Diplomasi
Ünlü profesör Mearsheimer: ABD, İsrail lobisi yüzünden kendi çıkarlarına aykırı hareket ediyor

Chicago Üniversitesi’nden tanınmış siyaset bilimci Profesör John Mearsheimer, Tucker Carlson’a verdiği mülakatta Gazze’de yaşananları soykırım olarak nitelendirdi. Mearsheimer, ABD’nin bu duruma İsrail Lobisi’nin muazzam gücü nedeniyle suç ortağı olduğunu ve kendi çıkarlarına aykırı hareket ettiğini belirtti. Ayrıca, Ukrayna’daki savaşta Rusya’nın kazandığını ve Ukrayna için durumun “umutsuz” olduğunu ifade etti.
Chicago Üniversitesi’nden tanınmış siyaset bilimci Profesör John Mearsheimer, Amerikalı ünlü sunucu Tucker Carlson’a verdiği kapsamlı mülakatta, ABD dış politikasının temel dinamiklerine ve güncel küresel ihtilaflara ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Mearsheimer, Washington’un İsrail’e olan koşulsuz desteğinin kendi çıkarlarıyla çeliştiğini ve Gazze’de yaşananların açıkça “soykırım” olduğunu belirtti.
Mearsheimer, mülakatın en can alıcı bölümlerinden birinde, “Gazze’de yaşananlar soykırımdır. Amerika Birleşik Devletleri’nin bununla hiçbir ilgisi olmamalı,” diyerek net bir tavır ortaya koydu.
Mearsheimer, soykırım kavramının tanımını yaparak İsrail’in eylemlerinin bu tanıma uyduğunu savundu. Soykırımın, bir ülkenin başka bir etnik, dini veya ulusal grubun tamamını veya önemli bir bölümünü yok etmeye çalışması olduğunu hatırlatan Mearsheimer, “İsraillilerin yaptığı şeyin bu tanıma uyduğunu düşünüyorum. Çok sayıda insan ve kuruluş da bu noktada benimle aynı fikirde,” diye konuştu.
John Mearsheimer: What’s happening in Gaza is genocide. The United States should have nothing to do with it.
(0:00) An Update on the Ukraine/Russia War
(5:13) The West’s Ridiculous Russophobia
(15:47) Why Do We Still Have NATO?
(25:29) The Growing Threat of China and How the US… pic.twitter.com/kPkIBZWWUD— Tucker Carlson (@TuckerCarlson) July 30, 2025
Sadece çok sayıda insanı öldürmenin soykırım anlamına gelmeyebileceğini belirten Mearsheimer, ABD’nin İkinci Dünya Savaşı’nda Japonya’yı ateş bombalarıyla vurarak İsrail’in Gazze’de öldürdüğünden çok daha fazla Japon’u öldürdüğünü ancak kimsenin ABD’yi Japonya’ya karşı soykırım yapmakla suçlamayacağını söyledi.
Mearsheimer, bu durumu şöyle açıkladı: “Amerika Birleşik Devletleri, savaşı sona erdirmek amacıyla çok sayıda Japon ve Alman sivili öldürdü. Savaş bittiğinde Japonlara ve Almanlara nasıl davrandığımıza bakarsanız, soykırım niyetinde olmadığımız çok açıktı. Bu, yaptıklarımızı mazur göstermez. Çok sayıda, hatta milyonlarca Japon ve Alman’ı katlettiğimize inanıyorum. Ancak Gazze’de olan biten, İsraillilerin Filistinlileri bir ulusal grup olarak sistematik şekilde yok etmeye çalışmasıdır. Onları Filistinli olarak hedef alıyorlar ve Filistin ulusal kimliğini yok etmeye çalışıyorlar.”
Büyük İsrail projesi ve etnik temizlik
Mearsheimer, İsrail’in Gazze’deki eylemlerinin arkasında yatan stratejinin, “Büyük İsrail” projesi kapsamında Filistin nüfusunu bölgeden sürmek olduğunu ifade etti.
İsrail’in uzun zamandır Filistinlileri Büyük İsrail topraklarından çıkarma niyetinde olduğunu belirten Mearsheimer, “Büyük İsrail’e baktığınızda, burası 1948’de kurulan İsrail ile işgal altındaki toprakları, yani Batı Şeria ve Gazze’yi içerir. Büyük İsrail içinde yaklaşık 7,3 milyon Yahudi ve 7,3 milyon Filistinli var,” dedi.
Siyonizmin ilk günlerinden itibaren David Ben-Gurion gibi liderlerin, yüzde 80 Yahudi ve yüzde 20 Filistinli nüfusa sahip bir Yahudi devleti hedeflediğini belirten Mearsheimer, mevcut 50-50’lik oranın bu hedefe ulaşmayı imkânsız kıldığını söyledi.
Mearsheimer, 7 Ekim saldırılarının İsrail tarafından bir “etnik temizlik fırsatı” olarak görüldüğünü vurguladı: “7 Ekim’den sonra olan şey, İsraillilerin Gazze’deki Filistinlileri etnik olarak temizlemek için mükemmel bir fırsat görmesidir. Ve bunu açıkça dile getiriyorlar. Bu, Gazze’de savaşa girip Filistinlileri Gazze’den sürmek ve karşı karşıya oldukları demografik sorunu çözmek için mükemmel bir fırsat.”
