Bizi Takip Edin

Amerika

Trump yemin töreni konuşmasının tam metni: ABD’nin kutsal misyonu geri döndü

Yayınlanma

Teşekkür ederim. Herkese çok teşekkür ederim. Çok, çok teşekkür ederim. Başkan Yardımcısı Vance. Meclis Başkanı Johnson. Senatör Thune. Baş Yargıç Roberts. Birleşik Devletler Yüksek Mahkemesi yargıçları. Başkan Clinton, Başkan Bush, Başkan Obama, Başkan Biden, Başkan Yardımcısı Harris ve yurttaşlarım, Amerika’nın altın çağı şu anda başlıyor.

Bugünden itibaren ülkemiz gelişecek ve tüm dünyada yeniden saygı görecektir. Her ulusun gıpta ettiği bir ülke olacağız ve artık kendimizden faydalanılmasına izin vermeyeceğiz. Trump yönetiminin her bir günü boyunca, çok basit bir şekilde Amerika’yı ilk sıraya koyacağım.

Egemenliğimiz geri kazanılacak. Güvenliğimiz yeniden tesis edilecek. Adalet terazisi yeniden dengelenecek. Adalet Bakanlığının ve hükümetimizin acımasız, şiddetli ve adaletsiz bir şekilde silah haline getirilmesi sona erecek. Ve en büyük önceliğimiz gururlu, müreffeh ve özgür bir ulus yaratmak olacak. Amerika yakında her zamankinden daha büyük, daha güçlü ve çok daha istisnai olacak.

Başkanlık görevine, ulusal başarıda heyecan verici yeni bir dönemin başlangıcında olduğumuz konusunda kendime güvenerek ve iyimserlikle dönüyorum. Bir değişim dalgası ülkeyi kasıp kavuruyor, gün ışığı tüm dünyanın üzerine dökülüyor ve Amerika bu fırsatı daha önce hiç olmadığı kadar iyi değerlendirme şansına sahip. Fakat öncelikle karşı karşıya olduğumuz zorluklar konusunda dürüst olmalıyız. Her ne kadar çok sayıda olsalar da, dünyanın şu anda Amerika Birleşik Devletleri’nde tanık olduğu bu büyük ivme ile yok edilecekler.

Bugün bir araya gelirken, hükümetimiz bir güven kriziyle karşı karşıya. Uzun yıllar boyunca, radikal ve yozlaşmış bir kurum vatandaşlarımızdan güç ve zenginlik elde ederken, toplumumuzun temel direkleri kırılmış ve görünüşte tam bir çöküntü içindeydi. Artık bir yandan yurt içinde basit bir krizi bile yönetemeyen, diğer yandan da yurt dışında süregelen felaketler kataloğunda tökezleyen bir hükümetimiz var. Yasalara saygılı muhteşem Amerikan vatandaşlarını korumakta başarısız olurken, çoğu hapishanelerden ve akıl hastanelerinden olmak üzere dünyanın dört bir yanından ülkemize yasadışı yollarla giren tehlikeli suçlulara sığınak ve koruma sağlıyor.

Yabancı sınırların savunulması için sınırsız fon ayıran ama Amerikan sınırlarını ve daha da önemlisi kendi halkını savunmayı reddeden bir hükümetimiz var. Yakın zamanda Kuzey Carolina’nın harika insanlarının gösterdiği gibi, ülkemiz artık acil durumlarda temel hizmetleri veremiyor. Çok kötü muamele gördüler. Ve aylar önce meydana gelen bir kasırganın acısını hâlâ çekmekte olan diğer eyaletler.

Ya da daha yakın zamanda, hâlâ trajik bir şekilde devam eden yangınları izlediğimiz Los Angeles. Haftalar öncesinden beri, en ufak bir savunma belirtisi bile olmadan, evleri ve toplulukları kasıp kavuruyor, hatta bazıları şu anda burada oturan ülkemizin en zengin ve en güçlü bireylerinden bazılarını bile etkiliyor. Artık bir evleri yok. Bu çok ilginç.

Ama bunun olmasına izin veremeyiz. Kimse bu konuda bir şey yapamıyor. Bu değişecek. Felaket zamanlarında hizmet vermeyen bir kamu sağlık sistemimiz var, yine de buna dünyanın herhangi bir yerindeki herhangi bir ülkeden daha fazla para harcanıyor. Ve çocuklarımıza umutsuzca vermeye çalıştığımız sevgiye rağmen, çoğu durumda kendilerinden utanmayı ve ülkemizden nefret etmeyi öğreten bir eğitim sistemimiz var. Tüm bunlar bugünden itibaren değişecek ve çok hızlı bir şekilde değişecek.

Yakın zamanda seçilmem, korkunç bir ihaneti ve yaşanan pek çok ihaneti tamamen tersine çevirme ve insanlara inançlarını, zenginliklerini, demokrasilerini ve aslında özgürlüklerini geri verme yetkisidir. Bu andan itibaren Amerika’nın gerilemesi sona ermiştir.

Özgürlüklerimiz ve ulusumuzun şanlı kaderi artık inkar edilmeyecektir. Amerika hükümetinin bütünlüğünü, yetkinliğini ve sadakatini derhal yeniden tesis edeceğiz.

Geçtiğimiz sekiz yıl boyunca 250 yıllık tarihimizdeki tüm başkanlardan daha fazla sınandım ve zorlandım. Ve bu süreçte çok şey öğrendim. Size şunu söyleyebilirim ki, Cumhuriyetimizi geri kazanma yolculuğumuz hiç de kolay olmadı. Davamızı durdurmak isteyenler özgürlüğümü ve hatta hayatımı elimden almaya çalıştılar.

