Bizi Takip Edin

ASYA

Japonya ve Hindistan’dan ilk ortak savaş tatbikatı

Yayınlanma

Japonya ve Hindistan, ilk kez savaş uçakları kullandıkları ortak tatbikatı bugün başlattı.

Tokyo’nun kuzeydoğusunda bulunan İbaraki’deki Hyakuri üssünde düzenlenen ortak “Veer Guardian-23” hava tatbikatı 26 Ocak’a kadar devam edecek.

Japonya Hava Öz Savunma Kuvvetleri (ASDF) yaptığı açıklamada, tatbikatların amacının “karşılıklı anlayışı teşvik etmek, hava kuvvetleri arasındaki savunma işbirliğini güçlendirmek ve ASDF’nin taktik becerilerini geliştirmek” olduğunu söyledi.

Hindistan Savunma Bakanlığı ise, “karmaşık bir ortamda çeşitli hava muharebe görevleri” eğitimlerini de içerecek 11 günlük tatbikatın “uzun süredir devam eden dostluk bağını” güçlendireceğini ve iki ülke arasında daha fazla birlikte çalışabilirliğin önünü açacağını söyledi.

Hindistan Hava Kuvvetleri birliği dört Su-30MKI çok amaçlı avcı uçağı, iki C-17 Globemaster nakliye uçağı, bir IL-78 hava tankeri ve yaklaşık 150 personel ile tatbikata katılırken, ASDF dört F-2 ve eşit sayıda çok amaçlı F-15 savaş uçağı sahaya çıkaracak.

‘Çin’e karşı mücadelede deneyim kazanma’

Bu tatbikat ile Hindistan artık ABD, Avustralya, İngiltere ve Almanya’dan sonra ortak tatbikatlar için Japonya’ya savaş uçağı gönderen beşinci ülke oldu.

Yeni Delhi merkezli savunma analisti Rahul Bedi, The Japan Times’a verdiği demeçte; ortak tatbikatın ASDF’nin “özellikle Çin ile ilgili olarak Hindistan Hava Kuvvetlerinin kapsamlı operasyonel deneyiminden dersler çıkarmasına” ve savaş uçaklarında elde ettiği teknik yenilikleri – özellikle de Sukhoi-30MKI savaş uçakları tatbikata katılıyor- geliştirmesine yardımcı olabileceğini söyledi.

Veer Guardian-23 tatbikatı, Eylül ayında ülkelerin dışişleri ve savunma bakanları arasında yapılan “iki artı iki” toplantısında kararlaştırılmıştı.

İki taraf ayrıca “daha karmaşık ve sofistike” tatbikatlar yapma ve Hint Okyanusu bölgesinde çok taraflı denizcilik işbirliğini artırma sözü verdi.

İşbirliğini çeşitlendirme ve derinleştirme hedefi

ABD ve Avustralya ile birlikte Dörtlü Güvenlik Diyaloğu’nda (Quad) yer alan Japonya ve Hindistan, son yıllarda güvenlik işbirliği derinleştirmeye başladı. Tokyo ve Yeni Delhi ortaklıklarını savunma teçhizatı ve teknolojik işbirliğini içerecek şekilde genişletmeyi düşünüyor.

İki ülkenin işbirliğini geliştirmesinin en önemli faktörü ise bölgede Çin’in etkisini artırması. Bölgesel ihtilafların yanı sıra, iki ülke, Çin’in ekonomik etkisinden de endişe duyuyor. ABD’nin bölgede Çin’i komşuları aracılığıyla çevreleme ve yalnızlaştırma politikası özellikle de Japonya üzerinde etkili oldu. Yeni ulusal güvenlik stratejisi ile savunma harcamalarını iki katına çıkartan Japonya, Çin’i stratejik tehdit ilan ederek, önüne karşı saldırı kabiliyetlerini geliştirme hedefi koydu. Japonya bu doğrultuda savunma alanındaki işbirliklerini de derinleştirmeye çalışıyor.

ASYA

Xi, Hanoi’nin ‘ABD kampına kaymasını önleme’ hedefiyle Vietnam’a gidiyor

Yayınlanma

Çin, Devlet Başkanı Xi Jinping, bu hafta yapacağı resmi ziyareti sırasında Vietnam ile siyasi güveni ve ekonomik işbirliğini artırmaya çalışacak.