Mearsheimer, bu durumun yeni olmadığını, 1948’de İsrail kurulduğunda ve 1967 savaşından sonra da kitlesel etnik temizlikler yaşandığını hatırlattı.
Mearsheimer, “Dolayısıyla bu, Gazze’de üçüncü kitlesel etnik temizlik girişimidir. Bu hiç de şaşırtıcı değil. Aslında, İsrail’in kuruluşuyla ilgili literatürü okursanız, bunların hepsi ayrıntılı olarak belgelenmiştir. Etnik temizlik, Siyonistlerin en başından beri konuştuğu bir konuydu,” dedi.
Filistin için 15 aylık takvim, Hamas’a silahsızlanma çağrısı
“ABD, İsrail’in çıkarlarını kendi çıkarlarının önünde tutuyor”
Mearsheimer, ABD’nin neden İsrail’in bu eylemlerine göz yumduğunu ve hatta desteklediğini ise İsrail Lobisinin gücüyle açıkladı. ABD’nin İsrail ile olan ilişkisinin tarihte eşi benzeri görülmemiş “özel bir ilişki” olduğunu vurgulayan Mearsheimer, bu ilişkinin ABD’nin çıkarlarıyla sık sık çeliştiğini belirtti.
Mearsheimer, “Herhangi iki ülkenin hem benzer hem de farklı çıkarları olacaktır. İsrail ve ABD’nin bazen benzer çıkarları olduğu şüphe götürmez. Örneğin, ABD’nin İran’ın nükleer silahlara sahip olmamasını sağlamakta çıkarı vardır. Bu, ABD’nin ulusal çıkarınadır. Açıkçası, İran’ın nükleer silahlara sahip olmaması İsrail’in de ulusal çıkarınadır,” dedi.
Ancak Mearsheimer, çıkarların çatıştığı durumlarda ABD’nin kendi çıkarları yerine İsrail’in çıkarlarını tercih ettiğini kaydetti:
“ABD’de İsrail Lobisi dediğimiz bir şey var. Bu lobi, ABD’yi İsrail’i koşulsuz desteklemeye itmek için büyük çaba harcıyor. Başka bir deyişle, İsrail ne yaparsa yapsın, bizim İsrail’i desteklememiz bekleniyor. Ve lobi o kadar etkili, o kadar güçlü ki, temelde İsrail’i koşulsuz destekliyoruz. Bu şu anlama geliyor: İsrail’in çıkarlarının Amerika’nın çıkarlarıyla aynı olmadığı durumlarda, biz İsrail’i destekliyoruz. Amerika’nın çıkarlarına karşı İsrail’in çıkarlarını destekliyoruz.”
Mearsheimer, bu duruma en iyi örnek olarak her Amerikan başkanının desteklediği ancak İsrail’in sürekli reddettiği “iki devletli çözümü” gösterdi. ABD’nin Ortadoğu’da barış istediğini, ancak İsrail’in yayılmacı politikaları nedeniyle bunun mümkün olmadığını ve bunun da ABD’nin çıkarlarına zarar verdiğini ifade etti.
İsrail Lobisi’nin gücü
Mearsheimer, İsrail Lobisi’nin sadece bir “Yahudi lobisi” olmadığını, Hristiyan Siyonistlerin de bu lobinin temel bir parçası olduğunu vurguladı. Lobinin gücünü, hem siyasi karar alma süreçlerini hem de kamuoyundaki söylemi kontrol etme kabiliyetine bağladı.
Ancak internetin ve sosyal medyanın yükselişiyle lobinin söylem üzerindeki kontrolünü kaybetmeye başladığını belirten Mearsheimer, “Geçmişte lobi iki düzeyde faaliyet gösteriyordu; politika düzeyi ve popüler söylem. Uzun bir süre boyunca İsrail Lobisi, söylemi İsraillileri iyi adamlar gibi gösterecek şekilde etkiledi. Şimdi ise durum farklı. Lobi, söylem üzerindeki kontrolünü kaybetti. İnsanlar artık ABD’nin İsrail için kendi ulusal çıkarına olmayan şeyler yaptığını anlıyor,” diye konuştu.
Bu durumun, lobiyi daha da agresif ve “ağzı bozuk bir siyaset” izlemeye ittiğini söyleyen Mearsheimer, özellikle üniversite kampüslerindeki protestoların bu değişimin bir göstergesi olduğunu belirtti. Mearsheimer, “Kampüslerde soykırımı protesto eden öğrenciler var. Bu öğrencilerin birçoğunun Yahudi olduğunun altını çizmek gerek. Ve birdenbire hepsi azgın antisemitlere dönüştürülüyor. Bunun antisemitizmle hiçbir ilgisi yok, Filistin’de yaşanan soykırımla ilgisi var,” ifadelerini kullandı.
