Amerika
Trump ile Cumhuriyetçi Parti arasındaki görüş ayrılıkları arttı

ABD Başkanı Donald Trump’ın Cumhuriyetçi Parti üzerindeki güçlü etkisi sürse de, Temsilciler Meclisi’ndeki dar çoğunluk ve seçim yılı baskısı nedeniyle parti içindeki görüş ayrılıkları daha görünür hale geliyor. Cumhuriyetçi Parti milletvekilleri, konut düzenlemesinden gözetim yetkilerine ve göç bütçesine kadar birçok başlıkta Trump yönetiminin taleplerinden ayrışıyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Kongre üzerindeki güçlü etkisinin, Cumhuriyetçi Parti milletvekillerinin büyük yasama mücadelelerinde giderek daha sık yönetimden ayrışmasıyla birlikte baskı altında olduğuna ilişkin işaretler ortaya çıkıyor.
Trump parti içinde hâlâ önemli nüfuza sahip olsa da, ılımlılardan sert muhafazakârlara uzanan daha geniş bir milletvekili grubu; zorlu yeniden seçim yarışları, kritik seçim bölgelerindeki siyasi dengeler ve seçmenlere gündelik hayat pahalılığı ile mutfak masası meselelerine odaklandıklarını gösterme çabası nedeniyle Beyaz Saray’a karşı daha rahat pozisyon alıyor.
Trump ile parti içindeki ayrışmalar son haftalarda daha görünür hale geldi.
Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçi Parti liderleri, Trump’ın Senato’dan geçen konut yasa tasarısının değişiklik yapılmadan kabul edilmesi yönündeki baskısına rağmen, bu hafta tasarının değiştirilmiş partiler üstü versiyonunu ilerletiyor.
Parti içindeki ılımlı isimler de, yönetimin Beyaz Saray’da yeni bir balo salonu ve Gizli Servis’in diğer öncelikleri için 1 milyar dolarlık güvenlik fonu sağlama önerisine mesafeli yaklaştı. Bu isimler, söz konusu hükmün göçmenlik denetimine ilişkin finansman paketine eklenmesi halinde paketi desteklemekte isteksiz davranabilecekleri uyarısında bulundu.
Aynı dönemde parti içindeki mahremiyet yanlısı milletvekilleri de Trump’ın, Yabancı İstihbarat Gözetim Yasası’nın (FISA) izinsiz gözetim yetkilerinin 18 ay süreyle “temiz” biçimde uzatılması çağrısına karşı çıkıyor.
Temsilciler Meclisi Freedom Caucus üyeleri, FISA’nın 702. maddesinde mahkeme kararı şartı da dahil kapsamlı değişiklikler talep ediyor.
Bu grup ayrıca, uzun vadeli herhangi bir uzatmaya destek vermeden önce merkez bankası dijital para biriminin (CBDC) kalıcı biçimde yasaklanmasını içeren hükümlerin de tasarıya eklenmesini istiyor.
Kongre, milletvekilleri reformlar konusunda uzlaşmaya varamadığı için 702. madde için daha önce iki kısa süreli uzatma onaylamıştı.
Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson da, Beyaz Saray’ın tasarı için harekete geçilmesini isteyen notuna rağmen, İç Güvenlik Bakanlığı’nın (DHS) büyük bölümüne finansman sağlayan ve Senato’dan geçen partiler üstü yasa tasarısını haftalar boyunca Genel Kurul gündemine taşımadı. Johnson bunu ancak ikinci uzlaştırma yasa tasarısına ilişkin bütçe çerçevesi Temsilciler Meclisi’nden geçtikten sonra yaptı.
Bu anlaşmazlıklar, Trump’ın karşı karşıya olduğu daha geniş bir siyasi tabloya işaret ediyor. Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğun son derece dar olduğu bir ortamda, Trump’ın desteği artık Cumhuriyetçi Parti milletvekillerinin otomatik biçimde aynı çizgide hareket etmesini sağlamaya yetmiyor.
Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçi Parti üyeleri ise Trump’a karşı geldikleri veya Trump’ın etkisini kaybettiği yönündeki değerlendirmeleri büyük ölçüde reddediyor. Parti üyeleri, anlaşmazlıkların çok dar çoğunluk koşullarında ortaya çıkan normal politika farklılıklarını yansıttığını söylüyor.
