Bizi Takip Edin

Diplomasi

Schiller Enstitüsü kurucusu Zepp-LaRouche’dan NATO’dan çıkış çağrısı

Yayınlanma

Schiller Enstitüsü kurucusu Helga Zepp-LaRouche, ABD’nin 2025 Ulusal Güvenlik Stratejisi’nin Avrupa için acı bir uyarı olduğunu belirterek NATO’dan çekilme çağrısında bulundu. Zepp-LaRouche, mevcut ittifakın saldırı odaklı bir yapıya büründüğünü ve küresel barış için yeni bir güvenlik mimarisinin şart olduğunu vurguladı.

Schiller Enstitüsü Kurucusu ve Başkanı Helga Zepp-LaRouche, ABD’nin 2025 Ulusal Güvenlik Stratejisi’nin (NSS) küresel dengeleri değiştiren niteliğine ilişkin yayımladığı kapsamlı analizde, Avrupa ülkelerine NATO’dan ayrılma ve yeni bir güvenlik mimarisi inşa etme çağrısında bulundu.

Zepp-LaRouche, yakın zamanda yayımlanan 2025 ABD Ulusal Güvenlik Stratejisi’nin (NSS) Avrupa’daki bazı lider çevreler tarafından “diş gıcırdatma, öfke nöbetleri ve çaresizlikle” karşılandığını belirterek, “Bu belge, koşullar altında, uzun süredir gecikmiş bir krizi yararlı bir şekilde tetiklemiş olarak kabul edilmelidir” ifadelerini kullandı.

Belgenin, ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin tek kutuplu dünya düzenindeki liderlik doktrininden bir kopuşu temsil ettiğini ve Rusya’ya yönelik daha dengeli bir politikayı desteklediğini kaydeden Zepp-LaRouche, “Ancak aynı zamanda Çin’i çevrelemeye ve özellikle Batı Yarımküre’deki Küresel Güney ülkeleriyle ekonomik işbirliğini durdurmaya yönelik kaybeden bir stratejiyi savunuyor. Trans-Atlantik sisteminin finansal çöküş koşulları altında, yeni belge güvenlik çıkarlarının rasyonel bir şekilde yeniden değerlendirilmesi ve uluslararası güvenlik mimarisinin yeniden tasarlanması için fırsat yarattı” değerlendirmesinde bulundu.

Schiller Enstitüsü, Trump yönetiminin ulusal güvenlik stratejisini masaya yatırdı

“NATO’nun genişlemesi yasaklanmıştı”

Zepp-LaRouche, belgenin NATO’nun daha fazla genişlemesini açıkça yasakladığını vurgulayarak, “Bu durum Ukrayna’nın NATO üyeliğini fiilen imkansız kılıyor, çünkü sözde ‘İstekliler Koalisyonu’ ABD’nin iradesine rağmen böyle bir üyeliği dayatamaz” dedi.

Belgenin ayrıca “Küresel NATO” kavramını ve Avrupa Birliği’nin (AB) bu yapıyla “birlikte çalışabilirliğini” de etkili bir şekilde sona erdirdiğini belirten Zepp-LaRouche, Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul’un “dışarıdan tavsiyeye ihtiyaç olmadığı” yönündeki tepkisini eleştirdi.

Zepp-LaRouche, “Avrupalılar, NSS belgesinde yer alan ve kabul etmek gerekir ki sert olan uyandırma çağrısını ciddiye alsa daha iyi ederler. Yani, mevcut ekonomik düşüş eğilimleri devam ederse Avrupa kıtası 20 yıl içinde tanınmaz hale gelecektir. Belge ‘medeniyetsel bir siliniş’ uyarısında bile bulunuyor” ifadelerini kullandı.

“Avrupa silinişle yüzleşiyor”

Avrupa’nın bu uyarıyı ABD Başkanı Donald Trump’ın öngörülemezliğinin bir kanıtı olarak görüp kibirli bir şekilde reddetmesinin “yapılabilecek en büyük hata” olacağını belirten Zepp-LaRouche, şu uyarılarda bulundu:

“Avrupa’nın ‘medeniyetsel silinişi’, yalnızca mevcut ekonomi politikasının (vicdansız bir silah endüstrisi yararına tüm sosyal alanlarda uygulanan devasa kemer sıkma politikalarının) devam etmesi nedeniyle değil, daha da yakın bir tehlike olarak, Rusya’yı ‘stratejik bir yenilgiye’ uğratmaya yönelik kesinlikle sorumsuz ve umutsuz girişim nedeniyle bir tehdittir.”

Yeni ABD stratejisinin, temel güvenlik çıkarlarıyla örtüşmeyen bir strateji izleyen NATO’dan çekilmek için çok ihtiyaç duyulan bir fırsat sunduğunu belirten Zepp-LaRouche, “NATO, Soğuk Savaş’ın sonunda, tıpkı 1991’de Varşova Paktı’nın yapıldığı gibi, 21. yüzyıl için bir barış düzeni lehine feshedilmeliydi; ki bu o zaman tamamen mümkündü. Bunun yerine NATO, eski savunma ittifakından bir saldırı ittifakına dönüştü” dedi.

