Bizi Takip Edin

Diplomasi

Schiller Enstitüsü kurucusu Zepp-LaRouche’dan NATO’dan çıkış çağrısı

Yayınlanma

Schiller Enstitüsü kurucusu Helga Zepp-LaRouche, ABD’nin 2025 Ulusal Güvenlik Stratejisi’nin Avrupa için acı bir uyarı olduğunu belirterek NATO’dan çekilme çağrısında bulundu. Zepp-LaRouche, mevcut ittifakın saldırı odaklı bir yapıya büründüğünü ve küresel barış için yeni bir güvenlik mimarisinin şart olduğunu vurguladı.

Schiller Enstitüsü Kurucusu ve Başkanı Helga Zepp-LaRouche, ABD’nin 2025 Ulusal Güvenlik Stratejisi’nin (NSS) küresel dengeleri değiştiren niteliğine ilişkin yayımladığı kapsamlı analizde, Avrupa ülkelerine NATO’dan ayrılma ve yeni bir güvenlik mimarisi inşa etme çağrısında bulundu.

Zepp-LaRouche, yakın zamanda yayımlanan 2025 ABD Ulusal Güvenlik Stratejisi’nin (NSS) Avrupa’daki bazı lider çevreler tarafından “diş gıcırdatma, öfke nöbetleri ve çaresizlikle” karşılandığını belirterek, “Bu belge, koşullar altında, uzun süredir gecikmiş bir krizi yararlı bir şekilde tetiklemiş olarak kabul edilmelidir” ifadelerini kullandı.

Belgenin, ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin tek kutuplu dünya düzenindeki liderlik doktrininden bir kopuşu temsil ettiğini ve Rusya’ya yönelik daha dengeli bir politikayı desteklediğini kaydeden Zepp-LaRouche, “Ancak aynı zamanda Çin’i çevrelemeye ve özellikle Batı Yarımküre’deki Küresel Güney ülkeleriyle ekonomik işbirliğini durdurmaya yönelik kaybeden bir stratejiyi savunuyor. Trans-Atlantik sisteminin finansal çöküş koşulları altında, yeni belge güvenlik çıkarlarının rasyonel bir şekilde yeniden değerlendirilmesi ve uluslararası güvenlik mimarisinin yeniden tasarlanması için fırsat yarattı” değerlendirmesinde bulundu.

Schiller Enstitüsü, Trump yönetiminin ulusal güvenlik stratejisini masaya yatırdı

“NATO’nun genişlemesi yasaklanmıştı”

Zepp-LaRouche, belgenin NATO’nun daha fazla genişlemesini açıkça yasakladığını vurgulayarak, “Bu durum Ukrayna’nın NATO üyeliğini fiilen imkansız kılıyor, çünkü sözde ‘İstekliler Koalisyonu’ ABD’nin iradesine rağmen böyle bir üyeliği dayatamaz” dedi.

Belgenin ayrıca “Küresel NATO” kavramını ve Avrupa Birliği’nin (AB) bu yapıyla “birlikte çalışabilirliğini” de etkili bir şekilde sona erdirdiğini belirten Zepp-LaRouche, Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul’un “dışarıdan tavsiyeye ihtiyaç olmadığı” yönündeki tepkisini eleştirdi.

Zepp-LaRouche, “Avrupalılar, NSS belgesinde yer alan ve kabul etmek gerekir ki sert olan uyandırma çağrısını ciddiye alsa daha iyi ederler. Yani, mevcut ekonomik düşüş eğilimleri devam ederse Avrupa kıtası 20 yıl içinde tanınmaz hale gelecektir. Belge ‘medeniyetsel bir siliniş’ uyarısında bile bulunuyor” ifadelerini kullandı.

“Avrupa silinişle yüzleşiyor”

Avrupa’nın bu uyarıyı ABD Başkanı Donald Trump’ın öngörülemezliğinin bir kanıtı olarak görüp kibirli bir şekilde reddetmesinin “yapılabilecek en büyük hata” olacağını belirten Zepp-LaRouche, şu uyarılarda bulundu:

“Avrupa’nın ‘medeniyetsel silinişi’, yalnızca mevcut ekonomi politikasının (vicdansız bir silah endüstrisi yararına tüm sosyal alanlarda uygulanan devasa kemer sıkma politikalarının) devam etmesi nedeniyle değil, daha da yakın bir tehlike olarak, Rusya’yı ‘stratejik bir yenilgiye’ uğratmaya yönelik kesinlikle sorumsuz ve umutsuz girişim nedeniyle bir tehdittir.”

Yeni ABD stratejisinin, temel güvenlik çıkarlarıyla örtüşmeyen bir strateji izleyen NATO’dan çekilmek için çok ihtiyaç duyulan bir fırsat sunduğunu belirten Zepp-LaRouche, “NATO, Soğuk Savaş’ın sonunda, tıpkı 1991’de Varşova Paktı’nın yapıldığı gibi, 21. yüzyıl için bir barış düzeni lehine feshedilmeliydi; ki bu o zaman tamamen mümkündü. Bunun yerine NATO, eski savunma ittifakından bir saldırı ittifakına dönüştü” dedi.

Bardağı taşıran son damlanın, NATO Askeri Komitesi Başkanı Amiral Giuseppe Cavo Dragone’nin verdiği bir röportaj olduğunu hatırlatan Zepp-LaRouche, “Dragone, Ukrayna’daki savaşa ‘NATO tarafından daha agresif bir yanıt’ verilmesi çağrısında bulundu. Rusya’ya karşı bir ‘önleyici saldırının’ da düşünülebileceğini ve bunun elbette bir ‘savunma eylemi’ sayılabileceğini söyledi. George Orwell’i hatırlayan var mı? ‘Saldırı savunmadır, savaş barıştır!'” ifadelerini kullandı.

“Rusya savaşa hazır”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, Rusya’nın Avrupa ile savaş başlatma niyetinde olmadığına dair “yanlış anlaşılmayacak bir netlikle” yanıt verdiğini belirten Zepp-LaRouche, “Putin bunu zaten yüzlerce kez vurgulamıştı. Ancak, Avrupa’nın kendisi böyle bir savaşı başlatırsa, Rusya’nın ‘derhal hazır’ olacağını ve böyle bir çatışmanın, Ukrayna’da kullanılan ‘cerrahi’ yaklaşımın aksine, çok hızlı bir şekilde Rusya’nın lehine sonuçlanacağını ekledi” dedi.

Zepp-LaRouche, Rus siyaset bilimci Sergey Karaganov’un 30 Ekim’de Moskova’da gazeteci Dr. Éva Péli’ye verdiği röportajda daha da doğrudan konuştuğunu belirterek, “Karaganov, Avrupa’da büyük bir savaş çıkarsa Avrupa’nın varlığının sona ereceğini belirtti” aktarımında bulundu.

Amerikan ve Rus hükümetlerinin savaşı müzakerelerle sona erdirmek için ciddi çabalar sarf ettiğini, buna karşın Almanya, Fransa, İngiltere, Polonya, Baltık ülkeleri ve AB Komisyonu’ndan oluşan “gönüllüler koalisyonu”nun Rusya’yı “stratejik yenilgiye” uğratmaya odaklanmaya devam ettiğini belirten Zepp-LaRouche, “Düşünen her insan için açık olmalıdır ki, insanlığın sonunu kabul etmeye istekli değilseniz, dünyanın en güçlü nükleer gücüne karşı bu imkansızdır” dedi.

Zepp-LaRouche, Macaristan Dışişleri Bakanı Péter Szijjártó’nun Brüksel’deki NATO toplantısının ardından bu güçleri barış çabalarını engellemekle suçladığını, Macaristan Başbakanı Viktor Orbán’ın ise 6 Aralık’ta Kecskemét’te yaptığı açıklamada “Avrupalı liderlerin Rusya’ya karşı savaşa girmeye çoktan karar verdiklerini” söylediğini hatırlattı.

“Barış fırsatları sabote edildi”

Almanya’da savaşla ilgili her açıklamanın, “Putin kuklası” olarak etiketlenmemek için “Putin’in uluslararası hukuku ihlal eden sebepsiz saldırı savaşı” mantrasını tekrarlamak zorunda olduğunu ifade eden Zepp-LaRouche, buna karşın gerçeğin farklı olduğunu dile getirdi.

