Bizi Takip Edin

AVRUPA

Savaşın birinci yıl dönümünde Batılı liderler ne dedi?

Yayınlanma

Rusya-Ukrayna savaşının birinci yılını devirirken, savaşın taraflarından ‘kararlılık’ açıklamaları geliyor.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, yayınladığı video mesajında “Herkesi yeneceğiz,” dedi.

‘Yenilmezlik yılı’ başlıklı videoda Zelenski, bir yıl önce Ukrayna ve dünyaya nasıl seslendiğini hatırlatarak, 24 Şubat 2022 sabahı uyandıklarını ve bir daha hiç uyumadıklarını söyledi.

“Neredeyse herkes, telefon rehberinde yer alan ve bir daha telefona çıkamayacak bir kişiye sahip,” diyen Zelenski, halkını överek tek ve büyük bir ordu haline geldiklerini vurguladı.

2022 yılını direnç, cesaret, acı ve birlik yılı olarak nitelendiren Zelenski, “Temel sonuç, hayatta kaldığımızdır. Yenilmedik. Ve bu yıl kazanmak için her şeyi yapacağız,” dedi.

Olaf Scholz’den Ukrayna’ya uyarı

Leopard 2 tanklarının Ukrayna’ya verilmesi konusunda büyük baskıya ve müttefik eleştirilerine maruz kalan Almanya Başbakanı Olaf Scholz’den dikkat çekici bir açıklama geldi.

ZDF’ye konuşan Şansölye Scholz, “Eğer bizim tedarik ettiğimiz silahlar, örneğin Rusya topraklarındaki bir saldırıda kullanılırsa, bu pek akıllıca olmaz,” dedi.

Scholz, Rusya’ya saldırı meselesini tartıştıklarını ve bunun olmaması gerektiğinde anlaştıklarını da sözlerine ekledi.

Scholz, uluslararası hukuk düzeyinde yaptıkları her şeyin de yasal olduğunu savundu.

Mayıs 2022’de ABD Başkanı Joe Biden’ın yayınladığı manifestoda, “Ukrayna’yı kendi sınırları dışında saldırıya teşvik etmeyeceğiz,” yazdığını hatırlatan Alman lider, herkesin buna uygun davrandığını öne sürdü.

Birleşik Krallık’tan ‘hızlı hareket etme’ çağrısı

Savaşın yıldönümü nedeniyle G7 toplantısında konuşan Britanya Başbakanı Rishi Sunak ise dünya liderlerine Ukrayna’yı silahlandırmada ‘hızlı davranma’ çağrısı yaptı.

Kiev’e savaş meydanında belirgin bir avantaj sağlamaları gerektiğini söyleyen İngiliz lider, bu kapsamda uzun menzilli roketleri temin etmenin gündemde olduğunu belirtti.

Sunak, ancak bu şekilde Rusya lideri Vladimir Putin’in ‘zihniyetini’ değiştirebileceklerini de kaydetti.

Kademeli yaklaşımlar yerine hızlı hareket etmek gerektiğini savunan Sunak, topçu, hava savunma ve zırhlılar konusunu gündeme getirdi.

Sunak, “Önümüzdeki haftalar Ukrayna için zor geçecek, ama Rusya için de zor geçecek. Kendilerine yine çok güvenmeye başladılar. Öyleyse şimdi Ukrayna’nın yeniden silahlanma, yeniden toplanma ve ilerleme planını destekleme zamanı,” dedi.

Macron’dan destek sözü

Savaşın yıldönümü nedeniyle açıklama yapan liderler arasında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da vardı.

Twitter hesabından bir mesaj paylaşan Macron, “Ukrayna halkı, Fransa yanınızda. Dayanışmaya. Zafere. Barışa,” dedi.

Başkent Paris’te Eyfel Kulesi de destek amacıyla Ukrayna bayrağının renkleriyle aydınlatıldı.

Leyen’den Ukrayna halkına: Özgürlük için savaşıyorsunuz

Avrupa Birliği yetkilileri de Ukrayna’ya desteklerini yineleyen mesajlar yayınladılar.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, yayınladığı video mesajında Ukrayna halkına seslenerek, “Siz özgürlük, demokrasi ve Avrupa Birliği’ndeki yeriniz için savaşıyorsunuz,” dedi.

