Bizi Takip Edin

Diplomasi

Türkiye, Rusya’dan petrol ithalatını son 12 ayın zirvesine çıkardı

Yayınlanma

Reuters haber ajansına göre Türkiye, haziran ayında Rusya’dan Ural petrolü ithalatını 1,64 milyon tonla son 12 ayın en yüksek seviyesine çıkaracak. Rafineri kâr marjlarının cazip olması ve mevsimsel talep artışının, alımların artmasındaki temel etkenler olduğu belirtiliyor.

Türkiye’nin, haziran ayında Rusya’dan yaptığı Ural petrolü ithalatını 1,64 milyon tona çıkararak son 12 ayın en yüksek seviyesine ulaştıracağı bildirildi.

Reuters haber ajansının iki kaynağa ve LSEG gemi takip sistemi verilerine dayandırdığı haberine göre, bu artışın arkasında rafineriler için cazip kâr marjları ve bölgedeki akaryakıta yönelik mevsimsel talep artışı yatıyor.

İthalat üç aydır artıyor

Türkiye’nin Ural petrolü ithalatı üst üste üçüncü ayda da artış gösterirken, Mart 2025’e kıyasla sevkiyattaki artışın 800 bin tonu aştığı belirtildi.

Bu durumun, kilit pazar konumundaki Hindistan’da Ural petrolüne olan talebi ve fiyatları desteklediği ifade ediliyor.

LSEG terminalindeki verilere göre, Türkiye’nin Ural petrolü ithalatında bir önceki zirve, ülkedeki rafinerilerin 1,76 milyon ton petrol aldığı Mayıs 2024’te kaydedilmişti.

Sevkiyat Baltık limanlarından yapılıyor

Haziran ayında Türkiye’ye ulaşan Ural petrolü sevkiyatının yapıldığı ana limanlar, yaklaşık 1,4 milyon tonluk toplam sevkiyatla Rusya’nın Baltık’taki limanları Primorsk ve Ust-Luga oldu.

Novorossiysk’ten ise yaklaşık 200 bin ton petrol sevk edildiği kaydedildi.

Sektörden iki kaynak ve Reuters ajansının hesaplamalarına göre, Rusya haziran ayında Primorsk, Ust-Luga ve Novorossiysk’ten yapılan petrol ihracatı ve transitini mayıs ayındaki seviyede, yani günde yaklaşık 2 milyon varilde tutacak.

Hindistan’a giden petrolün fiyatı rekor kırdı

Haziran ayı başında kaynaklar, Hindistan limanlarına temmuz ayında teslim edilecek Rus Ural petrolü partilerinin fiyatının, spot sevkiyatların azalması nedeniyle Kuzey Denizi göstergesi BFOE’ye (Brent) kıyasla 2022’den bu yana rekor seviyeye yükseldiğini bildirmişti.

Çin ve Türkiye’nin en büyük rafinerileri Rus petrolü alımına yeniden başladı

Diplomasi

ABD, Grönland’da iki yeni askeri üs açacak

Yayınlanma

ABD, Grönland’ın güneyinde Soğuk Savaş döneminden kalma bir askeri üssü yeniden faaliyete geçirmeyi ve şu anda Danimarka köpek kızağı devriyesi tarafından kullanılan doğu kıyısında bir başka üs kurmayı planlıyor.

Reuters’a bilgi veren kaynaklara göre, söz konusu yerler, 1950’lerde ABD’nin Bluie West One askeri üssünü kapatmasından bu yana nüfusu hayli azalan Narsarsuaq ile Danimarka özel kuvvetleri birimi olan Sirius Köpek Kızak Devriyesi tarafından kullanılan bir askeri karakol olan Mestersvig.

Danimarka, Grönland ve ABD’nin, salı günü (22 Eylül) New York’ta düzenlenecek Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yeni anlaşmalarını imzalamaları bekleniyor.

Anlaşmanın metni henüz kamuoyuna açıklanmadı. Anlaşma hakkında bilgi sahibi olan ve isimsiz kalmak koşuluyla konuşan üç kişi, ayrıntıların anlaşma imzalanana kadar kesinleşmeyeceğini belirtti.

Bir Beyaz Saray sözcüsü, anlaşmanın ayrıntıları hakkında yorum yapmaktan kaçındı ve salı günü imzalanacak olan anlaşmanın “Grönland ve Amerika Birleşik Devletleri’nin güvenliğini sağlayacağı ve koruyacağı” yönündeki daha önceki açıklamayı yineledi.

