Rusya
Rusya’da akaryakıt krizi: Perakende fiyatları ilk kez 100 rubleyi aştı

Rusya’nın Avrupa yakasındaki büyük petrol rafinerilerinin insansız hava aracı saldırıları nedeniyle faaliyetlerini durdurması, ülkede tarihi bir akaryakıt krizine yol açtı. Spot piyasada hızla yükselen fiyatlar sebebiyle bağımsız akaryakıt istasyonlarında litre fiyatları ilk kez 100 ruble eşiğini aşarak 140 rubleye kadar ulaştı.
Rusya’nın Avrupa yakasında yer alan çok sayıda büyük petrol rafinerisinin, son dönemde artış gösteren insansız hava aracı (İHA) saldırıları sonucu faaliyetlerini kısmen veya tamamen durdurması, ülkede benzeri görülmemiş bir akaryakıt krizine zemin hazırladı.
Piyasada mevcut olan sınırlı miktardaki spot benzin ve dizel yakıt fiyatlarının hızla yükselmesi, bağımsız akaryakıt istasyonları ile dikey entegre petrol şirketlerine ait zincir istasyonlar arasındaki fiyat makasını daha önce görülmemiş bir seviyede açtı.
Reuters ajansının sektör temsilcilerinden edindiği bilgilere göre, özel akaryakıt istasyonları yaklaşık iki hafta önce 100 rublelik psikolojik fiyat sınırına yaklaşmış ancak bu eşiği teknik bir yetersizlik nedeniyle aşamamıştı.
Rusya’da daha önce akaryakıt fiyatlarının hiçbir zaman üç haneli rakamlara ulaşmaması sebebiyle istasyonlardaki mevcut yazılımların üç haneli fiyat tabelalarını desteklemediği aktarıldı.
Fiyat tabelalarında yazılım güncellemesi yapıldı
Haziran ayının sonuna doğru krizin daha da derinleşmesiyle birlikte bağımsız istasyonlar, yazılımlarında gerekli teknik güncellemeleri gerçekleştirerek fiyatlarını artırdı.
Yapılan bu düzeltmelerin ardından özel istasyonlarda benzin ve dizel yakıtın litre fiyatı 120, hatta bazı bölgelerde 140 rubleye kadar yükseldi.
Piyasada faaliyet gösteren bir akaryakıt brokerı, yüksek fiyatların tüketicileri caydırmadığını belirterek “Büyük petrol şirketlerine ait istasyonların kapalı olduğunu gören sürücüler, fiyata bakmaksızın yakıt almak için buralara yöneliyor” değerlendirmesinde bulundu.
Ancak fiyatları artırmalarına rağmen bağımsız istasyonlar da kesintisiz hizmet sunmakta zorluk yaşıyor. Büyük petrol şirketlerine ait istasyonlarda fiyatlar, özel teşebbüslere kıyasla yaklaşık yarı yarıya daha düşük seviyede bulunuyor ve buralardaki satış hacmi çok daha yüksek bir seyir izliyor.
Bu şirketlerin istasyonlarına yakıt ulaştığı anda uzun araç kuyrukları oluşuyor, mevcut stoklar normalden çok daha kısa sürede tükeniyor ve istasyonlar yeni bir tanker gelene kadar faaliyetlerine ara vermek zorunda kalıyor.
Büyük petrol üreticisi şirketlerin zincir istasyonlarındaki fiyatlar ise kriz öncesi seviyelere yakın seyretmeye devam ediyor.
Bu istasyonlarda Ai-92 tipi benzinin litresi 63 ila 66 ruble, Ai-95 tipi benzinin litresi ise 70 ila 73 ruble arasında satılıyor.
Sektör temsilcileri, petrol şirketlerinin kıtlık koşullarına rağmen ekonomi yönetimi ve düzenleyici kurumlarla yaptıkları gayriresmi anlaşmaya sadık kaldıklarını, fiyat artışlarını resmi enflasyon sınırları içinde tuttuklarını aktarıyor.
