Bizi Takip Edin

DİPLOMASİ

‘Kapsamlı Stratejik Ortaklık’

Yayınlanma

Üç gün sürecek resmi temaslar kapsamında Riyad’a giden Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Yamame Sarayı’nda, Veliaht Prens Muhammed bin Selman tarafından resmi törenle karşılandı. Xi’nin arabasına kraliyet sarayına gidene kadar, Arap atlarına binen ve Çin ve Suudi Arabistam bayrakları taşıyan Kraliyet Muhafızları eşlik etti.

Xi, resmi törenin ardından Kral Selman bin Abdülaziz’le bir araya geldi ve iki ülke arasında “kapsamlı stratejik ortaklık anlaşması” imzalandı. Toplantıda, Suudi Arabistan ile Çin arasındaki “tarihi dostluk ilişkileri” ve iki ülkenin ortak çıkarları doğrultusunda ilişkileri ilerletme yollarının ele alındığı ifade edildi.

Çin Devlet Başkanı Xi, üç günlük Suudi Arabistan ziyaretinde, Suudi Arabistanlı yetkililerle görüşmelerinin yanı sıra Çin-Arap Ülkeleri Zirvesi ve Çin-Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Zirvesi’ne katılacak.

30 milyar dolarlık 34 anlaşma

Suudi Arabistan resmi ajansı SPA’nın haberine göre, Suudi Arabistan-Çin zirvesinde 29 milyar dolarlık 34 anlaşma imzalandı. SPA, anlaşmaların Yatırım Bakanı Halid bin Abdulaziz el-Falih ve sektörlerle ilgili devlet kurumlarının temsilcilerinin katıldığı bir toplantıda imzalandığını duyurdu.

İki taraf arasındaki anlaşmaların, yeşil enerji, yeşil hidrojen, fotovoltaik güneş enerjisi, bilgi teknolojisi, bulut hizmetleri, ulaşım, lojistik, medikal endüstriler, konut ve inşaat fabrikaları gibi çeşitli sektörleri kapsadığı ifade edildi.

Bu anlaşmalardan birinin de Çinli teknoloji devi Huawei ile yüksek teknoloji kompleksleri inşa etme üzerine olduğu kaydedildi. ABD, Huawei konusunda Avrupa’ya olduğu gibi Körfez’e de baskı yapıyordu. Ancak ABD’nin itirazlarına rağmen Huawei, Körfez’de 5G ağlarının kurulmasında yer alıyor.

İmza töreninde konuşan Yatırım Bakanı Falih, söz konusu anlaşmaların, Suudi Arabistan’ın Çin’le ilişkilerini ekonomi ve yatırım dahil tüm alanlarda geliştirme yönündeki isteğini yansıttığını ifade etti.

Çin Devlet Başkanı’nın ziyaretinin, iki ülke liderlerinin ekonomi ve yatırım dahil olmak üzere her alanda iki ülke arasındaki ilişkiler ile ortaklığı geliştirme ve güçlendirme konusundaki kararlılığını yansıttığını belirten Falih, ziyaretin ekonomik ve ticari ilişkiler ile yatırımların hızını artırmaya katkıda bulunacağını söyledi.

İki ülke arasındaki köklü ilişkilerin, liderlerin karşılıklı ziyaretlerinin ardından son yıllarda kapsamlı bir gelişme gösterdiğini aktaran Falih, ülkesinin, 2030 vizyonu kapsamında yenilebilir enerji, endüstri, iletişim, bilgi teknolojisi, biyoteknoloji, turizm ve inşaat gibi çeşitli alanlarda benzeri görülmemiş yatırım fırsatları sunduğunu kaydetti.​​​​​​​

‘Yeni dönem’

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping de, Suudi Arabistan merkezli Er-Riyad gazetesinde yayımlanan makalesinde Çin ile Körfez ülkeleri arasındaki ilişkileri değerlendirdi.

Arap dünyası ile ilişkilerde “yeni bir dönem” açma niyetinde olduklarını belirten Xi, özellikle son 10 yılda ilişkilerini geliştirdiklerine dikkat çekerek 12 Arap ülkesiyle “kapsamlı stratejik ortaklık” kurduklarını vurguladı.

Xi, Çin’in tarihi İpek Yolu’nda ticareti ve ekonomik ilişkileri yeniden canlandırmayı amaçlayan Kuşak ve Yol Projesi kapsamında 20 Arap ülkesiyle işbirliği anlaşması imzalandığı bilgisini verdi.

