Rusya
Ukrayna’nın kamyondan fırlatılan İHA’ları Rusya’yı önlem almaya sevk etti

Savaş Araştırmaları Enstitüsü (ISW), Rusya’nın, Ukrayna’nın stratejik uçaklarını imha eden İHA saldırılarının ardından hava üslerine sığınak ve hangar inşa etmeye başladığını bildirdi. Ukrayna Güvenlik Teşkilatı’nın (SBU) ‘Örümcek Ağı’ adlı operasyonuna tepki olarak Moskova’nın ayrıca onlarca bombardıman uçağını Ukrayna sınırlarından daha uzak üslere taşıdığı belirtildi.
ABD’de bulunan Savaş Araştırmaları Enstitüsü (ISW) adlı düşünce kuruluşu, Rusya’nın, Ukrayna’nın insansız hava araçlarıyla (İHA) düzenlediği ve stratejik uçaklarını imha ettiği saldırıların ardından hava üslerini korumak için sığınaklar ve beton hangarlar inşa etmeye başladığını duyurdu.
İstihbarat kuruluşu Frontelligence Insight tarafından incelenen uydu görüntüleri, Rusya’nın savunma altyapısını güçlendirmek için attığı adımları gözler önüne serdi.
Uydu görüntüleri inşaatı ortaya koydu
7 Temmuz tarihli uydu görüntülerine göre, Kursk oblastındaki Halino havaalanında toprak kaplamalı 10 güçlendirilmiş sığınak, toprak kaplaması olmayan 12 beton sığınak tipi yapı ve hangara benzeyen 8 bina inşa edildi.
Benzer şekilde, 9 Temmuz’da çekilen fotoğraflar, Kırım’daki Saki hava üssüne iki beton sığınak tipi yapı ve uçaklar için beton korunaklar inşa ettiğini gösterdi.
Bu inşaat faaliyetleri, Planet Labs şirketi tarafından yaklaşık aynı tarihlerde çekilen karelerle de teyit edildi.
Ancak, Kırım’da bulunan Canköy gibi diğer hava üslerinde henüz herhangi bir inşaat çalışması gözlemlenmedi.
SBU’nun ‘Örümcek Ağı’ operasyonu
ISW analistleri, bu koruyucu yapıların inşasını doğrudan Ukrayna Güvenlik Teşkilatı’nın (SBU) “Örümcek Ağı” adlı operasyonuna bağlıyor. Bu operasyon kapsamında, kamyonlardan fırlatılan İHA’lar, Rusya’nın Murmansk, İrkutsk, Ryazan ve İvanovo oblastlarındaki stratejik bombardıman uçaklarının bulunduğu askeri havaalanlarını hedef almıştı.
Ukrayna Genelkurmay Başkanlığı, saldırılar sonucunda Tu-22M bombardıman uçakları ve her biri 300 milyon dolar değerindeki birkaç A-50 radar gözlem uçağı da dahil olmak üzere toplam 12 uçağın imha edildiğini açıklamıştı.
Bu gelişmelerin ardından Washington Post (WaPo) gazetesine konuşan Kiev’deki bir kaynak, Ukrayna istihbaratının, ABD’nin bu tür eylemlere karşı çıkmasına rağmen Rusya topraklarında “karmaşık operasyonlar” geliştirmeye devam ettiğini söyledi.
Stratejik uçaklar Uzak Doğu’ya kaydırıldı
Rusya, İHA tehdidine karşı bir diğer tedbir olarak onlarca bombardıman uçağını Ukrayna sınırlarından daha uzak hava üslerine yeniden konuşlandırdı.
OSINT analisti AviVector tarafından incelenen uydu görüntülerine göre, İrkutsk oblastındaki Belaya ve Murmansk oblastındaki Olenya havaalanlarında bulunan tüm Tu-160 uçakları, haziran ayının ilk günlerinde üslerinden ayrıldı.
Bu bombardıman uçaklarından ikisi Çukotka’daki Anadır’a, üçü Kamçatka’daki Yelizovo’ya ve üçü de Tataristan’daki Borisoglebskoye havaalanına yerleştirildi.
Ayrıca, Murmansk yakınlarındaki hava üssünden 11 adet Tu-22M3 ve tüm Tu-95MS bombardıman uçakları da ayrıldı.