Sadece birkaç ay önce, o güzel Pennsylvania topraklarında, bir suikastçının kurşunu kulağımı parçaladı. Ama o zaman da hissediyordum, şimdi daha da çok inanıyorum ki, hayatımın kurtarılmasının bir nedeni var. Amerika’yı yeniden büyük yapmak için Tanrı tarafından kurtarıldım.

Teşekkür ederim. Çok teşekkür ederim.

İşte bu nedenle her gün, Amerikan vatanseverlerinden oluşan yönetimimiz altında, her krizi onurlu, güçlü ve kuvvetli bir şekilde karşılamak için çalışacağız. Her ırktan, dinden, renkten ve inançtan vatandaşlarımıza umudu, refahı, güvenliği ve barışı geri getirmek için amaç ve hızla hareket edeceğiz. Amerikan vatandaşları için 20 Ocak 2025 Kurtuluş Günüdür.

Umuyorum ki son başkanlık seçimimiz ülkemiz tarihindeki en büyük ve en önemli seçim olarak hatırlanacaktır. Zaferimizin de gösterdiği gibi, tüm ulus hızla gündemimizin arkasında birleşiyor ve toplumumuzun neredeyse her unsurundan gelen destekte çarpıcı artışlar var: genç ve yaşlı, kadın ve erkek, Afrikalı Amerikalılar, Hispanik Amerikalılar, Asyalı Amerikalılar, kentli, banliyölü, kırsal ve çok daha önemlisi, yedi kararsız eyaletin tamamında güçlü bir galibiyet elde ettik ve halk oylamasını milyonlarca kişi tarafından kazandık.

Siyah ve Hispanik topluluklara, oylarınızla bana gösterdiğiniz muazzam sevgi ve güven için teşekkür etmek istiyorum. Rekorlar kırdık ve bunu unutmayacağım. Kampanya süresince sesinizi duydum ve önümüzdeki yıllarda da sizinle birlikte çalışmayı dört gözle bekliyorum. Bugün Martin Luther King Günü ve onun onuruna, bu büyük bir şeref olacak. Fakat onun onuruna, hayalini gerçeğe dönüştürmek için birlikte çaba göstereceğiz. Onun hayalini gerçekleştireceğiz.

Ulusal birlik şimdi Amerika’ya geri dönüyor ve güven ve gurur daha önce hiç olmadığı kadar yükseliyor. Yaptığımız her şeyde, yönetimim güçlü bir mükemmellik arayışı ve durmak bilmeyen bir başarıdan ilham alacaktır. Ülkemizi unutmayacağız, anayasamızı unutmayacağız ve Tanrımızı unutmayacağız. Bunu yapamam.

Bugün bir dizi tarihi başkanlık emrini imzalayacağım. Bu eylemlerle Amerika’nın tam restorasyonuna ve sağduyu devrimine başlayacağız. Her şey sağduyuyla ilgili.

İlk olarak, güney sınırımızda ulusal acil durum ilan edeceğim. Tüm yasadışı girişler derhal durdurulacak ve milyonlarca ve milyonlarca suçlu yabancıyı geldikleri yerlere geri gönderme sürecine başlayacağız. Meksika’da Kalma politikamı yeniden yürürlüğe koyacağız. Yakala ve bırak uygulamasına son vereceğim. Ve ülkemize yönelik feci istilayı püskürtmek üzere güney sınırına asker göndereceğim.

Bugün imzaladığım emirler uyarınca, kartelleri yabancı terör örgütleri olarak da tanımlayacağız. Ve 1798 tarihli Yabancı Düşmanlar Yasasını devreye sokarak, hükümetimizi, federal ve eyalet kolluk kuvvetlerinin tüm ve muazzam gücünü, şehirlerimiz ve iç bölgelerimiz de dahil olmak üzere ABD topraklarına yıkıcı suçlar getiren tüm yabancı çete suç şebekelerinin varlığını ortadan kaldırmak için kullanmaya yönlendireceğim.

Başkomutan olarak ülkemizi tehditlere ve istilalara karşı savunmaktan daha büyük bir sorumluluğum yoktur ve yapacağım şey de tam olarak budur. Bunu daha önce hiç kimsenin görmediği bir düzeyde yapacağız. Ardından kabinemin tüm üyelerini, rekor seviyedeki enflasyonu yenmek ve maliyetleri ve fiyatları hızla aşağı çekmek için ellerindeki geniş yetkileri kullanmaya yönlendireceğim. Enflasyon krizine aşırı harcamalar ve artan enerji fiyatları neden olmuştur. İşte bu nedenle bugün ayrıca ulusal enerji acil durumu ilan edeceğim. Sondaj yapacağız, bebeğim, sondaj.

Amerika bir kez daha üretim ülkesi olacak ve başka hiçbir üretim ülkesinin sahip olamayacağı bir şeye sahibiz: Dünya üzerindeki herhangi bir ülkenin sahip olduğu en büyük petrol ve doğalgaz miktarı; ve biz bunu kullanacağız. Kullanacağız.

Fiyatları düşüreceğiz, stratejik rezervlerimizi tekrar dolduracağız, en üst seviyeye çıkaracağız ve Amerikan enerjisini tüm dünyaya ihraç edeceğiz.

Yeniden zengin bir ulus olacağız ve bunu sağlayacak olan da ayaklarımızın altındaki sıvı altındır. Bugünkü eylemlerimle Yeşil Yeni Düzen’i [Green New Deal] sona erdireceğiz ve elektrikli araç zorunluluğunu iptal edeceğiz, otomobil endüstrimizi kurtaracağız ve büyük Amerikan otomobil işçilerimize verdiğim kutsal sözü tutacağız.

