Rusya
Rusya’nın deniz yoluyla petrol ihracatında yeni rekor

Bloomberg’in incelediği tanker takip verilerine göre, Rusya’nın deniz yoluyla gerçekleştirdiği ham petrol ihracatı 2022 yılının başından bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Ancak küresel piyasalarda hammadde fiyatlarının gerilemesi nedeniyle, ülkenin ihracat gelirleri mart ayından bu yana en düşük seviyeye geriledi.
Rusya’nın deniz yoluyla yaptığı ham petrol ihracatı, 2022 yılının başlangıcından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.
Bloomberg’in tanker takip verilerine dayandırılarak aktardığı bilgilere göre, sevkiyat hacmindeki bu belirgin artışa rağmen, küresel petrol fiyatlarındaki düşüş Rusya’nın elde ettiği bütçe gelirlerinin gerilemesine yol açtı.
Veriler, 28 Haziran ile sona eren dört haftalık dönemde Rusya’nın deniz yoluyla günlük ortalama 4,13 milyon varil ham petrol ihraç ettiğini ortaya koydu.
Yalnızca son bir haftalık süreçte sevkiyat hacmi 32,39 milyon varile yükselirken, bu yüklemeler 43 tankerle gerçekleştirildi. Bir önceki hafta ise 38 gemiyle 28,79 millyon varil petrolün sevkiyatı yapılmıştı.
Diğer taraftan, alıcılara ulaştırılmak üzere denizde seyir halinde olan Rus petrolü miktarı, nisan ayının ortalarına kıyasla yaklaşık üçte bir oranında artış göstererek 133 milyon varile ulaştı.
Bu kargoların bir kısmının Mısır kıyılarında ve Singapur açıklarında beklediği bildirildi. Bloomberg analistlerine göre bu durum, ihraç edilen tüm petrol partileri için yeni alıcılar bulmanın giderek zorlaştığına işaret ediyor olabilir.
Fiyatlardaki düşüş gelirleri baskılıyor
Sevkiyat hacmindeki artışa rağmen, petrol ihracatından elde edilen kazançlarda gerileme kaydedildi. Yapılan hesaplamalara göre, son dört haftalık dönemde haftalık ortalama ihracat geliri 1,9 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.
Bu tutar, mart ayından bu yana kaydedilen en düşük haftalık gelir seviyesini temsil ediyor.
Gelirlerdeki bu düşüşün temel nedeni olarak küresel piyasalardaki fiyat gerilemesi gösteriliyor. Rusya’nın ana ihraç kalemi olan Urals petrolünün varil fiyatı, küresel endekslerdeki düşüşe paralel olarak yaklaşık 62 dolara geriledi.
Doğu Sibirya-Pasifik Okyanusu (ESPO) hattından yüklenen petrolün varil fiyatı ise 74 dolar seviyesine indi.
ABD ile İran arasındaki müzakerelerde ilerleme sağlanmasının ardından, Basra Körfezi ülkelerinden piyasaya sunulacak petrol miktarının artacağı beklentisi fiyatlar üzerinde baskı oluşturdu.
Asya pazarı liderliğini koruyor
Rus petrolünün en büyük alıcısı konumunu Asya pazarı sürdürüyor. Son dört haftalık dönemde bu bölgeye yönelik ortalama sevkiyat miktarı günlük 3,98 milyon varile ulaşarak 2022 yılının başından bu yana yeni bir rekor kaydetti.
Bloomberg, bazı tankerlerin henüz nihai varış limanlarını beyan etmediğini, ancak bu yüklerin önemli bir kısmının daha sonra Hindistan’a yönlendirilebileceğini aktardı.
İhracattaki artışın bir diğer nedeni olarak, Rusya içindeki petrol rafinerilerinin işleme kapasitelerindeki düşüş gösteriliyor. Rafinerilere gönderilmeyen ham petrolün doğrudan ihracata yönlendirilmiş olabileceği değerlendiriliyor.
Ajans daha önce yayımladığ analizlerde de deniz yoluyla yapılan ihracatın yüksek seviyelerde seyrettiğini bildirmişti.
O dönemde sevkiyat artışının, İran petrolünün piyasadaki varlığının artmasıyla birlikte Hindistan pazarında yaşanan rekabetten ve Rusya içindeki rafineri faaliyetlerinin azalmasından kaynaklandığı belirtilmişti. Fiziksel teslimat hacmi artsa da küresel fiyatlardaki zayıflık nedeniyle gelir artışının sınırlı kaldığı vurgulanmıştı.