Sektör uzmanlarının hesaplamalarına göre Rusya’da benzin üretimi mayıs ayından bu yana iç tüketimin altında kalırken, dizel üretimi ise tüketimle başabaş bir seviyede seyrediyor.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de konuya ilişkin yaptığı açıklamada, akaryakıt tedarikinde yaşanan sorunların pazarda “kritik olmayan bir açık” yarattığını kabul etti.
Rusya hükümetinden rafineri saldırıları sonrası düşük standartlı yakıt adımı
Borsa satışları talebi karşılamakta yetersiz kalıyor
St. Petersburg Uluslararası Emtia ve Hammadde Borsası üzerinden gerçekleştirilen toptan akaryakıt satışları da piyasadaki yangını söndürmeye yetmiyor.
Sektör kaynaklarının verilerine göre, borsada işlem gören Ai-92 benzin ve dizel yakıt hacmi geçen yılın haziran ayına kıyasla yarı yarıya azalırken, Ai-95 benzin satışları ise yaklaşık 1,5 kat gerileme kaydetti.
Kaynaklar, talebin arzı büyük ölçüde aştığını ve borsa üzerinden yapılan alım taleplerinin çok büyük bir kısmının karşılıksız kaldığını belirtiyor.
Bunun yanı sıra, aracıların borsa üzerinden satın almayı başardığı akaryakıt hacmi de bürokratik ve lojistik engeller nedeniyle piyasaya zamanında ulaşmıyor.
Kontratlarda belirlenen 30 günlük yasal teslimat süresi içerisinde limanlara veya tesislere ulaşan borsa teslimatlarının oranı giderek düşüyor.
Borsa katılımcıları, satıcı firmaların sevkiyat tarihlerini sürekli olarak ileriye ertelediklerini, halihazırda sevkiyat aşamasında olan ürünlerde bir ila iki aylık gecikmelerin olağan hale geldiğini ifade ediyor.
Bazı aracı kurumların, ödemesini şubat ayında peşin olarak yaptıkları ürünleri dahi henüz teslim alamadıkları belirtiliyor.
Spot piyasada fiyatlar ikiye katlandı
Akaryakıt brokerları, spot yakıtın şu anda yalnızca borsadan teslimat alabilmiş veya kış döneminden kalan stoklarını koruyan petrol depolama tesislerinde bulunabildiğini aktarıyor.
Bu tesislerden tankerlerle hemen teslim alınabilecek küçük ölçekli toptan partilerin fiyatı, borsadaki ortalama toptan fiyatların iki katına ulaşmış durumda.
Mevcut fiyat tablolarına göre, depolama tesislerinden spot olarak alınacak Ai-92 benzinin tonu yaklaşık 155 bin rubleye, Ai-95 benzinin tonu 170 bin rubleye, dizel yakıtın tonu ise 135 bin ila 150 bin ruble seviyesine yükseldi.
Bu rakamlar litre bazına vurulduğunda, depolama tesislerindeki maliyet Ai-92 için 114 ila 118 rubleye, Ai-95 için ise 125 ila 128 rubleye denk geliyor.
Perakende satış yapan istasyonların asgari işletme giderleri de eklendiğinde, pompa satış fiyatının Ai-92 için en az 125 ruble, Ai-95 için ise 135 ruble olması gerekiyor.
Dizel yakıtın küçük ölçekli toptan satış fiyatı litre bazında 112 ila 125 ruble arasında değişirken, perakende işletme giderleriyle birlikte istasyonlardaki satış fiyatının en az 120 ila 130 ruble seviyesinde kurulması zorunlu hale geliyor.
Halihazırda stoklarında yakıt bulundurabilen Merkez Federal Bölgesi’ndeki bazı bağımsız istasyonlarda Ai-92 benzinin litresi 115 ruble ve üzerinde, Ai-95 benzinin litresi yaklaşık 120 ruble, dizel yakıtın litresi ise 130 ila 140 ruble arasında alıcı buluyor.
Piyasa analistleri ve brokerlar, piyasada istikrarın sağlanabilmesi için sadece talebi karşılayacak kadar değil, talebin çok üzerinde bir arz hacminin piyasaya sürülmesi gerektiğini savunuyor.
