Avrupa
Ukrayna’dan Polonya’ya gıda ambargosu tehdidi

Kiev, Polonyalı çiftçilerin ülke sınırlarını Ukrayna’dan gelen tahıl ürünlerinin girişine karşı kapatmaya son vermemeleri halinde Polonya’dan gıda ithalatını sınırlamayı planladıklarını duyurdu.
Polonyalı çiftçilerin, Ukrayna’dan gelen ucuz tahıl ürünlerinin yerli üreticiyi zora sokması nedeniyle son aylarda yürüttüğü protestolar devam ediyor.
Ukrayna gıda üretiminin Polonya’nın iç pazarına akın etmesini protesto eden çiftçiler, Ukrayna ürünlerini taşıyan kamyonların Polonya’ya girmesini engellemek için sınır bölgelerine blokaj uyguluyor.
Forbes dergisine konuşan ismi belirtilmeyen iki Ukraynalı üst düzey hükümet yetkilisi, Polonya hükümetinin protestoları engelleme konusunda çok az şey yaptığını ve hatta protestoları açıkça desteklediğini belirterek, Ukrayna’nın Polonya’dan tarım ithalatını kısıtlamayı düşündüğünü bildirdi.
Konunun hassasiyeti gerekçesiyle isminin açıklanmaması koşuluyla konuşan bir yetkili, “Bundan kaçınmak isteriz ama gerekli olabilir,” ifadesini kullandı.
Daha önce Ukrayna Tarım Bakanı Nikolay Solskiy, Polonya’ya karşı misilleme seçeneğini saklı tuttuklarını dile getirerek “Yapıcı bir yaklaşımı tercih ediyoruz, ancak elbette tepki vermeye hazırız,” demişti.
Bununla beraber ilgili kararın iki hafta içinde açıklanabileceğini kaydeden yetkililer, “Neler olacağını izleyip göreceğiz,” diyerek, detay vermekten kaçındı.
Geçtiğimiz hafta düzenlenen bir protesto gösterisinde Polonyalı çiftçiler, Dorohusk sınır kapısında Ukrayna kamyonlarının geçişini engellemiş ve protesto amacıyla yola tahıl dökmüşlerdi.
Varşova, çiftçilerin eylemlerini eleştirse de protestolar sırasında farklı durumların ortaya çıktığını kabul etmiş ve Ukrayna’nın taleplerine rağmen çiftçilere karşı harekete geçmemişti.
Lviv Belediye Başkanı Andrey Sadoviy’nin protestocu çiftçileri ‘Rusya yanlısı provokatörler’ olarak nitelendirecek kadar ileri gitmesiyle Kiev, Polonya hükümetinin tepkisinden pek etkilenmedi. Sadoviy daha sonra bu sözleri için özür diledi.
Ekonomi ve Ticaret Bakan Yardımcısı Taras Kaçka ise, protestocu çiftçilerin davranışlarının ‘barışçıl bir protestoyla hiçbir ilgisi olmadığını’ savundu. Kaçka, Polonya’nın Ukrayna gıdalarının imha edilmesine kayıtsız kalması halinde, Polonya’dan gelen peynir kamyonlarına veya mağaza raflarındaki ürünlere karşı agresif eylemlere girişilmesine şaşırmayacağını da sözlerine ekledi.
Bununla birlikte Polonya Süt Odası Başkanı Agnieszka Maliszewska, Portal Spożywczy‘ye verdiği demeçte, söz konusu açıklamaya ilişkin “Böyle bir durum ortaya çıkarsa, Ukraynalı bakan yardımcısı ülkenin (Ukrayna’nın) kendi vatandaşlarının aleyhine oynamak istiyor demektir,” yorumunu yaptı.
Bir başka üst düzey Ukrayna hükümet yetkilisi de Bloomberg‘e yaptığı açıklamada, sınırı kapatan Polonyalı çiftçilerin Ukrayna’nın savunma kapasitesine zarar verdiğini iddia etti.
Polonya Tarım Bakanı Czeslaw Siekierski, Solskiy ile sorunu bu yıl iki kez görüşmüş ve son görüşme geçen hafta gerçekleşmişti. Siekierski, çiftçilerle yaptığı görüşmede de iki tarafın, piyasaları istikrarsızlaştırmadan her ülkeye ithal edilebilecek gıda kotalarını belirlemek üzere gıda ithalatına ilişkin ikili bir anlaşma müzakere ettiğini aktarmıştı.
Bu arada Polonyalı çiftçiler sınır geçişlerini engellemek için 30 gün sürecek olan protestolarına devam ediyor.
Diğer AB ülkelerinden çiftçilere de sınırda kendilerine katılmaları çağrısında bulundular. Pazar günkü protestoya Almanya, Fransa ve Belçika’dan çiftçiler katıldı.