Küresel piyasalarda beklentiler aşağı yönlü
Reuters ajansının dün yayımladığı anket sonuçlarına göre, analistler son beş aydır ilk kez petrol fiyatlarına yönelik tahminlerini aşağı yönlü revize etti.
Uzmanlar bu durumu, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin normale dönmesiyle tedarik kesintilerine dair endişelerin azalmasına, Basra Körfezi ülkelerinin ihracatının kademeli olarak toparlanacağına yönelik beklentilere ve OPEC+ koalisyonunun üretim artışına bağladı.
Çin’den gelen talebin beklentilerin altında kalması da piyasa üzerinde ek bir baskı unsuru oluşturuyor.
Ayrıca, ABD’nin Hürmüz Boğazı üzerindeki blokajı kaldırmasının ardından, İran ve diğer körfez ülkelerinin petrol ihracatını hızla artırdığı biliniyor.
İran petrolünün Çin pazarındaki satıcılarının da artan arz nedeniyle fiyatlarda indirime gittiği belirtiliyor.
Rusya
Hindistan’da el konulan tankerdeki Rus denizciler ülkelerine dönüyor

Hindistan’da mali anlaşmazlıklar nedeniyle alıkonulan Unity tankerinde aylardır mahsur kalan yedi denizci, bir Rus diplomatın gözetiminde karaya çıkarıldı. Odişa Yüksek Mahkemesi, armatörün maaşlarını ödemediği ve erzak temin etmediği 23 kişilik mürettebatı resmi olarak terk edilmiş denizciler kabul etti.
Hindistan’da el konulan Unity isimli tankerde aylardır mahsur kalan mürettebatın ilk grubu ülkelerine dönüyor.
Rusya’nın Kalküta Başkonsolosluğu, gemi sahibine yönelik mali talepler sebebiyle aylardır evlerine gidemeyen denizcilerden yedisinin 31 Ekim’de Rusya’ya uçacağını duyurdu.
Başkonsolosluk, RBK haber kuruluşuna yaptığı açıklamada, “Gemi personelinin 31 Ekim’de ülkelerine uçuşu planlandı” bilgisini verdi.
Diplomatik misyonun verdiği bilgilere göre denizciler, bir Rus diplomatın gözetiminde 29 Ekim’de gemiden ayrıldı. Aralarında altı Rusya ve bir Mısır vatandaşının yer aldığı yedi kişilik grup, şu anda Orissa eyaletinin başkenti Bhubaneşvar’da kalıyor ve her iki ülke vatandaşı da kendi evlerine dönmek üzere yola çıkıyor.
Paradip Limanı İdaresine atıfta bulunan konsolosluk, gemide kalan diğer 16 mürettebat üyesinin tahliyesinin, gemiye yeni bir ekip temin edilmesinin ardından kasım ayının ilk yarısında gerçekleşeceğini bildirdi.
Mürettebattan bir denizcinin yakını ise RBK’ya yaptığı açıklamada, ilk grubun karaya ayak bastığını, dönüş güzergahı planlamasının sürdüğünü ve Rusya’ya varışın 1 Kasım’da beklendiğini aktardı.
Denizci yakını, “Kalan personelin de gelecek hafta gönderilmesi planlanıyor” dedi.
Kamerun bayraklı Unity tankeri, 11 Mayıs’tan bu yana Hindistan’ın Paradip Limanı açıklarında adli makamların denetiminde tutuluyor.
Gemi, yük boşaltma işlemlerini tamamlamasının hemen ardından armatör şirkete yönelik mali alacaklar nedeniyle alıkonulmuştu. Rus diplomatik temsilciliği, Hindistan makamlarının personelin ayrılışını yeni bir mürettebatın getirilmesi şartına bağladığını aktarmıştı.
Odişa Yüksek Mahkemesi, 8 Ekim’de aldığı kararla 23 kişilik mürettebatın ülkelerine gönderilmesini ve tankere yedek ekip sağlanmasını hükme bağladı.
Mahkeme kararında, gemi sahibinin maaşları ödememesi, zaruri erzak tedarik etmemesi ve vardiya değişimi ile geri dönüş imkanlarını sağlamaması gerekçesiyle kaptan ve personeli “terk edilmiş denizciler” statüsünde kabul etti.
Mürettebat yakınları, yaklaşan fırtına tehdidi sebebiyle tankerin daha sonra kıyıya yakın bir noktaya çekildiğini belirtti. Gemi daha önce, 25 Eylül’deki şiddetli fırtınada demir tarayarak motorları çalışmaksızın denizde sürüklenmişti.