Başka bir deyişle, istediğiniz arabayı satın alabileceksiniz. Sadece birkaç yıl önce kimsenin hayal bile edemeyeceği bir hızla Amerika’da yeniden otomobil üreteceğiz. İlham verici güven oylarınız için ulusumuzun otomotiv işçilerine teşekkür ederim. Onların oylarıyla muazzam bir başarı elde ettik.

Amerikalı işçileri ve aileleri korumak için ticaret sistemimizin revizyonuna derhal başlayacağım. Diğer ülkeleri zenginleştirmek için vatandaşlarımızı vergilendirmek yerine, vatandaşlarımızı zenginleştirmek için yabancı ülkelere gümrük vergisi ve vergi uygulayacağız. Bu amaçla, tüm gümrük vergilerini, harçları ve gelirleri toplamak üzere Dış Gelir Servisini kuruyoruz. Hazinemize yabancı kaynaklardan gelen büyük miktarlarda para akacak.

Amerikan rüyası yakında geri dönecek ve daha önce hiç olmadığı kadar gelişecek. Federal hükümetimize yetkinlik ve etkinliği yeniden kazandırmak için yönetimim yepyeni bir Devlet Verimliliği Departmanı kuracaktır.

İfade özgürlüğünü kısıtlamaya yönelik yıllarca süren yasadışı ve anayasaya aykırı federal çabaların ardından, tüm hükümet sansürünü derhal durdurmak ve Amerika’ya ifade özgürlüğünü geri getirmek için bir başkanlık emri imzalayacağım.

Devletin muazzam gücü bir daha asla siyasi muhaliflere zulmetmek için silah olarak kullanılmayacak. Bunun olmasına izin vermeyeceğiz. Bir daha da olmayacak. Benim liderliğim altında, anayasal hukukun üstünlüğü altında adil, eşit ve tarafsız adaleti yeniden tesis edeceğiz. Ve şehirlerimize kanun ve düzeni geri getireceğiz.

Bu hafta ayrıca, hükümetin ırk ve cinsiyeti kamusal ve özel yaşamın her alanında sosyal mühendisliğe tabi tutma politikasına da son vereceğim. Renk körü ve liyakate dayalı bir toplum oluşturacağız. Bugünden itibaren, erkek ve kadın olmak üzere sadece iki cinsiyetin var olduğu Birleşik Devletler hükümetinin resmi politikası olacaktır.

Bu hafta, Covid aşısı zorunluluğuna itiraz ettikleri için haksız yere ordudan ihraç edilen tüm hizmet üyelerini tam maaşla geri alacağım. Ve savaşçılarımızın görevdeyken radikal siyasi teorilere ve sosyal deneylere maruz kalmalarını engellemek için bir emir imzalayacağım. Bu hemen sona erecek. Silahlı kuvvetlerimiz tek görevlerine odaklanmakta özgür olacaklar: Amerika’nın düşmanlarını yenmek.

2017’de olduğu gibi yine dünyanın gördüğü en güçlü orduyu inşa edeceğiz. Başarımızı sadece kazandığımız savaşlarla değil, sona erdirdiğimiz savaşlarla ve belki de en önemlisi hiç girmediğimiz savaşlarla ölçeceğiz.

Benim en gurur duyduğum mirasım, barıştırıcı ve birleştirici kişi olmak olacak. Ben de böyle olmak istiyorum; barıştırıcı ve birleştirici. Dün itibariyle, göreve başlamamdan bir gün önce, Orta Doğu’daki rehinelerin ailelerine kavuştuğunu söylemekten memnuniyet duyuyorum. Teşekkür ederim.

Amerika, dünyanın en büyük, en güçlü ve en saygın ulusu olarak hak ettiği yeri yeniden alacak ve tüm dünyanın hayranlığını ve hayranlığını kazanacaktır. Kısa bir süre sonra Meksika Körfezinin adını Amerika Körfezi olarak değiştireceğiz. Ve büyük bir başkanın, William McKinley’in adını, olması gereken ve ait olduğu yere, McKinley Dağına geri vereceğiz.

Başkan McKinley, gümrük tarifeleri ve tanrı vergisi yetenekleri sayesinde ülkemizi çok zenginleştirdi. Doğal bir iş adamıydı ve Teddy Roosevelt’e, ABD’den sonra aptalca bir şekilde Panama ülkesine verilen Panama Kanalı da dahil olmak üzere yaptığı pek çok harika şey için para verdi. Amerika Birleşik Devletleri –yani bir düşünün– Panama Kanalının inşası için daha önce hiçbir proje için harcanmamış kadar çok para harcadı ve 38.000 can kaybetti. Asla yapılmaması gereken bu aptalca hediye yüzünden çok kötü muamele gördük. Ve Panama’nın bize verdiği söz tutulmadı. Anlaşmamızın amacı ve antlaşmamızın ruhu tamamen ihlal edildi.

Amerikan gemileri ciddi şekilde fazla ücretlendirilmekte ve hiçbir şekilde, hiçbir biçimde adil muamele görmemektedir. Buna Birleşik Devletler Donanması da dâhildir. Hepsinden önemlisi, Panama Kanalını Çin işletiyor ve biz onu Çin’e vermedik, Panama’ya verdik ve geri alıyoruz.

Her şeyden önemlisi, bugün Amerikalılara mesajım, bir kez daha cesaret, canlılık ve tarihin en büyük medeniyetinin canlılığıyla hareket etme zamanının geldiğidir. Ulusumuzu özgürleştirirken, onu zafer ve başarının yeni zirvelerine taşıyacağız. Yılmayacağız. Birlikte kronik hastalık salgınını sona erdirecek ve çocuklarımızı güvende, sağlıklı ve hastalıksız tutacağız.

Amerika Birleşik Devletleri kendisini bir kez daha büyüyen bir ulus olarak görecek; zenginliğimizi artıran, topraklarımızı genişleten, şehirlerimizi inşa eden, beklentilerimizi yükselten ve bayrağımızı yeni ve güzel ufuklara taşıyan bir ulus. Ve Mars gezegenine elli yıldızlı ve çizgili bayrağı dikmek için Amerikalı astronotları fırlatarak kutsal misyonumuzu [manifest destiny] yıldızlara doğru takip edeceğiz.

Hırs, büyük bir ulusun can damarıdır ve şu anda ulusumuz diğerlerinden daha hırslı. Bizim ulusumuz gibi bir ulus yoktur. Amerikalılar kaşifler, inşaatçılar, yenilikçiler, girişimciler ve öncülerdir. Sınırların ruhu kalplerimize yazılmıştır. Bir sonraki büyük maceranın çağrısı ruhlarımızda yankılanır. Amerikalı atalarımız, geniş bir kıtanın kenarındaki küçük bir koloni grubunu, dünyanın en sıra dışı vatandaşlarından oluşan güçlü bir cumhuriyete dönüştürdü. Bunun yanına kimse yaklaşamaz.

Amerikalılar, vahşi doğanın hüküm sürdüğü engebeli bir arazide binlerce kilometre yol kat ettiler. Çölleri aştılar, dağlara tırmandılar, anlatılmamış tehlikelere göğüs gerdiler, Vahşi Batıyı kazandılar, köleliğe son verdiler, milyonları zulümden kurtardılar, milyarları yoksulluktan kurtardılar, elektriği kullandılar, atomu parçaladılar, insanlığı göklere çıkardılar ve insan bilgisinin evrenini insan avucunun içine koydular. Birlikte çalışırsak, yapamayacağımız hiçbir şey ve başaramayacağımız hiçbir hayal yoktur.

Pek çok kişi benim böylesine tarihi bir siyasi dönüş yapmamın imkansız olduğunu düşünüyordu. Ama bugün gördüğünüz gibi, işte buradayım. Amerikan halkı sözünü söyledi.

Şimdi karşınızda, bir şeyi yapmanın imkansız olduğuna asla inanmamanız gerektiğinin kanıtı olarak duruyorum. Amerika’da imkansız bizim en iyi yaptığımız şeydir.

New York’tan Los Angeles’a, Philadelphia’dan Phoenix’e, Chicago’dan Miami’ye, Houston’dan Washington D.C.’ye kadar ülkemiz, haklarımız ve özgürlüğümüz için sahip oldukları her şeyi veren vatansever nesiller tarafından şekillendirildi ve inşa edildi. Onlar çiftçiler ve askerler, kovboylar ve fabrika işçileri, çelik işçileri ve kömür madencileri, polis memurları ve öncülerdi; ileriye doğru yürüdüler ve hiçbir engelin ruhlarını ya da gururlarını yenmesine izin vermediler.

Birlikte demiryollarını döşediler, gökdelenleri yükselttiler, büyük otoyollar inşa ettiler, iki dünya savaşını kazandılar, faşizmi ve komünizmi yendiler ve karşılaştıkları her zorluğun üstesinden geldiler. Birlikte yaşadığımız onca şeyden sonra, Amerikan tarihinin en büyük dört yılının eşiğinde duruyoruz. Sizin de yardımınızla Amerika’nın vaatlerini yerine getirecek ve çok sevdiğimiz bu ulusu yeniden inşa edeceğiz.

Bizler tek bir halk, tek bir aile ve Tanrı’nın egemenliği altında tek bir şanlı ulusuz. Çocukları için hayaller kuran her ebeveyne ve gelecekleri için hayaller kuran her çocuğa sesleniyorum; yanınızdayım, sizin için savaşacağım ve sizin için kazanacağım. Daha önce hiç olmadığı gibi kazanacağız. Teşekkür ederim. Teşekkür ederim. Teşekkür ederim. Teşekkür ederim.

Son yıllarda ulusumuz büyük acılar çekti. Ama biz onu geri getireceğiz ve her zamankinden daha büyük bir ulus haline getireceğiz. Merhamet, cesaret ve istisnacılıkla dolu, eşi benzeri olmayan bir ulus olacağız. Gücümüz tüm savaşları durduracak ve öfkeli, şiddetli ve tamamen öngörülemez olan bir dünyaya yeni bir birlik ruhu getirecek.

Amerika, din, inanç ve iyi niyet sahibi insanlar da dahil olmak üzere yeniden saygı görecek ve yeniden hayranlık duyulacaktır. Müreffeh olacağız, gururlu olacağız, güçlü olacağız ve daha önce hiç olmadığı kadar kazanacağız. Fethedilmeyeceğiz, sindirilmeyeceğiz, kırılmayacağız ve başarısız olmayacağız. Bugünden itibaren Amerika Birleşik Devletleri özgür, egemen ve bağımsız bir ulus olacaktır.

Cesurca ayakta duracağız, gururla yaşayacağız, cesaretle hayal kuracağız ve hiçbir şey yolumuza çıkamayacak çünkü biz Amerikalıyız. Gelecek bizimdir. Ve altın çağımız daha yeni başladı. Teşekkürler, Tanrı Amerika’yı korusun, hepinize teşekkürler.