Gazze’de ‘Filistinsizleştirme’ projesi BCG için krize dönüştü
“Rusya savaşı kazanıyor, Ukrayna’nın durumu umutsuz”
Mearsheimer, mülakatın bir diğer önemli bölümünde Ukrayna’daki savaşı ele aldı. Savaşın mevcut durumunu değerlendiren Mearsheimer, Rusya’nın savaşı kazandığını ve Ukrayna’nın durumu kurtarmasının mümkün olmadığını söyledi.
“Gerçek şu ki, Ruslar savaşı kazanıyor ve Ukrayna’nın durumu kurtarmasının hiçbir yolu yok. Silah ve insan gücü açısından güç dengesine bakarsanız, her iki tarafın sahip olduğu asker sayısına bakarsanız, Ukraynalılar umutsuz bir durumda,” diyen Mearsheimer, Ukrayna’nın Batı desteğine bağımlı olduğunu ancak bu desteğin de sürdürülebilir olmadığını belirtti.
Mearsheimer, müzakere yoluyla bir çözümün de mümkün olmadığını, çünkü Rusya’nın taleplerinin ne Ukrayna ne de Batı için kabul edilebilir olmadığını savundu. Rusya’nın üç temel talebini şöyle sıraladı:
“Birincisi, Ukrayna tarafsız bir devlet olmalı. NATO’da olamaz ve ABD’den veya genel olarak Batı’dan bir güvenlik garantisi alamaz. İkincisi, Ukrayna’nın önemli bir saldırı askeri kabiliyeti olamaz; Rusya’ya tehdit oluşturmayacak noktaya kadar silahsızlandırılmalı. Üçüncüsü ve belki de en önemlisi, Ukraynalılar ve Batı, Rusya’nın Kırım’ı ve doğudaki dört oblastı ilhak ettiği gerçeğini kabul etmeli.”
Bu taleplerin Ukrayna için topraklarının yaklaşık yüzde 20’sinden vazgeçmek anlamına geldiğini belirten Mearsheimer, “Ukraynalılar bunu yapmayacak. NATO’da olmamayı kabul etmeyecekler ve anlamlı bir şekilde silahsızlanmayı kabul etmeyecekler. Dolayısıyla bir anlaşmaya varmanın yolu yok,” dedi.
Zalujnıy, Vogue dergisine yazdı: Zaferden sonra yalnızlığa hazır olunmalı
“NATO’nun genişlemesi savaşın temel nedeni”
Mearsheimer, Ukrayna savaşının temel nedeninin NATO’nun doğuya doğru genişlemesi olduğunu uzun zamandır savunduğunu yineledi.
Bu durumu, ABD’nin Monroe Doktrini’ne benzeten Mearsheimer, ABD’nin kendi arka bahçesinde başka bir büyük gücün askeri varlığına asla izin vermeyeceğini, ancak aynı hakkı Rusya’ya tanımadığını söyledi.
“ABD, hiçbir koşulda Sovyetler Birliği’nin Küba’ya füze yerleştirmesine veya bir deniz üssü kurmasına izin vermezdi. Bu kabul edilemezdi. Monroe Doktrini tamamen bununla ilgilidir. Çin’in Meksika veya Kanada’ya askeri güç konuşlandırmasına asla izin vermeyiz. Ama biz NATO’yu Ukrayna’yı da içerecek kadar doğuya taşıma ve ardından Amerikan askeri varlıkları da dahil olmak üzere NATO unsurlarını Ukrayna’ya yerleştirme hakkımız olduğunu düşünüyoruz. Ve bunun Ruslar için bir endişe kaynağı olmaması gerektiğini, umursamamaları gerektiğini düşünüyoruz,” diyen Mearsheimer, bu düşüncenin “aptalca” olduğunu ve felakete yol açtığını belirtti.
Mearsheimer, Batı’daki Rusofobinin elitler arasında o kadar güçlü olduğunu ve Rusya’nın meşru güvenlik endişeleri olabileceğinin kabul edilmediğini söyledi. Rusya’nın tüm Avrupa’yı domine etme tehdidi oluşturduğu yönündeki argümanları “gülünç” olarak nitelendirdi ve Rusya ordusunun Ukrayna’nın beşte birini bile fethetmekte zorlandığını hatırlattı.
“ABD, Çin’i kendi elleriyle bir emsal rakip haline getirdi”
Mearsheimer, ABD dış politikasının bir diğer büyük hatasının ise Çin’e yönelik “angajman” politikası olduğunu belirtti. Soğuk Savaş’ın sona ermesinin ardından ABD’nin, Çin’i zenginleştirerek liberal bir demokrasiye dönüşeceğine ve bir dost olacağına dair “aptalca bir inançla” hareket ettiğini söyledi.
“Bir realist olarak benim için bu bir delilikti. Siz, aslında bir emsal rakip yaratıyorsunuz. Hatta ABD’den daha güçlü bir ülke yaratıyor olabilirsiniz,” yorumunu yapan Mearsheimer, bu politikanın sonucunda 2017 itibarıyla dünyanın tek kutuplu olmaktan çıkıp ABD, Çin ve Rusya’nın bulunduğu üç kutuplu bir yapıya dönüştüğünü ifade etti.
