Bizi Takip Edin

Avrupa

Pascal Kohler: Kaja Kallas’ın borazanı

Yayınlanma

Editörün notu: Moskova’da yaşayan, İsviçre asıllı jeopolitik analist ve hukuk uzmanı Dr. Peter Hänseler, İsviçreli subay Pascal Kohler’in ASMZ’de yayımlanan ve askeri analist Jacques Baud’u hedef alan makalesine yanıt veriyor. Forum Geopolitica’da yer bulan makalesinde Hänseler, Kohler’in Buça, Skripal, Navalniy ve Ukrayna savaşı gibi konulardaki iddialarının Baud’un kitaplarındaki gerçek ifadelerle çeliştiğini kanıtlıyor ve Kohler’i kaynak belirtmeden Vikipedi’den intihal yapmakla suçluyor. Ayrıca Kohler’in, Baud’un analizlerini çarpıtarak ona iftira attığı ve bir subaya yakışmayacak amatörlükte bir karalama metni kaleme aldığına dikkat çekiyor.


Pascal Kohler: Kaja Kallas’ın borazanı

Peter Hänseler

Forum Geopolitica

8 Ocak 2026

ASMZ, 30 Aralık 2025 tarihinde Kohler’in “Kognitive Zermürbung: Die Logik hinter dem Fall Baud” (‘Bilişsel yıpratma: Baud vakasının ardındaki mantık’) başlıklı bir makalesini yayımladı. Bu makale, Batı yarımküredeki en objektif askeri analist Jacques Baud’a yönelik acımasız ve karalayıcı bir saldırıdır.

Kohler, makalenin giriş bölümünde yaptırımları ‘bir bireyin ifade özgürlüğüne indirilmiş bir darbe’ olarak tanımlamıyor. Bunun yerine bunları, ‘hibrit’ savaşın ne anlama geldiğine inandığını kasten belirtmeden, ‘modern hibrit savaş lojistiğine hassas bir müdahale’ olarak nitelendiriyor. Kohler böylece AB’nin savaş yürüttüğünü -özellikle belirtmek gerekir ki İsviçreli bir subay arkadaşına karşı- ve bunun ifade özgürlüğünün bastırılmasını meşrulaştırdığını ima ediyor. Kohler sadece AB’nin Baud’a yaptırım uygulamasını desteklemekle kalmıyor, aynı zamanda İsviçre ordusunun bu mücadelede AB’ye destek vereceği konusunda da güvence veriyor. İsviçre ordusu liderliğinin bu stratejinin arkasında olduğu varsayılabilir, aksi takdirde bir ast, ASMZ web sitesinde böylesine kışkırtıcı bir makale yazamazdı. Ancak buna dair herhangi bir teyit bulamadım.

Kohler titiz çalışmıyor; aksine, Baud’a yönelik spesifik suçlamalarını bizzat formüle etmemiş, sadece Vikipedi’den kopyalamış gibi görünüyor; elbette kaynağı belirtmeden. Bu, hiçbir ciddi jeopolitik uzmanının el sürmeyeceği bir kaynaktan yapılan intihaldir.

ASMZ web sitesinde işini şöyle tanımlıyor:

‘Hâlihazırda Operasyon Komutanlığı’nda Uluslararası İşbirliği ve Eğitim Başkanıdır; uluslararası eğitim ve angajmanların koordinasyonundan ve uygulanmasından sorumludur.’ – Pascal Kohler, ASZM

Bu laf kalabalığı ne anlama gelirse gelsin, Kohler eğitim başkanıdır ve eğitim başkanı olarak örnek teşkil etmelidir. Bir rol model, kaynağını belirtmeden Vikipedi bilgi kopyalayıp bunu kendi bilgisiymiş gibi sunmaz. Ayrıca Kohler, gerçek kaynakları; Baud’un ifadelerini içeren kaynakları, yani bizzat Jacques Baud’un kitaplarını kasten tamamen göz ardı ediyor.

Jacques Baud’un çalışmaları

Jacques Baud’un birçok jeopolitik konudaki gerçek ifadeleri, saf analizlerden oluşan ve Baud’un yalnızca Batılı ve Ukraynalı kaynaklara dayandığı kitaplarında kapsamlı bir şekilde ele alınmıştır.

Baud, yayınlarının hiçbirinde analiz ettiği çatışmaların herhangi birinde taraf tutmamıştır. Jacques Baud sosyal medya kanallarını kullanmadığı için kitaplarındaki ifadeleri kapsamlıdır. Bu nedenle Kohler’in iddialarını Jacques Baud’un gerçekte sarf ettiği ifadelerle karşılaştırıyoruz.

Karalayıcı ifadelere dair ön açıklamalar

Kohler’in yazısında gündeme getirdiği tüm konularla ilgili tüm pasajları Jacques Baud’un kitaplarında dikkatle okudum. Baud’un analizleri, bilimsel bir çalışmaya yaraşır şekilde çok isabetli, ayrıntılı ve dipnotlar ile kaynaklarla açıkça referanslandırılmıştır.

Bu makaleyi okuyucular açısından uzunluk bakımından yönetilebilir kılmak adına, Kohler’in Buça ile ilgili iftirasını Baud’un kitaplarından daha uzun pasajlar alıntılayarak ayrıntılı bir şekilde analiz edeceğim.

Diğer konular -Skripal, Navalniy vb.- için ise Baud’un çalışmalarından kısa pasajlar alıntılamakla yetineceğim; ancak bu, Baud’un tüm konular için referanslı ve ayrıntılı analizler yazmadığı anlamına gelmez.

Buça – 2022

Kohler, Buça ile ilgili şunları yazıyor:

“Buça vakasında, belgelenmiş katliamı İngilizler tarafından planlanmış ve Ukraynalılar tarafından gerçekleştirilmiş olarak yorumluyor; bu tez, Rus askerlerinin cinayetler hakkındaki konuşmalarını içeren Alman istihbarat kayıtlarıyla ve Rus işgali sırasındaki cesetlere ait uydu görüntüleriyle çelişiyor.”

