Amerika
Trump ile Cumhuriyetçi Parti arasındaki görüş ayrılıkları arttı

ABD Başkanı Donald Trump’ın Cumhuriyetçi Parti üzerindeki güçlü etkisi sürse de, Temsilciler Meclisi’ndeki dar çoğunluk ve seçim yılı baskısı nedeniyle parti içindeki görüş ayrılıkları daha görünür hale geliyor. Cumhuriyetçi Parti milletvekilleri, konut düzenlemesinden gözetim yetkilerine ve göç bütçesine kadar birçok başlıkta Trump yönetiminin taleplerinden ayrışıyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Kongre üzerindeki güçlü etkisinin, Cumhuriyetçi Parti milletvekillerinin büyük yasama mücadelelerinde giderek daha sık yönetimden ayrışmasıyla birlikte baskı altında olduğuna ilişkin işaretler ortaya çıkıyor.
Trump parti içinde hâlâ önemli nüfuza sahip olsa da, ılımlılardan sert muhafazakârlara uzanan daha geniş bir milletvekili grubu; zorlu yeniden seçim yarışları, kritik seçim bölgelerindeki siyasi dengeler ve seçmenlere gündelik hayat pahalılığı ile mutfak masası meselelerine odaklandıklarını gösterme çabası nedeniyle Beyaz Saray’a karşı daha rahat pozisyon alıyor.
Trump ile parti içindeki ayrışmalar son haftalarda daha görünür hale geldi.
Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçi Parti liderleri, Trump’ın Senato’dan geçen konut yasa tasarısının değişiklik yapılmadan kabul edilmesi yönündeki baskısına rağmen, bu hafta tasarının değiştirilmiş partiler üstü versiyonunu ilerletiyor.
Parti içindeki ılımlı isimler de, yönetimin Beyaz Saray’da yeni bir balo salonu ve Gizli Servis’in diğer öncelikleri için 1 milyar dolarlık güvenlik fonu sağlama önerisine mesafeli yaklaştı. Bu isimler, söz konusu hükmün göçmenlik denetimine ilişkin finansman paketine eklenmesi halinde paketi desteklemekte isteksiz davranabilecekleri uyarısında bulundu.
Aynı dönemde parti içindeki mahremiyet yanlısı milletvekilleri de Trump’ın, Yabancı İstihbarat Gözetim Yasası’nın (FISA) izinsiz gözetim yetkilerinin 18 ay süreyle “temiz” biçimde uzatılması çağrısına karşı çıkıyor.
Temsilciler Meclisi Freedom Caucus üyeleri, FISA’nın 702. maddesinde mahkeme kararı şartı da dahil kapsamlı değişiklikler talep ediyor.
Bu grup ayrıca, uzun vadeli herhangi bir uzatmaya destek vermeden önce merkez bankası dijital para biriminin (CBDC) kalıcı biçimde yasaklanmasını içeren hükümlerin de tasarıya eklenmesini istiyor.
Kongre, milletvekilleri reformlar konusunda uzlaşmaya varamadığı için 702. madde için daha önce iki kısa süreli uzatma onaylamıştı.
Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson da, Beyaz Saray’ın tasarı için harekete geçilmesini isteyen notuna rağmen, İç Güvenlik Bakanlığı’nın (DHS) büyük bölümüne finansman sağlayan ve Senato’dan geçen partiler üstü yasa tasarısını haftalar boyunca Genel Kurul gündemine taşımadı. Johnson bunu ancak ikinci uzlaştırma yasa tasarısına ilişkin bütçe çerçevesi Temsilciler Meclisi’nden geçtikten sonra yaptı.
Bu anlaşmazlıklar, Trump’ın karşı karşıya olduğu daha geniş bir siyasi tabloya işaret ediyor. Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğun son derece dar olduğu bir ortamda, Trump’ın desteği artık Cumhuriyetçi Parti milletvekillerinin otomatik biçimde aynı çizgide hareket etmesini sağlamaya yetmiyor.
Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçi Parti üyeleri ise Trump’a karşı geldikleri veya Trump’ın etkisini kaybettiği yönündeki değerlendirmeleri büyük ölçüde reddediyor. Parti üyeleri, anlaşmazlıkların çok dar çoğunluk koşullarında ortaya çıkan normal politika farklılıklarını yansıttığını söylüyor.
