Bizi Takip Edin

Rusya

Putin: Batı, Ukrayna halkını ‘sarf malzemesi’ olarak görüyor

Yayınlanma

Rusya Devlet Başkanı Putin, Valday Tartışma Kulübünde yaptığı yaklaşık dört saatlik konuşmada, herhangi bir ülkenin nükleer deneme yapması halinde Rusya’nın da anında karşılık vereceğini söyledi. Batı’yı Ukrayna halkını ‘sarf malzemesi’ olarak görmekle suçlayan Putin, çok kutupluluğun Batı hegemonyasına tarihin verdiği bir cevap olduğunu belirtti ve Rusya’nın cephe hattında stratejik inisiyatifi elinde tuttuğunu savundu.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Soçi’de düzenlenen Uluslararası Tartışma Kulübü Valday’ın genel oturumunda 3 saat 51 dakika konuştu. Putin, küresel güç dengelerinden Ukrayna’daki savaşa, Trump ile Alaska’da yapılan görüşmeden Avrupa’nın geleceğine kadar geniş bir yelpazede açıklamalarda bulundu.

Batı’nın izolasyon çabaları çöktü

Putin, Rusya’nın yaptırım sayısında “mutlak rekor sahibi” olduğunu söyledi. Ancak Batı’nın Rusya’yı izole etme çabalarının tamamen çöktüğünü belirtti. Putin, “Rusya en yüksek direnç seviyesini gösterdi, bu konuda haklı gurur duyuyoruz” dedi. Devlet Başkanı, bazı ülkelerin Rusya’ya stratejik yenilgi yaşatmak, halkı acı çektirmek istediğini, ama artık “sakinleşmeleri gerektiğini” vurguladı.

Putin, Batı’nın Sovyetler Birliğinin son kalıntısını da “ezmek” istediğini söyledi. Putin, “Kafkasya’da CIA’nın nasıl çalıştığını, terörü nasıl finanse ettiğini gördüğümde ben bile şok oldum” diye ekledi.

“Bütün NATO Rusya ile savaşıyor”

Putin, Batılı eğitmenlerin Ukrayna’daki savaşta yer aldığını söyledi. Devlet Başkanı, Avrupa’da Ukrayna ordusuna destek veren özel bir merkezin kurulduğunu anlattı. Putin, “Bütün NATO ülkeleri Rusya ile savaşıyor” dedi. Rus lider, Rus ordusunun bugün dünyadaki en savaş kabiliyetli ordu olduğunu vurguladı.

Devlet Başkanı, cephe hattının neredeyse tamamında Rus ordusunun ilerlediğini söyledi. Putin, “Kuzey” grubunun Volçansk’ın yarısını aldığını, “Batı” grubunun Kupyansk’ın üçte ikisini aldığını, ordu birliklerinin Konstantinovka’ya ve Krasnoarmeysk’e girdiğini açıkladı. Devlet Başkanı, Ukrayna ordusunda kargaşa hâkim olduğunu söyledi. Putin, “Cephede ne olduğunu anlamıyorlar” dedi.

Putin, Rus ordusunun personelinin yeterli olduğunu, kayıplarının Ukrayna’nınkinden kat kat az olduğunu söyledi. Putin, “Gençler kendileri askere yazılıyor. Zorunlu seferberlik yapmıyoruz” dedi.

Ukrayna’nın ağır kayıpları

Putin’in hesabına göre, Ukrayna ordusu eylülde 44 bin 700 asker kaybetti, bunların neredeyse yarısı telafisizdi. Kiev, hastanelerden dönenlerle birlikte 11 bin daha az asker toplayabildi. Ocak-ağustos arasında 150 bin kişi Ukrayna ordusundan firar etti, sadece 160 bin yeni asker alındı. Putin, Rusya’da da firarlar olduğunu, ama çok az olduğunu söyledi.

Putin, Ukrayna ordusunun kayıpları göz önünde bulundurulduğunda Kiev’in müzakereyi düşünmesinin daha iyi olacağını söyledi. Devlet Başkanı, Ukrayna yönetiminin masaya oturacak gücü bulacağını umduğunu ifade etti.

Zaporijya Nükleer Santrali’ne saldırılar

Putin, Ukraynalı militanların Zaporijya Nükleer Santrali’ne saldırılar düzenlediğini, şimdilik doğrudan reaktöre vurmadıklarını açıkladı. Putin, “Eğitim merkezini vurdu, enerji direklerini vurdu. Şimdi santral jeneratörlerle çalışıyor” dedi. Devlet Başkanı, Ukrayna topçusunun onarım ekiplerinin yaklaşmasına izin vermediğini, buna rağmen suçun Rusya’ya atıldığını belirtti. Putin, UAEA personelinin her şeyi gördüğünü ama sessiz kaldığını söyledi.

Putin, Ukrayna sabotaj gruplarının Kursk ve Smolensk nükleer santrallerinin enerji hatlarını birçok kez havaya uçurduğunu söyledi. Devlet Başkanı, Ukrayna’daki diğer santrallerin hâlâ çalıştığını hatırlattı ve “Bize aynı şekilde karşılık vermemizi ne engelliyor?” diye sordu. Putin, “Bu çok tehlikeli bir uygulama, durmaları daha iyi olur” dedi.

Trump ile Alaska görüşmesi

Putin, Alaska’daki görüşmenin kimin fikri olduğuna dair yorum yapmadı. Ancak Devlet Başkanı, orada rahat hissettiklerini söyledi. Putin, Rusya’nın ABD ile Ukrayna’daki çatışmanın çözümü konusunda tartışmayı sürdürmeye hazır olduğunu vurguladı.

Putin, Alaska’da Trump ile sadece Ukrayna krizinin çözümünü konuştuklarını anlattı. Rus lider, ABD Başkanı’nı “rahat bir muhatap” diye tanımladı: “Gösteriş yapmayı seviyor ama dinlemeyi de biliyor.” Putin, “Alaska’daki görüşme, ikili ilişkilerin yeniden kurulması için bir işaret oldu” dedi.