Sektör temsilcileri, tüketiciler arasında yayılan panik dalgasının sürücüleri ihtiyaç fazlası yakıt almaya, depoları sürekli dolu tutmaya ve kişisel stok yapmaya yönelttiğini, bu durumun da piyasadaki mevcut açığı daha da derinleştirdiğini vurguluyor.
Rusya
Rusya’da kamu ihalelerinde kuralları esnetecek tasarıya kabine desteği

Rusya’da hükümet yasama komisyonu, kamu alımlarını ve ihale süreçlerini kolaylaştırmayı amaçlayan yasa tasarısı değişikliklerini onayladı. Federasyon Konseyi Başkanı Valentina Matviyenko ve Devlet Duması Başkanı Vyaçeslav Volodin’in de aralarında yer aldığı parlamento üyelerince hazırlanan tasarı, teklif sorgulama limitlerinin artırılmasını ve ürün değişim kolaylıklarını içeriyor.
Rusya’da hükümetin yasama faaliyetleri komisyonu, 20 Temmuz’da yaptığı toplantıda, devlet ve belediye ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik mal, iş ve hizmet alımlarındaki sözleşme sistemini düzenleyen 44-Fiziki nolu kanunda kolaylıklar öngören değişiklik tasarısını onayladı.
Vedomosti gazetesine konuşan ve görüşmelere katılan bir kaynak ile hükümete yakın bir başka yetkili bu bilgiyi doğruladı.
Parlamanterler ve her iki meclisin başkanları Vyaçeslav Volodin ile Valentina Matviyenko tarafından hazırlanan belge, komisyon toplantısı sonucunda, ikinci okuma sürecine kadar üzerinde çalışılması şartıyla hükümet tarafından desteklendi.
Kaynaklar, mevcut itirazların tasarının esasına yönelik olmadığını belirtti.
Yasama faaliyetleri portalında yer alan bilgiye göre, belgenin 21 Temmuz’da Devlet Duması’nda ilk okumada ele alınması planlanıyor.
Yasa tasarısı, elektronik ortamda yapılan ihale teklif sorgulamalarında sözleşme başlangıç azami bedel limitinin 2027 yılı sonuna kadar 10 milyon rubleden 20 milyon rubleye çıkarılmasını öngörüyor.
Ayrıca küçük ve orta büyüklükteki işletmelerle (KOBİ) yapılan sözleşmelerde bu limitin 20 milyon rubleden 30 milyon rubleye yükseltilmesi planlanıyor. Böylece basitleştirilmiş ihale usullerinin kapsamına daha fazla sözleşme dahil edilecek.
Düzenleme ayrıca, tek tedarikçiden yapılan alımlar da dahil olmak üzere, ihale konusu malların benzer özelliklere sahip başka ürünlerle değiştirilmesine olanak tanıyor.
Rus ürünlerine yönelik koruyucu önlemlere uyulması kaydıyla, ürünün menşe ülkesinin değiştirilmesi de mümkün hale geliyor.
Tasarı, Rusya Maliye Bakanlığına sözleşme sistemi mevzuatının uygulanmasına ilişkin zorunlu açıklamalar yapma yetkisi veriyor ve ihale katılımcılarının çalışmalarında bu açıklamalara uymasını zorunlu kılıyor.
Sözleşme fiyatının, diğer esaslı koşullar korunarak en fazla yüzde 10 oranında değiştirilmesi konusunda hem alıcıya hem de yükleniciye daha geniş haklar tanıyan tasarı, belirli alım türlerinin yetkili kurumlarla koordinasyon sürelerinin de kısaltılmasını içeriyor.
Vedomosti’nin konuyla ilgili görüş talep ettiği Başbakan Yardımcısı Dmitri Grigorenko’nun ofisi ile Maliye Bakanlığı temsilcileri ise henüz dönüş yapmadı.
Maliye Bakanlığının 2025 yılı ihale izleme raporu verilerine göre, alımların en büyük kısmını yüzde 26 ile (24 bin 338 adet) bölgesel ve yüzde 66,8 ile (62 bin 475 adet) belediye düzeyindeki alımlar oluşturuyor. Federal düzeydeki alımlar ise toplam hacmin yalnızca yüzde 7,1’ine (6 bin 671 adet) karşılık geliyor.
