Diplomasi
Ukrayna savaş haritası, milyon dolarlık bahis için manipüle edildi

Washington merkezli Savaş Araştırmaları Enstitüsü (ISW) çalışanının, Ukrayna savaş haritasında sahte bir ilerleme işaretleyerek Polymarket üzerindeki bahis sonuçlarını manipüle ettiği ortaya çıktı. Rusya ordusunun Mırnograd’ı almadığı halde almış gibi gösterildiği olayda, bahisçiler haksız kazanç elde ederken kurum söz konusu çalışanın işine son verdi.
Rusya ordusunun Ukrayna’nın doğusundaki Mırnograd kasabası kırsalında bulunduğu 15 Kasım günü, küresel olaylar üzerine tahmin yürütülen Polymarket platformunda olağan dışı bir hareketlilik yaşandı.
Bireysel yatırımcılar, savaşın gidişatı üzerine anlık ve yüksek riskli pozisyonlar alırken, bahislerin merkezinde Rusya’nın gece çökmeden şehri ele geçirip geçiremeyeceği sorusu duruyordu.
Pek çok askeri gözlemciye göre imkansıza yakın görünen bu senaryo, gerçekleşmesi halinde yatırımcılara yüzde 33 bine varan oranlarda devasa bir kâr vaat ediyordu.
Gece olduğunda, bu düşük ihtimalli bahsi oynayanlar mucizevi bir şekilde büyük kazançlar elde etti; ancak bu zafer sahadaki askeri gerçeklikten değil, Washington’daki bir ofisten yapılan dijital müdahaleden kaynaklanıyordu.
Bahislerin sonuçlanmasını sağlayan gelişme, Washington merkezli düşünce kuruluşu Savaş Araştırmaları Enstitüsü (ISW) bünyesindeki bir personelin harita üzerinde yaptığı sahte güncellemeyle ortaya çıktı.
Polymarket, savaşın seyrine dair bahisleri sonuçlandırmak için genellikle ISW’nin günlük olarak yayımladığı ve çatışma bölgelerini gösteren interaktif haritaları nihai hakem olarak kabul ediyor.
Harita gece yarısı değiştirildi, ödemeler başladı
Teknoloji haberleri portalı 404 Media’nın ortaya çıkardığı verilere göre, bahis piyasasının kapanmasına kısa bir süre kala ISW haritasında kritik bir oynama yapıldı.
Kurum içinden bir kişi, Rusya’nın kasabadaki stratejik bir kavşağı ele geçirdiğini gösterecek şekilde haritayı değiştirdi; oysa sahada Rusya ordusunun böyle bir ilerleme kaydettiğine dair en ufak bir kanıt bulunmuyordu.
Polymarket sistemi, bu manipüle edilmiş harita verisini esas alarak bahsi kazanan tarafa ödemeleri derhal gerçekleştirdi.
Ödemelerin tamamlanmasının ve paranın el değiştirmesinin ardından, ertesi sabah ISW’nin haritasındaki bu sahte veri sessizce silindi.
Kurum sessizce kaydı sildi, personeli kovdu
Savaş Araştırmaları Enstitüsü, 17 Kasım’da çevrimiçi kumar veya Polymarket ismine doğrudan atıfta bulunmadan, yaşananları “yetkisiz düzenleme” olarak niteleyen bir açıklama yayımladı.
Kurumdan yapılan açıklamada, yanıltıcı değişikliğin yönetim onayı olmadan gerçekleştiği vurgulandı:
“ISW’nin dikkatine, Rusya’nın Ukrayna’yı işgaline ilişkin interaktif haritada 15-16 Kasım gecesi yetkisiz ve onaysız bir düzenleme yapıldığı bilgisi gelmiştir. Söz konusu yetkisiz düzenleme, 16 Kasım’daki normal iş akışı başlamadan önce kaldırılmış olup, ISW’nin o günkü veya sonraki haritalama çalışmalarını etkilememiştir.”
Kurum, 18 Kasım tarihinde sessiz sedasız bir adım atarak, günlük Ukrayna haritalarını hazırlayan jeo-uzamsal araştırmacılarından birinin ismini künyeden çıkardı ve web sitesinden sildi.
Söz konusu personelin işine son verildiği öğrenildi. ISW, konuyla ilgili açıklama yapmayı reddederken, kurum içinde bir soruşturma yürütülüp yürütülmediğini kamuoyuyla paylaşmaktan kaçındı.