Putin, Çin ziyaretinde Devlet Başkanı Şi Cinping’in Rusya-ABD ilişkilerinin normalleşmesini desteklediğini aktardı. Putin, Şi’yi dostu olarak gördüğünü söyledi.

“Trump iktidarda olsaydı ihtilaf yaşanmazdı”

Putin, Ukrayna ihtilafının hem Ukraynalılar hem Ruslar için bir trajedi olduğunu söyledi. Ancak Devlet Başkanı, Batı için Ukrayna halkının önemi olmadığını, onları “sarf malzemesi” gibi gördüklerini belirtti. Putin, “NATO sınırlarımıza yaklaşmasa bu ihtilaf olmazdı. Trump iktidara olsaydı, bu ihtilaf da yaşanmazdı” dedi.

Putin, Trump yönetiminin isteklerini doğrudan dile getirdiğini ama dürüstçe yaptığını söyledi. Devlet Başkanı, ABD yönetiminin kendi çıkarlarını savunduğunu, Rusya’nın da aynısını yaptığını belirtti. Putin, ABD ile tam kapsamlı ilişkilerin yeniden kurulmasının Rusya’nın ulusal çıkarına olduğunu vurguladı.

Tomahawk füzeleri ve nükleer silahlar

Putin, Tomahawk’ın güçlü bir silah olduğunu, ancak Ukrayna’ya sevk edilmesinin cephede durumu değiştirmeyeceğini söyledi. Putin, “ATACMS füzeleri vardı, ama hava savunmamız onları düşürmeyi öğrendi” dedi. Devlet Başkanı, bu füzelerin sevkiyatının Rusya-ABD ilişkilerine zarar vereceğini, Amerikan askerlerinin doğrudan katılımı olmadan Tomahawk’ların kullanılamayacağını vurguladı.

Putin, Rusya’nın modern yüksek teknolojili çok sayıda silah sistemine sahip olduğunu, bunlara “Oreşnik” adlı sistemi de eklediğini söyledi. Devlet Başkanı, şimdi yeni hipersonik silah sistemleri ortaya çıkabileceğini belirtti. Putin, “Hiçbir şeyi unutmadık, çalışmalar sürüyor” diye vurguladı. Putin, Rusya’nın kendi nükleer kalkanına güvendiğini ifade etti. Devlet Başkanı, ABD ile parite bulunduğunu belirtti.

Putin, Rusya’nın Belarus dışında hiçbir yerde taktik nükleer silah konuşlandırmadığını söyledi. Devlet Başkanı, bu silahların Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan bombalardan kat kat güçlü olduğunu kaydetti.

Putin, eğer herhangi bir ülke nükleer deneme yaparsa Rusya’nın da aynı şekilde karşılık vereceğini açıkladı.

Stratejik silahlar anlaşması

Putin, stratejik taarruz silahları anlaşmasının geleceğine ilişkin kesin konuşmadı: “ABD’de bazıları, Stratejik Silahların Azaltılması Anlaşması’nın uzatılmasına ihtiyaç duymadıklarını söylüyor. Onlara gerek yoksa bize de gerek yok.”

Fransa’nın tankere el koyması “korsanlık”

Putin, Fransa’nın uluslararası sularda tankere el koymasını korsanlık olarak nitelendirdi. Putin, “Orada muhtemelen askeri yük, insansız hava araçları aradılar. Hiçbiri yoktu, olamazdı da” dedi. Devlet Başkanı, bunun, Fransız halkının dikkatini iç sorunlardan başka yöne çekme isteğiyle yapıldığını söyledi. Putin, “Fransızlar, bana gelin. Çevremde birleşin. Sizi zafere götüreceğim. Tıpkı Napolyon gibi” dedi.

Tankerlere el koymaya ilişkin konuşan Putin, bunu bir kez daha korsanlık diye tanımladı ve “Korsanları yok ederler” dedi. Devlet Başkanı’na göre Avrupalı liderler vatandaşlarını “büyük silahlı ihtilafların” yoluna itiyor.

Putin, uluslararası hukukun gemi el koymayı yasakladığını söyledi. Devlet Başkanı, Avrupa toplumlarının kendi liderlerinin işleri çöküşe sürüklemesine izin vermeyeceği umudunu dile getirdi.

“Sevdiğimiz Avrupa yok oluyor”

Putin, Avrupa Birliğinin güçlü bir uygarlık merkezi olduğunu ama sönmekte olduğunu söyledi. Devlet Başkanı, kontrolsüz göç ve değerlerin aşınmasının Avrupa’yı içten kemirdiğini belirtti. Putin, “Sevdiğimiz Avrupa yok oluyor” dedi. Devlet Başkanı, Avrupa’da yarım yıl yaşayan Batı yanlısı Rusların bile bunu söylediğini ekledi.

Putin, Avrupa’da milliyetçi hareketlerin güçlendiğini söyledi. Fransa’da, Almanya’da. Macaristan’da Orbán’ı destekleyenler “Macar kalmak isteyenler.” Putin, bu süreç devam ederse Avrupa’nın yeniden doğacağını belirtti.

Putin, Rusya’nın petrol ve gazının Avrupa’ya sevkiyatına getirilen yasağın, egemenliğin kaybedilmesinden kaynaklandığını söyledi. Putin, “Egemenlik kaybedilince her şey çöker” dedi.

Putin, Avrupa’da “Ruslarla savaş yaklaşıyor” şeklinde tekrarlanan mantraların doğru olmadığını söyledi. Putin, “Rusya’nın NATO’ya saldıracağı saçmalığına inanmak mümkün değil. İnsanlara ‘rahatlayın, kendi sorunlarınıza bakın’ demek geliyor içimden” dedi. Devlet Başkanı, Avrupa’nın bu süreçte küresel rekabette geriye düştüğünü kaydetti.

Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliği “aptallık”

Putin, Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya katılmasını “aptallık” olarak nitelendirdi: “İlişkilerimizde hiçbir sorun yoktu,” dedi. Devlet Başkanı, Helsinki’de ruble kabul edildiğini, tabelaların Rusça olduğunu hatırlattı. Putin, “Rusya Helsinki’yi ya da Stockholm’ü mü işgal etmek istedi? İsveç’le bütün sorunlarımızı Poltava Muharebesi’nde çözmüştük. Bu çok eskidendi” diye vurguladı.

Putin, Finlandiya ile de İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra tüm meselelerin çözüldüğünü söyledi. Devlet Başkanı, bu ülkelerin yönetimlerinin Rusya’dan çıkar sağlamayı umduğunu, ancak “Rusya’dan bir şey koparmalarının mümkün olmayacağını” belirtti.

Putin, Rusya’nın Finlandiya ile ilişkileri yeniden kurmaya karşı olmadığını ancak “bir burukluk” kaldığını söyledi.

Avrupa’da demokrasi maskaralığa döndü

Putin, Avrupa’daki elitlerin iktidarı korumak için halklarını aldattığını söyledi. Devlet Başkanı, örnek olarak Romanya’daki başkanlık seçimlerini gösterdi: “Yakında her şeyi yasaklayacaklar.” Putin, “Demokratik prosedürleri sonsuza kadar maskaralık haline getirmek mümkün değil” dedi.

Sırbistan’da renkli devrim girişimi

Devlet Başkanı, Rus istihbaratının Batı’nın Sırbistan’da renkli devrim organize etmeye çalıştığını teyit ettiğini açıkladı. Putin, Sırp gençlerinin protesto için sokaklara çıkarken halklarının geçmişte yaşadığı acıları unutmamaları gerektiğini vurguladı. Putin, “Gençleri sokağa itenler, Sırp halkının acı çekmeye devam etmesini istiyor. Nasıl ki bazıları Rus halkının da acı çekmesini istiyor. Bunu açıkça söylüyorlar” dedi.

ABD uranyum alımlarına devam ediyor

Putin, ABD’nin diğer ülkelerden Rusya’nın kaynaklarından vazgeçmesini istediğini, fakat kendisinin uranyum almaya devam ettiğini söyledi. Putin, “Jüpiter’e serbest olan, boğaya serbest değildir” dedi.

Putin, Rusya’nın ABD’ye uranyum sevkiyatını düzenli ve güvenilir şekilde sürdüreceğini söyledi. Devlet Başkanı, 2025’te 1,2 milyar dolar, 2026’da 800 milyon dolar değerinde nükleer yakıt satılacağını açıkladı. Putin, Avrupa’nın Rusya’nın doğalgazından vazgeçmesinin ürün fiyatlarını yükselttiğini ve AB halkını yoksullaştırdığını belirtti.

BRICS ekonomik güç kazanıyor

Putin, Rusya’nın dolar karşıtı bir kampanya yürütmediğini, sadece dolar üzerinden ödeme yapmasına izin verilmediğini belirtti. Devlet Başkanı, BRICS’in elektronik ödeme ve ticaret imkânlarını genişletmek için çalışacağını söyledi. Putin, BRICS ülkelerinin dünya GSYİH’sındaki payının bugün yüzde 40, AB ülkelerinin payının ise yüzde 23 olduğunu ifade etti.

Enerji sektörü ve petrol fiyatları

Devlet Başkanı, uluslararası enerji sektörünün iyi işleyeceğine, dünya ekonomisi büyüdükçe enerji kaynaklarına talebin arttığına inandığını söyledi. Putin, “Eğer varsayalım ki Rusya’nın petrol tacirlerini piyasadan çıkarsalar, ki bu olmayacak, fiyatlar anında 100 doların üzerine fırlar” diye vurguladı. Putin ardından, “Bu, kötü durumda olan ekonomilerin, Avrupa ülkelerinin ekonomilerinin çıkarına mı? Bunun üzerine ya hiç düşünmüyorlar ya da her şeyi anlayarak yine de kasten üzerine gidiyorlar” dedi.

Hindistan ile ilişkiler

Putin, Hindistan’la hiç sorun yaşanmadığını söyledi. Devlet Başkanı, Modi’yi çok bilge ve milliyetçi bir lider olarak nitelendirdi. Putin, Hindistan ile ticaretin geliştirilmesinden yana olduğunu belirtti. Devlet Başkanı, iki ülke arasındaki ticaret hacminin yaklaşık 63 milyar dolar olduğunu, fakat potansiyelin çok daha büyük olduğunu söyledi.

Putin, ABD’nin Hindistan ve Çin’e gümrük vergisi getirmesi halinde fiyatların kendi ülkelerinde artacağını belirtti. Devlet Başkanı, bunun Fed’in sert politikalarına ve ekonominin yavaşlamasına yol açacağını söyledi. Putin, Hindistan’ın Rusya petrolünden vazgeçmesi halinde yaklaşık 9 milyar dolar kaybedeceğini, vazgeçmezse gümrük vergisi ve siyasi baskıya maruz kalacağını söyledi. Putin, “Hindistan halkı aşağılanmaya katlanmaz, Modi de baskıyla ticaretten vazgeçmez” dedi.

Putin, Çinli turistler için yakın zamanda vizesiz rejim ilan edeceklerini, gecikmenin bürokrasiden kaynaklandığını belirtti.

Gazze krizi ve İsrail-Filistin meselesi

Putin, Gazze’deki durumu modern insanlık tarihinin korkunç bir olayı olarak tanımladı. Devlet Başkanı, Rusya’nın, Trump’ın çözüm planını desteklemeye hazır olduğunu söyledi. Putin, Filistin meselesinin çözümünde iki devlet ilkesinin, İsrail ve Filistin devletlerinin kurulmasının anahtar olduğunu vurguladı. Devlet Başkanı, Gazze’nin kontrolünün Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’a devredilmesinin tercih edilebileceğini, ama Trump’ın planına Filistin’in kendisinin nasıl yaklaştığının önemli olduğunu belirtti.

