Bizi Takip Edin

Avrupa

Pascal Kohler: Kaja Kallas’ın borazanı

Yayınlanma

Editörün notu: Moskova’da yaşayan, İsviçre asıllı jeopolitik analist ve hukuk uzmanı Dr. Peter Hänseler, İsviçreli subay Pascal Kohler’in ASMZ’de yayımlanan ve askeri analist Jacques Baud’u hedef alan makalesine yanıt veriyor. Forum Geopolitica’da yer bulan makalesinde Hänseler, Kohler’in Buça, Skripal, Navalniy ve Ukrayna savaşı gibi konulardaki iddialarının Baud’un kitaplarındaki gerçek ifadelerle çeliştiğini kanıtlıyor ve Kohler’i kaynak belirtmeden Vikipedi’den intihal yapmakla suçluyor. Ayrıca Kohler’in, Baud’un analizlerini çarpıtarak ona iftira attığı ve bir subaya yakışmayacak amatörlükte bir karalama metni kaleme aldığına dikkat çekiyor.


Pascal Kohler: Kaja Kallas’ın borazanı

Peter Hänseler

Forum Geopolitica

8 Ocak 2026

ASMZ, 30 Aralık 2025 tarihinde Kohler’in “Kognitive Zermürbung: Die Logik hinter dem Fall Baud” (‘Bilişsel yıpratma: Baud vakasının ardındaki mantık’) başlıklı bir makalesini yayımladı. Bu makale, Batı yarımküredeki en objektif askeri analist Jacques Baud’a yönelik acımasız ve karalayıcı bir saldırıdır.

Kohler, makalenin giriş bölümünde yaptırımları ‘bir bireyin ifade özgürlüğüne indirilmiş bir darbe’ olarak tanımlamıyor. Bunun yerine bunları, ‘hibrit’ savaşın ne anlama geldiğine inandığını kasten belirtmeden, ‘modern hibrit savaş lojistiğine hassas bir müdahale’ olarak nitelendiriyor. Kohler böylece AB’nin savaş yürüttüğünü -özellikle belirtmek gerekir ki İsviçreli bir subay arkadaşına karşı- ve bunun ifade özgürlüğünün bastırılmasını meşrulaştırdığını ima ediyor. Kohler sadece AB’nin Baud’a yaptırım uygulamasını desteklemekle kalmıyor, aynı zamanda İsviçre ordusunun bu mücadelede AB’ye destek vereceği konusunda da güvence veriyor. İsviçre ordusu liderliğinin bu stratejinin arkasında olduğu varsayılabilir, aksi takdirde bir ast, ASMZ web sitesinde böylesine kışkırtıcı bir makale yazamazdı. Ancak buna dair herhangi bir teyit bulamadım.

Kohler titiz çalışmıyor; aksine, Baud’a yönelik spesifik suçlamalarını bizzat formüle etmemiş, sadece Vikipedi’den kopyalamış gibi görünüyor; elbette kaynağı belirtmeden. Bu, hiçbir ciddi jeopolitik uzmanının el sürmeyeceği bir kaynaktan yapılan intihaldir.

ASMZ web sitesinde işini şöyle tanımlıyor:

‘Hâlihazırda Operasyon Komutanlığı’nda Uluslararası İşbirliği ve Eğitim Başkanıdır; uluslararası eğitim ve angajmanların koordinasyonundan ve uygulanmasından sorumludur.’ – Pascal Kohler, ASZM

Bu laf kalabalığı ne anlama gelirse gelsin, Kohler eğitim başkanıdır ve eğitim başkanı olarak örnek teşkil etmelidir. Bir rol model, kaynağını belirtmeden Vikipedi bilgi kopyalayıp bunu kendi bilgisiymiş gibi sunmaz. Ayrıca Kohler, gerçek kaynakları; Baud’un ifadelerini içeren kaynakları, yani bizzat Jacques Baud’un kitaplarını kasten tamamen göz ardı ediyor.

Jacques Baud’un çalışmaları

Jacques Baud’un birçok jeopolitik konudaki gerçek ifadeleri, saf analizlerden oluşan ve Baud’un yalnızca Batılı ve Ukraynalı kaynaklara dayandığı kitaplarında kapsamlı bir şekilde ele alınmıştır.

Baud, yayınlarının hiçbirinde analiz ettiği çatışmaların herhangi birinde taraf tutmamıştır. Jacques Baud sosyal medya kanallarını kullanmadığı için kitaplarındaki ifadeleri kapsamlıdır. Bu nedenle Kohler’in iddialarını Jacques Baud’un gerçekte sarf ettiği ifadelerle karşılaştırıyoruz.

Karalayıcı ifadelere dair ön açıklamalar

Kohler’in yazısında gündeme getirdiği tüm konularla ilgili tüm pasajları Jacques Baud’un kitaplarında dikkatle okudum. Baud’un analizleri, bilimsel bir çalışmaya yaraşır şekilde çok isabetli, ayrıntılı ve dipnotlar ile kaynaklarla açıkça referanslandırılmıştır.

Bu makaleyi okuyucular açısından uzunluk bakımından yönetilebilir kılmak adına, Kohler’in Buça ile ilgili iftirasını Baud’un kitaplarından daha uzun pasajlar alıntılayarak ayrıntılı bir şekilde analiz edeceğim.

Diğer konular -Skripal, Navalniy vb.- için ise Baud’un çalışmalarından kısa pasajlar alıntılamakla yetineceğim; ancak bu, Baud’un tüm konular için referanslı ve ayrıntılı analizler yazmadığı anlamına gelmez.

Buça – 2022

Kohler, Buça ile ilgili şunları yazıyor:

“Buça vakasında, belgelenmiş katliamı İngilizler tarafından planlanmış ve Ukraynalılar tarafından gerçekleştirilmiş olarak yorumluyor; bu tez, Rus askerlerinin cinayetler hakkındaki konuşmalarını içeren Alman istihbarat kayıtlarıyla ve Rus işgali sırasındaki cesetlere ait uydu görüntüleriyle çelişiyor.”