Kohler, 30 Aralık 2025

Jacques Baud, ‘Operation Z’ adlı kitabının 7.3.2 bölümünde şunları yazmıştır:

“[…] Orada tam olarak ne oldu? Kimse bilmiyor. Ancak bazı siviller infaz edilirken, diğerleri çatışmaların ikincil kurbanları olmuş gibi görünüyor. Sorumluluğa gelince, Ukrayna Rus ordusunu suçlarken, Rusya bunun bir kurgu olduğunu iddia ediyor.”

Baud, olayların akışını şöyle tanımlıyor:

Tarih

Olay/Gerçekler

29 Mart

Rus komutanlığı, operasyonun 2. aşamasını başlatmak üzere birlikleri Kiev’in batısından Donbas’a doğru çekmeye karar verir.

30 Mart

Ruslar ayrılıyor.

31 Mart

Buça Belediye Başkanı Anatoliy Fedoruk, Rus güçlerinin geri çekildiğini Telegram’da[i] memnuniyetle duyurur. Cesetlerden veya katliamlardan hiç bahsetmez: “31 Mart, Buça topluluğumuzun tarihinde bir kurtuluş günü olarak hatırlanacak. Ukrayna silahlı kuvvetlerimiz tarafından Rus ‘orklarından’, Rus işgalcilerden kurtuluş. Bu yüzden bugünü sevinç günü ilan ediyorum. Sevinçli bir gün ve Kiev bölgesi için büyük bir zafer! Ve tüm Ukrayna’da büyük bir zafer olmasını kesinlikle bekleyeceğiz.”[ii]

31 Mart-1Nisan

Ukraynalı medya şirketi Unian, Rus güçlerinin geri çekildiğini doğrular ve Buça belediye başkanının açıklamalarını haberleştirir; şehirdeki cesetlerden veya katliamlardan bahsetmez[iii].Ukrayna güçleri, sabotajcıları ve Rus işbirlikçilerini aramak için bölgeyi tarıyor (bir Ukrayna videosu, Ukraynalı paramiliterlerin mavi kol bandı takmayanları vurmak için izin istediğini gösteriyor).

1 Nisan

Bir video, sokakta üç haftadır orada olmayan ancak konumları 11 Mart tarihli uydu görüntülerindekine benzeyen cesetleri gösteriyor. Bazıları beyaz kol bandı takıyor, bazılarının bilekleri beyaz bezle bağlanmış, bazılarının yanında Rus yardım paketleri var ve diğerleri bir bodrumda infaz edilmiş.

2 Nisan

Ukraynalı blog yazarı Dimitry Komarov şehri dolaşıyor ve Rus birlikleri çekildikten sonra geride kalan hasarı gösteriyor. Cesetlerden veya katliamlardan hiç bahsetmiyor[iv]. Aynı gün, Ukrayna haber sitesi Unian, özel kuvvetlerin “şehri sabotajcılardan ve Rus birlikleriyle işbirliği yapanlardan kurtardığını” bildiriyor[v]. Ukrayna polisinin SAFARI birimi, Rusların şehri mayınlamış olma ihtimaline karşı mayın temizleme çalışmaları yapmak üzere şehre giriyor. Birim tarafından çekilen video[vi] bir katliam göstermiyor, ancak YouTube üzerinden erişimi kısıtlanmış durumda.

3 Nisan

Ukrayna, Rus güçlerini Buça sokaklarında katliam yapmakla suçluyor. Toplu mezar haberleri aslında 13 Mart’ta kilise mezarlığında önceden kayıtlı bir defin alanının açılmasına atıfta bulunuyor.

4 Nisan’da New York Times, cesetlerin “keşfedilmesinden” neredeyse üç hafta öncesine, 11 Mart 2022’ye ait bir uydu fotoğrafı yayımlıyor[i] (tarihi daha sonra sebepsiz yere 19 Mart olarak değiştiriliyor). İki gerçek şaşırtıcı: Rusların o dönemde bölgedeki diğer kurbanları özenle gömmelerine rağmen cesetleri iddiaya göre üç hafta boyunca sokakta bırakmış olmaları ve cesetlerin tüm bu süre boyunca tam olarak aynı pozisyonda kalmış olması.

Ayrıca New York Times görüntüsünün ABD hükümeti için çalışan Maxar şirketi tarafından sağlandığı biliniyor. Maxar’ın hangi uyduları kullandığını, yörüngelerini, belirli bir zamandaki konumlarını ve uçuş saatlerini de biliyoruz. Bu bilgileri kullanarak ve gölgeleri ölçerek fotoğrafın tam olarak hangi gün çekildiğini belirleyebiliriz. Bağımsız Rus analistlerden oluşan bir grup, fotoğrafın 1 Nisan günü yerel saatle 11:57’de (yerel saatle 14:57) çekildiğini belirleyebildi[ii]. Bu durum, 31 Mart’ı 1 Nisan’a bağlayan gece şehri vuran şiddetli fırtınanın izleriyle de doğrulanıyor. Garip bir şekilde Maxar, katalogda listelenmesine rağmen 21 ve 23 Mart tarihleri için bu bölgenin görüntülerini sunmuyor.