Hem Pekin hem de Hanoi Xi’nin Vietnam’a yapacağı devlet ziyaretini teyit etti. Vietnam Komünist Partisi’nden yapılan açıklamada, salı gününden itibaren iki gün sürecek ziyarette Xi’ye eşi Peng Liyuan’ın da eşlik edeceği belirtildi.

Gözlemciler ABD’nin etkisini artırma girişimlerine karşın Pekin’in Vietnam ile daha yakın bağlar kurmaya çalıştığını söylüyor.

ABD ve Japonya Vietnam’a art arda hamleler yaparak ilişkilerini Çin’le aynı seviyeye yükseltti. Bu ziyaretlerin arkasında tedarik zincirini değiştirme ve Çin’e olan bağımlılığı azaltma hedefi yatıyor. Pekin rahatsızlığını açıkça dile getirdi.

Ancak gözlemcilere göre, ABD ile Çin arasındaki rekabetten kazançlı çıkmayı uman Hanoi’nin denge politikasını sürdürmesi muhtemel. Gözlemciler Vietnam’ın Çin ile daha fazla ekonomik işbirliği arayışına girerken, deniz anlaşmazlıklarında Pekin’e karşı koymak için ABD’ye yaklaşmasını bekliyor.

Hükümete bağlı Çin Sosyal Bilimler Akademisi’nden (CASS) adının açıklanmaması kaydıyla South China Morning Post’a konuşan bir araştırmacı “Çin ve Vietnam’ın birbirlerine karşı tutumları karışık” dedi ve ekledi:

“Siyasi olarak [ülke içinde istikrarı korumak için] birbirlerine ihtiyaç duysalar da, güvenlikle ilgili konularda, özellikle de Güney Çin Denizi ihtilafları konusunda derinleşen farklılıkları en önemli engel olmaya devam ediyor.”

Xi’nin ziyareti, geçen ay San Francisco’da ABD Başkanı Joe Biden ile yaptığı ve iki liderin ilişkileri istikrara kavuşturma konusunda anlaştığı zirveden kısa bir süre sonra gerçekleştiği için bölgesel bir öneme de sahip.

Buna rağmen araştırmacı, “ABD Çin’i kontrol altına almaya kararlı olduğu için iki tarafın Hint-Pasifik’teki durumu tamamen kontrol altına alması zor olmaya devam ediyor” dedi.

Çin Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Xi’nin Hanoi’de Vietnam’ın üst düzey liderleriyle bir araya gelmesi ve ikili ilişkilerin geliştirilmesi konusunu ele alması bekleniyor.

Bakanlık sözcüsü Wang Wenbin geçen perşembe günü yaptığı açıklamada iki liderin siyasi güvenlik, denizcilik ve çok taraflı konuların yanı sıra stratejik ve pratik işbirliğinin derinleştirilmesi konularını da ele alacaklarını söyledi.

“Dünya, istikrarsızlık ve belirsizliklerin arttığı yeni bir düzensizlik ve dönüşüm döneminde” diyen Sözcü, “Çin ve Vietnam her ikisi de sosyalist ülkelerdir… daha fazla dayanışma, daha yakın dostluk ve daha derin karşılıklı yarar sağlayan işbirliği her iki tarafın da ortak çıkarına olup, bölgenin ve daha geniş anlamda dünyanın barış, istikrar ve refahına yardımcı olacaktır” açıklamasını yaptı.

Vietnam’ın Çin’in dış politikasındaki önemine işaret ediyor’

Xi’nin ziyareti, Vietnam Komünist Parti Başkanı Nguyen Phu Trong’un geçen yıl ve Devlet Başkanı Vo Van Thuong’un ekim ayında Pekin’e yaptığı ziyaretleri takip ediyor. Trong, Çin liderinin emsal teşkil eden üçüncü dönemini tamamlamasının ardından Xi ile Pekin’de bir araya gelen ilk yabancı lider oldu. Xi ve Trong, “yoldaş ve kardeş” ilişkilerini yeni bir düzeye taşıma sözü vermişti.