Bu uçaklar, Amur oblastındaki Ukrayinka, Saratov oblastındaki Engels-2, Tataristan’daki Borisoglebskoye ve son zamanlarda Rusya ordusu tarafından çok az kullanılan Kuzey Osetya’daki Mozdok hava üssüne konuşlandırıldı.
Kraliyet Birleşik Savunma Araştırmaları Enstitüsü kıdemli araştırmacısı Justin Bronk, Moskova’nın stratejik havacılığı Uzak Doğu da dahil olmak üzere uzak havaalanlarına göndererek yeni Ukrayna İHA saldırıları riskini azaltmaya çalıştığını belirtti.
İngiltere Kraliyet Hava Kuvvetleri eski komutanı Greg Bagwell ise Ukrayna’nın saldırılarından sonra Rusya’nın stratejik havacılığını havaalanları arasında daha sık taşımak zorunda kalabileceğini ifade etti.
Rusya
Rusya dış kamu borcunu nisan ayında rekor düzeyde azalttı

Rusya’nın dış kamu borcu nisan ayında 4,2 milyar dolar gerileyerek son 15 yılın en hızlı aylık düşüşünü kaydetti. Maliye Bakanı Anton Siluanov federal düzeydeki dış borcu yakın zamanda tamamen kapatmayı hedeflediklerini açıklarken, uzmanlar yüksek faiz oranları nedeniyle bütçedeki borç servis maliyetlerinin arttığına dikkat çekiyor.
Rusya’nın dış kreditörlere olan kamu borcu, nisan ayında istatistik tarihinin en büyük aylık düşüşlerinden birini kaydetti.
RIA Novosti’nin Rusya Maliye Bakanlığı verilerine dayanarak yaptığı hesaplamalara göre, mart sonunda 61,1 milyar dolar olan devlet dış borcu, nisan ayında 4,2 milyar dolar azalarak 58,9 milyar dolara geriledi.
Bu azalış, son 15 yılda kaydedilen en hızlı aylık düşüş oldu. Bundan önceki rekor düşüş, Temmuz 2018’de borcun 3,6 mlyar dolar gerilemesiyle yaşanmıştı.
Maliye Bakanı Anton Siluanov, St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu kapsamında yaptığı açıklamada, Rusya’nın dış kamu borcunu tamamen kapatma niyetinde olduğunu belirtti.
Siluanov, “Dış borcumuz yalnızca yüzde 10 seviyesinde, bunu da yakında ödeyeceğiz. Umuyorum ki bu tür borçlarımız kalmayacak” ifadelerini kullandı.
Bu açıklamanın özel sektör ve bankaların toplam dış borcunu değil, yalnızca federal düzeydeki devlet dış borcunu kapsadığı belirtildi.
Maliye Bakanlığı verilerine göre, 1 Mayıs 2026 itibarıyla Rusya’nın yerli veya yabancı alacaklıların elinde bulunan dış tahvil borcu 33,8 milyar dolar düzeyinde bulunuyor.
Rusya Merkez Bankası verileri ise 1 Nisan itibarıyla yerleşik olmayan yabancıların elindeki kamu borcunun 23 milyar dolar olduğunu gösteriyor.
Nisan ayındaki sert düşüşün nedenlerine değinen derecelendirme kuruluşu NRA’nın Yönetici Direktörü Sergey Klisenko, Vzglyad gazetesine verdiği demeçte, şu değerlendirmede bulundu:
“Rusya’nın dış borcundaki nisan ayı düşüşü, neredeyse tamamen yabancı para cinsinden verilen devlet garantilerinin vadelerinin dolması ve hacminin azalmasıyla ilgilidir. Yabancı para cinsinden olan bu borç bileşeni, devletin zaman zaman belirli sektörleri, projeleri veya şirketleri desteklemek amacıyla yeni garantiler ihraç etmesi nedeniyle sürekli bir düşüş trendi sergilemiyor. Nitekim nisan ayındaki düşüşün ardından mayıs ayında devlet garantileri yeniden 1 milyar dolar artarak 22,5 milyar dolara yükseldi.”
Rus yetkililer, geçmişte Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Uluslararası Para Fonu’na (IMF) olan borç bağımlılığından alınan dersler doğrultusunda uzun süredir sıkı bir borçlanma politikası yürütüyor.
