Bizi Takip Edin

Rusya

Sberbank CEO’su Gref’ten Rusya Merkez Bankası’na faiz çağrısı

Yayınlanma

Rusya’nın en büyük bankası Sberbank’ın Yönetim Kurulu Başkanı German Gref, mevcut aşırı yüksek faiz oranlarıyla ülke ekonomisinin uzun süre varlığını sürdüremeyeceğini belirterek Merkez Bankası’na faiz indirme çağrısı yaptı. Yatırımlardaki sert düşüşe ve enflasyonun kaynağına dikkat çeken Gref, para politikası araçlarıyla piyasa dışı etkenlerle mücadele edilmesini rasyonel bulmadığını ifade etti.

Rusya’nın en büyük devlet bankası Sberbank’ın Yönetim Kurulu Başkanı German Gref, bankanın salı günü gerçekleştirilen yıllık hissedarlar kurulunda yaptığı konuşmada, ülke ekonomisinin Rusya Merkez Bankası’nın mevcut faiz oranlarıyla uzun süre yoluna devam edemeyeceğini açıkladı.

Gref, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Ekonomi, aşırı yüksek faiz oranları altında uzun süre var olamaz. Reel faiz oranlarımız yüzde 10 seviyesinde; yani bu, Merkez Bankası’nın politika faizinden mevcut enflasyonun düşülmesiyle elde edilen orandır” ifadelerini kullandı.

Bu tür yüksek oranların ekonomiyi soğutmak amacıyla ancak kısa bir süre için uygulanabileceğine inandığını dile getiren Gref, “Bugün gördüğümüz tablo, bana göre son derece açık bir şekilde ekonomiyi zaten gereğinden fazla soğuttuğumuzu gösteriyor. Bu nedenle faiz oranının düşürülmesi gerekiyor” dedi.

Yatırımlarda küresel krizden bu yana en sert düşüş

Rusya Federal İstatistik Servisi (Rosstat) verilerine göre, ülkenin gayri safi yurtiçi hasılası (GSYH) yılın ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 0,2 oranında gerileyerek son üç yılda ilk kez düşüş kaydetti.

Aynı dönemde yatırımlarda yaşanan yüzde 14,3 oranındaki gerileme ise 2009 yılından bu yana görülen en büyük düşüş olarak kayıtlara geçti. Ülkede yatırımlar geçtiğimiz yıl da yüzde 2,3 oranında küçülerek, 2015 yılından bu yana en sert, pandeminin yaşandığı 2020 yılından bu yana ise ilk daralmasını yaşamıştı.

Sberbank CEO’su Gref, bu olumsuz tablonun, parasal etkenlerden ziyade dış faktörlerden kaynaklanan enflasyonla mücadele edilmesinin bir sonucu olduğunu düşünüyor.

Ülkede son bir haftada perakende benzin ve motorin fiyatları sırasıyla yüzde 3 ve yüzde 2,7 oranında yükselirken, yılbaşından bu yana yaşanan artış yüzde 10 sınırına yaklaştı. Rusya Merkez Bankası bu durumu 19 Temmuz’daki faiz kararında dikkate aldığını belirtirken, 24 Temmuz’daki bir sonraki toplantıda da değerlendireceğini duyurdu.

Ukrayna’ya ait insansız hava araçlarının Rus petrol rafinerilerini hedef alması sonucu üretim kapasitesinin bir kısmının devre dışı kalmasıyla tetiklenen akaryakıt krizinin faiz oranlarıyla çözülemeyeceğini vurgulayan Gref, şu değerlendirmede bulundu:

“Piyasa bağlamının dışında gelişen tek seferlik faktörlerle para politikası önlemleri aracılığıyla mücadele etmeye çalışmak, bana göre tamamen mantıksız bir yaklaşımdır.”

Bu yöntemin ekonomi üzerinde yalnızca çok büyük bir durgunluk baskısı yarattığını söyleyen Gref, bu baskının ancak politika faizinin düşürülmesiyle hafifletilebileceğini belirterek, “Faiz oranı, işletmelerin yatırım faaliyetlerinin kilidini açacak anahtardır” dedi.