Dahası, diğer gerçekler de temkinli olmayı gerektiriyor:

  • 4 Nisan’da Pentagon, Rusya’nın Buça olayındaki sorumluluğunu doğrulayamadığını duyuruyor.
  • Ukraynalı Sosyalist Milletvekili İlya Kiva[iv], Telegram’da Buça trajedisinin İngiliz istihbarat teşkilatı MI6 tarafından planlandığını ve SBU tarafından gerçekleştirildiğini açıklıyor[v].
  • Haziran 2022’de İtalyan televizyon kanalı TG24, Rus güçleriyle işbirliği yaptığı iddia edilen sivillere yönelik cinayetleri ve suçları araştırıyor ve Buça’da durumun böyle olduğu sonucuna varıyor.
  • Maxar’ın aynı bölgeden farklı bir zamanda çekilen diğer görüntüleri 100 MB “ağırlığındayken”, “katliam” görüntüsü zar zor 50 MB; bu da manipülasyonu gizlemek için manipüle edildiğini düşündürüyor.

Bunların hiçbiri tek başına bir şeyi kanıtlamaz, ancak bize tartışılmaz olarak sunulan şeyin hiç de net olmadığını gösterir.

İsviçre Dışişleri Bakanı Ignazio Cassis’in açıkladığı üzere:

“Bir mahkeme bunların savaş suçu olduğuna karar vermedikçe, bunlar savaş suçu değildir.” – Ingazio Cassis, 7 Nisan 2022

İftira 1: Baud, Kohler’in iddia ettiği şeyi asla yazmadı veya söylemedi

Baud, Buça’nın İngiliz istihbaratı tarafından planlandığını asla iddia etmedi. Orada ne olduğunu kimsenin bilmediğini açıkça belirtti.

Baud, açıklamalarında sadece, 6 Aralık 2023’te Moskova’da öldürülen Ukraynalı Milletvekili İlya Kiva’nın X üzerindeki bir paylaşımını alıntılıyor. 6 Aralık 2023’te BBC, Kiva’nın Ukrayna istihbarat teşkilatı SBU tarafından öldürüldüğünü bildirdi.

Kohler, bile bile, öldürülen Kiva’nın ifadesini Baud’un ifadesiymiş gibi aktarıyor.

Baud, 7 Nisan 2022’de İsviçre televizyonunda şunları söyleyen Federal Konsey Üyesi Ignazio Cassis ile hemfikirdi:

“Herhangi bir mahkeme bunların savaş suçu olduğuna karar vermediği sürece, bunlar savaş suçu değildir.” – Ingazio Cassis, 7 Nisan 2022

Skripal – 2018

Kohler, Skripal ile ilgili şunları yazıyor:

“2018’deki Skripal saldırısı vakasında, kanıtlanmış sinir gazını başka bir şey olarak yorumluyor.” – Kohler, 30 Aralık 2025

Jacques Baud, “Fake News” adlı kitabının 8.6.5 bölümünde şunları yazmıştır:

Burada Baud’un kitabından iki alıntıyla yetineceğiz; analizin tamamı kitapta bulunabilir.

“Ayrıca, kurbanlar hastaneye kaldırıldıktan sonra hazırlanan ilk raporda fentanil zehirlenmesinden bahsediliyordu; Radio Free Europe/Radio Liberty Eylül 2018’de ‘Noviçok’tan bahsetmeden bunu haberleştirdi[i]. 5 Mart tarihli Salisbury Journal da olası fentanil zehirlenmesinden bahsediyor[ii].”

“İngiliz ve Batılı yetkililerin bu konudaki sessizliği, analizin Rusya’nın suçunu doğrulayamadığını düşündürüyor. Ancak aslında, bu konuda hiçbir şey bilmiyoruz.”

İftira 2: Baud, Kohler’in iddia ettiği şeyi asla yazmadı veya söylemedi

Baud hiçbir şeyi yorumlamıyor; resmi bulguları ve açıklamaları kesin referanslarla analiz ediyor ve analizlerin Rusya’nın suçunu doğrulayamadığı sonucuna varıyor – hepsi bu.

Navalniy – 2020

Kohler, Navalniy ile ilgili şunları yazıyor:

“2020’deki Navalniy vakasında, Noviçok kullanımının bağımsız OPCW sertifikasyon laboratuvarları tarafından doğrulanmasına ve FSB ajanlarının dahlinin kanıtlanmasına rağmen, bunun bir mafya eylemi olduğunu iddia etti.” – Kohler, 30 Aralık 2025

Jacques Baud, “The Navalny Case” adlı kitabının 7.1 bölümünde şunları yazmıştır:

“Navalniy vakasının analizi, sürecin her aşamasında, olası açıklamalar yelpazesinden sistematik olarak seçilen açıklamaların Noviçok ile zehirlenme anlatısına uyan ve dolayısıyla Vladimir Putin tarafından emredilmiş olması gereken açıklamalar olduğunu gösteriyor. Skripal ve Navalniy’in semptomlarının tamamen farklı olması, ikisinin de sinir gazı zehirlenmesi belirtileri göstermemesi, ikisinin de Noviçok zehirlenmesiyle ilişkilendirilen uzun vadeli etkileri göstermemesi veya Noviçok’un Batılı ülkeler tarafından da üretilmesi, medyayı veya politikacıları temkinli olmaya itmedi.

Aksine, dış politika şekillendiriliyor ve belirsiz sonuçları olan tedbirler, yalnızca kimliği ve statüsü kimse tarafından doğrulanamayan bir ajanın telefon ‘itirafına’ ve gizli askeri raporlara dayanarak alınıyor.

Alman, Fransız ve İsveç laboratuvarlarından ve OPCW’den gelen raporlar gizli olarak sınıflandırıldığı için içeriklerini bilmiyoruz. Ancak, sonuçları Noviçok’un varlığını açıkça doğrulasaydı, daha ayrıntılı olarak yayımlanacakları varsayılabilir.”

İftira 3: Baud, Kohler’in iddia ettiği şeyi asla yazmadı veya söylemedi

Baud, Kohler’in iddia ettiği gibi “mafya benzeri” terimini asla kullanmadı. Ayrıntılı analizinde Baud, sadece Alman, Fransız ve İsveç laboratuvarlarının “istenen” sonucu doğrulayamadığı sonucuna varıyor. Kohler’in Noviçok’un ve FSB’nin dahlinin kanıtlandığına dair iddiaları yanlıştır.