Singapur’daki ISEAS-Yusof Ishak Enstitüsü’nde Vietnam çalışmaları programında misafir araştırmacı olarak görev yapan Nguyen Khac Giang, South China Morning Post’a verdiği demeçte, Xi’nin gezisinin Vietnam’ın Çin’in dış politikasındaki öneminin altını çizdiğini ve Pekin’in Hanoi’nin ABD ve Japonya ile son dönemde yaşadığı diplomatik gelişmelerden duyduğu endişeyi yansıttığını söyledi.

Araştırmacı, “Xi, Vietnam yönetiminden Pekin’e bağlılığı ve Çin’e karşı güçlerle aynı safta yer almayacağı konusunda güvence isteyecek” dedi ve ekledi: “Ayrıca Pekin, özellikle ‘ortak kader topluluğu’ ve Küresel Güvenlik/Kalkınma Girişimleri gibi son girişimler aracılığıyla Vietnam’ı kendi etki alanına çekmeyi hedefleyebilir.”

ABD ve Japonya ile kapsamlı stratejik ortaklık

ABD Başkanı Biden eylül ayında Hanoi’yi ziyaret ettiğinde, iki taraf ilişkileri Vietnam’ın diplomatik hiyerarşisindeki en yüksek seviye olan ve ABD’yi Çin, Rusya, Hindistan ve Güney Kore ile aynı seviyeye getiren “kapsamlı stratejik ortaklık” seviyesine yükseltme konusunda anlaştı.

Vietnam ayrıca Thuong’un Tokyo’yu ziyaret ettiği geçen ay Japonya ile ilişkilerini de bu seviyeye yükseltti.

Guangzhou’daki Jinan Üniversitesi’nde bölgesel ilişkiler uzmanı olan Zhang Mingliang’a göre Xi’nin ziyareti Pekin’in komşusuyla bağlarını güçlendirme ihtiyacı hissettiğini gösteriyor.

Vietnam başbakanı ve diğer üst düzey yetkililerin bu yıl Çin’i ziyaret ettiğine dikkat çeken Mingliang, “Ziyaret aynı zamanda iki sosyalist ülke arasında ilişkilerin normalleşmesinden bu yana [1991’de] gerçekleşen üst düzey değişim geleneğiyle de uyumlu” dedi.

Zhang, Pekin’in Güney Çin Denizi’nde hak iddia eden rakip ülkelerle -özellikle Vietnam ve Filipinler- ilişkilerini de ABD stratejisinin bir parçası olarak görme eğiliminde olduğunu söyledi.

“Çin için bunlar, Güneydoğu Asya ülkeleriyle tamamen ikili ilişkiler yerine ABD ile olan meselenin bir parçasıdır” dedi ve ekledi: “Çin, Vietnam ve diğerleri üzerindeki Amerikan etkisini ölçecek ve kendisini nasıl daha avantajlı bir konuma getirebileceğini ya da daha dezavantajlı bir konuma düşmekten nasıl kaçınabileceğini görecektir.”

‘Vietnam bölgeye açılan bir kapı’

ISEAS-Yusof Ishak Enstitüsü Vietnam çalışmaları programı koordinatörü Le Hong Hiep’e göre ise Çin, Vietnam’ı sadece Güneydoğu Asya’daki en büyük ticaret ortağı olarak değil, aynı zamanda bölgeye açılan bir kapı olarak görüyor.

Le, “Pekin’in öncelikli hedefi Hanoi’nin kendi yörüngesinden ABD kampına doğru fazla uzaklaşmamasını sağlamak,” dedi.

Le’ye göre, “Güney Çin Denizi’ndeki tarihi güvensizliğe ve süregelen gerginliklere rağmen Vietnam, Çin ile çalışmanın önemini kabul ediyor. Vietnam’daki en katı Çin karşıtı milliyetçiler bile Çin’in ülkenin güvenliği ve refahında oynadığı önemli rolü inkâr edemez.”

Xi’nin ziyaretinin iki ülke arasında bir “ortak kader topluluğu” deklarasyonuna sahne olabileceğini söyledi.

Pekin bu fikri en azından 2015’ten beri savunuyor. 1 Aralık’ta Dışişleri Bakanı Wang Yi, Trong, Thuong ve mevkidaşı Bui Thanh Son ile Hanoi’de yaptığı görüşmelerde iki sosyalist ülkenin “aynı arzuyu ve kaderi paylaştığını” söylemişti.