Çin’in Körfez İşbirliği Konseyi  üyesi ülkelerle ilişkilerini “sağlıklı ve istikrarlı şekilde geliştirdiğinin” altını çizen Xi, “Çin, KİK’in en büyük ticaret ortağı ve petrokimya ürünlerinin en büyük ithalatçısı olmaya devam ediyor” ifadelerini kullandı.

Çin Devlet Başkanı, Körfez bölgesiyle “enerjide yeni ve artan işbirliği modeli” için çalışacaklarını ve Körfez ülkelerinin çeşitli alanlarda kalkınmasına destek vereceklerini açıkladı.

Çin Devlet Başkanı Xi, 2016’da Riyad’ı ziyaret etmiş, 2019’da da Veliaht Prens Muhammed Bin Selman ile Pekin’de görüşmüştü.

Washington gergin…

Suudi Arabistan ile ilişkileri gergin olan Washington’ın, Xi’nin ziyareti karşısında endişeli bekleyişi sürüyor.

Beyaz Saray çarşamba günü yaptığı açıklamada, Çin’in ziyaretini “dünya çapında nüfuzunu kullanma girişimi” olarak tanımlayarak, bunun uluslararası düzene “elverişli olmadığı” uyarısında bulundu.

ABD Ulusal Güvenlik Konseyi sözcüsü John Kirby, Ortadoğu’nun Çin’in “kesinlikle etki düzeyini derinleştirmek istediği bölgelerden biri” olduğunu savundu.

“Başkan Xi’nin ortalıkta dolaşması kesinlikle sürpriz değil” ifadelerini kullanan Kirby, ABD’nin bölgede kendi ortaklıklarına odaklandığını ve Ortadoğu politikasının değişmediğini söyledi.

DİPLOMASİ

AB ve ABD’den İran’a yeni yaptırım hazırlığı

Yayınlanma

Geçen cumartesi gecesi İran’ın İsrail’e yaptığı misillemenin ardından batılı ülkeler Tahran’a karşı yeni yaptırımlar için hazırlık yapıyor.

ABD Temsilciler Meclisi dün (15 Nisan), İran’ın İsrail’e yönelik misillemesine tepki olarak gündeme getirilen yasa tasarısı paketinin bir parçası olarak, Çin’in İran’dan ham petrol alımına karşı koymayı amaçlayan yasayı ezici bir çoğunlukla kabul etti.

Yasa 383’e karşı 11 oyla onaylandı ve başkanlık vetosunu aşmak için gereken sayıyı aştı. Tasarı şimdi Senato’da oylanacak.

‘H.R. 5923’ adlı yasa tasarısının özetine göre, 2023 İran-Çin Enerji Yaptırımları Yasası, İran’a yönelik ikincil yaptırımları, Çin finans kurumları ile yaptırım uygulanan İran bankaları arasında petrol ve petrol ürünleri alımında kullanılan tüm işlemleri kapsayacak şekilde genişletiyor. Yasa ayrıca ABD’nin her yıl Çinli finans kuruluşlarının yaptırım uygulanabilir davranışlarda bulunup bulunmadığına dair bir tespit yapmasını gerektiriyor.

Özete göre İran’ın günde yaklaşık 1,5 milyon varil petrol ihracatının %80’ Çin’de ‘çaydanlık’ olarak bilinen bağımsız rafinerilere gönderiliyor. New York Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyesi Mike Lawler tarafından sunulan tasarı, Çinli bir finans kuruluşunun İran’dan petrol satın almak için yaptığı herhangi bir işlemin, yaptırım amaçları doğrultusunda ‘önemli bir finansal işlem’ olarak nitelendirileceğini açıklığa kavuşturuyor.

Kasım ayında Temsilciler Meclisi Finansal Hizmetler Komitesi tarafından oybirliğiyle onaylanan tasarı, genellikle iki partinin desteğini alan yasaları geçirmek için kullanılan hızlandırılmış bir prosedür kapsamında pazartesi günü ele alınması planlanan İran’la ilgili birkaç tasarıdan biri.

Danışmanlık firması ClearView Energy Partners pazartesi günü müşterilerine gönderdiği bir notta, yaptırımların yasalaşması ve uygulanması halinde benzin fiyatlarında galon başına 20 sente varan bir artışa neden olabileceğini söyledi.

Öte yandan Bloomberg’in haberine göre Avrupa Birliği de, İsrail’e yönelik saldırılarının ardından İran’a uygulanan yaptırımların nasıl genişletilebileceğini araştırıyor.