Usame bin Ladin – 2001

Kohler, Usame bin Ladin ile ilgili şunları yazıyor:

“Tarihsel olaylar üzerine: Baud, Usame bin Ladin’in 11 Eylül ile hiçbir ilgisi olmadığını iddia etti.” – Kohler, 30 Aralık 2025

Jacques Baud, “Gouverner par les Fake News” (Yalan Haberlerle Yönetmek) adlı kitabının 5.4 bölümünde şunları yazmıştır:

“Haziran 2006’da FBI halkla ilişkiler başkanı Rex Tomb şunları doğruladı:

Usame bin Ladin aranıyor posterinde “11 Eylül”den bahsedilmemesinin nedeni, FBI’ın Bin Ladin’i 11 Eylül’e bağlayan hiçbir kanıtının olmamasıdır[iii].”

İftira 4: Baud, Kohler’in iddia ettiği şeyi asla yazmadı veya söylemedi

Jacques Baud kitaplarının hiçbir yerinde Usame bin Ladin’in 11 Eylül ile hiçbir ilgisi olmadığını iddia etmedi; sadece Batılı kaynakları analiz etti ve 11 Eylül’ün kökenleri hakkında çok fazla şey bilinmediği sonucuna vardı.

Ukrayna çatışması neden-sonuç ilişkisi – 2021

Kohler, 2021’deki Ukrayna çatışması ile ilgili şunları yazıyor:

“Ukrayna’nın işgaliyle ilgili neden-sonuç ilişkisini tersine çeviriyor. Ukrayna’nın 2022’de Donbas’ı geri almaya çalışarak Rusya’yı kışkırttığını iddia ediyor. İddialarını desteklemek için Zelenskiy’in danışmanı Arestoviç’in 2019’da yaptığı bir açıklamayı alıntılıyor; ancak bu, olası bir Rus işgaline karşı analitik bir uyarıydı, yani sonradan trajik bir şekilde gerçekleşen bir güvenlik politikası tahminiydi.” – Kohler, 30 Aralık 2025

Jacques Baud, “Ukraine Between War and Peace” (Savaş ve Barış Arasında Ukrayna) adlı kitabının 3.1 bölümünde şunları yazmıştır:

“Dolayısıyla Ukrayna’nın NATO’ya katılımı, ancak Rusya’nın onu tehdit edememesi durumunda mümkündür. Bu nedenle Rusya, ekonomisini yok eden, bir devrimi ve rejim değişikliğini tetikleyen, hatta Rusya’nın daha küçük birimlere bölünmesine yol açan ezici bir yenilgiye uğramalıdır. Arestoviç tam olarak bunu açıklıyor: ‘NATO’ya katılmamızın bedeli Rusya’ya karşı bir savaş ve onun yenilgisidir.’ Hatta bu savaşın beklenen tarihini bile belirtiyor: ‘2021 veya 2022′[iv] !”

İftira 5: Kohler’in iddia ettiği şeyi, Baud asla yazmadı veya söylemedi

Jacques Baud, Ukrayna’nın işgal edilmesiyle ilgili neden-sonuç ilişkisini asla tersine çevirmedi. Sadece Aleksey Arestoviç ile yapılan bir röportajdan alıntı yapıyor ve onun düşüncelerini açıklıyor.

Sonuç

İsviçre ordusunda kariyer sahibi, aynı zamanda eğitimden sorumlu bir subayın, eski bir meslektaşına karşı böylesine kolayca çürütülebilir bir yazı veya nefret söylemi kaleme alması ve böylece yaptırımlarla zayıflatılmış bir meslektaşını sırtından bıçaklaması biraz şaşırtıcıdır. Bunu bir üstünün emriyle yapıp yapmadığı sorusu cevapsız kalıyor.

Bu yazı sadece kötü niyetle değil, aynı zamanda neredeyse anlaşılmaz bir amatörlükle karakterize ediliyor. Jacques Baud’un bu ilkel ve yasal işlem gerektiren saldırıyı karşılıksız bırakmayacağını ve subay üniforması giymeyi hak etmeyen bu kişiden hesap soracağını ummaktan başka bir şey yapılamaz. Bu kişinin üstlerinin onun arkasında ne kadar duracağını zaman gösterecek. İftiradan hüküm giymiş bir eğitim subayı, İsviçre Ordusu için bir ilk olacaktır.


[i] Ron Synovitz, „Name Your Poison: Exotic Toxins Fell Kremlin Foes” (Zehirini Söyle: Egzotik Toksinler Kremlin’in Düşmanlarını Devirdi), Radio Free Europe/Radio Liberty, 18 Eylül 2018

[ii] “Man found seriously ill in Maltings, Salisbury, is former Russian spy Sergei Skripal” (Maltings, Salisbury’de ağır hasta bulunan adam eski Rus casusu Sergei Skripal), www.salisburyjournal.co.uk, 5 Mart 2018.

[iii] http://www.historycommons.org/entity.jsp?entity=rex_tomb_1

[iv] „Predicted Russian – Ukrainian war in 2019 – Alexey Arestovich” (2019’da Öngörülen Rus – Ukrayna Savaşı – Alexey Arestovich), YouTube, 18 Mart 2022 (https://youtu.be/1xNHmHpERH8).