Freedom Caucus üyesi Cumhuriyetçi Ralph Norman, “Doğru kararlar alıyor ve Amerikalıların da bunu takdir ettiğini düşünüyorum. Oylamalar yakın mı? Bir ya da iki sandalyelik çoğunluğa sahip bir mecliste neredeyse tam bir oy birliği gerekiyor ve bunu sağlamak zor. Hayır, etkisini kaybetmiyor” dedi.
Norman, “435 milletvekili ve 100 senatör var. Görüş ayrılıkları olacaktır. Bu iyi bir şey. Demokrasi böyle işler” ifadelerini kullandı.
Trump’ın azledilmesi yönünde oy veren ve siyaseti bırakmaya hazırlanan ılımlı Cumhuriyetçi Dan Newhouse da benzer değerlendirmelerde bulundu. Newhouse, “İki organ arasında bir miktar fark olması iyi bir şey” dedi.
Newhouse, “Biz ayrı bir yönetim organıyız. Farklı görüşlere sahip olmamız gerekir ve ayrıca farklı bir süreç izliyoruz. Çözüm üretmek için birçok farklı düşünceyi bir araya getirmemiz gerekiyor” diye konuştu.
Bazı milletvekilleri yasama süreçlerinde Trump’a karşı pozisyon alsa da Trump, Cumhuriyetçi Parti tabanı üzerindeki etkisini göstermeyi sürdürüyor.
Indiana’da, seçim bölgelerinin yeniden düzenlenmesi konusunda Trump’a karşı çıkan yedi eyalet milletvekilinden altısı, Trump’ın desteklediği ön seçim rakiplerine yenildi.
Cumartesi gecesi de Trump’ın desteklediği iki aday, Louisiana’daki Cumhuriyetçi Parti Senato ön seçiminde ikinci tura kaldı. Bu adaylar, Trump’ın 2021’deki azil yargılamasında mahkûm edilmesi yönünde oy veren Senatör Bill Cassidy’yi geride bıraktı.
Trump’ı sık sık eleştiren Kentucky Temsilcisi Thomas Massie de ön seçimden yalnızca birkaç gün önce yayımlanan ankette, Trump destekli rakibinin gerisinde kaldı.
Buna rağmen, nispeten sınırlı sayıdaki bu ayrışmalar dikkat çekiyor. Çünkü bu ayrışmalar, Demokratların gelecek yıl Temsilciler Meclisi’nin kontrolünü alma ihtimali öncesinde Cumhuriyetçi Parti’nin Trump’ın önceliklerini mümkün olduğunca hızlı ilerletmeye çalıştığı bir dönemde, Trump’ın yasama gündemini sekteye uğratabilecek potansiyele sahip.
Trump’ın yakın müttefiklerinden Florida Temsilcisi Anna Paulina Luna, geçen hafta yaptığı açıklamada, konut yasa tasarısı Genel Kurul gündemine gelirse destek vermeyeceğini söyledi. Trump ise bundan yalnızca bir gün önce Truth Social hesabında Kongre’ye Senato’da hazırlanan düzenlemeyi kabul etme çağrısı yapmıştı.
Johnson’ın, yasalar üzerinde tartışma açacak ve nihai oylamaya geçişi sağlayacak usul oylamalarında neredeyse tam Cumhuriyetçi Parti desteğine ihtiyacı bulunuyor. Usul oylamaları genellikle parti sadakatinin testi olarak görülse de, Cumhuriyetçi Parti üyeleri zaman zaman bu konuda da yönetimden ayrıştı.
Trump’ın paylaşımı Johnson üzerinde de belirleyici görünmedi. Johnson, Trump’ın masasına “iki meclisin ve iki partinin uzlaştığı” bir metin göndermek istediğini söyledi.
Temsilciler Meclisi’nin önümüzdeki günlerde Senato tasarısının değiştirilmiş versiyonu üzerinde oylama yapması bekleniyor. Cumhuriyetçi Parti liderleri, Senato’dan gelen tasarının değiştirilmiş halini bu hafta “rules suspension” olarak bilinen hızlandırılmış özel prosedür üzerinden geçirmek istiyor. Bu yöntem, Temsilciler Meclisi’nde üçte iki çoğunluk gerektiriyor ve standart usul oylamasını devre dışı bırakıyor.