Rusya Sanayi ve Ticaret Bakan Yardımcısı Aleksey Matuşanski’nin paylaştığı verilere göre, 2025 yılı sonuçları itibarıyla, kamu katılımı olan şirketlerin sözleşmelerini düzenleyen 44 ve 223 nolu kanunlar kapsamındaki toplam alım hacmi 6,1 trilyon ruble olarak gerçekleşti.
Bu tutarın 4,6 trilyon rublelik kısmını Rus üreticilerin ürünleri oluşturdu.
Yasa tasarısının getirdiği avantajlar ve riskler
Rusya Halk Sağlığı ve Kamu Yönetimi Akademisi (RANHiGS) Bölgesel Politika Merkezi Direktörü Vladimir Klimanov, mevcut devlet alım prosedürlerinin hızla değişen toplumsal koşullar karşısında aşırı katı kaldığını belirterek bu girişimin son derece gerekli olduğunu ifade etti.
Mevcut bilgi sisteminin yüklenicileri, geçmiş iş deneyimlerini ve ürün özelliklerini takip etmeye yeterli olduğunu kaydeden Klimanov, bu sayede prosedürlerin kolaylaştırılabileceğini aktardı.
Klimanov, bu değişiklik ihtiyacının, sorunların daha hızlı ve alışılagelmişin dışında çözülmesini gerektiren Ukrayna’daki savaş ile de bağlantılı olduğunu belirtti.
Birçok prosedür için başlangıç azami sözleşme bedellerinin mutlak değerler olarak belirlendiğine işaret eden Klimanov, birikmiş enflasyon koşullarında bu sınırların yükseltilmesinin ve belirli aralıklarla gözden geçirilmesinin mantıklı olduğunu vurguladı.
Kulik & Partners Law.Economics Kamu Alımları ve Zorunlu İhaleler Bölüm Başkanı Dmitri Pavlovski de limit artışının temel olarak değişen ekonomik koşullardan ve mal, iş ile hizmet maliyetlerindeki artıştan kaynaklandığı görüşüne katılıyor.
Pavlovski, gerekli güncellemeler yapılmadığı takdirde kolaylaştırılmış usullerle daha az alım yapılabileceğini, bunun da ihale sürelerini uzatarak hem alıcılar hem de piyasa oyuncuları üzerindeki idari yükü artıracağını ifade etti.
Kontur.Zakupki projesi uzmanı Yevgeniya Sergiyenko, önerilen değişikliklerin operasyonel yükü azaltmak ve alım süreçlerini hızlandırmak amacıyla getirildiğini söyledi.
Hız artışının yanı sıra bu normların alımların şeffaflığı ve nesnelliği açısından riskler barındırdığını dile getiren Sergiyenko, plansız denetimler ve yetki suistimallerine yönelik yaptırımlar dahil olmak üzere kontrolün sıkılaştırılması gerekebileceğini bildirdi.
Sergiyenko, kolaylaştırılmış usullerin kullanımına ilişkin şeffaf istatistiklere ihtiyaç duyulacağını ve tüm bunların idari yükün artmasına yol açma ihtimalinin yüksek olduğunu belirtti.
Diğer taraftan Sergiyenko, tasarıda öngörülen tek tip resmi açıklamaların, kanun ve ilgili mevzuat hükümlerinin farklı yorumlanması riskini azaltabileceğini ve alıcıların hata yapma ihtimalini düşürebileceğini sözlerine ekledi.
Rusya Devlet Sosyal Üniversitesi Rektör Danışmanı Konstantin Pozdnyakov, Devlet Duması’na sunulan tasarının, süreçlerde hız eksikliği yaşayan bölgesel alıcıların talepleriyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirtti.
Elektronik teklif sorgulama sınırının 20 milion rubleye çıkarılmasının orta bütçeli alımları hızlandıracağını ifade eden Pozdnyakov, bu prosedürün tam kapsamlı ihaleler gerektirmediğini ve en düşük fiyatı veren tedarikçinin hızla belirlenmesine imkan tanıdığını açıkladı.