Rusya, vergi mevzuatının düzenlenmesi ve yüksek petrol gelirleri sayesinde 2005 yılında IMF’ye olan borcunu vaktinden önce tamamen kapatmıştı.
O tarihten bu yana Maliye Bakanlığı, kriz dönemlerinde bile dış borçlanmayı sıkı şekilde kontrol altında tutuyor.
Gelişmiş ülkelerde ise kamu borçlarının gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYİH) oranı yüksek seviyelerde seyrediyor. Konuya ilişkin verileri paylaşan Sergey Klisenko, ABD’nin kamu borcunun 40 trilyon dolara yaklaştığını ve GSYİH’sinin yüzde 130’una ulaştığını belirtti.
Klisenko, “Mevcut faiz oranlarıyla ABD’nin yıllık sadece faiz ödemeleri 1,2 trilyon dolara, yani yıllık bütçesinin yüzde 20’sine yaklaşıyor ki bu sürdürülebilir bir seviye değil” dedi.
Japonya’da kamu borcunun GSYİH’ye oranının yüzde 230’u aştığını ifade eden uzman, Avrupa ülkelerinde de benzer bir durumun yaşandığını, borç oranının Yunanistan’da yüzde 150, İtalya’da yüzde 138 ve Fransa’da yüzde 118 seviyesinde olduğunu aktardı.
Rusya’nın yabancı para cinsinden kamu borcunun son 15 yılda radikal bir değişim göstermediğini belirten Klisenko, 2014 yılında da bu borcun mutlak değer olarak 80 milyar doları aşmadığını ve GSYİH’ye oranının yüzde 4’ün altında kaldığını kaydetti.
Rusya hükümetinin, yaptırım risklerini öngörerek uzun süre önce ruble cinsinden borçlanmaya öncelik verdiğini ifade eden Klisenko, önümüzdeki dönemle ilgili şu öngörüleri paylaştı:
“Yabancı para cinsinden kamu borcu önümüzdeki bir ila iki yıl içinde muhtemelen azalmaya devam edecektir. Ancak daha uzun vadede Rusya hükümeti, faiz giderlerini azaltmak amacıyla Çin yuanı dahil dost ülkelerin para birimlerinde borçlanmayı artırma seçeneklerini değerlendirebilir. Çünkü yabancı para cinsinden tahvil ihraçlarının faiz oranları, ruble cinsinden ihraçlara kıyasla yarı yarıya daha düşük.”
Rusya’da Duma bütçe sınırlarını kaldırdı: Hükümet borçlanmayı artırabilecek
Rusya’nın toplam kamu borcunun GSYİH’ye oranının yüzde 16’yı aşmaması nedeniyle borçlanmayı artırma alanı bulunduğunu belirten uzmanlar, yüksek faiz oranlarının bütçe üzerinde yarattığı baskıya da dikkat çekiyor.
Klisenko, “Düşük borç oranına rağmen, yüksek politika faizi nedeniyle mevcut faiz giderleri bütçede şimdiden önemli bir harf kalemi haline gelmektedir” uyarısında bulundu.
Finansal Grup Finam’ın Makroekonomik Analiz Bölüm Başkanı Olga Belenkaya da borç servis maliyetlerindeki artışa işaret ederek şu verileri aktardı:
“Rusya’nın kamu borç servis giderlerinin toplam bütçe içindeki payı kademeli olarak artıyor ve tarihsel ortalamaların oldukça üzerine çıkmış durumda. 2021 yılında borç servisi toplam harcamaların yüzde 4,4’ünü oluşturuyordu. 2015-2021 yılları arasında bu oran ortalama yüzde 4 seviyesindeydi. Bütçe politikası belgelerine göre, 2026-2028 döneminde ise bu payın toplam bütçe harcamalarının yüzde 8 ila 9’una ulaşması öngörülüyor.”
Belenkaya, borç servis maliyetlerinin artmasında yalnızca Merkez Bankası’nın politika faizinin değil; borçlanma hacmi, piyasa talebi, uzun vadeli enflasyon beklentileri ve risk primi gibi unsurların belirlediği getiri oranlarının da etkili olduğunu açıkladı.