Trump ayrıca, Demokrat desteği olmadan geçirilmesi hedeflenen parti çizgisindeki göç finansmanı tasarısını ve FISA’nın 702. maddesinin uzun vadeli uzatılmasını öncelikleri arasında görüyor. Ancak bu iki başlık da engellerle karşılaşabilir.
Johnson, tüm üyelerin katıldığı ve Demokratların ortak biçimde karşı çıktığı bir oylamada Cumhuriyetçi Parti’den yalnızca iki fire verebiliyor.
Balo salonu güvenlik finansmanı önerisi de Cumhuriyetçi Parti içinde önemli anlaşmazlık başlıklarından biri olarak öne çıkıyor ve daha geniş uzlaştırma paketini riske atabilecek potansiyel taşıyor.
Cumhuriyetçi Parti ile birlikte hareket eden bağımsız California Temsilcisi Kevin Kiley, uzlaştırma tasarısına başından beri “isteksiz” yaklaştığını, yeni tartışmanın da “işleri kolaylaştırmadığını” söyledi.
Nebraska Temsilcisi Don Bacon öneriyi “kötü bir oylama” diye nitelendirdi. Pennsylvania Temsilcisi Brian Fitzpatrick ise teklifin “öncelik eksikliğini gösterdiğini” söyledi ve kendi seçim bölgesindeki seçmenlerin Cumhuriyetçi Parti’nin hayat pahalılığına odaklanmasını istediğini belirtti.
Fitzpatrick geçen hafta gazetecilere yaptığı açıklamada, “Bizim görevimiz bizi buraya gönderen insanları temsil etmek. Benim patronlarım onlar. Burada hiçbir başkan, hiçbir parti lideri bana nasıl oy kullanacağımı söylemeyecek. Buna seçim bölgemdeki insanlar karar verecek” dedi.
FISA konusunda da sert muhafazakârların geri adım atmaya niyetli olmadığı görülüyor.
Freedom Caucus üyesi Colorado Temsilcisi Lauren Boebert salı günü düzenlenen basın toplantısında, “Amerikan halkına yönelik anayasa dışı derin devlet gözetimini durdurmanın zamanı geldi. Bu nedenle FISA’da gerçek reformlar için mücadele ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Texas Temsilcisi Troy Nehls ise Trump’ın önceliklerinin Temsilciler Meclisi’nden sorunsuz geçip geçmeyeceğine ilişkin soruya, “Burada hiçbir şey sorunsuz ilerlemiyor” yanıtını verdi.
Nehls, “Bu süreç çok ama çok zor geçti çünkü çoğunluğumuz çok dar. Başkan Trump, Mike Johnson’a ve Cumhuriyetçi Parti grubuna bir tavsiyede bulunabilir ama üç kişi bunu desteklemezse sorun yaşarsınız. Çünkü çoğunluğumuz çok dar. Açıkçası bu kadar dar çoğunlukla bugüne kadar herhangi bir şeyi nasıl geçirebildiğimize şaşırıyorum” dedi.
Buna rağmen, Texas Temsilcisi Michael McCaul Trump’ın Cumhuriyetçi Parti üyeleri üzerindeki etkisinin sürdüğü görüşünü dile getirdi.
McCaul, “Sonunda genel seçime geldiğimizde üyeler için mesele hayatta kalmak olacak ve kendi seçim bölgeleri ile siyasi gelecekleri açısından en iyi gördükleri yönde oy kullanacaklar. Ama Trump’ın etkisini küçümsememek gerekir. Kongre üyeleri ve partimiz üzerinde hâlâ muazzam bir gücü olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.
Amerika
ABD Senatosu, dijital dolar yasağını içeren tasarıyı kabul etti

ABD Senatosu, Fed’in 31 Aralık 2030’a kadar merkez bankası dijital para birimi (CBDC) niteliğinde bir dijital dolar çıkarmasını yasaklayan düzenlemeyi kabul etti. 85’e karşı 5 oyla geçen hüküm, 21st Century ROAD to Housing Act tasarısına Cumhuriyetçilerin girişimiyle eklendi. Düzenlemenin yürürlüğe girmesi için Temsilciler Meclisi’nin de onayı ve Başkan Trump’ın imzası gerekiyor.
