Bizi Takip Edin

Amerika

Trump yemin töreni konuşmasının tam metni: ABD’nin kutsal misyonu geri döndü

Yayınlanma

Teşekkür ederim. Herkese çok teşekkür ederim. Çok, çok teşekkür ederim. Başkan Yardımcısı Vance. Meclis Başkanı Johnson. Senatör Thune. Baş Yargıç Roberts. Birleşik Devletler Yüksek Mahkemesi yargıçları. Başkan Clinton, Başkan Bush, Başkan Obama, Başkan Biden, Başkan Yardımcısı Harris ve yurttaşlarım, Amerika’nın altın çağı şu anda başlıyor.

Bugünden itibaren ülkemiz gelişecek ve tüm dünyada yeniden saygı görecektir. Her ulusun gıpta ettiği bir ülke olacağız ve artık kendimizden faydalanılmasına izin vermeyeceğiz. Trump yönetiminin her bir günü boyunca, çok basit bir şekilde Amerika’yı ilk sıraya koyacağım.

Egemenliğimiz geri kazanılacak. Güvenliğimiz yeniden tesis edilecek. Adalet terazisi yeniden dengelenecek. Adalet Bakanlığının ve hükümetimizin acımasız, şiddetli ve adaletsiz bir şekilde silah haline getirilmesi sona erecek. Ve en büyük önceliğimiz gururlu, müreffeh ve özgür bir ulus yaratmak olacak. Amerika yakında her zamankinden daha büyük, daha güçlü ve çok daha istisnai olacak.

Başkanlık görevine, ulusal başarıda heyecan verici yeni bir dönemin başlangıcında olduğumuz konusunda kendime güvenerek ve iyimserlikle dönüyorum. Bir değişim dalgası ülkeyi kasıp kavuruyor, gün ışığı tüm dünyanın üzerine dökülüyor ve Amerika bu fırsatı daha önce hiç olmadığı kadar iyi değerlendirme şansına sahip. Fakat öncelikle karşı karşıya olduğumuz zorluklar konusunda dürüst olmalıyız. Her ne kadar çok sayıda olsalar da, dünyanın şu anda Amerika Birleşik Devletleri’nde tanık olduğu bu büyük ivme ile yok edilecekler.

Bugün bir araya gelirken, hükümetimiz bir güven kriziyle karşı karşıya. Uzun yıllar boyunca, radikal ve yozlaşmış bir kurum vatandaşlarımızdan güç ve zenginlik elde ederken, toplumumuzun temel direkleri kırılmış ve görünüşte tam bir çöküntü içindeydi. Artık bir yandan yurt içinde basit bir krizi bile yönetemeyen, diğer yandan da yurt dışında süregelen felaketler kataloğunda tökezleyen bir hükümetimiz var. Yasalara saygılı muhteşem Amerikan vatandaşlarını korumakta başarısız olurken, çoğu hapishanelerden ve akıl hastanelerinden olmak üzere dünyanın dört bir yanından ülkemize yasadışı yollarla giren tehlikeli suçlulara sığınak ve koruma sağlıyor.

Yabancı sınırların savunulması için sınırsız fon ayıran ama Amerikan sınırlarını ve daha da önemlisi kendi halkını savunmayı reddeden bir hükümetimiz var. Yakın zamanda Kuzey Carolina’nın harika insanlarının gösterdiği gibi, ülkemiz artık acil durumlarda temel hizmetleri veremiyor. Çok kötü muamele gördüler. Ve aylar önce meydana gelen bir kasırganın acısını hâlâ çekmekte olan diğer eyaletler.

Ya da daha yakın zamanda, hâlâ trajik bir şekilde devam eden yangınları izlediğimiz Los Angeles. Haftalar öncesinden beri, en ufak bir savunma belirtisi bile olmadan, evleri ve toplulukları kasıp kavuruyor, hatta bazıları şu anda burada oturan ülkemizin en zengin ve en güçlü bireylerinden bazılarını bile etkiliyor. Artık bir evleri yok. Bu çok ilginç.