Pozdnyakov, KOBİ’lerle yapılan sözleşmelerde limitin 30 milyon rubleye yükseltilmesinin küçük şirketlerin daha büyük devlet projelerine erişmesini sağlayacağını ve bölgelerdeki rekabeti güçlendireceğini savundu.
Ayrıca, ihale konusu ürünlerin benzer özellikli mallarla değiştirilebilmesi imkanının, başlangıçta beyan edilen ürünün piyasadan çekilmesi durumunda sözleşmelerin iptal edilmesi problemini ortadan kaldıracağını ekledi.
Klimanov ise prosedürlerin kolaylaştırılmasının getirdiği risklere dikkat çekerek, bu durumun teslim edilen ürünlerin kalitesinde düşüşe veya teslimat sürelerinin uzamasına neden olabileceğini aktardı.
Alım kurallarının esnetilmesinin her zaman şeffaflık ve rekabetin korunması konularında soru işaretleri yarattığını belirten Pozdnyakov, ihale sisteminin etkinliğinin bürokratik engellerin sayısıyla değil, denetim kalitesiyle belirlendiğini, bu nedenle prosedürlerin serbestleştirilmesinin denetim organlarının izleme faaliyetlerinin güçlendirilmesiyle eş zamanlı yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Rusya
Rusya hazine tahvili ihraçlarını durdurdu

Rusya Maliye Bakanlığı, bütçe açığının finansmanında kullandığı federal borç tahvili ihalelerini piyasadaki çöküş gerekçesiyle belirsiz bir süre için durdurduğunu açıkladı. Geleneksel olarak çarşamba günleri düzenlenen devlet tahvili ihraçları, piyasa durumunun istikrara kavuşmasına yardımcı olmak amacıyla askıya alındı.
Rusya Maliye Bakanlığı, bütçe açığını finanse etmek amacıyla kullandığı federal borç tahvili (OFZ) ihalelerini piyasadaki çöküş nedeniyle belirsiz bir süre için durdurma kararı aldı.
Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, geleneksel olarak çarşamba günleri gerçekleştirilen devlet tahvili ihraçlarının, “piyasa durumunun istikrara kavuşmasına yardımcı olmak amacıyla” sonlandırıldığı bildirildi.
Federal borç tahvili fiyatları haziran ayının ortasından bu yana hızla düşüş gösteriyor. RGBI endeksi 119 puan seviyesinden yılın en düşük seviyesi olan yaklaşık 110 puan seviyelerine gerilerken vadesi 10 yılı aşan uzun vadeli tahvillerin getirileri yıllık yüzde 16,5’in üzerine çıktı.
Bu süreçte gerçekleştirilen son dört ihale başarısızlıkla sonuçlandı. Maliye Bakanlığı 24 Haziran’daki ihraç işlemini iptal etti.
1 Temmuz’da tahvil satışı yapmayı deneyen bakanlık, talep edilen 110 milyar rublelik tutarın yalnızca yüzde 10’una karşılık gelen 10,3 milyar rublelik kısmı elden çıkarabildi.
8 Temmuz’daki ihaleyi yeniden iptal eden bakanlık, 15 Temmuz’daki ihraç girişimini ise kabul edilebilir fiyat seviyelerinde teklif gelmemesi nedeniyle geçersiz saydı.
Vektor Kapital analistlerinin verilerine göre Maliye Bakanlığı, haziran sonu itibarıyla 5,7 trilyon rubleye ulaşan bütçe açığını kapatabilmek için üçüncü çeyrekte borçlanma piyasasından 1,5 trilyon ruble kaynak sağlamayı hedefliyordu.
Ancak kurum şimdiye kadar net fiyatlarla yalnızca 8,8 milyar ruble borçlanabildi. İhalelerin ne zaman yeniden başlayacağına yönelik bilgi vermeyen Maliye Bakanlığı, sürecin tekrar başlamasına ilişkin kararın ayrıca duyurulacağını belirtti.
Rikom-Trast yatırım şirketinin kurumsal finansman direktörü Nikolay Leonenkov, Rus devlet tahvillerindeki çöküşün arkasındaki temel etkenin yükselen enflasyon ve Merkez Bankasının politika faizi indirimlerine ara vereceğine yönelik beklentiler olduğunu ifade etti.
