Bizi Takip Edin

Amerika

Trump’tan yeni nüfus sayımı çağrısı

Yayınlanma

ABD Başkanı Donald Trump, yeni bir nüfus sayımı yapılması çağrısında bulunarak, ulusal seçim bölgelerini yeniden belirleme savaşında yeni bir cephe açtı.

Trump, perşembe günü Truth Social’da yaptığı paylaşımda, nüfus sayımında ülkede yasadışı olarak bulunanların sayılmayacağını ve 2024 başkanlık seçimlerinden “elde edilen sonuçlar ve bilgiler”in kullanılacağını söyledi.

Anayasanın 14. Maddesi, nüfus sayımının her eyaletteki toplam nüfus sayısına göre yapılması gerektiğini belirtmesi nedeniyle, bu planın önemli yasal engellerle karşılaşması muhtemel.

Ne var ki bu, Cumhuriyetçilerin gelecek yıl yapılacak ara seçimlerde üstünlük sağlamaya çalıştıkları mücadelede yeni bir boyut ekliyor.

Trump, nüfusun sayılması ve Temsilciler Meclisindeki koltukların dağıtılması konusunda böyle bir değişiklik için ilk kez baskı yapmıyor. Temmuz 2020’de ilk görev döneminde, ülkede yasadışı olarak bulunanların nüfus sayımına dahil edilmesini önlemek için bir yürütme memorandumu yayınlamış ama bu, yasal engellere takılarak yürürlüğe girememişti.

Eski Başkan Joe Biden, ertesi yıl göreve geldikten sonra memorandumu geri çekmişti.

Fakat Trump’ın bu yeni hamlesi, Kongredeki temsil için nüfusun nasıl sayılacağına dair daha geniş bir tartışmanın yaşandığı bir dönemde gerçekleşiyor.

Trump, Teksas’taki Cumhuriyetçilere, gelecek yılki ara seçimlerde eyalette beş sandalye kazanmasını sağlayacak yeni bir harita planını onaylamaları çağrısıyla, çeşitli eyaletlerde görülen bir yarışı başlattı.

Şimdi ise, seçim bölgelerinin yeniden belirlenmesi mücadelelerinin ortasında ve planlanandan yıllar önce yeni bir nüfus sayımı yapılması çağrısı, gelecek seçimlerde katılım koşullarını değiştirme stratejisini ikiye katladığını gösteriyor.

Yönetime yakın bir kaynak The Hill’e verdiği demeçte, Cumhuriyetçilerin çabalarının siyasi iktidar için mücadele eden partiler arasında bir “silahlanma yarışı” başlatacağını söyledi fakat olanların Cumhuriyetçilerin Kongre sınırlarını kendileri için daha avantajlı hale getirerek Demokratları yakalamaya çalıştığı olduğunu savundu.

Bu, Cumhuriyetçilerin bu seçim bölgesi yeniden belirleme sürecinde Demokratlardan daha fazla büyüme alanına sahip olduğu anlamına geliyor.

Demokratların iktidardan uzaklaştırmak için seçim bölgelerini önemli ölçüde değiştiren çeşitli eyaletlere işaret ettiler. Bunlar arasında, eyalet meclisinin yeni haritayı kabul etmesini engellemek için Demokrat Teksas eyalet milletvekillerinin gittiği eyaletler de bulunuyor.

Kaynak, “Demokratların veya onların tiyatrosunun bu kadar histerik olmasının nedeni, bu konuda elindeki tüm kozları kapalı kapılar ardında kullanmış olmaları ve bunu kimseye söylememiş olmaları,” dedi.

14. Maddenin ikinci bölümü, temsil dağılımının nasıl işlediğini belirler ve her eyalette “kişi sayısının tamamının” sayılması gerektiğini belirtir. Vatandaş olmayanlar federal seçimlerde oy kullanamazlar, ama ülkeye yasadışı olarak girmiş olsalar bile eyalet nüfusunun belirlenmesinde dikkate alınırlar.

Olası değişikliğin Cumhuriyetçilerin kalesi olan Teksas ve Florida’ya bazı koltuklara mal olacağı fakat Demokratların liderliğindeki eyaletlerin de koltuk kaybedeceği belirtiliyor.

Uzmanlar, Trump’ın önerisinin uygulanabilirliği konusunda bazı şüpheler dile getirdiler fakat bunun Trump’ın tabanına daha fazla coşku katabileceğini ve Cumhuriyetçi Partinin mesajını keskinleştirebileceğini söylediler.