Rusya
Rusya parlamentosu, madencilik sektörüne aşırı kazanç vergisi öngören yasayı kabul etti

Rusya parlamentosunun alt kanadı Duma, madencilik ve metalürji şirketlerinden aşırı kazanç vergisi alınmasını öngören yasa tasarısını ilk okumada kabul etti. Maliye Bakanlığı 2027-2029 döneminde geçerli olacak yüzde 20 ila yüzde 30 oranındaki bu vergiden 683 milyar ruble gelir bekliyor.
Rusya parlamentosunun alt kanadı Devlet Duması, madencilik ve metalürji şirketlerine yönelik aşırı kazanç vergisini içeren yasa tasarısını ilk okumada kabul etti.
Devlet Dumasının internet sitesindeki yasa tasarısı kartında yer alan bilgiye göre düzenleme, meclisin 2027 yılı federal bütçesi ile 2028 ve 2029 planlama dönemine ilişkin bütçe tasarısını ilk okumada onaylamasının hemen peşinden geldi.
Rusya Maliye Bakanlığının 2027-2029 bütçe paketiyle hükümete sunduğu tasarı, katı maden işletmecilerinden üç yıl boyunca ek gelir vergisi tahsil edilmesini öngörüyor.
Düzenlemeye göre madencilik şirketlerine uygulanacak vergi oranı katı madenlerin büyük bölümü için yüzde 30, altın üreticileri için ise yüzde 20 seviyesinde belirlendi.
Çıkarılan hammaddenin ortalama küresel piyasa fiyatının, 2025 yılı temel ağırlıklı ortalama fiyatını aşması durumunda ortaya çıkan ek değer verginin konusunu oluşturacak.
Vergi matrahının doğması için hammadde ortalama fiyatının 2026 yılında en az yüzde 10 artış kaydetmesi gerekiyor.
Sonraki dönemlerde ise temel fiyat kademeli endekslenecek; baz fiyat 2027 yılı vergi hesabında 2025 göstergesine kıyasla yüzde 10, 2028 yılı hesabında ise yüzde 21 oranında artırılacak.
Yasa tasarısı, ödenecek aşırı kazanç vergisi tutarını maden çıkarma vergisi düşüldükten sonra hesaplanan tahmini hasılatın yüzde 15’i ile sınırlandırıyor.
Maliye Bakanlığının hesaplamalarına göre bu yeni verginin bütçeye üç yılda toplam 683 milyar ruble gelir getirmesi planlanıyor.
Rusya Sanayici ve Girişimciler Birliğinin projeksiyonları ise aynı makroekonomik varsayımlar altında toplam vergi tahsilatının yaklaşık 1,1 trilyon rubleye ulaşabileceğini ve bakanlık tahminini 1,6 kat aşacağını gösteriyor.
Maliye Bakanlığı uzlaşma açıkladı ancak iş dünyası kararı nihai görmüyor
Maliye Bakanı Anton Siluanov, 5 Ekim Pazartesi günü yaptığı açıklamada aşırı kazanç vergisi üzerinde iş dünyasıyla ortak bir paydada buluştuklarını duyurdu.
Federasyon Konseyindeki parlamento oturumunda konuşan Siluanov, yasa tasarısını hazırlarken girişimcilerin endişelerini dikkate aldıklarını ve ani fiyat dalgalanmalarının etkisini yumuşatacak bir mekanizma kurduklarını belirtti.
Siluanov meclis kürsüsünden yaptığı değerlendirmede, “Çok iyi bir çalışma yürüttük, iş dünyasıyla bir araya geldik ve aşırı kazanç vergisi konusunda uzlaşmaya vardık. Fiyatlarında ani sıçrama yaşayanların bu dalgalanmalarını törpüleyecek bir formül geliştirdik” dedi.
Rusya Sanayici ve Girişimciler Birliği Başkanı ve İş Dünyası Ombudsmanı Aleksandr Şohin ise RBK’ya yaptığı açıklamada Maliye Bakanlığının uzlaşma ilan etmesine rağmen konunun henüz nihai bir zemine oturmadığını vurguladı.
Rusya
Rusya ve Afrika sivil gemilere el konulmasına karşı birleşti

Moskova’daki zirveyi tamamlayan Rusya ve Afrika ülkeleri, sivil gemilerin haksız yere alıkonulmasını deniz ticaretinin siyasi baskı aracına dönüştürülmesi olarak niteledi. Liderler 1982 BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne aykırı müdahalelere karşı ortak tutum alırken, Rusya Devlet Başkanı Putin ticaret gemilerine el konulması halinde dünyanın herhangi bir yerinde aynıyla karşılık vereceklerini kaydetti.