ABD ile Danimarka arasında Grönland anlaşması

Danimarka, bu anlaşmanın Arktik güvenliğini yalnızca ABD ve Danimarka’ya bırakmak yerine, NATO’nun denetimi altına aldığını belirtiyor.

Anlaşma, uzun süredir ABD’nin Grönland’ı kontrol etmesini istediğini belirten ve zaman zaman bu yarı özerk Danimarka toprağını ele geçirmek için askeri veya iktisadi güç kullanma olasılığını da masaya koyan ABD Başkanı Donald Trump’ın aylar süren baskısının ardından geldi.

Ocak ayında zirveye ulaşan Trump’ın tehditleri, NATO içinde bir diplomatik krize yol açmış ve Danimarka ile Grönland’ı, bu baskıyı hafifletmek amacıyla Washington ile müzakerelere itmişti.

Soğuk Savaş döneminde ABD, Grönland’da 17 askeri üs ve 10.000’den fazla personel bulunduruyordu.

Günümüzde ise sadece Pituffik Uzay Üssü kalmış durumda ve burada yaklaşık 150 ABD askeri personeli görev yapıyor.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

THY, Pegasus ve AJet, İran uçuşlarını iptal etti

Yayınlanma

Türkiye’nin ulusal havayolu şirketi Türk Hava Yolları (THY) ile düşük maliyetli havayolları AJet ve Pegasus, ABD’nin yaptırımlarının yürürlüğe girmesiyle birlikte 21 Eylül’den itibaren İran’a ve İran’dan yapılan uçuşları iptal etti.

Middle East Eye’ın (MEE) araştırmasına göre THY ve AJet’in internet sitelerinde Mart ayına kadar İran’a giden hiçbir uçuş bulunmazken, Pegasus ise öngörülebilir bir gelecekte bu ülkeye yönelik tüm uçuşları rezervasyon sisteminden kaldırmış görünüyor.

Iran International yayınladığı habere göre, bir Türk Hava Yolları temsilcisi kanala, Mart 2027’den sonra bile uçuşların yeniden başlayacağının garantisi olmadığını söyledi.

Konuya yakın bir kaynak MEE’ye, ABD Hazine Bakanlığı’nın İran havacılık sektörüne uyguladığı yaptırımların çok ağır olduğunu ve Türk havayolu şirketlerinin uçuşlarını askıya almak zorunda kaldığını belirtti.

Bu kişi, Boeing uçakları gibi ABD menşeli uçaklara yönelik kısıtlamaların anlaşılabilir olduğunu fakat yeni yaptırımların, ABD menşeli bileşenler içerdikleri için Airbus uçaklarının da İran’a uçmasını engellediğini belirtti.

Bu kaynağa göre havayolu şirketlerinin başka seçeneği yoktu.

Bir Türk yetkili, pazartesi (21 Eylül) itibarıyla Mahan Air’in Türkiye’ye uçuşları yasaklanan tek İranlı havayolu şirketi olduğunu, diğer İranlı havayollarının ise şimdilik iki ülke arasındaki seferlerini sürdürmekte serbest olduğunu belirtti.

Türkiye ve İran, ABD’nin Tahran’a uyguladığı arka arkaya yaptırımlara rağmen istikrarlı bir ilişki ve kapsamlı enerji ve ticari bağlar sürdürmüştü.

Fakat MEE’ye göre, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran üzerindeki iktisadi baskıyı artırmaya başlamasından bu yana Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan farklı bir yaklaşım benimsemeye başladı.

Hafta sonu Türkiye, ülkede onlarca yıldır faaliyet gösteren İranlı Bank Mellat’ın bankacılık lisansını iptal etti.

Türkiye’nin bankacılık düzenleme kurumu da, ABD’nin İran hükümetine fon aktardığı iddiasıyla bu kuruma yaptırım uygulamasının ardından geçen hafta Golden Global Investment Bank’ı devraldı.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

İngiltere, Suudi Arabistan’a “savunma” desteği sağlayacak

Yayınlanma

İngiltere Başbakanı Andy Burnham, Suudi Arabistan’a “savunma amaçlı havada yakıt ikmali” desteği sağlayacağını açıkladı.

Bu desteğin önümüzdeki günlerde başlamasının muhtemel olduğu ve Kıbrıs’taki RAF Akrotiri üssünde konuşlanmış tek bir İngiliz uçağı, yani bir Voyager’ın görev alacağı anlaşılıyor.

Başbakan, bu kararın Suudi Arabistan’ın “askeri destek” talebinin ardından alındığını ve Savunma Bakanı Wes Streeting ile Dışişleri Bakanı Ed Miliband’ın tavsiyesi üzerine bu talebi kabul ettiğini belirtti.

