Diplomasi
Rubio: İran meselesi ‘bir şekilde’ çözülecek

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hindistan ziyareti sırasında İran ile yürütülen görüşmelerde ilerleme sağlandığını söyledi. Delhi’de konuşan Rubio, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın nükleer silah edinmesine izin vermeyeceği yönündeki tutumunu yineledi ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması gerektiğini belirtti.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, cumartesi günü Hindistan’da yaptığı açıklamada, ABD ile İran arasında süren barış görüşmelerinde ilerleme kaydedildiğini söyledi. Rubio, Delhi’de gazetecilere yaptığı açıklamada savaşın “bir şekilde” çözüleceğini ifade etti.
Rubio, “Bir miktar ilerleme sağlandı. Şu anda bile bazı çalışmalar yürütülüyor” dedi. ABD Başkanı Donald Trump’ın daha önce yaptığı açıklamaya atıf yapan Rubio, “Başkanın da söylediği gibi bu meselenin bir şekilde çözülmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Rubio ayrıca Trump yönetiminin İran’ın nükleer silah elde etmesine izin vermeyeceği yönündeki tutumunu yineledi. İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini durdurması ve küresel petrol tedarik zinciri üzerinde ciddi aksamalara yol açan Hürmüz Boğazı’nı yeniden açması gerektiğini söyledi.
ABD Dışişleri Bakanı, savaşla ilgili “bugün ilerleyen saatlerde bazı haberler gelebileceğini” de belirtti.
Rubio, dört günlük Hindistan ziyareti kapsamında Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile bir araya geldi. ABD Dışişleri Bakanlığı’na göre görüşmede “Ortadoğu’daki durum ile ABD-Hindistan enerji ortaklığı, kritik tedarik zincirlerinin güvenliği ve yeni teknolojiler alanındaki işbirliği” ele alındı.
Rubio’nun ziyareti, Trump yönetiminin gümrük tarifeleri ile Hindistan’ın rakipleri Pakistan ve Çin’le ilişkileri nedeniyle gerilen ABD-Hindistan ilişkilerini onarma arayışının parçası olarak değerlendiriliyor.
Görüşme, İran savaşı nedeniyle ortaya çıkan küresel enerji krizinin Hindistan’da yakıt fiyatlarını hızla yükselttiği bir dönemde gerçekleşti. İki ülke aynı zamanda ekonomik ortaklıklarını güçlendirmeye çalışıyor.
Trump müzakereler için Çin ve Pakistan’a işaret etti
ABD Başkanı Donald Trump, daha önce İran’a yönelik çeşitli süreler belirlemiş ve Tahran’ın anlaşmaya yanaşmaması halinde nisanda sağlanan 14 günlük ateşkesi sona erdireceği uyarısında bulunmuştu. Trump son dönemde ise “ciddi müzakereler” yürütüldüğünü söyleyerek askeri saldırıları erteleyeceğini ifade etmişti.
Trump yönetimi ayrıca Hindistan’ın iki rakibi olan Çin ve Pakistan’dan da müzakerelerde destek almaya çalıştı. Rubio, geçen hafta Çin’de düzenlenen zirvede Trump ve yönetim yetkililerinin Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’i İran görüşmelerinde “aktif rol” üstlenmeye ikna etmeye çalışacağını söylemişti.
Rubio, Pakistan Genelkurmay Başkanı’nın Tahran’a giderek arabuluculuk girişiminde bulunmasının ardından barış görüşmelerinde “sınırlı ilerleme” sağlandığını da kaydetti.
İran’a yönelik olası ABD askeri müdahalesi tartışmaları sürerken Trump, cumartesi sabahı Truth Social platformunda Ortadoğu haritasının üzerinde İran’ın ABD bayrağıyla kaplandığı düzenlenmiş bir görsel paylaştı. Trump paylaşımına “Ortadoğu Birleşik Devletleri?” başlığını attı.
Diplomasi
ABD, İran petrolüne yönelik yaptırımları 60 gün askıya aldı

ABD, İsviçre’de İran ile yürütülen müzakerelerde kaydedilen ilerleme doğrultusunda, İran petrolüne yönelik yaptırımlarını 21 Ağustos 2026 tarihine kadar 60 gün süreyle askıya aldı. Geçen hafta Washington ile Tahran arasında imzalanan mutabakat zaptı uyarınca alınan karar, İran ham petrolü ve petrokimya ürünlerinin üretimi, satışı ile nakliyesine yönelik tüm işlemleri kapsıyor.