Rusya ile Afrika ülkeleri, Moskova’da sona eren Rusya-Afrika Zirvesi’nin sonuç bildirgesinde, Afrika kıtası bayraklı olanlar dahil sivil gemilerin haksız yere alıkonulmasına, ele geçirilmesine veya tutuklanmasına karşı ortak tavır aldı.
Zirve belgesinde taraflar, seyrüsefer güvenliği ile deniz çevresinin korunmasına ilişkin bütün şartları karşılayan sivil gemilere yönelik bu tür adımların uluslararası hukuka ve 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi kurallarına aykırı olduğu durumlarda ortak bir duruş sergileyeceklerini kaydetti.
Belgede, “1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi dahil olmak üzere uluslararası hukuk normlarına uymayan durumlarda, Afrika Kıtası devletlerinin bayraklarını taşıyan ve seyrüsefer güvenliği ile deniz çevresinin korunmasına ilişkin tüm gereklilikleri karşılayanlar da dahil olmak üzere, sivil gemilerin haksız yere alıkonulmasına, ele geçirilmesine veya tutuklanmasına tutarlı bir şekilde karşı çıkılacaktır” hükmü yer aldı.
Taraflar ayrıca, ticari seferler yürüten gemileri hedef alan bu tür eylemlerin deniz ticaretini bir “ekonomik ve siyasi baskı aracı” haline getirdiğinin altını çizme konusunda mutabakata vardı.
Batılı ülkeler son dönemde Rusya ile bağlantılı tankerlerin alıkonulduğuna ilişkin çok sayıda adım attı.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, haziran ayında uluslararası yaptırımlar altında olan Tagor adlı tankerin alıkonulduğunu duyurdu.
Fransa mart ayında da Akdeniz’de Rusya’dan yola çıkan Mozambik bayraklı Deyna tankerini durdurdu.
Fransız makamları, söz konusu tankerin Rusya’nın gölge filosuna ait olduğunu değerlendiriyor.
ABD ise yılın başında Rus bayraklı Marinera tankerini yaptırımları ihlal ettiği gerekçesiyle alıkoydu.
Rusya Ulaştırma Bakanlığı, Marinera vakasına ilişkin değerlendirmesinde Amerikan güçlerinin karasuları dışındaki tankere yönelik adımlarının uluslararası hukuku çiğnediğini vurguladı.
Putin ticari gemilere müdahalelere aynıyla karşılık verileceğini açıkladı
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ağustos ayında Yujno-Sahalinsk’te Pasifik Filosu komutanlığıyla gerçekleştirdiği toplantıda, Batılı ülkelerin Rus ticaret gemilerini ele geçirmesi halinde aynıyla karşılık vereceklerini söyledi.
Bazı ülkelerin uluslararası hukuku çiğneyerek Rus gemilerinin hareketini kısıtlamaya çalıştığını belirten Putin, bu ülkelerin “son dönemde gemilerimizi ele geçirme ve bizden yağmalanan malları satma fikrini geliştirdiklerini” ifade etti.
Putin toplantıda, “Eğer bu durum uygulamaya geçerse, aynıyla karşılık vermek zorunda kalacağız. Üstelik bu yanıtı gemilerimize baskınların planlandığı sularda vermek zorunda da değiliz. Kendi uygun ve gerekli gördüğümüz yerde, herhangi bir noktada veririz” dedi.
Rusya Devlet Başkanı daha önce tankerlerin ele geçirilmesine karşı “korsanlarla mücadele eder gibi” hareket edilmesini teklif etmişti.
Putin konuya ilişkin yaklaşımını, “Deniz hukuku çerçevesinde, dikkatli ancak kararlı” hareket etmek gerektiği sözleriyle özetledi.
Amerika2 hafta önceSenatör Sanders: Silikon Vadisi zenginleri “korkunç bir plan” üzerinde çalışıyor
Diplomasi7 gün önce“Küresel Britanya” ve Kürt Reçetesinin İzleri
Dünya Basını1 hafta önceProf. Wolff: Batı sömürgeciliğin sonuna geldiğini inkar ediyor
Söyleşi1 hafta önce“AfD, Alman büyük sermayesindeki iç çelişkinin bir ifadesi”
Görüş2 hafta önceFransa sokaklarında kaos ve hesaplaşma
Dünya Basını1 hafta önceAmerika inkâr girdabında: Üç düşünürden sistemin çöküşüne dair uyarılar
Dünya Basını2 hafta önce“Tescilli aşırı sağcı”: Alman parti sisteminin bumerangı
Amerika2 hafta önceMilenyum kuşağı tarihin en büyük nostalji dalgasını başlattı