Leyen, AB’nin ‘ne kadar sürerse sürsün’ Ukrayna ile birlikte olduğunu da söyledi.

Avrupa Konseyi üyeleri de ortak bir açıklama yayınlayarak Ukrayna’ya desteklerini yinelediler ve ‘siyasi, iktisadi, insani, mali ve askeri bakımlardan’ desteğin süreceğini vurguladılar.

Ayrıca Reuters’ın aktardığına göre AB, savaşın yıldönümünde Rusya’ya ek yaptırımlar ilan etmeye hazırlanıyor. Yaptırım paketinde, Rus ordusunun kullandığı elektronik ekipmanların satışına yönelik kısıtlamalar da yer alıyor.

G7’den 39 milyar dolar yardım sözü

ABD, Almanya, İngiltere, Kanada, Fransa, İtalya ve Japonya’dan oluşan G7 ülkelerinin maliye bakanları ve merkez bankası başkanları, Hindistan’da yaptıkları toplantının ardından Ukrayna’ya yeni yardım yapacaklarını açıkladılar.

G7 ülkeleri, açıklamada, “Ukrayna hükümetinin ihtiyaçları doğrultusunda 2023 yılı için bütçe ve ekonomik destek taahhüdümüzü 39 milyar dolara çıkardık,” dedi.

G7, IMF’ye de çağrı yaparak Ukrayna için uygun şartlandırılmış bir program hazırlamasını istedi.

AVRUPA

İtalyan hükümetinden Stoltenberg’e tepki

Yayınlanma

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, ittifak üyelerine Ukrayna’ya tedarik ettikleri silahların Rusya’nın içindeki askeri hedefleri vurmak için kullanılmasına yönelik yasağı hafifletmeleri çağrısında bulunmuştu.

Stoltenberg bu açıklamayı cuma günü The Economist dergisine verdiği bir mülakatta yapmıştı. Stoltenberg’in adı konmamış olsa da asıl hedefinin, ABD Başkanı Joe Biden’ın, Ukrayna’nın Amerika tarafından tedarik edilen sistemlerle neye saldırıp neye saldıramayacağını kontrol etme politikası olduğu düşünülüyordu.

İtalyan koalisyon hükümeti Stoltenberg’in açıklamalarına tepki gösterdi. Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini bu konuda başı çekerek, “Stoltenberg ya açıklamasını geri çekmeli, ya özür dilemeli ya da istifa etmelidir,” dedi.

Lega lideri, NATO’nun İtalyanları “Rusya’da öldürmeye zorlayamayacağını, kimsenin de Lega ve hükümeti “İtalyan askerlerini Ukrayna’da savaşmaya ya da ölmeye göndermeye zorlayamayacağını” kaydetti.

Salvini, “Eğer gidip Ukrayna’da savaşmak istiyorlarsa, Stoltenberg, (Fransa Cumhurbaşkanı) Emmanuel Macron ve savaş isteyen tüm bombardıman uçakları oraya gitsin,” dedi.

Forza Italia’dan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani daha ölçülü bir tepki gösterdi ve Stoltenberg’in üye devletlerin henüz toplu olarak almadıkları kararları açıklama yöntemini eleştirerek, “Biz NATO’nun ayrılmaz bir parçasıyız, fakat her karar kolektif olarak alınmalıdır,” dedi.

Başbakan Melon’nin partisinden Savunma Bakanı Guido Crosetto da bu düşünceyi yineleyerek zaten “dramatik” olan bir durumda “gerilimi artırmanın yanlış olduğunu” belirtti.

Ukrayna’ya desteğini yineleyen Crosetto, “derhal ateşkes sağlanması ve önümüzdeki aylarda barış görüşmelerinin başlatılması olasılığının açık bırakılması” gerektiğini vurguladı.

Pazar günü İtalya Başbakanı Giorgia Meloni de Stoltenberg’in sözlerine yanıt verdi ve Stoltenberg’in açıklamaları karşısında şaşkınlığını ifade etti.

