Bizi Takip Edin

Rusya

Rusya Merkez Bankası enflasyonu düşürebilecek mi?

Yayınlanma

Rusya Merkez Bankası Yönetim Kurulu, dün yaptığı toplantıda politika faizi oranını yüzde 16’da tutma kararı aldı. Banka, 26 Nisan’da da faiz oranını yüzde 16’da bırakmıştı. Bu oran, Merkez Bankası tarafından Aralık 2023’te belirlenmişti.

Bankadan yapılan açıklamada, “Mevcut fiyat artış hızı düşmeyi durdurdu ve 2024’ün ilk çeyreğindeki değerlere yakın seyrediyor. İç talepteki büyüme, mal ve hizmet arzındaki genişlemeyi önemli ölçüde geride bırakmaya devam ediyor. Rusya Merkez Bankası, bir sonraki toplantıda politika faizi oranını yükseltme olasılığını dışlamıyor,” ifadelerine yer verildi.

Rusya Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina, politika faizi oranına ilişkin kararın ardından düzenlediği basın toplantısında, 2024 yılının ilk çeyreğinde ülke ekonomisindeki aşırı ısınmanın azalmadığını söyledi.

Merkez Bankası’nın bu durumu göz önünde bulundurarak temmuz ayında kayda değer bir faiz artışına gitmeyi dışlamadığını belirten Nabiullina, “Ekonomik faaliyet ve işgücü piyasasına ilişkin çok güçlü veriler aldık. Gayri safi yurt içi hasıla, ilk çeyrekte yıllık bazda yüzde 5,4 oranında büyürken, yıllıklandırılmış nominal ücret artışı mart ayında yüzde 20’yi aştı. Ancak gerçekte ekonomik faaliyet, güçlü olmaya devam etse de rakamların gösterdiğinden biraz daha mütevazı olabilir. En azından ilk çeyrekte ekonomideki aşırı ısınma azalmadı,” dedi.


Aşırı ısınmaya karşı faiz artırımı: Merkez Bankası enflasyonu düşürebilecek mi?

İgor Naumov

Profile.ru

7 Haziran 2024

Rusya Merkez Bankası tarafından izlenen sıkı para politikasının enflasyonla mücadelede en etkili araç olmadığı ispatlandı. Fakat kurum, bu şekilde hareket etmeye devam ederek işletmelerin ve halkın mevcut kredilere erişimini kesmeye hazır. Bağımsız uzmanlar, Profile’a bunun ekonomiyi nasıl etkilediğini anlattı.

***

Merkez Bankası Yönetim Kurulu, 7 Haziran’da yaptığı toplantıda politika faizi oranını yıllık yüzde 16’da tutmaya karar verdi. Kurum, şubat, mart ve nisan aylarındaki bu konuya adanmış önceki üç toplantıda da benzer şekilde hareket etmişti. Böylece, haziran ayında faiz oranının kesinlikle en az yüzde 1 oranında artırılacağına inanan çoğu analistin tahminleri gerçekleşmemiş oldu.

Fakat yüzde 16, ekonomide paranın değerini belirleyen çok yüksek bir oran. Rusya Merkez Bankası yönetimi, enflasyon hedef fiyatlara dönene kadar aşağı yönlü bir oyun başlatmayı uygun görmüyor. Merkez Bankası’nın açıklamasında, “Mevcut fiyat artış hızı düşmeyi durdurdu ve 2024’ün ilk çeyreğindeki değerlere yakın seyrediyor ve iç talep büyümesi mal ve hizmet arzını genişletme potansiyelini önemli ölçüde geride bırakıyor,” deniyor. Bu bağlamda Rusya Merkez Bankası, 26 Temmuz’da yapılması planlanan bir sonraki toplantıda politika faizi oranını yükseltme ihtimalini kabul ediyor.

Açıklamada, “Enflasyonun hedefe dönmesi için ekonomide sıkı parasal koşulların nisan ayında öngörülenden çok daha uzun bir süre devam etmesi gerekecek. Rusya Merkez Bankası’nın tahminine göre, mevcut para politikası dikkate alındığında, yıllık enflasyon 2025 yılında hedefe dönecek ve gelecekte yüzde 4’e yakın olacak,” ifadelerine yer verildi.

