görüş2 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 4