Meloni, “Stoltenberg’in neden böyle bir şey söylediğini anlamıyorum. NATO’nun sağlam durması ve hiçbir zayıflık belirtisi göstermemesi gerektiğine katılıyorum. Macron da dahil olmak üzere pek çok şüpheli açıklama oldu. Daha dikkatli olunmasını tavsiye ediyorum,” diye ekledi.

Okumaya Devam Et

AVRUPA

Le Pen’den Meloni’ye AP’de ortak grup teklifi

Yayınlanma

Önümüzdeki hafta yapılacak Avrupa Parlamentosu (AP) seçimleri öncesinde Fransız Ulusal Birlik (RN) lideri Marine Le Pen, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi bir araya gelerek AP’deki en büyük ikinci parti bloğu olacak bir “sağcı süper grup” oluşturmaya davet etti.

Sağın 6-9 Haziran seçimlerinde iyi bir performans göstereceği tahmin ediliyor fakat ulusal partilerin birçoğu özellikle Ukrayna savaşı konusunda keskin bir şekilde bölünmüş olduğu için hangi partilerin sınır ötesi siyasi gruplar olarak birlikte çalışabilecekleri konusunda hâlâ yoğun şüpheler var.

Pazar günü İtalyan Corriere della Sera gazetesine konuşan Le Pen, “Şimdi birlik olma zamanı, bu gerçekten faydalı olacaktır. Eğer başarabilirsek, Avrupa Parlamentosu’nun ikinci grubu olacağız. Bence böyle bir fırsatın elimizden kaçmasına izin vermemeliyiz,” dedi.

Meloni hakkında ise, “Onunla ülkelerimizin kontrolünü geri almak da dahil olmak üzere temel konularda hemfikir olduğumuza inanıyorum,” dedi.

Meloni, Le Pen’in teklifini reddetmedi

Pazar gününün ilerleyen saatlerinde Meloni, Le Pen’in teklifine açık kapı bıraktı.

Rai TV’ye verdiği bir mülakatta Meloni, yeni Avrupa meclisinde diğer siyasi güçlerle olası ittifaklar söz konusu olduğunda herhangi bir kırmızı çizgisi olmadığını, kendisinin de “bir ömür boyu” “prezentabl olmayan” olarak kategorize edildiğini söyledi.

Meloni, “Benim asıl hedefim son yıllarda hükümette olan çoğunluğa alternatif bir çoğunluk oluşturmak. Başka bir deyişle, solu Avrupa’da muhalefete gönderecek merkez sağ bir çoğunluk,” dedi.

Meloni, sol ile birlikte bir çoğunluğun parçası olmak istemediğini söyledi ve diğer her şeyi “yaşayıp göreceklerini” kaydetti.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen tarafından da merkez sağ Avrupa Halk Partisi (EPP) ile güçlerini birleştirmesi için ikna edilmeye çalışılan Meloni, sağdaki tüm partilerle işbirliğine açık olduğunu söyledi.

ECR-ID ittifakı mümkün mü?

RN şu anda AP’deki Kimlik ve Demokrasi (ID) grubuyla, Meloni’nin partisi İtalya’nın Kardeşleri ise Avrupa Muhafazakârları ve Reformistleri (ECR) ile birlikte hareket ediyor.

Le Pen’in çağrısı, ID grubunun Almanya için Alternatif’i (AfD) ihraç etmesinden birkaç gün sonra geldi. ID’de ayrıca İtalyan hükümetinde Meloni ile koalisyonda olan Lega da yer alıyor.

Röportajda Le Pen, AfD ile bağlarını koparmanın Avrupa’da yeni ittifaklar kurmayı kolaylaştırmaya yönelik bir hareket olmadığını söyledi.

“Merkez sağ”ın sağı 165 sandalye kazanabilir

Son tahminler ID’nin 68, ECR’nin ise 71 milletvekili çıkararak 720 sandalyeli mecliste 139 milletvekiline sahip olacağını gösteriyor. AfD’nin 17 sandalyesi ve Macaristan’ın herhangi bir gruba bağlı olmayan Fidesz partisinin de 12 AP üyesi bulunuyor. Toplamda 165’in üzerinde sandalye (şu anda bölünmüş olan) sağ için garanti gibi görünüyor.