Görüşmede ayrıca Çin’in güneybatısındaki Yunnan eyaletinde bulunan Kunming’i Vietnam’ın kuzeyindeki liman kenti Haiphong’a bağlayan demiryolunun uzun süredir ertelenen iyileştirme çalışmaları da ele alınmıştı.

Vietnam Başbakanı Pham Minh Chinh geçen ay konuyu gündeme getirirken Çinli uzmanlar Hanoi’nin projeye ve Pekin’in genişleyen ekonomik ve jeopolitik etkisine şüpheyle yaklaştığını söylüyor.

Hanoi’nin denge politikası

The Post’a konuşan CASS araştırmacısı “Vietnam tarafı çok istekli değil. Vietnam son on yılda Çin’e olan bağımlılığını azaltmaya ve Çin’in ekonomik gündemine çok yakından bağlı olmaktan kaçınmaya çalışarak yabancı yatırımlarda çeşitlendirme politikası benimsedi. Diğer pek çok ülke gibi onlar da ekonomik meselelere güvenlik merceğinden bakma eğilimindeler” dedi.

Araştırmacı ayrıca, diğer bazı Güneydoğu Asya ülkeleri Çin’in “ortak kader” fikrini kabul ederken, iki ülkenin uzun süredir devam eden toprak anlaşmazlıklarına dikkat çekerek, “Vietnam’ın bunu tam olarak benimsemekte hala zorluk çektiğini” söyledi.

Zhang, Pekin’in Hanoi’nin Washington’a yönelmesinden endişe duyarken, Vietnam’ın da Çin’in tepkisi konusunda hassas olduğuna dikkat çekti.

Vietnam’ın Komünist Parti şefi son aylarda Çinli yetkililerle yaptığı görüşmelerde Pekin’e güven vermeye çalıştı. Ağustos ayında, Biden’ın ziyareti öncesinde Trong, Hanoi’nin “Çin partisi, devleti ve halkıyla iyi ilişkiler kurmaya ve geliştirmeye öncelik verdiği” mesajını vermek için Çin-Vietnam sınırına nadir bir gezi düzenledi.

Zhang, “Vietnam, ABD ve Japonya ile ısınan bağları nedeniyle Çin tarafından gelebilecek olası yanlış anlama, memnuniyetsizlik ve hatta cezalandırmadan endişe duyuyor” dedi.

Ancak Zhang, Vietnam’ın da bir fırsatı olduğunu ve her iki ülke için de önemi göz önüne alındığında ABD-Çin çekişmesinden kazançlı çıkacağını söyledi.

Uzmanlara göre, “Vietnam mevcut jeopolitik avantajının farkında ve Çin ve ABD arasında denge kurmaya devam edecek.”

Okumaya Devam Et

ASYA

Çin’in merakla beklenen üst düzey ekonomi konferansı yaklaşıyor

Yayınlanma

Çin’deki çeşitli ekonomik göstergeler ülke ekonomisindeki iniş çıkışları yansıtırken, dikkatler Çinli üst düzey politika yapıcıların ülkenin ekonomik beklentilerini ve 2024 önceliklerini yansıtan kararlarını görmek için çok önemli bir yıl sonu toplantısına çevrildi.

Çin’in Merkezi Ekonomik Çalışma Konferansı genellikle aralık ayı ortasında düzenleniyor ve önümüzdeki yıl için ekonomi politikalarının oluşturulmasında belirleyici oluyor. Analistler, konferansın önemli bir başlangıcı olarak, Çin Komünist Partisi (ÇKP) Merkez Komitesi Politbürosu’nun cuma günü yaptığı toplantıdan yola çıkarak, politika yapıcıların makul büyümeyi sağlamak için ekonomik toparlanmayı daha da sağlamlaştıracak politikalara öncelik vereceğini, büyük riskleri ele almaya devam edeceğini ve yüksek kaliteli kalkınmayı sağlamak için yeni gelişen sektörleri destekleyeceğini söyledi.

Çin devlet medyası Global Times’a değerlendirmede bulunan analistler, genel olarak, Çin ekonomisi hem dış hem de iç riskler ve zorluklarla karşılaşmaya devam edecek olsa da, “Çinli politika yapıcıların aşağı yönlü baskıyla etkili bir şekilde mücadele etmeleri sayesinde yukarı yönlü toparlanma yörüngesinin muhtemelen devam edeceğini” söylediler.