Putin, İsrail’in Katar’a saldırısının kendisini şaşırttığını söyledi.

Rusya ekonomisinde çeşitlendirme

Putin, Rusya ekonomisinin çeşitlendirilmesinin en temel görev olduğunu söyledi. Devlet Başkanı, ekonominin daha yüksek teknolojili hale gelmesi, iş gücü verimliliğinin artırılması ve iş gücü piyasasının yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirtti. Putin, halkın gelirini artırmanın önemine değindi. Devlet Başkanı, Rusya’daki yüksek nitelikli uzmanların daha yüksek maaş alması gerektiğini vurguladı.

Putin, yaptırımlar sonucu Rusya’nın yeni ortaklar bulduğunu ve lojistiği yeniden kurduğunu anlattı.

Putin, Rusya’nın enflasyonu dizginlemek için rekor büyüme hızından feragat ettiğini vurguladı. Devlet Başkanı, enflasyonu düşürmek gerektiğini, ama aynı zamanda ekonomik büyümeyi de sürdürmenin önem taşıdığını belirtti. Putin, “Ekonomiyi tamamen ‘dondurmamak’ önemli” dedi.

Putin, hükümetin KDV’yi artırma kararının ardından kayıt dışı ekonominin büyümesine izin vermemenin önemli olduğunu söyledi. Devlet Başkanı, KDV artışının ekonomiyi dengelemeye ve geleceğe hazırlık oluşturmaya imkan vereceğini belirtti.

Batı’dan Rusya’ya göç

Putin, Batı ülkelerinden Rusya’ya taşınmak isteyenler için, “Kimin nereden geldiği önemli değil; Güney’den ya da Kuzey’den. Önemli olan ortak değerler” dedi. Devlet Başkanı, 1800 başvuru yapıldığını, 1500’ünün kabul edildiğini söyledi. Putin, gelenlerin çoğunun Avrupa’dan olduğunu, orada “çocuklara karşı cinsiyet terörü” yaşandığını belirtti.

CIA yetkilisinin oğlunun anısı

Putin, CIA Başkan Yardımcısı Michael Gloss’un oğlunun cephede ölümüne kadar onu tanımadığını söyledi. Devlet Başkanı, Gloss’un ön safta savaşarak şerefiyle öldüğünü anlattı. Putin, Donbass’ta İngilizce ağırlıklı eğitim veren bir okula onun adının verildiğini belirtti. Putin, “O Amerikalıydı ama Rus askeriydi” dedi.

NATO üyeliği teklifleri reddedildi

Putin, Rusya’nın NATO’ya katılmak için iki kez teklif verdiğini anlattı. Devlet Başkanı, ilkinin 1954’te, ikincisinin 2000’de olduğunu söyledi. Putin, her seferinde reddedildiğini belirtti. Devlet Başkanı, Batılı ülkelerin mutlak güç cazibesine kapıldığını ifade etti.

Çok kutupluluk ve hegemonya

Putin, modern dünyada artık “okyanus ötesinde icat edilmiş kurallara” uymaya kimsenin hazır olmadığını söyledi. Putin, “Çok kutupluluk, Batı’nın hegemonyasını kurma çabasına tarihin verdiği cevaptır” dedi.

Putin, ABD ve Batı’nın gücünün geçen yüzyılın sonunda zirveye ulaştığını, ama diğer ülkelere ne yapacaklarını dayatma çabalarının başarısız olduğunu söyledi. Putin, “Her gücün bir sınırı vardır. Demire karşı ancak başka bir demir çıkar. Ve o da mutlaka çıkar” dedi.

Putin, modern dünyanın diktaya değil, anlaşmalara ihtiyaç duyduğunu söyledi. Devlet Başkanı, hegemonyanın bu yükün altından kalkamayacağını vurguladı.

BM’nin geleceği

Putin, BM’nin bugün sık sık eleştirildiğini, kurumda birçok sorun olduğunu ancak şu anda BM’den daha iyisinin bulunmadığını söyledi. Putin, “Asıl mesele, bizim bu kurumu nasıl kullandığımız” dedi. Devlet Başkanı, BM’nin potansiyelinin daha yeni açılmaya başladığını belirtti. Putin, “Yeni bir dünya düzeni arayışının uzun dönemine girdik” dedi. Devlet Başkanı, BM’nin çağdaş gerçeklere uyum sürecinde kuruluşun ilk amacının bozulmamasının önemli olduğunu söyledi.

Rusya medeniyeti ve değerler

Devlet Başkanı, Rusya’nın eski uygarlıklara büyük saygı duyduğunu söyledi. Putin, “Bizim medeniyetimiz 1000 yılı aşkın süredir var, tecrübemiz var” dedi. Devlet Başkanı, Rusya’da farklı dinlerden, farklı halklardan insanların yüzyıllardır bir arada yaşadığını, bunun özel bir kültür oluşturduğunu vurguladı.

Putin, SSCB’nin herkese kendi politikasını dayattığını, sonra aynı şeyi ABD’nin yapmaya başladığını söyledi. Devlet Başkanı, bunun yanlış olduğunu vurguladı. Putin, Rusya’nın hiçbir zaman başka ülkelere ırkçı bir tavırla yaklaşmadığını belirtti. Putin, “Rusya çeşitlilikten, çok seslilikten ve değerlerin senfonisinden yana oldu. Rusya vardı, var ve hep olacak” dedi.

Puşkin şiiri okudu

Putin, evinde masasının üzerinde bir Puşkin cildi bulunduğunu anlattı. Putin, “Puşkin bana sanki, Valday’a yanında şiir kitabımı al, oku’ dedi” diye ekledi. Devlet Başkanı ardından 1831’de yazılan “Borodino Yıldönümü” şiirini okudu. Putin, konuşmasına, “Rusya’nın varlığı bile birçok kişiye hoş gelmiyor, fırsat arıyorlar. Ama buna izin vermeyeceğiz” sözleriyle devam etti.