Ama bunun olmasına izin veremeyiz. Kimse bu konuda bir şey yapamıyor. Bu değişecek. Felaket zamanlarında hizmet vermeyen bir kamu sağlık sistemimiz var, yine de buna dünyanın herhangi bir yerindeki herhangi bir ülkeden daha fazla para harcanıyor. Ve çocuklarımıza umutsuzca vermeye çalıştığımız sevgiye rağmen, çoğu durumda kendilerinden utanmayı ve ülkemizden nefret etmeyi öğreten bir eğitim sistemimiz var. Tüm bunlar bugünden itibaren değişecek ve çok hızlı bir şekilde değişecek.

Yakın zamanda seçilmem, korkunç bir ihaneti ve yaşanan pek çok ihaneti tamamen tersine çevirme ve insanlara inançlarını, zenginliklerini, demokrasilerini ve aslında özgürlüklerini geri verme yetkisidir. Bu andan itibaren Amerika’nın gerilemesi sona ermiştir.

Özgürlüklerimiz ve ulusumuzun şanlı kaderi artık inkar edilmeyecektir. Amerika hükümetinin bütünlüğünü, yetkinliğini ve sadakatini derhal yeniden tesis edeceğiz.

Geçtiğimiz sekiz yıl boyunca 250 yıllık tarihimizdeki tüm başkanlardan daha fazla sınandım ve zorlandım. Ve bu süreçte çok şey öğrendim. Size şunu söyleyebilirim ki, Cumhuriyetimizi geri kazanma yolculuğumuz hiç de kolay olmadı. Davamızı durdurmak isteyenler özgürlüğümü ve hatta hayatımı elimden almaya çalıştılar.

Sadece birkaç ay önce, o güzel Pennsylvania topraklarında, bir suikastçının kurşunu kulağımı parçaladı. Ama o zaman da hissediyordum, şimdi daha da çok inanıyorum ki, hayatımın kurtarılmasının bir nedeni var. Amerika’yı yeniden büyük yapmak için Tanrı tarafından kurtarıldım.

Teşekkür ederim. Çok teşekkür ederim.

İşte bu nedenle her gün, Amerikan vatanseverlerinden oluşan yönetimimiz altında, her krizi onurlu, güçlü ve kuvvetli bir şekilde karşılamak için çalışacağız. Her ırktan, dinden, renkten ve inançtan vatandaşlarımıza umudu, refahı, güvenliği ve barışı geri getirmek için amaç ve hızla hareket edeceğiz. Amerikan vatandaşları için 20 Ocak 2025 Kurtuluş Günüdür.

Umuyorum ki son başkanlık seçimimiz ülkemiz tarihindeki en büyük ve en önemli seçim olarak hatırlanacaktır. Zaferimizin de gösterdiği gibi, tüm ulus hızla gündemimizin arkasında birleşiyor ve toplumumuzun neredeyse her unsurundan gelen destekte çarpıcı artışlar var: genç ve yaşlı, kadın ve erkek, Afrikalı Amerikalılar, Hispanik Amerikalılar, Asyalı Amerikalılar, kentli, banliyölü, kırsal ve çok daha önemlisi, yedi kararsız eyaletin tamamında güçlü bir galibiyet elde ettik ve halk oylamasını milyonlarca kişi tarafından kazandık.

Siyah ve Hispanik topluluklara, oylarınızla bana gösterdiğiniz muazzam sevgi ve güven için teşekkür etmek istiyorum. Rekorlar kırdık ve bunu unutmayacağım. Kampanya süresince sesinizi duydum ve önümüzdeki yıllarda da sizinle birlikte çalışmayı dört gözle bekliyorum. Bugün Martin Luther King Günü ve onun onuruna, bu büyük bir şeref olacak. Fakat onun onuruna, hayalini gerçeğe dönüştürmek için birlikte çaba göstereceğiz. Onun hayalini gerçekleştireceğiz.

Ulusal birlik şimdi Amerika’ya geri dönüyor ve güven ve gurur daha önce hiç olmadığı kadar yükseliyor. Yaptığımız her şeyde, yönetimim güçlü bir mükemmellik arayışı ve durmak bilmeyen bir başarıdan ilham alacaktır. Ülkemizi unutmayacağız, anayasamızı unutmayacağız ve Tanrımızı unutmayacağız. Bunu yapamam.

Bugün bir dizi tarihi başkanlık emrini imzalayacağım. Bu eylemlerle Amerika’nın tam restorasyonuna ve sağduyu devrimine başlayacağız. Her şey sağduyuyla ilgili.