2024 için tonu belirleyecek

Merkezi Ekonomik Çalışma Konferansı’na ilişkin bilgiler henüz kısıtlı kalmaya devam ediyor. Toplantıya ilişkin resmi bir açıklama genellikle toplantı sonrasında yapılır. Bazı işaretler toplantının yaklaşmakta olduğunu gösteriyor. Toplantı genellikle aralık ayı ortasında düzenleniyor. Geçen yılki konferans 15-16 Aralık tarihlerinde düzenlenmiş ve 2023 yılında “risklerle mücadele etmek ve ekonomik faaliyetlerde genel bir iyileşme sağlamak” için bir dizi tedbir sözü verilmişti.

Yıllık “ton belirleme” konferansı olarak görülen toplandı için önemli bir haberci de, önümüzdeki yılki ekonomik çalışmalara odaklanan ve konferanstan kısa bir süre önce yapılan ÇKP Merkez Komitesi Politbüro toplantısı oldu.

Xinhua Haber Ajansı’nın bildirdiğine göre, politbüro cuma günü 2024 yılının ekonomik çalışmalarını analiz etmek ve incelemek, Parti davranışlarını ve yolsuzlukla mücadele çalışmalarını düzenlemek ve ÇKP’nin disiplin eylemlerine ilişkin düzenlemeleri gözden geçirmek üzere bir toplantı düzenledi. Analistler, siyasi büro toplantısının genellikle ekonomik çalışma konferansında neler olabileceğine dair güvenilir bir pencere olarak kabul edildiğini belirtti.

Uzmanalara göre, “Politbüro toplantısı genellikle Merkezi Ekonomik Çalışma Konferansı’nın tonunu belirler ve bu toplantıdan gelen politika sinyalleri diğer toplantıda daha da geliştirilir” dedi.

‘İstikrar vurgusu devam edecek’

Analistlere göre, cuma günü yapılan politbüro toplantısından çıkan sinyaller, 2024 yılında önceliklerin “ekonomik toparlanmanın pekiştirilmesi, risklerle mücadele edilmesi ve yüksek kaliteli kalkınmanın teşvik edilmesine” verileceğini gösterdi.

Xinhua’ya göre toplantıda ekonomik canlılığın artırılması, risklerin önlenmesi ve azaltılması, sosyal beklentilerin iyileştirilmesi, ekonomik toparlanma ivmesinin teşvik edilmesi, Çin ekonomisinin kalitesinin etkin bir şekilde iyileştirilmesi ve büyümesinin makul bir aralıkta teşvik edilmesinin önemli olduğu vurgulandı. Toplantıda ayrıca istikrarı koruyarak ilerleme sağlama genel ilkesi de vurgulandı.

Devlet Konseyi Danışmanlar Ofisi özel araştırmacısı Yao Jingyuan, Çin ekonomisinin 2024 yılında birçok iç ve dış zorlukla karşılaşmaya devam edeceğini, istikrarı koruyarak ilerleme arayışının önümüzdeki yıl için genel ton olarak kalacağını söyledi.

Yao, “Demek istediğim şu ki, ekonomik çalışmalarımız ekonomi yasalarına saygı göstermeli, rasyonel olmalı ve endişeli olmamalıdır. Bu durumda, istikrarı koruyarak ilerleme kaydetmeye devam etmeli, adım adım ilerlemeli ve kalkınma sürecinde riskleri ve sorunları çözmeliyiz,” dedi.

Yao, risk ve zorlukların ele alınması açısından Çin’in 2024 yılında emlak piyasası, yerel yönetim borcu ve özel sektörün desteklenmesi konularına odaklanmaya devam edeceğini kaydetti: “Bunlar önümüzdeki yıl karşılaşacağımız sorunlar ve bunları ele alıp nispeten iyi ekonomik büyümeyi sürdürebileceğiz.”

Ne Siyasi Büro toplantısı ne de Merkezi Ekonomik Çalışma Konferansı belirli bir büyüme hedefi sunmasa da, analistler cuma günkü toplantıdaki çeşitli politika vaatlerine işaret ederek, tonların politika yapıcıların toparlanmayı pekiştirmek ve istikrarlı büyümeyi sağlamak için daha güçlü çaba göstereceklerini göstereceğini söylediler.