Modern savaş ve teknoloji

Putin’e modern savaşın nasıl değiştiği soruldu. Putin, “Teknolojinin gelişmesiyle askeri olmayan yöntemler arttı” dedi. Devlet Başkanı, bilgi saldırıları ve toplumsal bilinç üzerinde etki çabalarını örnek gösterdi.

Putin, savaş araçları arasında en önemlisinin insansız hava araçları olduğunu söyledi. Putin, “Tüm bu teknolojiler çift amaçlı kullanılabilir. İHA’lar hem tıpta hem gıda dağıtımında kullanılabilir” dedi.

Putin, askeri ihtilallerde her şeyin çok hızlı değiştiğini söyledi. Putin, “Değişmeyen tek şey Rus askerinin cesareti” diye ekledi.

Putin, genç kızların kokoshnik (geleneksel başlık) takmaya başlamasının kendisini çok sevindirdiğini söyledi. Devlet Başkanı, bunun Rus toplumunun olgunluğunu ve sağlamlığını gösterdiğini, dışarıdan etkilenmediğini belirtti. Putin, “Rus toplumunu içeriden çökertme çabalarına rağmen, düşmanlarımız ters etki yaratıyor” dedi.

Diğer konular

Putin, Kopenhag ve Lizbon’a artık drone göndermeyeceği yönünde şaka yaptı. Putin, “Artık göndermeyeceğim” diyerek güldü. Devlet Başkanı ardından, “Ciddi konuşursak: Orada zaten hedef yok, bizim de göndermemize gerek yok” dedi.

Putin, eski İngiltere Başbakanı Tony Blair’in evinde nasıl kaldığını hatırladı: “Sabah pijamalarla kahve içtik.”

Putin, Charlie Kirk’ün öldürülmesini “iğrenç bir cürüm” olarak nitelendirdi ve ailesine başsağlığı diledi.

Putin, Macron ile aslında iyi ve çalışma ilişkileri içinde olduğunu söyledi.

Putin, dünya toplumunun temel konularda ortak bir dil bulacağına dair umut ifade etti. Devlet Başkanı konuşmasını bununla bitirdi.

Rusya

Milyarder Melniçenko, The Economist’e konuştu: Rusya için sessiz kalma dönemi sona erdi

Yayınlanma

Rus sanayici Andrey Melniçenko, Ukrayna savaşı ve Batı yaptırımlarının ardından Kremlin’le yürüttüğü özel temasları ve ülkenin geleceğine dair The Economist dergisine özel mülakat verdi. Nükleer çatışma uyarısı yapan Melniçenko, Rusya’nın Çin uydusu olmasını veya Kuzey Koreleşmesini önleyecek yeni bir elitler egemenliği modeli önerdi.

Rus sanayi sektörünün en önemli aktörlerinden, mineral gübre üreticisi EuroChem ile kömür ve enerji devi SUEK şirketlerinin kurucusu Andrey Melniçenko, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Kremlin’de gerçekleştirdiği teke tek görüşmenin ardından, ülkenin jeopolitik konumu ve ekonomik geleceğine dair analizlerini paylaştı.

The Economist dergisine mülakat vererek, Rusya gayri safi yurtiçi hasılasının yaklaşık yüzde 1’ini üreten bir sanayi imparatorluğunun kurucusu olan Melniçenko, son yıllarda yaşanan jeopolitik kırılmaların ardından Rus iş dünyasının ve devlet aygıtının yeni bir rasyonel zemine oturması gerektiğini belirtti.

Sanayici, Kremlin’de gerçekleşen ve bir saatten fazla süren kabulde, Rusya’nın küresel pazarlardaki rolünü ve Batı yaptırımlarının iş dünyasındaki etkilerini doğrudan Rusya Devlet Başkanı Putin’e aktardı.

Görüşmede elitlerin tarihi hatalarına dikkat çeken Melniçenko, iş dünyasının kendi geleceğini Rusya’nın kaderinden ayıramayacağını ifade etti.

“Para kazanmak için ayrı, güvenlik için ayrı ülke olamaz”

Kremlin’deki üst düzey kabulde Rusya Devlet Başkanı Putin ile yaptığı görüşmenin ayrıntılarını paylaşan sanayici Melniçenko, Batı dünyasının mülkiyet haklarına dair sunduğu garantilerin yanıltıcı olduğunun son yaptırımlarla kanıtlandığını vurguladı.

Rus elitlerinin uzun yıllar boyunca servetlerini yurt dışında tutarak güvenlik arayışına girmesini eleştiren iş insanı, Rusya Devlet Başkanı Putin’e hitaben şu ifadeleri kullandı:

“Yıllarca Batı’nın mülkiyet haklarını koruyacağına inandık ancak bu durum neredeyse tüm servetimize mal oluyordu. Artık net bir gerçeği kabul etmek zorundayız: Para kazanmak için ayrı bir ülkeye, güvenlik, ailenizin geleceği ve gerçek hayat için başka bir ülkeye sahip olamazsınız.”

Melniçenko, Ukrayna savaşıyla başlayan sürecin küresel ticaret kurallarını tamamen ortadan kaldırdığını kaydetti. Kendi inşa ettiği küresel sanayi yapısının bu süreçten nasıl etkilendiğini anlatan iş insanı, “Bizler uluslararası kurallara dayalı küresel bir dünya olduğuna inanıyorduk. Ancak dünya bizim düşündüğümüz gibi bir yer çıkmadı. Küresel bir dünya yok, küresel kurallar yok. Siz devlet yönetimi olarak bunu bizden çok daha önce anladınız” dedi.

Savaşın ilk günlerinde Avrupa Birliği ve ABD tarafından yaptırım listesine alınan Melniçenko, hukuki zorunluluklar nedeniyle dünyanın en büyük ikinci gübre üreticisi konumundaki EuroChem şirketinin mülkiyet haklarını devretmek zorunda kaldığını anımsattı.