RSHB Upravlenie Aktivami şirketinin kredi analizi ve makroekonomi bölüm başkanı Pavel Paevskiy ise piyasanın, federal bütçe açığının daha da genişlemesinden ve bu durumun piyasaya yeni federal borç tahvili arzı getirmesinden endişe duyduğunu aktardı.
Bloomberg’in verilerine göre Maliye Bakanlığı, planlananı 4-5 trilyon ruble aşacak olan askeri harcamaları karşılamak amacıyla bu yıl 2 ila 3 trilyon ruble düzeyinde ek borçlanmaya gitmeyi planlıyor.
Ajansın kaynakları, hükümetin kalan bütçe ihtiyacını sivil harcama kalemlerinde kesinti yaparak bulmaya çalışacağını belirtiyor.
Avrupa Politika Analiz Merkezi (CEPA) kıdemli uzmanı Aleksandr Kolyandr, Maliye Bakanlığının mevcut piyasa faizleriyle borçlanmak istemediğini, çünkü bu oranların “yüksek maliyetli” olduğunu kaydetti.
Kolyandr, bankaların devlete borç vermeye razı olduğu faiz oranını gösteren tahvil getirilerinin on yıllık borçlanmada yüzde 16 seviyesine yükseldiğini, bunun yüksek bir oran olduğunu ve Maliye Bakanlığının bu faiz seviyesinden borçlanmaya istekli görünmediğini vurguladı.
Rusya
Rus e-ticaret devi Wildberries depolarına İHA saldırısı: Zarar devasa

Rusya’da Wildberries lojistik merkezlerine düzenlenen İHA saldırılarında 7 çalışan hayatını kaybetti, 40’tan fazla kişi yaralandı. Sektör uzmanları, 350 bin metrekarelik alanın kaybıyla toplam zararın 50 milyar rubleye ulaşabileceğini tahmin ediyor. Rusya Soruşturma Komitesinin terör soruşturması başlattığı olay sonrası şirket, hukuki muafiyete rağmen satıcılara destek sağlayacağını açıkladı.
Ukrayna Silahlı Kuvvetlerine ait insansız hava araçlarının 18 Temmuz gecesi Rusya’nın birkaç bölgesine düzenlediği saldırılarda, ünlü e-ticaret platformu Wildberries’in lojistik merkezleri hedef alındı.
Moskova bölgesindeki Elektrostal ile Tambov bölgesindeki Kotovsk şehirlerinde yer alan depolarda ağır hasar meydana geldi. Kotovsk’taki tesiste 7 şirket çalışanı yaşamını yitirirken, 40’ı aşkın kişi yaralandı.
Rusya Federal Soruşturma Komitesi, yaşanan can kayıpları ve yıkımın ardından Rusya Ceza Kanunu’nun 205. maddesinde yer alan terör eylemi kapsamında cezai soruşturma başlattı.
Wildberries, her iki tesiste de çalışanların hızlıca tahliye edildiğini bildirdi. Kotovsk’taki depoda saldırı sonrası çıkan yangın kontrol altına alınarak açık alevler söndürüldü; Elektrostal’de ise itfaiye ekipleri ve acil durum servislerinin çalışmaları sürüyor.
Wildberries kurucusu Tatiana Kim, kişisel Telegram kanalında yaptığı paylaşımda yaşananları “dehşet verici bir gece” olarak nitelendirdi ve ölenlerin ailelerine taziyelerini iletti.
Şirket ayrıca Kotovsk ve Elektrostal depolarında görev yapan çalışanların ve yüklenicilerin yakınları için acil yardım hattı kurdu.
Şirket yetkilileri, tahliye esnasında bazı çalışanların iletişim imkanından yoksun kaldığını, bu nedenle yakınlarının destek ekibine internet sitesindeki sohbet paneli üzerinden ulaşabileceğini açıkladı.
Yapılan açıklamada, acil durum servisleriyle sürekli iletişim halinde kalındığı, çalışanlara ve ailelerine gerekli her türlü yardımın sağlandığı belirtildi.
