Amerika
Trump ile Cumhuriyetçi Parti arasındaki görüş ayrılıkları arttı

ABD Başkanı Donald Trump’ın Cumhuriyetçi Parti üzerindeki güçlü etkisi sürse de, Temsilciler Meclisi’ndeki dar çoğunluk ve seçim yılı baskısı nedeniyle parti içindeki görüş ayrılıkları daha görünür hale geliyor. Cumhuriyetçi Parti milletvekilleri, konut düzenlemesinden gözetim yetkilerine ve göç bütçesine kadar birçok başlıkta Trump yönetiminin taleplerinden ayrışıyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Kongre üzerindeki güçlü etkisinin, Cumhuriyetçi Parti milletvekillerinin büyük yasama mücadelelerinde giderek daha sık yönetimden ayrışmasıyla birlikte baskı altında olduğuna ilişkin işaretler ortaya çıkıyor.
Trump parti içinde hâlâ önemli nüfuza sahip olsa da, ılımlılardan sert muhafazakârlara uzanan daha geniş bir milletvekili grubu; zorlu yeniden seçim yarışları, kritik seçim bölgelerindeki siyasi dengeler ve seçmenlere gündelik hayat pahalılığı ile mutfak masası meselelerine odaklandıklarını gösterme çabası nedeniyle Beyaz Saray’a karşı daha rahat pozisyon alıyor.
Trump ile parti içindeki ayrışmalar son haftalarda daha görünür hale geldi.
Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçi Parti liderleri, Trump’ın Senato’dan geçen konut yasa tasarısının değişiklik yapılmadan kabul edilmesi yönündeki baskısına rağmen, bu hafta tasarının değiştirilmiş partiler üstü versiyonunu ilerletiyor.
Parti içindeki ılımlı isimler de, yönetimin Beyaz Saray’da yeni bir balo salonu ve Gizli Servis’in diğer öncelikleri için 1 milyar dolarlık güvenlik fonu sağlama önerisine mesafeli yaklaştı. Bu isimler, söz konusu hükmün göçmenlik denetimine ilişkin finansman paketine eklenmesi halinde paketi desteklemekte isteksiz davranabilecekleri uyarısında bulundu.
Aynı dönemde parti içindeki mahremiyet yanlısı milletvekilleri de Trump’ın, Yabancı İstihbarat Gözetim Yasası’nın (FISA) izinsiz gözetim yetkilerinin 18 ay süreyle “temiz” biçimde uzatılması çağrısına karşı çıkıyor.
Temsilciler Meclisi Freedom Caucus üyeleri, FISA’nın 702. maddesinde mahkeme kararı şartı da dahil kapsamlı değişiklikler talep ediyor.
Bu grup ayrıca, uzun vadeli herhangi bir uzatmaya destek vermeden önce merkez bankası dijital para biriminin (CBDC) kalıcı biçimde yasaklanmasını içeren hükümlerin de tasarıya eklenmesini istiyor.
Kongre, milletvekilleri reformlar konusunda uzlaşmaya varamadığı için 702. madde için daha önce iki kısa süreli uzatma onaylamıştı.
Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson da, Beyaz Saray’ın tasarı için harekete geçilmesini isteyen notuna rağmen, İç Güvenlik Bakanlığı’nın (DHS) büyük bölümüne finansman sağlayan ve Senato’dan geçen partiler üstü yasa tasarısını haftalar boyunca Genel Kurul gündemine taşımadı. Johnson bunu ancak ikinci uzlaştırma yasa tasarısına ilişkin bütçe çerçevesi Temsilciler Meclisi’nden geçtikten sonra yaptı.
Bu anlaşmazlıklar, Trump’ın karşı karşıya olduğu daha geniş bir siyasi tabloya işaret ediyor. Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğun son derece dar olduğu bir ortamda, Trump’ın desteği artık Cumhuriyetçi Parti milletvekillerinin otomatik biçimde aynı çizgide hareket etmesini sağlamaya yetmiyor.
Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçi Parti üyeleri ise Trump’a karşı geldikleri veya Trump’ın etkisini kaybettiği yönündeki değerlendirmeleri büyük ölçüde reddediyor. Parti üyeleri, anlaşmazlıkların çok dar çoğunluk koşullarında ortaya çıkan normal politika farklılıklarını yansıttığını söylüyor.