Dahası, Ukrayna savaşıyla ABD’nin Rusya’yı Çin’in kollarına ittiğini belirten Mearsheimer, “Eğer ABD, Çin’i ana rakibi olarak görüyorsa ve Çin’i Doğu Asya’da kontrol altına almakla ilgileniyorsa, Rusya’yı kendi tarafında tutmak son derece mantıklı olurdu. Bunun yerine, Ukrayna savaşıyla yaptığımız şey, Rusları ve Çinlileri birbirine daha da yakınlaştırmak oldu,” dedi.
Mearsheimer, ABD dış politika kurumunun bu bariz stratejik hataları öngörememesini ise “stratejik duyu eksikliğine” ve “kibire” bağladı ve Washington’un, tek kutuplu anın sarhoşluğuyla her şeyi Rusya’nın boğazından aşağı itebileceğini düşündüğünü ancak yanıldığını belirtti.
Mearsheimer, bu hataların sonucunda ABD’nin hem Ukrayna’da hem de Çin karşısında itibar ve güç kaybettiğini de sözlerine ekledi.
ABD, Çin’le ticaret görüşmeleri öncesi Tayvan ile toplantısını iptal etti
Diplomasi
BRICS Zirvesi: 13 dünya lideri Hindistan’da buluşuyor. Kimler geliyor, beklentiler ne?

Dünya liderleri BRICS Zirvesi kapsamında Yeni Delhi’de bir araya geliyor.
Başkent Yeni Delhi, cuma gününden itibaren BRICS Liderler Zirvesi için 12 devlet veya hükümet başkanını ağırlayacak. Ülkeler ve uluslararası kuruluşlardan gelecek 17 ayrı heyete ise dışişleri bakanları ve devlet başkan yardımcıları dahil olmak üzere farklı düzeylerde yetkililer başkanlık edecek.
Liderler, zirvenin gerçekleştirileceği iki gün olan cumartesi ve pazar günü yapılacak görüşmelere katılacak. BRICS, 11 üye ülke ve 10 ortak ülkeden oluşuyor.
Başbakan Narendra Modi, aralarında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın da bulunduğu en az 15 konuk lider ve üst düzey yetkiliyle ikili görüşmeler gerçekleştirecek. Cumhurbaşkanı Droupadi Murmu da Pezeşkiyan ile görüşecek.
ThePrint, Hindistan’ın zirveye katılan heyetlerle ilişkilerinin mevcut durumunu ve görüşmelerde hangi konuların gündeme gelmesinin beklendiğini derledi:
Brezilya
Brezilya heyetine, cuma günü Yeni Delhi’ye ulaşan Dışişleri Bakanı Mauro Vieira başkanlık ediyor. Güney Amerika ülkesinde devlet başkanlığı seçimlerinin ekim ayının ilk haftasında yapılacak olması nedeniyle Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva zirveye katılmayacak.
Lula, şubat ayında AI Impact Summit için Hindistan’a gelmiş ve Başbakan Modi ile ikili bir görüşme gerçekleştirmişti. Hindistan-Brezilya ilişkileri son bir yılda daha da yoğunlaştı. Modi geçen yıl BRICS Zirvesi için Rio de Janeiro’ya gitmişti.
İki ülke ayrıca Güney Amerika ticaret bloğu Mercosur ile Hindistan arasındaki tercihli ticaret anlaşmasının 2026 sonuna kadar genişletilmesi hedefini belirledi.
Vieira’nın zirve sırasında Modi ile görüşmesi mümkün olsa da şu ana kadar resmi bir görüşme planlanmış değil.
Rusya
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin cuma günü erken saatlerde Yeni Delhi’ye ulaştı ve saat 15.30’da Modi ile zirve kapsamındaki ilk ikili görüşmeyi gerçekleştirdi.
Putin Hindistan’ı son olarak Aralık 2025’te yıllık Hindistan-Rusya Zirvesi için ziyaret etmişti.
Bu, iki liderin bu yılki ikinci görüşmesi oldu ve yaklaşık 45 dk sürdü. Modi ve Putin geçen ay Kırgızistan’da düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Zirvesi’nin marjında da bir araya gelmişti.
Modi’nin bu yılın ilerleyen dönemlerinde yıllık zirve için Rusya’ya gitmesi de planlanıyor.
İki tarafın ekonomik ve stratejik ilişkilerin derinleştirilmesine odaklanması bekleniyor.
Çin
Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, yedi yıl aradan sonra ilk kez Hindistan’ı ziyaret ediyor. Bu aynı zamanda iki ülkenin 2020’de Doğu Ladakh’taki Galwan bölgesinde yaşadığı çatışmalardan bu yana Xi’nin Hindistan’a yaptığı ilk ziyaret.
Xi’nin ziyareti, iki ülke arasındaki ilişkilerin istikrara kavuşturulması sürecinin devamı açısından kritik önem taşıyor.
Modi, Ağustos 2025’te Tianjin’de düzenlenen ŞİÖ Zirvesi için Çin’e gitmişti.
Hindistan-Çin ilişkileri, iki ülkenin Ekim 2024’te Fiili Kontrol Hattı (LAC) boyunca sürtüşme yaşanan bölgelerde karşılıklı olarak askerleri geri çekme konusunda anlaşmasından bu yana geçen iki yılda iyileşti.