Bardağı taşıran son damlanın, NATO Askeri Komitesi Başkanı Amiral Giuseppe Cavo Dragone’nin verdiği bir röportaj olduğunu hatırlatan Zepp-LaRouche, “Dragone, Ukrayna’daki savaşa ‘NATO tarafından daha agresif bir yanıt’ verilmesi çağrısında bulundu. Rusya’ya karşı bir ‘önleyici saldırının’ da düşünülebileceğini ve bunun elbette bir ‘savunma eylemi’ sayılabileceğini söyledi. George Orwell’i hatırlayan var mı? ‘Saldırı savunmadır, savaş barıştır!'” ifadelerini kullandı.

“Rusya savaşa hazır”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, Rusya’nın Avrupa ile savaş başlatma niyetinde olmadığına dair “yanlış anlaşılmayacak bir netlikle” yanıt verdiğini belirten Zepp-LaRouche, “Putin bunu zaten yüzlerce kez vurgulamıştı. Ancak, Avrupa’nın kendisi böyle bir savaşı başlatırsa, Rusya’nın ‘derhal hazır’ olacağını ve böyle bir çatışmanın, Ukrayna’da kullanılan ‘cerrahi’ yaklaşımın aksine, çok hızlı bir şekilde Rusya’nın lehine sonuçlanacağını ekledi” dedi.

Zepp-LaRouche, Rus siyaset bilimci Sergey Karaganov’un 30 Ekim’de Moskova’da gazeteci Dr. Éva Péli’ye verdiği röportajda daha da doğrudan konuştuğunu belirterek, “Karaganov, Avrupa’da büyük bir savaş çıkarsa Avrupa’nın varlığının sona ereceğini belirtti” aktarımında bulundu.

Amerikan ve Rus hükümetlerinin savaşı müzakerelerle sona erdirmek için ciddi çabalar sarf ettiğini, buna karşın Almanya, Fransa, İngiltere, Polonya, Baltık ülkeleri ve AB Komisyonu’ndan oluşan “gönüllüler koalisyonu”nun Rusya’yı “stratejik yenilgiye” uğratmaya odaklanmaya devam ettiğini belirten Zepp-LaRouche, “Düşünen her insan için açık olmalıdır ki, insanlığın sonunu kabul etmeye istekli değilseniz, dünyanın en güçlü nükleer gücüne karşı bu imkansızdır” dedi.

Zepp-LaRouche, Macaristan Dışişleri Bakanı Péter Szijjártó’nun Brüksel’deki NATO toplantısının ardından bu güçleri barış çabalarını engellemekle suçladığını, Macaristan Başbakanı Viktor Orbán’ın ise 6 Aralık’ta Kecskemét’te yaptığı açıklamada “Avrupalı liderlerin Rusya’ya karşı savaşa girmeye çoktan karar verdiklerini” söylediğini hatırlattı.

“Barış fırsatları sabote edildi”

Almanya’da savaşla ilgili her açıklamanın, “Putin kuklası” olarak etiketlenmemek için “Putin’in uluslararası hukuku ihlal eden sebepsiz saldırı savaşı” mantrasını tekrarlamak zorunda olduğunu ifade eden Zepp-LaRouche, buna karşın gerçeğin farklı olduğunu dile getirdi.

Zepp-LaRouche, “Küresel Güney genelinde ve Jeffrey Sachs, John Mearsheimer, Ray McGovern, Chas Freeman gibi birçok Amerikalı uzman arasındaki neredeyse oybirliğiyle kabul edilen görüş şudur: Savaşı tetikleyen, Soğuk Savaş’ın sonunda NATO’yu Doğu’ya ‘bir inç bile’ genişletmeme sözüne aykırı olarak, NATO’nun 1000 km’lik beş aşamalı Doğu’ya genişlemesidir” ifadelerini kullandı.

Zepp-LaRouche, 2022 başlarında Rus sınırına yakın saldırı silah sistemlerinin “fiilen tersine bir Küba Füze Krizi” yarattığını ve Putin’in yasal olarak bağlayıcı güvenlik garantileri taleplerinin görmezden gelindiğini belirtti.

Savaşın Mart 2022’de İstanbul Anlaşması ile sona erebileceğini ancak bunun dönemin İngiltere Başbakanı Boris Johnson tarafından “kötü şöhretli bir şekilde sabote edildiğini” vurgulayan Zepp-LaRouche, eski Alman Genelkurmay Başkanı Harald Kujat’ın tespitlerine dikkat çekti.

Zepp-LaRouche, “Kujat’ın defalarca vurguladığı gibi, Ukrayna stratejik durumu tersine çevirecek bir konumda hiç olmadı. Cephe hatlarının çöktüğü, askerlerin ve zorla askere alınanların sürüler halinde firar ettiği ve uluslararası askeri uzmanların savaşın kaybedildiğini açıkça tartıştığı şu anda kesinlikle değil. Bu durumda, en üst düzey NATO subayının önleyici saldırılardan bahsetmesi son derece sorumsuzdur ve kolektif intihar çağrısı anlamına gelir” dedi.