İlk olarak, güney sınırımızda ulusal acil durum ilan edeceğim. Tüm yasadışı girişler derhal durdurulacak ve milyonlarca ve milyonlarca suçlu yabancıyı geldikleri yerlere geri gönderme sürecine başlayacağız. Meksika’da Kalma politikamı yeniden yürürlüğe koyacağız. Yakala ve bırak uygulamasına son vereceğim. Ve ülkemize yönelik feci istilayı püskürtmek üzere güney sınırına asker göndereceğim.

Bugün imzaladığım emirler uyarınca, kartelleri yabancı terör örgütleri olarak da tanımlayacağız. Ve 1798 tarihli Yabancı Düşmanlar Yasasını devreye sokarak, hükümetimizi, federal ve eyalet kolluk kuvvetlerinin tüm ve muazzam gücünü, şehirlerimiz ve iç bölgelerimiz de dahil olmak üzere ABD topraklarına yıkıcı suçlar getiren tüm yabancı çete suç şebekelerinin varlığını ortadan kaldırmak için kullanmaya yönlendireceğim.

Başkomutan olarak ülkemizi tehditlere ve istilalara karşı savunmaktan daha büyük bir sorumluluğum yoktur ve yapacağım şey de tam olarak budur. Bunu daha önce hiç kimsenin görmediği bir düzeyde yapacağız. Ardından kabinemin tüm üyelerini, rekor seviyedeki enflasyonu yenmek ve maliyetleri ve fiyatları hızla aşağı çekmek için ellerindeki geniş yetkileri kullanmaya yönlendireceğim. Enflasyon krizine aşırı harcamalar ve artan enerji fiyatları neden olmuştur. İşte bu nedenle bugün ayrıca ulusal enerji acil durumu ilan edeceğim. Sondaj yapacağız, bebeğim, sondaj.

Amerika bir kez daha üretim ülkesi olacak ve başka hiçbir üretim ülkesinin sahip olamayacağı bir şeye sahibiz: Dünya üzerindeki herhangi bir ülkenin sahip olduğu en büyük petrol ve doğalgaz miktarı; ve biz bunu kullanacağız. Kullanacağız.

Fiyatları düşüreceğiz, stratejik rezervlerimizi tekrar dolduracağız, en üst seviyeye çıkaracağız ve Amerikan enerjisini tüm dünyaya ihraç edeceğiz.

Yeniden zengin bir ulus olacağız ve bunu sağlayacak olan da ayaklarımızın altındaki sıvı altındır. Bugünkü eylemlerimle Yeşil Yeni Düzen’i [Green New Deal] sona erdireceğiz ve elektrikli araç zorunluluğunu iptal edeceğiz, otomobil endüstrimizi kurtaracağız ve büyük Amerikan otomobil işçilerimize verdiğim kutsal sözü tutacağız.

Başka bir deyişle, istediğiniz arabayı satın alabileceksiniz. Sadece birkaç yıl önce kimsenin hayal bile edemeyeceği bir hızla Amerika’da yeniden otomobil üreteceğiz. İlham verici güven oylarınız için ulusumuzun otomotiv işçilerine teşekkür ederim. Onların oylarıyla muazzam bir başarı elde ettik.

Amerikalı işçileri ve aileleri korumak için ticaret sistemimizin revizyonuna derhal başlayacağım. Diğer ülkeleri zenginleştirmek için vatandaşlarımızı vergilendirmek yerine, vatandaşlarımızı zenginleştirmek için yabancı ülkelere gümrük vergisi ve vergi uygulayacağız. Bu amaçla, tüm gümrük vergilerini, harçları ve gelirleri toplamak üzere Dış Gelir Servisini kuruyoruz. Hazinemize yabancı kaynaklardan gelen büyük miktarlarda para akacak.

Amerikan rüyası yakında geri dönecek ve daha önce hiç olmadığı kadar gelişecek. Federal hükümetimize yetkinlik ve etkinliği yeniden kazandırmak için yönetimim yepyeni bir Devlet Verimliliği Departmanı kuracaktır.

İfade özgürlüğünü kısıtlamaya yönelik yıllarca süren yasadışı ve anayasaya aykırı federal çabaların ardından, tüm hükümet sansürünü derhal durdurmak ve Amerika’ya ifade özgürlüğünü geri getirmek için bir başkanlık emri imzalayacağım.