Buna rağmen Rusya’nın borç servis harcamalarının GSYİH’ye oranının hala dünya ortalamasının altında olduğunu belirten ekonomist, bu oranın Rusya’da bu yıl için yüzde 1,7 olarak planlandığını, buna karşın OECD ülkelerinde ortalama yüzde 3,3, ABD’de ise yüzde 3,9 seviyesinde olduğunu kaydetti.
Belenkaya, “Yine de faiz giderlerinin bütçedeki payının daha fazla artması Rusya için istenmeyen bir durumdur. Zamanla bu durum, borç servis harcamalarının diğer bütçe kalemlerini baskılamasına yol açabilir. Devlet, kaynaklarını öncelikli hedeflere yönlendirmekte zorlanabilir veya ekonomik büyüme pahasına vergi yükünü daha da artırmak zorunda kalabilir” değerlendirmesiyle sözlerini tamamladı.
Rusya’da kurumsal tahvil temerrütleri son 10 yılın zirvesine çıktı
Rusya
Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov’dan güvenlik garantileri mesajı

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Ukrayna krizinin çözümü, Batı dünyasının rolü ve müttefik Belarus’un güvenliği konularında açıklamalarda bulundu. Kiev yönetiminin müzakere şartlarını saygısızca olarak nitelendiren Lavrov, Moskova’nın tüm askeri operasyon hedeflerine ulaşacağını belirtti. Lavrov ayrıca, Avrupa’nın saldırgan bir intikam arayışında olduğunu ifade etti.
Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Diplomatik Akademi bünyesinde düzenlenen 12. Büyükelçilik Yuvarlak Masa Toplantısı kapsamında yaptığı konuşmada, Ukrayna krizinin çözüm süreci, Batı dünyasının üstlendiği rol ve Birlik Devleti sınırları içindeki güvenlik garantilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, diplomatlar ve yabancı misyon temsilcilerinin katıldığı oturumda konuşan Lavrov, Kiev yönetiminin yaklaşımlarını sert bir dille eleştirirken, Moskova’nın müttefiklerine yönelik taahhütlerine sadık kalacağını ilan etti.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin hem Moskova’ya hem de Avrupalı destekçilerine yönelik gerçek dışı talepler öne sürdüğünü belirten Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Kiev’in bu tutumunu saygısızca olarak nitelendirdi.
Ukrayna liderinin son dönemdeki beyanatlarına değinen Lavrov, “Sayın Zelenskiy, kesinlikle gerçekçi olmayan ve hatta sadece Moskova’ya değil, kendi Avrupalı küratörlerine karşı da saygısızca koşullar öne sürerek müzakerelerde ısrar ediyor. Kendisi geçenlerde açıkça şunu söyledi: Avrupa bir müzakere formatı düşünmeli ve birkaç seçenek sunmalı, ancak Avrupa adına kimin müzakereci olacağını Kiev bizzat belirleyecek. Bu duruma yorum yapmak bile gereksiz” ifadelerini kullandı.
avrov, tüm bu olumsuz yaklaşımlara rağmen Rusya Federasyonu’nun Ukrayna ile yürütülen müzakere sürecini daha önce kesintiye uğradığı, askıya alındığı noktadan itibaren yeniden başlatmaya hazır olduğunu da sözlerine ekledi.
“İntikam istiyorlar, Rusya’nın teslim olmasını hedefliyorlar”
Avrupa’nın mevcut siyasi yönelimini değerlendiren Lavrov, kıta ülkelerinin izlediği politikaların küresel güvenlik için ciddi bir tehdit unsuru haline geldiğini kaydetti.
Avrupa başkentlerinin, İkinci Dünya Savaşı öncesinde Hitler Almanyası’nın sergilediği tutuma benzer şekilde hareket ettiğini ifade eden Lavrov, kıtanın neo-nazi ve Rusya karşıtı söylemler altında birleştirilmeye çalışıldığını dile getirdi.
Avrupa elitlerinin saldırgan bir intikam arzusu içinde olduğunu belirten Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Brüksel’in müzakerelerde eşitlik ilkesini tamamen göz ardı ettiğini kaydetti.
Konuşmasında Batılı güçlerin nihai amacına işaret eden Lavrov, “Bir kez daha vurgulamak isterim: Onlar intikam istiyorlar, Rusya’nın teslim olmasını istiyorlar” şeklinde konuştu.