Freedom Caucus üyesi Cumhuriyetçi Ralph Norman, “Doğru kararlar alıyor ve Amerikalıların da bunu takdir ettiğini düşünüyorum. Oylamalar yakın mı? Bir ya da iki sandalyelik çoğunluğa sahip bir mecliste neredeyse tam bir oy birliği gerekiyor ve bunu sağlamak zor. Hayır, etkisini kaybetmiyor” dedi.
Norman, “435 milletvekili ve 100 senatör var. Görüş ayrılıkları olacaktır. Bu iyi bir şey. Demokrasi böyle işler” ifadelerini kullandı.
Trump’ın azledilmesi yönünde oy veren ve siyaseti bırakmaya hazırlanan ılımlı Cumhuriyetçi Dan Newhouse da benzer değerlendirmelerde bulundu. Newhouse, “İki organ arasında bir miktar fark olması iyi bir şey” dedi.
Newhouse, “Biz ayrı bir yönetim organıyız. Farklı görüşlere sahip olmamız gerekir ve ayrıca farklı bir süreç izliyoruz. Çözüm üretmek için birçok farklı düşünceyi bir araya getirmemiz gerekiyor” diye konuştu.
Bazı milletvekilleri yasama süreçlerinde Trump’a karşı pozisyon alsa da Trump, Cumhuriyetçi Parti tabanı üzerindeki etkisini göstermeyi sürdürüyor.
Indiana’da, seçim bölgelerinin yeniden düzenlenmesi konusunda Trump’a karşı çıkan yedi eyalet milletvekilinden altısı, Trump’ın desteklediği ön seçim rakiplerine yenildi.
Cumartesi gecesi de Trump’ın desteklediği iki aday, Louisiana’daki Cumhuriyetçi Parti Senato ön seçiminde ikinci tura kaldı. Bu adaylar, Trump’ın 2021’deki azil yargılamasında mahkûm edilmesi yönünde oy veren Senatör Bill Cassidy’yi geride bıraktı.
Trump’ı sık sık eleştiren Kentucky Temsilcisi Thomas Massie de ön seçimden yalnızca birkaç gün önce yayımlanan ankette, Trump destekli rakibinin gerisinde kaldı.
Buna rağmen, nispeten sınırlı sayıdaki bu ayrışmalar dikkat çekiyor. Çünkü bu ayrışmalar, Demokratların gelecek yıl Temsilciler Meclisi’nin kontrolünü alma ihtimali öncesinde Cumhuriyetçi Parti’nin Trump’ın önceliklerini mümkün olduğunca hızlı ilerletmeye çalıştığı bir dönemde, Trump’ın yasama gündemini sekteye uğratabilecek potansiyele sahip.
Trump’ın yakın müttefiklerinden Florida Temsilcisi Anna Paulina Luna, geçen hafta yaptığı açıklamada, konut yasa tasarısı Genel Kurul gündemine gelirse destek vermeyeceğini söyledi. Trump ise bundan yalnızca bir gün önce Truth Social hesabında Kongre’ye Senato’da hazırlanan düzenlemeyi kabul etme çağrısı yapmıştı.
Johnson’ın, yasalar üzerinde tartışma açacak ve nihai oylamaya geçişi sağlayacak usul oylamalarında neredeyse tam Cumhuriyetçi Parti desteğine ihtiyacı bulunuyor. Usul oylamaları genellikle parti sadakatinin testi olarak görülse de, Cumhuriyetçi Parti üyeleri zaman zaman bu konuda da yönetimden ayrıştı.
Trump’ın paylaşımı Johnson üzerinde de belirleyici görünmedi. Johnson, Trump’ın masasına “iki meclisin ve iki partinin uzlaştığı” bir metin göndermek istediğini söyledi.
Temsilciler Meclisi’nin önümüzdeki günlerde Senato tasarısının değiştirilmiş versiyonu üzerinde oylama yapması bekleniyor. Cumhuriyetçi Parti liderleri, Senato’dan gelen tasarının değiştirilmiş halini bu hafta “rules suspension” olarak bilinen hızlandırılmış özel prosedür üzerinden geçirmek istiyor. Bu yöntem, Temsilciler Meclisi’nde üçte iki çoğunluk gerektiriyor ve standart usul oylamasını devre dışı bırakıyor.
Trump ayrıca, Demokrat desteği olmadan geçirilmesi hedeflenen parti çizgisindeki göç finansmanı tasarısını ve FISA’nın 702. maddesinin uzun vadeli uzatılmasını öncelikleri arasında görüyor. Ancak bu iki başlık da engellerle karşılaşabilir.
