Diplomasi
İran’ın Hürmüz üzerindeki kontrolü sürerken Kuzey Denizi petrol fiyatları rekor kırdı

Washington-Tahran ateşkes anlaşması küresel enerji krizini durdurmakta başarısız oldu. Kuzey Denizi petrol fiyatları rekor kırdı.
Avrupalı ve Asyalı rafinerilerin petrol yüklerini güvence altına alma yarışı, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki devam eden baskısı piyasada yeni bir endişe dalgası yaratırken, Kuzey Denizi fiyatlarını rekor seviyeye taşıdı.
Anında teslim petrolde bir gösterge olan Forties Blend, perşembe günü LSEG verilerine göre varil başına neredeyse 147 dolara ulaşarak 2008 mali krizi arifesindeki zirvelerin üzerine çıktı. Tüccarlar, Körfez’de mahsur kalan devasa hacimlerin yerini alacak petrol yükleri için çırpınıyor.
Kuzey Denizi üzerinden gelen fiziksel variller, haziran teslimi için uluslararası gösterge Brent’in 97 dolarlık fiyatının çok üzerinde işlem görüyordu; bu da petrol piyasasında kıtlık korkusunun bir başka işareti.
Yükleri güvence altına alma yarışı o kadar yoğundu ki petrol piyasasının hayati bir direğini sarstı. Tüccarlar, fark kontratları (CFD) için varil fiyatı 30 doları aşarak Intercontinental Exchange’in eşik değerini ihlal edince, önümüzdeki hafta için Brent fark kontratlarını satın alamadıklarını söyledi. ICE, Avrupa petrol ticaretinin ana borsasıdır. Bu kontratlar, petrol fiyatlarındaki artışlara karşı korunmak için yaygın olarak kullanılır. Birçok piyasa katılımcısı, Brent fark kontratlarının ticaretinin yapılamadığı bir zamanı hatırlayamadıklarını ve bazı işlemlerin artık borsa dışında gerçekleştiğini belirtti. ICE yorum talebine yanıt vermedi.
Artan gerilim işaretleri, ABD Başkanı Donald Trump’ın Tahran’ın boğazı yakında açacağını söylemesine rağmen küresel enerji krizinin nasıl kötüleştiğini gözler önüne seriyor. ABD ve İsrail’in İran savaşından önce küresel petrol arzının yüzde 20’sini taşıyan boğazdan, Trump perşembe günü “çok yakında petrol akmaya başlayacağını göreceksiniz” dedi. Ancak ayrıca İran’ın petrol sevkiyatlarının boğazdan geçişine izin verme konusunda “çok kötü bir iş çıkardığını” söyleyerek Tahran’a güvenli geçiş için “ücret almaması gerektiği” uyarısında bulundu.
Salı günü iki haftalık ateşkesin ilan edilmesinden bu yana boğazdan, çoğu İran bağlantılı sadece bir avuç gemi geçti. Goldman Sachs perşembe günü müşterilerine, boğaz üzerinden yapılan petrol ihracatının son günlerde düştüğünü ve normal seviyenin sadece yüzde 8’inde çalıştığını söyledi. Asya, ihtiyaç duyduğu petrol ve petrol ürünlerinin yaklaşık yüzde 80’i bu su yolundan geçtiği için kesintilere karşı özellikle savunmasız durumda.
Tahran, ABD ile yapılan anlaşmanın boğaz üzerindeki kontrolünü sürdürmesine izin vereceğini, gemilerin İran Devrim Muhafızları’ndan izin almasını ve ücret ödemesini gerektireceğini ısrarla belirtti. Çatışmaları durdurma anlaşmasından saatler sonra, İsrail’in Lübnan’a düzenlediği saldırılara tepki olarak petrol tankerlerinin boğazdan geçişini durdurdu.
Eski başkan Joe Biden’ın enerji danışmanı Amos Hochstein, “Bu birkaç gün daha devam ederse, piyasanın boğazların süresiz olarak kapalı olduğuna karar verdiğini görebiliriz, bu sadece fiyat artışına değil, Asya’da bir krize de yol açabilir” dedi. “Bu sadece yüksek fiyatlarla ilgili değil. Bu, yaşanan gerçek bir fiziksel kıtlıkla ilgili” diye ekledi.