ABD Senatosu, Merkez Bankası’nın (Fed) merkez bankası dijital para birimi (CBDC) olarak dijital dolar veya CBDC’ye “esaslı ölçüde benzer” herhangi bir dijital varlık çıkarmasını 31 Aralık 2030’a kadar yasaklayan 21st Century ROAD to Housing Act tasarısını kabul etti.
Tasarı Senato’da 85’e karşı 5 oyla geçti.
CBDC, nakit ve kaydi paranın yanında ulusal para biriminin üçüncü biçimi olarak tanımlanıyor. Bu tür dijital para birimlerinin ihracı ve kontrolü doğrudan merkez bankaları tarafından yürütülüyor.
Bazı CBDC projelerinde kripto para ve blokzincir teknolojilerinden yararlanılsa ve dijital para birimleri kriptografik tokenlar şeklinde ihraç edilse de, bu varlıklar merkezi bir ihraççıya sahip olmaları nedeniyle kripto para olarak değerlendirilmiyor.
Dünyada birçok ülke kendi CBDC projelerini geliştiriyor veya test ediyor.
Çin, dijital yuanı 2020 yılından bu yana deneme programları kapsamında test ederken, Rusya’da dijital rublenin geniş çaplı kullanımına 1 Eylül’de başlanması planlanıyor.
Esasen emlak piyasasına ilişkin düzenlemeler içeren 21st Century ROAD to Housing Act tasarısındaki CBDC yasağı hükmü, Cumhuriyetçilerin girişimiyle metne eklendi.
Tasarının şimdi Temsilciler Meclisi’nde oylanması, ardından da Başkan Donald Trump’ın imzasına sunulması gerekiyor.
Trump yönetimi daha önce de dijital doların hayata geçirilmesine karşı çıkarken, sabit kripto para birimlerini destekleyen bir çizgi izledi.
ABD’de GENIUS Act adlı sabit kripto para yasasının kabul edilmesinin ardından Hazine Bakanı Scott Bessent, ABD devlet tahvilleriyle desteklenen sabit kripto para birimlerinin Amerikan kamu borcuna yönelik yeni bir talep kaynağı oluşturacağını ve doların dijital ödemelerdeki konumunu güçlendireceğini söyledi.
Fed de dijital dolar fikrinden bir yıldan uzun süre önce uzaklaşmıştı.
Kurumun eski başkanı Jerome Powell, görev süresi boyunca ABD’de merkez bankası dijital para biriminin hayata geçirilmeyeceğini açıklamıştı. Powell’ın yerine gelen mevcut Fed Başkanı Kevin Warsh da CBDC karşıtı bir tutum sergiliyor.
Avrupa Birliği ise dolar bazlı sabit kripto para birimlerinin yaygınlaşmasına karşılık dijital euro projesini bir CBDC olarak destekliyor. Birlik, pazarını korumaya yönelik adımlar da attı.
Bu yıl yürürlüğe giren MiCA kripto varlık düzenlemeleri, Avrupa’daki kripto para borsalarında işlem gören tüm sabit kripto para birimlerinin, özel lisans almış ve AB içinde faaliyet gösteren ihraççılar tarafından çıkarılmasını şart koşuyor.
Toplam piyasa değeri 317 milyar dolar olan sabit kripto para piyasasının yüzde 90’dan fazlasını dolar bazlı ürünler oluşturuyor.
En büyük sabit kripto para birimleri, 186 milyar dolarlık piyasa değerine sahip Tether’in USDT’si ile 74 milyar dolarlık piyasa değerine sahip Circle’ın USDC’si olarak öne çıkıyor.
Trump ailesiyle bağlantılı kripto para projesi World Liberty Financial tarafından yaklaşık bir yıl önce piyasaya sürülen USD1 adlı sabit kripto para birimi ise yaklaşık 4,5 milyar dolarlık piyasa değeriyle kategorisinde dördüncü sırada yer alıyor.
USD1 arzının yaklaşık yüzde 75’i Binance’te tutuluyor.