Zepp-LaRouche, “Küresel Güney genelinde ve Jeffrey Sachs, John Mearsheimer, Ray McGovern, Chas Freeman gibi birçok Amerikalı uzman arasındaki neredeyse oybirliğiyle kabul edilen görüş şudur: Savaşı tetikleyen, Soğuk Savaş’ın sonunda NATO’yu Doğu’ya ‘bir inç bile’ genişletmeme sözüne aykırı olarak, NATO’nun 1000 km’lik beş aşamalı Doğu’ya genişlemesidir” ifadelerini kullandı.

Zepp-LaRouche, 2022 başlarında Rus sınırına yakın saldırı silah sistemlerinin “fiilen tersine bir Küba Füze Krizi” yarattığını ve Putin’in yasal olarak bağlayıcı güvenlik garantileri taleplerinin görmezden gelindiğini belirtti.

Savaşın Mart 2022’de İstanbul Anlaşması ile sona erebileceğini ancak bunun dönemin İngiltere Başbakanı Boris Johnson tarafından “kötü şöhretli bir şekilde sabote edildiğini” vurgulayan Zepp-LaRouche, eski Alman Genelkurmay Başkanı Harald Kujat’ın tespitlerine dikkat çekti.

Zepp-LaRouche, “Kujat’ın defalarca vurguladığı gibi, Ukrayna stratejik durumu tersine çevirecek bir konumda hiç olmadı. Cephe hatlarının çöktüğü, askerlerin ve zorla askere alınanların sürüler halinde firar ettiği ve uluslararası askeri uzmanların savaşın kaybedildiğini açıkça tartıştığı şu anda kesinlikle değil. Bu durumda, en üst düzey NATO subayının önleyici saldırılardan bahsetmesi son derece sorumsuzdur ve kolektif intihar çağrısı anlamına gelir” dedi.

Yıpratma savaşının sürdüğü yaklaşık dört yıl boyunca ne AB Komisyonu’nun ne de Avrupalı devlet başkanlarının savaşı müzakerelerle bitirmek için herhangi bir girişimde bulunmadığını belirten Zepp-LaRouche, “Aksine, Mart 2022’de İstanbul Anlaşması ile diplomatik bir çözüm pratik olarak kabul edildiğinde, Avrupa ve elbette dönemin ABD Başkanı Biden, Boris Johnson fırsatı ezerken sessizce izledi. Şimdi, savaşın Trump ve Putin tarafından sona erdirilebileceği ve iki büyük nükleer güç arasındaki ilişkilerin normalleştirilebileceği haklı bir beklenti varken, NATO önleyici saldırılardan bahsediyor!” tepkisini gösterdi.

“Küresel Güney düzeni değiştiriyor”

NATO’nun artık bir Atlantik savunma ittifakı olmadığını, Soğuk Savaş sonrasından beri izlenen tek kutuplu dünya düzenini savunmak için bir askeri kol olarak hareket ettiğini belirten Zepp-LaRouche, “Ancak bu düzenin yerini çoktan Küresel Güney ülkelerinin ortaklığı aldı. Bu ülkeler artık kolektif Batı’nın emperyal ve sömürgeci yapılarına boyun eğmeye istekli değiller; aksine BRICS ve ŞİÖ organizasyonlarıyla egemenlik, karşılıklı ve eşit kalkınmaya dayalı yeni bir dünya ekonomik düzeni inşa ediyorlar” dedi.

Zepp-LaRouche, “500 yıllık sömürgeciliği sona erdiren ve Küresel Çoğunluk uluslarının yoksulluk ve az gelişmişliğin üstesinden gelmesini sağlayan bu yeni dünya düzenine karşı çıkmamalıyız. Aksine bu ülkelerle işbirliği yapmalı ve böylece insanlık tarihinde yeni bir sayfa açmalıyız!” çağrısında bulundu.

Bu dönemsel değişim zamanlarında bölgesel krizlerin büyük bir savaşa dönüşme potansiyeli taşıdığını belirten Zepp-LaRouche, Orta Doğu’daki felaketin ardından Japonya ve Çin arasında yeni ve tehlikeli bir gerilimin patlak verdiğini kaydetti.