Kohler, 30 Aralık 2025

Jacques Baud, ‘Operation Z’ adlı kitabının 7.3.2 bölümünde şunları yazmıştır:

“[…] Orada tam olarak ne oldu? Kimse bilmiyor. Ancak bazı siviller infaz edilirken, diğerleri çatışmaların ikincil kurbanları olmuş gibi görünüyor. Sorumluluğa gelince, Ukrayna Rus ordusunu suçlarken, Rusya bunun bir kurgu olduğunu iddia ediyor.”

Baud, olayların akışını şöyle tanımlıyor:

Tarih

Olay/Gerçekler

29 Mart

Rus komutanlığı, operasyonun 2. aşamasını başlatmak üzere birlikleri Kiev’in batısından Donbas’a doğru çekmeye karar verir.

30 Mart

Ruslar ayrılıyor.

31 Mart

Buça Belediye Başkanı Anatoliy Fedoruk, Rus güçlerinin geri çekildiğini Telegram’da[i] memnuniyetle duyurur. Cesetlerden veya katliamlardan hiç bahsetmez: “31 Mart, Buça topluluğumuzun tarihinde bir kurtuluş günü olarak hatırlanacak. Ukrayna silahlı kuvvetlerimiz tarafından Rus ‘orklarından’, Rus işgalcilerden kurtuluş. Bu yüzden bugünü sevinç günü ilan ediyorum. Sevinçli bir gün ve Kiev bölgesi için büyük bir zafer! Ve tüm Ukrayna’da büyük bir zafer olmasını kesinlikle bekleyeceğiz.”[ii]

31 Mart-1Nisan

Ukraynalı medya şirketi Unian, Rus güçlerinin geri çekildiğini doğrular ve Buça belediye başkanının açıklamalarını haberleştirir; şehirdeki cesetlerden veya katliamlardan bahsetmez[iii].Ukrayna güçleri, sabotajcıları ve Rus işbirlikçilerini aramak için bölgeyi tarıyor (bir Ukrayna videosu, Ukraynalı paramiliterlerin mavi kol bandı takmayanları vurmak için izin istediğini gösteriyor).

1 Nisan

Bir video, sokakta üç haftadır orada olmayan ancak konumları 11 Mart tarihli uydu görüntülerindekine benzeyen cesetleri gösteriyor. Bazıları beyaz kol bandı takıyor, bazılarının bilekleri beyaz bezle bağlanmış, bazılarının yanında Rus yardım paketleri var ve diğerleri bir bodrumda infaz edilmiş.

2 Nisan

Ukraynalı blog yazarı Dimitry Komarov şehri dolaşıyor ve Rus birlikleri çekildikten sonra geride kalan hasarı gösteriyor. Cesetlerden veya katliamlardan hiç bahsetmiyor[iv]. Aynı gün, Ukrayna haber sitesi Unian, özel kuvvetlerin “şehri sabotajcılardan ve Rus birlikleriyle işbirliği yapanlardan kurtardığını” bildiriyor[v]. Ukrayna polisinin SAFARI birimi, Rusların şehri mayınlamış olma ihtimaline karşı mayın temizleme çalışmaları yapmak üzere şehre giriyor. Birim tarafından çekilen video[vi] bir katliam göstermiyor, ancak YouTube üzerinden erişimi kısıtlanmış durumda.

3 Nisan

Ukrayna, Rus güçlerini Buça sokaklarında katliam yapmakla suçluyor. Toplu mezar haberleri aslında 13 Mart’ta kilise mezarlığında önceden kayıtlı bir defin alanının açılmasına atıfta bulunuyor.

4 Nisan’da New York Times, cesetlerin “keşfedilmesinden” neredeyse üç hafta öncesine, 11 Mart 2022’ye ait bir uydu fotoğrafı yayımlıyor[i] (tarihi daha sonra sebepsiz yere 19 Mart olarak değiştiriliyor). İki gerçek şaşırtıcı: Rusların o dönemde bölgedeki diğer kurbanları özenle gömmelerine rağmen cesetleri iddiaya göre üç hafta boyunca sokakta bırakmış olmaları ve cesetlerin tüm bu süre boyunca tam olarak aynı pozisyonda kalmış olması.

Ayrıca New York Times görüntüsünün ABD hükümeti için çalışan Maxar şirketi tarafından sağlandığı biliniyor. Maxar’ın hangi uyduları kullandığını, yörüngelerini, belirli bir zamandaki konumlarını ve uçuş saatlerini de biliyoruz. Bu bilgileri kullanarak ve gölgeleri ölçerek fotoğrafın tam olarak hangi gün çekildiğini belirleyebiliriz. Bağımsız Rus analistlerden oluşan bir grup, fotoğrafın 1 Nisan günü yerel saatle 11:57’de (yerel saatle 14:57) çekildiğini belirleyebildi[ii]. Bu durum, 31 Mart’ı 1 Nisan’a bağlayan gece şehri vuran şiddetli fırtınanın izleriyle de doğrulanıyor. Garip bir şekilde Maxar, katalogda listelenmesine rağmen 21 ve 23 Mart tarihleri için bu bölgenin görüntülerini sunmuyor.

Dahası, diğer gerçekler de temkinli olmayı gerektiriyor:

  • 4 Nisan’da Pentagon, Rusya’nın Buça olayındaki sorumluluğunu doğrulayamadığını duyuruyor.
  • Ukraynalı Sosyalist Milletvekili İlya Kiva[iv], Telegram’da Buça trajedisinin İngiliz istihbarat teşkilatı MI6 tarafından planlandığını ve SBU tarafından gerçekleştirildiğini açıklıyor[v].
  • Haziran 2022’de İtalyan televizyon kanalı TG24, Rus güçleriyle işbirliği yaptığı iddia edilen sivillere yönelik cinayetleri ve suçları araştırıyor ve Buça’da durumun böyle olduğu sonucuna varıyor.
  • Maxar’ın aynı bölgeden farklı bir zamanda çekilen diğer görüntüleri 100 MB “ağırlığındayken”, “katliam” görüntüsü zar zor 50 MB; bu da manipülasyonu gizlemek için manipüle edildiğini düşündürüyor.