Toplam hasar 50 milyar rubleye ulaşabilir
Vedomosti gazetesi için özel olarak hesaplama yapan iki gayrimenkul danışmanı, saldırılar sonucunda Wildberries’in yaklaşık 350 bin metrekarelik lojistik alanını kaybettiğini belirtiyor. Bu miktar, şirketin ülke genelindeki toplam depo kapasitesinin yaklaşık yüzde 7’sine denk düşüyor.
Sektör danışmanları, lojistik parkların kendi değerinin 20 milyar rubleyi aştığını, içindeki ekipmanlar ve ürün stokları da dahil edildiğinde toplam kaybın 50 milyar rubleye kadar çıkabileceğini öngörüyor.
Altyapının eski haline getirilmesinin ise bir ila iki yıl süreceği ifade ediliyor. Görüşlerine başvurulan Rusya’nın en büyük emlak brokerlerinin tamamı resmi açıklama yapmaktan kaçınırken, Wildberries temsilcisi ise olası zarar tahminlerine ilişkin yorum yapmayı reddetti.
“Vançugov ve Ortakları” şirketinin yönetici ortağı Aleksey Vançugov ile NF Group ortağı Konstantin Fomiçenko, kesin hasar boyutunun ancak teknik incelemelerin ardından netleşeceğini belirtiyor.
Aleksey Vançugov, tesisin İHA enkazı düşmesi gibi riskleri de kapsayacak şekilde sigortalanmış olması durumunda zararın bir kısmının tazmin edilebileceğini kaydediyor.
Uzmana göre en ciddi kayıp, depo binasındaki hasardan ziyade lojistik süreçlerin kesintiye uğramasından kaynaklanacak.
Şirketin kalan stokları diğer dağıtım merkezlerine taşıması muhtemelen iki ila dört hafta alacak. Bu süreç hizmet verimliliğini düşürebilir ve siparişlerin alıcılara teslimatında gecikmelere yol açabilir.
Vançugov, bu arka planda Wildberries’in lojistik giderlerinin önümüzdeki bir ay içinde en az iki katına çıkabileceğini tahmin ediyor.
Büyük pazaryerlerinin lojistik altyapısının bir dağıtım ağı prensibine göre kurulduğunu belirten Konstantin Fomiçenko ise bu sayede belirli merkezler geçici olarak devre dışı kalsa bile şirketin ürün akışını diğer tesislere hızla kaydırabileceğini vurguluyor.
Fomiçenko, bazı bölgelerde güzergah değişiklikleri gerekse de bu modelin teslimat sürelerindeki etkiyi asgari düzeyde tutmaya imkan tanıdığını ifade ediyor.
Satıcılara ait ürünlerin tazminat konusunun sadece pazaryeri sözleşmesiyle değil, Rusya Federasyonu Medeni Kanunu’nun 901. maddesi hükümleri başta olmak üzere yürürlükteki mevzuatla da düzenlendiğini sözlerine ekleyen uzman, bu tür risklerin her büyük lojistik operatörü için geçerli olduğunu, kritik faktörün ise ağın olağan işleyişine ne kadar hızlı döneceği olduğunu belirtiyor.
Satıcılara yönelik yeni sevkiyat düzeni
Saldırının ardından Wildberries her iki tesisteki operasyonları askıya alarak buradaki ürünleri hasar tespit çalışmaları tamamlanana dek satıştan kaldırdı.
Şirket, satıcılar için çalışma şemasını revize etti. Kotovsk için planlanan teslimatların ceza uygulanmaksızın Ryazan ve Voronej’e; Elektrostal teslimatlarının ise ürün grubuna göre Ryazan, Vladimir, Tula ve Tver’e yönlendirilmesine izin verildi.
Hasar gören depolara daha önce tanımlanmış tüm sevkiyatların cezai yaptırım olmadan iptal edilebileceği aktarıldı. Bununla birlikte şirket, teslimatların başka lojistik merkezlerine yönlendirilmesi durumunda uygulanan ek lojistik ve depolama katsayılarını sıfırladı.
Rusya Ticaret ve Sanayi Odası Elektronik Ticaret Konseyi Başkanı Aleksey Fedorov, Wildberries bünyesindeki satıcılar için fiilen iki koruma mekanizmasının devrede olduğunu belirtiyor.
