Rusya
Rusya’nın Eski Başkanı Medvedev’in 2023 kehanetleri

Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı ve Eski Devlet Başkanı Dmitry Medvedev 2023 kehanetlerini sıraladı.

‘Fütüristik’ ve ironik tarzda yeni yıl tahminlerini paylaşan Medvedev’e göre 2023’te “Petrolün varil fiyatı 150 dolara çıkacak. 1000 metreküp gazın fiyatı 5000 dolara fırlayacak. İngiltere Avrupa Birliği’ne (AB) geri dönecek ve bunu AB’nin çöküşü takip edecek. Almanya’da, Dördüncü Reich kurulacak ve Fransa ile savaşacak. Polonya ve Macaristan tarihsel hak iddia ettiği, Ukrayna’nın batı bölgelerini aralarında bölüşecek. Kuzey İrlanda Birleşik Krallık’tan ayrılarak İrlanda’ya katılacak. ABD’de iç savaş çıkacak ve Teksas bağımsız bir devlet olacak. Elon Musk’ın devlet başkanı olmasıyla iç savaş bitecek. Küresel ekonomide IMF ve Dünya Bankası’nın liderlik ettiği Bretton Woods sistemi çökecek. Dolar ve Avro’nun baz para olarak kullanımı sona erecek. Asya finans merkezi olacak…”
Medvedev’in ‘keşke olsa’ tadındaki eğlenceli tahminlerini ‘epik’ bulduğunu belirten Elon Musk, tahminlerin yapay zeka ve sürdürülebilir enerji konularını pas geçmesini ‘farkındalık eksikliği’ olarak yorumladı ve ‘Bunlar şimdiye kadar duyduğum en saçma tahminler’ demeyi de ihmal etmedi.
Medvedev’in tutan kehaneti
Medvedev’in kehanetlerini biraz ‘kahve sohbeti’ tadında görebilirsiniz. Ancak birkaç küçük notumuz var. Medvedev, 21 Ocak’ta Volodimir Zelenski Beyaz Saray’da Patriot hava savunma sistemi almak için kulis yaparken Putin’in özel mesajını beklenmedik bir ziyaretle Pekin’e giderek Şi Cinping’e ileten kişiydi. 26 Aralık itibariyle Putin’in bizzat başkanlık ettiği Askeri Endüstri Komisyonu yardımcılığına atanan Medvedev’in 24 Şubat’tan sadece iki gün önce paylaştığı mesaj da kehanet konusunda fena olmadığını gösteriyordu:
“Alman Şansölye Olaf Scholz, Kuzey Akım 2 doğal gaz boru hattının onay sürecini durdurma emri verdi. Güzel. Avrupalıların 1.000 metreküp doğal gaz için 2.000 avro ödeyeceği cesur yeni dünyaya hoş geldiniz.”

Nitekim Mart ayında 1000 metreküp doğalgaz fiyatı 3000 doları aşmıştı. Yazının yazıldığı gün itibariyle Hollanda TTF’te Ocak vadeli gaz kontrat fiyatı 1000 doların altına geriledi. Bu gerilemeyi 2023’te yeni bir sıçramanın izleyip izlemeyeceği Medvedev’in kehanetlerine değilse de savaşın gidişatına bağlı.
Aldous Huxley’in Cesur Yeni Dünyası’nı okuduğu belli olan Medvedev’in, edebi tarzda yazmayı sevdiği anlaşılıyor. Ancak bu ‘edebiyat’ söylediklerini hafife almamızı gerektirmiyor. Medvedev 2023 kehanetlerinde ustaca Batı’nın fay hatlarına dokunuyor. Bugün Kuzey İrlanda ve Meksika’ya giderseniz kolaylıkla Birleşik Krallık ve ABD’den kurtulmak isteyen insanlar bulabilirsiniz. Doların hakimiyetinin tartışılması ve Bretton Woods’un olası çöküşü konuları iktisat çevrelerin zaten son derece popüler başlıklar. Polonya’nın, 2018 yılında Katolik nüfusun yoğun olduğu Ukrayna’nın Lviv kentindeki Orlant Şehitliği vinyetini pasaportlara basma kararı alması da Ukrayna’nın Batısına ilişkin tarihsel iddiaların küçük bir yansımasıydı. Özetle Eski Rusya Devlet Başkanının Batı’yı aynaya bakmaya edebi yoldan davet ettiğini söylemek makul bir yorum…
Nasıl başladı nasıl bitiyor
Geçtiğimiz yıl bu zamanlar Kazakistan’da huzursuzluk baş göstermiş Ocak ayı başındaki protestolar ülkede Nursultan Nazarbayev döneminin sonunu getirmiş, Rusya, Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü misyonu çerçevesinde askeri müdahalede bulunarak ülkede durumun kontrol altına alınmasını sağlamıştı. Ocak ayının başında Çin Devlet Başkanı Şi Cinping de “Kazakistan’da renkli devrim yaratmak isteyen dış güçlere kararlılıkla karşı duracağız” diyerek Devlet Başkanı Tokayev’e destek vermişti.