Daha güçlü politika desteği

Cuma günkü toplantıda ayrıca proaktif maliye politikalarının uygun şekilde güçlendirilmesi, kalite ve verimlilik açısından iyileştirilmesi, ihtiyatlı para politikalarının ise esnek, uygun, kesin ve etkili olması gerektiği belirtildi.

Analistler, bu taahhütlerin politika yapıcıların 2024 yılında ekonomiye yönelik hem maliye hem de para politikası desteğini artıracaklarına işaret ettiğini belirtiyor.

Pekin merkezli bir ekonomist olan Tian Yuan, süregelen aşağı yönlü baskıya işaret ederek, gelecek yıl için daha fazla teşvik politikası beklediğini söyledi. Global Times’a konuşan Tian, “Merkezi Ekonomik Çalışma Konferansı muhtemelen gelecek yıl ekonomik toparlanmanın devamını sağlamak için bir politika paketi düzenleyecek” dedi.

Analistler, teşvik politikalarının odak noktasının tüketim olacağını belirtti. Cuma günü yapılan toplantıda da makro düzenlemelerin yoğunlaştırılması, iç talebin genişletilmesi ve arz yönlü yapısal reformun derinleştirilmesinin zorunlu olduğu vurgulandı.

“Toplantıdan gelen sinyallere bakılırsa, tüketimin artırılması en önemli öncelik olacak” diyen Tian, tüketimin ekonomik büyümeye katkısının 2023’ün ilk 11 ayında yüzde 80’e ulaştığına dikkat çekti: “Dolayısıyla önümüzdeki yıl muhtemelen tüketimi artırabilecek bazı teşvik edici politikalar uygulayacağız.”

Yeni kalkınma yaklaşımı

Cuma günkü toplantının sonuç bildirgesindeki çeşitli referanslara işaret eden analistler, yüksek kaliteli kalkınmayı sağlamak üzere yeni büyüme motorlarını teşvik etmek için yeni gelişmekte olan endüstrilerin desteklenmesine de öncelik verileceğini belirtti.

Toplantıda ayrıca yeni bir kalkınma yaklaşımı oluşturulmasının hızlandırılması, yüksek kaliteli kalkınmanın teşvik edilmesine odaklanılması, reform ve dışa açılmanın kapsamlı bir şekilde derinleştirilmesi ve üst düzey bilim ve teknolojide kendine güven ve güç oluşturulmasının da önemli olduğu kaydedildi. Ayrıca analistlere göre “eskiyi ortadan kaldırmadan önce yeniyi tesis etme çabaları” yeni büyüme modellerinin teşvik edilmesine odaklanılması anlamına geliyor.

Çinli analistler, 2024 yılında çeşitli risk ve zorluklara rağmen Çin ekonomisinin büyük ekonomiler arasında en hızlı büyüyen ekonomilerden biri ve küresel büyümenin ana itici gücü olmaya devam etmesinin beklendiğini söylediler. Bazı uluslararası kuruluşlar da küresel büyüme tahminlerini düşürürken Çin için büyüme tahminlerini yükseltti. Geçtiğimiz hafta IMF, Çin ekonomisinin 2023 yılında yaklaşık yüzde 5’lik büyüme hedefine ulaşmasının beklendiğini söyledi ve ekim ayında Çin’in 2024 yılı için büyüme tahminini yüzde 4,2’den yüzde 4,6’ya yükselttiğini teyit etti.

Okumaya Devam Et

ASYA

ÇKP liderleri 2024’te iç talebi ve ekonomik toparlanmayı teşvik etme sözü verdi

Yayınlanma

Çin Komünist Partisi (ÇKP) Merkez Komitesi Politbürosu cuma günü “2024 yılının ekonomik çalışmalarını analiz etmek ve incelemek, Parti davranışlarını ve yolsuzlukla mücadele çalışmalarını düzenlemek ve ÇKP’nin disiplin eylemlerine ilişkin düzenlemeleri gözden geçirmek üzere” bir toplantı düzenledi.

Toplantıya Çin Devlet Başkanı ve aynı zamanda ÇKP Merkez Komitesi Genel Sekreteri Xi Jinping başkanlık etti.