Haberde konunun önümüzdeki hafta AB dışişleri bakanlarının oturumunda ele alınacağı belirtildi.

Okumaya Devam Et

DİPLOMASİ

Reuters: Ukrayna, Karadeniz’de seyrüsefer konusunda Rusya ve Türkiye ile yaptığı müzakereden çekildi

Yayınlanma

Rusya, Ukrayna ve Türkiye iki aydır Karadeniz’de seyrüsefer güvenliğine ilişkin bir anlaşmayı müzakere ediyordu ve metin üzerinde uzlaşmaya yakınlaşılmıştı.

Reuters‘ın dört kaynağa dayandırdığı haberine göre Kiev yönetimi, son anda anlaşmadan vazgeçti.

Haberde, tarafların taslak metin üzerinde geçen ay mutabakata vardığını bildirdi.

Habere göre Ukrayna belgeyi imzalamadı, ancak Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 30 Mart’ta anlaşmayı kamuoyuna duyurmasına da karşı çıkmadı.

Kaynaklardan biri “Ukrayna, son anda beklenmedik bir şekilde anlaşmadan çekildi ve anlaşma rafa kaldırıldı,” dedi.

Anlaşma, ticaret gemilerinin Karadeniz’de serbest ve güvenli seyrüseferini garanti altına almayı amaçlıyordu.

Rusya ve Ukrayna, askeri olmayan mallar taşıyan gemileri hedef almayacaklarına dair teminat vermek zorundaydı. Türkiye ise arabulucu konumundaydı.

Şubat ayında BM Genel Sekreteri António Guterres, Rusya ve Ukrayna liderleri Vladimir Putin ve Valdimir Zelenskiy ile Erdoğan’a birer mektup göndererek ticaret ve gıda tedarikinin devam edebilmesi için Karadeniz’de seyrüsefer güvenliğinin sağlanması çağrısında bulunmuştu.

Güvenlik garantileri, Rusya’nın tahıl anlaşmasından çekildiği Temmuz 2023’te geçerliliğini yitirmişti.

Okumaya Devam Et

DİPLOMASİ

Politico: Scholz ve Nehammer, Borrell’in Gazze tutumuna çıkıştı

Yayınlanma

Politico’nun iddiasına göre, mart ayında AB liderlerinin bir araya geldiği bir toplantıda Almanya Şansölyesi Olaf Scholz ve Avusturyalı mevkidaşı Karl Nehammer, AB diplomasi şefi Josep Borrell’i Gazze’de ölü sayısı artarken İsrail’e yönelik aylardır sürdürdüğü açık eleştirileri nedeniyle eleştirdi.

Yine de aynı zirvede grup, 27 AB hükümet başkanı arasında nadir görülen bir oybirliği ile Gazze’de ateşkes çağrısında bulundu.

Borrell’in görevi dış politika ve güvenlik konularında Avrupa Birliği’ni temsil etmek olduğundan, bloğun en üst düzey diplomatının liderler tarafından azarlanması oldukça sıra dışı bir durum. Yetkililerden biri ifadelerin ‘açık’ olduğunu ve diğer Avrupalı liderlerin önünde gerçekleştiğini söyledi. Scholz ve Borrell’in Avrupa Parlamentosu’nda (AP) aynı ‘Sosyalist’ aileye mensup olmaları durumu daha da garip hale getirdi.

Politico’ya konuşan diğer iki AB diplomatı, Berlin ve Borrell arasındaki ilişkilerin, 2021 yılında Moskova’daki bir basın toplantısında, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un Rus muhalefet lideri Aleksey Navalnıy’ın askeri düzeyde bir sinir gazı ile zehirlendiğine dair şüphe duyduğu açıklamalarına AB dış politika şefinin tepki vermemesinden bu yana kötüleştiğini söyledi.

Savaşın başlamasından bu yana Avusturya, AB karar alma süreçlerinde, örneğin İsrailli yerleşimcilere yönelik yaptırımlar konusunda Almanya’ya kıyasla daha İsrail yanlısı bir tutum sergiledi.

Ekim saldırısından sonraki aylar boyunca 27 AB lideri savaş konusunda bölünmüş durumdaydı. Avusturya ve Almanya’nın yanı sıra Macaristan ve Çek Cumhuriyeti İsrail yanlısı seslerin yükseldiği ülkeler oldu. Borrell’in ülkesi İspanya, İrlanda ve Belçika ise Avrupa’daki tartışmalarda İsrail’e karşı daha eleştirel bir tutum sergiledi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English