[i]. Carole Landry, „The Horror in Bucha“ (Buça’daki Dehşet), The New York Times, 4 Nisan 2022 (https://www.nytimes.com/2022/04/04/briefing/russia-ukraine-war-briefing-bucha-warcrimes.html)

[ii]. https://t.me/rybar/30599

[iii]. „Pentagon can’t independently confirm atrocities in Ukraine’s Bucha, official says” (Yetkili, Pentagon’un Ukrayna’nın Buça kentindeki vahşeti bağımsız olarak doğrulayamadığını söylüyor), Reuters, 4 Nisan 2022 (https://www.reuters.com/world/pentagon-cant-independently-confirm-atrocities-ukraines-bucha-official-says-2022-04-04/?taid=624b43bd3225ef0001288ec4)

[iv]. https://en.wikipedia.org/wiki/Illia_Kyva

[v]. https://t.me/intelslava/24353

[vi]. Jacopo Arbarello, „Guerra in Ucraina, la questione dei collaborazionisti filorussi” (Ukrayna’da Savaş, Rus yanlısı işbirlikçiler meselesi), Sky TG24, 7 Haziran 2022 (https://tg24.sky.it/mondo/2022/06/06/guerra-russia-ucraina-filorussi)

[i]. https://t.me/vityzeva/52988.

[ii]. „Bucha liberated from Russian invaders – mayor” (Buça Rus işgalcilerden kurtarıldı – belediye başkanı), ukrinform.net, 1 Nisan 2022 (https://www.ukrinform.net/rubric-ato/3445989-bucha-liberated-from-russian-invaders-mayor.html).

[iii]. Violetta Orlova, „Мер Бучі підтвердив звільнення міста від російських військ” (Buça Belediye Başkanı şehrin Rus birliklerinden kurtarıldığını doğruladı), Unian, 1 Nisan 2022 (https://www.unian.ua/war/bucha-novini-mer-buchi-zayavlyaye-pro-zvilnennya-mista-vid-okupantiv-novini-vtorgnennya-rosiji-v-ukrajinu-11769010.html).

[iv]„Буча после ухода русских военныхQ” (Rus ordusunun ayrılmasından sonra Buça), Kedrov Talks/YouTube, 2 Nisan 2022 (https://youtu.be/72TZbAeKPSE).

[v]. Violetta Orlova, „У звільненій Бучі розпочали зачистку території від диверсантів та російських пособників” (Kurtarılan Buça’da bölgenin sabotajcılardan ve Rus işbirlikçilerinden temizlenmesine başlandı), Unian, 2 Nisan 2022 (https://www.unian.ua/war/bucha-u-zvilnenomu-misti-rozpochali-zachistku-teritoriji-vid-diversantiv-ta-rosiyskih-posobnikiv-novini-kiyeva-11770498.html).

[vi]. https://youtu.be/Z7yIyNBMpQY

Avrupa

Üç Avrupa bankasından Rusya yaptırımları nedeniyle dava

Yayınlanma

Avrupa’nın önde gelen bankaları Deutsche Bank, UniCredit ve Commerzbank, Rusya’daki varlıklarına el konulması nedeniyle uğradıkları yaklaşık 1 milyar euro tutarındaki zararın tazmini için mühendislik grubu Linde firmasına dava açtı. Dava süreci, yaptırımların getirdiği mali yükümlülükleri hangi tarafın üstlenmesi gerektiğine dair emsal niteliği taşıyor.

Avrupa’nın önde gelen bankalarından Deutsche Bank, UniCredit ve Commerzbank, Rusya’ya yönelik Batı yaptırımlarının maliyetini kimin üstlenmesi gerektiğine ilişkin emsal niteliğindeki bir dava kapsamında, uluslararası kimya ve mühendislik şirketi Linde aleyhine dava açtı.

Financial Times gazetesinde yer alan habere göre finans kuruluşları, Rus mahkemeleri tarafından el konulan yüz milyonlarca euro değerindeki varlıklarını geri almayı hedefliyor.

Sürecin ilk duruşması, Linde firmasından yaklaşık 260 milyon euro tazminat talep eden Deutsche Bank’ın davasını incelemek üzere Frankfurt’ta gerçekleştirilecek.

Münih Bölge Mahkemesi de UniCredit tarafından açılan yaklaşık 450 milyon euro değerindeki davanın mahkeme öncesi hazırlık aşamasında olduğunu teyit ederken, Commerzbank’ın ise yaklaşık 100 milyon euro tutarında ayrı bir dava açtığı bildirildi.

Uyuşmazlığın kaynağı gaz işleme tesisi projesine dayanıyor

Taraflar arasındaki ihtilaf, Linde Engineering şirketinin de içinde bulunduğu bir konsorsiyum ile Ruskhimalliance firması arasında Ust-Luga bölgesinde inşa edilecek bir gaz işleme tesisi için 2021 yılında imzalanan sözleşmelerden kaynaklanıyor.

Gazprom ile RusGazDobycha ortaklığıyla kurulan ve Ust-Luga’daki entegre doğal gaz işleme ve sıvılaştırma tesisinin işletmecisi olan Ruskhimalliance, projenin başlatılması için Linde firmasına 1 milyar euronun üzerinde avans ödemesi gerçekleştirdi.

Avrupalı bankalar ise yükümlülüklerin yerine getirileceğini garanti etmek amacıyla Ruskhimalliance lehine avans iade ve sözleşme ifa teminat mektupları düzenledi.

Linde firması 2022 yılında Avrupa Birliği yaptırımları gerekçesiyle Rusya’daki faaliyetlerini askıya aldığında, Avrupalı bankalar uygulanan kısıtlamaları emsal göstererek bu teminat mektuplarının ödemesini yapmayı reddetti.

Yaşanan süreç sonucunda Rus mahkemeleri, bankaların Rusya’daki yaklaşık 1 milyar euro değerindeki varlıklarına el koyma kararı aldı.

Bu kapsamda Deutsche Bank yaklaşık 244 milyon euro, UniCredit yaklaşık 460 milyon euro, Commerzbank yaklaşık 90 milyon euro kayıp yaşarken, BayernLB ve LBBW ise sırasıyla yaklaşık 270 milyon euro ve 50 milyon euro tutarında varlık kaybına uğradı.