4-20 Şubat 2022 tarihleri arasındaki Pekin Kış Olimpiyat Oyunlarını takiben Rusya, NATO genişlemesine karşı önleyici darbe vurabilmek için Ukrayna’ya askeri harekata başlamıştı. 4 Şubat tarihli Putin – Şi ortak bildirisi yaklaşan savaşa ilişkin ipuçları içeriyordu. Rusya ve Çin ilişkilerinin “İki devlet arasındaki dostluğun sınırı yoktur” şeklinde tanımlandığı bildiride “Taraflar, NATO’nun daha fazla genişlemesine karşı çıkıyor” deniliyordu.
Netice itibariyle güvenlik garantileri talepleri yanıtsız kalan Moskova ile Batı arasında Soğuk Savaş sonrası inşa edilen diyalog mekanizmaları 2022’de büyük oranda çöktü. ‘Zorlayıcı diplomasi’den istediği sonucu alamayan Rusya, doğrudan ‘zoru’ kullanmaya karar verdi. Rusya’nın Ukrayna’daki askeri ve politik hedefini Ukrayna’nın bir çeşit kısırlaştırılması olarak tarif etmek de mümkün. Financial Times’ın görüşlerine yer verdiği tarihçi Mark Galeotti’ye göre de Moskova, “Ukrayna’yı Batı’dan uzaklaştırmak için tasarlanmış siyasi bir stratejiye” sahip. Galeotti ayrıca Putin’in “savaş devam edecek ve bunu istediğim kadar sürdürebilirim” mesajı verdiğini düşünüyor.
Kiev’in Batı’dan aldığı destek Moskova’yı hesap hatası yapmış gibi gösterse de Rusya’nın nefesinin daha derine inmeye yani savaşı uzatmaya yeterli olduğu yorumu da yapılabilir. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Kiev’e ilhak ettiği dört bölgeyle ilgili gerçekliği kavraması gerektiğini salık veriyor ve aksi takdirde son sözü Rus ordusunun söyleyeceğini belirtiyor.
Rusya
Rusya’daki akaryakıt krizi lojistik sektörünü vurdu

Rusya genelinde etkili olan akaryakıt krizi, karayolu yük taşımacılığı sektöründe ciddi aksamalara yol açıyor. Sektör temsilcileri, istasyonlardaki kota uygulamaları ve uzun kuyruklar nedeniyle teslimat sürelerinin uzadığını, artan maliyetlerin ise navlun fiyatlarına yansıtılmaya başlandığını bildiriyor.
Rusya’nın neredeyse tüm bölgelerini etkisi altına alan akaryakıt krizi, karayolu yük taşımacılığı sektörünü doğrudan etkilemeye başladı.
Sektör temsilcilerinin Rusya’da yayımlanan Kommersant gazetesine aktardığı bilgilere göre, lojistik süreçlerinde ciddi aksamalar ve maliyet artışları gözleniyor.
VIG Trans kurucusu Igor Rebelskiy, Sibirya başta olmak üzere Rusya’nın güney kesimlerinde ve sınır bölgelerinde akaryakıt alımlarına kısıtlamalar getirildiğini, tedarik süreçlerinde yaşanan kesintilerin sefer planlamasını zorlaştırdığını belirtti.
Lojistik şirketi Optimalog’un yöneticisi Georgiy Vlastopulo ise istasyonlardaki bekleme sürelerinin bazen günleri bulduğunu, bu sebeple Çin hattında çalışan tırların günlük katettiği mesafenin 600 ila 700 kilometreden 500 kilometreye gerilediğini aktardı.
Lojistik şirketlerinin maliyetleri artıyor
Krizle birlikte akaryakıt şirketlerinin taşımacılara yönelik indirim ve bonus programlarını askıya aldığı veya iptal ettiği bildiriliyor.