Mal ve hizmet fiyatlarındaki artışın devam ettiği İktisadi Kalkınma Bakanlığı analistleri tarafından da doğrulandı. “Mevcut Fiyat Durumuna İlişkin” incelemede, 27 Mayıs’ta yüzde 8,07 olan yıllık enflasyonun 3 Haziran’da yüzde 8,17 olduğu kaydedildi. Haftalık enflasyonda ise yüzde 0,1’den yüzde 0,17’ye bir hızlanma kaydedildi. Böylece 2024 yılının ilk beş ayının sonuçlarına göre fiyatlar yüzde 3,13 oranında artmış oldu.

Nisan ayı sonunda bakanlık bu yıl için enflasyon tahminini yüzde 4,5’ten yüzde 5,1’e yükseltti. Ancak Bakan Maksim Reşetnikov, durumun hükümetin ve Merkez Bankası’nın kontrolü dışında olduğuna inanmıyor. Petersburg Uluslararası Ekonomik Forumu çerçevesinde basın mensuplarına konuşan Reşetnikov, şu anda “tek seferlik faktörlerin” etkisi altında olunduğu için neler olup bittiğinin objektif bir şekilde değerlendirilmesi çağrısında bulundu.

Reşetnikov, “Mayıs ve haziran aylarında pek çok bölgede toplu taşıma fiyat endekslemesi yapıldı, temmuz ayında ise geçen yıl yapılmayan konut ve toplum hizmetleri fiyat endekslemesi yapılacak. Dolayısıyla bunu soğukkanlılıkla ele almalı ve tüm bu faktörlerden arınmış olan çekirdek enflasyona bakmalıyız,” diye konuştu.

Sberbank CEO’su German Gref, Merkez Bankası’nın yönetim kurulu toplantısı öncesinde duruma ilişkin görüşlerini paylaştı. Ona göre Rusya ekonomisi şu anda aşırı ısınmış durumda. Ana kapasiteler sınıra kadar yüklenmiş durumda; yüzde 84 seviyesinde (Aralık 2023’te oran yüzde 81’di) ki bu tarihte hiç yaşanmamış bir durum. Buna ek olarak, “mali teşvik yoluyla” ekonomiye büyük miktarda sermaye akıyor, işverenler aktif olarak ücretleri artırıyor ve artan faiz oranlarına rağmen kredi hacimleri artıyor.

Gref, “Normal bir durumda, fiyat artışları ithalat akını ile dengelenir. Şu anda olabilecek tüm yaptırımlara maruz kaldığımız için ithalatta rekabet yok. İşte bu yüzden fiyatlar yükseliyor. Ve bu kısır döngünün içindeyiz,” ifadesini kullandı.

Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina ise mart ayında enflasyonun zirve noktasının 2023 sonbaharında geçildiğini savunmuştu. Baz etkilerini yansıtan yıllık enflasyonda ise 2024 yılının ikinci çeyreğinde bir zirve beklenebilir. Ekonomide aşırı ısınma belirtileri olduğunu, yani talebin arzı artırma kapasitesini aştığını kabul etti. Ancak bunlar “ölçülemeyecek miktarlar”. Ekonomideki aşırı ısınmanın göstergelerinden biri ya da çıktı açığının seviyesi enflasyon. Tüketici fiyatlarındaki artış oranı bir dengesizlik olup olmadığına işaret eder. Nabiullina, para politikası kararlarının tam olarak uygulanmasının genelde üç çeyrek ila bir buçuk yıl sürdüğünü hatırlattı.

Kurum, yalnızca politika faizi oranını yükselterek vidaları sıkmaya devam etmeyecek. 2024’ün üçüncü çeyreğinde kredi piyasasına ek kısıtlamalar getirilecek. Borçlunun borcunun maaşının yüzde 50’sini aşması halinde krediler yasaklanacak. 1 Temmuz’dan itibaren taşıt kredileri ve teminatsız krediler için koşullar sıkılaştırılacak. Kredi geçmişi olmayanların kredi fonları elde etmesi çok daha zor olacak.

Sberbank CEO’su Gref: Rusya’nın büyüme modeli kırılgan

Küçük işletmeler için büyük sorunlar

CM Service’ın iktisadi araştırma departmanı başkanı Nikolay Pereslavskiy, baz oranla ilgili kararlar alınırken çeşitli faktörlerin göz önünde bulundurulduğunu hatırlatıyor. Bunların başlıcaları arasında ekonominin durumu, halkın enflasyon beklentileri, tüketici fiyatlarındaki artış, yatırım faaliyetleri, kredi talebi, işsizlik seviyesi ve para arzı yer alıyor.