ABD, İsviçre’de Tahran yönetimiyle yürütülen müzakerelerde kaydedilen ilerleme kapsamında, İran petrolüne yönelik yaptırımlarını 21 Ağustos’a kadar askıya aldı.
Kararın, geçen hafta iki ülke arasında imzalanan mutabakat zaptı çerçevesinde alındığı bildirildi.
ABD Hazine Bakanlığının internet sitesinde yayımlanan duyuruya göre, İran petrol ürünlerinin üretimi, satışı ve nakliyesine ilişkin daha önce yasaklanmış olan tüm işlemlere, Washington saatiyle 21 Ağustos saat 00.01’e kadar izin verildi.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İsviçre’de yürütülen görüşmelerde kaydedilen ilerleme göz önünde bulundurularak İran petrolüne yönelik yaptırımlardan 60 günlük bir muafiyet sağlandığını açıkladı.
Bessent, 21 Ağustos 2026 tarihine kadar İran petrolünün üretimi, satışı, nakliyesi ve boşaltılmasıyla ilgili faaliyetlere izin veren genel bir lisans yayımlandığına dikkat çekti.
Hazine Bakanı Bessent ayrıca, söz konusu lisansın ham petrol ve petrokimya ürünlerinin yeniden üretimi, satışı, nakliyesi veya boşaltılması için gerekli tüm operasyonları kapsadığını, bunun yanı sıra ABD yaptırımlarına tabi olan gemilerle ilgili işlemleri de içerdiğini belirtti.
Karar, ABD ile İran arasındaki müzakerelerin İsviçre’de gerçekleştirilen ilk turunun tamamlanmasının ardından geldi. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf başkanlığındaki müzakere heyeti, 18 saat süren yoğun görüşmelerin ardından İsviçre’den ayrılarak Tahran’a döndü.
Sürece ilişkin değerlendirmede bulunan İran heyeti sözcüsü İsmail Bekayi, gerçekleştirilen ayrıntılı görüşmelerin ardından İran petrolünün satışı, petrol ihracatına yönelik lisansların verilmesi ve dondurulan İran varlıklarına ilişkin önlemler üzerinde mutabakata varıldığını açıkladı.
Bekayi, temel ilkenin karşılıklılık olduğunu vurgulayarak, Tahran’ın atacağı her adıma karşılık karşı tarafın da taahhütlerini yerine getirmesi gerektiğini kaydetti.
Diplomasi
Güney Afrika liman reformlarını hızlandırıyor

Güney Afrika’da stagflasyon endişelerinin azalması ve ekonomik büyüme beklentilerinin iyileşmesiyle yerel varlıklara yönelik yatırımcı ilgisi yeniden canlandı. Hükümet, bu süreçle eş zamanlı olarak lojistik darboğazları aşmak amacıyla özel terminal işletmecileriyle yeni anlaşmalar imzalayarak liman reformlarına hız verdi.
Güney Afrika’daki yerel varlıklar, haziran ayında yatırımcıların yoğun ilgisiyle karşılaştı. Stagflasyon endişelerinin gerilemesi, enflasyon beklentilerinin düşmesi ve ekonomik büyüme öngörülerinin iyileşmesi bu ilgiyi desteklerken, hükümet de liman ve lojistik sektöründe kapsamlı reformlar uygulamaya devam ediyor.
Bank of America Global Research tarafından önde gelen fon yöneticileri arasında yapılan bir anket, kurumsal yatırımcıların yüzde 93’ünün Güney Afrika pazarında şu anda alım fırsatlarının satım fırsatlarından daha fazla olduğunu düşündüğünü ortaya koydu.
Bu oran, 2009 yılından bu yana kaydedilen en yüksek iyimserlik seviyesi olarak kayda geçti. Ayrıca madencilik şirketi hisselerine yapılan yatırımlar son beş yılın en yüksek seviyesine ulaştı.
Yatırımcı eğilimindeki bu iyileşme, petrol fiyatlarının önceki zirvesine göre yaklaşık yüzde 29 oranında gerileyerek enflasyonist baskıları önemli ölçüde hafifletmesinin ardından geldi.
Ankete katılan yatırımcılar arasında enflasyonun yükseleceği yönündeki beklentiler yüzde 75’ten yüzde 7’ye gerilerken, keskin bir ekonomik yavaşlama yaşanacağına dair endişeler neredeyse tamamen ortadan kalktı.