Dolandırıcılık şüphesi piyasayı sarstı
Polymarket kullanıcıları, yaşananların açık bir dolandırıcılık olduğu gerekçesiyle sert tepki gösterdi.
RS’e konuşan bir kullanıcı, ISW’nin “itibarını kesinlikle kaybettiğini” ve “bazı insanların bu tür piyasalara artık şüpheyle yaklaşmaya başladığını” belirtti.
Kullanıcılar, Rusya’nın Mırnograd’ı alıp almayacağı üzerine kurulan bu pazara toplamda 1,3 milyon dolar yatırmıştı; Ukrayna’daki çatışmalar üzerine kurulan benzer bahis havuzlarının geçmişte 5 milyon dolara kadar ulaştığı biliniyor.
Polymarket kullanıcıları konuyu X platformunda gündeme getirdiğinde, bazı sosyal medya kullanıcıları savaş üzerinden kumar oynayanlara karşı sempati beslemediklerini dile getirdi.
Bir hesap, “Umarım bu yüzden çok para kaybetmişsinizdir. Savaş ve yıkım üzerine bahis oynamak etik olarak savunulamaz ve ahlaken kınanması gereken bir durum” ifadelerini kullandı.
Savaş sahası kumarhaneye dönüştü
Polymarket ve Kalshi gibi çevrimiçi tahmin platformları, bu yıl popülaritesini ciddi ölçüde artırarak milyarlarca dolarlık bir endüstri haline geldi.
Sadece geçen ay toplamda yaklaşık 10 milyar dolarlık işlem hacmine ulaşan bu siteler, kullanıcıların İsrail’in Gazze’yi ne zaman vuracağından, Donald Trump’ın Venezuela açıklarındaki gemilere ne zaman yeni saldırı emri vereceğine kadar çeşitli konularda bahis oynamasına olanak tanıyor.
Eğer bir nükleer savaş patlak verirse, bir başka kullanıcı 100 bin doların üzerinde kazanç elde etmeyi bekliyor.
Piyasaların çeşitlenmesi ve düzenlemelerin yetersiz kalması, kamuya açık olmayan bilgilere erişimi olan kişilerin sistemi suistimal etme riskini beraberinde getiriyor.
Teknoloji muhabiri ve User Mag bülteninin yazarı Taylor Lorenz, Responsible Statecraft’a verdiği demeçte tahmin piyasalarının kötü niyetli aktörlerin manipülasyonuna özellikle açık olduğunu vurguladı.
Lorenz, tehlikenin boyutunu şu sözlerle açıkladı:
“Bu vakada bir kişi savaş haritasını değiştirmiş olabilir; ancak birinin, oynadığı bahisle örtüşecek şekilde bir çatışmayı kışkırtması veya alevlendirmesi için başkasına para ödediği senaryoları da kolaylıkla öngörebilirsiniz.”
ISW, haritalarının Polymarket tarafından kullanılması yönünde bir talepte bulunmadığını ve temel amacının yasa yapıcılar ile ordu mensuplarını bilgilendirmek olduğunu savunuyor.
Yaşanan olay kurumu tahmin piyasalarının yarattığı yeni gerçeklikle yüzleşmek zorunda bıraktı. Enstitü, 404 Media’ya yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“ISW, bazı organizasyonların ve bireylerin Ukrayna’daki savaşın seyri üzerine bahis oynamayı teşvik ettiğinin ve ISW haritalarının bu bahisleri sonuçlandırmak için kullanıldığının farkına varmıştır. ISW bu tür faaliyetleri şiddetle onaylamamakta ve haritalarımızın kesinlikle rıza göstermediğimiz bu amaçlarla kullanılmasına itiraz etmektedir.”
“Denetimsizlik manipülatörlere alan açacak”
Forbes yazarı Boaz Sobrado’ya göre, tahmin piyasalarında insider trading’e yönelik yasal yaptırımlar “neredeyse yok denecek kadar az“.
Tahmin piyasaları Emtia Vadeli İşlemler Ticaret Komisyonu (CFTC) tarafından düzenleniyor ancak kurum, bu piyasalardaki içeriden öğrenenlerin ticareti konusunu kapsamına almıyor.