Piyasalardaki sıkışıklığın bir başka işareti olarak Suudi Arabistan perşembe günü, enerji altyapısına yönelik son saldırılar nedeniyle petrol üretim kapasitesinin günde 600 bin varil düştüğünü söyledi. Saldırılar Khurais ve Manifa sahalarındaki üretim kapasitesine zarar vererek krallığın normal günlük 12 milyon varil kapasitesinin yaklaşık yüzde 5’ini devre dışı bıraktı. Enerji Bakanlığı, Hürmüz Boğazı’ndan kaçınmak için kritik bir güzergah olan Doğu-Batı boru hattına bu hafta düzenlenen saldırının da geçiş hacminde günde yaklaşık 700 bin varillik bir kayba neden olduğunu açıkladı.
BOK Financial’ın ticaret bölümünden kıdemli başkan yardımcısı Dennis Kissler, “fiziki piyasadaki” sıkı arzın “gemiler Hürmüz Boğazı’ndan geçmeye başlayana kadar bu şekilde kalacağı” konusunda uyardı. Şunları ekledi: “Vadeli piyasada satış görülecektir ancak fiziki piyasa sıkı kalacaktır çünkü boğaz açıldığında bile lojistik sorunları düzeltmek 20 gün alacaktır.”
Fiyatlandırma ajansı Platts’ın değerlendirmesine göre, Forties Blend’ı da içeren Kuzey Denizi’nde alınıp satılan fiziksel petrol sevkiyatlarının fiyatını yakından takip eden bir gösterge olan Dated Brent perşembe günü yüzde 7 artarak 131.96 dolara yükseldi ve ateşkes anlaşmasının tetiklediği önceki günkü düşüşün bir kısmını geri aldı.
Vadeli piyasalarda işlem hacmi daha sakindi. Haziran teslimi Brent, New York işlemlerinde yüzde 1 artışla 97.20 dolara yükselirken, ABD gösterge Mayıs teslimi West Texas Intermediate yüzde 4.7 artışla 99.16 dolara çıktı.
RBC Capital Markets’te küresel emtia stratejisi başkanı Helima Croft, vadeli piyasalardaki fiyatları “Orta Doğu su yollarının fiziki piyasa gerçeklikleri için gecikmeli bir gösterge” olarak nitelendirdi.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, perşembe günü Suudi mevkidaşı Prens Faysal bin Farhan ile yaptığı telefon görüşmesinde, bu hafta üzerinde anlaşılan iki haftalık ateşkese rağmen İran’ın ABD ile doğrudan görüşmelere henüz başlamadığını söyledi.
Trump, bu hafta sonu görüşmeler için Başkan Yardımcısı JD Vance, Özel Temsilci Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner liderliğindeki bir heyeti İslamabad’a gönderiyor.
Diplomasi
Zelenskiy ile gerilim yaşayan Kliçko görevden alma ihtimaline rest çekti

Kiev Belediye Başkanı Vitaliy Kliçko, Ukrayna yönetiminin kendisini görevden alma girişimlerine karşı mücadele edeceğini belirterek çatışma sürecinde yaklaşık 300 belediye başkanının uzaklaştırıldığını hatırlattı.
Kiev Belediye Başkanı Vitaliy Kliçko, Ukrayna yönetiminin kendisini herhangi bir şekilde görevden alma girişimine boyun eğmeyeceğini ve böyle bir durumda mücadele edeceğini söyledi.
BBC’ye mülakat veren Kliçko, “Beni görevden alırlarsa mücadele ederim” ifadesini kullandı.
Kiev yönetiminin Ukrayna yasalarına bağlı kaldığını belirten Kliçko, yerel topluluğun temsilcisi sıfatıyla başkent sakinlerinin çıkarlarını savunacağını dile getirdi.
Gelecekteki seçimlere işaret eden Kliçko, “Gelecek seçimler yapılır, başka insanlar gelir, buyursunlar. Buna topluluğun kendisi karar verir. Her kent sakininin, kendi çıkarlarını kimin savunacağını kendisinin belirlemek istediğine inanıyorum; yukarıdan birilerinin topluluğu yönetmesi için paraşütle birini atamasını değil. Demokrasi tam da budur” dedi.
Kliçko’nun bu çıkışının öncesinde, 17 Ekim günü yüzlerce Kievli belediye başkanının istifasını talep eden bir gösteri düzenledi.
Kamu yayıncısı Suspilne Kiev tarafından paylaşılan görüntülerde, belediye binası önünde toplanan protestocuların iki saat boyunca istifa sloganları attığı görüldü.