Batı yargısının tarafsızlığını yitirdiğini ifade eden sanayici, Avrupa Adalet Divanı nezdinde başlattığı yasal girişimlerin tamamen siyasi gerekçelerle reddedildiğini kaydetti.

“Sessizce boyun eğmenin dışındaki her adım risk taşır”

Rusya’nın güvenlik bürokrasisinin bağımsız hareket eden aktörleri bir tehdit olarak algıladığına değinen Melniçenko, bir iş insanı olarak kamusal alanda inisiyatif almanın taşıdığı risklerin farkında olduğunu belirtti.

Sanayici, güvenlik elitlerinin kurduğu baskı ortamına rağmen ülkenin geleceği için fikir üretmenin kaçınılmaz bir sorumluluk olduğunu şu sözlerle açıkladı:

“Mevcut sistemde sessizce boyun eğmenin dışındaki her adım doğal olarak büyük risk taşır. Tabii ki kafayı öne eğip beklemek en kolay yoldur. Ancak şu an Rusya için ortaya konan bahisler çok yüksek. Eğer bu süreçte ülkenin geleceğini şekillendirmek için sorumluluk almaz ve katılım sağlamazsanız, kendinizi kendi geleceğinizden tamamen dışlamış olursunuz.”

Uzun yıllar İsviçre’de yaşayan ve küresel teknoloji liderleriyle yakın ilişkiler geliştiren Melniçenko, Rusya ile olan bağını bir dış yatırımcı mantığıyla sürdürdüğü dönemin kapandığını ilan etti.

“Hayatımda ilk kez Rusya’dan başka bir ülkem olmadığını derinden hissediyorum” diyen iş insanı, Rus elitlerinin sermayeleriyle birlikte hırslarını ve entelektüel enerjilerini de ülkelerine geri getirmesi gerektiğinin altını çizdi.

Mevcut güç yapısına doğrudan meydan okumak gibi bir niyetinin olmadığını dile getiren sanayici, amacının devlete rasyonel bir dönüşüm mimarisi sunmak olduğunu ifade etti. Melniçenko, ideolojilerden arınmış, fiziksel gerçekliğe ve ekonomik verilere dayanan bir yönetim yaklaşımının Rusya’yı mevcut çıkmazdan kurtarabileceğini savundu.

“Savaşın diğer ülkelere sıçrama riski endişe verici derecede yüksek”

Rusya topraklarının uzun bir aradan sonra doğrudan askeri saldırılara maruz kaldığına dikkat çeken sanayici, Ukrayna’nın Rus rafinerilerine yönelik drone operasyonlarının sanayide ve enerji tedarikinde ciddi aksamalara yol açtığını kaydetti.

Ekonominin büyük bir baskı altında olduğunu ve elitler arasında ülkenin bir çıkmaza girdiğine dair ortak bir kanaatin oluştuğunu belirten Melniçenko, askeri çatışmanın küresel bir savaşa evrilme ihtimaline karşı uyardı:

“Ukrayna’daki savaş artık tartışmasız bir şekilde Rusya ile Batı dünyası arasında topyekun bir çatışma olarak görülüyor. Bu savaşın diğer ülkelere sıçrama riski endişe verici derecede yüksek. Nükleer silahların kullanılması ihtimalini bile dışlayamayız. Bizleri bu noktaya getiren nedenler her ne olursa olsun, kimin haklı ya da kimin haksız olduğunu tartışmayı bir kenara bırakıp mevcut gerçekliği kabul etmek zorundayız: Şu an tamamen haritalandırılmamış, belirsiz ve tehlikeli bir bölgedeyiz.”

Kaos dönemlerinin aynı zamanda yeni sistemler kurmak için bir laboratuvar işlevi gördüğünü dile getiren iş insanı, modern Rusya’nın Sovyetler Birliği’nin yıkılış sürecindeki büyük dönüşümden doğduğunu hatırlattı.

Toplumun ve iş dünyasının şu an en çok düzen, öngörülebilirlik ve net bir gelecek vizyonuna ihtiyaç duyduğunu söyleyen Melniçenko, “İnsanlar özgürlükten korkmaz, insanlar kaostan korkar” değerlendirmesini yaptı.

“Kuantum dünyasında hiçbir şey kesin değildir ve her şey ihtimal dahilindedir”

Eğitimini aldığı kuantum istatistiği ve alan teorisinin dünyaya bakışını şekillendirdiğini belirten Melniçenko, fiziksel dünyanın akışkan yapısının kendisine dogmatik olmayan bir düşünce esnekliği kazandırdığını kaydetti.

Sanayici, bu felsefeyi iş dünyasına ve ülke yönetimine nasıl uyarladığını şu sözlerle anlattı:

“Kuantum dünyasında hiçbir şey kesin değildir ve her şey ihtimal dahilindedir. Gerçeklik akışkandır. Eğer bir gelişme, bir olay ya da bir olgu sizin hayata dair yerleşik görüşlerinizi çürütüyorsa, bu bir trajedi değil, aksine yeni bir fırsattır. Ben katı kuralları olan bir insan değilim. Bugün, dünden daha farklı bir stratejiye inanabilirim ve bu durum değişen koşullara uyum sağlamanın tek yoludur.”

Bu esnek vizyon sayesinde 2000’li yılların başında Çin’in ekonomik büyümesini önceden analiz ederek kömür ve gübre sektöründe devasa yatırımlar yaptığını belirten Melniçenko, Rusya’nın özelleştirme döneminde atıl kalan demiryolu hatlarını ve limanlarını küresel ticaret rotalarına entegre ettiğini anımsattı.

Dönemin Rusya Elektrik Monopolü RAO UES Başkanı Anatoliy Çubays ile gerçekleştirdiği hisse alım ortaklığını örnek göstererek, devlet kurumlarıyla kavga etmeden, pazar reformlarına inanarak büyük sanayi entegrasyonları gerçekleştirdiğini ifade etti.