Zepp-LaRouche, “Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, uluslararası hukukta tartışmasız olan Tek Çin politikasını sorguladı ve hatta Japonya’nın Tayvan’a askeri müdahale olasılığını gündeme getirdi. Bu durum Hint-Pasifik bölgesinde Japon militarizminin yeniden canlanması endişesini artırıyor. Bu, Avrupa’da olanlara çok benziyor ve Sovyetler Birliği’nde 27 milyon, Çin’de 35 milyon ölüme neden olan İkinci Dünya Savaşı’ndaki Mihver güçlerinin ortak eylemlerine dair en korkunç anıları canlandırıyor” ifadelerini kullandı.

İki dünya savaşından ders çıkarılması gerektiğini vurgulayan Zepp-LaRouche, Soğuk Savaş’ın sonunda yanlış yola sapıldığı noktaya geri dönülmesi gerektiğini savundu.

Zepp-LaRouche, “O zamanlar artık bir düşman yoktu, bu yüzden yeni bir uluslararası barış düzeni kurmak çok kolay olurdu. Bugün, 35 yıl sonra, ‘tarihin sonu’ şeklindeki kibirli ve kısa ömürlü öngörünün tamamen yanılgı olduğu ve tek kutuplu bir dünya düzeni kurma girişiminin muazzam bumerang etkisi ortadadır” dedi.

Her ülkenin NATO’dan çekildiğini duyurması ve aynı zamanda Vestfalya Barışı geleneğinde yeni bir konferans toplaması gerektiğini belirten Zepp-LaRouche, “Bu konferansta, bu gezegendeki her ulusun çıkarlarını dikkate alan yeni bir uluslararası güvenlik ve kalkınma mimarisi geliştirilmelidir” önerisinde bulundu.

“Gençler savaşı reddediyor”

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in Küresel Yönetişim Girişimi ve Rusya Devlet Başkanı Putin’in Avrasya güvenlik mimarisi fikriyle benzer yaklaşımlar sergilediğini hatırlatan Zepp-LaRouche, “Almanya’da gençlerin okul grevine katılması da bir umut kaynağıdır; çünkü onlar ne top yemi olarak hizmet etmek ne de yabancı ülkelerdeki insanları vurmak istiyorlar” dedi.

İnsanlığın evrensel tarihinde, sadece yarım bin yıllık sömürgeciliği değil, 20. yüzyılda iki dünya savaşına yol açan jeopolitik zihniyeti de geride bırakması gereken bir noktaya ulaştığını belirten Zepp-LaRouche, sözlerini şöyle tamamladı:

“İngiliz İmparatorluğu’nun ideologu Thomas Hobbes’un inandığı gibi, her zaman bir düşmana ihtiyacımız olduğu, insanın insanın kurdu olduğu şeklindeki barbarca fikri sonsuza dek geride bırakmalıyız. İnsanlığa dair bu barbarca görüş, NATO’nun ‘Öngörüden Savaşa’ (From Foresight to Warfight) adlı tanıtım videosunda şu şekilde ifade ediliyor: ‘Savaş her zaman temel bir insan uğraşı olarak kalacaktır. Rakibin duygularını ve anlayışını manipüle etmek, alanlarımıza erişimi engellemek kadar önemli olacaktır. İnsan zihni başlı başına bir savaş alanı olacaktır.’ Bu videoyu izleyip de bu hastalıklı dünya görüşünü reddetmeyen herkes, kendi zihni için verdiği savaşı çoktan kaybetmiştir. Evrende yaratıcı akılla donatıldığı bilinen tek tür biziz ve şimdi yeni bir düzen kurarken tek insanlık fikrini ilk sıraya koyarak bu aklı kullanmalıyız.”

Diplomasi

UEFA, FIFA’nın özelleştirilmesi halinde Dünya Kupası’nı boykot edecek

Yayınlanma

Avrupa futbolunun yönetim organı olan UEFA, FIFA’nın ticari faaliyetlerinin bir kısmını özelleştirmeye yönelik öneriyi kabul etmesi halinde, oybirliğiyle Dünya Kupası’nı boykot etme kararı aldı.

FIFA salı günü, ticari faaliyetlerini özel bir kuruluşa devretmeyi öngören bir öneri yayınladı.

Bu öneride, ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’ın kardeşi Josh Kushner’ın CEO’su olduğu Thrive Capital’in baş yatırımcı olarak adı geçti.

UEFA, yaptığı açıklamada, “Dünya Kupası bir yatırım ürünü olarak değerlendirilemez. Hiçbir kısmı asla özel yatırımcılara devredilmemelidir. Dünya Kupası satılık değildir,” demişti.