Güney Afrika devlet tahvilleri de yatırımcıların ilgisini çekmeye devam ediyor. Fon yöneticilerinin yüzde 29’u 10 yıllık tahvillerin hâlâ gerçek değerinin altında olduğunu düşünüyor.
Siyasi istikrarın sağlanması ve dış ticaret dengesinin iyileşmesiyle birlikte önümüzdeki süreçte randın performansının güçleneceği yönündeki beklentiler de artış gösteriyor.
Hükümet liman altyapısı için yeni anlaşmalar imzaladı
Diğer yandan, Transnet bünyesindeki Ulusal Limanlar Otoritesi, liman altyapısının yönetimi ve geliştirilmesine özel sektör katılımını hızlandırmak amacıyla uzmanlaşmış terminal işletmecileriyle bir dizi anlaşma imzaladığını duyurdu.
Bu adım, geçtiğimiz yıllarda maden ve tarım ürünleri ihracatını olumsuz etkileyen, ülkenin ekonomik rekabet gücünü zayıf düşüren lojistik tıkanıklıkları gidermeyi amaçlayan kapsamlı bir reform programının parçası olarak hayata geçirildi.
Reformlar, çeşitli büyük limanlarda konteyner terminallerinin ve sıvılaştırılmış doğalgaz tesislerinin geliştirilmesini de kapsıyor.
Analistler, yatırımcı güvenindeki artış ile ulaştırma ve liman reformlarının hızlandırılmasının, yılın ikinci yarısında Güney Afrika ekonomisine ek bir ivme kazandırabileceğini belirtiyor. Bu durum, hükümetin daha fazla yabancı yatırım çekme ve ihracatı artırma hedefiyle de uyum gösteriyor.
Güney Afrika, kıtanın en büyük sanayi ekonomisi konumunda bulunmasına rağmen, son yıllarda lojistik altyapı yetersizlikleri, enerji krizleri ve yavaşlayan büyüme gibi yapısal sorunlarla mücadele ediyor.
Diplomasi
Vance: İran ile kalıcı bir anlaşma için temel atıldı

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İsviçre’nin Bürgenstock kasabasında yürütülen İran müzakerelerinin nihai bir anlaşma için sağlam bir temel oluşturduğunu açıkladı. Vance, İran’ın nükleer tesislerine Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı denetçilerini yeniden davet etmeyi kabul ettiğini duyurdu.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İsviçre’nin Bürgenstock kasabasında İran ile yürütülen müzakerelerin nihai bir anlaşmaya varılması için sağlam bir temel oluşturduğunu bildirdi.
Düzenlediği basın toplantısında konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Vance, başarılı bir nihai anlaşma için çok iyi bir temel attıklarını belirterek, “Nihai anlaşma bir evdir, biz ise temelini attık. Henüz evi inşa etmedik ama iyi bir temel oluşturduk” ifadesini kullandı.
İran yönetiminin, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) denetçilerini yeniden nükleer tesislerine davet etmeyi kabul ettiğini açıklayan Vance, bu gelişmenin ABD tarafı için özellikle büyük önem taşıdığına dikkat çekti.
Vance, “İranlılar UAEA denetçilerini ülkelerine yeniden davet etmeyi kabul etti. Bu, nihai nükleer silahsızlanmaya veya İran’daki nükleer programın sonlandırılmasına yönelik ilk adımdır. Bu tam olarak istediğimiz, talep ettiğimiz şeydi” dedi.
Vance, UAEA denetçilerinin 22 Haziran gibi erken bir tarihte İran’a gelebileceklerini, ABD tarafının pazartesi gecesi denetçilerle iletişime geçmeye çalıştığını da sözlerine ekledi.
Müzakerelerde Hürmüz Boğazı konusunun da ele alındığını kaydeden Vance, boğazın şu an açık olduğunu belirtti.
Vance, “Hürmüz Boğazı’nın açık kalmasını sağlayacak bir mekanizma oluşturmak istiyorduk ve boğaz açık. Gaz ve petrol fiyatlarının düştüğünü, daha önce olmayan bir şekilde milyonlarca varil petrol ve doğalgazın Hürmüz Boğazı’ndan geçtiğini görüyoruz. Ancak aynı zamanda, Hürmüz Boğazı’ndaki mayınları temizleyebilmemiz için gerçekten bir koordinasyon mekanizması kurduğumuzdan da emin olmak istedik” diye konuştu.
ABD ile İran arasındaki teknik müzakerelerin önümüzdeki günlerde veya haftalarda yeniden başlayacağını ifade etti.