Bunların hiçbiri tek başına bir şeyi kanıtlamaz, ancak bize tartışılmaz olarak sunulan şeyin hiç de net olmadığını gösterir.

İsviçre Dışişleri Bakanı Ignazio Cassis’in açıkladığı üzere:

“Bir mahkeme bunların savaş suçu olduğuna karar vermedikçe, bunlar savaş suçu değildir.” – Ingazio Cassis, 7 Nisan 2022

İftira 1: Baud, Kohler’in iddia ettiği şeyi asla yazmadı veya söylemedi

Baud, Buça’nın İngiliz istihbaratı tarafından planlandığını asla iddia etmedi. Orada ne olduğunu kimsenin bilmediğini açıkça belirtti.

Baud, açıklamalarında sadece, 6 Aralık 2023’te Moskova’da öldürülen Ukraynalı Milletvekili İlya Kiva’nın X üzerindeki bir paylaşımını alıntılıyor. 6 Aralık 2023’te BBC, Kiva’nın Ukrayna istihbarat teşkilatı SBU tarafından öldürüldüğünü bildirdi.

Kohler, bile bile, öldürülen Kiva’nın ifadesini Baud’un ifadesiymiş gibi aktarıyor.

Baud, 7 Nisan 2022’de İsviçre televizyonunda şunları söyleyen Federal Konsey Üyesi Ignazio Cassis ile hemfikirdi:

“Herhangi bir mahkeme bunların savaş suçu olduğuna karar vermediği sürece, bunlar savaş suçu değildir.” – Ingazio Cassis, 7 Nisan 2022

Skripal – 2018

Kohler, Skripal ile ilgili şunları yazıyor:

“2018’deki Skripal saldırısı vakasında, kanıtlanmış sinir gazını başka bir şey olarak yorumluyor.” – Kohler, 30 Aralık 2025

Jacques Baud, “Fake News” adlı kitabının 8.6.5 bölümünde şunları yazmıştır:

Burada Baud’un kitabından iki alıntıyla yetineceğiz; analizin tamamı kitapta bulunabilir.

“Ayrıca, kurbanlar hastaneye kaldırıldıktan sonra hazırlanan ilk raporda fentanil zehirlenmesinden bahsediliyordu; Radio Free Europe/Radio Liberty Eylül 2018’de ‘Noviçok’tan bahsetmeden bunu haberleştirdi[i]. 5 Mart tarihli Salisbury Journal da olası fentanil zehirlenmesinden bahsediyor[ii].”

“İngiliz ve Batılı yetkililerin bu konudaki sessizliği, analizin Rusya’nın suçunu doğrulayamadığını düşündürüyor. Ancak aslında, bu konuda hiçbir şey bilmiyoruz.”

İftira 2: Baud, Kohler’in iddia ettiği şeyi asla yazmadı veya söylemedi

Baud hiçbir şeyi yorumlamıyor; resmi bulguları ve açıklamaları kesin referanslarla analiz ediyor ve analizlerin Rusya’nın suçunu doğrulayamadığı sonucuna varıyor – hepsi bu.

Navalniy – 2020

Kohler, Navalniy ile ilgili şunları yazıyor:

“2020’deki Navalniy vakasında, Noviçok kullanımının bağımsız OPCW sertifikasyon laboratuvarları tarafından doğrulanmasına ve FSB ajanlarının dahlinin kanıtlanmasına rağmen, bunun bir mafya eylemi olduğunu iddia etti.” – Kohler, 30 Aralık 2025

Jacques Baud, “The Navalny Case” adlı kitabının 7.1 bölümünde şunları yazmıştır:

“Navalniy vakasının analizi, sürecin her aşamasında, olası açıklamalar yelpazesinden sistematik olarak seçilen açıklamaların Noviçok ile zehirlenme anlatısına uyan ve dolayısıyla Vladimir Putin tarafından emredilmiş olması gereken açıklamalar olduğunu gösteriyor. Skripal ve Navalniy’in semptomlarının tamamen farklı olması, ikisinin de sinir gazı zehirlenmesi belirtileri göstermemesi, ikisinin de Noviçok zehirlenmesiyle ilişkilendirilen uzun vadeli etkileri göstermemesi veya Noviçok’un Batılı ülkeler tarafından da üretilmesi, medyayı veya politikacıları temkinli olmaya itmedi.

Aksine, dış politika şekillendiriliyor ve belirsiz sonuçları olan tedbirler, yalnızca kimliği ve statüsü kimse tarafından doğrulanamayan bir ajanın telefon ‘itirafına’ ve gizli askeri raporlara dayanarak alınıyor.

Alman, Fransız ve İsveç laboratuvarlarından ve OPCW’den gelen raporlar gizli olarak sınıflandırıldığı için içeriklerini bilmiyoruz. Ancak, sonuçları Noviçok’un varlığını açıkça doğrulasaydı, daha ayrıntılı olarak yayımlanacakları varsayılabilir.”

İftira 3: Baud, Kohler’in iddia ettiği şeyi asla yazmadı veya söylemedi

Baud, Kohler’in iddia ettiği gibi “mafya benzeri” terimini asla kullanmadı. Ayrıntılı analizinde Baud, sadece Alman, Fransız ve İsveç laboratuvarlarının “istenen” sonucu doğrulayamadığı sonucuna varıyor. Kohler’in Noviçok’un ve FSB’nin dahlinin kanıtlandığına dair iddiaları yanlıştır.