ISW çalışanının kişisel kazanç sağlamak amacıyla haritaları etkilediği başka olayların olup olmadığı belirsizliğini koruyor.
Ancak Polymarket’in şüpheci kullanıcı kitlesi, haksız kazanç iddialarını desteklemek için geçmişteki diğer örneklere işaret ediyor.
Kullanıcılar, 29 Ekim’de bir piyasa kapanışının hemen öncesinde, Rusya’nın Ukrayna’nın Kupyansk kentindeki bir demiryolunu ele geçirdiğini gösteren ISW haritasına dikkat çekiyor.
Deep State ve Liveuamap gibi rakip harita sağlayıcıları, o tarihte Rusya ordusunun Kupyansk içinde böyle bir ilerleme kaydettiğini raporlamamıştı ve bölgedeki demiryolu hattı çevresinde şiddetli çatışmalar halihazırda devam ediyor.
Diplomasi
Shell, Hindistan’daki enerji işini 1,8 milyar dolara satıyor

İngiltere merkezli çok uluslu petrol ve doğalgaz şirketi Shell, Hindistan’daki güneş ve rüzgar enerjisi işini 1,8 milyar dolara satma kararı aldı. Şirket, ülkedeki iştiraki Solenergi Power Private Limited şirketinin hisselerinin tamamını Aditya Birla Renewables firmasına devredecek. Financial Times gazetesinin haberine göre bu adım, Genel Müdür Wael Sawan liderliğinde kârlılığı yüksek doğalgaz ve petrol projelerine odaklanmayı hedefleyen strateji değişikliğinin bir parçası olarak gerçekleşiyor.
İngiltere merkezli petrol ve doğalgaz devi Shell, Hindistan’daki güneş ve rüzgar enerjisi faaliyetlerini 1,8 milyar dolar karşılığında satmak üzere anlaşmaya vardı.
Şirketin internet sitesinde yayımlanan açıklamaya göre, söz konusu varlıkların yeni sahibi Hindistan merkezli Aditya Birla Renewables firması olacak.
Satış işlemi, Shell’in iştiraki Shell Overseas Investment B.V. üzerinden yürütülüyor. Anlaşma kapsamında, bünyesinde Sprng Energy şirketler grubunu barındıran Hindistan merkezli Solenergi Power Private Limited şirketinin hisselerinin tamamı devredilecek.
Sprng Energy, Hindistan genelinde güneş ve rüzgar enerjisi projeleri geliştiriyor. Şirket portföyünde halihazırda toplam 3,3 gigavat kapasiteye sahip faal enerji santralleri yer alıyor.
Bunun yanı sıra yapım aşamasında ve sözleşmeye bağlanmış olan 1,7 gigavatlık proje kapasitesi de bulunuyor.
Düşük kârlı projelerden çıkış
Shell yönetimi, satış kararıyla birlikte kârlılık oranı daha yüksek projelere odaklanma niyetinde olduklarını bildirdi. Şirket, bu doğrultuda yatırım bütçesini elektrik ticareti gibi daha yüksek getiri sağlayan alanlara kaydırmayı hedefliyor.
Financial Times gazetesinin haberine göre, Hindistan’daki enerji faaliyetlerinin satışı Shell’in yeni küresel stratejisinin bir halkasını oluşturuyor.
Wael Sawan’ın 2023 yılında genel müdürlük koltuğuna oturmasının ardından şirket, yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik yatırımları kısarak en başta petrol ve doğalgaz olmak üzere yüksek kârlılığa sahip alanlara odaklanmaya başladı. Gazete, Shell’in farklı ülkelerdeki deniz üstü rüzgar santrali projelerini de elden çıkarmaya hazırlandığını aktardı.
Sawan, geçen yıl yatırımcılarla gerçekleştirdiği toplantıda şirketin enerji işini geliştirmeyi sürdüreceğini ancak bundan böyle düşük kârlı büyük ölçekli güneş ve rüzgar santralleri inşa etmek yerine gaz yakıtlı enerji santrallerine, büyük batarya sistemlerine ve dijital teknolojilere yoğunlaşacaklarını ifade etmişti.
Hindistan’daki satış işleminin, düzenleyici kurumların onaylarının alınmasının ardından 2026 yılı sonuna kadar tamamlanması öngörülüyor.