Lübnan’daki duruma da değinen Vance, İsrail ile Lübnan arasındaki çatışmanın çözülmesi için sürekli olarak müzakereler yürütüldüğünü kaydetti.
Bölgede bir ateşkese ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Vance, “Bir şeyler başlasa bile daha geniş bir gerilimin önüne geçmek istiyoruz. Bir olay yaşandığında tarafların birbirleriyle konuşabileceği bir mekanizmaya ihtiyacımız var. Bunu dün tartıştık ve bence sadece 24 saat öncesine göre çok daha fazla mesafe katettik. Bu çalışma henüz tamamlanmadı” değerlendirmesinde bulundu.
FT: ABD ile İran arasındaki anlaşma İsrail için felaket oldu
Vance ayrıca, İran’ın dondurulan varlıklarının serbest bırakılmasının ABD’nin de yararına olacağını söyledi.
Serbest kalan varlıkların Amerikalı çiftçilerin kalkınmasında kullanılacağını, İran halkına Amerikan soyası, tahılı ve buğdayı sağlanacağını ifade eden Vance, bu durumu “Trump tarzı, çok iyi ve klasik bir anlaşma” olarak nitelendirdi.
Açıklamalar öncesinde, İran heyeti ABD ile yürütülen yaklaşık 18 saatlik yoğun müzakerelerin ardından İsviçre’den ayrılmıştı.
İsviçre Federal Dışişleri Departmanı, arabulucuların yanı sıra İran ve ABD temsilcilerinin katıldığı Bürgenstock turizm merkezindeki görüşmelerin 21 Haziran’ı 22 Haziran’a bağlayan gece boyunca sürdüğünü bildirdi.
Bern yönetimi, müzakerelerin sonuçlarını ve tarafların anlaşma üzerindeki çalışmaları sürdürmek amacıyla özel bir komite kurmasını olumlu değerlendirdiğini açıkladı.
ABD ve İran, 18 Haziran gecesi bir mutabakat zaptı imzalamıştı. “İslamabad Memorandumu” olarak adlandırılan ve Pakistan’ın arabuluculuğunda ABD Başkanı Donald Trump ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan tarafından uzaktan imzalanan belge; çatışmaların durdurulmasını, 60 gün içinde nihai anlaşma için müzakerelerin yürütülmesini, ABD yaptırımlarının kademeli olarak kaldırılmasını, Hürmüz Boğazı’nın bloke edilmemesini ve İran’ın nükleer programının ele alınmasını öngörüyordu.
Ancak Tahran yönetimi, 20 Haziran’da ABD’yi anlaşmaları ihlal etmekle suçlayarak ve İsrail’in Lübnan’a yönelik devam eden saldırılarına işaret ederek Hürmüz Boğazı’nı kapattığını duyurmuştu.
İran makamları, Washington’ın acilen İsrail üzerinde nüfuzunu kullanması gerektiğini, aksi takdirde mutabakat zaptının tehlikeye gireceğini belirtmişti.
Yaşanan bu gelişmenin ardından iki ülke heyetlerinin İsviçre’de yüz yüze görüşmesi kararlaştırılmış, başlangıçta 19 Haziran olarak planlanan buluşma ertelenmişti.
Müzakerelerin devam ettiği sırada ABD Başkanı Donald Trump, kendisine ait sosyal medya platformu Truth Social üzerinden paylaştığı mesajda, Lübnan’da “sorun çıkaran” vekil güçlerini durdurmaması halinde İran’ı “çok güçlü bir darbe vurmakla” tehdit etmişti.
İran heyeti ise bu tehditlere tepki göstererek, ABD’li müzakerecilerden Başkan Trump’ın tehditleri nedeniyle özür dilemesini ve İsrail güçlerinin Lübnan’dan çekilmesini talep etmişti.
Amerika6 gün öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Görüş2 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 3
Görüş2 hafta önceYeni Delhi’den Yükselen Ses: BRICS’in Yeni Dünya Düzeni Manifestosu
Asya7 gün önceÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti
Dünya Basını2 hafta önceİran’ın Yeni Büyük Stratejisi
Görüş1 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 5
Asya2 hafta önceKuzey Kore, yaptırımlara rağmen özel tüketim, inşaat ve teknoloji hamlesi yapıyor
Ortadoğu1 hafta önceİran, ABD ile varılan anlaşmanın detaylarını açıkladı










