Diplomasi
Ukrayna’nın Rusya’nın derinliklerine saldırmak için elinde hangi silahlar var?

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Almanya, Fransa, ABD ve İngiltere’nin Ukrayna’ya tedarik edilen silahların Rusya toprakları içindeki hedeflere yönelik kullanımına ilişkin menzil kısıtlamalarını kaldırdığını duyurdu.
Merz, 26 Mayıs’ta WDR Europaforum’da yaptığı konuşmada, bu kararın Ukrayna’nın Rusya içindeki askeri mevzileri vurarak kendini savunmasına olanak tanıyacağını belirtti.
Merz, “Ukrayna’nın kendini savunabilmesi, örneğin Rusya’daki askeri mevzilere saldırabilmesi anlamına geliyor. Yakın zamana kadar, çok az istisna dışında bunu yapamıyordu,” dedi.
Aynı gün Almanya Başbakanı, Ukrayna ordusuna tedarik edilen silahların menzil kısıtlamalarının kaldırılması kararının “birkaç ay önce” alındığını açıkladı; ABD, Kasım 2024’te Ukrayna’nın ATACMS uzun menzilli füzelerini Rusya topraklarındaki hedeflere karşı kullanmasına izin vermişti.
Moskova’dan sert tepki
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, kısıtlamaların kaldırılmasını “oldukça tehlikeli bir karar” olarak nitelendirdi.
Daha önce Vladimir Putin, Rusya’nın derinliklerine yönelik saldırı kısıtlamalarının kaldırılmasının “NATO ülkeleri, ABD ve Avrupa ülkeleri savaşıyor” anlamına geleceği uyarısında bulunmuştu.
Kasım ayında Rusya’nın nükleer doktrininde değişiklik yapılmıştı ve artık nükleer olmayan bir devlet tarafından, nükleer bir devletin katılımıyla veya desteğiyle gerçekleştirilen bir saldırı, ortak bir saldırı olarak kabul edilecek ve nükleer caydırıcılık önlemlerinin uygulanmasına olanak tanıyacaktı.
Almanya ve Taurus füzeleri tartışması
Berlin, bugüne kadar Kiev’e uzun menzilli silah tedariki konusunda resmi bir açıklama yapmadı.
Önceki Başbakan Olaf Scholz, çatışmanın potansiyel tırmanma riskine işaret ederek Ukrayna’ya 500 kilometre menzilli Taurus havadan karaya füzelerinin verilmesine kesin bir dille karşı çıkmıştı.
Merz, muhalefetteyken Scholz’u kararsızlığı nedeniyle defalarca eleştirmişti. Ancak kabineye başkanlık ettikten sonra Almanya’nın Kiev’e Taurus füzelerini devretmeyi planlamadığını belirtti.
Merz ayrıca, Alman hükümetinin Ukrayna’ya yapılan askeri yardımlarla ilgili bilgileri kamuya açık kaynaklarda yayınlamayı durduracağını kaydetti.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova ise Merz’in bu şekilde kamuoyunun dikkatini Taurus tedarikinden uzaklaştırmak istediğini söyledi.
Zaharova, Telegram kanalından yaptığı paylaşımda, “Başbakanın görevi, uzun menzilli füzelerin tedariki konusunu kamuoyu tartışmasından çıkarmak. Sanki onlar yokmuş gibi. Ama aslında kimse Berlin’in Kiev rejimine ne kadar ve ne zaman füze verdiğini bilmeyecek,” ifadelerini kullandı.
Almanya Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Lars Klingbeil, Merz’in açıklamasına ilişkin yorumunda, Ukrayna’nın Alman silahlarıyla Rusya topraklarına yönelik saldırılarının menzili konusundaki kısıtlamalarla ilgili politikanın değiştiğini yalanladı.
Klingbeil, 26 Mayıs’ta, “Ukrayna’ya tedarik edilen silahların menzili konusunda, önceki hükümetin yaptıklarının ötesine geçen yeni bir anlaşma olmadığını söylemek istiyorum,” açıklamasını yaptı.
Öte yandan Tagesspiegel gazetesi, askeri tedarik verilerinin yayınlanmasının yasaklanması nedeniyle Berlin’in Ukrayna’ya Taurus füzelerini verip vermediğinin “ancak füzelerden ilkinin Rusya topraklarına düşmesinden sonra” anlaşılabileceğini belirtiyor.