Stratejik yönelimde değişim
Shell, Solenergi Power Private Limited şirketini 2022 yılında 1,55 milyar dolar bedelle satın almıştı. Şirket o dönemde bu satın almayı yenilenebilir enerji işini büyütme yolundaki en kritik adımlardan biri olarak nitelendirmişti.
Bu hamleyle Shell, rüzgar ve güneş enerjisi kapasitesini yaklaşık üç katına çıkarmayı ve Hindistan pazarındaki konumunu güçlendirmeyi planlıyordu.
Buna karşın şirket, fosil yakıt üretimini uzun vadede artırma hedefi doğrultusunda satın alma bütçesini yeniden şekillendiriyor. Shell, bu yılın nisan ayında Kanada merkezli enerji üreticisi ARC Resources Ltd şirketini 13,6 milyar dolara satın almak üzere anlaşma sağladığını duyurmuştu.
CNBC televizyonunun aktardığı verilere göre bu satın alma, Londra Borsası’nda işlem gören Shell’in günlük üretim portföyünü yaklaşık 370 bin varil petrol eşdeğerine ulaştıracak.
Diplomasi
Ukrayna’da ordu ile savunma bakanı karşı karşıya

Ukrayna Savunma Bakanı Mihaylo Fedorov’un, ordu içindeki tedarik krizinin ardından Genelkurmay Başkanı Oleksandr Sırskiy’yi görevden aldırmaya çalıştığı ancak Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’yi ikna edemediği belirtildi. The Economist dergisinin Kiev kaynaklarına dayandırdığı habere göre, 35 yaşındaki teknoloji kökenli bakan ile geleneksel askeri liderlik arasındaki gerilim, füze ve mühimmat tedariki konusundaki anlaşmazlıklarla derinleşti.
Ukrayna Savunma Bakanı Mihaylo Fedorov ile Genelkurmay Başkanı Oleksandr Sırskiy arasındaki görüş ayrılıkları ve nüfuz mücadelesi derinleşiyor.
The Economist dergisinin Kiev’deki kaynaklarına dayandırdığı habere göre, Savunma Bakanı Fedorov, Genelkurmay Başkanı Sırskiy’i görevden aldırmak için girişimlerde bulundu ancak Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’den bu konuda onay almayı başaramadı.
Temmuz ayı başında yapılan savaş konseyi toplantısında taraflar arasındaki gerilim belirgin şekilde dışa vurdu. Askeri liderlerin orta ve uzun menzilli insansız hava aracı (İHA) operasyonlarındaki başarıları aktardığı toplantıda generaller, füze ve mühimmat tedariki konusundaki aksaklıkları gündeme getirerek Savunma Bakanı Fedorov’u hedef aldı.
Fedorov ise sene başında bütçeden maaşlar için ayrılan kaynakları acil İHA alımlarına aktarmamış olması halinde Kırım operasyonlarının yürütülemeyeceğini belirterek kendisini savundu.
Toplantıya tanıklık eden bir kaynak, tarafların ortak bir dil bulamadığını ve iki farklı koordinat sisteminin karşı karşıya geldiğini ifade etti.
“Sırskiy sistemi daha iyi biliyor”
Ocak ayında savunma bakanlığı görevine getirilen 35 yaşındaki Fedorov, teknoloji odaklı reformcu kimliğiyle biliniyor.
Dijital Dönüşüm Bakanlığı döneminde devlet hizmetlerini akıllı telefonlara taşıyan “Diia” uygulamasını hayata geçiren Fedorov, Rusya’nın 2022’deki askeri müdahalesinnin ardından Ukrayna’nın “İHA ordusu” projesine öncülük etti. Ancak askeri tecrübesinin olmaması, ordunun geleneksel kanadı tarafından eleştirilmesine yol açıyor.
Üst düzey bir istihbarat kaynağı, Fedorov’un askeri liderlerle doğrudan bir güç mücadelesinde şansının düşük olduğunu değerlendirerek “Sırskiy deneyimli, sistemi Misha’dan (Mihaylo Fedorov) çok daha iyi biliyor ve onu alt edecektir” dedi.
Göreve geldikten sonra Savunma Bakanlığı ve askeri tugaylarda geniş kapsamlı bir denetim başlatan Fedorov, 300 milyar grivna (yaklaşık 6,6 milyar dolar) tutarında usulsüz harcama saptandığını duyurmuştu.