Uzmana göre para politikasının sert çizgisini sürdürmek için nedenler ikna edici olmaktan çok daha fazlası. Nitekim mayıs ayında toplumdaki enflasyon beklentileri nisan ayına kıyasla yüzde 0,7 oranında arttı. Bu başlı başına çok endişe verici bir sinyal. Mayıs 2023’ten Mayıs 2024’e kadar gözlemlenen tüketici enflasyonu yüzde 0,4 düşüşle yüzde 14’e gerilemiş olsa da mevcut oran hala çok yüksek. Uzman, “Merkez Bankası nisan ve mayıs aylarında tüketici fiyatlarındaki artışın hızlanarak yüzde 6 ila 7’ye ulaştığına dikkat çekiyor. Gıda, inşaat malzemeleri, yakıt ve mobil iletişim hizmetleri fiyatları arttı,” dedi.

Ekonominin aşırı ısınması, artan ücretler ve her türlü kredinin yüksek hacimleriyle desteklenen iç talep eliyle oluyor. Uzman, 2024’ün ilk çeyreğinde kurumsal yatırım faaliyetlerinin son 12 yılın en yüksek seviyesine ulaştığını da sözlerine ekledi. Orta vadede, Merkez Bankası’nın enflasyonist faktörlerle mücadele çabaları istenen sonuçları vermeyebilir. Nikolay Pereslavskiy, vergi reformunun —özellikle de gelir vergisindeki artışın— işletmeleri tüketici fiyatlarını yükselterek artan mali yükle başa çıkmaya teşvik edeceğini öne sürüyor.

Baz oranı yükselterek enflasyonla mücadele etmeye çalışırken yan etkiler kaçınılmaz. İpotekler, tüketici kredileri ve araba kredileri daha pahalı hale gelir ve bu da satışlar üzerinde olumsuz bir etki yaratır. Üreticiler kârlarını kaybeder ve üretimi azaltmak zorunda kalırlar ve bütçe vergi gelirlerinin bir kısmını kaybeder.

“Bu durum özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler için son derece zorlayıcı. Merkez Bankası enflasyonla mücadele ederken iş faaliyetlerini boğma riskini alıyor. Ayrıca şirketlerin maliyetleri mal ve hizmet maliyetlerine dahil etmeye çalışacaklarını ve bunun da yeni bir fiyat artışı için gerekli koşulları yaratacağını unutmamalıyız”.

Rusya Genel İş Konseyi üyesi, kamu sermaye piyasaları alt komitesi başkanı Aleksey Lazutin, verdiği demeçte, para politikasının kurumsal segmentin finansman olanakları üzerinde büyük bir etkisi olduğunu hatırlattı. Lazutin, baz oranın altı ay boyunca bu seviyede tutulmasının, yaklaşan vergi reformu ile birlikte, küçük ve orta ölçekli şirketler için fırsatları sınırlayabileceği görüşünde.

“Bu arada, küçük ve orta ölçekli işletmelerin borsa da dahil olmak üzere finansmana erişiminin sağlanması artık son derece arzu edilir bir durum. Sermaye piyasası, borç piyasasındaki ihraççıların sayısını artırmaya hazırlanıyor, öz sermaye segmenti çok hızlı bir şekilde dönüşüyor. Devlet açısından aktör sayısındaki artış, her düzeyde vergi gelirlerinde artış anlamına geliyor”.

Sıkı para politikası döngüsünün ne kadar devam edeceğini kesin olarak söylemek artık zor. Aleksey Lazutin, Merkez Bankası’nın yaklaşımını radikal bir şekilde değiştirmezse, bu yıl baz oranın düşürülmesinden söz edilemeyeceğini vurguladı.

Arz, talebi neden karşılayamayacak?

Finbridge Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Leonid Kornilov, “Bence ekonomimiz artık enflasyonun zirvesini geçiyor. Bunun temelinde bütçe harcamalarındaki artış yatıyor. İşletmeler yabancı markaların çekilmesiyle boşalan yerleri doldurmaya çalışıyor. Yılın ikinci yarısı da daha az yoğun geçeceğe benzemiyor,” dedi.

Para politikasının gevşetilmesi ancak deflasyonist eğilim net bir şekilde güçlenirse mümkün olabilir. Uzmana göre bu gerçekleşirse, üçüncü çeyrekten önce olmayacak. Uzman, Merkez Bankası yönetim kurulunun 7 Haziran’da aldığı kararın ekonomi için kötü bir sinyal olduğundan emin. Rusya’daki iş koşulları kötüleşmeye devam edecek ve insanlar pahalı alımlarını süresiz olarak ertelemek zorunda kalacak. Yüksek baz puan oranı, tüketici ve ipotek kredileri gibi kredilerin faiz oranlarında artış anlamına geliyor. Ayrıca, özellikle tercihli kredi programları kapsamına girmeyen sektörlerde özel yatırımların ivmesi kaçınılmaz olarak azalacak. Kornilov, hem başlatılan hem de planlanan pek çok projenin önümüzdeki aylarda dondurulabileceğini düşünüyor.

P. A. Stolıpin Kalkınma Ekonomisi Enstitüsü İcra Direktörü Anton Sviridenko, Merkez Bankası’nın politika faizi oranını yüzde 7,5’ten yüzde 8,5’e yükselttiği Temmuz 2023’te başlayan sıkı para politikası döngüsünün istenen etkiyi yaratmadığını belirtti. Merkez Bankası’nın göz ardı etmediği üzere baz faiz oranının daha da artırılması, şirket ve hane halkı borcunu daha da artıracak. Evet, mevduat getirisi yükseleceği için bankaların mevduat tabanı artacak. Fakat bu iki ucu keskin bir bıçak. Orta vadede faiz geliri piyasasına bir giriş beklemeliyiz. Uzman, ilave likiditenin tüketici talebini daha da körükleyeceği ve bunun da mal ve hizmet fiyatlarının yükselmesine yol açabileceği uyarısında bulunuyor.

Anton Sviridenko, Merkez Bankası’nın eylemlerini pire için yorgan yakmaya benzetiyor. Uzmana göre Merkez Bankası’nın sunduğu sonuçlar elbette o kadar ölümcül değil ama mevcut durumda kurumun eylemlerinin istenmeyen sonuçları olabilir.

Vector Project Genel Müdürü Anton Baksarayev, baskı altındaki sektörler arasında inşaat sektörünü de saydı. Emlak piyasası hararetli ve bu abartı değil. Son yıllarda talepteki artış yeni bina satışlarıyla desteklendi. Tercihli ipotek programlarının tamamlanması beklentisiyle, daha önce piyasayı beklemeye alanlar şimdi son arabaya atlamaya çalışıyor. Nisan ve mayıs aylarında ikincil piyasada da birçok kişi para politikasının daha da sıkılaşmasından korkarak işlem yapmak için acele etti. Uzmana göre sıkı para politikası döngüsünün uzaması emlak piyasasında, özellikle de ikincil piyasada durgunluk anlamına geliyor.

Baksarayev, “Ticari gayrimenkul piyasası ise tam tersine büyümenin zirve yaptığı bir dönemden geçiyor. Depolar, spor ve eğlence kompleksleri ve perakende satış mağazaları için yapılan planlama başvurularının sayısı arttı. Ücretler ve emekli maaşları artarken, tüketici talebi devam ediyor. Dolayısıyla, yeni ticari gayrimenkul ihtiyacı yüksek seviyede kalmaya devam edecek,” dedi.

Rusya Merkez Bankası, politika faizi oranını yüzde 18’e kadar yükseltmeyi planlıyor

Para çok fazla olduğunda…

Piyasa elbette merkez bankasının haziran ayında politika faizi oranını yükseltmesini bekliyordu. Ancak Unicon denetim ve danışmanlık grubu ortaklarından Denis Taradov, deneyimlerin de gösterdiği üzere, faiz oranı belli bir seviyenin üzerine çıktığında —bu örnekte yüzde 11 ila 12— böyle bir aracın etkili bir şekilde çalışmadığını söylüyor. Bu kural, bugün doğrulanmış görünüyor; sıkı para politikası enflasyon üzerinde istenen etkiyi yaratmıyor.

Uzman, tüketimde tasarruf modelinin teşvik edilmesinin mal ve hizmet fiyatlarındaki artış oranını sınırlamaya yardımcı olacağını da göz ardı etmedi. Tasarruf hesapları ve vadeli mevduatların getirisi orantılı olarak artacak. Gerçi burada veriler pek de açık değil, zira paralarını kârlı bir şekilde yatırıma dönüştürmek isteyenler bunu halihazırda yaptılar. Özel askeri harekatın başlamasından sonra Rusyalılar ruble mevduatlarına 18 trilyon ruble yatırdı. Şu anda nüfus, yabancı para cinsinden fonları saymazsak, banka hesaplarında yaklaşık 46,4 trilyon ruble tutuyor. Bazı tahminlere göre ortalama kapitalizasyon (bunlar üzerindeki faiz birikimi) her ay 200 milyar rubleye kadar çıkıyor.

Analistlere göre, yurttaşların elinde yaklaşık 16 trilyon ruble daha kalıyor. Bu para, haziran ayındaki Merkez Bankası toplantısından önce bile, sorunun çözüldüğüne inandıklarını göstermek istercesine mevduat faizlerini yüzde 18’e ve hatta daha yüksek oranlara çıkarmaya başlayan bankalar tarafından talep edilebilir. Denis Taradov, baz oranın mevcut seviyede tutulmasının borsadan fon çıkışına neden olmayacağını ve bunun da Merkez Bankası’nın hedefleriyle örtüştüğünü öne sürdü.

Ricom-Trust Yatırım Şirketi’nin analitik departmanı başkanı Oleg Abelev, pek çok yatırımcının borsadan borç piyasasına geçeceğini kabul ediyor. Burada her şey anlaşılabilir; tahvil getirileri yükseliyor, fiyatlar düşüyor. Vadeli mevduata para yatırmak veya değişken kuponlu tahvillerde para kazanmaya çalışmak daha kârlı hale geliyor.

Bir uzmanın bakış açısına göre, Rusya Merkez Bankası’nın agresif sinyallerine rağmen mevcut fiyat artış oranı doğal bir olgu. Mal ve hizmetlere olan talep arzı aşıyor ve bu da tam olarak enflasyon jantının dönmesinin ve nüfusun ve işletmelerin enflasyonist beklentilerinin nedeni. Merkez Bankası, durumu kontrol altına almak için sert bir para politikası çizgisini sürdürmekten başka bir yol görmüyor.

Oleg Abelev, “Sorunun çözümünün arz artışı ile desteklenmesi önemli. Aksi takdirde kurumun çabaları başarısızlığa mahkûm. Geçici olarak talebi azaltmak ve fiyatları düşürmek mümkün, ancak fiziksel olarak daha fazla mal mevcut değilse, enflasyon yeniden hızlanacaktır. Üretimi genişletmeden, işletmeleri desteklemeden (hükümet programları, yumuşak krediler, teşvikler yoluyla), sorun çözülemez,” diye özetledi.

Rusya Merkez Bankası Başkanı: Yaptırımlara rağmen küresel ekonomiye entegre olmalıyız

Rusya

Rusya’da Avrupa Rulman Şirketi’nin varlıklarına mahkeme kararıyla haciz

Yayınlanma

Moskova’daki Lefortovo Bölge Mahkemesi, Başsavcılığın talebi üzerine Rusya’nın en büyük rulman üreticilerinden Avrupa Rulman Şirketi’nin (EPK) fabrikaları ve bağlı yapıları hakkında haciz kararı verdi. Davada eski Devlet Duması milletvekili Oleg Savçenko, oğlu Georgiy Savçenko ile iş insanları İgor Rudetskiy ve İgor Kostıçev davalı olarak yer alıyor.

Moskova’daki Lefortovo Bölge Mahkemesi, Rusya Başsavcılığının talebi üzerine Rusya’nın en büyük rulman üreticilerinden Avrupa Rulman Şirketi’nin (EPK) fabrikaları hakkında haciz kararı verdi.

RBK medya kuruluşunun, Federal İcra Memurları Servisi’nin (FSSP) veri tabanına dayandırdığı haberine göre haciz kararı, holdingin ana tüzel kişiliği olan EPK AŞ’nin yanı sıra Voljskiy, Saratov ve Samara’daki işletmeleri de kapsayan bağlantılı yapılara uygulandı.