Rusya Merkez Bankası temmuzda büyüme tahminini düşürebilir

Bütçe açığını kapatma çabaları enflasyonu besliyor

Ancak Gref’in “tek seferlik” olarak nitelendirdiği faktörlerin sürekli hale gelmesi dikkat çekiyor. Katma Değer Vergisi’nin (KDV) yüzde 20’den yüzde 22’ye yükseltilmesi ocak ayında enflasyonda ani bir sıçramaya yol açarken, ekim ayında da tarifelerde yüzde 11,9 oranında bir artış yapılması planlanıyor.

Yetkililer ayrıca, askeri harcamalar nedeniyle genişleyen bütçeyi dengeleyebilmek adına vergileri, harçları ve geri dönüşüm bedellerini artırmaya devam ediyor.

Ekonomideki sorunlar için genellikle Merkez Bankası ve onun uyguladığı yüksek faiz politikası suçlansa da ekonomist Konstantin Sonin, savaşın başlamasından bu yana ülkede yaşanan gelişmelerin aslında Vladimir Putin’in kararları doğrultusunda şekillendiğini belirtiyor.

Sonin, süreci şu sözlerle açıklıyor:

“Maddi kaynaklar, halkın tüketiminden çekilerek füzelerin, tankların, insansız hava araçlarının üretimine ve bu üretim için gerekli ithal parçaların tedarikine yönlendiriliyor. Ortada yeni bir kaynak artışı söz konusu değil; Rusya ekonomisi bir bütün olarak savaş döneminde, savaş öncesine kıyasla daha az üretim gerçekleştiriyor.”

Sonin, Merkez Bankası’nın savaş dönemindeki rolünün, yalnızca bu fiili ekonomik dinamikleri muhasebe düzeyinde resmileştirmekten ibaret olduğunu vurguluyor.

Ekonomi bilimleri doktoru Vladislav İnozemtsev de faiz oranlarında indirime gidilse dahi bu yıl herhangi bir ekonomik büyümeden bahsetmenin mümkün olamayacağı görüşünü paylaşıyor.

İnozemtsev, bu yıl Rusya GSYH’sinin yaklaşık yüzde 1 oranında küçülmesini, yatırımların ise yüzde 6 ile 8 arasında daralmasını bekliyor.

Rusya’da akaryakıt krizi: Perakende fiyatları ilk kez 100 rubleyi aştı

Rusya

Rusya, Trump ile varılan mutabakatla dizel ihracatını kısmen serbest bıraktı

Yayınlanma

Rusya hükümeti, Putin ile Trump arasındaki görüşmelerin ardından dizel yakıt ihracatındaki yasağı kısmen kaldırdı. İlk aşamada küresel pazara 500 bin ton dizel sevkiyatı yapılacağı açıklanırken, ABD yönetimi de Rus dizel operasyonlarına yönelik kısıtlamaları geçici olarak askıya aldı.

Rusya, Ukrayna krizi ve enerji piyasalarına yönelik atılan adımlar kapsamında kısmi olarak yürürlükten kaldırdığı dizel ihracat yasağı çerçevesinde küresel pazara 500 bin ton dizel yakıt sevkiyatı yapacağını duyurdu.

Rusya hükümetinden yapılan açıklamada, söz konusu kararın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump arasında varılan mutabakatlar uyarınca hayata geçirildiği bildirildi.

10 Ekim itibarıyla yürürlüğe giren karar doğrultusunda ilk aşamada dünya piyasasına 500 bin ton dizel yakıt tedarik edileceği belirtildi.

Hükümet açıklamasında, “İptal edilen kararın ardından Rus petrol şirketleri, hükümetle koordinasyon içinde yabancı iş ortaklarıyla dizel yakıt tedarik sözleşmelerini imzalamaya derhal başlayacaktır” ifadelerine yer verildi.