Amerika
Google yapay zeka için A24 stüdyosuna ortak oluyor

Google, yapay zeka alanında iş birliği geliştirmek amacıyla bağımsız film stüdyosu A24’e yaklaşık 75 milyon dolar yatırım yapmaya hazırlanıyor. The Wall Street Journal gazetesinin kaynaklara dayandırdığı habere göre ortaklık kapsamında sinema sektörüne yönelik yeni yapay zeka araçlarının geliştirilmesi hedefleniyor.
The Wall Street Journal gazetesinin konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre Google, yapay zeka alanındaki ortaklık kapsamında bağımsız film stüdyosu A24’e yaklaşık 75 milyon dolar yatırım yapacak.
Gazete, bu adımın teknoloji devinin bir sinema stüdyosundan ilk kez hisse satın aldığı örnek olduğunu kaydetti.
Google bünyesindeki yapay zeka birimi DeepMind ile A24, filmlerin üretimi ve dağıtımı için yeni araçlar geliştirmeyi planlıyor.
A24 stüdyosunun teknoloji ve inovasyon alanındaki çalışmalarını yürüten ortağı Scott Belsky, geliştiricilerin yapay zekayı film üretimini hızlandırmak ve maliyetleri düşürmek amacıyla öne çıkardığını, ancak bu durumun sinemacılar arasında memnuniyetsizlik yarattığını ifade etti.
Sürece ilişkin değerlendirmede bulunan Belsky, “Yaratıcı kontrolü koruyan ve risk alma isteğini teşvik eden daha etkili yapay zeka uygulama yöntemlerinin olduğuna inanıyoruz” dedi.
Yeni araçların, kullanıcı taleplerine göre doğrudan içerik üreten üretken yapay zekadan farklı olacağını belirten Belsky, Google’ın A24 stüdyosunun film ve televizyon arşivine erişim hakkı elde etmeyeceğini kaydetti.
DeepMind Başkan Yardımcısı Eli Collins ise ortaklığa ilişkin, “Teknolojinin, alanındaki en iyi uzmanların ellerine ulaştığı anlarda büyük ilerlemelerin kaydedileceğine inanıyoruz.” açıklamasında bulundu.
ABD merkezli bağımsız bir sinema şirketi olan A24 stüdyosu, özellikle yazar ve festival filmleri üzerine odaklanmasıyla tanınıyor. Yakın zamanda “Gerçekliğin Sahne Arkası” (Y2K) ve “Marty Supreme” filmlerini izleyiciyle buluşturan stüdyonun portföyünde, yedi Oscar ödülü kazanan “Her Şey Her Yerde Aynı Anda” (Everything Everywhere All at Once) yapımının yanı sıra “Yeşil Şövalye” (The Green Knight), “Deniz Feneri” (The Lighthouse), “Cadı” (The Witch), “Ritüel” (Midsommar), “Geçmiş Yaşamlar” (Past Lives), “Demir Pençe” (The Iron Claw), “When You Finish Saving the World” ve “İç Savaş” (Civil War) gibi filmler yer alıyor.
Amerika
SpaceX, 6,3 milyar dolarlık bilgi işlem gücü anlaşması imzaladı

SpaceX, açık kaynaklı yapay zeka girişimi Reflection AI ile önemli bir bilgi işlem gücü anlaşması imzaladı.
Anlaşma kapsamında Reflection, gelişmiş modelleri eğitmek ve çalıştırmak için kullanılan en üst düzey yapay zeka çipleri olan Nvidia GB300’lere anında erişim elde edecek.
CNBC’nin incelediği belgelere göre, 1 Temmuz 2026’dan itibaren 2029 yılına kadar SpaceX’e aylık 150 milyon dolar ödeme yapmayı kabul etti.
Anlaşma süresi sonuna kadar devam ederse, ödemelerin toplam tutarı yaklaşık 6,3 milyar dolara ulaşacak.
Her iki şirket de ilk üç ayın ardından 90 gün önceden bildirimde bulunarak sözleşmeyi feshedebilir.
Anlaşma, SpaceX’in rekor kıran halka arzının ardından devasa veri merkezi altyapısını nasıl kullandığını gösteriyor.