Usame bin Ladin – 2001

Kohler, Usame bin Ladin ile ilgili şunları yazıyor:

“Tarihsel olaylar üzerine: Baud, Usame bin Ladin’in 11 Eylül ile hiçbir ilgisi olmadığını iddia etti.” – Kohler, 30 Aralık 2025

Jacques Baud, “Gouverner par les Fake News” (Yalan Haberlerle Yönetmek) adlı kitabının 5.4 bölümünde şunları yazmıştır:

“Haziran 2006’da FBI halkla ilişkiler başkanı Rex Tomb şunları doğruladı:

Usame bin Ladin aranıyor posterinde “11 Eylül”den bahsedilmemesinin nedeni, FBI’ın Bin Ladin’i 11 Eylül’e bağlayan hiçbir kanıtının olmamasıdır[iii].”

İftira 4: Baud, Kohler’in iddia ettiği şeyi asla yazmadı veya söylemedi

Jacques Baud kitaplarının hiçbir yerinde Usame bin Ladin’in 11 Eylül ile hiçbir ilgisi olmadığını iddia etmedi; sadece Batılı kaynakları analiz etti ve 11 Eylül’ün kökenleri hakkında çok fazla şey bilinmediği sonucuna vardı.

Ukrayna çatışması neden-sonuç ilişkisi – 2021

Kohler, 2021’deki Ukrayna çatışması ile ilgili şunları yazıyor:

“Ukrayna’nın işgaliyle ilgili neden-sonuç ilişkisini tersine çeviriyor. Ukrayna’nın 2022’de Donbas’ı geri almaya çalışarak Rusya’yı kışkırttığını iddia ediyor. İddialarını desteklemek için Zelenskiy’in danışmanı Arestoviç’in 2019’da yaptığı bir açıklamayı alıntılıyor; ancak bu, olası bir Rus işgaline karşı analitik bir uyarıydı, yani sonradan trajik bir şekilde gerçekleşen bir güvenlik politikası tahminiydi.” – Kohler, 30 Aralık 2025

Jacques Baud, “Ukraine Between War and Peace” (Savaş ve Barış Arasında Ukrayna) adlı kitabının 3.1 bölümünde şunları yazmıştır:

“Dolayısıyla Ukrayna’nın NATO’ya katılımı, ancak Rusya’nın onu tehdit edememesi durumunda mümkündür. Bu nedenle Rusya, ekonomisini yok eden, bir devrimi ve rejim değişikliğini tetikleyen, hatta Rusya’nın daha küçük birimlere bölünmesine yol açan ezici bir yenilgiye uğramalıdır. Arestoviç tam olarak bunu açıklıyor: ‘NATO’ya katılmamızın bedeli Rusya’ya karşı bir savaş ve onun yenilgisidir.’ Hatta bu savaşın beklenen tarihini bile belirtiyor: ‘2021 veya 2022′[iv] !”

İftira 5: Kohler’in iddia ettiği şeyi, Baud asla yazmadı veya söylemedi

Jacques Baud, Ukrayna’nın işgal edilmesiyle ilgili neden-sonuç ilişkisini asla tersine çevirmedi. Sadece Aleksey Arestoviç ile yapılan bir röportajdan alıntı yapıyor ve onun düşüncelerini açıklıyor.

Sonuç

İsviçre ordusunda kariyer sahibi, aynı zamanda eğitimden sorumlu bir subayın, eski bir meslektaşına karşı böylesine kolayca çürütülebilir bir yazı veya nefret söylemi kaleme alması ve böylece yaptırımlarla zayıflatılmış bir meslektaşını sırtından bıçaklaması biraz şaşırtıcıdır. Bunu bir üstünün emriyle yapıp yapmadığı sorusu cevapsız kalıyor.

Bu yazı sadece kötü niyetle değil, aynı zamanda neredeyse anlaşılmaz bir amatörlükle karakterize ediliyor. Jacques Baud’un bu ilkel ve yasal işlem gerektiren saldırıyı karşılıksız bırakmayacağını ve subay üniforması giymeyi hak etmeyen bu kişiden hesap soracağını ummaktan başka bir şey yapılamaz. Bu kişinin üstlerinin onun arkasında ne kadar duracağını zaman gösterecek. İftiradan hüküm giymiş bir eğitim subayı, İsviçre Ordusu için bir ilk olacaktır.


[i] Ron Synovitz, „Name Your Poison: Exotic Toxins Fell Kremlin Foes” (Zehirini Söyle: Egzotik Toksinler Kremlin’in Düşmanlarını Devirdi), Radio Free Europe/Radio Liberty, 18 Eylül 2018

[ii] “Man found seriously ill in Maltings, Salisbury, is former Russian spy Sergei Skripal” (Maltings, Salisbury’de ağır hasta bulunan adam eski Rus casusu Sergei Skripal), www.salisburyjournal.co.uk, 5 Mart 2018.

[iii] http://www.historycommons.org/entity.jsp?entity=rex_tomb_1

[iv] „Predicted Russian – Ukrainian war in 2019 – Alexey Arestovich” (2019’da Öngörülen Rus – Ukrayna Savaşı – Alexey Arestovich), YouTube, 18 Mart 2022 (https://youtu.be/1xNHmHpERH8).

[i]. Carole Landry, „The Horror in Bucha“ (Buça’daki Dehşet), The New York Times, 4 Nisan 2022 (https://www.nytimes.com/2022/04/04/briefing/russia-ukraine-war-briefing-bucha-warcrimes.html)

[ii]. https://t.me/rybar/30599

[iii]. „Pentagon can’t independently confirm atrocities in Ukraine’s Bucha, official says” (Yetkili, Pentagon’un Ukrayna’nın Buça kentindeki vahşeti bağımsız olarak doğrulayamadığını söylüyor), Reuters, 4 Nisan 2022 (https://www.reuters.com/world/pentagon-cant-independently-confirm-atrocities-ukraines-bucha-official-says-2022-04-04/?taid=624b43bd3225ef0001288ec4)

[iv]. https://en.wikipedia.org/wiki/Illia_Kyva

[v]. https://t.me/intelslava/24353

[vi]. Jacopo Arbarello, „Guerra in Ucraina, la questione dei collaborazionisti filorussi” (Ukrayna’da Savaş, Rus yanlısı işbirlikçiler meselesi), Sky TG24, 7 Haziran 2022 (https://tg24.sky.it/mondo/2022/06/06/guerra-russia-ucraina-filorussi)

[i]. https://t.me/vityzeva/52988.