Amerika

Illinois’de ayrılık oylaması: 44 bölge Chicago’dan kopmak istiyor

Yayınlanma

Illinois’de Chicago dışındaki bölgeleri 51’inci eyalet olarak ayırma girişimi kasım seçimlerinde 11 bölgenin daha katılımıyla oylanacak. Eyaletteki 102 bölgeden 44’üne ulaşması beklenen danışma referandumlarına karşılık Vali Pritzker yönetimi ayrılık ihtimalini kesin bir dille reddediyor.

ABD’nin Illinois eyaletinde, Chicago dışındaki bölgelerin ayrılarak 51’inci eyaleti kurması yönündeki tartışma yeni bir aşamaya geçiyor.

Eyaletteki 102 bölgeden 11’i daha, kasım ayındaki ara seçimlerde Chicago’suz yeni bir eyalet kurma ihtimalinin araştırılması için danışma niteliğinde sandık başına gidecek.

Ayrılık fikri kırsal kesimde uzun süredir zemin topluyor.

Daha önce benzer referandumlara onay veren 33 bölgenin ardından, yeni oylamalardan da destek çıkarsa ayrılık görüşmelerini onaylayan bölgelerin sayısı 44’e ulaşacak.

Eyalette idari yapı 102 bölgeden oluşurken Chicago kenti ve banliyölerinin bir kısmı Cook Bölgesi sınırları içinde kalıyor.

Ayrılık hareketinin öncüleri ise Chicago merkezli politikaların eyaletin geri kalanını gölgede bıraktığı gerekçesiyle Cook dışındaki tüm yerleşimleri yeni bir çatı altında toplamayı hedefliyor.

Illinois Separation adlı organizasyonun direktörü Loret Newlin, yerel halkın eyalet yönetimi tarafından dışlandığını savunuyor. Newlin, “Bizim gerçek hayatımız bu. Görmezden geliniyoruz. Bize zarar veren pek çok yasa çıkarılırken hiçbir şekilde hesaba katılmıyoruz” dedi.

Süreci sandıklara taşıyan bir diğer yapı olan New Illinois yönetim kurulu başkanı G.H. Merritt de benzer bir soruna işaret ediyor.

KRCU Kamu Radyosu’na konuşan Merritt, asıl meselenin eyalet yönetiminde kırsal alanların, küçük kasabaların ve banliyölerin yeterince temsil edilmemesi olduğunu kaydetti.

Buna karşılık eyaletin siyasi merkezi ayrılık taleplerine kapıyı tamamen kapatıyor.

Eyalet Valisi J.B. Pritzker yönetimi, girişimi daha önce “siyasi bir manevra” olarak nitelendirip sınırların bölünmesi gibi bir durumun “kesinlikle gerçekleşmeyeceğini” duyurmuştu.

Hukuki tablo da ayrılıkçıların önünde zorlu bir bariyer oluşturuyor.

ABD Anayasası’nın 4. maddesinin 3. fıkrasına göre, bir eyaletin sınırları bölünerek yeni bir eyalet oluşturulması hem ilgili eyalet meclisinin hem de ABD Kongresi’nin onayına bağlı.

Kasım ayında seçmenlerin önüne gelecek pusulada, bölge yetkililerinin Cook dışındaki diğer yerel yönetimlerle temasa geçerek yeni bir eyalet kurulması ve ABD’ye katılımı konusunu müzakere edip etmeyeceği soruluyor.

Sandıktan çıkacak “evet” oyları yalnızca istişari nitelik taşıyor ve eyalet sınırlarını doğrudan değiştirmiyor.

Tartışmanın merkezindeki demografik ağırlık da dengeleri belirliyor. Yaklaşık 2,7 milyon kent nüfusuna ve 9,6 milyondan fazla metropol nüfusuna sahip Chicago, ABD’nin üçüncü büyük şehri konumunda yer alıyor.

Sınırları yeniden çizme arayışı yalnızca Illinois ile de sınırlı kalmıyor. Komşu eyalet Indiana’nın parlamentosu, Illinois bölgelerini kendi sınırlarına davet eden bir yasa kabul etmişti.

Doğu Oregon’da ise Greater Idaho hareketi temsilcileri, bölgelerini komşu Idaho’ya bağlamak için girişimlerini sürdürüyor.

ABD tarihinde eyaletlerin bölünmesiyle kurulan yeni yapılar daha önce de görüldü. Maine halkı 1819’da Massachusetts’ten ayrılma yönünde oy kullanmış, ardından 1820’deki Missouri Uzlaşması çerçevesinde ülkenin 23’üncü eyaleti olarak birliğe katılmıştı.

Benzer şekilde Batı Virginia da Amerikan İç Savaşı sırasında, 1863 yılında Virginia’dan koparak ABD yönetimine dahil olmuştu.

Okumaya Devam Et

Amerika

AIPAC, adaylara yönelik destek beyanlarını ve doğrudan bağışları durdurdu

Yayınlanma

İsrail yanlısı Amerikan-İsrail Kamu İşleri Komitesi (AIPAC), artık adaylara destek açıklaması yapmayacağını veya adaylar için fon ayırmayacağını duyurdu.

Uzun süredir etkili bir lobi grubu olan AIPAC, doğrudan siyasi faaliyetlerine beş yıl önce başlamıştı.

O zamandan beri, özellikle de bu ara seçim döneminde, AIPAC giderek artan bir direnişle karşı karşıya kaldı.

Grup, Gazze ve İran’daki savaşlar da dahil olmak üzere çeşitli konulardaki tutumları nedeniyle eleştiriliyor.