Gazete, federal hükümetin askeri tedarikler konusunda Federal Meclis’in ilgili komitesine rapor vermekle yükümlü olduğunu, ancak parlamenterlerin bu bilgiyi ifşa etmelerinin yasaklanma olasılığının bulunduğunu da ekliyor.
Spiegel ve Süddeutsche Zeitung dahil olmak üzere Alman basını, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’nin 28 Mayıs’ta Berlin’i ziyaret edeceğini bildirdi.
Bazı uzmanlar, bu görüşme sırasında Merz’in Taurus tedariki konusunda bir açıklama yapabileceğini öne sürdü.
Almanya’nın envanterinde toplam 600 adet Taurus seyir füzesi bulunuyor ve bunların yaklaşık yarısı şu anda operasyonel durumda. Üretici MBDA’ya göre, geri kalanı yakın gelecekte yeniden hizmete alınabilir.
Geçen yılın ekim ayında Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, daha da uzun menzile sahip olabilecek 600 adet modernize edilmiş Taurus Neo füzesinin üretilmesi kararını duyurmuştu.
Bu füzelerin Alman ordusuna teslimatları ancak 2029’da başlayacak.
Bugün Ukrayna ordusunun elinde Alman yapımı Mars II çok namlulu roketatar sistemi (Amerikan M270 MLRS’nin Alman versiyonu) bulunuyor. Alman ordusunun web sitesinde yayınlanan özelliklere göre, hedeflerin maksimum imha bölgesi 84 kilometre.
Almanya Savunma Bakanlığı’nın internet sitesindeki son güncellemelere göre, Berlin Kiev’e beş adet Mars II tedarik etti.
Mayıs ayında The New York Times (NYT), ABD Kongresi’nden bir temsilciye dayandırdığı haberinde, Washington’un Ukrayna’ya çok namlulu roketatar sistemleri (Mars II, M142 HIMARS) için 125 adet uzun menzilli füze ile daha önce Almanya’nın envanterinde bulunan 100 adet Patriot uçaksavar füzesinin transferini onayladığını bildirdi.
ABD’nin ATACMS kararı ve diğer yardımlar
ABD, Ukrayna’nın Amerikan yapımı ATACMS (menzili 165 ila 300 kilometre) uzun menzilli füzelerini Rusya’nın iç kesimlerine yönelik saldırılar için kullanmasına daha Kasım 2024’ün ortalarında, Joe Biden yönetimi sırasında izin vermişti.
Amerikan makamları o dönemde bu kararlarını Kursk oblastındaki savaş bölgesinde Kuzey Koreli askerlerin ortaya çıkmasıyla açıklamıştı.
Aralık ayında Donald Trump bu adımı aptalca olarak nitelendirmiş ve başkanlık görevine başladıktan sonra önceki yönetimin kararını gözden geçirebileceğini duyurmuştu.
Beyaz Saray’a yerleştikten sonra, en azından kamuoyuna açık bir şekilde bu konuya geri dönmedi.
Merz’in açıklamasının arifesinde Trump, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik son saldırılarıyla ilgili hayal kırıklığını dile getirdi.
Trump, “Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile her zaman çok iyi ilişkilerim oldu ama ona bir şeyler oldu,” dedi ve Vladimir Zelenskiy’nin barışçıl çözümü zorlaştıran açıklamalarından da yakındı. Kremlin’den yapılan açıklamada ise Kiev’in “sosyal ve sivil altyapı tesisleri vurduğu”, Moskova’nın ise “askeri hedeflere misilleme yaptığı” belirtildi.
Mart ayında Associated Press (AP) ajansı, ABD’nin Ukrayna’ya 40’tan az ATACMS füzesi sağladığını ve bunların Ocak ayı sonunda tükendiğini bildirdi.
Aynı zamanda Washington’un, 150 kilometreye kadar menzile sahip Karadan Fırlatılan Küçük Çaplı Bomba (GLSDB) tedarikine yeniden başlayacağı da öğrenildi. Reuters‘ın haberine göre, bu mühimmatlar Rus elektronik harp sistemlerine karşı daha etkili mücadele için modernize edildi.