Yıpratma savaşının sürdüğü yaklaşık dört yıl boyunca ne AB Komisyonu’nun ne de Avrupalı devlet başkanlarının savaşı müzakerelerle bitirmek için herhangi bir girişimde bulunmadığını belirten Zepp-LaRouche, “Aksine, Mart 2022’de İstanbul Anlaşması ile diplomatik bir çözüm pratik olarak kabul edildiğinde, Avrupa ve elbette dönemin ABD Başkanı Biden, Boris Johnson fırsatı ezerken sessizce izledi. Şimdi, savaşın Trump ve Putin tarafından sona erdirilebileceği ve iki büyük nükleer güç arasındaki ilişkilerin normalleştirilebileceği haklı bir beklenti varken, NATO önleyici saldırılardan bahsediyor!” tepkisini gösterdi.

“Küresel Güney düzeni değiştiriyor”

NATO’nun artık bir Atlantik savunma ittifakı olmadığını, Soğuk Savaş sonrasından beri izlenen tek kutuplu dünya düzenini savunmak için bir askeri kol olarak hareket ettiğini belirten Zepp-LaRouche, “Ancak bu düzenin yerini çoktan Küresel Güney ülkelerinin ortaklığı aldı. Bu ülkeler artık kolektif Batı’nın emperyal ve sömürgeci yapılarına boyun eğmeye istekli değiller; aksine BRICS ve ŞİÖ organizasyonlarıyla egemenlik, karşılıklı ve eşit kalkınmaya dayalı yeni bir dünya ekonomik düzeni inşa ediyorlar” dedi.

Zepp-LaRouche, “500 yıllık sömürgeciliği sona erdiren ve Küresel Çoğunluk uluslarının yoksulluk ve az gelişmişliğin üstesinden gelmesini sağlayan bu yeni dünya düzenine karşı çıkmamalıyız. Aksine bu ülkelerle işbirliği yapmalı ve böylece insanlık tarihinde yeni bir sayfa açmalıyız!” çağrısında bulundu.

Bu dönemsel değişim zamanlarında bölgesel krizlerin büyük bir savaşa dönüşme potansiyeli taşıdığını belirten Zepp-LaRouche, Orta Doğu’daki felaketin ardından Japonya ve Çin arasında yeni ve tehlikeli bir gerilimin patlak verdiğini kaydetti.

Zepp-LaRouche, “Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, uluslararası hukukta tartışmasız olan Tek Çin politikasını sorguladı ve hatta Japonya’nın Tayvan’a askeri müdahale olasılığını gündeme getirdi. Bu durum Hint-Pasifik bölgesinde Japon militarizminin yeniden canlanması endişesini artırıyor. Bu, Avrupa’da olanlara çok benziyor ve Sovyetler Birliği’nde 27 milyon, Çin’de 35 milyon ölüme neden olan İkinci Dünya Savaşı’ndaki Mihver güçlerinin ortak eylemlerine dair en korkunç anıları canlandırıyor” ifadelerini kullandı.

İki dünya savaşından ders çıkarılması gerektiğini vurgulayan Zepp-LaRouche, Soğuk Savaş’ın sonunda yanlış yola sapıldığı noktaya geri dönülmesi gerektiğini savundu.

Zepp-LaRouche, “O zamanlar artık bir düşman yoktu, bu yüzden yeni bir uluslararası barış düzeni kurmak çok kolay olurdu. Bugün, 35 yıl sonra, ‘tarihin sonu’ şeklindeki kibirli ve kısa ömürlü öngörünün tamamen yanılgı olduğu ve tek kutuplu bir dünya düzeni kurma girişiminin muazzam bumerang etkisi ortadadır” dedi.

Her ülkenin NATO’dan çekildiğini duyurması ve aynı zamanda Vestfalya Barışı geleneğinde yeni bir konferans toplaması gerektiğini belirten Zepp-LaRouche, “Bu konferansta, bu gezegendeki her ulusun çıkarlarını dikkate alan yeni bir uluslararası güvenlik ve kalkınma mimarisi geliştirilmelidir” önerisinde bulundu.

“Gençler savaşı reddediyor”

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in Küresel Yönetişim Girişimi ve Rusya Devlet Başkanı Putin’in Avrasya güvenlik mimarisi fikriyle benzer yaklaşımlar sergilediğini hatırlatan Zepp-LaRouche, “Almanya’da gençlerin okul grevine katılması da bir umut kaynağıdır; çünkü onlar ne top yemi olarak hizmet etmek ne de yabancı ülkelerdeki insanları vurmak istiyorlar” dedi.