Modi ve Xi’nin cumartesi günü saat 17.45’te liderler zirvesinin marjında ikili görüşme gerçekleştirmesi planlanıyor.
Bu, iki liderin Ekim 2024’ten bu yana yapacağı üçüncü ikili görüşme olacak.
Güney Afrika
Güney Afrika heyetine Devlet Başkanı Cyril Ramaphosa başkanlık edecek.
Modi ve Ramaphosa’nın pazar günü saat 16.10’da ikili görüşme gerçekleştirmesi planlanıyor.
Modi son yıllarda Güney Afrika’yı birkaç kez ziyaret etti. 2023’te Johannesburg’da düzenlenen BRICS Zirvesi’ne ve geçen yıl Güney Afrika’nın ev sahipliği yaptığı G20 Zirvesi’ne katıldı.
Güney Afrika, 2011’de BRIC grubuna katılarak oluşumun BRICS adını almasını sağlamıştı.
Mısır
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, BRICS Zirvesi için cuma günü geç saatlerde Hindistan’a ulaşacak.
Bu, Sisi’nin Eylül 2023’te düzenlenen G20 Liderler Zirvesi’nden bu yana Hindistan’a yapacağı ilk ziyaret olacak. Sisi ayrıca Ocak 2023’te Hindistan’ın Cumhuriyet Günü kutlamalarının onur konuğu olmuştu.
İki ülke aynı yıl ilişkilerini “stratejik ortaklık” seviyesine yükseltti.
Bununla birlikte Modi ve Sisi son bir buçuk yıl içinde yalnızca bir kez, bu yıl G7 kapsamında gerçekleştirilen kısa bir görüşmede bir araya geldi.
Modi ile Sisi, pazar günü saat 15.30’da zirvenin marjında ikili görüşme gerçekleştirecek.
Etiyopya
Etiyopya heyetine Başbakan Abiy Ahmed başkanlık edecek.
Hindistan-Etiyopya ilişkileri son yıllarda gelişme gösterdi. Modi, Aralık 2025’te Afrika ülkesine ilk ikili ziyaretini gerçekleştirmiş ve kendisine “Etiyopya Büyük Nişanı” takdim edilmişti.
Bu görüşme, iki liderin son bir yıl içindeki ikinci buluşması olacak.
Modi ve Ahmed cumartesi günü saat 10.00’da ikili görüşme gerçekleştirecek.
İran
Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, 2024’te İran Cumhurbaşkanı olmasından bu yana Hindistan’a ilk ziyaretini gerçekleştiriyor.
Pezeşkiyan, ülkesini ABD ile devam eden çatışma sürecinde yönetiyor. Modi ile Pezeşkiyan geçen ay Bişkek’te düzenlenen ŞİÖ Zirvesi’nin marjında görüşmüştü.
İki lider Batı Asya’daki durum konusunda temaslarını sürdürüyor.
İran, 2019’daki ABD yaptırımlarının ekonomik ilişkileri olumsuz etkilemesine rağmen Hindistan açısından önemli bir bölgesel ortak olmayı sürdürüyor.
Hindistan açısından İran’la daha derin bir angajman, zirve sonrasında tüm BRICS üyelerinin üzerinde uzlaşacağı bir liderler bildirisi yayımlanabilmesi bakımından da önem taşıyor.
Modi ve Pezeşkiyan cuma akşamı ikili görüşme gerçekleştirecek.
İran Cumhurbaşkanı ayrıca cumartesi günü saat 11.30’da Cumhurbaşkanı Murmu ile görüşecek.
Birleşik Arap Emirlikleri
Abu Dabi Veliaht Prensi Halid bin Muhammed bin Zayid Al Nahyan, BAE heyetine başkanlık edecek.
Bu, kendisinin şubat ayında AI Impact Summit için BAE heyetine başkanlık etmesinin ardından bu yıl Hindistan’a yapacağı ikinci ziyaret olacak.
BAE, Hindistan’ın Batı Asya’daki en yakın stratejik ortaklarından biri haline geldi.
Modi, bölgedeki çatışmaların yoğunluğunun azaldığı bu yıl içerisinde BAE’yi ziyaret etmişti.
BAE ile İran, bölgedeki çatışmada karşıt taraflarda yer alıyor.
Suudi Arabistan
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan Al Suud, krallığın Hindistan’a göndereceği heyete başkanlık edecek.
Suudi heyeti, cumartesi günü geç saatlerde gelmesi planlanan son heyet olacak.
Suudi Arabistan BRICS üyeliğini kabul ettiğini gruba resmi olarak bildirmemiş olsa da Riyad, BRICS toplantılarına ve çalışma gruplarına katılmaya davet edilmeye devam ediyor.
Dışişleri Bakanı, pazar günü düzenlenecek genişletilmiş katılımlı zirve toplantısına katılacak.
Endonezya
Endonezya Devlet Başkanı Prabowo Subianto, Ocak 2025’te Hindistan Cumhuriyet Günü’nün onur konuğu olarak gerçekleştirdiği son ziyaretin ardından yeniden Hindistan’a gelecek.
Prabowo o dönemde resmi devlet ziyareti kapsamında davet edilmiş ve Hindistan’da dört gün kalmıştı.