Eylemi “kurgulanmış” ve “sipariş üzerine yapılmış” olarak nitelendiren Kliçko, çatışma süreci boyunca görevden alınan yaklaşık 300 diğer belediye başkanı gibi kendisinin de bu yolla makamından uzaklaştırılmak istendiğini savundu.
Kliçko, Haziran 2014’ten bu yana Kiev Belediye Başkanlığı görevini yürütüyor; 2015 ve 2020 yıllarındaki seçimlerde de yeniden bu göreve seçildi.
Zelenskiy ile enerji altyapısı üzerinden başlayan gerginlik sürüyor
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile Kliçko arasındaki anlaşmazlık son günlerde kamuoyu önünde karşılıklı suçlamalarla görünür hale geldi.
Fransız Le Monde gazetesinin 14 Ekim tarihli haberine göre iki lider, başkentin enerji altyapısının kış mevsimine hazırlanması konusunda açıkça karşı karşıya geldi.
Zelenskiy, enerji tesislerinin korunmasına dönük adımların hayata geçirilmesinde geç kalındığı gerekçesiyle Kiev yönetimini eleştirdi.
Ukrayna Devlet Başkanı, başkentin kışa hazırlık seviyesinin sınır ve cephe hattındaki bölgelerden bile daha kötü durumda olduğunu savundu.
Bu eleştirileri “temelsiz” olarak tanımlayan Kliçko ise Devlet Başkanlığı Ofisi’nin yerel özyönetimi ortadan kaldırmayı ve kendisini şehir yönetiminden uzaklaştırmayı amaçladığını öne sürdü.
Ekim ayı başında kış mevsimi öncesinde Kiev’in hayatta kalma moduna geçtiğini duyuran Kliçko, kentin su şebekesindeki olası bir aksamanın son derece büyük ölçekli bir krize yol açabileceği uyarısını yapmıştı.
Kliçko, kışa hazırlık kapsamında başkentte yedek ısıtma sistemlerinin kurulduğunu; yakıt, gıda ve içme suyu stoklarının oluşturulduğunu aktardı.
Diplomasi
Trump, Musk’tan Ukrayna için Starshield sınırlamasını kaldırmasını istedi

Wall Street Journal’ın haberine göre ABD Başkanı Trump’ın SpaceX yöneticisi Elon Musk’ı arayarak askeri Starshield sistemindeki yavaşlatmayı kaldırmasını istemesinin ardından, Ukrayna ordusunun uydu iletişiminde toparlanma görüldü. Terminallerin saatte 60 kilometre hıza ulaştığında dahi kesilmesiyle insansız hava aracı operasyonlarında aksamalar yaşandı.
ABD Başkanı Donald Trump, SpaceX’in kurucusu Elon Musk ile bir telefon görüşmesi yaparak uydu internet ağı Starlink’in askeri sürümü Starshield üzerindeki kısıtlamaların Ukrayna için kaldırılmasını istedi.
The Wall Street Journal’ın (WSJ) haberine göre ABD’li ve Ukraynalı yetkililer, telefon görüşmesinden kısa bir süre sonra, 22 Ekim’de sistemin daha kararlı çalışmaya başladığını aktardı.
Ukraynalı bazı temsilciler altyapının henüz tam kapasiteye ulaşmadığını, ancak bağlantının terminallerin daha yüksek hareket hızlarında kısıtlama dönemine kıyasla daha verimli çalıştığını kaydetti.
Yetkililerin paylaştığı bilgilere göre Trump, görüşmede hız sınırının sürmesinden duyduğu rahatsızlığı Musk’a iletti.
Gazete, söz konusu yavaşlatma yüzünden Ukrayna ordusuna ait bazı insansız hava araçlarının görevlerini eksiksiz yerine getiremediğini yazdı.
ABD’li yetkililer ayrıca Trump’ın bir hafta boyunca yardımcılarına ve müttefiklerine Starlink’teki hız kesintisini sonlandırmak istediğini söylediğini aktardı.
Terminal hızı sınırlandırılınca cephedeki İHA operasyonları aksadı
İletişim kısıtlamalarına dair ilk haberler 14 Ekim gecesi gündeme geldi. Ukrayna Savunma Bakanının eski danışmanı Serhiy Sternenko, terminaller saatte 160 kilometreden daha hızlı hareket ettiğinde bağlantının koptuğunu açıkladı.
Sternenko daha sonra kısıtlamaların sertleştiğini duyurarak ordudan gelen verilere göre bağlantının artık saatte 60 ila 70 kilometre hızda dahi kesildiğini belirtti.