İnsanlığın evrensel tarihinde, sadece yarım bin yıllık sömürgeciliği değil, 20. yüzyılda iki dünya savaşına yol açan jeopolitik zihniyeti de geride bırakması gereken bir noktaya ulaştığını belirten Zepp-LaRouche, sözlerini şöyle tamamladı:

“İngiliz İmparatorluğu’nun ideologu Thomas Hobbes’un inandığı gibi, her zaman bir düşmana ihtiyacımız olduğu, insanın insanın kurdu olduğu şeklindeki barbarca fikri sonsuza dek geride bırakmalıyız. İnsanlığa dair bu barbarca görüş, NATO’nun ‘Öngörüden Savaşa’ (From Foresight to Warfight) adlı tanıtım videosunda şu şekilde ifade ediliyor: ‘Savaş her zaman temel bir insan uğraşı olarak kalacaktır. Rakibin duygularını ve anlayışını manipüle etmek, alanlarımıza erişimi engellemek kadar önemli olacaktır. İnsan zihni başlı başına bir savaş alanı olacaktır.’ Bu videoyu izleyip de bu hastalıklı dünya görüşünü reddetmeyen herkes, kendi zihni için verdiği savaşı çoktan kaybetmiştir. Evrende yaratıcı akılla donatıldığı bilinen tek tür biziz ve şimdi yeni bir düzen kurarken tek insanlık fikrini ilk sıraya koyarak bu aklı kullanmalıyız.”

Diplomasi

BRICS Zirvesi: 13 dünya lideri Hindistan’da buluşuyor. Kimler geliyor, beklentiler ne?

Yayınlanma

Dünya liderleri BRICS Zirvesi kapsamında Yeni Delhi’de bir araya geliyor.

Başkent Yeni Delhi, cuma gününden itibaren BRICS Liderler Zirvesi için 12 devlet veya hükümet başkanını ağırlayacak. Ülkeler ve uluslararası kuruluşlardan gelecek 17 ayrı heyete ise dışişleri bakanları ve devlet başkan yardımcıları dahil olmak üzere farklı düzeylerde yetkililer başkanlık edecek.

Liderler, zirvenin gerçekleştirileceği iki gün olan cumartesi ve pazar günü yapılacak görüşmelere katılacak. BRICS, 11 üye ülke ve 10 ortak ülkeden oluşuyor.

Başbakan Narendra Modi, aralarında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın da bulunduğu en az 15 konuk lider ve üst düzey yetkiliyle ikili görüşmeler gerçekleştirecek. Cumhurbaşkanı Droupadi Murmu da Pezeşkiyan ile görüşecek.

ThePrint, Hindistan’ın zirveye katılan heyetlerle ilişkilerinin mevcut durumunu ve görüşmelerde hangi konuların gündeme gelmesinin beklendiğini derledi:

Brezilya

Brezilya heyetine, cuma günü Yeni Delhi’ye ulaşan Dışişleri Bakanı Mauro Vieira başkanlık ediyor. Güney Amerika ülkesinde devlet başkanlığı seçimlerinin ekim ayının ilk haftasında yapılacak olması nedeniyle Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva zirveye katılmayacak.

Lula, şubat ayında AI Impact Summit için Hindistan’a gelmiş ve Başbakan Modi ile ikili bir görüşme gerçekleştirmişti. Hindistan-Brezilya ilişkileri son bir yılda daha da yoğunlaştı. Modi geçen yıl BRICS Zirvesi için Rio de Janeiro’ya gitmişti.

İki ülke ayrıca Güney Amerika ticaret bloğu Mercosur ile Hindistan arasındaki tercihli ticaret anlaşmasının 2026 sonuna kadar genişletilmesi hedefini belirledi.

Vieira’nın zirve sırasında Modi ile görüşmesi mümkün olsa da şu ana kadar resmi bir görüşme planlanmış değil.

Rusya

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin cuma günü erken saatlerde Yeni Delhi’ye ulaştı ve saat 15.30’da Modi ile zirve kapsamındaki ilk ikili görüşmeyi gerçekleştirdi. 

Putin Hindistan’ı son olarak Aralık 2025’te yıllık Hindistan-Rusya Zirvesi için ziyaret etmişti.

Bu, iki liderin bu yılki ikinci görüşmesi oldu ve yaklaşık 45 dk sürdü. Modi ve Putin geçen ay Kırgızistan’da düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Zirvesi’nin marjında da bir araya gelmişti.

Modi’nin bu yılın ilerleyen dönemlerinde yıllık zirve için Rusya’ya gitmesi de planlanıyor.

İki tarafın ekonomik ve stratejik ilişkilerin derinleştirilmesine odaklanması bekleniyor.

BRICS Zirvesi’nde Xi ve Modi bir araya gelecek mi?

Çin

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, yedi yıl aradan sonra ilk kez Hindistan’ı ziyaret ediyor. Bu aynı zamanda iki ülkenin 2020’de Doğu Ladakh’taki Galwan bölgesinde yaşadığı çatışmalardan bu yana Xi’nin Hindistan’a yaptığı ilk ziyaret.

Xi’nin ziyareti, iki ülke arasındaki ilişkilerin istikrara kavuşturulması sürecinin devamı açısından kritik önem taşıyor.

Modi, Ağustos 2025’te Tianjin’de düzenlenen ŞİÖ Zirvesi için Çin’e gitmişti.

Hindistan-Çin ilişkileri, iki ülkenin Ekim 2024’te Fiili Kontrol Hattı (LAC) boyunca sürtüşme yaşanan bölgelerde karşılıklı olarak askerleri geri çekme konusunda anlaşmasından bu yana geçen iki yılda iyileşti.