ÇKP liderleri yeni yılda daha fazla “proaktif” mali politikayla ve “etkin” para politikasıyla büyümeyi destekleme sözü verirken, devlet haber ajansı Xinhua, Çin’in “ekonomik canlılığı etkin bir şekilde artıracağını, riskleri önleyip çözeceğini, sosyal beklentileri iyileştireceğini, ekonomik toparlanmanın olumlu eğilimini pekiştirip geliştireceğini, kalitenin etkin bir şekilde iyileştirilmesini ve ekonominin makul büyümesini teşvik etmeye devam edeceğini” söyledi.

 Çin ekonomisi uluslararası ve iç yapısal sorunlarla karşı karşıya

Toplantı, dünyanın ikinci büyük ekonomisinde devam eden ekonomik karmaşanın ardından geldi. Ülkede dolar bazında ihracat uzun bir düşüşün ardından kasım ayında hafifçe pozitife dönerken, resmi veriler imalat faaliyetlerinin zayıfladığını gösterdi.

Xi, Pekin’deki toplantıda yaptığı konuşmada, pandemiden sonra ekonomik toparlanmanın “iyileşmesine” rağmen, olumsuz bir uluslararası siyasi ve ekonomik ortamla ve üst üste binen iç konjonktürel ve yapısal zorluklarla karşı karşıya olduklarını söyledi.

Devlet haber ajansı Xinhua’nın cuma günü aktardığına göre Xi toplantı öncesi hafta başında yaptığı konuşmada “Şu anda ülkemizin ekonomik toparlanması hala kritik bir aşamada” dedi.

Çin ekonomisi, geçen yıl uygulanan sıkı Kovid kontrollerinin ve emlak sektöründe büyümeyi, yatırımcı ve tüketici güvenini baltalayan derin bir likidite krizinin etkisinden kurtulmak için mücadele ediyor.

Hükümet, faiz oranlarını düşürerek mali teşvikleri kademeli olarak artırdı, ancak faaliyetteki toparlanma yavaş ve düzensiz oldu.

Esnek ve etkili para politikası

Komünist Parti’nin Politbürosu, önümüzdeki yılın ekonomik çalışmalarını görüşmek üzere cuma günü düzenlediği toplantıda hükümetin “proaktif mali politikalar ve ihtiyatlı para politikaları uygulamaya devam etmesi” gerektiğini açıkladı.

Xinhua’nın haberine göre toplantıda Pekin’in maliye politikalarının “kalitesini ve verimliliğini” artırması, para politikasının ise “esnek, uygun, kesin ve etkili” olması gerektiği belirtildi.

Toplantıda ayrıca “ekonomik propaganda ve kamuoyu yönlendirmesinin güçlendirilmesi gerektiği” belirtildi.

Xinhua, Politbüro’nun gelecek yılın resmi gayrisafi yurtiçi hasıla büyüme hedefini tartışıp tartışmadığını açıklamadı. Bu hedef genellikle mart ayında Çin parlamentosunun yıllık toplantısında açıklanır ve ülkenin ekonomik takviminde en merakla beklenen politika kararlarından biridir.

Pekin bu yıl GSYİH büyüme hedefini son on yılların en düşük seviyesi olan %5 olarak belirledi. Ekonomistler 2024 yılı için de aynı seviyenin belirlenebileceğini düşünmekle birlikte, ekonomideki ivme göz önüne alındığında bu büyümeye ulaşmak için önemli teşviklere ihtiyaç duyulacağı uyarısında bulunuyorlar.

Financial Times’a göre, HSBC Çin Ekonomisti Erin Xin bir analist notunda “Çin’in iç talep toparlanmasının hala daha fazla desteğe ihtiyacı var” dedi. Konut piyasasını canlandırmaya yönelik politikalara ek olarak, “Pekin’in mali desteği artırmaya devam etmesini ve para politikasının toparlanma yolunu sağlamlaştırmaya yardımcı olmak için … destekleyici kalmasını bekliyoruz” ifadesini kullandı.

Politbüro toplantısı ayrıca kadroları yeni yılda yolsuzlukla mücadeleye hız vermeye, özellikle de yolsuzluğa bulaşmış yerel yönetim ve devlet teşebbüsü yetkililerini “ciddi bir şekilde soruşturmaya ve bunlarla başa çıkmaya” çağırdı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English