Financial Times’ın Ukraynalı yetkililer ve askerlere dayandırdığı haberine göre yaşanan aksaklıklar; insansız hava araçlarının yönetimini, cephedeki birliklerin ikmalini ve geri hatlardaki hedeflere yönelik saldırıları zorlaştırdı.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, 16 Ekim’de Starlink altyapısının kısmen toparlandığını duyurdu.
Brüksel’deki basın toplantısında konuşan Zelenskiy, eski hız parametrelerine kademeli olarak dönüldüğünü fakat Ukrayna ordusuna yönelik sınırlandırmaların henüz tamamen kalkmadığını ifade etti.
Gelişmeler üzerine Rusya cephesinden de açıklama geldi. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, 14 Ekim’de yaptığı açıklamada, “Starlink gibi parlak teknolojilerin askeri amaçlarla hiç kullanılmaması daha iyi olurdu” diyerek sistemin ordunun hizmetine sunulmasına karşı olduklarını bildirdi.
Kısıtlama talimatının kaynağına dair çelişkili açıklamalar yapıldı
Musk, Starshield üzerindeki kısıtlamalara ilişkin sorumluluğu reddetti. Sistemin mülkiyetinin ve yönetiminin ABD hükümetine ait olduğunu belirten Musk, kullanım koşullarını da Washington’ın belirlediğini dile getirdi.
Ticari Starlink ağını SpaceX’in işlettiğini hatırlatan girişimci, bu hizmetin taarruz amaçlı askeri operasyonlar için tasarlanmadığını savundu.
Reuters’a konuşan iki ABD’li yetkili, Pentagon’a Starlink ile ilgili talimatın Beyaz Saray’dan gittiğini ileri sürdü.
Öte yandan üst düzey bir Amerikalı yetkili, Trump’ın şahsen böyle bir emir vermediğini savundu. The Telegraph gazetesi ise kısıtlamaları başlatan kişinin Musk olduğunu öne sürdü; kaynaklardan biri Trump’ın bu öneriyi kabul etmesiyle kısıtlamanın Pentagon tarafından devreye sokulduğunu aktardı.
20 Ekim’de WSJ, kaynaklarına dayanarak Musk’ın Ukrayna’daki Starshield faaliyetini durdurma yönünde bizzat emir verdiğini, ardından Musk ile Trump’ın kararı telefonda ele aldığını yazdı.
Trump, 16 Ekim’de yaptığı açıklamada kendisinin veya Musk’ın kısıtlamalarla bağı bulunduğu iddialarını reddetti. Trump, “Kimin yaptığını bilmiyorum, en azından ben değilim. Elon’ın da olduğunu pek sanmıyorum” dedi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise 18 Ekim’de ABD’nin Starlink’i yavaşlatma yönünde bir talimat vermediğini ve hızın yeniden sağlandığını savundu.
Rubio ayrıca Ukrayna’nın Starshield sistemine erişimi olmadığını, sistemin Kiev tarafından kullanımı konusunun halen müzakere edildiğini öne sürdü.
Karar ABD Kongresinde de yankı buldu. Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi Üyesi Brian Fitzpatrick, Washington yönetiminin parmağı olduğunun kanıtlanması halinde ilgili kurumların bütçesini durdurmaya çalışacağını belirtti.
Diplomasi
Barrack: Şara, İsrail ile normalleşmek istiyor

ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Suriye’nin geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın İsrail ile ilişkileri normalleştirmek istediğini belirtti.
Aynı zamanda İsrail’in Suriye’deki askeri operasyonlarına son verilmesi çağrısında bulunarak, Washington’un bu operasyonları durdurmak için müdahale edip etmemesi gerektiğini sorguladı.
Katar’ın Doha kentinde düzenlenen Küresel Güvenlik Forumu’nda konuşan Barrack, Şara’nın zorlu koşulları iyi idare ettiğini ve hükümetinin bir tehdit oluşturmadığını İsrail’e temin etmeye çalıştığını söyledi.
“Bence Cumhurbaşkanı Şara, çok zor koşullar altında çok iyi bir iş çıkardı,” diyen Barrack, Suriye liderinin İsrail’e ilettiğini düşündüğü mesajı şöyle aktardı: “Ben saldırgan değilim, İsrail ile bir sorunum yok, İsrail ile ilişkilerin normalleşmesini istiyorum.”