Mayıs 2024’te Ukrayna, Rusya topraklarına yönelik saldırılar için 80 kilometreye kadar menzile sahip GMLRS mühimmatlarını kullanma izni aldı.
ATACMS füzeleri gibi bunlar da HIMARS çok namlulu roketatar sistemi kullanılarak fırlatılabiliyor.
Pentagon, Trump’ın göreve başlama töreninden önce, 8 Ocak 2025’te Ukrayna’ya yapılan silah sevkiyatlarıyla ilgili verileri son kez açıklamıştı.
Amerikan askeri kurumunun bültenine göre, askeri yardım paketleri arasında özellikle 40’tan fazla HIMARS sistemi ve bunlara ait belirtilmemiş miktarda mühimmat yer alıyordu. GLSDB füzelerinin ve fırlatma rampalarının sayısı da belirtilmedi.
İngiltere’nin Storm Shadow katkısı ve mevcut tutumu
Londra, Ukrayna’nın uzun menzilli saldırı hakkına sahip olduğunu ilk kez Mayıs 2024’te açıklamıştı. Dönemin Başbakanı Rishi Sunak, The Times‘a verdiği mülakatta, “Ukrayna silahlı kuvvetlerinin nasıl hareket edeceği onların kendi meselesi. Ancak Ukrayna’ya daha uzun menzilli silahlar sağlayan ilk ülke olmamızdan gurur duyuyorum,” demişti.
Sunak’ın kabinesinin yerini geçen yılın temmuz ayında Keir Starmer liderliğindeki İşçi Partisi hükümeti aldı. Londra’nın Ukrayna’daki çatışmaya ilişkin tutumu değişmedi.
Bununla birlikte, The Guardian‘ın haberine göre, İşçi Partisi’nin iktidara gelmesiyle iki ülke arasındaki ilişkiler kötüleşti: Ukraynalı yetkililere göre bunun nedeni, Starmer’ın Sunak’ın aksine Ukrayna’ya uzun menzilli silah vermemesi.
The Times‘a konuşan İngiliz yetkililer birkaç olası nedene işaret ediyor: Ya Londra’nın yeterli füzesi yok ya da ABD’nin füzelerin uzak hedeflere karşı kullanılmasına izin vermesini beklemek gerektiğini düşünüyorlar; bu olmadan füzelerin kullanımı yeterince etkili olmayacak.
İngiltere Savunma Bakanlığı’ndan yapılan resmi açıklamada, “Birleşik Krallık’ın Ukrayna’ya desteği sarsılmazdır ve Başbakan [Starmer], hükümetinin Ukrayna’yı gerektiği sürece destekleyeceğini her zaman açıkça belirtmiştir,” denildi.
Londra, Kiev’e maksimum 250 kilometre menzilli Storm Shadow havadan karaya seyir füzeleri teslim etti. İngiltere bunu ilk kez Mayıs 2023’te duyurmuştu; Ukrayna ordusunun tam olarak kaç füze aldığı bilinmiyor ancak
The Guardian‘ın tahminine göre o dönemde krallığın envanterinde 700 ila 1000 adet bulunuyordu. Bir yıl sonra Kiev, Rusya topraklarına yönelik saldırılar için Batı silahlarını kullandığını açıkladı.
Ukrayna Stratejik Endüstriler Bakanı Danışmanı Yuriy Sak, Bloomberg‘e yaptığı açıklamada, “İngiliz makamları daha önce Ukrayna’nın tedarik ettikleri Storm Shadow uzun menzilli füzelerini kullanmasına izin vermişti ve biz bunları zaten başarıyla kullanıyoruz,” dedi.
Fransa’nın SCALP ve Mirage hamlesi
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, uzun zamandır Rusya topraklarına yönelik saldırılardan bahsediyordu.
Haziran 2024’te TF1 ve France 2 televizyon kanallarına verdiği mülakatta tutumunu net bir şekilde ifade etti.
Macron, “Eğer Ukraynalılara ‘Bu potansiyeli, yani Rusların size saldırmak için kullandığı silahları etkisiz hale getiremezsiniz’ dersek, bu onlara artık kendilerini savunamayacaklarını söylediğimiz anlamına gelir,” dedi ve ekledi:
“Silahlarımızın sivil halka saldırmak, Rusya’nın şu ya da bu noktasına darbe indirmek için kullanılmasına izin vermediğimizi söylüyoruz. Ancak saldırının geldiği yerleri etkisiz hale getirmek için izin veriyoruz.”