Bayt Tranzit Genel Müdürü Aleksey Şpikel, daha önce istasyonlarda yüzde 16 seviyesine ulaşan indirim oranlarının günümüzde yüzde 3,5 seviyesine kadar gerilediğini ifade etti.
Hızlı teslimat şirketi PEK’in Genel Müdür Yardımcısı Vadim Filatov da küçük ölçekli taşımacılara bireysel tüketici statüsünde yakıt verildiğini ve araç başına 60 litreden fazla yakıt satışı yapılmadığını kaydetti.
Bu durumun tırların yakıt ikmali sıklığını 1,5 ila 3 kat artırdığına işaret eden Filatov, nakliyecilerin yüksek maliyetler, uzayan rotalar ve istasyon kuyruklarında yaşanan zaman kayıplarıyla karşı karşıya kaldığını belirtti. Yaşanan bu gelişmeler neticesinde taşımacılık şirketleri navlun fiyatlarını yüzde 10 dolayında yükseltmeye başladı.
Fiyat artışları sevkiyatları yavaşlatıyor
Optimalog yöneticisi Vlastopulo, son bir buçuk haftada Çin’den yapılan karayolu taşımacılığında araç başına sefer maliyetinin ortalama 700 dolar arttığını dile getirdi.
AKFA Ticari Direktörü Aleksey Çernışev ise Mançurya ile Moskova hattındaki tır nakliye ücretlerinin bir haftada 50 ila 70 bin ruble yükseldiğini belirterek, fiyatların 200 bin ruble daha artmasının beklendiğini vurguladı.
Çernışev, navlun fiyatlarındaki daha keskin yükselişlerin, büyük taşımacıların akaryakıt şirketleriyle olan mevcut sözleşmeleri, Rusya’nın Asya coğrafyasındaki nispeten istikrarlı dizel arzı ve müşterilerin yeni fiyatlarla sevkiyat onaylamaktan kaçınması sebebiyle şimdilik sınırlandığını ifade etti.
Lojistik şirketi Pontis Expedition Genel Müdürü Andrey Zelinskiy, akaryakıt istasyonlarındaki belirsizlik sebebiyle pek çok araç sahibinin sipariş kabul etmediğini ve yurt içinde yük taşıyacak araç bulmakta zorluk yaşandığını belirtti.
NC Logistic yetkilileri de benzer şekilde küçük ölçekli taşımacıların beklemeye geçerek uzun mesafe seferlerini reddettiğini, sipariş kabul edenlerin ise fiyatları fahiş düzeyde yükselttiğini doğruladı.
Alternatif taşıma yöntemleri yetersiz kalıyor
Transsertiko Genel Müdürü Aleksandr Sobolev, mevcut tablonun önümüzdeki haftalarda da sürmesi halinde tüm taşımacıların fiyat artışına gitmek zorunda kalacağı uyarısında bulundu.
Çoğu nakliyecinin halihazırda karlılık sınırında çalıştığını hatırlatan Sobolev, rotaların optimize edilmesi ve yakıt stokları oluşturulmasının ciddi ve uzun vadeli yatırımlar gerektirdiğini kaydetti.
AKFA yöneticisi Çernışev, uluslararası taşımacılıkta boş konteyner eksikliği ve yükselen lojistik maliyetleri nedeniyle yüklerin demiryoluna kaydırılmasının da kolay olmadığını savundu.
Gümrük ve lojistik holdingi KBT’nin Başkanı Yuliya Şlenskaya da taşımacıların yönelebileceği başka bir alternatif bulunmadığını doğrulayarak, “Elektrikli scooterlar ve yaya kuryeler, işte tüm alternatifimiz bu” ifadesini kullandı.
Rusya
Rusya Merkez Bankası temmuzda büyüme tahminini düşürebilir

Rusya Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Aleksey Zabotkin, hükümetin aldığı önlemleri de dikkate alarak yakıt fiyatlarındaki gelişmeleri değerlendireceklerini ve enflasyon tahminini temmuz ayındaki faiz toplantısında güncelleyeceklerini açıkladı. Zabotkin, yakıt sektöründe aylardır süren kapasite kaybının bu yılki gayri safi yurtiçi hasıla verilerinden düşüşe yol açabileceğini belirtti.