Teklifin kabul edilmesi için FIFA’nın 211 üye federasyonunun çoğunluğunun desteği gerekiyor.

Fakat teklif Avrupa genelinde yoğun eleştirilere maruz kaldı. UEFA, yalnızca 55 üye federasyondan oluşuyor.

Açıklamada, “FIFA Dünya Kupası futbola aittir. Her zaman da öyle kalacaktır. Avrupa’nın söz hakkı olduğu sürece, Dünya Kupası asla satılık olmayacaktır,” denildi.

Avrupa Birliği Spor Komiseri Glenn Micallef, X’te yaptığı açıklamada, “UEFA’nın bu açıklamasını memnuniyetle karşılıyorum ve tutumunu tam olarak destekliyorum,” dedi ve “Avrupa futbol federasyonlarının yönetişim konusunda öncülük etmesinden gurur duyduğunu” ekledi.

Çarşamba günü komisyon üyesi, “rekabet hukuku hususları” gerekçesiyle FIFA’nın önerisini soruşturma tehdidinde bulunmuştu.

Kadınlar U-20 Dünya Kupası eylül ayında düzenlenecek ve FIFA planlarından vazgeçmezse, bu turnuva Avrupa futbol federasyonlarının boykotu sonuna kadar sürdürme kararlılığının ilk sınavı olabilir.

Kadınlar ve erkekler U-17 Dünya Kupaları da 2026’nın ilerleyen aylarında düzenlenecek.

En son 2023’te İspanya’nın kazandığı tam kadro Kadınlar Dünya Kupası ise 2027’de Brezilya’da gerçekleştirilecek.

POLITICO Çarşamba günü yayınladığı haberde, Avrupa futbolunun yönetim organındaki bir dizi üst düzey yetkilinin, mevcut görev süresi gelecek yıl sona erecek olan FIFA Başkanı Gianni Infantino’ya karşı Katarlı Nasır el-Halifi’yi aday çıkarmayı planladığını bildirmişti.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

ABD, BAE destekli çip üreticisi GlobalFoundries’e fon sağlayacak

Yayınlanma

GlobalFoundries, ABD hükümetinin daha verimli yapay zeka veri merkezlerini desteklemek amacıyla silikon fotonik teknolojisinin araştırma ve geliştirme çalışmalarını güçlendirmek üzere çip üreticisine 300 milyon dolarlık bir hibe vereceğini duyurdu.

Bu hibe, Washington’un Çin ile arasındaki küresel rekabette konumunu güçlendirmeye çalıştığı bir dönemde, ABD Başkanı Donald Trump’ın CHIPS Yasası kapsamındaki araştırma fonlarını kritik yarı iletken teknolojilerine yöneltme çabasının bir parçası.

Yönetim daha önce yarı iletken üretim ekipmanları için 150 milyon dolar ve kuantum bilişim için 2 milyar dolar tahsis etmişti.

Silikon fotonik, çipler arasında veri aktarımı için elektrik sinyalleri yerine ışığı kullanır ve bu sayede yapay zeka sistemleri için daha yüksek bant genişliği ve daha düşük güç tüketimi sağlar.

ABD Ticaret Bakanlığı’ndan sağlanan bu fon, veri aktarım hızlarını ve enerji verimliliğini daha da artırmak amacıyla silikon fotoniği yapay zeka işlemcileriyle doğrudan entegre eden bir teknoloji olan “ortak paketlenmiş optik” alanındaki gelişmeleri desteklemeyi de amaçlıyor.

Silikon fotoniği ve gelişmiş optik paketleme tedarik zincirinin büyük bir kısmı şu anda ABD dışında yoğunlaşmış durumda.

Bu alandaki başlıca üreticiler arasında Tayvanlı TSMC ve İsrailli Tower Semiconductor yer alıyor.

Çarşamba günü açıklanan 300 milyon dolarlık fon, GlobalFoundries’e 2024 yılında Malta (New York) ve Burlington’da (Vermont) fabrikalar kurması için tahsis edilen 1,5 milyar dolarlık önceki fonu tamamlayacak.