Hindistan-Endonezya ilişkileri son yıllarda daha da gelişti.
2022’de G20 dönem başkanlığını yürüten Endonezya, Bali’de düzenlenen zirveye ev sahipliği yapmıştı. Modi ile Xi, o zirvedeki akşam yemeğinde kısa bir görüşme gerçekleştirmişti. Bu görüşme, Galwan çatışmalarından bu yana iki lider arasındaki ilk temas olmuştu.
Modi, Hindistan’ın G20 Liderler Zirvesi’ne ev sahipliği yapmasından kısa süre önce, Eylül 2023’te ASEAN-Hindistan Zirvesi ve bağlantılı toplantılar için Endonezya’yı ziyaret etmişti.
BRICS Zirvesi sırasında Modi ile Prabowo arasında planlanmış resmi bir ikili görüşme bulunmuyor. Ancak iki liderin iki günlük zirve sırasında kısa bir görüşme gerçekleştirmesi bekleniyor.
Endonezya, Ocak 2025’te gruba katılarak BRICS’in en yeni üyesi oldu.
Ortak ülke heyetleri
BRICS’in 11 üyesinin yanı sıra, zirveye 10 ortak ülke de davet edildi.
Başbakan Modi, bu ülkelerin bazı liderleriyle de ikili görüşmeler gerçekleştirecek.
Belarus
Doğu Avrupa ülkesi Belarus’u Dışişleri Bakanı Maksim Rıjenkov temsil edecek.
Hindistan-Belarus ilişkileri son yıllarda gelişti. Birçok Hint şirketi, askeri teçhizat satın almak amacıyla Belaruslu savunma şirketleriyle ortaklıklar kurdu.
Belarus aynı zamanda Avrasya Ekonomik Birliği’nin (AEB) önemli üyelerinden biri.
Hindistan, AEB ile serbest ticaret anlaşması müzakereleri yürütüyor.
Belarus ayrıca 2024 yılında ŞİÖ’ye katıldı.
Bolivya
Bolivya’yı, ülkenin Yeni Delhi Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Arlette Garcia temsil edecek.
Güney Amerika ülkesi BRICS’e katılmak istediğini daha önce açıklamıştı.
Hindistan Cumhurbaşkanı Ram Nath Kovind, 2019’da Bolivya’ya resmi bir ziyaret gerçekleştirmişti. Bu, bir Hindistan cumhurbaşkanının ülkeye yaptığı ilk ziyaretti.
Hindistan’ın La Paz’da büyükelçiliği bulunuyor.
Küba
Küba heyetine Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez Parrilla başkanlık edecek.
Küba, Batı Yarımküre’deki son büyük komünist ülke olmayı sürdürüyor.
Ülke son aylarda ABD’nin sert yakıt ve petrol ablukasıyla karşı karşıya kaldı. Washington, Havana’daki hükümeti değiştirmeyi ya da hükümeti müzakereye zorlamayı amaçlıyor.
Kazakistan
Kazakistan heyetine Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev başkanlık edecek.
Tokayev, pazar günü düzenlenecek genişletilmiş zirvede Avrasya Ekonomik Birliği’ni de temsil edecek.
Modi ile Tokayev’in pazar günü saat 14.30’da Bharat Mandapam’da ikili görüşme gerçekleştirmesi planlanıyor.
Tokayev, Yeni Delhi’den Güney Kore’ye geçerek Seul’e resmi bir devlet ziyareti gerçekleştirecek.
Malezya
Malezya Başbakanı Enver İbrahim, BRICS genişletilmiş zirvesinde ülkesinin heyetine başkanlık edecek.
Enver İbrahim başbakan olarak Hindistan’a ilk ziyaretini 2024’te gerçekleştirmiş, Modi ise bu yıl şubat ayında Malezya’ya bağımsız bir ikili ziyaret yapmıştı.
Modi’nin geçen yıl Malezya’nın ev sahipliği yaptığı ASEAN Zirvesi’ne katılması planlanmıştı ancak onun yerine Dışişleri Bakanı S. Jaishankar ülkeye gitmişti.
Modi ve İbrahim cumartesi günü saat 10.30’da ikili görüşme gerçekleştirecek.
Nijerya
Nijerya heyetine Devlet Başkan Yardımcısı Kashim Shettima başkanlık edecek.
Shettima ile Modi, pazar günü saat 17.10’da ikili görüşme gerçekleştirecek.
Nijerya, Hindistan açısından önemli bir enerji ortağı haline geldi.
Modi, Kasım 2024’te Nijerya’yı ziyaret etmiş ve kendisine “Nijer Nişanı Büyük Komutanı” unvanı verilmişti.
Tayland
Tayland heyetine Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Sihasak Phuangketkeow başkanlık edecek.
Tayland geçen yıl BRICS ortak ülkesi oldu.
Modi, Nisan 2025’te BIMSTEC Zirvesi için Bangkok’u ziyaret etmişti.
Tayland, Hindistan ve bölgedeki diğer ülkelerle birlikte BIMSTEC üyesi.
Hindistan ile Tayland arasında ayrıca yakın kültürel bağlar bulunuyor. Hindistan’dan çeşitli Budist kutsal emanetleri daha önce Tayland’a gönderilmişti.