“Rusya kalıcı bir kale zihniyetine hapsolursa dış çatışmayı iç politika aracı yapar”

Makalesinde Rusya’nın önündeki dört olası gelecek senaryosunu analiz eden Melniçenko, bu yollardan ilk üçünün ülke için yıkıcı sonuçlar doğuracağını savundu.

İlk senaryoda Rusya’nın Batı sistemine çevre bir ülke olarak yeniden entegre edilmesini “vasallık” olarak nitelendiren iş insanı, gururu kırılmış ve yenilmiş bir Rusya’nın kaçınılmaz olarak daha saldırgan bir rövanşizm üreteceğini belirtti.

İkinci senaryo olan Çin’in yörüngesine tamamen girme ihtimalini de değerlendiren sanayici, Pekin’in Rusya’yı sadece bir hammadde deposu ve tampon bölge olarak kullanmak isteyeceğini, ancak Rusya’nın iç sorunlarının sorumluluğunu üstlenmeyeceğini yazdı. Melniçenko, bu iki senaryo arasındaki tek farkın “derebeyinin kimliği” olacağını vurguladı.

Üçüncü tehlikenin, ülkenin nükleer silahların kontrolsüz dağıldığı bir iç çatışma ve bölünme sürecine girmesi olduğunu belirten sanayici, dördüncü ve en olası tehlikeye karşı ise şu uyarıyı yaptı:

“Güvenlik servislerinin desteklediği ve Kremlin’de ciddi şekilde tartışılan Kuzey Kore tarzı bir içe kapanma modeli, hem elitler hem de halk için büyük bir tehdittir. Rusya eğer kalıcı bir kale zihniyetine hapsolursa, dış çatışmayı kalıcı bir iç politika aracı haline getirir. Bu model askeri baskıyı, ekonomik rasyonelleşmeden uzaklaşmayı, karne uygulamasını ve istikrarsızlık ihracını beraberinde getirir.”

Melniçenko, bu karanlık senaryolardan çıkışın tek yolunun, devletin mülkiyet haklarını bir lütuf olarak değil, anayasal bir yükümlülük olarak koruduğu “gerçek egemenlik” modeli olduğunu kaydetti.

“Amacımız Rusya’yı insanların gitmek istemeyeceği kadar cazip bir yer yapmak olmalı”

Önerdiği egemen devlet modelinin sadece siyasi bir söylemden ibaret olmadığını, ekonomik rasyonaliteye dayanması gerektiğini belirten Melniçenko, Rusya’nın eski Sovyet cumhuriyetlerinden nitelikli iş gücünü çekebilmesi ve ülkeden kaçan eğitimli nüfusu geri kazanabilmesi için yaşam standartlarının yükseltilmesinin zorunlu olduğunu ifade etti.

Sanayici, tarihi referanslarla desteklediği vizyonunu şu şekilde özetledi:

“Bizim temel amacımız Rusya’yı insanların gitmek istemeyeceği, yaşamak için can atacağı kadar cazip, güvenli, öngörülebilir ve müreffeh bir yer yapmak olmalıdır. Ancak o zaman insanların ülkeden kaçması için bir neden kalmaz. Bu Rusya, ne Batı ne de Çin için dikte edilebilir bir ortak olmak zorundadır. Kendi vatandaşlarının konforunu ve güvenliğini öncelikli kılan, dış dünya için ise öngörülebilir ve rasyonel hareket eden bir devlet yapısı inşa edilmelidir. Batı için zor bir ortak olabiliriz ama en azından bir kara delik olmayız. Çin için bir uydu devletten daha az kullanışlı olabiliriz ama büyük ve istikrarsız bir vasaldan çok daha güvenli bir komşu oluruz.”

Tarihsel dönüşümlerin her zaman elitlerin uzlaşısıyla yukarıdan aşağıya doğru gerçekleştiğini belirten Melniçenko, Rusya’nın geleceğini inşa edecek kadroların sanayiciler, teknokratlar ve sivil toplum liderlerinden oluşması gerektiğini savundu.

Egemenlik ve katılım hakkı verilen elitlerin, kendi çıkarlarını korumak adına devlet mekanizmasını rasyonel bir çizgide tutacağını ifade etti.

Sanayici, değişimin zamanını tahmin etmenin imkansız olduğunu ancak o an geldiğinde hazırlıklı olmak gerektiğini belirterek sözlerini tamamladı:

“Kuantum fiziğinde olduğu gibi, sadece bir gözlemcinin ortaya çıkışı bile dünyaya ve sisteme yeni bir anlam kazandırmaya yeterlidir.”

Okumaya Devam Et

Rusya

Şohin’den Rusya Merkez Bankasına faiz uyarısı

Yayınlanma

Rusya Sanayici ve Girişimciler Birliği Başkanı Aleksandr Şohin, akaryakıt fiyatlarındaki artışın Rusya Merkez Bankasının 24 Temmuz’daki toplantısında politika faizini artırması için bir gerekçe oluşturmaması gerektiğini belirtti. Şohin, Merkez Bankasının bu duruma doğrudan faiz artışıyla yanıt vermemesini beklediklerini ifade etti.

Rusya Sanayici ve Girişimciler Birliği (RSPP) Başkanı Aleksandr Şohin, Uzak Doğu Federal Bölgesi’ndeki Bölgesel İşveren Dernekleri Koordinasyon Konseyi toplantısında yaptığı konuşmada, yakıt piyasasındaki fiyat artışlarının Rusya Merkez Bankasının (CBR) 24 Temmuz’da yapacağı toplantıda politika faizini artırması için bir gerekçe teşkil etmemesi gerektiğini ifade etti.

Şohin, yakıt piyasasında gözlenen durumun iş dünyası için ek zorluklar yarattığını kabul etmekle birlikte, olası bir enflasyon ivmelenmesine karşı para politikasını sıkılaştırarak mücadele etmenin yanlış bir yaklaşım olacağını dile getirdi.