Freedom Caucus üyesi Cumhuriyetçi Ralph Norman, “Doğru kararlar alıyor ve Amerikalıların da bunu takdir ettiğini düşünüyorum. Oylamalar yakın mı? Bir ya da iki sandalyelik çoğunluğa sahip bir mecliste neredeyse tam bir oy birliği gerekiyor ve bunu sağlamak zor. Hayır, etkisini kaybetmiyor” dedi.
Norman, “435 milletvekili ve 100 senatör var. Görüş ayrılıkları olacaktır. Bu iyi bir şey. Demokrasi böyle işler” ifadelerini kullandı.
Trump’ın azledilmesi yönünde oy veren ve siyaseti bırakmaya hazırlanan ılımlı Cumhuriyetçi Dan Newhouse da benzer değerlendirmelerde bulundu. Newhouse, “İki organ arasında bir miktar fark olması iyi bir şey” dedi.
Newhouse, “Biz ayrı bir yönetim organıyız. Farklı görüşlere sahip olmamız gerekir ve ayrıca farklı bir süreç izliyoruz. Çözüm üretmek için birçok farklı düşünceyi bir araya getirmemiz gerekiyor” diye konuştu.
Bazı milletvekilleri yasama süreçlerinde Trump’a karşı pozisyon alsa da Trump, Cumhuriyetçi Parti tabanı üzerindeki etkisini göstermeyi sürdürüyor.
Indiana’da, seçim bölgelerinin yeniden düzenlenmesi konusunda Trump’a karşı çıkan yedi eyalet milletvekilinden altısı, Trump’ın desteklediği ön seçim rakiplerine yenildi.
Cumartesi gecesi de Trump’ın desteklediği iki aday, Louisiana’daki Cumhuriyetçi Parti Senato ön seçiminde ikinci tura kaldı. Bu adaylar, Trump’ın 2021’deki azil yargılamasında mahkûm edilmesi yönünde oy veren Senatör Bill Cassidy’yi geride bıraktı.
Trump’ı sık sık eleştiren Kentucky Temsilcisi Thomas Massie de ön seçimden yalnızca birkaç gün önce yayımlanan ankette, Trump destekli rakibinin gerisinde kaldı.
Buna rağmen, nispeten sınırlı sayıdaki bu ayrışmalar dikkat çekiyor. Çünkü bu ayrışmalar, Demokratların gelecek yıl Temsilciler Meclisi’nin kontrolünü alma ihtimali öncesinde Cumhuriyetçi Parti’nin Trump’ın önceliklerini mümkün olduğunca hızlı ilerletmeye çalıştığı bir dönemde, Trump’ın yasama gündemini sekteye uğratabilecek potansiyele sahip.
Trump’ın yakın müttefiklerinden Florida Temsilcisi Anna Paulina Luna, geçen hafta yaptığı açıklamada, konut yasa tasarısı Genel Kurul gündemine gelirse destek vermeyeceğini söyledi. Trump ise bundan yalnızca bir gün önce Truth Social hesabında Kongre’ye Senato’da hazırlanan düzenlemeyi kabul etme çağrısı yapmıştı.
Johnson’ın, yasalar üzerinde tartışma açacak ve nihai oylamaya geçişi sağlayacak usul oylamalarında neredeyse tam Cumhuriyetçi Parti desteğine ihtiyacı bulunuyor. Usul oylamaları genellikle parti sadakatinin testi olarak görülse de, Cumhuriyetçi Parti üyeleri zaman zaman bu konuda da yönetimden ayrıştı.
Trump’ın paylaşımı Johnson üzerinde de belirleyici görünmedi. Johnson, Trump’ın masasına “iki meclisin ve iki partinin uzlaştığı” bir metin göndermek istediğini söyledi.
Temsilciler Meclisi’nin önümüzdeki günlerde Senato tasarısının değiştirilmiş versiyonu üzerinde oylama yapması bekleniyor. Cumhuriyetçi Parti liderleri, Senato’dan gelen tasarının değiştirilmiş halini bu hafta “rules suspension” olarak bilinen hızlandırılmış özel prosedür üzerinden geçirmek istiyor. Bu yöntem, Temsilciler Meclisi’nde üçte iki çoğunluk gerektiriyor ve standart usul oylamasını devre dışı bırakıyor.
Trump ayrıca, Demokrat desteği olmadan geçirilmesi hedeflenen parti çizgisindeki göç finansmanı tasarısını ve FISA’nın 702. maddesinin uzun vadeli uzatılmasını öncelikleri arasında görüyor. Ancak bu iki başlık da engellerle karşılaşabilir.