POLITICO’nun anketine göre EPP grubu 174 sandalye kazanma yolunda ilerlerken Sosyalistler ve Demokratlar 144 sandalyeye doğru ilerliyor.

Polonya’nın eski Başbakanı ve muhafazakâr Hukuk ve Adalet (PiS, ECR üyesi) partisinden Mateusz Morawiecki de sağda büyük bir birleşmeye açık kapı bıraktı ve Macaristan’dan Viktor Orbán’ın seçimden sonra Fidesz partisini ECR’ye sokacağına dair spekülasyonlar var.

Okumaya Devam Et

AVRUPA

Moldova, Rusya’dan muhalefet lideri İlan Şor’un iadesini istedi

Yayınlanma

Moldova Adalet Bakanı Veronika Mihaylov-Moraru, Kişinev makamlarının Rusya’dan, ülkesinde dolandırıcılık ve kara para aklama suçlarından gıyabında 15 yıl hapis cezasına çarptırılan muhalif Zafer ittifakı lideri İlan Şor’un iadesini talep ettiğini bildirdi.

PRO TV kanalına konuşan Mihaylov-Moraru, “Temyiz Kurulu kararlarının uygulanması için Rusya Federasyonu’ndan iade talebinde bulunduk. Bugüne kadar bir yanıt alamadık,” dedi.

Şor’un Rusya vatandaşlığı aldığına dair basında çıkan haberleri yorumlayan Mihaylov-Moraru, “Adalet Bakanlığı bu konuda resmi olarak bilgilendirilmedi. Başka bir devletin vatandaşlığına da sahip olduğu resmi olarak bize bildirilirse, koşulları analiz edeceğiz ve prosedürel olarak nasıl ilerleyeceğimizi göreceğiz,” diye konuştu.

Moldova yargısı muhalefet partisi lideri Şor, Nisan 2023’te gıyabında mahkum etti. Soruşturma makamları Şor’un 2014 yılında Moldova bankacılık sisteminden bir milyar dolar çalınmasının ana katılımcılarından ve faydalanıcılarından biri olduğunu tespit etti.

Şor, daha sonra tasfiye edilen iki bankanın hissedarıydı. Şor, Vladimir Plahotniuc ile Moldova tarihindeki en büyük zimmete para geçirme olayının suç ortakları arasında anılıyor.

Şor, suçlamaları reddediyor ve bunları partisinin Kişinev’de düzenlediği ‘protestoların intikamı’ olarak nitelendiriyor.

Geçen ay İlan Şor, Moldova’nın geleceğinin AB ve NATO’da değil, Rusya ile ortaklıkta olduğunu, ülkedeki her aklı başında insanın bunu anladığını ve kabul ettiğini söyledi.

Şor, iktidar partisi PAS’ın (Eylem ve Dayanışma) Rusya ile bağlarını kopardığını, ancak gelecekte bu bağların sadece yeniden kurulmakla kalmayıp daha da güçlü ve güvenilir hale geleceğini belirtti.

21 Nisan’da Moskova’da düzenlenen kongrede Moldovalı siyasetçiler, ‘Zafer’ ittifakının kurulduğunu açıkladı.

Özerk Gagavuzya lideri Yevgeniya Gutsul, ittifakının cumhurbaşkanlığı için kendi adayını çıkaracağını ve bu adayın kazanma şansının olduğunu vurguladı.

Moldova Anayasa Mahkemesi, 19 Haziran’da Şor’un Rusya yanlısı muhalefet partisini anayasaya aykırı ilan etti. Aynı gün Cumhurbaşkanı Maya Sandu, mahkemenin kararını memnuniyetle karşılayarak ‘Moldovalıların suç örgütlerinin iktidarı ele geçirmesine izin verilmeyen demokratik bir hukuk devletinde yaşamayı takdir ettiklerini ve istediklerini’ ifade etti.

Moldova’nın “Romanyalılaşması” ve AB’ye üyelik gündemi

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English