Ruskhimalliance ayrıca Linde firmasının Rusya’daki ortak girişimlerde bulunan hisselerine de el koyarak bu hisselerin yerel ortaklara satılmasını sağladı.

Yaklaşan mahkeme oturumu hakkında açıklama yapan Linde yetkilileri, duruşmanın, Avrupa Birliği yaptırımları sebebiyle feshedilen Rusya’daki sözleşmeye bağlı teminat anlaşmasıyla ilgili karmaşık hukuki konuları kapsadığını ifade etti.

Şirketin verilerine göre, iptal edilen projelerden kaynaklanan koşullu yükümlülüklerin toplam tutarı yaklaşık 1,2 milyar dolar seviyesinde bulunuyor.

İngiliz mahkemelerinden alınan ihtiyati tedbir kararları geri çekildi

Avrupalı bankaların başlangıçta İngiliz mahkemelerinden Ruskhimalliance firmasının Rusya’da dava açmasını engelleyen ihtiyati tedbir kararları aldığı, ancak Rus mahkemelerinin yüksek mali cezalar uygulama tehdidinin ardından geçen yıl bu kararları geri çektiği belirtildi.

Bu gelişmenin ardından Deutsche Bank, UniCredit ve Commerzbank, mühendislik grubunun sözleşme gereği zararlarını tazmin etmekle yükümlü olduğunu ileri sürerek Almanya’da Linde aleyhine yasal süreç başlattı.

Davacı kurumlar arasında yer almayan BayernLB firması, söz konusu uyuşmazlıktan kaynaklanabilecek olası mahkeme masrafları için yaklaşık 285 millyon euro karşılık ayırdığını duyurdu.

LBBW ise Linde firmasına dava açmadığını ve Rusya’daki yasal süreçlerden önemli bir mali kayıp beklemediği gerekçesiyle bütçesinde yalnızca avukatlık ve mahkeme giderleri için karşılık ayırdığını bildirdi.

Rusya’daki hukuki süreç ve varlık hacizleri devam ediyor

St. Petersburg ve Leningrad Bölgesi Tahkim Mahkemesi, Mayıs 2024 tarihinde Deutsche Bank’tan 238,126 milyon euronun tahsil edilerek Ruskhimalliance firmasına ödenmesine hükmetti.

Rus şirketi ayrıca iki Alman kuruluşuyla daha yasal süreç yürütüyor. Bu kapsamda Commerzbank AG aleyhine 8,726 milyar rublelik dava sürerken mahkeme bankanın yaklaşık 93,7 milyon euro değerindeki varlıklarına el koydu.

Linde aleyhine açılan davada ise mahkeme, 993 milyon euro ve 44 milyar rublenin tahsil edilmesi talebini kabul etti. Ruskhimalliance firmasının başvurusu doğrultusunda UniCredit varlıklarına yönelik de haciz kararı uygulandı.

Aynı yıl içerisinde Rus mahkemesi, Ruskhimalliance firmasının talebi üzerine diğer iki Alman bankası olan Landesbank Baden-Wurttemberg ve Bayerische Landesbank firmalarının mülk, para ve menkul kıymetlerine el konulmasına karar verdi.

Gazprom, 2025 yılının sonbaharında Linde firmasının Rusya’daki iştirakine yönelik yeni bir dava açtı.

Söz konusu davada, Linde firmasını Ruskhimalliance ile olan uyuşmazlığında temsil eden hukuk firması Pinsent Masons ile Alman Commercium Immobilien und Beteiligungs GmbH firması da davalılar arasında yer alıyor.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Louvre soygunu şüphelileri ayrıntıları anlattı

Yayınlanma

Paris’teki Louvre Müzesi’nden tarihi kraliyet mücevherlerini çaldıkları şüphesiyle tutuklanan iki kişi, aylarca süren sessizliğin ardından haziran ayında yapılan sorgularda soygunun ayrıntılarını itiraf etti. Şüpheliler, 19 Ekim 2025’te Apollon Galerisi’ne kendilerine vadedilen 15 bin ila 25 bin avro karşılığında girdiklerini ve eylemi mücevherleri satmak isteyen bir azmettirici adına gerçekleştirdiklerini açıkladı.

Paris’teki Louvre Müzesi’nin Apollon Galerisi’nde gerçekleştirilen ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran soygunun başşüphelileri, aylarca süren sessizliklerini bozdu.

Soruşturmayı yürüten iki sorgu hakimi tarafından 2 ve 22 Haziran tarihlerinde cezaevinden çıkarılarak sorgulanan iki şüpheli, eyleme nasıl katıldıklarını ayrıntılı şekilde anlattı.

Le Monde gazetesinin ulaştığı yaklaşık yirmişer sayfalık sorgu tutanakları, soygunun planlanma aşamasından kaçış sürecine kadar birçok bilinmeyeni ortaya koydu.

Soruşturma kapsamında tutuklu bulunan şüphelilerden 40 yaşındaki Abdoulaye N., 2000’li yıllarda internette motosiklet videolarıyla tanınan eski bir sosyal medya figürü ve kaçak taksi şoförü olarak biliniyor.

Diğer şüpheli olan 36 yaşındaki Cezayir vatandaşı Ghelamallah A.’nın ise işsiz olduğu ve istifçilik sendromundan muzdarip olduğu belirtiliyor.

Aubervilliers kökenli iki şüphelinin, 19 Ekim 2025 Pazar günü bir inşaat asansörü yardımıyla Louvre Müzesi’nin balkonuna tırmanıp spiral taşlama makineleriyle pencereleri keserek içeri giren kişiler olduğu değerlendiriliyor.

Olaydan bir hafta sonra yakalanan ve “organize çete halinde hırsızlık” suçlamasıyla tutuklu yargılanan iki zanlı, daha önce polis gözetiminde verdikleri kısa ifadelerin ardından mahkemede yaklaşık dokuz ay boyunca sessiz kalmayı tercih etmişti.