Modi ve Xi’nin cumartesi günü saat 17.45’te liderler zirvesinin marjında ikili görüşme gerçekleştirmesi planlanıyor.

Bu, iki liderin Ekim 2024’ten bu yana yapacağı üçüncü ikili görüşme olacak.

Güney Afrika

Güney Afrika heyetine Devlet Başkanı Cyril Ramaphosa başkanlık edecek.

Modi ve Ramaphosa’nın pazar günü saat 16.10’da ikili görüşme gerçekleştirmesi planlanıyor.

Modi son yıllarda Güney Afrika’yı birkaç kez ziyaret etti. 2023’te Johannesburg’da düzenlenen BRICS Zirvesi’ne ve geçen yıl Güney Afrika’nın ev sahipliği yaptığı G20 Zirvesi’ne katıldı.

Güney Afrika, 2011’de BRIC grubuna katılarak oluşumun BRICS adını almasını sağlamıştı.

Mısır

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, BRICS Zirvesi için cuma günü geç saatlerde Hindistan’a ulaşacak.

Bu, Sisi’nin Eylül 2023’te düzenlenen G20 Liderler Zirvesi’nden bu yana Hindistan’a yapacağı ilk ziyaret olacak. Sisi ayrıca Ocak 2023’te Hindistan’ın Cumhuriyet Günü kutlamalarının onur konuğu olmuştu.

İki ülke aynı yıl ilişkilerini “stratejik ortaklık” seviyesine yükseltti.

Bununla birlikte Modi ve Sisi son bir buçuk yıl içinde yalnızca bir kez, bu yıl G7 kapsamında gerçekleştirilen kısa bir görüşmede bir araya geldi.

Modi ile Sisi, pazar günü saat 15.30’da zirvenin marjında ikili görüşme gerçekleştirecek.

Etiyopya

Etiyopya heyetine Başbakan Abiy Ahmed başkanlık edecek.

Hindistan-Etiyopya ilişkileri son yıllarda gelişme gösterdi. Modi, Aralık 2025’te Afrika ülkesine ilk ikili ziyaretini gerçekleştirmiş ve kendisine “Etiyopya Büyük Nişanı” takdim edilmişti.

Bu görüşme, iki liderin son bir yıl içindeki ikinci buluşması olacak.

Modi ve Ahmed cumartesi günü saat 10.00’da ikili görüşme gerçekleştirecek.

İran

Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, 2024’te İran Cumhurbaşkanı olmasından bu yana Hindistan’a ilk ziyaretini gerçekleştiriyor.

Pezeşkiyan, ülkesini ABD ile devam eden çatışma sürecinde yönetiyor. Modi ile Pezeşkiyan geçen ay Bişkek’te düzenlenen ŞİÖ Zirvesi’nin marjında görüşmüştü.

İki lider Batı Asya’daki durum konusunda temaslarını sürdürüyor.

İran, 2019’daki ABD yaptırımlarının ekonomik ilişkileri olumsuz etkilemesine rağmen Hindistan açısından önemli bir bölgesel ortak olmayı sürdürüyor.

Hindistan açısından İran’la daha derin bir angajman, zirve sonrasında tüm BRICS üyelerinin üzerinde uzlaşacağı bir liderler bildirisi yayımlanabilmesi bakımından da önem taşıyor.

Modi ve Pezeşkiyan cuma akşamı ikili görüşme gerçekleştirecek.

İran Cumhurbaşkanı ayrıca cumartesi günü saat 11.30’da Cumhurbaşkanı Murmu ile görüşecek.

Birleşik Arap Emirlikleri

Abu Dabi Veliaht Prensi Halid bin Muhammed bin Zayid Al Nahyan, BAE heyetine başkanlık edecek.

Bu, kendisinin şubat ayında AI Impact Summit için BAE heyetine başkanlık etmesinin ardından bu yıl Hindistan’a yapacağı ikinci ziyaret olacak.

BAE, Hindistan’ın Batı Asya’daki en yakın stratejik ortaklarından biri haline geldi.

Modi, bölgedeki çatışmaların yoğunluğunun azaldığı bu yıl içerisinde BAE’yi ziyaret etmişti.

BAE ile İran, bölgedeki çatışmada karşıt taraflarda yer alıyor.

Suudi Arabistan

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan Al Suud, krallığın Hindistan’a göndereceği heyete başkanlık edecek.

Suudi heyeti, cumartesi günü geç saatlerde gelmesi planlanan son heyet olacak.

Suudi Arabistan BRICS üyeliğini kabul ettiğini gruba resmi olarak bildirmemiş olsa da Riyad, BRICS toplantılarına ve çalışma gruplarına katılmaya davet edilmeye devam ediyor.

Dışişleri Bakanı, pazar günü düzenlenecek genişletilmiş katılımlı zirve toplantısına katılacak.

Endonezya

Endonezya Devlet Başkanı Prabowo Subianto, Ocak 2025’te Hindistan Cumhuriyet Günü’nün onur konuğu olarak gerçekleştirdiği son ziyaretin ardından yeniden Hindistan’a gelecek.