[ii]. „Bucha liberated from Russian invaders – mayor” (Buça Rus işgalcilerden kurtarıldı – belediye başkanı), ukrinform.net, 1 Nisan 2022 (https://www.ukrinform.net/rubric-ato/3445989-bucha-liberated-from-russian-invaders-mayor.html).

[iii]. Violetta Orlova, „Мер Бучі підтвердив звільнення міста від російських військ” (Buça Belediye Başkanı şehrin Rus birliklerinden kurtarıldığını doğruladı), Unian, 1 Nisan 2022 (https://www.unian.ua/war/bucha-novini-mer-buchi-zayavlyaye-pro-zvilnennya-mista-vid-okupantiv-novini-vtorgnennya-rosiji-v-ukrajinu-11769010.html).

[iv]„Буча после ухода русских военныхQ” (Rus ordusunun ayrılmasından sonra Buça), Kedrov Talks/YouTube, 2 Nisan 2022 (https://youtu.be/72TZbAeKPSE).

[v]. Violetta Orlova, „У звільненій Бучі розпочали зачистку території від диверсантів та російських пособників” (Kurtarılan Buça’da bölgenin sabotajcılardan ve Rus işbirlikçilerinden temizlenmesine başlandı), Unian, 2 Nisan 2022 (https://www.unian.ua/war/bucha-u-zvilnenomu-misti-rozpochali-zachistku-teritoriji-vid-diversantiv-ta-rosiyskih-posobnikiv-novini-kiyeva-11770498.html).

[vi]. https://youtu.be/Z7yIyNBMpQY

Avrupa

Polonya kendi uydu ağını kurarak Musk’a bağımlılığı bitirmeyi hedefliyor

Yayınlanma

Polonya Başbakanı Donald Tusk, ülkesinin Starlink benzeri yerli bir uydu iletişim ağı kuracağını açıkladı. 34. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı (MSPO) kapsamında konuşan Tusk, Polonya ve Avrupa’nın güvenliğinin “tek bir kişinin hevesine bağlı kalamayacağını” vurguladı.

Tusk, Polonya haber platformu Wiadomosci’nin aktardığı konuşmasında projenin ciddiyetine dikkat çekti: “Evet, bu bir meydan okuma, bir hayal; ancak kesinlikle boş bir heves değil. Bugün başlattığımız bu sürecin nihai hedefinin Polonya’nın kendi Starlink sistemi olabileceğini ve olacağını ifade ettik.”

Polonya’nın uzay alanında sahiden kayda değer bir ortak olduğunu belirten Tusk, bu girişimin yalnızca milli bir tatmin meselesi taşımadığını dile getirdi. Başbakan konuşmasını şöyle sürdürdü: “Açık konuşayım: Polonya’nın ve Avrupa’nın güvenliği tek bir kişinin hevesine bırakılamaz. Kendi uydu iletişim sistemimiz olmadan tam bir güvenlikten söz edemeyiz.”

Donald Tusk, yıl sonuna kadar Polonya’nın uzaydan birkaç dakika içinde görüntü aktarabilen dokuz uyduya sahip olacağını kaydetti.

Tusk, savunma fuarında uydu projesinin yanı sıra yeni ağır piyade muharebe aracının adını da duyurdu. “Ayı” (Niedźwiedź) ismi verilen araç, mevcut Borsuk modelinden 12 ton daha ağır bir yapıyla üretildi. Aracın yüksek hareket kabiliyetini koruduğu ve mürettebat korumasını önceliklendirdiği bildirildi.

Polonya basınından Rzeczpospolita gazetesi, ağustos ayında Elon Musk’ın sahibi olduğu SpaceX şirketinin uydu interneti hizmet koşullarını değiştirdiğini yazmıştı.

Yeni kuralların Polonya’yı Avrupa mobil kapsama bölgesinden çıkarması, Polonyalı kullanıcılar açısından maliyet artışı riskini beraberinde getirdi.

Gelişmeler üzerine Polonya Dışişleri Bakanı Radosław Sikorski, sosyal medya üzerinden SpaceX’in sahibi Elon Musk’a yönelik bir uyarıda bulundu. Sikorski mesajında şu ifadelere yer verdi: “Bak Elon Musk, Polonyalı Starlink kullanıcılarına yönelik ayrımcılığı durdur; aksi takdirde hizmetlerin karşılığında sana ödediğimiz yıllık 50 milyon doları yeniden değerlendirebiliriz.”

Ukrayna ordusu, Şubat 2022’de çatışmaların başlamasından bu yana cephede Starlink uydu terminallerini yoğun biçimde kullanıyor. Ukrayna Silahlı Kuvvetleri için sağlanan Starlink hizmetinin faturasını Polonya Dijitalleşme Bakanlığı karşılıyor.

Geçen yılın mart ayında Musk, Starlink erişiminin kesilmesi halinde Ukrayna’nın cephe hattının çökeceğini ileri sürmüştü. Musk yaptığı paylaşımda, “Benim Starlink sistemim Ukrayna ordusunun omurgasını oluşturuyor. Sistemi kapatırsam tüm cephe hatları çöker” demişti.

Polonya Dışişleri Bakanı Sikorski ise Musk’ın bu sözlerine karşılık, Ukrayna’daki Starlink bağlantısının masraflarını karşıladıklarını, böyle bir senaryoda yıllık 50 milyon dolar harcayan Polonya’nın farklı hizmet sağlayıcılarına yönelmek zorunda kalacağını belirtmişti.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Leipzig’deki İHA olayında tanık ifadeleri resmi iddialarla çelişiyor

Yayınlanma

Leipzig/Halle Havalimanı’nda geçen ay düşürülen insansız hava aracına ilişkin çalışan ifadeleri, Almanya’nın Rusya’yı suçlayan resmi anlatımıyla ve basına yansıyan patlayıcı görüntüleriyle uyuşmuyor. Görgü tanığı personel, kargo alanına inen sıradan bir tüketici cihazının elle yakalandığını, patlayıcı taşımadığını ve hemen peşinden özel ekiplerin olağandışı bir hızla sahaya ulaştığını savunuyor.

Almanya basını ile NATO müttefiklerinin yayın organlarında yer alan ve Leipzig Havalimanı sahasına geçen ay Rus ajanları tarafından yerleştirildiği iddia edilen patlayıcı düzeneğe ait fotoğrafların gerçek olmadığına dair ikna edici kanıtlar ortaya çıktı.

Ukraynalı araştırmacı gazeteci Anatoliy Şariy, havalimanı çalışanlarının tanıklıklarına dayandırdığı anlatımında, yayımlanan görsellerin olay yerindeki ilk manzarayla örtüşmediğini, söz konusu hava aracının ise fotoğraf ve video çekimi amacıyla üretilmiş, piyasada kolayca erişilebilen küçük ve ucuz bir tüketici cihazı olduğunu kaydetti.

Şariy’nin 6 Eylül tarihinde X platformunda paylaştığı ayrıntılı aktarım, insansız hava aracının ele geçirilişine ve sonrasındaki resmi müdahaleye bizzat tanıklık eden havalimanı personeline dayanıyor.

Anlatılanlara göre çalışanlardan biri, böylesi bir cihazın kayda değer ilave bir yük taşıyabileceğinden dahi şüphe duyuyor.

Berlin yönetimi ise Leipzig’deki hadiseden doğrudan Moskova’yı sorumlu tutuyor. Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, 1 Eylül günü yaptığı açıklamada Rusya’yı işaret ederek şunları söyledi:

“Leipzig’deki saldırı girişimiyle Rus yönetimi, zaten ağır baskı altındaki ikili ilişkilerimize bilinçli şekilde daha büyük zararlar verme kararı almıştır. Federal İçişleri Bakanı’nın az önce dile getirdiği hükümet çizgisi geçerlidir. Almanya güvenliğini koruyor; güvensizlik yaymak isteyen karşı güçlere karşı kendini savunuyor. Federal Hükümet bu nedenle Leipzig’deki hibrit saldırının faili olarak Rusya’ya karşı gerekli adımları atıyor.”

Wadephul, Rusya’nın sergilediği tutumu Avrupa genelindeki eylemlerin bir halkası olarak niteledi:

“Rusya Federasyonu’nun az önce tarif edilen tehlikeli adımları; Avrupa’ya dönük istikrarsızlaştırma, dezenformasyon yayma, tehdit, sabotaj ve saldırganlık girişimlerinin uzun bir zincirini oluşturuyor. Ne yazık ki Almanya da bunun dışında kalmadı. Rus liderliği ülkemize açık bir husumetle yaklaşıyor.”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise aynı gün Rus basınına verdiği demeçte suçlamaları reddederek hadisenin bir kurgu olduğunu savundu. Putin, meselenin iç siyasetle ilişkili olduğunu öne sürdü:

“Bunun büyük ölçüde iç siyasi durumla ilgili olduğuna inanıyorum. Şansölye’nin siyasi pozisyonu karmaşık. Vatandaşları kendisine güvenmiyor. Bunun sebebi de açık; ulusal çıkarları savunmak yerine bunları heba ediyor. Belirgin ekonomik hatalar ortada: İşletmeler kapanıyor, insanlar işlerini kaybediyor, hayat standartları hızla geriliyor. Bu adımı neden attıkları meçhul. Sadece tek bir açıklamaları var: ‘Saldırgan Rusya’ya’ karşı durmak zorundalar. Kanıt mı istiyorsunuz? İşte oraya kendileri yerleştirdi.”

Kuzey Akım boru hattına yönelik sabotaja da değinen Putin, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Birkaç ay ya da bir yıl önce Alman makamlarının Kuzey Akım boru hattını patlatmakla Rusya’yı suçladığını herkese hatırlatmak isterim. Böylesine tuhaf bir fikir ortaya atmalarına gerçekten şaşırmıştım; zira biz Avrupa’ya gaz satmak istiyorduk. Bugün de gaz sağlamaya hazırız. Yapmaları gereken tek şey düğmeye basmak, bu kararı almak. Ancak ABD yaptırımları ve diğer her şey yüzünden buna cesaret edemiyorlar. Güzel, ama şimdi attıkları adımların ardındaki sebepleri açıklamak zorundalar. Düşen oy oranları ve Saksonya dahil yaklaşan seçimler göz önüne alındığında, Alman iktidar çevrelerinin siyasi geleceği tartışmalı hale geliyor. Bence açıklama tam olarak budur. Bunun yeni bir hata olduğunu ve Alman halkının menfaatleriyle çeliştiğini düşünüyorum.”