Davada eski Devlet Duması milletvekili Oleg Savçenko, oğlu Georgiy Savçenko ile iş insanları İgor Rudetskiy ve İgor Kostıçev davalı olarak yer alıyor.

RBK’ya konuşan ve Başsavcılığın iddialarını bildiğini belirten bir kaynak, davanın temelinde Savçenko’nun 2009 yılındaki faaliyetlerinin bulunduğunu söyledi.

Kaynağa göre Savçenko, Devlet Duması’nda yabancı üreticilerin haksız rekabet uyguladığı yönünde açıklamalarda bulundu ve bunun sonucunda Çin menşeli ürünlere anti damping vergileri getirildi.

Aynı kaynağın aktardığına göre Başsavcılık, Savçenko’nun konuşmasında gerçeğe aykırı bilgiler bulunduğunu tespit etti. Ayrıca Savçenko’nun fabrikalarının kapanma tehlikesi altında olduğu izlenimini yaratmak amacıyla üretimi durdurduğu sonucuna ulaşıldığı belirtildi.

Kaynak, teknik olarak işletmelerin faaliyetlerinin bu şekilde durdurulmasının mümkün olmadığını, çünkü üretimin kapalı çevrim çalışan teknik bir hat üzerinde yürütüldüğünü ifade etti.

Çin menşeli rulmanlara yönelik anti damping vergisi 2011 yılında yürürlüğe girdi ve o tarihten bu yana birçok kez uzatıldı.

Avrasya Ekonomik Komisyonu verginin uygulanma süresini son olarak 31 Mart 2029’a kadar uzattı.

Vergi oranı “Usi Rulmanları” şirketi için gümrük değerinin yüzde 31,3’ü, diğer üreticiler için ise yüzde 41,5’i düzeyinde bulunuyor.

Savçenko tarafından 2001 yılında kurulan EPK bünyesinde Saratov, Voljskiy ve Samara’daki fabrikaların yanı sıra bir yönetim şirketi, ticaret birimi, tasarım hizmetleri, araştırma ve geliştirme faaliyetleri yürüten yapılar bulunuyor.

Şirket yaklaşık 8 bin 500 kişiyi istihdam ediyor ve havacılık, demiryolu ve otomotiv sanayileri dahil makine mühendisliğinin tüm alanlarına yönelik 9 bin 800’den fazla rulman çeşidi üretiyor.

EPK, 2023 yılında savunma sanayii kuruluşlarına ürün tedarik ettiği gerekçesiyle ABD’nin tam bloke edici yaptırımlarına maruz kaldı.

Şirketin 2025 yılı gelirinin 1,9 milyar ruble, net karının da 1,9 milyar ruble olduğu belirtildi. Buna karşılık EPK Ticaret Evi’nin kamuya açık son mali raporu olan 2021 yılı verilerine göre şirketin geliri 19 milyar ruble, net karı ise 1,5 milyar ruble seviyesindeydi.

Bu, Başsavcılığın açtığı dava sonucunda rulman sektöründeki varlıklara yönelik ilk haciz işlemi olmadı.

Şubat 2026’da Moskova’daki Gagarin Bölge Mahkemesi, KİMP holdingine bağlı Moskova, Rostov ve Tver bölgelerindeki üç rulman fabrikasının yanı sıra Elma Grubu ve Pramo’nun devlet lehine müsaderesine karar verdi.

Başsavcılık ve Rusya Federal Güvenlik Servisi’nin (FSB) verilerine göre KİMP’in varlıklarının değeri 5,8 milyar rubleyi aşarken, Elma’nın gayrimenkul portföyünün değeri 120 milyar rublenin üzerinde bulunuyordu.

Denetim makamları, şirket hissedarlarının savunma sanayiinin zararına olacak şekilde ürün fiyatlarını gerekçesiz biçimde yükselttiğini bildirmişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya’nın dörtte birinde akaryakıt satışına sınırlama getirildi

Yayınlanma

Rusya’da benzin ve motorin satışına yönelik kısıtlamalar 24 bölgeye yayıldı ve ülkenin yaklaşık her dört bölgesinden birinde yakıt temini zorlaştı. Yetkililer uygulamaları artan talep, lojistik sorunlar ve fiyat baskılarıyla açıklarken, hükümet üretim kayıplarını telafi etmek için rezervleri devreye aldığını ve ihracat kısıtlamalarını genişletmeyi değerlendirdiğini bildirdi.