Bakanlık yetkililerini yalan makinesi testine tabi tutan ve açık ihale sistemine geçerek 155 mm’lik topçu mermilerinin maliyetini yüzde 16 düşürdüğünü savunan Fedorov’un adımları, askeri hiyerarşide dirençle karşılaşıyor.
Haziran ayında yürürlüğe giren yeni reform paketiyle cephedeki piyadelerin aylık maaşlarının artırılması, yabancı asker istihdamının kolaylaştırılması ve firar eden askerlere cezasız dönüş hakkı tanınması gibi adımlar atıldı.
Fedorov’un teknoloji ve dijitalleşme alanındaki katkılarını kabul eden bazı üst düzey generaller ise bakanı askeri tecrübeden yoksun olmakla eleştiriyor. Bir general, Fedorov’u başkalarının fikirlerini sahiplenmekle suçlayarak eski ABD Savunma Bakanı Robert McNamara’ya benzetti.
Generaller, bakanın geliştirdiği “puanlama” sisteminin, lojistik ve gözlem gibi hayati ama arka planda kalan görevler yerine sadece cephedeki doğrudan imhaları teşvik ettiğini savunuyor.
Buna karşın Fedorov’un ordu içinde, özellikle teknoloji yoğunluklu birliklerde ve genç subaylar arasında destekçileri de yer alıyor.
Taarruz birliği komutanlarından Oleksandr Nastenko, Fedorov’un kaynakları askerlerin hayatını kurtaran teknolojilere yönlendirmesini olumlu karşıladıklarını belirterek “Gerçek şu ki, hantallaştık ve değişmek zorundayız” değerlendirmesini yaptı.
Silikon Vadisi’nin Ukrayna’daki ‘altın çocuğu’ savunma koltuğunda: Mihail Fedorov kimdir?
Siyasi geleceği Zelenskiy’nin kararına bağlı
Fedorov, haziran ayında Ukrayna televizyonu TSN’ye verdiği demeçte de Sırskiy ile bütçe ve kaynak dağılımı konusunda görüş ayrılıkları yaşadıklarını kabul etmiş, ancak aynı takımda çalıştıklarını vurgulamıştı.
Ukrayna ordusunun bağımsız tedarik ajansının eski başkanı Maryna Bezrukova, Fedorov’un pozisyonunu koruduğunu ancak Devlet Başkanı Zelenskiy’den tam bir siyasi destek alamadığını belirtti.
Diğer yandan ülkede geniş takipçi kitlesi bulunan bazı sosyal medya mecralarında, bakanın denetimindeki İHA ihalelerinde yolsuzluk yapıldığına dair iddialar içeren ve siyasi yıpratma kampanyası olarak yorumlanan paylaşımlar yapılmaya başlandı. Fedorov ise bu iddiaları kesin bir dille reddetti.
Devlet Başkanı Zelenskiy’nin seçim kampanyalarını da yöneten ve başkana yakınlığıyla bilinen Fedorov’un adı, yakın zamanda boşalan başbakanlık koltuğu için de geçiyor. Siyasi analistler bu adımı, bakanlık makamındaki reform projesinin sonlandırılması ve bir geri çekilme olarak okuyor.
Baskılara rağmen görevinde kalacağını belirten Fedorov, “Başkan bana vicdanıma göre hareket etmemi söyledi. Birçok insan bana saldırıyor, evet bu beni endişelendiriyor ama ne yapabilirim? Birilerine boyun eğerek bu görevden ayrılmak istemiyorum” diye konuştu.
Diplomasi
S-400’lerin devri yetmeyebilir

Türkiye’nin F-35 programına geri dönebilmek için Rusya’dan aldığı S-400 hava savunma sistemlerini Körfez ülkelerinden birine satma seçeneğini değerlendirmesi bölge istihbaratında güvenlik endişelerine yol açtı. Ankara’nın sistemleri Katar veya Birleşik Arap Emirlikleri’ne devretmeyi planladığı belirtilirken, Euractiv sitesine konuşan uzmanlar bu formülün de ABD askeri teknolojilerine dair veri sızıntısı riskini ortadan kaldırmayacağını savunuyor.
Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerini, ABD yapımı F-35 savaş uçağı programına yeniden katılabilmek amacıyla Körfez ülkelerinden birine satma olasılığı bölgesel istihbarat birimlerinde endişelere neden oluyor.