Johnson, tüm üyelerin katıldığı ve Demokratların ortak biçimde karşı çıktığı bir oylamada Cumhuriyetçi Parti’den yalnızca iki fire verebiliyor.
Balo salonu güvenlik finansmanı önerisi de Cumhuriyetçi Parti içinde önemli anlaşmazlık başlıklarından biri olarak öne çıkıyor ve daha geniş uzlaştırma paketini riske atabilecek potansiyel taşıyor.
Cumhuriyetçi Parti ile birlikte hareket eden bağımsız California Temsilcisi Kevin Kiley, uzlaştırma tasarısına başından beri “isteksiz” yaklaştığını, yeni tartışmanın da “işleri kolaylaştırmadığını” söyledi.
Nebraska Temsilcisi Don Bacon öneriyi “kötü bir oylama” diye nitelendirdi. Pennsylvania Temsilcisi Brian Fitzpatrick ise teklifin “öncelik eksikliğini gösterdiğini” söyledi ve kendi seçim bölgesindeki seçmenlerin Cumhuriyetçi Parti’nin hayat pahalılığına odaklanmasını istediğini belirtti.
Fitzpatrick geçen hafta gazetecilere yaptığı açıklamada, “Bizim görevimiz bizi buraya gönderen insanları temsil etmek. Benim patronlarım onlar. Burada hiçbir başkan, hiçbir parti lideri bana nasıl oy kullanacağımı söylemeyecek. Buna seçim bölgemdeki insanlar karar verecek” dedi.
FISA konusunda da sert muhafazakârların geri adım atmaya niyetli olmadığı görülüyor.
Freedom Caucus üyesi Colorado Temsilcisi Lauren Boebert salı günü düzenlenen basın toplantısında, “Amerikan halkına yönelik anayasa dışı derin devlet gözetimini durdurmanın zamanı geldi. Bu nedenle FISA’da gerçek reformlar için mücadele ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Texas Temsilcisi Troy Nehls ise Trump’ın önceliklerinin Temsilciler Meclisi’nden sorunsuz geçip geçmeyeceğine ilişkin soruya, “Burada hiçbir şey sorunsuz ilerlemiyor” yanıtını verdi.
Nehls, “Bu süreç çok ama çok zor geçti çünkü çoğunluğumuz çok dar. Başkan Trump, Mike Johnson’a ve Cumhuriyetçi Parti grubuna bir tavsiyede bulunabilir ama üç kişi bunu desteklemezse sorun yaşarsınız. Çünkü çoğunluğumuz çok dar. Açıkçası bu kadar dar çoğunlukla bugüne kadar herhangi bir şeyi nasıl geçirebildiğimize şaşırıyorum” dedi.
Buna rağmen, Texas Temsilcisi Michael McCaul Trump’ın Cumhuriyetçi Parti üyeleri üzerindeki etkisinin sürdüğü görüşünü dile getirdi.
McCaul, “Sonunda genel seçime geldiğimizde üyeler için mesele hayatta kalmak olacak ve kendi seçim bölgeleri ile siyasi gelecekleri açısından en iyi gördükleri yönde oy kullanacaklar. Ama Trump’ın etkisini küçümsememek gerekir. Kongre üyeleri ve partimiz üzerinde hâlâ muazzam bir gücü olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.
Amerika
Tesla ve SpaceX için 3,6 trilyon dolarlık birleşme planı

Tesla ve SpaceX yönetim kurulları, iki şirketi yaklaşık 3,6 trilyon dolarlık piyasa değeri altında bir araya getirebilecek birleşme planını incelemek üzere bağımsız komiteler kurdu. Yapay zeka yatırımları ve roket harcamaları nedeniyle birleşen yapının yıllık serbest nakit akışının en az eksi 54 milyar dolara inmesi bekleniyor.
Elektrikli araç üreticisi Tesla ile uzay taşımacılığı şirketi SpaceX’in olası birleşimi, piyasa değeri yaklaşık 3,6 trilyon dolara ulaşan yeni bir yapı ortaya çıkarabilir.
Financial Times, yatırımcılar, hukukçular ve analistlerin değerlendirmelerine dayandırdığı incelemesinde, her iki şirketin yönetim kurullarının bağımsız komiteler kurarak birleşme ihtimalini araştırmaya başladığını duyurdu.
Elon Musk, 20 Ekim’de yaptığı açıklamada birleşmeyi “iyi bir fikir” olarak nitelendirdi ancak koşulların henüz netleşmediğini ve anlaşmanın garanti olmadığını belirtti. Girişimci, çıkar çatışması sebebiyle görüşmelere doğrudan katılamayacağını bildirdi.