Amerika

Yapay zeka harcamaları 7 trilyon dolara koşuyor: Piyasa tehlike bölgesinde

Yayınlanma

Yapay zeka sektörüne yapılan devasa yatırımlar şirketleri tehlikeli bir bölgeye sürüklüyor. Devasa kaynağa rağmen verimlilik artışı sağlanamazsa yapay zeka büyük bir balona dönüşerek finansal sistemi sarsabilir. The Wall Street Journal, bu durumun tüm piyasayı aşağı çekecek geniş çaplı bir çöküşe yol açabileceğini bildirdi.

Yapay zeka teknolojilerine aktarılan devasa kaynaklar, şirketleri piyasalar açısından tehlikeli bir bölgeye taşıyor.

Devasa finansal akışa rağmen beklenen verimlilik artışı sağlanamazsa yapay zeka sektörü dev bir balona dönüşme riski taşıyor.

The Wall Street Journal, bu durumun gerçekleşmesi halinde tüm finansal sistemi sarsacak ve genel piyasayı aşağı çekecek geniş çaplı bir çöküşün kaçınılmaz olacağını duyurdu.

McKinsey & Company tarafından yapılan tahminler, 2030 yılına kadar dünya genelinde veri merkezlerinin inşasına harcanan tutarın 7 trilyon dolara ulaşabileceğini gösteriyor.

Gazeteye göre, bu devasa yatırımların karşılığında yeterli verimlilik artışı elde edilemezse küresel ekonomi ağır bir darbe alacak.

Sektörün bir bütün olarak balon çıkması halinde ise hasar doğrudan finansal sistemin geneline yayılacak.

Piyasalarda erken ya da geç yaşanacak büyük bir çöküşün tüm borsaları peşinden sürükleyeceği belirtilirken, mevcut tabloda yapay zeka ilişkili hisselerdeki gerilemeler diğer sektörlerdeki yükselişlerle dengeleniyor.

Ancak beliren tehlikenin ilk somut işaretleri bellek çipi pazarında görüldü. Sektördeki balon sadece dört ay içinde büyüyerek patladı.

Güney Kore borsasını sarsan çöküş

Haziran ayında, dünyanın en büyük iki bellek çipi üreticisi olan Güney Koreli Samsung ve SK Hynix şirketlerinin hisseleri yüzde 12’den fazla değer kaybetti.

Bu sert düşüş ülkenin tüm borsasını aşağı çekti. Güney Kore’nin gösterge endeksi Kospi yüzde 10 geriledi ve işlemler otomatik olarak 20 dakika boyunca durduruldu.

Toplam piyasa değerlerinin yarısı Kospi endeksini oluşturan bu iki dev şirketteki çöküşün arkasında, piyasa aktörlerinin yapay zekaya dair büyüyen endişeleri yer aldı.

Aynı dönemde ABD borsaları da dalgalanmadan nasibini aldı. Nasdaq endeksi günü yüzde 2,2, S&P 500 endeksi ise yüzde 1,4 kayıpla tamamlayarak son iki haftanın en kötü performansını sergiledi.

Buna karşın The Wall Street Journal, bu sarsıntının piyasaların geri kalanı için henüz yıkıcı bir sonuç doğurmadığına dikkat çekti.

Devasa balonların patlaması geçmişte ülke ekonomileri için felaketle sonuçlanırken, son yıllarda görülen küçük ölçekli ve yerel balonlar ekonomik büyümeyi felç etmedi.

Bunun temel nedeni, söz konusu yatırımların ağırlıklı olarak borçlanma ve kredi kaynaklarıyla finanse edilmemesi oldu.

Balonlar patladığında yatırımcılar servet kaybetti ancak finansal sistem ayakta kalmayı başardı.

Küresel makroekonomi stratejisti ve Edinburgh’daki finans tarihi arşivi Library of Mistakes’in yöneticisi Russell Napier mevcut durumu değerlendirdi:

“Bankacılık sistemi mükemmel bir durumda. Bu da bir sonraki balonu şişirmek için her zaman yeterli kredi kaynağının bulunacağı anlamına geliyor.”

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

Amazon’a Trump tarifelerinden 600 milyon dolar iade

Yayınlanma

ABD Yüksek Mahkemesi’nin Trump dönemi tarifelerini yasadışı bulmasının ardından harekete geçen Amazon, hükümetten 600 milyon dolar gümrük vergisi iadesi aldı. Şirket, bu süreçte yüksek maliyetlerden etkilenen müşterilerine otomatik para iadesi yapacağını duyurdu.