Kasım ayında Le Figaro gazetesi, NYT‘nin ardından Fransa ve İngiltere’nin Rusya’ya yönelik uzak menzilli saldırı kısıtlamalarını kaldırmaya karar verdiğini bildirdi. Fakat kısa süre sonra makalede düzeltmeler yapıldı.
Daha önce “Fransızlar ve İngilizler, ABD’nin ardından Ukrayna’nın SCALP/Storm Shadow uzun menzilli füzeleriyle Rusya topraklarını vurmasına izin verdi,” iddiasında bulunulurken, güncellenmiş versiyonda sadece ABD Başkanı Joe Biden’in ATACMS füzeleri için böyle bir izin verdiği bilgisi kaldı.
Fransa, 2023 yazından bu yana Ukrayna’ya SCALP (Système de Croisière Autonome à Longue Portée — Uzun Menzilli Otonom Seyir Sistemi) füzeleri tedarik ediyor; bu, Storm Shadow’un Fransız versiyonu.
2024 yılı başlarında düzenlediği basın toplantısında Macron, Paris’in bu türden 40 füze teslim edeceğini bildirdi.
Macron, Fransız televizyon kanallarına verdiği mülakatta ayrıca Kiev’e “Ukrayna’nın kendi topraklarını, hava sahasını korumasına olanak tanıyacak” Fransız yapımı Mirage 2000-5 çok amaçlı savaş uçaklarının verileceğini duyurdu. Bu uçaklar SCALP füzelerini de taşıyabiliyor.
Fransa Cumhurbaşkanı, Kiev’in bu türden kaç uçak alacağını ve ne zaman alacağını belirtmedi.
Defense News‘e göre, Dassault Aviation şirketi toplam 600 adet Mirage 2000 üretti ve Fransa bunların yarısını sekiz ülkeye ihraç etti. Mirage 2000-5 versiyonu, geliştirilmiş radara sahip güncellenmiş bir model.
Diplomasi
NATO yeni bir ‘Baltık Muharebesi’ne hazırlanıyor

The Telegraph, ABD ve NATO ülkelerinin Baltık bölgesinde olası bir Rusya çatışmasına karşı lojistik hazırlıklarını yoğunlaştırdığını yazdı. Gazeteye göre BALTOPS tatbikatı kapsamında ABD birlikleri hızlı üs konuşlandırma ve ikmal altyapısı kurma kabiliyetlerini test etti.
The Telegraph gazetesi, ABD ve diğer NATO ülkelerinin Baltık bölgesinde olası bir çatışmaya yönelik lojistik hazırlıklar yürüttüğünü ve bölgenin Rusya ile yaşanabilecek yeni bir küresel karşılaşmanın merkezlerinden biri olarak değerlendirildiğini yazdı.
Gazetenin aktardığına göre, 4-19 Haziran tarihleri arasında düzenlenen BALTOPS tatbikatı kapsamında ABD Deniz Kuvvetleri’nin mühendis birlikleri Seabees, Baltık kıyısında tekne rampaları ve çeşitli yapılar inşa ederek üslerin hızlı şekilde konuşlandırılmasına yönelik çalışmalar gerçekleştirdi.
ABD’li Teğmen Cody Robertson, “Belirlenen bir bölgeye ulaşma, kamp kurma ve bu merkezi savaş gücümüzü yansıtabileceğimiz bir nokta olarak kullanma kabiliyetimizi test ediyoruz” dedi.
The Telegraph, 1942 yılında kurulan Seabees birliğinin, eski ABD Başkanı ve General Dwight Eisenhower’ın “Muharebeler, harekatlar ve hatta savaşlar öncelikle lojistik nedeniyle kazanıldı ya da kaybedildi” sözüyle özetlenen anlayış doğrultusunda faaliyet gösterdiğini belirtti.
Haberde, Baltık Denizi’nin sekiz NATO ülkesi ile Rusya tarafından çevrelendiği ve İsveç’e bağlı Gotland ile Danimarka’ya bağlı Bornholm gibi stratejik öneme sahip adalarla çevrili olduğu kaydedildi.