Uganda
Uganda heyetine Devlet Başkan Yardımcısı Jessica Alupo başkanlık edecek.
Modi, zirve kapsamındaki son ikili görüşmesini pazar günü saat 17.40’ta Alupo ile gerçekleştirecek.
Modi 2018’de Uganda’yı ziyaret etmiş ve ülke parlamentosuna hitap etmişti.
Bu konuşmasında Hindistan’ın Afrika ile ilişkilerinde izlenecek 10 temel ilkeyi açıklamıştı.
Özbekistan
Özbekistan heyetine Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı Jamshid Kuchkarov başkanlık edecek.
Modi geçen ay bağımsız bir ikili ziyaret kapsamında Özbekistan’a gitmiş ve Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile görüşmüştü.
Özbekistan, Hindistan’ın Orta Asya’ya yönelik açılımında kilit ortaklardan biri olmayı sürdürüyor.
Vietnam
Vietnam heyetine Başbakan Le Minh Hung başkanlık ediyor.
Bu, bu yıl Vietnam’dan Hindistan’a yapılan ikinci üst düzey ziyaret olacak. Cumhurbaşkanı To Lam da yılın başlarında Hindistan’ı ziyaret etmişti.
Modi’nin Hung ile cumartesi günü saat 11.30’da ikili görüşme gerçekleştirmesi planlanıyor.
Diplomasi
Putin ve Modi Yeni Delhi’deki BRICS Zirvesi kapsamında görüştü

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS Zirvesi kapsamında 45 dakikalık ikili görüşme gerçekleştirdi. Bharat Mandapam Kongre Merkezi’ndeki buluşmada Modi, Rus mevkidaşına 2 bin yıllık antik Hint felsefe eseri “Tirukkural”ın Rusça çevirisini takdim etti.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS Zirvesi kapsamında ikili görüşme yaptı.
Bharat Mandapam Kongre ve Sergi Merkezi’nde gerçekleşen ve 45 dakika süren görüşmede iki lider, ülkeleri arasındaki işbirliğini ele aldı.
Görüşmenin başlangıcında Modi, Putin’e antik Hint düşünürü Tiruvalluvar’ın kaleme aldığı ve Rusçaya çevrilen yaşam felsefesi eseri “Tirukkural”ı hediye etti. Modi takdim sırasında, “Bu kitap 2 bin yıl önce Hindistan’da yazıldı. Büyük yazar Tiruvalluvar eserinde insan hayatından, şefkatten ve devlet yönetiminden söz etti. Düşünceleri günümüzde de geçerliliğini koruyor. Bu kitabı Rusçaya tercüme ettik. Kitabın iki ülke halkları arasındaki bağları güçlendirmemize yardımcı olacağına inanıyorum” dedi.
Hediyeye teşekkür eden Putin, Hindistan Başbakanı’nın ikili ilişkilerin geliştirilmesine yönelik vurgusundan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Rus lider, “Sizin bu değerlendirmelerinizle birlikte tam olarak böyle olacaktır” ifadesini kullandı. Modi, Aralık 2025’te Putin’in Hindistan ziyareti sırasında da Rus lidere “Bhagavad Gita” destanının Rusça baskısını vermişti.
Putin, Modi’yi 24’üncü Yıllık Rusya-Hindistan Zirvesi için Rusya’ya davet etti; Modi de bu daveti kabul etti.
Ziyaretin kesin tarihlerinin daha sonra belirleneceği açıklandı. İki lider görüşmenin tamamlanmasının ardından aynı limuzine binerek Yeni Delhi’deki “INNOPROM. Hindistan” sergisine geçti. Putin gün içinde ayrıca BRICS İş Forumu’nun yıllık genel kurul oturumuna hitap edecek.
İki lider en son 31 Ağustos’ta Bişkek’te toplanan Şanghay İşbirliği Örgütü Zirvesi marjında Ala-Arça devlet konutunda bir araya gelmişti. Liderler o görüşmede iki ülke arasındaki ekonomik ortaklığı ve Ukrayna’daki durumu ele almıştı.
Rusya Devlet Başkan Yardımcısı Yuriy Uşakov, Moskova yönetiminin iki lider arasındaki güvene dayalı ilişkiye değer verdiğini ve tarafların güncel konuları gayriresmi ortamlarda açıkça değerlendirmeyi tercih ettiğini kaydetti.
Hindistan’a üç günlük bir çalışma ziyareti yapan Putin, örgütün kuruluşunun 20’nci yıldönümüne denk gelen 18’inci zirve programı kapsamında başka liderlerle de temaslarda bulunacak.
Uşakov’un aktardığı programa göre Rus lider; Güney Afrika Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa, Malezya Başbakanı Enver İbrahim, Etiyopya Başbakanı, Abu Dabi Veliaht Prensi ve BRICS Yeni Kalkınma Bankası Başkanı ile ayrı ayrı görüşmeler yapacak. Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile de olası bir temas planlanıyor.
Adını kurucu ülkeleri Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika’nın İngilizce baş harflerinden alan ve gelişmekte olan ekonomileri buluşturan BRICS’in 18’inci zirvesi, 11-13 Eylül tarihleri arasında Yeni Delhi’de düzenleniyor.