E-ticaret devi Amazon, ABD Başkanı Donald Trump’ın uyguladığı gümrük vergileri kapsamında hükümetten yüz milyonlarca dolar tutarında vergi iadesi aldığını ve bu kârın bir kısmını müşterilerine geri vereceğini duyurdu.

Gelişme, ABD Yüksek Mahkemesi’nin bu yılın başlarında Trump yönetiminin getirdiği gümrük vergilerinin çoğunu hukuka aykırı bulmasının ardından yaşandı. Mahkemenin kararı üzerine ABD hükümeti, karardan etkilenen şirketlere milyarlarca dolarlık ithalat vergisini iade etmek için resmi süreç başlattı.

Amazon.com, Inc. Finans Direktörü Brian Olsavsky, perşembe günü düzenlenen kazanç toplantısında şirketin “gümrük vergisi iade sürecine katıldığını” belirtti. Olsavsky, ikinci mali çeyrekte 600 milyon dolar tutarında bir ödeme aldıklarını açıkladı.

Finans Direktörü, Amazon’un en baştan itibaren vergi maliyetlerinden kaçınmak için çalışmalar yürüttüğünü vurguladı. Olsavsky, “Mağazamızda satılan ürünlerin büyük çoğunluğunda kayıtlardaki ithalatçı taraf biz değiliz” ifadelerini kullandı.

Olsavsky, gümrük vergileri nedeniyle maliyetlerin yükseldiği durumlara ilişkin olarak “Maliyetlerde artış gördüğümüz hallerde, bu yükü müşterilere yansıtmak yerine çoğunlukla kendimiz üstlendik” dedi.

Amazon üst yöneticisi, müşterilerin bu yüksek maliyetlerden doğrudan etkilendiği “sınırlı sayıda durum tespit ettiklerini” kaydetti.

Sürecin nasıl işleyeceğini de aktaran Olsavsky, “Bu iadeleri aldığımızda, etkilenen müşterilerle kendimiz iletişime geçeceğiz ve ödemeleri hesaplarına otomatik olarak aktaracağız” diye konuştu.

Yüksek Mahkeme, şubat ayında aldığı 3’e karşı 6 oy çoğunluğuyla, Trump yönetiminin ekonomik pazarlık stratejisinin merkezinde yer alan gümrük vergilerinin büyük bölümünü iptal etmişti. Yüksek Mahkeme kararında iade sürecinin nasıl yürütülmesi gerektiği belirtilmemiş, bu konudaki düzenleme alt mahkemelere bırakılmıştı.

Dev şirketler iade sırasına girdi

Kararın ardından ABD Gümrük ve Sınır Koruma Birimi, işletmelerin toplamda yaklaşık 166 milyar doları bulduğu belirtilen vergi iadesi taleplerini işlemeye başladı. Paralarını geri almak için başvuruda bulunan diğer büyük şirketler arasında Ford, General Motors, Apple, Walmart ve UPS de yer alıyor.

ABD Başkanı Donald Trump ise nisan ayında CNBC kanalında yayınlanan “Squawk Box” programına verdiği mülakatta, gümrük vergisi iadesi için başvuruda bulunmayan ABD’li şirketleri “unutmayacağını” söylemişti.

Trump o dönemdeki açıklamasında, “Eğer bunu yapmazlarsa onları unutmayacağım, bunu size rahatlıkla söyleyebilirim” ifadelerini kullanmıştı. Trump, “Çünkü ben bu ülkeyi güçlü kılmaya çalışıyorum. Yüksek Mahkeme bize yardımcı olabilirdi” şeklinde konuşmuştu.

Okumaya Devam Et

Amerika

New York eyaleti Kalshi platformuna 36 milyar dolarlık dava açtı

Yayınlanma

ABD’de New York Eyaleti Başsavcısı Letitia James, tahmin pazarı platformu Kalshi’ye lisanssız ve yasa dışı kumar oynattığı gerekçesiyle dava açtı. Eyalet yönetimi, şirketin New York’taki faaliyetlerinin yasaklanmasını, kullanıcılara fonlarının iade edilmesini ve en az 36 milyar dolar ceza ödenmesini talep ediyor.

New York Eyaleti Başsavcısı Letitia James, en büyük tahmin pazarı platformlarından biri olan Kalshi’ye karşı lisanssız yasa dışı şans oyunları düzenlediği suçlamasıyla dava açtı.