Gazeteye göre NATO, bu adaları olası bir saldırının püskürtülmesinde ve karşı harekatlar için ileri üs olarak kullanmayı planlıyor.
Baltık’ın doğu kıyısında ise Rusya Baltık Filosu’nun konuşlu bulunduğu Kaliningrad bölgesi yer alıyor.
The Telegraph, Finlandiya ve İsveç’in 2023 ve 2024 yıllarında NATO’ya katılmasının ardından bölgenin kolektif savunmasının daha da öncelikli hale geldiğini yazdı.
Robertson da gazeteye yaptığı açıklamada, “Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya katılması, buradaki koşulları iyi tanımamızı daha da önemli hale getiriyor” ifadelerini kullandı.
Bununla birlikte gazetenin aktardığına göre, Letonya Güvenlik Kurumu’nun (SAB) eski başkanı Janis Kazocins, Rusya ile NATO arasında tam ölçekli bir çatışma yaşanma ihtimaline kuşkuyla yaklaştı.
Kazocins, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşının henüz sona ermediğine işaret etti ancak Baltık ülkelerinin enerji altyapısına yönelik olası sabotajlara karşı kırılgan olmaya devam ettiği uyarısında bulundu.
Baltık Denizi’nde Kasım 2024 ile Şubat 2026 arasında bir dizi denizaltı kablosu arızası ve hasarı meydana geldi. Finlandiya ile Almanya arasındaki C-Lion1 kablosu Kasım 2024, Aralık 2024 ve Şubat 2026’da olmak üzere üç kez koptu. EstLink 2 enerji kablosu Ocak ve Aralık 2025’te devre dışı kaldı.
Litvanya ile İsveç arasındaki BCS East-West Interlink Kasım 2024’te, Letonya ile İsveç arasındaki fiber optik kablo Ocak 2025’te ve Rusya’ya ait Baltika kablosu ise Şubat 2026’da zarar gördü. Avrupa’daki bazı yetkililer bu olaylarda Rusya’dan şüphelendiklerini açıklamıştı.
Rus yetkililer ise kablo kopmaları ve NATO ülkelerindeki diğer sabotaj eylemleriyle bağlantılı oldukları yönündeki tüm suçlamaları reddediyor. Kremlin, Rusya’nın başka ülkelerin iç işlerine müdahale etmediğini belirtiyor.
Washington Post, 19 Ocak’ta yayımladığı haberinde ABD ve bazı Avrupa ülkelerinin istihbarat servislerinin, Moskova’nın söz konusu olaylarla bağlantılı olmadığı yönündeki değerlendirmeye eğilim gösterdiğini yazmıştı.
Letonya Dışişleri Bakanı Bayba Braze de gazeteye yaptığı açıklamada, Baltık’taki tatbikatların ABD’nin müttefiklerine bağlılığını ortaya koyduğunu belirterek, “BALTOPS-26’nın ölçeği her şeyi anlatıyor. Güçlü transatlantik işbirliği NATO’nun kolektif savunmasının temelini oluşturuyor ve mevcut güvenlik ortamında her zamankinden daha önemli” dedi.
Daha önce The Economist de Baltık Denizi’nin Rusya ile NATO arasında yaşanabilecek olası bir karşılaşmanın kilit alanlarından biri haline geldiğini yazmış, denizaltı altyapısının kırılganlığına ve bunun korunmasının ittifak açısından yarattığı zorluklara dikkat çekmişti.
Politico ise İsveç’in Gotland Adası’nı güçlendirerek adayı bir savunma merkezine dönüştürmeye çalıştığını aktarmıştı.
Rusya Devlet Başkanı Yardımcısı ve Denizcilik Kurulu Başkanı Nikolay Patruşev, Baltık bölgesinde çok uluslu NATO grubunun ortaya çıkmasının ardından bölgede “karmaşık bir durum” oluştuğunu söylemişti.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise birçok kez Rusya’nın NATO ile savaşmak için herhangi bir nedeni ya da çıkarı bulunmadığını ifade etti.
Putin, “Rusya’nın NATO’ya saldırmak istediğini uydurdular. Aklınızı mı kaçırdınız? Şu masa kadar bile akıllı değil misiniz?” sözlerini kullanmıştı.