“Motosiklet sürücüsü olarak tanındığım için beni seçtiler”

Şüphelilerin ifadelerine göre operasyonu, kimliği henüz belirlenemeyen ve polisten kaçmayı başaran gizemli bir azmettirici yönetti.

Olaydan iki veya üç gün önce işe alındıklarını söyleyen şüpheliler, hazırlık amacıyla kendilerine Apollon Galerisi içindeki kraliyet mücevherlerini gösteren bir keşif videosu gönderildiğini belirtti.

Geçmişinin temiz olmadığını ve Aubervilliers’de iyi bir sürücü olarak tanındığını dile getiren Abdoulaye N., “Motosiklet kullanmamla tanınırım, atletik, dinamik ve becerikliyimdir” diyerek teklifi kabul ettiğini söyledi. Maddi olarak zor durumda olduğunu ifade eden zanlı, kendisine 15 bin ila 20 bin avro vadedildiğini, getirilecek parçalara göre bu miktarın artabileceğinin söylendiğini aktardı.

Abdoulaye N., “Louvre’u soyacağımı biliyordum” diyerek hedefi baştan beri bildiğini ilk kez kabul etti.

Diğer şüpheli Ghelamallah A. ise hedefin kendilerine Paris’te mücevher üretimi yapan sıradan bir imalathane olarak tanıtıldığını öne sürdü.

Müze olduğunu bilmediğini iddia eden Ghelamallah A., “Orasının Louvre olduğunu bilseydim asla gitmezdim” diyerek 20 bin ila 25 bin avro karşılığında anlaştığını savundu.

İşçi kılığına girip asansörle tırmandılar

İfadelere göre, soygun günü olan 19 Ekim sabahı şüpheliler, kimliklerini açıklamadıkları diğer iki suç ortağıyla Aubervilliers’de buluştu. Bir sepetli vinç kamyonu ve iki motosikletle yola çıkan grup, Seine Nehri kıyısındaki François-Mitterrand rıhtımına ulaştı.

Üzerine reflektörlü sarı yelek giyen Abdoulaye N., kamyonu ve vinç kolunu kendisinin yönlendirdiğini belirterek, “Sepete bindiğimizde aşağıda iki kişi vardı, bizi yukarı onlar gönderdi” dedi.

Ghelamallah A. ise kendilerine bu eylemin bir dış cephe tadilatı gibi gösterileceğinin söylendiğini iddia etti.

Apollon Galerisi’nin penceresini kırarak içeri giren ikili, yanlarında getirdikleri kesici aletlerle mücevher vitrinlerine yöneldi. Abdoulaye N., içeride kimsenin olmadığını, sadece vitrin ışıklarının yandığını ve uzakta güvenlik görevlilerinin hareketliliğini fark ettiğini anlattı.

Arkadaşının yavaşlığından rahatsız olduğunu belirten Abdoulaye N., “Alabildiğimiz kadar çok mücevher almalıydık. Üç dakikadan fazla kalırsak yakalanacağımızı biliyorduk” diye konuştu.

88 milyon avroluk ganimetten düşen taç

Soyguncular, aralarında kraliçe ve imparatoriçelere ait taçlar, broşlar, kolyeler ve küpelerin de bulunduğu sekiz parça tarihi eseri çantalarına doldurdu.

Üzerinde 8 bin 700’den fazla değerli taş bulunan bu parçaların maddi değeri en az 88 million avro olarak hesaplanırken, tarihi ve kültürel değerinin paha biçilemez olduğu vurgulanıyor.

Zanlılar kaçış esnasında İmparatoriçe Eugénie’ye ait tacı müzenin hemen dışındaki vincin yakınında yere düşürdü.

Hakimlerin hasar görmüş tacın fotoğrafını göstermesi üzerine Abdoulaye N., “Evet, onu ben düşürdüm. Yaptığımız şey çok kötü ve çok ciddi bir suç” dedi.

Zanlılar kaçmadan önce, parmak izlerini ve delilleri yok etmek amacıyla vinçli kamyonun üzerine benzin döktüklerini ancak aracı ateşe vermeyi planlamadıklarını iddia etti.

Polisin elinden saniyelerle kurtulan dört kişi, Ivry-sur-Seine rıhtımında kendilerini bekleyen beyaz renkli bir minibüse ulaştı.

Burada ikiye ayrılan gruptan Ghelamallah A. ve bir ortağı, polisi şaşırtmak amacıyla minibüsle Paris’in batısına doğru hedef gözetmeksizin sürdü. Mücevherlerin tamamını ise motosikletle ters istikamete giden Abdoulaye N. taşıdı.

Tarihi eserler otoparkta teslim edildi

Abdoulaye N., doğrudan Aubervilliers’deki bir kapalı otoparka gittiğini ve burada mücevherleri kendilerini yönlendiren azmettiriciye teslim ettiğini anlattı.

Otoparktaki güvenlik kameralarını inceleyen polis, soygun saatiyle uyumlu olarak kask takmış bir kişinin elindeki çantayı boşalttığını saptamıştı. Abdoulaye N. bu görüntüdeki kişinin kendisi olduğunu doğrulayarak, “Çantamdan yedi sekiz parça mücevher çıkardım. Azmettirici daha fazlasını alamadığımız için memnun değildi” ifadesini kullandı.

Zanlılar, otoparkın dışında başka kişilerin de beklediğini ve mücevherlerin o andan itibaren nereye götürüldüğünü bilmediklerini öne sürdü. Polis ekipleri, çalınan parçaların fiziki izini tam olarak bu otopark aşamasında kaybetmişti.

Her iki şüpheli de azmettiricinin kimliğini can güvenlikleri nedeniyle açıklamayı reddetti. Ghelamallah A., ailesini korumak zorunda olduğunu belirterek, “Onlar temiz insanlar değil” derken, Abdoulaye N. ise cezaevindeyken dışarıdan kendisiyle temas kurulduğunu ve sessiz kalması yönünde uyarıldığını iddia etti.