Devletin muazzam gücü bir daha asla siyasi muhaliflere zulmetmek için silah olarak kullanılmayacak. Bunun olmasına izin vermeyeceğiz. Bir daha da olmayacak. Benim liderliğim altında, anayasal hukukun üstünlüğü altında adil, eşit ve tarafsız adaleti yeniden tesis edeceğiz. Ve şehirlerimize kanun ve düzeni geri getireceğiz.

Bu hafta ayrıca, hükümetin ırk ve cinsiyeti kamusal ve özel yaşamın her alanında sosyal mühendisliğe tabi tutma politikasına da son vereceğim. Renk körü ve liyakate dayalı bir toplum oluşturacağız. Bugünden itibaren, erkek ve kadın olmak üzere sadece iki cinsiyetin var olduğu Birleşik Devletler hükümetinin resmi politikası olacaktır.

Bu hafta, Covid aşısı zorunluluğuna itiraz ettikleri için haksız yere ordudan ihraç edilen tüm hizmet üyelerini tam maaşla geri alacağım. Ve savaşçılarımızın görevdeyken radikal siyasi teorilere ve sosyal deneylere maruz kalmalarını engellemek için bir emir imzalayacağım. Bu hemen sona erecek. Silahlı kuvvetlerimiz tek görevlerine odaklanmakta özgür olacaklar: Amerika’nın düşmanlarını yenmek.

2017’de olduğu gibi yine dünyanın gördüğü en güçlü orduyu inşa edeceğiz. Başarımızı sadece kazandığımız savaşlarla değil, sona erdirdiğimiz savaşlarla ve belki de en önemlisi hiç girmediğimiz savaşlarla ölçeceğiz.

Benim en gurur duyduğum mirasım, barıştırıcı ve birleştirici kişi olmak olacak. Ben de böyle olmak istiyorum; barıştırıcı ve birleştirici. Dün itibariyle, göreve başlamamdan bir gün önce, Orta Doğu’daki rehinelerin ailelerine kavuştuğunu söylemekten memnuniyet duyuyorum. Teşekkür ederim.

Amerika, dünyanın en büyük, en güçlü ve en saygın ulusu olarak hak ettiği yeri yeniden alacak ve tüm dünyanın hayranlığını ve hayranlığını kazanacaktır. Kısa bir süre sonra Meksika Körfezinin adını Amerika Körfezi olarak değiştireceğiz. Ve büyük bir başkanın, William McKinley’in adını, olması gereken ve ait olduğu yere, McKinley Dağına geri vereceğiz.

Başkan McKinley, gümrük tarifeleri ve tanrı vergisi yetenekleri sayesinde ülkemizi çok zenginleştirdi. Doğal bir iş adamıydı ve Teddy Roosevelt’e, ABD’den sonra aptalca bir şekilde Panama ülkesine verilen Panama Kanalı da dahil olmak üzere yaptığı pek çok harika şey için para verdi. Amerika Birleşik Devletleri –yani bir düşünün– Panama Kanalının inşası için daha önce hiçbir proje için harcanmamış kadar çok para harcadı ve 38.000 can kaybetti. Asla yapılmaması gereken bu aptalca hediye yüzünden çok kötü muamele gördük. Ve Panama’nın bize verdiği söz tutulmadı. Anlaşmamızın amacı ve antlaşmamızın ruhu tamamen ihlal edildi.

Amerikan gemileri ciddi şekilde fazla ücretlendirilmekte ve hiçbir şekilde, hiçbir biçimde adil muamele görmemektedir. Buna Birleşik Devletler Donanması da dâhildir. Hepsinden önemlisi, Panama Kanalını Çin işletiyor ve biz onu Çin’e vermedik, Panama’ya verdik ve geri alıyoruz.

Her şeyden önemlisi, bugün Amerikalılara mesajım, bir kez daha cesaret, canlılık ve tarihin en büyük medeniyetinin canlılığıyla hareket etme zamanının geldiğidir. Ulusumuzu özgürleştirirken, onu zafer ve başarının yeni zirvelerine taşıyacağız. Yılmayacağız. Birlikte kronik hastalık salgınını sona erdirecek ve çocuklarımızı güvende, sağlıklı ve hastalıksız tutacağız.