Johnson, tüm üyelerin katıldığı ve Demokratların ortak biçimde karşı çıktığı bir oylamada Cumhuriyetçi Parti’den yalnızca iki fire verebiliyor.
Balo salonu güvenlik finansmanı önerisi de Cumhuriyetçi Parti içinde önemli anlaşmazlık başlıklarından biri olarak öne çıkıyor ve daha geniş uzlaştırma paketini riske atabilecek potansiyel taşıyor.
Cumhuriyetçi Parti ile birlikte hareket eden bağımsız California Temsilcisi Kevin Kiley, uzlaştırma tasarısına başından beri “isteksiz” yaklaştığını, yeni tartışmanın da “işleri kolaylaştırmadığını” söyledi.
Nebraska Temsilcisi Don Bacon öneriyi “kötü bir oylama” diye nitelendirdi. Pennsylvania Temsilcisi Brian Fitzpatrick ise teklifin “öncelik eksikliğini gösterdiğini” söyledi ve kendi seçim bölgesindeki seçmenlerin Cumhuriyetçi Parti’nin hayat pahalılığına odaklanmasını istediğini belirtti.
Fitzpatrick geçen hafta gazetecilere yaptığı açıklamada, “Bizim görevimiz bizi buraya gönderen insanları temsil etmek. Benim patronlarım onlar. Burada hiçbir başkan, hiçbir parti lideri bana nasıl oy kullanacağımı söylemeyecek. Buna seçim bölgemdeki insanlar karar verecek” dedi.
FISA konusunda da sert muhafazakârların geri adım atmaya niyetli olmadığı görülüyor.
Freedom Caucus üyesi Colorado Temsilcisi Lauren Boebert salı günü düzenlenen basın toplantısında, “Amerikan halkına yönelik anayasa dışı derin devlet gözetimini durdurmanın zamanı geldi. Bu nedenle FISA’da gerçek reformlar için mücadele ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Texas Temsilcisi Troy Nehls ise Trump’ın önceliklerinin Temsilciler Meclisi’nden sorunsuz geçip geçmeyeceğine ilişkin soruya, “Burada hiçbir şey sorunsuz ilerlemiyor” yanıtını verdi.
Nehls, “Bu süreç çok ama çok zor geçti çünkü çoğunluğumuz çok dar. Başkan Trump, Mike Johnson’a ve Cumhuriyetçi Parti grubuna bir tavsiyede bulunabilir ama üç kişi bunu desteklemezse sorun yaşarsınız. Çünkü çoğunluğumuz çok dar. Açıkçası bu kadar dar çoğunlukla bugüne kadar herhangi bir şeyi nasıl geçirebildiğimize şaşırıyorum” dedi.
Buna rağmen, Texas Temsilcisi Michael McCaul Trump’ın Cumhuriyetçi Parti üyeleri üzerindeki etkisinin sürdüğü görüşünü dile getirdi.
McCaul, “Sonunda genel seçime geldiğimizde üyeler için mesele hayatta kalmak olacak ve kendi seçim bölgeleri ile siyasi gelecekleri açısından en iyi gördükleri yönde oy kullanacaklar. Ama Trump’ın etkisini küçümsememek gerekir. Kongre üyeleri ve partimiz üzerinde hâlâ muazzam bir gücü olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.
Amerika
Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.
Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.
Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.
Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.
Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.
Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.
Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.
Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.
Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.
Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.
Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.
Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.
Amerika
“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.
ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.
Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.
Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.
The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.
Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.
Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:
“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”
Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.
Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”
Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.
Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.
Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.
İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.
Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.
Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.
Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.
Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.
Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.
Amerika
ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.
Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.
“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.
Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.
Bessent şöyle konuştu:
“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. Ama peşinize düşeceğiz.”
ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı
ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.
Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.
ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.
Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.
İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.
Avrupa5 gün önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Avrupa4 gün önceKoçbaşı olarak AfD
Görüş2 hafta önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Dünya Basını2 hafta önce“Yapay zeka devasa bir aldatmaca”
Avrupa5 gün önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Asya2 hafta önceHindistan’ın 2047 gelişmiş ekonomi hedefi zora girdi
Asya2 hafta önceABD’nin baskısıyla karşı karşıya kalan Japonya Merkez Bankası kritik bir karar aşamasında
Asya3 gün önceÇin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek