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da 6 Eylül’de yaptığı değerlendirmede, Berlin yönetiminin suçlamalarını fiili bir savaş ilanı olarak gördüklerini dile getirdi. Vesti internet sitesinin aktardığına göre Lavrov şu ifadeleri kullandı:

“Leipzig, havalimanı. Orada bir insansız hava aracı buldular. Rus yapımı olduğunu söylediler, kimse araştırmaya dahi gerek duymadı. Bu durum, özünde gerçek bir savaşın başlangıcıdır. Başkonsolosluğu Bonn’dan çıkardılar, anlaşmayı feshettiklerini ilan ettiler. Berlin’deki Rus Evi kapatılıyor. İkinci Dünya Savaşı’nın, daha doğrusu Büyük Vatanseverlik Savaşı’nın başlamasından önce de Almanların diplomatik temsilciliklerini kapattığını hatırlıyorum. Merz’in Almanya’yı yeniden Avrupa’nın lider askeri gücü yapma yönündeki tüm açıklamaları hayata geçiriliyor. Aslında bize savaş açıyor. Tarihin dersleri hiç alınmamış. Nazizmin metastazlarının yeniden yüzeye çıktığı görülüyor. Bu tehlikeli bir gelişme. Rus liderliğinin gereken sonuçları çıkaracağına inanıyorum.”

Moskova’dan yazan deneyimli gazeteci John Helmer’ın aktardığı kulis bilgilerine göre bazı Alman kaynaklar, Alman polis ve istihbaratınca izlenen, içine sızılmış yerel muhalif grupların ve aşırı sol yapıların bu olayda kullanılmış olabileceğine işaret ediyor.

Güvenlik birimlerinin hadiseden önceden haberdar olabileceğini öne süren kaynaklar, Kızıl Ordu Fraksiyonu çizgisindeki aşırı sol unsurların askeri üretime müdahale tatbikatları yaptığını savunuyor.

Aynı kaynaklar, Ukrayna tarafının sahip olduğu insansız hava aracı tecrübesiyle Rus parçalarından cihazlar üretip sahte bayrak operasyonu yürütebilecek yetenekte olduğunu ve Kuzey Akım soruşturmasında Almanya’da tutuklanan dalgıçların intikamını alma saikine sahip olabileceğini iddia ediyor.

Hadiseye ilişkin yeni tanıklıkları kamuoyuna taşıyan Ukraynalı gazeteci Anatoliy Şariy, 2012 yılından bu yana sürgünde yaşıyor ve uzun yıllardır çeşitli fiziki saldırıların hedefi durumunda.

Şariy’nin İngilizce kaleme aldığı ve havalimanı tanıklıklarına dayanan haberi şu detayları aktarıyor:

Leipzig/Halle Havalimanı sahası daha önce güvenlik ihlallerine sahne olmuştu. 1 Ağustos 2024 tarihinde “Letzte Generation” (Son Nesil) adlı çevre hareketine mensup yedi eylemci, dış güvenlik çitlerini üç ayrı noktadan keserek havalimanının kısıtlı bölgesine girmişti. Eylemcilerden beşi kendilerini taksi yollarına yapıştırmış, diğer iki kişi ise eylemi gerçekleştiremeden yakalanmıştı. Yaşanan bu olay, yabancı kişilerin gece vakti güvenlik çemberini aşarak uçuş operasyon sahasına erişebildiğini belgelemişti.

Şariy’ye konuşan çalışan, insansız hava aracı hadisesinin kamuoyuna yansıtılandan çok farklı bir seyir izlediğini aktarıyor. Olay, gece saatlerinde DHL uçaklarının bakımının yapıldığı ve Antonov uçaklarının konuşlandığı “Vorfeld 2” bölgesinde, bir kargo uçağının yükleme aşamasında meydana geldi. Havalimanı personeli daha önce de tesis çevresinde uçan cihazlara rastlıyordu. Havalimanı sınırından geçen S8a karayolunun yakınında bir acil çıkış kapısı ile pisti rahat gören bir nokta bulunuyor. Gece saatlerinde havacılık meraklıları iniş ve kalkış yapan uçakları fotoğraflamak için bu alanda toplanıyor. Kaynak, geçmişte bu bölgede çok sayıda insansız hava aracının görüldüğünü, ancak bu araçların insanlara veya uçaklara bu denli yaklaşmadığını dile getiriyor.

Olay gecesi ise yükleme sürerken küçük bir hava aracı kargo uçağının etrafında dönmeye başladı ve bir personelin hemen yanında havada asılı kaldı. Görgü tanığı çalışanlar aygıtın nereden havalandığını göremedi. Cihaz yeterince alçaldığında personel müdahale ederek aracı eliyle yere bastırdı ve pervanelerine hasar vererek etkisiz hale getirdi. Ardından telsizle cihazın zaptedildiğini bildirdi.

Tanık çalışanın asıl dikkat çektiği nokta bundan sonraki süreç oldu. Telsiz anonsunun hemen ardından, yalnızca birkaç dakika içinde polis ekipleri, bomba imha uzmanları, itfaiye personeli, özel bomba imha robotu dahil ağır ekipmanlar ve televizyon ekipleri aprona ulaştı. Havalimanının Leipzig kent merkezine yaklaşık 20 kilometre mesafede yer alması, personelin zihninde soru işaretleri doğurdu. Zira dışarıdan gelen kişilerin doğrudan piste girmesi mümkün değil; güvenlik kontrolünden geçip “Tagesausweis” (günlük giriş kartı) almaları gerekiyor. Kaynak, yalnızca bu onay prosedürünün bile ciddi vakit aldığını, dolayısıyla tam teçhizatlı özel ekiplerin ve kameramanların anonsun hemen peşinden alana ulaşmasının olağandışı bir hız taşıdığını belirtiyor.

Tanık, cihazda patlayıcı veya fünye bulunduğu yönündeki haberleri kesin bir dille reddediyor. Aracı eliyle düşüren personelin hiçbir patlayıcı madde ya da fünye görmediğini aktaran kaynak, basında Çek yapımı Semtex patlayıcı ile servis edilen fotoğrafların sahadaki ilk durumla uyuşmadığını ifade ediyor. İlgili çalışan, haberleri izledikten sonra olayın kamuoyuna sunuluş biçimine tepki gösterse de işini kaybetme endişesiyle sessiz kalıyor.