Amerika Birleşik Devletleri kendisini bir kez daha büyüyen bir ulus olarak görecek; zenginliğimizi artıran, topraklarımızı genişleten, şehirlerimizi inşa eden, beklentilerimizi yükselten ve bayrağımızı yeni ve güzel ufuklara taşıyan bir ulus. Ve Mars gezegenine elli yıldızlı ve çizgili bayrağı dikmek için Amerikalı astronotları fırlatarak kutsal misyonumuzu [manifest destiny] yıldızlara doğru takip edeceğiz.

Hırs, büyük bir ulusun can damarıdır ve şu anda ulusumuz diğerlerinden daha hırslı. Bizim ulusumuz gibi bir ulus yoktur. Amerikalılar kaşifler, inşaatçılar, yenilikçiler, girişimciler ve öncülerdir. Sınırların ruhu kalplerimize yazılmıştır. Bir sonraki büyük maceranın çağrısı ruhlarımızda yankılanır. Amerikalı atalarımız, geniş bir kıtanın kenarındaki küçük bir koloni grubunu, dünyanın en sıra dışı vatandaşlarından oluşan güçlü bir cumhuriyete dönüştürdü. Bunun yanına kimse yaklaşamaz.

Amerikalılar, vahşi doğanın hüküm sürdüğü engebeli bir arazide binlerce kilometre yol kat ettiler. Çölleri aştılar, dağlara tırmandılar, anlatılmamış tehlikelere göğüs gerdiler, Vahşi Batıyı kazandılar, köleliğe son verdiler, milyonları zulümden kurtardılar, milyarları yoksulluktan kurtardılar, elektriği kullandılar, atomu parçaladılar, insanlığı göklere çıkardılar ve insan bilgisinin evrenini insan avucunun içine koydular. Birlikte çalışırsak, yapamayacağımız hiçbir şey ve başaramayacağımız hiçbir hayal yoktur.

Pek çok kişi benim böylesine tarihi bir siyasi dönüş yapmamın imkansız olduğunu düşünüyordu. Ama bugün gördüğünüz gibi, işte buradayım. Amerikan halkı sözünü söyledi.

Şimdi karşınızda, bir şeyi yapmanın imkansız olduğuna asla inanmamanız gerektiğinin kanıtı olarak duruyorum. Amerika’da imkansız bizim en iyi yaptığımız şeydir.

New York’tan Los Angeles’a, Philadelphia’dan Phoenix’e, Chicago’dan Miami’ye, Houston’dan Washington D.C.’ye kadar ülkemiz, haklarımız ve özgürlüğümüz için sahip oldukları her şeyi veren vatansever nesiller tarafından şekillendirildi ve inşa edildi. Onlar çiftçiler ve askerler, kovboylar ve fabrika işçileri, çelik işçileri ve kömür madencileri, polis memurları ve öncülerdi; ileriye doğru yürüdüler ve hiçbir engelin ruhlarını ya da gururlarını yenmesine izin vermediler.

Birlikte demiryollarını döşediler, gökdelenleri yükselttiler, büyük otoyollar inşa ettiler, iki dünya savaşını kazandılar, faşizmi ve komünizmi yendiler ve karşılaştıkları her zorluğun üstesinden geldiler. Birlikte yaşadığımız onca şeyden sonra, Amerikan tarihinin en büyük dört yılının eşiğinde duruyoruz. Sizin de yardımınızla Amerika’nın vaatlerini yerine getirecek ve çok sevdiğimiz bu ulusu yeniden inşa edeceğiz.

Bizler tek bir halk, tek bir aile ve Tanrı’nın egemenliği altında tek bir şanlı ulusuz. Çocukları için hayaller kuran her ebeveyne ve gelecekleri için hayaller kuran her çocuğa sesleniyorum; yanınızdayım, sizin için savaşacağım ve sizin için kazanacağım. Daha önce hiç olmadığı gibi kazanacağız. Teşekkür ederim. Teşekkür ederim. Teşekkür ederim. Teşekkür ederim.

Son yıllarda ulusumuz büyük acılar çekti. Ama biz onu geri getireceğiz ve her zamankinden daha büyük bir ulus haline getireceğiz. Merhamet, cesaret ve istisnacılıkla dolu, eşi benzeri olmayan bir ulus olacağız. Gücümüz tüm savaşları durduracak ve öfkeli, şiddetli ve tamamen öngörülemez olan bir dünyaya yeni bir birlik ruhu getirecek.