Eyalet yetkilileri, servisin eyaletteki faaliyetlerinin yasaklanmasını, kullanıcılara fonlarının geri ödenmesini ve şirketten en az 36 milyar dolar tahsil edilmesini talep ediyor.

New York yetkililerinin değerlendirmesine göre Kalshi, eyalet sakinlerinin eyalet şans oyunları komisyonundan lisans almadan spor, kültür olayları ve seçimler üzerine bahis oynamasına izin verdi.

Dava dilekçesinde ayrıca şirketin yasalarla öngörülen vergileri ödemediği ileri sürülüyor.

Tahmin pazarları (prediction markets), kullanıcıların “evet” veya “hayır” jeton-bahisleri satın alarak spor, siyaset ve daha birçok olayın sonucu üzerine bahis oynadığı platformlar olarak tanımlanıyor.

Bahsin piyasa fiyatı, olasılığa dair kolektif değerlendirmeyi yansıtıyor. Örneğin 0,20 dolar, olayın gerçekleşme şansının yüzde 20 olduğunu gösteriyor.

Kazanan jetonlar her biri için 1 dolar kazandırırken, kaybeden jetonlar sıfırlanıyor. Jetonlar, sonuç gerçekleşene kadar platformların içinde bir borsadaki gibi takas edilebiliyor.

Kalshi ve Polymarket bu alandaki en büyük iki platform konumunda. Kalshi, ABD Emtia Vadeli Ticaret Komisyonu (CFTC) lisansına, New York Menkul Kıymetler Borsasının (NYSE) işletmeci şirketinin desteğine ve televizyon kanalları, medya, spor birlikleri ile büyük kripto borsalarıyla ortaklıklara sahip.

Blokzincir üzerinde çalışan Polymarket ise başlangıçta kripto para ortamından çıktı. Her iki servis de milyarlarca dolarlık değerlemelere ve onlarca milyon dolarlık yatırımlara sahip.

New York yetkilileri davayla eş zamanlı olarak mahkemeden, yargılama sona erene kadar Kalshi’nin eyalet sakinlerine ilgili olay sözleşmelerini sunmasının yasaklanmasını istedi.

Eyalet yönetimi ayrıca, şirketin kullanıcılara fonlarını tamamen tazmin etmesini, bu ürünlerden elde edilen tüm geliri iade etmesini, yasa dışı yollardan elde edilen hasılatın üç katı tutarında ceza ve bu tür sözleşmelerin her bir teklifi için 100 bin dolar ödemesini talep ediyor.

Mahkeme belgelerine göre, talep edilen toplam tazminat miktarı en az 36 milyar doları bulabilir. Nihai miktar, tam finansal hesaplamanın ardından belirlenecek.

New York Eyaleti Valisi Kathy Hochul konuya ilişkin açıklamasında, “Kalshi, tüketicileri koruyan, sorunlu kumarın gelişmesini önleyen, önemli devlet programlarının finansmanını sağlayan ve tüm şirketlerin tek bir kurala göre çalışmasını garanti eden New York’un kumar yasalarını göz ardı etmeyi seçti” dedi.

CoinDesk’in hesaplamalarına göre, son Dünya Kupası sırasında Kalshi, Polymarket ve onların daha küçük ölçekli rakipleri 50 milyar dolardan fazla bahis işledi.

Bu miktar, tüm Amerikalı bahis şirketlerinin toplamından katbekat fazla bir büyüklüğe karşılık geliyor.

New York eyaletinin davası, düzenleyici kurum CFTC’nin mahkeme yoluyla ayrı eyaletlerin yetkililerinin CFTC onaylı tahmin pazarı platformlarına karşı tedbir uygulamasının yasaklanmasını talep etmesinin ertesi günü açıldı.

Daha önce ABD’nin diğer eyaletlerinin yetkilileri de Kalshi ve Polymarket ile mahkemelik olmuştu.

Tahmin pazarlarındaki kripto para bahisleri son iki yılda büyük popülerlik kazandı. Ancak ülkeler birbiri ardına tahmin pazarlarını yasa dışı kumar kapsamına alıyor.

Bu tür bahislerin yasa dışı olduğunu belirten ve Polymarket’i engelleyen son ülkelerden biri Çekya oldu.

Daha önce benzer tedbirler Almanya, Belçika, Romanya, İsviçre, Polonya, Yunanistan, Kıbrıs, Portekiz, İspanya ve Ukrayna tarafından alındı.

Hollanda, Fransa ve Birleşik Krallık da platformun faaliyetlerinin kumar mevzuatına girebileceğini bildirdi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English