AIPAC’ın desteklediği adaylar, ABD’nin İsrail ile ilişkilerine yönelik kamuoyu görüşünün değişmesiyle birlikte, örgütün desteğini ve mali katkılarını kabul ettikleri için hem sağdan hem de soldan sert muhalefetle karşı karşıya kaldı.

Eleştirileri yatıştırmak amacıyla, AIPAC’ın desteklediği bazı adaylar, örgütten herhangi bir para kabul etmeyeceklerini açıkladı.

AIPAC, değişiklikleri ilk olarak üyelere gönderdiği bir mektupta duyurdu ve “Karşı karşıya olduğumuz zorluklar önümüzdeki yıllarda artmaya devam edecek,” dedi.

Mektupta AIPAC, bireysel bağışçıları harekete geçirerek grubun misyonuyla uyumlu adaylara para aktarmaya devam edeceğini belirtti.

Mektupta, “Mevcut çabalarımızı genişleterek, Amerikalı bireylerin adaylara yaptığı doğrudan ve organize bağışları artırmaya ve ortaya çıkan siyasi bağış toplama araçlarını en üst düzeye çıkarmaya öncelik vereceğiz,” denildi.

Mektupta ayrıca, 2028 seçim döngüsünün “aktivistlerimizden İsrail yanlısı siyasete daha da güçlü bir bağlılık gerektireceği” belirtildi.

Sonuç olarak, grup, “Amerika’nın İsrail ile ittifakını güçlendiren ve İsrail karşıtı yasaya karşı duran Cumhuriyetçiler ve Demokratlara” desteğini artırmayı planlıyor.

NPR’ye yaptığı açıklamada, AIPAC sözcüsü Deryn Sousa, değişikliklere rağmen grubun misyonu ve stratejisinin aynı kaldığını belirtti:

“Amacımız, ABD-İsrail ilişkilerine destek sağlamak. AIPAC üyeleri bu seçim döneminde adaylara doğrudan 90 milyon dolardan fazla bağışta bulundu ve üyelerimizden gelen bu organize, doğrudan bağışlar devam edecek ve artacak.”

Federal Seçim Komisyonu (FEC) kayıtlarına göre, AIPAC 2026 yılında 30 Eylül itibariyle adaylara ve siyasi komitelere yaklaşık 25 milyon dolar bağışladı.

AIPAC’a bağlı süper PAC (Siyasi Eylem Komitesi) olan United Democracy Project ise adaylara ve siyasi komitelere 13 milyon dolar bağışladı ve bağımsız harcamalar olarak ek 53,5 milyon dolar harcadı.

Son günlerde, süper PAC’ın bireysel bağımsız harcamalarının bir kısmı, Michigan’daki ABD Senatosu için Demokrat Parti adayı olan Abdul El-Sayed’e karşı kampanya yürütmek amacıyla kullanılıyor.

AIPAC, ön seçimlerde de El-Sayed’e karşı kampanya yürütmek için büyük harcamalar yapmış ve rakibi Temsilci Haley Stevens’ı desteklemişti.

Michigan Senato yarışı, AIPAC’ın İsrail yanlısı bir politikacıyı desteklemek ya da örgütün İsrail’e karşı daha olumsuz bir tutum sergilediğini düşündüğü birine karşı çıkmak amacıyla harcama yaptığı, dikkat çeken yarışlardan sadece biri.

AIPAC, NPR’ye yaptığı açıklamada, bağlı süper PAC’ı United Democracy Project’in faaliyetlerine devam edeceğini ve sınırsız miktarda para toplayabileceğini doğruladı.

Kuruluş, İsrail yanlısı adayları desteklemek ve İsrail’i eleştirenlere karşı çıkmak için büyük harcamalar yaptı.

Okumaya Devam Et

Amerika

Elon Musk, Tesla ile SpaceX’i birleştirmek istiyor

Yayınlanma

Elon Musk, SpaceX ve Tesla’yı roketler, uydular, internet hizmeti, sohbet robotları, sosyal medya, robotlar ve otomobilleri kapsayan tek bir şirket altında birleştirmeye hazırlanıyor.

Dünyanın en zengin insanı geçen salı günü yaptığı açıklamada, her iki şirketin de birleşmeyi incelemek üzere bağımsız yönetim kurulu üyelerinden oluşan özel komiteler kurduğunu ve bunu “iyi bir fikir” olarak nitelendirdi.

Her iki şirketin de ana hissedarı ve yöneticisi olan Musk, “çıkar çatışması yaşayan taraf” olarak “görüşmelere katılamayacağını” kabul etti ve iki şirketin bir anlaşmaya varacağına dair hiçbir garanti olmadığını belirtti.

Musk, şimdiye kadarki en cüretkar anlaşmasını gerçekleştirebilirse, birleşik grubun mevcut fiyatlarla değeri yaklaşık 3,6 trilyon dolara ulaşacak ve bu da onu Nvidia, Apple, Alphabet ve Microsoft ile birlikte dünyanın en değerli beş şirketi arasına sokacak.

Fakat herhangi bir birleşme, Musk’ın gücüne ilişkin hissedar endişelerinden, tüm zamanların en büyük birleşmesini mercek altına alacak olan ABD ve Çin’deki yetkililerin onayı sürecine kadar ciddi engellerle karşı karşıya kalacak.

Geçen çarşamba günü erken saatlerdeki işlemlerde SpaceX hisseleri yüzde 9 artış gösterirken, Tesla hisseleri yüzde 2,5 değer kazandı.