Şirket, Colossus’u kısmen ChatGPT’nin rakibi olan Grok’a güç sağlamak amacıyla kurmuştu.
Şimdi ise SpaceX, bu altyapıyı dışardaki yapay zeka şirketlerine hesaplama gücü kapasitesi satmak için de kullanıyor.
SpaceX, daha önce Anthropic, Google ve Cursor ile hesaplama gücü konusunda anlaşmalar imzalamıştı. Musk’ın şirketi şu anda Cursor’u satın alma sürecinde.
Reflection, bu listeye stratejik açıdan farklı bir müşteri daha ekliyor: Hükümetlerin ve işletmelerin kapalı yapay zeka sistemlerine olan bağımlılığını yeniden değerlendirdiği bir dönemde, açık kaynaklı modellere odaklanan bir yapay zeka laboratuvarı.
Zamanlama dikkat çekici. Anthropic’in Fable ve Mythos’a erişimi kesmesinin ardından açık kaynaklı yapay zeka ivme kazandı.
Bu durum, kritik işler için kapalı model sağlayıcılarına güvenmenin riskleri konusunda soru işaretleri yarattı.
Bu olay, açık model şirketlerine, müşterilerin modelleri daha fazla kontrol sahibi olarak inceleyebilmesi, özelleştirebilmesi ve çalıştırabilmesi gerektiği yönünde daha güçlü bir argüman sağladı.
Reflection, son değerlemesi 25 milyar dolar olan bu girişim olarak, OpenAI, Anthropic ve Google’ın öncü sistemleriyle rekabet edebilecek Amerikan açık kaynaklı yapay zeka modelleri geliştirmeye çalışırken, hükümetlere ve işletmelere kapalı sistemlere kıyasla daha fazla esneklik sunma hedefiyle bu yaklaşımı doğrudan benimsedi.
Reflection sözcüsü yaptığı açıklamada, “Son zamanlarda yaşanan olaylar, açık kaynağın yapay zeka ekosistemi için ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor; giderek daha fazla ülke ve işletme, yalnızca kapalı modellere bağımlı olmanın getirdiği riskleri ve maliyetleri fark ediyor,” dedi.
Reflection, bu anlaşmanın kendisine “Amerikan açık zekası” olarak adlandırdığı şeyi hızlandırmak için ek hesaplama gücü, yani hesaplama kapasitesi sağladığını belirtti.
Girişim henüz halka açık bir öncü açık kaynaklı model yayınlamadı fakat hükümet ve ulusal güvenlik müşterileriyle ivme kazanmaya devam ediyor.
Şirket, Enerji Bakanlığı’nın Genesis Misyonu ile birlikte çalışıyor ve Pentagon’un daha geniş kapsamlı yapay zeka çabalarının bir parçası.
SpaceX için bu anlaşma, hesaplama gücünün yapay zeka yarışında stratejik bir değer haline geldiğinin bir başka işareti.
Gelişmiş Nvidia çiplerine erişim, öncü modelleri eğitmeye ve kullanmaya çalışan şirketler için hâlâ en büyük kısıtlamalardan biri olmaya devam ediyor.
Colossus’u dış müşterilere açarak şirket, kıt grafik işlem birimi kapasitesini satmak için yarışan bulut sağlayıcıları ve yapay zeka altyapı şirketlerinin yanına konumlanıyor.
Bu aynı zamanda SpaceX’e, büyüyen yapay zeka altyapısı anlatısını haklı çıkarmak için başka bir yol sunuyor.
Yatırımcılar, SpaceX’in roketler ve Starlink’in ötesine geçerek yapay zeka, veri merkezleri ve hesaplama hizmetlerine genişleyip genişleyemeyeceğini izliyor.
Amerika6 gün öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Görüş2 hafta önceYeni Delhi’den Yükselen Ses: BRICS’in Yeni Dünya Düzeni Manifestosu
Asya7 gün önceÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti
Dünya Basını2 hafta önceİran’ın Yeni Büyük Stratejisi
Görüş1 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 5
Ortadoğu1 hafta önceİran, ABD ile varılan anlaşmanın detaylarını açıkladı
Asya2 hafta önceGüney Kore’de askeri istihbarat teşkilatına tarihi darbe
Görüş2 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 4