Euractiv internet sitesinin istihbarat kaynaklarına dayandırdığı haberine göre Ankara, S-400 sistemlerini Katar veya Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) satma seçeneğini değerlendiriyor.
Bölgedeki bir istihbarat servisinin temsilcisi, böyle bir anlaşmanın ABD askeri teknolojilerine ait hassas verilerin Rusya’ya sızması riskini tamamen ortadan kaldıracağına şüpheyle yaklaştığını ifade etti.
İstihbarat yetkilisi değerlendirmesinde, “Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan, ABD askeri üslerine ev sahipliği yapıyor ve Amerikan silah sistemlerini kullanıyor. Bu durum, gizli bilgilerin Moskova’nın eline geçmesi riskini aynı şekilde taşımıyor mu?” sorusunu yöneltti.
Rus diplomatik kaynaklar da Euractiv’e yaptıkları açıklamada, S-400’lerin üçüncü bir ülkeye satılması ihtimalinin analiz edildiğini doğruladı ancak henüz çözülmemiş güvenlik sorunlarının yer aldığını kaydetti.
Rusya Dışişleri Bakanlığı ise konunun kendi yetki alanlarında yer almadığını belirterek nihai kararın Kremlin tarafından verileceğine işaret etti.
Bir diğer bölgesel kaynak, Moskova’nın bu satışa onay vermek karşılığında Ankara’dan tavizler talep edebileceğini aktardı.
Bu tavizler arasında, Türkiye’nin Rusya’ya yönelik yaptırımlar konusundaki mevcut tarafsız tutumunu korumasının da yer alabileceği belirtiliyor.
Euractiv’in haberinde ayrıca, Yunanistan ve İsrail’in, Türkiye’nin F-35 programına geri dönmesine karşı çıktığı da hatırlatıldı.
Kremlin Sözcüsü Dmitri yPeskov, Ankara’nın S-400 sistemlerini bir Körfez ülkesine satma olasılığına ilişkin daha önce yaptığı açıklamada konuyu “son derece hassas” olarak nitelendirmişti.
Peskov, Moskova’nın bu hususta Türk tarafıyla temas halinde olduğunu ve bu görüşmeleri sürdüreceklerini beyan etmişti.
Kremlin: Türkiye’nin S-400’leri satma konusu son derece hassas
ABD Başkanı Donald Trump, daha önce gerçekleştirilen NATO zirvesinde, S-400 alımı nedeniyle Türkiye’ye uygulanan yaptırımları kaldırmaya ve ülkeyi F-35 programına geri kabul etmeye hazır olduğunu ifade etmişti.
Türkiye, 2017 yılında Rusya ile yaklaşık 2,5 milyar dolar değerinde dört adet S-400 bataryası satın almak üzere anlaşma imzalamıştı.
ABD, bu alıma karşı çıkarak Türkiye’den Rus sistemleri yerine Amerikan Patriot sistemlerini tercih etmesini talep etmiş, Ankara’nın bunu reddetmesi üzerine Türkiye F-35 savaş uçağı ortak üretim ve teslimat programından ihraç edilmişti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, S-400 alımının Suriye kaynaklı tehditlere karşı ülkenin hava savunma ihtiyacını karşılamak amacıyla gerçekleştirildiğini açıklamıştı.
Görüş1 hafta önceZirve Salonunda Konuşulmayacak Hikâye: NATO Üyeliğinin Gerçek Bedeli
Diplomasi6 gün önceNATO ülkeleri, milyarlarca dolarlık savunma anlaşması açıkladı
Dünya Basını2 hafta önceİktisatçı Ann Pettifor: Faiz sistemi ekolojiyi tahrip ediyor
Dünya Basını2 hafta önceFransız iktisatçı Sapir: Avrupa ekonomilerinde kimyasal şok etkisini gösterecek
Dünya Basını2 hafta önceABD’nin Japonya’daki füze hamleleri Çin’e net mesaj veriyor
Amerika6 gün önceNATO 3.0’un mucidi: Elbridge Colby
Görüş6 gün önceAnkara’nın ikinci zirvesi: 22 yılın ardından NATO, kuralları yeniden yazan bir Türkiye’ye dönüyor
Dünya Basını2 hafta önceİran Ali Hamaney’e veda ediyor: Yas, hafıza ve sessizlik