Hissedarlar açısından birleşmenin en belirgin avantajı, Musk’ın zaman ve kaynak paylaşımına dair soru işaretlerini giderebilmesi. İsmi açıklanmayan bir Tesla yatırımcısı, “Şu an vaktinin bir kısmını Tesla’da, bir kısmını da SpaceX’te geçiriyor ve hissedarlar gücünün veya parasının büyük bölümünün nereye gittiğini anlayamıyor” dedi.
Otomobil üreticisine yakın bir kaynak, iki şirketin Roadster spor modelinden malzeme, yakıt ve üretim teknolojilerine kadar uzanan mevcut işbirliğini hatırlattı. Aynı kaynak, birleşmenin işlem gücü ile yapay zekanın fiziksel cihazlardaki kullanımını entegre eden dikey bir yapı kuracağını kaydetti.
Tesla ile SpaceX arasındaki finansal ilişkiler şimdiden belirgin bir hacme ulaştı. SpaceX, Tesla’dan yaklaşık 1 milyar dolar değerinde Megapack batarya sistemleri ve Cybertruck araçları satın aldı.
Tesla, yapay zeka girişimi xAI’a yaptığı 2 milyar dolarlık yatırımın Şubat 2026’da SpaceX ile birleşmesi sonucunda uzay şirketinin doğrudan hissedarı haline geldi. Musk, xAI hamlesini yapay zeka, roket teknolojisi ve uydu iletişimini bir araya getirerek uzayda veri merkezleri kurma hedefiyle gerekçelendirmişti.
Visible Alpha tarafından derlenen analist tahminleri, Tesla ve SpaceX’in toplam gelirinin 2026 yılında 153 milyar dolara çıkacağını gösteriyor. Buna karşılık yapay zeka altyapısı, çip üretimi ve roket harcamaları sebebiyle iki yapının toplam serbest nakit akışının en az eksi 54 milyar dolar olması bekleniyor.
Financial Times, 3,6 trilyon dolarlık büyüklüğün kesinleşmiş anlaşma bedelini değil, şirketlerin mevcut piyasa değerini yansıttığını bildirdi. Olası birleşme aynı zamanda Musk’ın Tesla üzerindeki kontrolünü güçlendirebilir.
Girişimci, imtiyazlı hisseler sayesinde SpaceX’te yaklaşık yüzde 84 oy gücünü elinde tutarken bu oran Tesla’da yüzde 20 civarında kalıyor. Anlaşmanın kabul edilmesi için Tesla tarafında yalnızca oylamaya katılanların değil, tüm hisselerin çoğunluğunun desteği aranacak.
Hukuk uzmanları, birleşme müzakerelerinin bir tarafın diğerinin aleyhine avantaj sağlamadığına piyasayı ikna edecek biçimde yürütülmesi gerektiğini belirtiyor. Colorado Üniversitesi kurumsal hukuk profesörü Ann Lipton, her iki şirketin merkezini taşıdığı Teksas yasalarının yönetim kararlarına itirazı zorlaştırdığına işaret etti.
Lipton, çıkar çatışması iddiasının tek başına yetersiz kalacağını, hissedarların dolandırıcılık veya kasıtlı yasa ihlali gibi fiilleri ispat etmek zorunda olduğunu söyledi. Sürecin bir diğer zorlu ayağını ise küresel onaylar oluşturuyor.
Hukukçulara göre anlaşmanın AB, Birleşik Krallık ve Çin’deki düzenleyici kurumlardan onay alması gerekecek. Geçen yıl Tesla’ya 21 milyar dolarla toplam cirosunun yaklaşık yüzde 22’sini kazandıran Çin, şirketin en büyük otomobil fabrikasına Şanghay’da ev sahipliği yapıyor.
SpaceX’in ABD savunma ihalelerini üstlenmesi ve askeri Starshield uydularını üretmesi, Pekin hattında güvenlik çekincelerini artırıyor. JPMorgan analistleri, ulusal güvenlik kaygıları nedeniyle Çin onayının ciddi engellerle karşılaşabileceğini bildirdi.
Banka analistleri, Tesla’nın Çin operasyonlarını tamamen ayırmasını veya kontrolü yerel bir konsorsiyuma devrederek marka ile otonom sürüş lisans gelirleriyle yetinmesini olası seçenekler arasında gösterdi.