Avrupalı liderlerin ateşkes yönündeki çağrılarının samimi olmadığını dile getiren Lavrov, bu girişimlerin arkasında Kiev rejimine askeri tahkimat sağlamak ve yeni bir askeri koalisyon kurmak için zaman kazanma stratejisinin yattığını ifade etti.
Moskova’nın geçmişte yaşanan Minsk ve İstanbul anlaşmalarının başarısızlıkla sonuçlanması nedeniyle Batı’nın niyetleri konusunda herhangi bir yanılsama içinde olmadığını vurgulayan Lavrov, buna karşın Paris yönetiminin Brüksel’den gizli şekilde Moskova ile doğrudan ve kesintili temaslar kurma arayışında olduğunu aktardı.
ABD’nin süreçteki rolüne de değinen Lavrov, Washington yönetiminin tarafsız bir ara bulucu rolünden tamamen uzaklaştığını ve yaptırım baskısını sürekli artırdığını kaydetti.
Lavrov, “Alaska’nın Kiev’i silahlandırmak üzere zaman kazanmak amacıyla tasarlandığını düşünmek bile istemiyorum ancak gerçekte her şey tam olarak böyle gelişti” değerlendirmesinde bulundu.
“Gerektiğinde müttefikimizin güvenliği için tüm önlemleri almaya hazırız”
Ukrayna yönetiminin Belarus’a yönelik tehditlerini de ele alan Lavrov, bu hamlelerin Minsk yönetimini doğrudan çatışmanın içine çekme ve askeri operasyonların coğrafi sınırlarını genişletme amacı taşıdığını belirtti.
Rusya Federasyonu’nun, müttefiki Belarus ile imzaladığı ve Mart 2025 dönemi itibarıyla yürürlüğe giren Birlik Devleti güvenlik garantileri anlaşması kapsamındaki tüm yükümlülüklerini yerine getirmeye kararlı olduğunu hatırlatan Lavrov, savunma taahhütlerinin arkasında duracaklarını açıkladı.
Olası bir tehdit karşısında ortak askeri mekanizmaların devreye sokulacağını bildiren Dışişleri Bakanı, “Gerektiğinde müttefikimizin güvenliğini ve elbette Birlik Devleti’nin güvenliğini sağlamak için anlaşmada öngörülen tüm önlemleri almaya hazırız” dedi.
“Müzakereleri kesintiye uğradığı noktadan yeniden başlatmaya hazırız”
Rusya Federasyonu’nun Ukrayna sahasında yürüttüğü özel askeri operasyonun gidişatına dair de açıklamalarda bulunan Lavrov, operasyon kapsamında belirlenen tüm hedef ve görevlerin eksiksiz bir şekilde tamamlanacağını yineledi.
Krizin kalıcı olarak çözüme kavuşturulabilmesi için belirli şartların yerine getirilmesi gerektiğini vurgulayan Lavrov, Ukrayna’nın fiili olarak tarafsız, herhangi bir askeri bloka dahil olmayan ve nükleer silahtan arındırılmış bir statüye kavuşmasının zorunlu olduğunu belirtti.
Bu statünün Ukrayna’nın kuruluş belgelerinde yer aldığını hatırlatan Lavrov, “İşte bu statü, Ukrayna’nın bağımsızlık deklarasyonunda kayıt altına alınmıştır ve Rusya ile diğer tüm devletler Ukrayna devletini tam olarak bu statüyle tanımıştır” ifadelerini kullandı.
Kalıcı bir uzlaşma için Ukrayna’daki yasal çerçevenin de değiştirilmesi gerektiğini ifade eden Lavrov, Rusçaya ve ülkede faaliyet gösteren kanonik Ukrayna Ortodoks Kilisesi’ne yönelik ayrımcılık içeren tüm yasaların yürürlükten kaldırılması gerektiğini belirtti.
Lavrov, nihai çözümün sağlanabilmesi için Kırım, Donbass ve Novorossiya bölgelerinde halkın ortaya koyduğu irade neticesinde şekillenen yeni jeopolitik gerçekliklerin tüm taraflarca resmen kabul edilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Rusya
RFKP aday listesinde revizyon: 6 tanınmış vekil liste dışı kaldı

Rusya Federasyonu Komünist Partisi, 20 Haziran’da düzenlediği seçim kongresinde mevcut 56 milletvekilinden 6’sını yeni dönem için aday göstermedi. Parti yönetimi bu adımı olağan bir rotasyon olarak nitelendirirken, liste dışı kalan isimlerin partiyle bağlarını sürdüreceği açıklandı.