Amerika, din, inanç ve iyi niyet sahibi insanlar da dahil olmak üzere yeniden saygı görecek ve yeniden hayranlık duyulacaktır. Müreffeh olacağız, gururlu olacağız, güçlü olacağız ve daha önce hiç olmadığı kadar kazanacağız. Fethedilmeyeceğiz, sindirilmeyeceğiz, kırılmayacağız ve başarısız olmayacağız. Bugünden itibaren Amerika Birleşik Devletleri özgür, egemen ve bağımsız bir ulus olacaktır.

Cesurca ayakta duracağız, gururla yaşayacağız, cesaretle hayal kuracağız ve hiçbir şey yolumuza çıkamayacak çünkü biz Amerikalıyız. Gelecek bizimdir. Ve altın çağımız daha yeni başladı. Teşekkürler, Tanrı Amerika’yı korusun, hepinize teşekkürler.

Amerika

Çin’e 300 milyon dolarlık Nvidia çipi kaçırmakla suçlanan iş insanı gözaltında

Yayınlanma

ABD’de federal savcılar, Çin’e 300 milyon dolar değerinde yapay zeka çipi içeren sunucu kaçırmakla suçlanan Amerikalı iş insanı Greg Louie’yi gözaltına aldı. Şüphelinin 2023 ve 2024 yıllarında gerekli hükümet lisansını almadan Malezya ile Singapur üzerinden transit sevkiyat yaptığı belirtiliyor.

ABD’de federal savcılar, California’da yaşayan iş insanı Greg Louie’yi Nvidia üretimi yapay zeka çiplerini barındıran 300 milyon dolarlık sunucuları Çin’e yasa dışı yollarla ihraç etmek suçlamasıyla gözaltına aldı.

Bloomberg’ün haberine göre, Earthmade Computer Inc. adlı özel şirketin sahibi olan Louie, iş yerine geldiği sırada yakalandı.

Amerikalı iş insanına İhracat Kontrolü Reform Yasası’nı ihlal etmek amacıyla komplo kurmak, kaçakçılık ve kara para aklamak amacıyla komplo kurmak suçlamaları yöneltildi.

Soruşturma dosyasında, Louie’nin 2023 ile 2024 yılları arasında kimliği henüz tespit edilemeyen kişilerle ortak hareket ederek ileri teknoloji Nvidia çipleriyle donatılmış sunucuları Çinli müşterilere sevk ettiği kaydedildi.

Söz konusu sevkiyatların gerçekleşmesi için ABD hükümetinden özel lisans alınması şartı aranıyordu, ancak şüphelinin resmi makamlara herhangi bir lisans başvurusu yapmadığı tespit edildi.

Donanımların Malezya ve Singapur üzerinden transit geçirildiği, bu ülkelerden de yasa dışı biçimde yeniden ihraç edilerek Çin’e ulaştırıldığı belirlendi.

Washington yönetimi son yıllarda Pekin’in gelişmiş yapay zeka donanımlarına erişimini engellemeye çalışırken, Çin kendi üretim kapasitesini artırma ve yaptırımları aşacak alternatif güzergahlar bulma arayışını sürdürüyor.

ABD hükümeti, 2022 yılında Nvidia ürünlerinin Çin ve Rusya’ya ihracatına lisans zorunluluğu getirmişti. Kısıtlamalar, özellikle yapay zeka operasyonlarında kullanılan A100 ve H100 serisi grafik işlem birimlerini (GPU) hedef alıyor.

Öte yandan Washington yönetimi ocak ayında Nvidia’ya, H200 dahil güçlü yapay zeka çiplerini Çin’e satabilmesi için izin verdi. Şirketin bu satışları gerçekleştirebilmesi için elinde yeterli miktarda ürün tedariki sağladığını belgelemesi gerekiyor.

The Information gazetesi daha önce Pekin yönetiminin, ByteDance ve Alibaba gibi ülkenin önde gelen teknoloji devlerinin belirli Nvidia GPU’larını satın almasına onay vermeyi değerlendirdiğini yazmıştı.

Eylül ayı başında The New York Times gazetesi de ABD’nin yaptırım listesinde yer alan Çin merkezli teknoloji şirketi Inspur’un kısıtlamalara rağmen Nvidia çipleri dahil ileri Amerikan teknolojilerini sattığını öne sürdü.

Gazetenin haberinde, söz konusu ağda Inspur’un ABD’deki iştiraki Aivres şirketinin kilit rol üstlendiği kaydedildi.

Okumaya Devam Et

Amerika

Mahkemeden 110 milyar dolarlık Paramount ve Warner Bros. birleşmesine onay

Yayınlanma

ABD federal mahkemesi, Paramount’un Warner Bros.’u 110 milyar dolara devralmasına yönelik uzlaşmayı onaylayarak birleşmenin önünü açtı. Şirket, varılan mutabakat uyarınca beş yıl boyunca yılda en az 30 film vizyona sokacak ve yerli yapımlara yıllık 300 milyon dolar ek yatırım yapacak.

ABD’de federal mahkeme, medya şirketi Paramount’un Warner Bros. Discovery’yi 110 milyar dolara devralmasına onay verdi.

ABD Bölge Yargıcı Araceli Martinez-Olguin, tarihin en büyük medya birleşmelerinden birini engellemek amacıyla Kaliforniya öncülüğündeki 12 eyaletin açtığı davada tarafların 21 Eylül’de vardığı uzlaşmayı onayladı.

Eyaletler, birleşmenin sinema ve televizyon alanında nihai tüketiciler için fiyatları artırabilecek bir tekel yaratacağını savunuyordu.

Yargıç Martinez-Olguin ise uzlaşmayı “makul, fiili ve hukuki bir çözüm” olarak nitelendirdi.

Onaylanan uzlaşma şartlarına göre şirket, beş yıl boyunca ABD sinemalarında her yıl en az 30 film vizyona sokmak ve ülke içindeki yapımlara yılda 300 milyon dolar ek kaynak aktarmak zorunda kalacak.

Şartların yerine getirilmemesi durumunda Paramount, Miramax film stüdyosunu satma yaptırımıyla karşılaşabilecek.

Anlaşma ayrıca kablolu yayın müzakerelerinin iki şirketin kanalları için ayrı ayrı yürütülmesini ve Paramount bünyesindeki CBS News ile Warner Bros.’a ait CNN’i denetleyecek bağımsız bir gazeteciler kurulu oluşturulmasını zorunlu kılıyor.

Kaliforniya Adalet Bakanlığı temsilcisi, varılan uzlaşmanın rekabet konusundaki endişeleri giderdiğini, tüketici tercihlerini güvenceye aldığını ve Kaliforniyalı çalışanların geleceğini gözettiğini açıkladı.

Şirketler ayrıca Amerika Yazarlar Birliği (WGA) ile yürütülen antitröst davasında da anlaşmaya vardı.

Bu kapsamda sendikanın sağlık fonuna 17,5 milyon dolar ödenecek ve CBS News bünyesindeki WGA istihdam seviyesi beş yıl boyunca korunacak.

Paramount, birleşmenin tamamlanmasıyla birlikte oyuncak üreticisi Mattel’in CEO’su Ynon Kreiz’in şirkette Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO David Ellison ile ortak CEO görevini üstleneceğini duyurdu. Satın alma sürecinin 6 Ekim Salı günü tamamlanması bekleniyor.

Yaklaşık 110 milyar dolarlık devralma işlemi, Paramount Pictures, CBS, Paramount+, HBO ve CNN gibi dev medya varlıklarını tek çatı altında toplayacak.

Süreç, Paramount’un Netflix ile girdiği rekabeti kazanmasının ardından şekillendi.

Warner Bros. daha önce stüdyo operasyonları, HBO ve HBO Max yayın platformu için Netflix ile 82,7 milyar dolarlık satış üzerinde anlaşmış, ancak Netflix’in teklif artırmaması üzerine Warner Bros. Discovery şubat ayında Paramount’un teklifini kabul etmişti.

Paramount ise süreçte rakibi Netflix’i “yakıp yıkma taktiği” izlemekle suçlamıştı.

Mahkemece onaylanan uzlaşmaya bazı eyalet başsavcıları tepki gösterdi. Süreçte özellikle Massachusetts, New York, Connecticut ve Minnesota eyaletlerinin savcıları uzlaşma şartlarına itiraz etti.

Connecticut Başsavcısı William Tong, ofisinin CNN ile CBS News birimlerinin tamamen elden çıkarılarak yapıdan ayrılmasını talep ettiğini, bağımsız bir denetim kurulu kurulmasının önemine rağmen tam ayrışmayı sağlayamadıklarını belirtti.