Musk’ın oluşturacağı holding, çok geniş bir iş kolları yelpazesine sahip olacak. SpaceX, dünyanın önde gelen roket işini ve Starlink uydu iletişim ağını bu yapıya katacak.

Visible Alpha tarafından derlenen analist tahminlerine göre, birleşik şirket 155.000’den fazla kişiyi istihdam edecek ve bu yıl toplam 153 milyar dolarlık gelir elde edecek.

Fakat analistler, Musk’ın yapay zeka altyapısı, çip fabrikaları ve roketlere yönelik harcama planlarının her geçen gün artmasıyla birlikte, şirketin en az 54 milyar dolarlık negatif serbest nakit akışına sahip olacağını öngörüyor.

Anlaşma, Musk’ın Tesla üzerindeki kontrolünü de güçlendirecek. Bir hisse bir oy hakkı taşıyan Tesla’da yaklaşık yüzde 20’lik oy hakkına sahip olan Musk, süper oy hakkına sahip hisseler sayesinde SpaceX’teki oyların yaklaşık yüzde 84’ünü kontrol ediyor.

Analistler, Tesla’nın bu yıl yarım milyondan fazla Model 3 sedan, 1 milyondan fazla Model Y ve 22.000 adet Cybertruck satmasını bekliyor.

Tesla’nın ayrıca büyümekte olan otonom sürüş iş kolu ve Musk’ın bir gün Tesla’nın değerini 25 trilyon dolara çıkarabileceğini öngördüğü Optimus robot serisi de bulunuyor.

Musk, yapay zekanın (AI) kendi önceliği olduğunu açıkça belirtirken, birleşmenin mantıklı olduğunu “neredeyse süper zeka tekilliği içinde olduğumuz” gerekçesiyle ifade etti.

“Süper zeka tekilliği”, yapay zekanın insan zekasını aştığı anı ifade ediyor.

Musk, SpaceX’in bu yılın sonuna kadar yaklaşık 3 GW, gelecek yılın sonuna kadar ise 13 GW çevrimiçi hesaplama gücüne sahip olacağını ve 20 GW’yi aşma ihtimalinin “sıfırdan farklı” olduğunu söyledi.

Bu, SpaceX’in Amazon Web Services, Microsoft ve Google dahil olmak üzere en büyük bulut hizmet sağlayıcılarıyla rekabet etmesini sağlayacak.

SpaceX’in uyguladığını belirttiği watt başına 50 dolardan biraz fazla bir ücretle, 20 GW’lık kapasitenin her bir watt’ı kiralanırsa yılda yaklaşık 1 trilyon dolar gelir elde edilecek.

Bu rakam, Musk’ın 2027 sonu için öngördüğü 500 milyar dolar ile 1 trilyon dolar arasındaki gelir aralığının en üst sınırına denk geliyor.

Uzun vadede Musk, Starlink’i uzaydan telefon hizmeti sunan büyük bir mobil operatöre dönüştürmek, yörüngeye veri merkezleri yerleştirmek ve Mars’ı kolonileştirmek istiyor.

Yatırımcılar, Musk’ın imparatorluğunun tamamına odaklanma kabiliyeti konusunda uzun süredir soru işaretleri taşıyor.

Önde gelen bir Tesla yatırımcısı, “Şu anda zamanının bir kısmını Tesla’da, bir kısmını da SpaceX’te geçiriyor ve hissedarlar, enerjisinin ya da parasının çoğunu nereye harcadığını bilemiyor,” dedi.

Trilyoner olma eşiğindeki Musk, haftanın dört gününü genellikle Tennessee’nin Memphis kentinde geçirdiğini ve yeni bilgi işlem kümelerini devreye aldığını belirterek, SpaceX’in roket mühendisleri ekibinin veri merkezlerini herkesten daha hızlı inşa edebileceğini savundu.

Öte yandan Musk’ın liderliğinde iki şirket şimdiden birleşme sürecine girmiş durumda.

Milyarder, “Süper zeki yazılım geliştirme, çip tasarımı, Terafab projesi, elbette robotik ve yörüngeye kütle taşıma alanlarında işbirliği yapmaktan elde edilecek çok şey var,” dedi.

Mart ayında Musk, Teksas’ta kurulacak ve nihai maliyeti 119 milyar dolara ulaşabilecek devasa bir yarı iletken üretim tesisi olan Terafab adında iki şirketin ortak girişimini duyurdu.

Bu tesis, Musk’ın otonom araçları, insansı robotları ve yörünge yapay zeka veri merkezleri için çip üretecek.

İki şirket ayrıca, geçen hafta tanıtılan Roadster adlı “uçan” spor otomobil üretmek için de işbirliği yaptı.

Araç, SpaceX tarafından geliştirilen soğuk gaz iticileri kullanarak bir dizi ters takla ve zıplama gerçekleştirdi.

Musk’ın yapay zeka modeli Grok da birçok Tesla aracında ücretsiz olarak sunuluyor.

Şirketler halihazırda birlikte iş yapıyorlar. SpaceX, Tesla’dan yaklaşık 1 milyar dolar değerinde Megapack bataryası ve Cybertruck satın aldı.

Bu tutarın içinde geçen yıl satışları düşük seyreden kamyonetlerden 131 milyon dolarlık bir pay da bulunuyor.

Buna karşılık Tesla, Musk’ın sahibi olduğu iki şirketin birleşmesinin ardından xAI’ye yaptığı 2 milyar dolarlık yatırımın SpaceX hisselerine dönüştürülmesiyle SpaceX hissedarı oldu.