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, alınan kararın Rus tüketicilerin çıkarlarını etkilemeyeceğini vurguladı.

Dizel yakıtın Rusya’daki rafinerilerde Rus petrolünden üretildiğini kaydeden Novak, üretim hacimlerinin hem iç piyasanın tüm ihtiyaçlarını eksiksiz karşılamaya hem de belirtilen miktarlarda dünya pazarına sevkiyat yapmaya elverişli olduğunu bildirdi.

Rusya’da dizel yakıt ihracatına yönelik yasak ilk olarak 31 Ocak 2026 tarihinde yalnızca üretici olmayan şirketleri kapsayacak şekilde yürürlüğe konulmuştu.

Hükümet, 9 Temmuz itibarıyla kısıtlamaları doğrudan üreticileri de kapsayacak şekilde genişleterek sertleştirmişti. Daha önce ekim ayı sonuna kadar uzatıldığı duyurulan yasak, güncel gelişmeler doğrultusunda kısmen esnetildi.

Vladimir Putin ve Donald Trump, 9 Ekim tarihinde bir telefon görüşmesi gerçekleştirmişti. Bu görüşmenin ardından ABD Başkanı Trump, Rus dizelinin tedariki konusunda anlaşmaya varıldığını duyurmuştu.

Trump, Rusya’nın ilk etapta Amerikan ve dünya piyasalarına 300 bin tondan fazla, kasım ayında 500 bin ton ve bu dönemin ardından 1 milyon ton yakıt göndermeyi kabul ettiğini açıklamıştı.

Trump ayrıca ilerleyen süreçte 3 milyon tonluk ilave sevkiyatın daha yapılabileceğini ve bu anlaşmanın dizel yakıt fiyatlarını hızla düşürmesini beklediklerini ifade etmişti.

Görüşmenin ardından ABD Hazine Bakanlığı, Trump’ın talimatıyla yaptırımlar nedeniyle daha önce yasaklanan Rus dizel yakıtı operasyonlarını ve ABD’ye sevkiyatları 7 Nisan 2027 tarihine kadar muaf tutan geçici bir genel lisans yayımladı.

Putin ise görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, Rusya’nın Amerikan ve küresel pazarlara petrol ile petrol ürünleri tedarik etmeye hazır olduğunu teyit ederek bunun küresel ekonomiye olumlu yansıyacağını belirtti.

Putin ayrıca iki liderin Ukrayna’daki çatışmanın çözümüne yönelik ihtimalleri, İran çevresindeki durumu ve ikili ilişkileri ele aldığını, başkanlık iddiaları, istihbarat teşkilatları ve diğer kurumlar aracılığıyla temasların sürdürülmesinde mutabakata varıldığını kaydetti.

Görüşmenin ardından Novak’ın ofisinden yapılan açıklamada, Rusya’nın ekim ayı içinde ABD’ye dizel sevk etmeye hazır olduğu bildirildi.

Novak, kasım ve aralık aylarında rafinerilerin bakım çalışmalarından çıkmasıyla birlikte ihracat hacminin artırılabileceğini belirtti.

Novak ayrıca Moskova’nın, Washington’ın küresel enerji piyasasının istikrara kavuşturulması ve enerji ticaretinin normalleştirilmesi yönündeki adımlarını olumlu değerlendirdiğini aktardı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Telegram kanalı Rıbar’ın kurucusu Mihail Zvinçuk Karadağ’da gözaltına alındı

Yayınlanma

Rus Telegram kanalı Rıbar’ın kurucusu Mihail Zvinçuk ve ekibi, Karadağ’da AB entegrasyonu belgeseli çekme şüphesiyle yürütülen polis operasyonunda gözaltına alındı. Operasyonun Risan kentinde düzenlendiği ve Zvinçuk’un eşi dahil beş kişinin alıkonulduğu aktarılırken, ABD Dışişleri Bakanlığı daha önce proje yöneticileri hakkında 10 milyon dolarlık bilgi ödülü duyurmuştu.