Barrack ayrıca İsrail’i Suriye’deki operasyonlarını durdurmaya çağırırken, ABD’nin bu operasyonları sona erdirmek için müdahale edip etmemesi gerektiği konusunda belirsizliğini dile getirdi:
“Bunu [İsrail’in Suriye’deki eylemlerini] durdurmanın zamanı geldi. ABD’nin bunu durdurmak için müdahale etme zamanının gelip gelmediğini bilmiyorum.”
İsrail, 8 Aralık 2024’te Beşar Esad’ın devrilmesinin ardından Suriye’deki askeri operasyonlarını yoğunlaştırdı. İsrail güçleri, Golan Tepeleri boyunca uzanan askerden arındırılmış “tampon bölgeye” girdi ve Şeyh Dağı’nın (Hermon) Suriye tarafında mevzilenirken, İsrail bu konuşlandırmayı geçici bir güvenlik önlemi olarak nitelendirdi.
İsrail’in hava saldırıları ayrıca ülke genelindeki askeri tesisleri ve silah depolarını da hedef aldı.
Barrack, bir zamanlar düşman olarak görülen grupların yeni siyasi ve güvenlik yapılarına nasıl dahil edilebileceğinin bir örneği olarak Suriye’deki siyasi geçiş sürecini gösterdi.
ABD’li diplomat, “Bir zamanlar yabancı terör örgütü olarak nitelendirilen Nusra’yı ele alabilirsiniz; 8 Aralık’ta yaşanan dönüşümün ardından bugün pek çok kişi bu örneği ‘işte bir model’ diye değerlendiriyor,” dedi.
Nusra Cephesi, Suriye iç savaşı sırasında ortaya çıkan ve El Kaide’ye bağlılık yemini ettikten sonra bu ağdan ayrıldığını ilan eden bir cihatçı gruptu. Örgüt, başta ABD ve BM olmak üzere birçok ülke ve kurum tarafından “terörist” kabul ediliyordu.
Grubun lideri Ahmed Şara (Ebu Muhammed el-Colani), daha sonra Esad’ı deviren saldırıyı yöneten Heyet Tahrir eş-Şam’ın (HTŞ) başına geçti.
Barrack ayrıca, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Suriye ulusal ordusuna entegrasyonunu, daha önce pek çok kişinin olası görmediği bir sonuç olarak gösterdi.
ABD’li, “Hiç kimse, bu Kürt oluşumu olan SDG’yi ulusal bir orduya yeniden entegre edebileceğinizi düşünmemişti, ama bu gerçekleşti,” dedi.
Şam ile Kürt liderliğindeki güçler, 10 Mart 2025 tarihinde SDG’nin askeri ve sivil kurumlarını Suriye devletine entegre etmek üzere bir anlaşma imzalamıştı.
Fakat entegrasyon şartları ve bölgedeki özyönetimin geleceği konusundaki anlaşmazlıklar nedeniyle anlaşmanın uygulanmasında gecikmeler yaşandı.
Bununla birlikte Barrack, Washington’un geniş bölgede gerçekleşen ve kendisinin “23 rejim değişikliği” olarak nitelendirdiği olaylara müdahalesine atıfta bulunarak, ABD’nin Orta Doğu’daki önceki müdahalelerinin etkinliği konusunda şüphelerini dile getirdi.
“Ne zaman müdahale etmeye, bir kişiyi ya da rejimi değiştirmeye çalışsak, bu bir hata olmuş gibi görünüyor,” diyen Barrack ayrıca Yemen’deki ABD müdahalesinin değerini de sorgulayarak, bunu görünüşe göre “anlamsız” olarak nitelendirdi.
Amerika4 gün önceSenatör Sanders: Silikon Vadisi zenginleri “korkunç bir plan” üzerinde çalışıyor
Dünya Basını1 hafta önceİngiliz diplomat Crooke: Suudi Arabistan’da asıl çöküş içeriden gelecek
Dünya Basını2 hafta önceBrezilya’da Bolsonaro rüzgarı ve Lulismonun sınırları
Dünya Basını2 hafta önceRay Dalio: ABD için 3 yıl içinde borç krizi görüyorum
Rusya2 hafta önceRusya, Trump ile varılan mutabakatla dizel ihracatını kısmen serbest bıraktı
Avrupa2 hafta önceBerlin’de Sol Parti, SPD-Yeşiller koalisyonu için “İsrail’in var olma hakkı”nın altını çizdi
Avrupa2 hafta önceBurnham: Brexit oylamasında Rus müdahalesi var
Rusya2 hafta önceYandex veri merkezine saldırı Rusya’da dijital hizmetleri vurdu