Rusya’da Ukrayna’nın petrol rafinerilerine yönelik saldırılarının ardından derinleşen yakıt sıkıntısı nedeniyle benzin ve motorin satışına yönelik kısıtlamalar yaygınlaştı.

24 Haziran itibarıyla 24 bölgede akaryakıt satışına resmi sınırlamalar getirildi. Böylece ülkenin yaklaşık her dört bölgesinden birinde yakıt temini zorlaştı.

Kısıtlamaların uygulandığı bölgeler arasında Ukrayna sınırındaki Bryansk, Kursk, Belgorod ve Voronej oblastlarının yanı sıra İvanovo, Vladimir, Lipetsk, Volgograd, Penza, Saratov, Samara, Nijni Novgorod ve Vologda oblastları ile Mordovya Cumhuriyeti yer aldı.

Sibirya’da ise sınırlamalar, Rus petrol üretiminin yaklaşık yüzde 40’ının gerçekleştirildiği Hantı-Mansi Özerk Okrugu, Yamal-Nenets Özerk Okrugu ile Tümen, Kurgan, Omsk, Novosibirsk, Kemerovo ve İrkutsk oblastlarında uygulanmaya başladı. Kuzey Osetya ve Adıge Cumhuriyeti de kısıtlama getirilen bölgeler arasında yer aldı.

Kırım ve Sivastopol’da yakıt satışı durdurulurken, Lugansk Halk Cumhuriyeti’nde kişi başına 20 litreden fazla yakıt satışı yasaklandı.

Bölgesel yönetimler alınan tedbirleri artan talep, lojistik sorunlar, borsadaki fiyat artışları ve bazı piyasa aktörlerinin oluşan yoğun talepten yararlanma girişimleriyle gerekçelendirdi.

Henüz resmi sınırlama kararı açıklamayan Oryol Oblastı Valisi ise durumu pandemi dönemindeki karabuğday ve tuvalet kağıdı alımlarına benzetti.

Başkan Vladimir Putin ile 23 Haziran’da yapılan toplantıda Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, akaryakıt piyasasındaki mevcut durumun “kolay değil ama kontrol altında” olduğunu söyledi.

Novak, sorunun çözümü için daha önce hiç kullanılmamış rezervlerin devreye alındığını belirterek, “Tüm petrol rafinerilerinde kullanım kapasitesini azami düzeye çıkardık, bakım sürelerini kısalttık ve planlı bakımları daha ileri tarihlere erteledik” dedi.

Rosneft’ten yakıt piyasasını istikrara kavuşturma planı

Novak ayrıca hükümetin benzin ve havacılık yakıtı ihracatını yasakladığını, motorin ihracatının tamamen durdurulmasının da değerlendirildiğini hatırlattı.

Vedomosti gazetesine konuşan bilgi sahibi kaynaklar ise hükümetin yurtdışından benzin alımını artırmaya hazırlandığını aktardı. Rusya’nın Belarus’tan yakıt satın aldığı ancak mevcut hacimlerin yeterli olmadığı belirtildi.

Reuters’ın aktardığı verilere göre Rusya’daki benzin üretimi şu anda iç tüketimin yalnızca yaklaşık yüzde 80’ini karşılıyor.

Haziran ayında Moskova, Nijnekamsk, Tümen ve Volgograd’daki tesislerin; mayıs ayında ise 16 petrol rafinerisinin saldırıya uğramasının ardından benzin üretimi yüzde 25 düşerek günlük 85 bin tona geriledi.

Yaz aylarında ise ülke ekonomisinin günlük yaklaşık 110 bin ton otomobil benzini tükettiği kaydedildi.

Energy Intelligence analistleri, “Ukrayna’nın Rus enerji sektörüne yönelik kampanyası geniş çaplı hasara yol açtı ve bunun sonucunda ülke tarihindeki en ağır yakıt krizine doğru ilerliyor” değerlendirmesinde bulundu.

