Bizi Takip Edin

Amerika

Polymarket’te İran senaryolarına yönelik bahis hacmi büyüyor

Yayınlanma

Kripto tahmin platformu Polymarket’te İran’a ilişkin senaryolara yönelik bahis hacmi yüz milyonlarca dolara ulaştı. Piyasa fiyatları, ateşkes olasılığını kısa vadede düşük, yılın ilerleyen dönemlerinde daha yüksek gösterirken, ABD’nin kara operasyonu ihtimali de artan oranlarda fiyatlanıyor.

Kripto tabanlı tahmin piyasası Polymarket’te, bölgedeki savaşa ilişkin senaryolara yönelik işlem hacmi yüz milyonlarca dolara ulaştı. Platform kullanıcıları, ay başından bu yana ateşkes olasılığı ve ABD’nin İran’a yönelik kara operasyonu ihtimali gibi başlıklarda pozisyon alıyor.

Tahmin piyasalarında kullanıcılar, belirli bir olayın gerçekleşip gerçekleşmeyeceğine yönelik “evet” veya “hayır” tokenları satın alarak işlem yapıyor.

Token fiyatı, kolektif olasılık değerlendirmesini yansıtıyor. Örneğin 0,20 dolar seviyesindeki bir token, ilgili olay için yüzde 20 olasılık anlamına geliyor.

Doğru tahmin edilen tokenlar vade sonunda 1 dolar getirirken, diğerleri değerini yitiriyor. Bu varlıklar, sonuç gerçekleşene kadar platform içinde alınıp satılabiliyor.

Polymarket, 2024 ABD başkanlık seçimleri sürecinde popülerlik kazandı. Seçim sonucuna ilişkin tahminlerde işlem hacmi 3 milyar doları aştı. Platformda oluşan olasılık fiyatlamaları, giderek kripto piyasası dışındaki çevrelerde de referans olarak kullanılmaya başladı.

Ateşkes ihtimali kısa vadede sınırlı görülüyor

ABD ile İran arasında ateşkes senaryosuna yönelik bahis hacmi 49 milyon doların üzerine çıktı.

Piyasa fiyatlamasına göre, önümüzdeki iki hafta içinde ateşkes ihtimali düşük seviyede değerlendiriliyor. Mart sonuna kadar olasılık yüzde 13, 7 Nisan’a kadar yüzde 23 seviyesinde bulunuyor. Buna karşılık mayıs sonuna doğru bu oran yüzde 57’ye yükseliyor.

Çatışmanın ne zaman sona ereceğine yönelik tahminlerde toplam hacim 7,2 milyon dolara ulaştı. Bu piyasada mart sonuna kadar çözüm olasılığı yüzde 9, 7 Nisan’a kadar yüzde 17 olarak fiyatlanıyor.

ABD’nin kara operasyonu ihtimali artan oranlarda fiyatlanıyor

“ABD birlikleri İran’a girer mi” başlıklı piyasada işlem hacmi 32 milyon doları aştı. Bu senaryoya göre, mart sonuna kadar müdahale ihtimali yüzde 25 olarak hesaplanıyor. Nisan sonuna kadar bu oran yüzde 61’e, yıl sonuna kadar ise yüzde 70’e çıkıyor.

İran’da rejim değişikliğine ilişkin tahminler toplam 92 milyon dolarlık hacim oluşturdu. Bunun 49 milyon dolarlık bölümü mart sonuna kadar olan dönem için açılan piyasada yoğunlaştı. Kalan hacim, nisan sonu, haziran sonu ve yıl sonu vadeli üç ayrı piyasaya dağıldı.

Kullanıcılar, mart ayında yönetim değişikliği ihtimalini yüzde 1 olarak değerlendiriyor. Bu oran nisan için yüzde 9, haziran için yüzde 23 ve yıl genelinde yüzde 34 seviyesinde bulunuyor.

Buna karşılık ayrı bir piyasada katılımcılar, İran yönetiminin ABD saldırılarına direnme ihtimalini yüzde 79 olarak fiyatlıyor.

Netanyahu’ya ilişkin tahminler düşük kısa vadeli olasılık gösteriyor

3 Mart’ta açılan bir başka tahmin piyasasında, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ay sonuna kadar görevden ayrılıp ayrılmayacağına ilişkin bahisler toplandı.

Yaklaşık üç haftada işlem hacmi 66,9 milyon dolara ulaştı. Mart sonuna kadar bu ihtimal yüzde 1’in altında kalırken, yıl sonuna kadar olasılık yüzde 51 seviyesinde hesaplanıyor.

Toplam hacim 250 milyon dolara ulaştı

Platformda Ortadoğu’daki gelişmelere ilişkin çok sayıda farklı tahmin piyasası bulunuyor. Yalnızca en büyük başlıklarda işlem hacmi toplamda 250 milyon dolara ulaştı.

Bu rakam, Polymarket’in toplam 4,5 milyar dolarlık işlem hacminin yaklaşık yüzde 5’ine karşılık geliyor. Veriler, 26 Mart itibarıyla Polymarketanalytics tarafından derlendi.

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English