Avrupa
Almanya, Fransa ve İngiltere, Rusya ile müzakere planı üzerinde çalışıyor

Bloomberg’in kaynaklarına göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonu için bir plan hazırlıyor. Avrupa ülkeleri çatışmanın bir kış daha uzamasını önlemeyi hedeflerken, görüşmelere ilişkin nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’e ait olacağını ve Kiev’e baskı yapılmayacağını belirtiyor.
Bloomberg’in kaynaklara dayandırdığı haberine göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonuna yönelik bir plan üzerinde çalışıyor.
Ajansa konuşan kaynaklar, Avrupa ülkelerinin çatışmanın bir kış daha devam etmesini önlemek istediğini belirtti. Aynı kaynaklar, görüşmeler konusunda nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’e ait olacağını ve Avrupa’nın bu konuda kendisine baskı yapmayı planlamadığını aktardı.
Kaynaklara göre İngiltere Başbakanı Keir Starmer, önümüzdeki günlerde bu konuyu Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile görüşecek.
Alman televizyon kanalı NTV, 2 Haziran’da Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder’in Moskova’ya geldiğini bildirmişti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin daha önce Schröder’i Avrupa tarafından tercih edilebilecek bir müzakereci olarak nitelendirmişti.
Rusya Devlet Başkanı Sözcüsü Dmitriy Peskov, mayıs ayının sonunda yaptığı açıklamada Avrupa’nın Rusya ile diyalog kurulmasının gerekliliğini anladığını, ancak müzakere süreci konusunda “ancak şimdi olgunlaşmaya başladığını” ifade etmişti.
Peskov ayrıca Moskova’nın, Avrupa Birliği’nden Rusya ile temas kurabilecek olası müzakerecilere ilişkin gelen sinyalleri ciddiyetle değerlendirdiğini söylemişti.
Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide ise Avrupa’nın Ukrayna konusundaki görüşmelere tarafsız bir arabulucu olarak değil, çatışmadan etkilenen çıkarlara sahip bir taraf olarak katılması gerektiğini belirtti.
Eide, Avrupa Birliği ve ABD’nin Kiev’e desteğini sürdürmesi gerektiğini de vurguladı.
Putin ise Kiev’in çatışmayı barışçıl yollarla çözmeye hazır olduğuna inanmadığını dile getirmişti. Rus lider, çatışmanın temel nedenlerinin ortadan kaldırılması ve 2024 yılında açıkladığı koşullar temelinde barışçıl bir çözüme hazır olduğunu söylemişti.
Putin’in sıraladığı koşullar arasında Ukrayna birliklerinin Donetsk ve Lugansk halk cumhuriyetleri ile Zaporojye ve Herson bölgelerinden çekilmesi, bu bölgeler ile Kırım’ın Rusya’nın parçası olarak tanınması, Ukrayna’nın tarafsız, askeri bloklara katılmayan ve nükleer silahlardan arındırılmış bir statü benimsemesi, Ukrayna’nın silahsızlandırılması ve “Nazizmden arındırılması” ile Rusya’ya yönelik tüm yaptırımların kaldırılması yer alıyordu.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise geçen yıl eylül ayında Avrupa’ya Ukrayna konusundaki müzakere masasında yer olmadığını söylemişti.
Lavrov, Avrupa Birliği ülkelerinin Rusya karşıtı tutumları nedeniyle bu süreçte yer alamayacağını belirtmiş ve Batı tarafından sunulan güvenlik garantilerinin “Rusya’ya karşı kurgulandığını” ifade etmişti.
Avrupa
Rheinmetall, otomotiv tedarik bölümünü satıyor

Alman savunma sanayi şirketi Rheinmetall, otomotiv tedarikçi bölümünü özel sermaye şirketi Aequita’ya satıyor.
Rheinmetall çarşamba günü yaptığı açıklamada, iki şirketin “bugün, Rheinmetall’in eski Power Systems bölümüne yeni bir yönetim altında bir gelecek açan bir satın alma anlaşması imzaladığını” duyurdu.
Bu, “stratejik yeniden yapılanmada bir dönüm noktası” niteliğinde; sivil bölümün satışıyla birlikte grup, “odak noktasını askeri işine kaydırıyor.”
İşlemin bu yılın dördüncü çeyreğinde tamamlanması bekleniyor ve halen düzenleyici kurumların onayına tabi.
Hisselerin yüzde 100’ü için ön satın alma bedeli 350 milyon avro olarak belirlendi fakat bu rakam işlemin kesinleşmesinden önce değişebilir.
Rheinmetall, kısa süre önce savunma işinde rekor kâr ve dolu sipariş defterleri bildirdi. Öte yandan, otomotiv tedarik endüstrisi krizde.