Hükümet yetkilileri, bu teklifin “süre sınırlı” olduğunu ve ilk etapta muhtemelen “haftalarca” süreceğini belirtti.

Son günlerde, Yemen’deki Ensarullah (Husiler) direniş güçleri, Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’a ve ülkenin Kızıldeniz kıyısındaki enerji tesislerine insansız hava aracı ve balistik füze saldırıları düzenlediklerini iddia ediyor.

İngiliz yetkililer, savunma desteğini, Suudi Hava Kuvvetleri jetlerinin yaklaşan Yemen füzelerini ve insansız hava araçlarını düşürmesine yardım etmeyi de içerebilecek bir faaliyet olarak tanımlıyor.

Tek başına bulunan bu Voyager uçağı, Kraliyet Hava Kuvvetleri’nin (RAF) kayıtlarında yer alan dokuz uçaktan oluşan ana filonun bir parçası.

RAF’ın ayrıca gerektiğinde askeri görev için çağrılabilecek beş uçağı daha bulunuyor.

New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na giderken kendisiyle birlikte seyahat eden gazetecilere konuşan Burnham, bu kararı “yaşam maliyeti” baskılarıyla ilişkilendirdi:

“Yaşam maliyeti baskıları ve İngiltere ile daha geniş bölgenin çıkarlarını güvence altına almak için harekete geçme konusundaki görüşüme geri dönmek istiyorum. Çünkü elbette Suudi Arabistan saldırılara maruz kalıyor, potansiyel olarak daha fazla aksaklıklarla karşı karşıya kalabilir ve bu güzergâhları açık tutmamız gerekiyor; dolayısıyla talebi kabul ettik.”

Kızıldeniz’den geçen deniz ticaret yolları, dünya ekonomisinin hayati damarlarından biri.

Ensarullah milisleri, Suudi Arabistan’ın kullandığı önemli bir deniz ticaret yolu olan Kızıldeniz’e açılan kapı niteliğindeki stratejik liman kenti Muha ve Perim Adası’nın kontrolünü kısa süre önce ele geçirdi.

“Askeri destek” söz konusu olduğunda, İngiltere’nin tek bir Voyager yakıt ikmal uçağı teklif etmesi, bu yelpazenin en hafif ucunda yer alıyor.

Hatta BBC’ye göre bazıları bunu, zor durumda olan bir müttefike yönelik göstermelik bir jest olarak görebilir.

İngiliz yetkililer, bu teklifin kendi ifadesiyle “süre sınırlı” olduğunu, belki de sadece birkaç haftalık olacağını belirttiler.

Burada İngiltere için risk sınırlı olsa da, savaşlar genellikle ülkeleri giderek artan bir katılımla içine çekme eğiliminde. Bu durum Suudiler için uygun olabilir fakat İngiltere’deki çoğu insanı memnun etmesi pek olası değildir.

Geçen hafta BBC’ye verdiği bir röportajda, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Avrupa’nın Suudi Arabistan’a destek vermesinin de muhtemel olduğuna işaret etti.

Rutte şöyle dedi:

“Avrupalı müttefikler arasında ‘hey, bu konuyu nasıl ele alacağız?’ şeklinde telefon görüşmeleri yapılıyor olsa şaşırmam. Bakalım ne olacak; NATO yardımcı olabilirse, her zaman yardımcı olacağız.”

Enerji Bakanı Martin McCluskey geçen hafta milletvekillerine, Birleşik Krallık’ın mevcut savunma ortaklığı kapsamında Suudi Arabistan’a “hava savunma desteği sağladığını” söyledi ama operasyonel askeri faaliyetlerle ilgili sorulara yanıt vermekten kaçındı.

Ocak 2024’te, Birleşik Krallık, ABD ile birlikte Yemen genelindeki Ensarullah hedeflerine yönelik hava saldırıları düzenledi.

O dönemin Başbakanı Rishi Sunak, Husilerin Kraliyet Donanmasına ait bir savaş gemisi de dahil olmak üzere gemileri hedef almasının ardından Birleşik Krallık’ın “meşru müdafaa kapsamında hareket ettiğini” söylemişti.

Ayrıca, saldırıların canları ve ticari gemiciliği korumak için “gerekli, orantılı ve hedefli” olduğunu da belirtmişti.

Birleşik Krallık ve ABD tarafından gerçekleştirilen diğer ortak hava saldırıları 2024 yılında devam etti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English