Tesla’ya yakın bir kaynak, Roadster, Terafab ve malzemeler, yakıtlar ile üretim alanlarındaki ortak araştırmalara işaret ederek, “Ticari düzeydeki işbirliğine bir bakın,” dedi.

Bu kaynak, bir birleşmenin “bilgi işlem gücünü fiziksel yapay zeka dünyasına taşıyan dikey olarak entegre bir şirket” yaratacağını belirtti ve bunun halihazırda gerçekleştiğini vurguladı.

Musk, iki şirketin özel komitelerinin şartlar üzerinde anlaşmaya varmadığını ve “anlaşacaklarına dair bir garanti olmadığını” söyledi.

Tesla’nın ayrıca sadece oy kullanan hissedarların değil, tüm hisselerin çoğunluğunun desteğine de ihtiyacı olacak. Musk bunu “oldukça yüksek bir engel” olarak nitelendirdi.

Fakat Musk, istediğini elde etme konusunda uzun bir geçmişe sahip. On yıl önce, o dönemde borsada işlem gören temiz enerji şirketi SolarCity’yi Tesla ile birleştirmişti.

Bu işlem, Musk’ın tamamen hisse senedi bazlı anlaşmayı, imparatorluğunun bir kolunun diğer bir bölümünü usulsüz bir şekilde kurtarmak amacıyla gerçekleştirdiğine inanan elektrikli araç üreticisi Tesla’nın yatırımcıları tarafından açılan bir hissedar davasına yol açtı.

Davaya bakan yargıç, sonunda hissedarların iddialarını reddetti. Fakat bunu yapmadan önce Musk’ın Tesla’nın bağımsız yönetim kurulu üyeleriyle olan yakın bağlarını ve müzakerelere müdahil olmasını eleştirdi.

Önemli bir nokta olarak, Musk o zamandan beri hem Tesla’yı hem de SpaceX’i, milyarderin Tesla’nın kurumsal yönetim uygulamaları nedeniyle çok sayıda hissedar davasıyla karşı karşıya kaldığı küçük bir Orta Atlantik eyaleti olan Delaware’den Teksas’a taşıdı.

Uzmanlar Financial Times’a, Musk’ın şirketlerinden birinin diğerine göre kayırıldığına dair endişeleri gidermek amacıyla, hem Tesla’nın hem de SpaceX’in birleşme müzakereleri ve hissedar onayları sürecini nasıl şekillendirecekleri konusunda birçok önemli karar alması gerekeceğini belirtti.

Fakat Teksas şirketler hukuku, yönetim kurulu kararlarına çok daha fazla saygı gösterir ve hatta belirli türdeki hissedar davalarını yalnızca çok büyük hissedarlarla sınırlayabilir.

Musk’ın anlaşma sürecini uzun süredir takip eden Colorado Üniversitesi şirketler hukuku profesörü Ann Lipton şunları söyledi:

“Teksas yasalarına göre, hissedarlar, yöneticilerin ‘dolandırıcılık, kasıtlı suistimal, yetki aşımı veya bilerek kanun ihlali’ yaptığını kanıtladıkları takdirde, kurumsal yetkililere veya yönetim kurulu üyelerine karşı sadece güvene dayalı yükümlülüğün ihlali nedeniyle dava açabilirler. Bu, bir yönetim kurulu üyesinin bir işlemin her iki tarafında da yer aldığını göstermekten çok daha yüksek bir eşik.”

Dünyanın dört bir yanındaki düzenleyici kurumlar da bu anlaşmayı yakından inceleyecek ve avukatlar, ABD dışında bu birleşmenin AB, Birleşik Krallık ve Çin gibi önemli yargı bölgelerinde de neredeyse kesin olarak onaylanması gerekeceğini belirttiler.

Bu birleşmenin en büyük endişeye yol açacağı yer, Tesla’nın geçen yıl toplam gelirinin yaklaşık yüzde 22’sini oluşturan 21 milyar dolarlık gelir elde ettiği ve Şanghay’da en büyük otomobil fabrikasını işlettiği Çin olabilir.

Pekin, ABD’li bir savunma müteahhidi olan SpaceX’e uzun süredir derin bir şüpheyle bakıyor.

SpaceX, yalnızca son çeyrekte 18 yeni ABD ulusal güvenlik fırlatma görevi için sözleşme imzaladı ve ABD hükümeti için Starshield askeri uyduları üretiyor.

Çinli askeri araştırmacılar, SpaceX’in Rusya’nın 2022’deki işgalinin ardından Ukrayna’ya terminaller tedarik etmesinden bu yana, şirketin Starlink hizmetini bir tehdit olarak nitelendiriyor.

JPMorgan’daki analistler, bu işbirliği hakkında hazırladıkları bir notta, “Olası ulusal güvenlik hassasiyetleri göz önüne alındığında, Çin’de onay alınması özel bir engel teşkil edebilir,” diye yazdı.

Analistler, Tesla’nın Çin’deki işlerini ayrı bir yapıya aktarmak ya da kontrolünü bir Çinli konsorsiyuma devretmek zorunda kalabileceğini öne sürdü.

Bu, TikTok’un ABD operasyonlarını Amerikalıların eline geçiren anlaşmanın “aynı kopyası” olur ve Tesla, markası ve otonom sürüş teknolojisi için lisans ücreti alacak.

ABD’de Tesla’ya yakın bir kaynak, Donald Trump’ın görevden ayrılmasından önce anlaşmanın sonuçlandırılmasının çok önemli olduğunu belirtti.

Kaynak, “Bu anlaşma gerçekleşecek. Fakat herkesin düşündüğü kadar çabuk olmayacak,” dedi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English