Rusya merkezli “Rıbar” (Rybar) adlı Telegram kanalının kurucusu Mihail Zvinçuk ve beraberindeki çalışanlar Karadağ’da gözaltına alındı.

Karadağ’da yayımlanan Vijesti gazetesinin güvenlik kaynaklarına dayandırdığı haberine göre Zvinçuk, ülkenin Avrupa Birliği (AB) ile entegrasyonu ile bu sürecin Karadağ turizmi ve ekonomisi üzerindeki etkilerine dair çekim yaptığı şüphesiyle alıkonuldu.

Haberde, Rıbar temsilcilerinin Karadağ’ın vize politikasını AB standartlarına uyarlama kararı üzerine bir belgesel çekmeyi planladığı kaydedildi.

Haberde ayrıca Karadağ istihbarat birimlerinin proje temsilcilerinin ülkeye gelişinden haberdar olduğu ve ekibi birkaç gün boyunca takip ettiği aktarıldı.

Operasyonun Karadağ polisi ile Ulusal Güvenlik Ajansı işbirliğinde yürütüldüğü bildirildi.

Zvinçuk ve beraberindekilerin 9 Ekim sabahı Karadağ’ın Risan kentinde gözaltına alındığı belirtildi.

Yakalananlar arasında Zvinçuk’un eşi ve projenin çalışanı Valeriya Zvinçuk ile üç kişinin daha yer aldığı kaydedildi.

Rıbar ekibi suçlamaları reddetti

Rıbar ekibi, kurucuları dahil Rus vatandaşlarının gözaltına alındığını doğrulayarak ülkede yasal gerekçelerle kaldıklarını ve yerel yasaları ihlal etmediklerini açıkladı.

Proje temsilcileri, Çetinye Manastırı’nda çekim yapmayı planladıklarını ve bunun için önceden resmi başvuruda bulunduklarını ifade etti. Ekip, Rusya Dışişleri Bakanlığı ile iletişim halinde olduklarını ve gözaltındakilerin serbest bırakılmasını beklediklerini duyurdu.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Karadağ’daki Rusya Büyükelçiliğinin olayın ayrıntılarını araştırdığını bildirdi.

Bünyesinde Telegram kanalı, Rutube kanalı ve VKontakte topluluğu barındıran Rıbar projesi, internet sitesinde hedefini “Basit ve etkili bir şekilde bilgi savaşı yürütmeyi ve Rusya’yı doğru taraftan göstermeyi biliyoruz” ifadeleriyle tanımlıyor.

Şirketleşme adımı Mart 2023’te atılan “Rıbar” limited şirketinin genel müdürü ve kurucu ortağı Mihail Zvinçuk olurken, eşi Valeriya Zvinçuk da üç kurucu ortaktan biri olarak kayıtlarda yer alıyor.

Şirketin ana faaliyet alanı reklam ajansı hizmetleri, gazete basımı ve diğer matbaacılık faaliyetleri olarak belirtiliyor.

ABD ve İngiltere’nin yaptırım listesindeydi

ABD Dışişleri Bakanlığı, Ekim 2024’te Rıbar ile bağlantılı kişilerin tespit edilmesini veya yerlerinin belirlenmesini sağlayacak bilgiler için 10 milyon dolara kadar ödül koymuştu.

Yayımlanan listede Mihail Zvinçuk’un yanı sıra kurumun “kreatif direktör” olarak tanımladığı Valeriya Zvinçuk da yer almıştı. ABD Dışişleri Bakanlığı, projenin “ABD seçimlerine müdahale faaliyetlerinde yer aldığını” kaydetmişti.

İngiltere yönetimi ise 9 Aralık 2025’te Zvinçuk ile Rıbar projesine yönelik yaptırım kararı almış, Temmuz 2026’da kısıtlamaları projenin 10 yönetici ve çalışanını kapsayacak şekilde genişletmişti. Yaptırımlar varlıkların dondurulmasını ve seyahat yasağını kapsıyor.