Söz konusu birleşme temmuz ayından bu yana federal mahkeme kararıyla askıya alınmış durumdaydı.

Paramount daha sonra yasal süreç tamamlanana veya birleşme anlaşmasının vadesi olan Haziran 2027’ye kadar devralmayı tamamlamamayı taahhüt etmişti.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD’den gizlenen nükleer testleri yakalamak için yer altında deney

Yayınlanma

ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi, yer altında gizlenen düşük kapasiteli nükleer patlamaları tespit etmek amacıyla Nevada sahasında kimyasal patlayıcılarla deney gerçekleştirdi. Ölçümlerde sismometreler, sesötesi sensörler ve radyoaktif izleyiciler kullanılırken kurum yönetimi nükleer tespit kapasitesinde geride kalmayacaklarını açıkladı.

ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi (NNSA), düşük kapasiteli nükleer patlamaların tespit edilmesine yönelik bir deneme gerçekleştirdiğini duyurdu.

Kurumun basın servisinden yapılan açıklamaya göre çalışma, Nevada Ulusal Güvenlik Sahası’ndaki P Tüneli’nde kimyasal patlayıcılar ve radyoaktif izleyiciler kullanılarak yapıldı.

Denemeden elde edilen verilerin, ABD’nin nükleer patlamaları tespit etme kapasitesini güçlendirme çalışmaları kapsamında bilimsel modellerin sınanması ve algoritmaların hassaslaştırılması amacıyla kullanılacağı kaydedildi.

NNSA, deneyin özellikle sismik etkisi zayıflatılmış patlamaların tespit edilmesine odaklandığını bildirdi.

Klasik yer altı nükleer denemelerinde patlayıcı düzenek kayayla doğrudan temas edecek biçimde derin kuyulara yerleştiriliyor ve patlama dalgası çevreye tam olarak ulaşıyor.

Öte yandan sismik etkisi azaltılmış yöntemde düzenek geniş bir yer altı odasında patlatılıyor; bu uygulama patlamanın yarattığı sismik izi önemli ölçüde düşürüyor.

Deney sırasındaki ölçümler ivmeölçerler, sismometreler, elektromanyetik ve sesötesi sensörler, radyoaktif izleyici örnekleyicileri ile meteoroloji aygıtlarını kapsayan gelişmiş algılayıcı sistemleriyle yürütüldü.

NNSA Başkanı Brandon Williams, nükleer faaliyetlerin saptanmasının nükleer uzmanlık gerektirdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Bu tür deneyler Amerika’nın tespit kabiliyetinde rakipsiz kalmasını sağlıyor. Başkan Donald Trump yönetimi, Birleşik Devletler’in güç konumundan hareket edeceğini açıkça ortaya koydu. Amerikan inovasyonundan kaçış yok. Bu deneyle net bir mesaj veriyoruz: Bu yönetim döneminde Amerika’nın geride kalmasına asla izin verilmeyecektir.”

Nevada’daki deneme planını mayıs ayı ortasında duyuran Williams, yabancı ülkelerdeki nükleer testleri tespit edecek sensörlerin bu sonbaharda test edileceğini belirtmişti.

Williams o dönemde, hasım ülkelerin Kapsamlı Nükleer Testlerin Yasaklanması Antlaşması’nı (CTBT) arkadan dolanarak yürüttüğü nükleer denemeleri saptamak ve sismik sensörlerin verimini artırmak amacıyla merkezi olmayan testler uyguladıklarını dile getirmişti.

ABD’de nükleer test tartışması, Donald Trump’ın geçen yıl nükleer silah denemelerine “eşit şartlarda” yeniden başlayacaklarını açıklamasının ardından hareketlendi.

ABD’nin deneme yapmayan tek ülke olarak kalmasını istemediğini savunan Trump, Rusya, Çin, Kuzey Kore ve Pakistan’ın nükleer testler gerçekleştirdiğini öne sürdü.

Washington yönetimi şubat ayında da Rusya ve Çin ile eşit şartlar temelinde nükleer denemelere dönmeye hazır olduğunu bildirdi.

Birleşmiş Milletler ise mayıs ayı başında yaptığı değerlendirmede, Rusya ve ABD’nin nükleer testlere yeniden başlamasının dünya genelindeki diğer ülkeleri de aynı yönde adım atmaya sevk edeceği uyarısında bulundu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English