Şirket, “Özellikle otomotiv sektöründeki iş durumunun daha da kötüleşmesi, nihai anlaşmanın şart ve koşullarını etkiledi,” açıklamasını yaptı.
Avrupa’nın savunma harcamalarını artırmasıyla Ukrayna savaşının başlamasından bu yana iş hacmi hızla artan Rheinmetall, geçen yıldan beri Power Systems bölümüne alıcı arıyordu ve bu bölümü Aralık 2025’te durdurulan faaliyetler kategorisine almıştı.
Rheinmetall, şirketleri satın alıp yeniden yapılandıran bir yatırım şirketi olan Aequita’nın, bu birimdeki dünya çapındaki yaklaşık 6.250 çalışanı işte tutmayı planladığını da ekledi.
Aequita’nın Yönetim Kurulu Başkanı ve Eş CEO’su Axel Geuer, “Bu şirket, artık yaklaşık 5 milyar avro gelir elde edecek olan otomotiv bölümümüze mükemmel bir katkı sağlıyor,” dedi.
Geuer, Aequita’nın bu şirketin uzun vadeli gelişimini destekleyeceğini ve otomotiv portföyü genelinde sinerji yaratmaya çalışacağını da sözlerine ekledi.
Rheinmetall, satışın dışında kalanlar arasında alüminyum döküm uzmanı KS Huayu AluTech’in Almanya’daki üç tesisi, otomotiv sensörleri ortak girişimi Dermalog SensorTec’teki hisseler ve otomobil parçaları üreticisi Pierburg’un İspanya’daki Abadiano fabrikasının bulunduğunu belirtti.
Avrupa
Litvanya, ABD ile nükleer silah müzakerelerine başladı

Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas, ABD nükleer silahlarının ülke topraklarında olası konuşlandırılmasına yönelik Washington ile müzakereler yürütüldüğünü açıkladı. Litvanya Anayasası kitle imha silahlarının konuşlandırılmasını yasaklasa da Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda güvenlik risklerini gerekçe göstererek bu engeli aşacak değişiklikler önerdi.
Litvanya, ABD’ye ait nükleer silahların kendi topraklarında olası konuşlandırılması konusunda Washington ile müzakereler yürütüyor.
Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas, konuya ilişkin yaptığı açıklamada ABD ile görüşmelerin sürdüğünü doğruladı.
Politico’nun aktardığı habere göre Kaunas, “Tartışmalar devam ediyor. Litvanya kesinlikle bu sürecin dışında kalmıyor” ifadelerini kullandı.
Litvanya Anayasası, ülke topraklarında kitle imha silahlarının konuşlandırılmasını açıkça yasaklıyor. Ancak Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, bölgedeki güvenlik risklerini gerekçe göstererek bu yasal engelin etrafından dolaşılmasını sağlayacak anayasa değişiklikleri yapılmasını daha önce teklif etti.
Politico, söz konusu müzakerelerin ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığını azaltma eğiliminde olduğu ve bu durumun NATO müttefikleri arasında güvenlik endişelerini artırdığı bir dönemde yürütüldüğünü yazdı.
Financial Times tarafından aktarılan bilgilere göre ise ABD, ek nükleer savaş başlıkları ve bombardıman uçaklarının diğer Avrupa merkezli NATO ülkelerinde konuşlandırılması seçeneğini değerlendiriyor.
Mevcut durumda ABD’ye ait nükleer silahlar Avrupa coğrafyasında altı ülkede bulunuyor. Bu ülkeler Almanya, Belçika, İtalya, Türkiye, Hollanda ve Birleşik Krallık olarak sıralanıyor.
Dünya Basını2 hafta önceProf. Mearsheimer: Trump, İran savaşını sonlandırmak için Çin’den yardım istedi
Dünya Basını2 hafta önceİktisat tarihçisi Chance: Batı, Çin’i kendi sistemine entegre ederek liberal bir demokrasiye dönüştüreceğini sandı
Diplomasi2 hafta önceXi ve Putin ‘çok kutuplu bir dünya ve yeni tip uluslararası ilişkiler’ çağrısı yaptı
Amerika2 hafta önceBolivyalı işçi ve köylüler başkent La Paz’ı kuşattı
Asya2 hafta önceLai, Tayvan’ın “özgürlüğünden vazgeçmeyeceğini” söyledi, yeni İHA bütçeleri sözü verdi
Asya2 hafta önceRusya ve Çin arasındaki ticaret hacmi 240 milyar dolara ulaştı
Asya2 hafta önceİran’daki savaş yuan için küresel ticarette fırsat penceresi açtı
Dünya Basını2 hafta önceProf. Pape: İran yetenekleri sınırlı olduğu için değil, stratejik sebeplerle kendini dizginliyor