Zanlılar, polisin şu an tutuklu bulunan diğer iki şüpheli Slimane K. ve Rachid H. konusunda yanıldığını, asıl suç ortaklarının dışarıda olduğunu öne sürdü.

Soruşturmayı yürüten birimler ise bir azmettiricinin varlığı konusunda temkinli yaklaşıyor. Dosyada henüz bu yönde somut bir dijital iz bulunamadığı aktarılıyor.

Emniyet birimleri iki ihtimal üzerinde duruyor: Mücevherler ya hala Paris bölgesinde saklanıyor ya da soygun günü yurt dışına gönderilmek üzere aracılara teslim edildi.

Tarihi taşların sökülerek yeniden kesilmesi ve parça parça satılması ise en büyük endişe kaynağı olmaya devam ediyor.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Avrupa uzay yarışında füze krizi yaşıyor

Yayınlanma

Avrupa ülkelerinin askeri uydu sistemlerini geliştirmesini engelleyen ve yabancı şirketlere bağımlılığı artıran en büyük etkenin düzenli fırlatma yapabilecek füze eksikliği olduğu bildirildi. Bloomberg’de yayımlanan analizde, ABD, Çin ve Rusya’nın askeri uzay teknolojilerine son beş yılda 200 milyar dolardan fazla yatırım yaptığı kaydedildi.

Avrupa ülkeleri, uzay yörüngesine yeterli miktarda kendi füzelerini fırlatamadıkları için ABD, Çin ve Rusya’nın gerisinde kalıyor.

Bloomberg’de yayımlanan analizde, fırlatma kapasitesindeki bu yetersizliğin Avrupa’nın askeri uydu sistemlerini geliştirmesini zorlaştırdığı ve bölgeyi yabancı şirketlere bağımlı kıldığı aktarıldı.

Haberde, uyduların günümüzde askeri savunma sistemlerinin en kritik unsurlarından biri haline geldiği vurgulandı. Uydular; askeri birliklerin hareketlerini izleme, istihbarat toplama, seyrüsefer ve iletişim sağlama gibi kritik görevleri yerine getiriyor. Verilere göre, ABD, Çin ve Rusya son beş yılda askeri uzay teknolojilerinin geliştirilmesi süreçlerine 200 milyar dolardan fazla kaynak ayırdı.

Bloomberg analizinde, Avrupa’nın bu tablodaki konumuna ilişkin şu değerlendirme yer aldı:

“Giderek kızışan bu yarışta Avrupa; çıkar çatışmaları, sınırlı ulusal bütçeler ve uzay teknolojisinin en kritik unsuru olan, her yıl yörüngeye onlarca uçuş gerçekleştirebilecek yeterli sayıda ağır taşıyıcı füzeden yoksun olması sebebiyle yer almıyor.”

Avrupa’nın ana taşıyıcı füzesi konumundaki Ariane 6, yörüngeye 22 tona kadar yük taşıma kapasitesine sahip bulunuyor. Ancak sınırlı üretim kapasitesi nedeniyle yılda yalnızca yaklaşık 10 fırlatma gerçekleştirilebiliyor.

Buna karşın ABD’de 2025 yılında ayda ortalama 15’ten fazla fırlatma yapıldı ve bu uçuşların büyük bölümü SpaceX tarafından sağlandı.

Avrupa merkezli şirketler aradaki farkı kapatmak için çalışmalar yürütüyor fakat bu projeler henüz başlangıç aşamasında bulunuyor.

Örneğin Alman Isar Aerospace firması kendi füzesini yörüngeye başarılı şekilde fırlatmayı henüz başaramadı. Şirketin geliştirdiği füzenin taşıma kapasitesi Ariane 6’ya kıyasla yaklaşık 20 kat daha düşük seviyede kalıyor.

Avrupa ülkeleri, ABD’ye olan bağımlılıklarını azaltmak amacıyla kendi uzay programlarına yönelik yatırımlarını artırıyor.

Bu kapsamda Avrupa Birliği, Starlink sistemine alternatif olması planlanan IRIS 2 adlı uydu sistemini geliştiriyor.

Almanya ise 2030 yılına kadar uzay savunma kabiliyetlerini artırmak üzere 35 milyar avro kaynak tahsis etmeyi planlıyor.

Avrupa Birliği’nin savunma ve uzaydan sorumlu komiseri Andrius Kubilius, şubat ayında yaptığı açıklamada, Avrupa’nın uzay istihbaratı ve şu anda ağırlıklı olarak ABD tarafından sağlanan diğer savunma teknolojilerinde kendi imkanlarını geliştirmesi gerektiğini ifade etti.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de mayıs ayında yaptığı açıklamada, bilgi paylaşımını ve erken uyarı sistemlerini geliştirmek amacıyla ulusal hava savunma sistemlerinin Copernicus ve Galileo uydu sistemleriyle entegre edilmesinin planlandığını duyurdu.

Von der Leyen, yeni nesil Avrupa savunma teknolojilerinin artırılması ve bu alandaki endüstriyel kapasitenin genişletilmesi gerektiğini vurguladı.

Aynı dönemde ABD Uzay Kuvvetleri, askeri operasyonlar için güvenli bir uydu iletişim ağı kurulması amacıyla SpaceX ile 2,29 milyar dolarlık bir sözleşme imzaladı. Bu sistemin, dünya genelindeki uydular, tespit araçları ve silah sistemleri arasında neredeyse anlık veri aktarımı sağlaması hedefliyor.

Eş zamanlı olarak Elon Musk’ın şirketi, yabancı uydu operatörlerine yeni yükümlülükler getirmeyi öngören Avrupa Birliği Uzay Yasası taslağına karşı muhalefetini dile getirdi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English