Diplomasi
Hindistan, Rusya’dan petrol alımında rekor kırdı

Kpler verilerine göre Hindistan’ın Rusya’dan petrol ve kömür ithalatı, Ortadoğu’daki savaş ve sevkiyat aksaklıkları nedeniyle haziran ayında rekor seviyelere ulaştı. Rusya’dan yapılan günlük petrol sevkiyatının haziranda 2,55 milyon varile çıkması beklenirken, Moskova Avustralya’yı geride bırakarak Hindistan’ın ikinci en büyük kömür tedarikçisi konumuna yükseliyor.
Hindistan, İran’da yaşanan gerilim nedeniyle tedarik zincirinde meydana gelen aksamalar ve yükselen fiyatlar karşısında Rusya’dan petrol ve kömür ithalatını artırıyor.
Reuters haber ajansının uluslararası analiz şirketi Kpler verilerine dayandırdığı habere göre, Rusya’dan Hindistan’a yapılan sevkiyatlar haziran ayında rekor düzeylere ulaştı.
Kpler tahminlerine göre, Rusya’nın Hindistan’a petrol sevkiyatı haziran ayında günlük 2,55 milyon varille rekor düzeye yükselecek.
Bu miktar, mayıs ayındaki günlük 2,13 milyon varillik sevkiyatı ve Mayıs 2023’teki günlük 2,16 milyon varillik düzeyi geride bırakıyor.
Rusya’nın Hindistan’ın haziran ayındaki toplam ithalatı içindeki payı ise yüzde 50’nin hemen altında gerçekleşecek. Bu oran, Ortadoğu’daki çatışmanın başladığı 28 Şubat öncesindeki üç aylık dönemde ortalama yüzde 23 seviyesindeydi.
Hindistan’ın Rus petrolüne yönelmesi, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatmasının ardından piyasadaki arzı artırmak amacıyla ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin alımlara yönelik yaptırımları geçici olarak kaldırmasını izledi.
Ancak yaptırımlardan muafiyet süresi 17 Haziran’da sona erdi ve ABD Hazine Bakanlığı tarafından uzatılmadı.
Reuters, bu durumun Rus petrolü alımlarında azalmaya yol açabileceğini, ancak sürecin gidişatının Hindistan rafinerilerinin ve yetkililerinin Ortadoğu ülkelerinden sevkiyatlara dönme konusundaki istekliliğine bağlı olacağını belirtiyor.
Kpler öngörülerine göre, Suudi Arabistan’dan yapılan ithalatın haziran ayında günlük 349 bin varil seviyesinde kalması bekleniyor. Bu miktar, savaş öncesindeki üç aylık dönemde günlük ortalama 832 bin varil düzeyindeydi.
İthalat artışı Rus kömüründe de gözleniyor. Haziran ayında tüm kalitelerde Rus kömürü ithalatının, mayıs ayındaki 3,27 milyon tona kıyasla 3,16 milyon ton olarak gerçekleşmesi bekleniyor.
Her iki ay da geçen yılın mayıs ayında kaydedilen 3,76 milyon tonluk zirvenin ardından sırasıyla tarihin en yüksek ikinci ve üçüncü değerleri olarak kayda geçecek.
Rusya’nın haziran ayında Avustralya’yı geride bırakarak, Çin’den sonra dünyanın en büyük ikinci kömür ithalatçısı olan Hindistan’a en çok kömür sağlayan ikinci ülke konumuna geleceği tahmin ediliyor.
Ajansın değerlendirmesine göre Rusya, Hindistan’ın temel kömür tedarikçisi olma rolünü korumaya devam edecek; ancak Rus petrolünün gelecekteki alımları, ABD’nin Moskova’ya yönelik yaptırım politikasını olası sıkılaştırma adımlarına bağlı olacak.
Yeni Delhi petrol sevkiyatının yaptırımlardan etkilenmeyeceğini açıkladı
Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar, haziran ayı ortasında yaptığı açıklamada, ülkesinin 2022 yılından bu yana küresel fiyatları dizginlemek amacıyla ABD’nin talebi doğrultusunda Rus petrolü alımlarını artırdığını belirtmişti.
Jaishankar, Rus hammaddesine yönelik Amerikan kısıtlamalarını eleştirerek, bu önlemlere büyük ilkeler süsü verilmemesi çağrısında bulunmuştu.