Bunlardan ilki, depodaki yangın, su baskını veya hırsızlık gibi durumlarda platformun kendi kusurundan kaynaklanan kayıplar için uyguladığı temel tazminat programı. Ancak pazaryerinin 1 Temmuz’da yayımlanan ve 7 Temmuz’da yürürlüğe giren güncel kullanıcı sözleşmesinde mücbir sebep hallerinin kapsamı ciddi ölçüde genişletildi.
Yeni düzenlemeyle birlikte silah ve insansız hava araçlarının kullanımı, savaş hali, olağanüstü hal ilanı ve diğer özel hukuki rejimlerin sonuçları mücbir sebep sayılıyor.
Bu gibi durumlarda platform, ürünlerin zarar görmesi veya kaybolması konusundaki sorumluluktan muaf tutuluyor. Eski sözleşmede bu yönde detaylı bir liste yer almıyordu.
Diğer yöntem ise Wildberries’in 2025 yılı sonunda SberStrahovaniye ile ortaklaşa başlattığı isteğe bağlı sigorta sistemi. Fedorov, bu programın depolama ve nakliye esnasındaki kayıpları kapsadığını ve mevcut durumu da karşılaması gerektiğini ifade ediyor.
Ancak SberStrahovaniye temsilcisi Vedomosti’ye yaptığı açıklamada, satıcılara sunulan sigorta ürününün İHA kaynaklı zararları kapsamadığını vurguladı. Poliçenin yalnızca nakliye sırasındaki hasar, ürün değişimi, kayıp veya teslimat noktalarındaki depolama gibi operasyonel riskleri teminat altına aldığı belirtildi.
Ayrıca alıcının ürünü teslim almaması veya iade etmesi durumunda, ürünün dağıtım merkezine geri gönderim maliyetlerinin de bu poliçeyle karşılandığı eklendi.
Buna rağmen Fedorov, devletin konuya müdahil olması ihtimali nedeniyle satıcılara ödeme yapılacağı görüşünü koruyor. Daha sonra açıklama yapan Tatiana Kim, ölen çalışanların ailelerine 2’şer milyon ruble, durumu ağır olan yaralılara ise 1’er milyon ruble ödeneceğini bildirdi.
Kim, zarar gören lojistik merkezlerindeki ürünler için satıcılara yönelik bir tazminat formülü üzerinde çalıştıklarını da aktardı.
Olağanüstü hal koşullarında kaybolan ürünler için ödeme yapma yükümlülükleri olmamasına karşın satıcılara finansal destek sunmaya hazır olduklarını ve ödeme sürecine dair detayların ilerleyen süreçte paylaşılacağını ekledi.
Alışveriş Dernekleri Federasyonu Başkanı Artem Sokolov ise tesis güvenliğinin güncel koşullar çerçevesinde ve ilgili kurumların katılımıyla çözülmesi gereken çok boyutlu bir konu olduğunu ifade ediyor.
Sokolov, mevcut gerçeklikte depoların güvenliğini sağlama meselesinin artık sadece pazaryerlerinin kendi sorumluluk sınırlarını aştığı değerlendirmesini yapıyor.
Görüş2 hafta önceAnkara’nın ikinci zirvesi: 22 yılın ardından NATO, kuralları yeniden yazan bir Türkiye’ye dönüyor
Diplomasi2 hafta önceNATO ülkeleri, milyarlarca dolarlık savunma anlaşması açıkladı
Amerika2 hafta önceNATO 3.0’un mucidi: Elbridge Colby
Asya2 hafta önceXi, bilim ve teknoloji inovasyonuyla Çin modernleşmesinin ilerletilmesi çağrısı yaptı
Diplomasi1 hafta önceFT: Çin’e bağımlılığı azaltmanın Batı’ya maliyeti 23 trilyon doları aşabilir
Diplomasi2 hafta önceNATO liderleri Ankara Deklarasyonu’nu kabul etti
Diplomasi2 hafta önceAnkara’daki NATO zirvesinde hangi silah anlaşmaları yapıldı?
Görüş1 hafta önceTahran’da iki kritik isimle konuştum: İran kendisini nasıl görüyor?