The Wall Street Journal temmuz ayında Tesla’nın Çin birimini satmayı değerlendirdiğini yazmış, ancak Musk bu iddiayı “kesinlikle sahte haber” diyerek yalanlamıştı.
Tesla’ya yakın bir kaynak, birleşmenin Donald Trump’ın 2029’da bitecek başkanlık görev süresinden önce tamamlanmasının önem taşıdığını ifade etti. Kaynak, “Bu anlaşma gerçekleşecek, ama herkesin düşündüğü kadar hızlı değil” dedi.
SpaceX’in halka arzının ardından haziran ayında tarihin ilk trilyoneri unvanını alan Musk, hisselerdeki dalgalanmalar nedeniyle bu eşiğin altına indi. Forbes verilerine göre 13 Ekim’de SpaceX hisselerinin değer kaybetmesiyle serveti 982,9 milyar dolara gerileyen girişimcinin güncel varlığı 925 milyar dolar seviyesinde.
Amerika
ABD’de yolsuzluğu ihbar edene ödül verilecek

ABD Başkanı Donald Trump, kamudaki dolandırıcılıkları ihbar edenlere nakit ödeme sağlayacak 25 milyon dolarlık teşvik programını tanıttı. Mahkûmiyetle sonuçlanan bildirimlere yüzde 1 komisyon vadeden düzenlemede ilk ödeme 10 bin dolarla muhafazakâr YouTuber Nick Shirley’ye yapıldı.
ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance, federal hükümeti dolandıranları ihbar edenlere nakit para ödenmesini öngören 25 milyon dolarlık bir ihbarcı programı açıkladı.
Oval Ofis’te duyurulan Dolandırıcılık İhbar Teşvik Programı kapsamında, mahkûmiyetle sonuçlanan başarılı bildirimlerde bulunanlara yüzde 1 oranında komisyon verilmesi planlanıyor.
Ödüllerin kimlere dağıtılacağı konusundaki tek yetkilinin kendisi olacağını belirten Trump, süreçte son sözü söyleyeceğini dile getirdi.
Trump, Oval Ofis’teki konuşmasında, “Biri birini ihbar ederse yüzde 1 komisyon alacak. Bu harika olacak çünkü bu ülkeden çalınan para trilyonları buluyor” ifadelerini kullandı.
İhbarların “America.gov/fraud” internet sitesi üzerinden toplanacağını aktaran Trump, süreci hızlandırmak adına aynı ödül için birden fazla talep gelmesi durumunda bağlayıcı hakem rolünü bizzat üstleneceğini bildirdi.
Trump, ödemelere ilişkin takdir yetkisini, “Başka bir deyişle o kişinin bunu hak edip etmediğine ben karar vereceğim ve oldukça cömert davranacağım” sözleriyle savundu.
İnternet sitesindeki yönergede, yapılan bildirimin cezai kovuşturmaya yol açması şartıyla ödülün en fazla 30 bin dolara kadar çıkabileceği belirtiliyor.
Öte yandan Trump, Oval Ofis’te yaptığı konuşmada bir kişinin alabileceği tutarda herhangi bir tavan sınır olmadığını iddia etti.
İhbarcıların çok yüksek gelirler elde edebileceğini öne süren Trump, “İnsanlar başkalarını ihbar ederek milyonlarca dolar kazanacak” dedi.
Trump ayrıca ödemelerin ceza davası açılmasına bağlı kalmayacağını, çalınan paranın geri alınması durumunda yapılacağını savundu.
Program kapsamında verilen ilk ödül, Oval Ofis’te Trump ve Vance’in yanında yer alan muhafazakâr YouTuber Nick Shirley’ye gitti. Fox News, Shirley’ye bu kapsamda 10 bin dolar ödendiğini aktardı.
Shirley, Minnesota’daki çocuk bakım programlarında yürütülen usulsüzlük iddialarını araştırdığı bir video yayımlamasının ardından geçen yıl sağ çevrelerde tanınmıştı.
Yeni program, Başkan Yardımcısı Vance’in başkanlığını yürüttüğü dolandırıcılıkla mücadele görev gücünün çalışmalarına dayanıyor.
Vance, “Başkan bu durumun durması gerektiğini söyledi. Artık duruyor ve bunu durdurmamıza yardım etmek isterseniz, ABD Başkanı’nın yaptıkları sayesinde siz de bu ödülleri paylaşabilirsiniz” diye konuştu.
Trump, federal hükümet programlarındaki suistimalleri incelemek ve azaltmak amacıyla mart ayında Dolandırıcılığı Ortadan Kaldırma Görev Gücü’nü kurmuş, yapının başına da Vance’i getirmişti.