Teknoloji Direktörü Gregg Bartlett, Reuters’a verdiği demeçte yeni fonun, GlobalFoundries’in halihazırda ürettiği çiplerin yanı sıra optik bileşenlerin üretimi ve paketlenmesi için bu tesislerde kullanılacak yeni malzemeler ve teknikler üzerine yapılacak araştırmalara destek olacağını söyledi.

Bartlett, “Çıplak silikon yonga plakasından başlayarak, ABD’de kalitesi kanıtlanmış ve test edilmiş bir optik modül sevk edebilme yeteneğine sahip, uçtan uca hizmet sunan tek bir şirketin olması, bizim için benzersiz bir yetkinlik olduğunu düşünüyoruz,” dedi.

GlobalFoundries, veri aktarım hızlarını saniyede 400 gigabite çıkarmayı ve mevcut nesil uygulamalara kıyasla enerji verimliliğini beş katına çıkarmayı hedeflediğini açıkladı.

Abu Dabi varlık fonu Mubadala, GlobalFoundries’in yaklaşık %73’üne sahip. ABD Ticaret Bakanlığı ise ayrı bir anlaşma kapsamında bu çip üreticisinin yaklaşık %1’lik hissesini alacak.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Kiev’de vurulan İHA fabrikasının ABD’li şirkete ait olduğu bildirildi

Yayınlanma

Rusya’nın Kiev’de imha ettiğini açıkladığı insansız hava aracı fabrikasının ABD’nin Delaware eyaletinde kayıtlı bir şirkete ait olduğu bildirildi. The Guardian gazetesi, Terminal Autonomy adlı firmanın Rusya topraklarının derinliklerine saldırı düzenlemek amacıyla yüksek hassasiyetli İHA’lar ürettiğini aktardı. Şirket, yapay zeka kontrollü mühimmatların cephede aktif olarak kullanıldığını belirtiyor.

Rusya ordusunun Ukrayna’nın başkenti Kiev’de düzenlediği hava saldırılarında imha edilen insansız hava aracı (İHA) fabrikasının, ABD’nin Delaware eyaletinde kayıtlı bir Amerikan şirketine ait olduğu bildirildi.

The Guardian gazetesinin kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Terminal Autonomy adlı şirket, yönlendirme sistemleri parazit ve sinyal kesicilere karşı korumalı olan ve Rusya topraklarının derinliklerine saldırı düzenlemek amacıyla tasarlanan yüksek hassasiyetli İHA’lar üretiyor.

ABD’de 2023 yılında tescil edilen Terminal Autonomy şirketinin internet sitesinde, firmanın yapay zeka ile kontrol edilen dolanan mühimmatlar ve yüksek hassasiyetli mühimmatlar kullandığı, bunların “ön cephede düşman kuvvetlerine karşı halihazırda aktif biçimde uygulandığı” bilgisi yer alıyor.

Rusya Savunma Bakanlığı tesisin hedef alındığını duyurmuştu

Rusya Savunma Bakanlığı, 26 Temmuz’a bağlanan gece Kiev’in güneybatısında İHA montaj ve depolama alanının vurulduğunu açıklamıştı. Bakanlık, Ukraynalı ve Amerikalı uzmanların katılımıyla bu tesiste aylık bin adede kadar İHA üretimi yapıldığını bildirdi.

Bakanlığın açıklamasında, bu tesiste AQ-400 Scythe (“Kosa”) ve AQ-100 Bayonet (“Ştık”) tipi saldırı İHA’ları ile RQ-100 Scout (“Skaut”) tipi keşif İHA’larının üretildiği kaydedildi.

Aynı gece Kiev’de İHA ve yedek parça üretimi yapan “Smart Intelligent Systems” (“Smart intellidjent sistem”) işletmesinin de vurulduğu aktarıldı. Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna başkenti ile Odessa bölgesindeki Çernomorsk liman altyapı tesislerine grup saldırısı düzenlendiğini duyurdu.

Rusya Savunma Bakanlığı, saldırıların yalnızca Ukrayna’nın askeri ve enerji tesisleri ile bunlarla bağlantılı altyapıya yönelik gerçekleştirildiğini vurguluyor.

Öte yandan Financial Times gazetesi, Ukraynalı yetkililere dayandırdığı haberinde, ABD ve Fransa’nın Rusya topraklarına yönelik İHA saldırılarının planlanmasında Ukrayna’ya istihbarat sağladığını yazmıştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English