Prabowo o dönemde resmi devlet ziyareti kapsamında davet edilmiş ve Hindistan’da dört gün kalmıştı.

Hindistan-Endonezya ilişkileri son yıllarda daha da gelişti.

2022’de G20 dönem başkanlığını yürüten Endonezya, Bali’de düzenlenen zirveye ev sahipliği yapmıştı. Modi ile Xi, o zirvedeki akşam yemeğinde kısa bir görüşme gerçekleştirmişti. Bu görüşme, Galwan çatışmalarından bu yana iki lider arasındaki ilk temas olmuştu.

Modi, Hindistan’ın G20 Liderler Zirvesi’ne ev sahipliği yapmasından kısa süre önce, Eylül 2023’te ASEAN-Hindistan Zirvesi ve bağlantılı toplantılar için Endonezya’yı ziyaret etmişti.

BRICS Zirvesi sırasında Modi ile Prabowo arasında planlanmış resmi bir ikili görüşme bulunmuyor. Ancak iki liderin iki günlük zirve sırasında kısa bir görüşme gerçekleştirmesi bekleniyor.

Endonezya, Ocak 2025’te gruba katılarak BRICS’in en yeni üyesi oldu.

Ortak ülke heyetleri

BRICS’in 11 üyesinin yanı sıra, zirveye 10 ortak ülke de davet edildi.

Başbakan Modi, bu ülkelerin bazı liderleriyle de ikili görüşmeler gerçekleştirecek.

Belarus

Doğu Avrupa ülkesi Belarus’u Dışişleri Bakanı Maksim Rıjenkov temsil edecek.

Hindistan-Belarus ilişkileri son yıllarda gelişti. Birçok Hint şirketi, askeri teçhizat satın almak amacıyla Belaruslu savunma şirketleriyle ortaklıklar kurdu.

Belarus aynı zamanda Avrasya Ekonomik Birliği’nin (AEB) önemli üyelerinden biri.

Hindistan, AEB ile serbest ticaret anlaşması müzakereleri yürütüyor.

Belarus ayrıca 2024 yılında ŞİÖ’ye katıldı.

Bolivya

Bolivya’yı, ülkenin Yeni Delhi Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Arlette Garcia temsil edecek.

Güney Amerika ülkesi BRICS’e katılmak istediğini daha önce açıklamıştı.

Hindistan Cumhurbaşkanı Ram Nath Kovind, 2019’da Bolivya’ya resmi bir ziyaret gerçekleştirmişti. Bu, bir Hindistan cumhurbaşkanının ülkeye yaptığı ilk ziyaretti.

Hindistan’ın La Paz’da büyükelçiliği bulunuyor.

Küba

Küba heyetine Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez Parrilla başkanlık edecek.

Küba, Batı Yarımküre’deki son büyük komünist ülke olmayı sürdürüyor.

Ülke son aylarda ABD’nin sert yakıt ve petrol ablukasıyla karşı karşıya kaldı. Washington, Havana’daki hükümeti değiştirmeyi ya da hükümeti müzakereye zorlamayı amaçlıyor.

Kazakistan

Kazakistan heyetine Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev başkanlık edecek.

Tokayev, pazar günü düzenlenecek genişletilmiş zirvede Avrasya Ekonomik Birliği’ni de temsil edecek.

Modi ile Tokayev’in pazar günü saat 14.30’da Bharat Mandapam’da ikili görüşme gerçekleştirmesi planlanıyor.

Tokayev, Yeni Delhi’den Güney Kore’ye geçerek Seul’e resmi bir devlet ziyareti gerçekleştirecek.

Malezya

Malezya Başbakanı Enver İbrahim, BRICS genişletilmiş zirvesinde ülkesinin heyetine başkanlık edecek.

Enver İbrahim başbakan olarak Hindistan’a ilk ziyaretini 2024’te gerçekleştirmiş, Modi ise bu yıl şubat ayında Malezya’ya bağımsız bir ikili ziyaret yapmıştı.

Modi’nin geçen yıl Malezya’nın ev sahipliği yaptığı ASEAN Zirvesi’ne katılması planlanmıştı ancak onun yerine Dışişleri Bakanı S. Jaishankar ülkeye gitmişti.

Modi ve İbrahim cumartesi günü saat 10.30’da ikili görüşme gerçekleştirecek.

Nijerya

Nijerya heyetine Devlet Başkan Yardımcısı Kashim Shettima başkanlık edecek.

Shettima ile Modi, pazar günü saat 17.10’da ikili görüşme gerçekleştirecek.

Nijerya, Hindistan açısından önemli bir enerji ortağı haline geldi.

Modi, Kasım 2024’te Nijerya’yı ziyaret etmiş ve kendisine “Nijer Nişanı Büyük Komutanı” unvanı verilmişti.

Tayland

Tayland heyetine Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Sihasak Phuangketkeow başkanlık edecek.

Tayland geçen yıl BRICS ortak ülkesi oldu.

Modi, Nisan 2025’te BIMSTEC Zirvesi için Bangkok’u ziyaret etmişti.

Tayland, Hindistan ve bölgedeki diğer ülkelerle birlikte BIMSTEC üyesi.