Konuya dair değerlendirmesinde Şohin, “Merkez Bankasından, diğer sektörlerde de fiyat artışlarını tetikleme potansiyeli taşıyan yakıt fiyatlarındaki yükselişe karşı politika faizini artırarak doğrudan ve sert bir tepki vermesini beklemek kuşkusuz doğru olmaz” dedi.

RSPP Başkanı, iş dünyasının, faiz kararı alınırken ekonomi yönetiminin “sağduyulu” hareket edeceğine güvendiğini sözlerine ekledi.

Rusya Merkez Bankası ucuz krediyle büyüme tezini reddetti

Merkez Bankası enflasyonist risklere dikkat çekmişti

Rusya Merkez Bankası, 19 Haziran’daki son toplantısında politika faizini 25 baz puan düşürerek yıllık yüzde 14,25 seviyesine çekmişti.

Bununla birlikte kurum, enflasyonist risklerin ağırlığını koruduğu yönünde uyarı yapmıştı. Merkez Bankası yetkilileri, motorlu taşıt yakıtı üretiminde yaşanan geçici düşüşün risk unsurlarından biri olduğunu vurgulayarak, yakıt piyasasında haziran ayında ortaya çıkan tablonun mevcut fiyat artış hızını destekleyebileceğine ve daha önce öngörülenden daha yüksek bir faiz patikasına ihtiyaç duyulabileceğine işaret etmişti.

Rusya Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina, haziran ayındaki toplantının ardından yaptığı açıklamada, yönetim kurulunun üç seçeneği değerlendirdiğini bildirmişti.

Bu seçeneklerin faizi yüzde 14,50 seviyesinde sabit tutmak, yüzde 14,25’e veya yüzde 14’e düşürmek olduğunu belirten Nabiullina, faiz indirimleri için hareket alanının daraldığını kaydetmişti.

Karar sürecinde beklentiler izlenecek

Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Aleksey Zabotkin ise 29 Haziran’da yaptığı açıklamada, 24 Temmuz’daki toplantı için güncellenecek makroekonomik öngörüler hazırlanırken yakıt piyasasındaki durumun dikkate alınacağını belirtmişti.

Zabotkin, kurum için sadece benzin ve dizel fiyatlarındaki değişimin değil, bu değişimin hanehalkı ile iş dünyasının enflasyon beklentilerine olan etkisinin de önem taşıyacağını ifade etmişti.

Merkez Bankası tarafından 1 Temmuz’da yayımlanan haziran ayı toplantı özetinde de enflasyonist risklerin belirginleşmesi sebebiyle, enflasyonu hedef seviyeye geri döndürmek amacıyla nisan öngörülerine kıyasla daha yüksek bir politika faizi patikasının gerekebileceği aktarılmıştı.

Daha sonra konuya değinen Nabiullina, faiz indirimi yönünde alanın halen var olduğunu, ancak gevşeme adımlarının zamanlaması ile hızının yakıt piyasasındaki gelişmelerin ikincil etkilerine bağlı şekilleneceğini açıklamıştı.

Rus milyarder Melniçenko: Küresel güvenlik için öngörülebilir bir Rusya gerekli

Okumaya Devam Et

Rusya

AB’den Rusya krizi nedeniyle Venedik Bienali’ne ceza

Yayınlanma

Avrupa Komisyonu, Rusya pavyonunun yeniden açılmasına izin veren Venedik Bienali’ne yönelik 2 milyon avroluk hibe desteğini kesme kararı aldı. Karar, katılımcıların pavyonun açılışını savunmak amacıyla sundukları gerekçelerin incelenmesinin ardından verildi.

Avrupa Komisyonu, Avrupa Eğitim ve Kültür Yürütme Ajansına (EACEA) bir tavsiyede bulunarak Venedik Bienali’ne sağlanan 2 milyon avro tutarındaki hibenin durdurulmasını talep etti.

Karar, Avrupa Komisyonu Kıdemli Başkan Yardımcısı Henna Virkkunen tarafından sosyal medya platformu X üzerinden yapılan açıklamayla duyuruldu.

Virkkunen yaptığı paylaşımda, “Bu karar, bienal katılımcılarının Rus pavyonunun yeniden açılmasını haklı göstermek amacıyla gönderdikleri yanıtların titizlikle değerlendirilmesinin ardından alındı. Avrupa’da vergi mükelleflerinin parasıyla finanse edilen kültür, demokratik değerleri teşvik etmeli ve korumalıdır” ifadelerini kullandı.

Rusya’ya, serginin düzenlendiği Venedik’teki Giardini Bahçeleri’nde kendi pavyonunu açma izni 2022 yılından bu yana ilk kez verildi. Bu karar, hem İtalya Hükümeti hem de Avrupa Birliği kanadında ciddi tartışmalara ve eleştirilere yol açtı.

Brüksel, nisan ayında bienale yönelik 2 milyon avroluk sübvansiyonu askıya alırken, İtalya makamları durumu incelemek üzere Venedik’e müfettişler gönderdi.

Financial Times gazetesinin haberine göre Avrupa Komisyonu, Rus pavyonunun bienale kabul edilmesinin AB yaptırımlarının ihlali anlamına geleceği konusunda İtalya Hükümetini önceden uyardı.

Tartışmaların odağındaki Venedik Bienali’nin Başkanı Pietrangelo Buttafuoco ise savunmasında, bienalin bir “mahkeme” değil, aksine bir “barış bahçesi” olduğunu dile getirdi.

Buttafuoco, Fransız Devrimi, Aydınlanma ve sekülerizmle şekillenen modern dünyanın, günümüzde adeta bir “hoşgörüsüzlük laboratuvarına” dönüştüğünü; sansür, kapatma ve dışlama taleplerinin merkez haline geldiğini ifade etti.

Öte yandan AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas da konuya ilişkin değerlendirmede bulundu.

Kallas, Avrupa Komisyonunun uyguladığı baskılara rağmen, Rusya’nın spor müsabakaları ve Venedik Bienali gibi etkinliklere katılımı sayesinde Avrupa ülkelerindeki nüfuzunu giderek artırdığını kaydetti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English