Rusya Merkez Bankası (CBR), yakıt fiyatlarındaki gelişmeleri, hükümetin piyasayı istikrara kavuşturmak amacıyla attığı adımları da göz önünde bulundurarak değerlendireceğini ve enflasyon tahminini temmuz ayındaki politika faizi toplantısında güncelleyeceğini duyurdu.
Gazetecilere açıklamalarda bulunan Rusya Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Aleksey Zabotkin, ülkede yaşanan yakıt krizi nedeniyle yönetim kurulunun olağanüstü toplanmasına gerek görmediklerini ifade etti.
Süreç hakkındaki değerlendirmesinde Zabotkin “Durumu ve hükümetin aldığı önlemlerin yakıt piyasasını ne ölçüde istikrara kavuşturacağını takip edeceğiz. Muhtemelen bu değerlendirmelerin ışığında, temmuz toplantısı itibarıyla öngörülerimizi güncelleyeceğiz” ifadelerini kullandı.
Fiyat dinamiklerinin enflasyon beklentileri üzerindeki etki derecesinin önemine değinen Zabotkin “Temmuz ayında hem hanehalkı hem de iş dünyası için yapacağımız ölçümlerde elde edeceğimiz enflasyon beklentilerinin, fiyat hareketlerinden ne ölçüde etkileneceği de bizim için önemli bir diğer unsur olacak” dedi.
Rusya Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina, daha önce yaptığı açıklamada, yakıt sıkıntısını ve bunun olası ekonomik sonuçlarını haziran ayındaki faiz kararında değerlendirdiklerini belirtmişti. Banka, önceki toplantılarında faizi 50 baz puan indirirken, haziran ayında bu adımı 25 baz puanla sınırlı tutmuştu.
Gelişmelerin makroekonomik yansımalarını yorumlayan Zabotkin “Tahminlerimiz açısından bizim için kritik olan husus, yakıt fiyatlarındaki artışın enflasyon beklentilerini ne ölçüde güçlü etkileyeceğidir” dedi.
Yıllık hedefleri de hatırlatan Zabotkin “Bu yıl için mevcut enflasyon tahminimiz yüzde 4,5 ile yüzde 5,5 arasında yer alıyor. 2027 yılı için ise hedefimiz yüzde 4 seviyesinde bulunuyor. Gelecek yıl enflasyonun kesin olarak yüzde 4 seviyesine gerilemesini sağlamak için tüm koşulları dikkate alarak politikamızı yürütmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
Zabotkin, Merkez Bankasının 24 Temmuz’da yapacağı bir sonraki toplantıda faiz artırımı seçeneğini masaya yatırıp yatırmayacağına ilişkin soruya net bir yanıt vermedi. Sonraki toplantıya kadar uzun bir süre olduğunu belirten Zabotkin, şu aşamada herhangi bir kararın değerlendirme aşamasında olmadığını ifade etti.
Yakıt piyasasındaki son verilerin geçmiş kaygıları doğruladığını kaydeden Zabotkin “Yakıt piyasasındaki durum, 19 Haziran’daki toplantıda ele aldığımız endişelerin haklı olduğunu teyit etti” dedi.
Temmuz ayındaki kurul toplantısında, cari yıla ilişkin gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH) tahmininin de revize edilebileceği sinyalini veren Zabotkin, tahminleri tüm yönleriyle ve bir bütün halinde güncelleyeceklerini aktardı.
Zabotkin, enerji sektöründeki aksaklıkların ekonomik büyümeye doğrudan yansıyacağını belirterek “Yakıt sektörünün birkaç aydır tam kapasiteyle çalışmıyor olması, muhtemelen bu yılın GSYH sonuçlarından bir miktar eksilmeye neden olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.
Rusya
Avrupalı üreticilerden Rus alüminyumu için menşe takibi çağrısı

Avrupa Birliği genelindeki alüminyum üreticileri ve bazı üye ülkeler, Rus metalinin üçüncü ülkelerde işlenerek birlik pazarına sunulmasını engellemek amacıyla denetimlerin sıkılaştırılmasını talep ediyor. Sektör temsilcileri, yaptırımların arkasından dolanılmasını önlemek için metalin ilk eritildiği ülkenin beyan edilmesini zorunlu kılacak bir takip sistemi öneriyor.
Avrupa’daki alüminyum üreticileri ve bazı Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkeler, Rus menşeli metalin üçüncü ülkelerde işlendikten sonra birlik pazarına sunulmasını engellemek amacıyla Avrupa Komisyonuna denetimleri sıkılaştırma çağrısında bulundu.