Rusya Federasyonu Komünist Partisi (RFKP), 20 Haziran’da gerçekleştirdiği seçim kongresinde, Devlet Duması’nın dokuzuncu dönem milletvekilliği seçimleri için hazırladığı aday listesinde mevcut gruptan birçok tanınmış isme yer vermedi.
Vedomosti gazetesinin aktardığına göre, liste dışı kalan isimler arasında Petr Ammosov (Yakutistan), Nikolay Ezerskiy (Sverdlovsk Bölgesi, Hantı-Mansi ve Yamalo-Nenets Özerk Okrugları), Robert Koçiyev (Dağıstan, İnguşetya, Kuzey Osetya, Çeçenistan), Anastasiya Udaltsova (Moskova), İrina Filatova (Mari El, Mordovya ve Çuvaşistan) ve 2021 yılındaki seçimlerde listenin federal bölümünde yer alan Sergey Şargunov bulunuyor. Bu isimler, RFKP’nin parlamentonun alt kanadı olan Devlet Duması’ndaki 56 üyeli grubunun 6’sını oluşturuyor.
Yakutistan’da ön seçim yarışı
Yakutistan, RFKP’nin aday belirlemek amacıyla bu yıl ilk kez düzenlediği ve “Halkın Adayı” adını verdiği ön seçimlerde birden fazla adayın yarıştığı iki bölgeden biri oldu.
Seçimlerde Ammosov’un karşısına Yakutistan Bölge Komitesi Sekreteri ve Yakutistan Kent Komitesi Birinci Sekreteri Ayaan Vasilyev çıktı. Komünistler ön seçimin ardından Vasilyev’i Yakutistan tek isimli seçim bölgesinden aday gösterme kararı aldı.
Konuyla ilgili telefonu kapalı olan Ammosov’a ulaşılamazken, RFKP Merkez Komitesi Birinci Başkan Yardımcısı Yuriy Afonin, Vedomosti’ye yaptığı açıklamada, Vasilyev’in ön seçim sürecini meslektaşlarına kıyasla çok daha aktif yürüttüğünü ve en iyi sonuçlardan birini aldığını, bu nedenle tercih edildigini belirtti.
Afonin, Ezerskiy’in ise Sverdlovsk Bölgesi Yasama Meclisi seçimlerinde, Bölge Komitesi Birinci Sekreteri Aleksandr İvaçev’in ardından listenin ikinci sırasından aday olacağını açıkladı. İvaçev aynı zamanda Devlet Duması seçimlerinde Komi Cumhuriyeti, Arhangelsk ve Sverdlovsk bölgeleri ile Hantı-Mansiysk Özerk Okrugunu kapsayan bölgesel grubun liderliğini üstlendi.
Milletvekilleri kararı partiyle uyumlu buluyor
Yeni dönemde aday olmama kararlarının parti yönetimiyle ortak bir uzlaşıya dayandığını belirten Udaltsova ve Filatova, sonraki süreçte de partiyle iş birliklerini sürdüreceklerini kaydetti.
Kendisine farklı iş teklifleri geldiğini ancak henüz bir karar vermediğini ifade eden Udaltsova, “Parti bünyesinde kalmaya devam ediyorum. Parti üyesi değilim ancak uzun yıllardır müttefikiz, vedalaşmaya niyetim yok” dedi. Filatova da gelecek planlarını daha sonra açıklayacağını belirtti.
Udaltsova, Sol Cephe Koordinatörü siyasetçi Sergey Udaltsov’un eski eşi olarak biliniyor. 10 Ocak 2024 tarihinde boşanan çiftten Sergey Udaltsov, ertesi gün terörü meşrulaştırma suçlamasıyla açılan ceza davası kapsamında gözaltına alınmıştı.
Mahkeme, Aralık 2025’te Udaltsov’u suçlu bularak 6 yıl ağırlaştırılmış hapis cezasına çarptırmış, Udaltsov ise suçlamaları reddetmişti.