Okumaya Devam Et

Rusya

Ryabkov: ABD ve Ukrayna ile üçlü müzakere planı gündemde değil

Yayınlanma

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, Ukrayna ile savaşı sonlandırmaya yönelik ABD arabuluculuğundaki üçlü müzakereleri yakın zamanda başlatma planlarının olmadığını duyurdu. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise çatışmanın stratejik çıkmaza girdiğini ve diplomatik çözüm ihtimalinin görünmediğini belirtti.

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, ABD’nin arabuluculuğunda Ukrayna ile savaşı sonlandırmaya yönelik müzakereleri yakın zamanda yeniden başlatma planlarının olmadığını açıkladı.

RIA Novosti’nin aktardığına göre Ryabkov, “Bugün itibarıyla bu formatta temas kurmaya yönelik güncel bir plan yok. Bundan sonrasının nasıl gelişeceği bize bağlı değil” ifadelerini kullandı.

Üçlü çözüm görüşmelerinin durmasından Ukrayna’yı sorumlu tutan Ryabkov, Moskova’nın bu tür temaslara açık kalmayı sürdürdüğünü kaydetti.

Gelişmenin öncesinde perşembe günü açıklama yapan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın “stratejik çıkmaza” girdiğini ve krizin diplomatik yollarla çözülme ihtimalinin şu aşamada “görünmediğini” belirtti.

Mevcut durumun “çatışmanın tırmanması” riskini barındırdığına dikkati çeken Rubio, sürecin diğer ülkeleri de içine çekerek daha geniş çaplı bir gerilime dönüşebileceği uyarısını dile getirdi.

Rubio, buna karşın ABD’nin barış anlaşmasına varılmasına katkı sağlamaya hazır olduğunu aktardı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 25 Eylül’de yaptığı açıklamada Ukrayna ile müzakerelerin yeniden başlamasına dair önerilerin masada olduğunu belirtmiş, ancak Devlet Duması seçimlerinin ana gününden önceki gece düzenlenen geniş çaplı insansız hava aracı saldırısı nedeniyle verilecek karşılığı değerlendirmesi gerekeceğini söylemişti.

Oylamanın ardından diyaloğa dönmeye hazır olduklarını öne süren Putin’in yanı sıra Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov da Moskova’nın ekim ayında ABD’nin katılımıyla üçlü bir toplantı yapılmasını beklediğini duyurmuştu.

Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi Başkanı Kirill Budanov da aynı formatta görüşmelerin ekim ayında düzenleneceğini bildirmişti.

Yaptırımlar ve diplomasi trafiği temasları tıkadı

Söz konusu müzakere sürecinin seyri, ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya’ya yönelik ağır yaptırım yasasını onaylamasıyla değişti.

Peskov, kararın çözüm arayışlarını zorlaştırdığını ve barış odaklı müzakere zeminine dönüş için koşulların ortadan kalktığını ifade etti.

Savaşın sona erdirilmesine yönelik üçlü temaslar 2026 yılının ocak ve şubat aylarında iki kez Abu Dabi’de, bir kez de Cenevre’de düzenlendi. Hem İsviçre hem de BAE, diplomatik görüşmeler için yeniden ev sahipliği yapabileceklerini duyurdu.

Görüşmeleri sonbaharda yeniden başlatmak isteyen ABD’de Başkan Trump, eylül ayı başında temsilcileri Steve Witkoff ile Jared Kushner’ı Moskova ve Kiev’e gönderdi.

Financial Times’ın haberine göre temaslarda belirgin bir ilerleme kaydedilemedi; Putin Ukrayna’dan Donbass’ı teslim etmesini istemeyi sürdürürken Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy bu şartı reddetti.

Bloomberg’e konuşan kaynaklar da Putin’in tutumunu yumuşatma eğilimi göstermediğini, aksine Ukrayna’yı teslim olmaya zorlamak amacıyla ülkenin enerji ve ısıtma altyapısına yönelik saldırıları artırma kararı aldığını öne sürdü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English