Hindistan ile Tayland arasında ayrıca yakın kültürel bağlar bulunuyor. Hindistan’dan çeşitli Budist kutsal emanetleri daha önce Tayland’a gönderilmişti.

Uganda

Uganda heyetine Devlet Başkan Yardımcısı Jessica Alupo başkanlık edecek.

Modi, zirve kapsamındaki son ikili görüşmesini pazar günü saat 17.40’ta Alupo ile gerçekleştirecek.

Modi 2018’de Uganda’yı ziyaret etmiş ve ülke parlamentosuna hitap etmişti.

Bu konuşmasında Hindistan’ın Afrika ile ilişkilerinde izlenecek 10 temel ilkeyi açıklamıştı.

Özbekistan

Özbekistan heyetine Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı Jamshid Kuchkarov başkanlık edecek.

Modi geçen ay bağımsız bir ikili ziyaret kapsamında Özbekistan’a gitmiş ve Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile görüşmüştü.

Özbekistan, Hindistan’ın Orta Asya’ya yönelik açılımında kilit ortaklardan biri olmayı sürdürüyor.

Vietnam

Vietnam heyetine Başbakan Le Minh Hung başkanlık ediyor.

Bu, bu yıl Vietnam’dan Hindistan’a yapılan ikinci üst düzey ziyaret olacak. Cumhurbaşkanı To Lam da yılın başlarında Hindistan’ı ziyaret etmişti.

Modi’nin Hung ile cumartesi günü saat 11.30’da ikili görüşme gerçekleştirmesi planlanıyor.

 

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Putin ve Modi Yeni Delhi’deki BRICS Zirvesi kapsamında görüştü

Yayınlanma

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS Zirvesi kapsamında 45 dakikalık ikili görüşme gerçekleştirdi. Bharat Mandapam Kongre Merkezi’ndeki buluşmada Modi, Rus mevkidaşına 2 bin yıllık antik Hint felsefe eseri “Tirukkural”ın Rusça çevirisini takdim etti.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS Zirvesi kapsamında ikili görüşme yaptı.

Bharat Mandapam Kongre ve Sergi Merkezi’nde gerçekleşen ve 45 dakika süren görüşmede iki lider, ülkeleri arasındaki işbirliğini ele aldı.

Görüşmenin başlangıcında Modi, Putin’e antik Hint düşünürü Tiruvalluvar’ın kaleme aldığı ve Rusçaya çevrilen yaşam felsefesi eseri “Tirukkural”ı hediye etti. Modi takdim sırasında, “Bu kitap 2 bin yıl önce Hindistan’da yazıldı. Büyük yazar Tiruvalluvar eserinde insan hayatından, şefkatten ve devlet yönetiminden söz etti. Düşünceleri günümüzde de geçerliliğini koruyor. Bu kitabı Rusçaya tercüme ettik. Kitabın iki ülke halkları arasındaki bağları güçlendirmemize yardımcı olacağına inanıyorum” dedi.

Hediyeye teşekkür eden Putin, Hindistan Başbakanı’nın ikili ilişkilerin geliştirilmesine yönelik vurgusundan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Rus lider, “Sizin bu değerlendirmelerinizle birlikte tam olarak böyle olacaktır” ifadesini kullandı. Modi, Aralık 2025’te Putin’in Hindistan ziyareti sırasında da Rus lidere “Bhagavad Gita” destanının Rusça baskısını vermişti.

Putin, Modi’yi 24’üncü Yıllık Rusya-Hindistan Zirvesi için Rusya’ya davet etti; Modi de bu daveti kabul etti.

Ziyaretin kesin tarihlerinin daha sonra belirleneceği açıklandı. İki lider görüşmenin tamamlanmasının ardından aynı limuzine binerek Yeni Delhi’deki “INNOPROM. Hindistan” sergisine geçti. Putin gün içinde ayrıca BRICS İş Forumu’nun yıllık genel kurul oturumuna hitap edecek.

İki lider en son 31 Ağustos’ta Bişkek’te toplanan Şanghay İşbirliği Örgütü Zirvesi marjında Ala-Arça devlet konutunda bir araya gelmişti. Liderler o görüşmede iki ülke arasındaki ekonomik ortaklığı ve Ukrayna’daki durumu ele almıştı.

Rusya Devlet Başkan Yardımcısı Yuriy Uşakov, Moskova yönetiminin iki lider arasındaki güvene dayalı ilişkiye değer verdiğini ve tarafların güncel konuları gayriresmi ortamlarda açıkça değerlendirmeyi tercih ettiğini kaydetti.

Hindistan’a üç günlük bir çalışma ziyareti yapan Putin, örgütün kuruluşunun 20’nci yıldönümüne denk gelen 18’inci zirve programı kapsamında başka liderlerle de temaslarda bulunacak.

Uşakov’un aktardığı programa göre Rus lider; Güney Afrika Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa, Malezya Başbakanı Enver İbrahim, Etiyopya Başbakanı, Abu Dabi Veliaht Prensi ve BRICS Yeni Kalkınma Bankası Başkanı ile ayrı ayrı görüşmeler yapacak. Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile de olası bir temas planlanıyor.