Novak: Rusya akaryakıt piyasasında durum kontrol altında

Okumaya Devam Et

Rusya

FT: ABD, Rusya içindeki saldırılar için Ukrayna’ya istihbarat sağlıyor

Yayınlanma

Financial Times’ın kaynaklarına göre ABD, Ukrayna’nın Rusya’nın iç kesimlerindeki petrol rafinerileri ve askeri hedeflere yönelik saldırılarında istihbarat desteği sağlıyor. Gazetenin görüştüğü kaynaklar, Batılı müttefiklerin Washington’a bu desteği sürdürmesi çağrısında bulunduğunu aktardı. Haberde, ABD Başkanı Trump’ın da Ukrayna’nın son saldırılarından ‘etkilendiği’ belirtildi.

Financial Times’ın (FT) görüştüğü kaynaklara göre ABD, Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’nin Rusya’nın iç kesimlerindeki petrol rafinerileri ve askeri tesislere yönelik saldırılarında istihbarat desteği sağlıyor.

Kaynaklar, Kiev’in Batılı müttefiklerinin Washington’a bu amaçla istihbarat paylaşımını sürdürme çağrısında bulunduğunu söyledi.

Gazeteye konuşan kaynaklara göre ABD Başkanı Donald Trump, Fransa’da düzenlenen G7 Zirvesi sırasında Ukrayna’nın saldırılarından “son derece etkilendi” ve bu gelişmelerden cesaret aldı.

Kaynaklardan biri, Trump’ın zirve kapsamında Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile bu konu hakkında uzun bir görüşme yaptığını aktardı.

Kyiv Independent’ın kaynaklarına göre Trump, Zelenski’ye Rusya konusunda daha “cesur” davranmasını tavsiye etti.

Aynı kaynaklara göre Trump, Vladimir Putin’in baskı görmeden önemli bir adım atmasının beklenmediğini ifade etti. Bir ABD’li yetkili, “Başkan Trump, ‘güç yoluyla barış’ ilkesine inanıyor” dedi.

Politico’nun kaynakları da Trump’ın G7 Zirvesi’nde Ukrayna’yı desteklemeye ve Rusya üzerindeki baskıyı artırmaya hazır olduğunu söylediğini aktardı.

Bloomberg’in daha önce görüştüğü kaynaklar ise ABD Başkanı ve çevresinin artık Moskova’nın savaş alanında zafer kazanamayacağını, Kiev’in konumunun ise güçlendiğini değerlendirdiğini bildirmişti.

Zirvedeki görüşmelerin ardından Zelenski, Trump ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Ukrayna’da Patriot hava savunma sistemleri için önleme füzeleri üretilmesine yönelik lisanslar konusuna “ilk kez olumlu yaklaştığını” söyledi.

Ukrayna lideri, “Şu anda Patriot sistemleri için füze üretimine başlamak adına gerekli tüm teknik imkanlara sahip olduğumuz konusunda herkes hemfikir. Artık yalnızca Başkan Trump’ın kişisel onayı gerekiyor” dedi.

FT’nin haberine göre Putin, zirve öncesinde Trump’ı etkilemeye çalışarak ABD Başkanı’nı telefonla aradı ve doğum gününü kutladı.

Ancak gazete, bunun Trump üzerinde kayda değer bir etki yaratmadığını yazdı. Trump’ın bu süreçte “Rusya bir anlaşmaya varmalı” dediği aktarıldı.

Ukrayna Silahlı Kuvvetleri 2026 yılında Rus enerji altyapısına yönelik saldırılarını artırdı. Bloomberg’in hesaplamalarına göre Ukrayna mayıs ayında Rus hedeflerine yönelik rekor düzeyde 30 saldırı gerçekleştirdi.

Energy Intelligence’ın değerlendirmesine göre Ukrayna insansız hava araçlarının petrol rafinerilerine yönelik saldırıları sonucunda Rusya’nın petrol işleme hacmi haziran ayının başında günlük 4 milyon varilin altına geriledi.

Bu seviye son 21 yılın en düşük düzeyi olarak kaydedildi. Aynı dönemde Rus rafineri kapasitesinin yaklaşık üçte biri, yani günlük 2,14 milyon varillik bölümünün devre dışı kaldığı belirtildi.

Bu gelişmelerin ardından 23 Haziran itibarıyla Rusya’nın 61 bölgesinde yakıt satışlarına yönelik kısıtlamalar uygulamaya konuldu.

Energy Intelligence analistleri, “Ukrayna’nın Rus enerji sektörüne yönelik kampanyası büyük çaplı zarar verdi ve ülke tarihindeki en ağır yakıt krizine doğru ilerliyor” değerlendirmesinde bulundu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English