Hindistan Petrol ve Doğalgaz Bakanlığı Temsilcisi Sujata Sharma da mayıs ayında yaptığı açıklamada, Rusya’dan sevkiyatların devam ettiğini ve ABD’nin yaptırım muafiyetlerine ilişkin kararlarından bağımsız olarak süreceğini kaydetmişti.
Hindistan rafinerileri, 2025 yılında ABD baskısı ve Hindistan mallarına yönelik yüzde 25’lik gümrük tarifesi tehdidi nedeniyle Rusya’dan yaptıkları ithalatı azaltarak Suudi Arabistan ve Irak’a yönelmişti.
Ancak Reuters’ın verilerine göre, Ortadoğu’daki savaşın ve Hürmüz Boğazı’ndaki ablukanın ardından Hindistan firmaları mart ayı başında Rus petrolü alımlarını yeniden artırdı.
Rusya’nın Yeni Delhi Büyükelçisi Denis Alipov nisan ayı sonunda yaptığı açıklamada, Hindistan’ın kabul etmeye hazır olduğu miktarda hammaddeyi tedarik etmeye hazır olduklarını duyurmuştu.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da daha sonra yaptığı açıklamada, Moskova’nın Hindistan’a enerji taşıyıcıları sevkiyatına ilişkin anlaşmalara bağlı kaldığını doğrulamıştı.
Diplomasi
Honduras uyuşturucu çeteleriyle mücadele için Ukrayna’dan İHA alacak

Honduras Devlet Başkanı Nasry Asfura, organize suçla mücadele ve sınır güvenliğini sağlamak amacıyla Ukrayna’dan insansız hava araçları satın almayı planladıklarını açıkladı. Geçen hafta Kiev’i ziyaret eden Asfura, Ukrayna’nın yüksek teknolojik ekipmanlarıyla uyuşturucu kaçakçılığına karşı destek sağlayabileceğini belirtti.
Honduras Devlet Başkanı Nasry Asfura, AFP’ye verdiği mülakatta, ülkesinin sınırlarını korumak ve uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele etmek amacıyla Ukrayna’dan insansız hava araçları satın almayı planladığını duyurdu.
Asfura, yüksek teknolojik ekipmanlar aracılığıyla organize suçla daha etkin mücadele etmeyi hedeflediklerini belirterek, “Sınırlarımızı korumak, sınırlarımızda etkin güvenliği sağlamak ve yüksek teknolojik ekipmanlarla organize suçla mücadele etmek için insansız hava araçlarından bahsediyoruz” ifadesini kullandı.
Honduras lideri, Ukrayna’nın sınırların daha da güçlendirilmesi ve uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele süreçlerinde ülkesine yardımcı olabileceğini kaydetti.
Geçen hafta Ukrayna’nın başkenti Kiev’e resmi bir ziyarette bulunan Asfura ile bir araya gelen Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Honduraslı mevkidaşına Ukrayna’nın bu alandaki deneyimlerinden yararlanmayı teklif etti.
Ukrayna lideri Zelenskiy, haziran ayında Baltık ülkeleri üzerindeki insansız hava aracı sorununa çözüm olarak “drone anlaşması” önerisinde bulunmuş ve Ukrayna’nın İHA koruması konusundaki uzman ekiplerini her an bu bölgeye göndermeye hazır olduğunu ifade etmişti.
Rusya Güvenlik Konseyi Sekreter Yardımcısı Aleksey Şevtsov ise ilkbahar aylarında yaptığı açıklamada, Ukrayna’ya ait insansız hava araçlarının Polonya ve Baltık ülkelerinin hava sahasından engelsiz şekilde geçtiğini ifade etmişti.
Uyuşturucu kartelleri Ukrayna’yı drone okulu olarak kullanıyor
Amerika6 gün öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Görüş2 hafta önceYeni Delhi’den Yükselen Ses: BRICS’in Yeni Dünya Düzeni Manifestosu
Asya7 gün önceÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti
Dünya Basını2 hafta önceİran’ın Yeni Büyük Stratejisi
Görüş1 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 5
Ortadoğu1 hafta önceİran, ABD ile varılan anlaşmanın detaylarını açıkladı
Asya2 hafta önceGüney Kore’de askeri istihbarat teşkilatına tarihi darbe
Görüş2 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 4