Olayın ardından havalimanı çevresinde güvenlik önlemleri artırıldı. Daha önce uçak gözlemcilerinin beklediği S8a yolu üzerindeki acil çıkış kapısı çevresinde artık polis ekipleri 24 saat nöbet tutuyor.

Mevcut tablo, hadiseye dair birbiriyle taban tabana zıt iki anlatı ortaya koyuyor: Resmi makamların sunduğu, tehlikeli bir insansız hava aracının tespit edilip acil durum protokollerinin işletildiği anlatım ile sıradan bir sivil cihazın personelce düşürüldüğü ve hemen ardından önceden hazırlanmış izlenimi veren geniş çaplı bir güvenlik ve medya operasyonunun başlatıldığını savunan çalışan anlatımı.

Havalimanı personelinin ifadeleri olayın kesin olarak provokasyon olduğunu tek başına kanıtlamasa da yanıtlanması gereken somut sorular barındırıyor: Telsiz anonsu tam olarak saat kaçta yapıldı; polis, uzmanlar ve gazeteciler hangi saatte arandı; ekipler kısıtlı alana ne zaman ayak bastı; patlayıcıyı ilk kim, hangi aşamada tespit etti; patlayıcı madde düşürüldüğü an cihaza monteli halde miydi; aygıtı ilk hangi görevli inceledi; bomba uzmanları gelmeden önce çekilmiş fotoğraflar mevcut mu ve medya çalışanları aprona nasıl giriş sağladı?

Okumaya Devam Et

Avrupa

Almanya’da Rus gazı kesintisinin bütçeye faturası 50 milyar euroyu aştı

Yayınlanma

Rusya’nın sevkiyatı kesmesinin ardından enerji piyasasını dengelemeye çalışan Almanya federal bütçesinden 50,4 milyar euro harcandı. Maliye Bakanlığı verilerine göre kişi başına 600 euroya ulaşan bu fatura, tavan fiyat uygulamasını ve acil yardım paketlerini kapsıyor.

Rusya’nın doğalgaz sevkiyatını kesmesi, Almanya federal bütçesine 50 milyar euroyu aşkın mali yük getirdi.

Alman Bild gazetesinin haberine göre Maliye Bakanlığı, Yeşiller Partisi Federal Meclis Milletvekili Robin Wagener’in soru önergesine verdiği yanıtta krizin faturasını paylaştı.

Resmi belgedeki verilere göre krizin etkilerini sınırlamak için bütçeden 50,4 milyar euro harcandı. Enerji krizine karşı atılan acil yardım ve istikrar adımlarını kapsayan bu bütçe, gaz ve elektrik fiyatlarına tavan getirilmesini, Aralık ayı acil destek paketini ve diğer yardım ödemelerini finanse etti.

Gazete, söz konusu maliyetin kişi başına 600 euroya karşılık geldiğini aktardı.

Alman Ekonomik Araştırmalar Enstitüsü (DIW Berlin) enerji uzmanı Claudia Kemfert, harcamaların büyüklüğünü Almanya’nın Rus gazına duyduğu bağımlılıkla açıkladı.

Kemfert, “Almanya kendisini yaklaşık yüzde 55 oranında Rus gazına dayanan tehlikeli, tek taraflı bir bağımlılığa sürükledi. Rusya sevkiyatı durdurduğunda, bu fiyat şoku ülkeyi bilhassa sert vurdu” değerlendirmesinde bulundu.

Alman Ekonomi Uzmanları Konseyi Üyesi Veronika Grimm, 50 milyar euroluk rakamı “gerçekçi” olarak nitelendirdi ancak krizin fiili sonuçlarının çok daha ağır olduğunu vurguladı.

Grimm, devlet müdahalelerinin iflas dalgasını önlemek ve haneleri aşırı mali yükten korumak adına zorunlu olduğunu belirtti.

Bonn Üniversitesi uzmanı Frank Umbach da yeni sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) terminalleri harcamaları ve yüksek enerji fiyatlarının getirdiği ek yükler hesaba katılmadığı için bütçeye yansıyan gerçek zararın çok daha yüksek olduğunu kaydetti.

Almanya için Alternatif (AfD) partisinin lideri Alice Weidel, 9 Eylül’de yaptığı açıklamada Kuzey Akım boru hatlarının onarılmasını ve Rus gazına geri dönülmesini talep etti.

Aynı gün Rusya Devlet Başkanı’nın yabancı ülkelerle yatırım ve ekonomik işbirliği özel temsilcisi Kirill Dmitriyev, “Rus gazı olmadan Alman sanayisi var olamaz” dedi.

2022 öncesinde Rusya, Almanya’nın ithal ettiği ham petrolün üçte birinden fazlasını ve tüketilen doğalgazın yarısından fazlasını sağlıyordu. Reuters ajansı, Almanya’nın Kuzey Akım boru hattının devre dışı kalmasının ardından toparlanmakta güçlük çektiğini yazdı.

İktidar koalisyonundaki Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD) eş genel başkanı Lars Klingbeil ise geçen yıl Mart ayında yaptığı açıklamada, ülkenin Rus gazı olmadan yaşamaya alıştığını ve geçmişe dönmeyi düşünmediğini ifade etti.

Klingbeil, Ukrayna’daki çatışmalar sona erse dahi Berlin’in Rusya’dan enerji ithalatına bağımlı kalmaktan kaçınması gerektiğini söyledi.

Avrupa Birliği Konseyi açıklamasına göre AB, Rusya’dan boru hattı yoluyla gaz ithalatını 30 Eylül 2027, sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ithalatını ise Ocak 2027 itibarıyla tamamen yasaklayacak; mevcut sözleşmeler için tanınan geçiş süreci de bu tarihlerde sona erecek.

Yasağa karşı çıkan Macaristan ve Slovakya, Rus yakıtını ithal etmeyi sürdürüyor ve her iki ülke kısıtlamaları iptal ettirmek üzere Avrupa Adalet Divanı’nda dava açtı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English