Financial Times (FT) gazetesinin diplomatik kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Avrupa genelinde Rus alüminyumunun dolaylı yollardan birliğe girişini sağlayan yasal boşlukların kapatılması yönünde Brüksel üzerindeki baskı artıyor.
AB, Şubat 2025’te kabul edilen 16’ncı yaptırım paketi kapsamında Rusya’dan birincil alüminyum ithalatına yönelik kısıtlamalar getirmişti.
Ancak Avrupalı sektör temsilcileri, Rusya’da üretilen metalin üçüncü ülkelerde işleme tabi tutulduktan sonra serbestçe Avrupa pazarına girmeye devam ettiğini belirtiyor.
Avrupa Alüminyum Birliği Genel Direktörü Paul Voss, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “AB sınırlarının Rus alüminyumunun doğrudan ithalatına kapatılması, buna karşın üçüncü ülkelerden gelen malzemelerin ithalatı için açık tutulması siyasi, ahlaki ve stratejik açıdan savunulamaz bir durumdur” ifadelerini kullanarak bu meselenin çözüme kavuşturulmasını talep etti.
Voss, birliğin tahminlerine göre Rusya’nın geçen yıl alüminyum ihracatından yaklaşık 10 milyar dolar gelir elde ettiğini kaydetti.
Rus metalinin, AB’deki ortalama alüminyum ithalat fiyatına kıyasla yaklaşık yüzde 11 oranında indirimle satıldığı bilgisini paylaşan Voss, bu durumun yarattığı haksız rekabete işaret etti.
Avrupa Alüminyum Birliği, söz konusu boşluğu kapatmak amacıyla “eritme ve döküm kuralı” (melt and cast rule) olarak adlandırılan bir menşe takip sisteminin hayata geçirilmesini öneriyor.
Bu mekanizma, ithalatçıların alüminyumun sadece son işlendiği yeri değil, ilk kez eritilip döküldüğü ülkeyi de beyan etmesini zorunlu kılıyor.
FT’nin haberine göre, aralarında Litvanya’nın da bulunduğu bazı AB üyesi ülkeler, mevcut tedarik zincirindeki bu boşluktan duydukları endişeyi Avrupa Komisyonuna iletti.
Gazeteye konuşan kaynaklar, üye devletlerin ek kontrol mekanizmalarının devreye alınmasını talep ettiğini aktardı.
Diğer yandan AB içinde, Rus alüminyum üreticisi Rusal şirketine ait olan ve İrlanda’da faaliyet gösteren bir tesisten yapılan alüminyum oksit (alumina) tedariki konusundaki tartışmalar da sürüyor.
Söz konusu tesisin, Avrupa alüminyum endüstrisinin ihtiyaç duyduğu metalürjik alüminyum oksit ihtiyacının üçte birinden fazlasını tek başına karşıladığı belirtiliyor.
AB, 16’ncı yaptırım paketinin kabul edilmesinin ardından Avrupalı şirketlerin uyum sağlayabilmesi amacıyla, 2024 yılı ithalat hacminin yüzde 80’ine tekabül eden 275 bin tonluk bir geçici kota kapsamında Rusya’dan alüminyum alımına bir yıl boyunca izin vermişti.
Yaptırımların yürürlüğe girmesinin ardından Londra Metal Borsası (LME) da bir açıklama yaparak, AB ülkelerindeki depolarda bulunan Rus alüminyumu için yeni varantlar düzenlemeyi durduracağını bildirmişti.
Borsa, bu işlemi ancak metal sahiplerinin AB kısıtlamalarına tam uyum sağlandığını kanıtlaması durumunda gerçekleştireceğini duyurmuştu.
Amerika2 hafta öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Avrupa5 gün önceKuzey Akım sabotajında ‘porno filmi kılıfı’ iddiası
Asya2 hafta önceÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti
Ortadoğu2 hafta önceİran, ABD ile varılan anlaşmanın detaylarını açıkladı
Görüş1 hafta önceHeidegger’in kulübesindeki Avrupa solu
Dünya Basını2 hafta önceİngiliz iktisatçı Pettifor: Yapay zeka çöküşü kaçınılmaz bir krize yol açacak
Dünya Basını2 hafta önceForeign Policy: İran, Vietnam’dan Daha Ağır Bir Yenilgi
Rusya2 hafta önceRFKP Lideri Zyuganov: Rusya’da sol dönüş kaçınılmaz