Anastasiya Udaltsova ise milletvekilliği makamını, kaçak geyik avlama davası nedeniyle yetkileri erken sonlandırılan Valeriy Raşkin’in yerine 2022 yılında devralmıştı. Udaltsova daha önce Raşkin’in danışmanı olarak görev yapıyordu.
Diğer liste dışı isimlerden Filatova, 2011-2018 yılları arasında Afonin’in yardımcılığını, 2018-2021 yılları arasında ise RFKP lideri Gennadiy Zyuganov’un hukuki işlerden sorumlu danışmanlığını yürütmüştü.
Minchenko Consulting Başkanı Evgeniy Minchenko, Udaltsova’nın uzun süredir aktif siyasetten uzaklaştığını ifade ederken, Ammosov ve Filatova’yı “güçlü” milletvekilleri olarak nitelendirdi.
Bazı vekiller seçilmesi zor sıralara kaydırıldı
RFKP grubunun bazı üyeleri ise bu seçimde partinin bölge listelerinde seçilmesi zor sıralarda kendilerine yer bulabildi. Örneğin Renat Suleymanov, Kemerovo ve Novosibirsk bölgelerini kapsayan grupta beşinci sırada yer alırken, aynı zamanda Novosibirsk Bölgesi Merkez Seçim Bölgesinden de aday gösterildi.
Söz konusu bölgede sekizinci dönemde Birleşik Rusya Partisinden Dmitriy Savelyev milletvekili seçilmişti. Savelyev, Birleşik Rusya’nın ön seçimlerini kazandı ve partinin kongresinde yeniden aday gösterilmesi bekleniyor.
Gruptan Sergey Panteleyev, St. Petersburg, Leningrad, Murmansk bölgeleri ve Karelya’yı kapsayan grupta üçüncü sırada yer aldı. Sıktıvkar seçim bölgesini temsil eden Oleg Mihaylov ise Komi Cumhuriyeti, Arhangelsk, Sverdlovsk bölgeleri ve Hantı-Mansiysk Özerk Okrugunu kapsayan bölgesel grupta ikinci sırada aday gösterildi.
Mihaylov ayrıca kendi bölgesinden de aday oldu. Birleşik Rusya Partisi, Mihaylov’un karşısına özel askeri operasyon katılımcısı ve Rusya Kahramanı unvanlı Stanislav Koçev’i aday çıkaracak.
Seçim bölgelerinde değişiklik yapıldı
Seçim sürecinde bazı milletvekillerinin aday gösterildiği bölgeler de değiştirildi. Moskova’dan seçilen RFKP Merkez Komitesi Seçim İşlerinden Sorumlu Sekreteri Sergey Obuhov, Belgorod ve Voronej bölgelerini kapsayan grubun başına getirildi.
Sekizinci dönemde Altay Cumhuriyeti, Tuva Cumhuriyeti ve Altay Krayı grubunu temsil eden Anjelika Glazkova ise bu kez yeni bölgeler, Kırım ve Sivastopol’den aday olacak. Altay grubuna Sahalin’i de ekleyen komünistler, bu grubun liderliğine milletvekili Mariya Prusakova’yı getirdi. Prusakova, 2025 yılında lağvedilen Altay Krayı Rubtsovsk seçim bölgesini temsil ediyordu.
Yaşanan süreci “sakin bir rotasyon” olarak tanımlayan Afonin, “Bizde her zaman aday olanlar ve aday gösterilmeyenler bulunur. Aday olmayan herkes farklı düzeylerde partiyle temasını sürdürüyor” değerlendirmesinde bulundu.
RFKP lideri Zyuganov: Rusya’da 1917 Devrimi benzeri bir toplumsal patlama yaşanabilir
Amerika6 gün öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Görüş2 hafta önceYeni Delhi’den Yükselen Ses: BRICS’in Yeni Dünya Düzeni Manifestosu
Asya7 gün önceÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti
Görüş1 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 5
Dünya Basını2 hafta önceİran’ın Yeni Büyük Stratejisi
Ortadoğu1 hafta önceİran, ABD ile varılan anlaşmanın detaylarını açıkladı
Asya2 hafta önceGüney Kore’de askeri istihbarat teşkilatına tarihi darbe
Görüş2 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 4