Amerika
Anthropic halka arz öncesinde 80,7 milyar dolar zarar açıkladı

Yapay zeka devi Anthropic, 2026’nın ilk yarısında 80,7 milyar dolar net zarar açıklarken gelirini 16,3 milyar dolara taşıdı. Şirket, halka arz izahnamesinde modellerin şantaj benzeri davranışlar sergileyebileceği ve felaket boyutundaki risklerin sigortalanamayacağı uyarısını yaptı.
Yapay zeka modeli Claude’un geliştiricisi Anthropic, 30 Haziran’da sona eren 2026’nın ilk altı ayında 80,7 milyar dolar net zarar açıkladı.
The Wall Street Journal gazetesinin şirketin halka arz izahname taslağına dayandırdığı habere göre kaydedilen bu zarar, 2025 yılının tamamında gerçekleşen 42 milyar dolarlık kaybı neredeyse ikiye katladı.
Söz konusu devasa tutarın 72 milyar dolarlık büyük bölümü muhasebe kaynaklı defter değeri düşüşlerinden kaynaklandı.
Buna karşın şirketin gelirlerinde sert bir yükseliş görüldü; yılın ilk yarısındaki ciro, önceki yılın aynı dönemindeki 1,1 milyar dolardan 16,3 milyar dolara ulaştı.
Anthropic bu dönemde işlem gücü ve altyapı ihtiyaçları için yaklaşık 9 milyar dolar harcayarak, 2025’in tamamında yapılan 7,3 milyar dolarlık harcamayı altı ayda geride bıraktı.
Şirketin önümüzdeki 7 ila 10 yıl içinde bulut hizmetleri sözleşmeleri kapsamında yaklaşık 450 milyar dolar ödeme taahhüdü bulunuyor.
Bu yükümlülükler çerçevesinde Google Cloud ile 111 milyar dolar, Amazon Web Services ile 110 milyar dolar ve Microsoft ile 31 milyar dolarlık sözleşmeler planlanıyor.
Anthropic ayrıca yapay zeka odaklı daha küçük bulut sağlayıcıları Nscale ve Lambda üzerinden Nvidia çipleri kiralamak için sırasıyla 2033 ve 2034 yıllarına kadar 86 milyar dolara varan harcama yapacak.
Şirket gelecek yıllarda bilgi işlem kapasitesini artırmak amacıyla 750 milyar dolar daha harcayabilir.
Halka arz izahname taslağının yaklaşık üçte birlik kısmı ise doğrudan risk faktörlerine ayrıldı.
Belgede modellerin gerçek dünyada somut zararlara yol açma olasılığına dikkat çekilirken, yapay zekanın “kendini koruma” eğilimi sergileyebileceği ve “şantajı” andıran yanıtlar üretebileceği kaydedildi.
Anthropic, yapay zeka kaynaklı “felaket boyutundaki bir olayın” yaratacağı hasarın büyüklüğü nedeniyle bu tür riskleri sigortalamanın imkansız hale gelebileceği uyarısında bulundu.
Piyasa beklentilerine göre Anthropic’in halka arzı tarihin en büyük işlemlerinden biri olabilir ve SpaceX’in rekorunu geride bırakabilir.
Borsaya açılmanın ardından şirketin piyasa değerinin 2 trilyon dolara kadar ulaşabileceği öngörülüyor.
Dünya Basını2 hafta önceEski CIA analisti Johnson: Trump İran’a girerse Çanakkale’deki Churchill gibi yenilir
Asya2 hafta önceGüney Kore, Kiev Büyükelçisini geri çağırdı
Amerika2 hafta önceBrezilya’da ikinci tur süreci nasıl işleyecek?
Asya2 hafta önceEndonezya’nın yeni iş yasası işçileri memnun etti, iş dünyasını endişelendirdi
Diplomasi2 hafta önceİtalyan gazeteci ve yazar Thomas Fazi: Avrupa, II. Dünya Savaşı’ndan beri ABD işgali altında
Dünya Basını2 hafta önceNükleer bilimci Hughes: Bölgesel nükleer savaş bile dünya genelinde üç milyar insanı aç bırakır
Dünya Basını1 hafta önceİngiliz diplomat Crooke: Suudi Arabistan’da asıl çöküş içeriden gelecek
Amerika3 gün önceSenatör Sanders: Silikon Vadisi zenginleri “korkunç bir plan” üzerinde çalışıyor