Adını kurucu ülkeleri Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika’nın İngilizce baş harflerinden alan ve gelişmekte olan ekonomileri buluşturan BRICS’in 18’inci zirvesi, 11-13 Eylül tarihleri arasında Yeni Delhi’de düzenleniyor.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Ermenistan, Rus gazına alternatif arıyor

Yayınlanma

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, ülkesinin doğalgaz tedarikinde Rusya’ya alternatif kaynakları araştırdığını açıkladı. Halihazırda tüketiminin yüzde 82’sinden fazlasını Rus enerji şirketi Gazprom üzerinden sağlayan Erivan yönetimi, farklı kaynaklara açık olduğunu vurguluyor.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, ülkesinin doğalgaz tedarik kaynaklarını çeşitlendirme olanaklarını değerlendirdiğini açıkladı.

Newsarmenia haber portalının aktardığına göre Paşinyan, Avrasya Ekonomik Birliği’nden (AEB) ayrılma ihtimali karşısında Rus doğalgazına alternatif arayıp aramadıkları yönündeki soruya yanıt verdi.

Hükümetin çeşitlendirmeye gitmeyeceği hiçbir alanın olmadığını vurgulayan Paşinyan, gaz alımında farklı güzergahlara açık olduklarını belirtti.

Paşinyan açıklamasında, “Ermenistan’da doğalgaz ucuz değil. Sınırdan tüketiciye ulaşana kadar geçen süreçte, diğer ülkelerle kıyaslandığında en yüksek fiyat artışı Ermenistan’da yaşanıyor. Gazprom Armenia şirketi büyük kârlar elde ediyor ve bu da kayda geçirmemiz gereken ayrı bir gerçek” dedi.

Rus enerji şirketi Gazprom, halihazırda Ermenistan’ın tek doğrudan doğalgaz tedarikçisi konumunu koruyor. Ülkedeki doğalgaz iletim şebekesinin işletmesini ise tamamı Rus enerji devine ait olan yan kuruluş Gazprom Armenia yürütüyor.

Ermenistan, 2009 yılından bu yana İran’dan da doğalgaz alıyor. Ancak bu sevkiyat, 2030 yılına kadar geçerliliği korunan elektrik karşılığı doğalgaz takas anlaşması kapsamında gerçekleşiyor. Erivan yönetimi İran’dan aldığı gazı elektriğe dönüştürüyor ve bir metreküp doğalgaz karşılığında İran’a 3 kilovatsaat elektrik ihraç ediyor. Takas programına dahil santraller bir metreküp İran gazından 4 ila 4,5 kilovatsaat elektrik üretiyor; arta kalan elektrik ise Ermenistan’ın iç tüketiminde kalıyor.

FinPort verilerine göre 2025 yılında Ermenistan’ın doğalgaz ihtiyacının yüzde 82,4’ünü Rusya karşıladı. Bu oran 2 milyon 229 bin 697,4 metreküpe karşılık gelirken, kalan miktar İran’dan temin edildi.

ArmRadio’nun haberine göre Paşinyan enerji politikasındaki yaklaşımı şu sözlerle dile getirdi:

“İkinci bir kaynaktan gaz alma veya bu kaynaktan daha fazla gaz tedarik etme imkanı doğarsa bu yolu seçeriz; üçüncü bir kaynaktan alma imkanı çıkarsa o yönde ilerleriz; dördüncü bir seçenek oluşursa yine bu adımı atarız. TRIPP kapsamında Ermenistan üzerinden geçecek ve bize transit geçiş geliri sağlayacak bir boru hattı inşa etme olanağı doğarsa bu yolu da değerlendirebiliriz.”

Nisan ayı başında Ermenistan Parlamento Başkanı Alen Simonyan, Rusya’dan ithal edilen doğalgazın fiyatının artması halinde Erivan’ın Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü (KGAÖ) ile Avrasya Ekonomik Birliği’nden ayrılma sürecini başlatacağını söylemişti.

Paşinyan ise Rusya’yı saygı gösterilmesi gereken bir süper güç olarak nitelendirmiş ve Erivan’ın Moskova’ya asla zarar vermeyeceğini dile getirmişti. Ermenistan Başbakanı aynı zamanda Rusya’nın çıkarlarını Ermenistan’ın çıkarlarının önüne koymayacağının altını çizmişti.

Kremlin yönetimi, Ermenistan’ın KGAÖ üyeliğinin Erivan’ın egemen kararı olduğunu belirtmişti. Ancak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Paşinyan ile gerçekleştirdiği görüşmede Ermenistan’ın hem Avrupa Birliği hem de AEB Gümrük Birliği içinde aynı anda yer alamayacağını hatırlatmıştı.

Mayıs ayı sonunda Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Erivan yönetiminin Avrupa Birliği’ne katılım sürecini sürdürmesi halinde, Rusya Büyükelçiliğinin doğalgaz ve petrol ürünleri tedariki işbirliği anlaşmasının askıya alınabileceği veya feshedilebileceği konusunda Ermenistan’ı resmi olarak uyardığını açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English