Diplomasi
Ermenistan, Rus gazına alternatif arıyor

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, ülkesinin doğalgaz tedarikinde Rusya’ya alternatif kaynakları araştırdığını açıkladı. Halihazırda tüketiminin yüzde 82’sinden fazlasını Rus enerji şirketi Gazprom üzerinden sağlayan Erivan yönetimi, farklı kaynaklara açık olduğunu vurguluyor.
Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, ülkesinin doğalgaz tedarik kaynaklarını çeşitlendirme olanaklarını değerlendirdiğini açıkladı.
Newsarmenia haber portalının aktardığına göre Paşinyan, Avrasya Ekonomik Birliği’nden (AEB) ayrılma ihtimali karşısında Rus doğalgazına alternatif arayıp aramadıkları yönündeki soruya yanıt verdi.
Hükümetin çeşitlendirmeye gitmeyeceği hiçbir alanın olmadığını vurgulayan Paşinyan, gaz alımında farklı güzergahlara açık olduklarını belirtti.
Paşinyan açıklamasında, “Ermenistan’da doğalgaz ucuz değil. Sınırdan tüketiciye ulaşana kadar geçen süreçte, diğer ülkelerle kıyaslandığında en yüksek fiyat artışı Ermenistan’da yaşanıyor. Gazprom Armenia şirketi büyük kârlar elde ediyor ve bu da kayda geçirmemiz gereken ayrı bir gerçek” dedi.
Rus enerji şirketi Gazprom, halihazırda Ermenistan’ın tek doğrudan doğalgaz tedarikçisi konumunu koruyor. Ülkedeki doğalgaz iletim şebekesinin işletmesini ise tamamı Rus enerji devine ait olan yan kuruluş Gazprom Armenia yürütüyor.
Ermenistan, 2009 yılından bu yana İran’dan da doğalgaz alıyor. Ancak bu sevkiyat, 2030 yılına kadar geçerliliği korunan elektrik karşılığı doğalgaz takas anlaşması kapsamında gerçekleşiyor. Erivan yönetimi İran’dan aldığı gazı elektriğe dönüştürüyor ve bir metreküp doğalgaz karşılığında İran’a 3 kilovatsaat elektrik ihraç ediyor. Takas programına dahil santraller bir metreküp İran gazından 4 ila 4,5 kilovatsaat elektrik üretiyor; arta kalan elektrik ise Ermenistan’ın iç tüketiminde kalıyor.
FinPort verilerine göre 2025 yılında Ermenistan’ın doğalgaz ihtiyacının yüzde 82,4’ünü Rusya karşıladı. Bu oran 2 milyon 229 bin 697,4 metreküpe karşılık gelirken, kalan miktar İran’dan temin edildi.
ArmRadio’nun haberine göre Paşinyan enerji politikasındaki yaklaşımı şu sözlerle dile getirdi:
“İkinci bir kaynaktan gaz alma veya bu kaynaktan daha fazla gaz tedarik etme imkanı doğarsa bu yolu seçeriz; üçüncü bir kaynaktan alma imkanı çıkarsa o yönde ilerleriz; dördüncü bir seçenek oluşursa yine bu adımı atarız. TRIPP kapsamında Ermenistan üzerinden geçecek ve bize transit geçiş geliri sağlayacak bir boru hattı inşa etme olanağı doğarsa bu yolu da değerlendirebiliriz.”
Nisan ayı başında Ermenistan Parlamento Başkanı Alen Simonyan, Rusya’dan ithal edilen doğalgazın fiyatının artması halinde Erivan’ın Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü (KGAÖ) ile Avrasya Ekonomik Birliği’nden ayrılma sürecini başlatacağını söylemişti.
Paşinyan ise Rusya’yı saygı gösterilmesi gereken bir süper güç olarak nitelendirmiş ve Erivan’ın Moskova’ya asla zarar vermeyeceğini dile getirmişti. Ermenistan Başbakanı aynı zamanda Rusya’nın çıkarlarını Ermenistan’ın çıkarlarının önüne koymayacağının altını çizmişti.
Kremlin yönetimi, Ermenistan’ın KGAÖ üyeliğinin Erivan’ın egemen kararı olduğunu belirtmişti. Ancak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Paşinyan ile gerçekleştirdiği görüşmede Ermenistan’ın hem Avrupa Birliği hem de AEB Gümrük Birliği içinde aynı anda yer alamayacağını hatırlatmıştı.
Mayıs ayı sonunda Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Erivan yönetiminin Avrupa Birliği’ne katılım sürecini sürdürmesi halinde, Rusya Büyükelçiliğinin doğalgaz ve petrol ürünleri tedariki işbirliği anlaşmasının askıya alınabileceği veya feshedilebileceği konusunda Ermenistan’ı resmi olarak uyardığını açıklamıştı.
Avrupa5 gün önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Avrupa4 gün önceKoçbaşı olarak AfD
Görüş2 hafta önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Dünya Basını2 hafta önce“Yapay zeka devasa bir aldatmaca”
Avrupa5 gün önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Asya2 hafta önceHindistan’ın 2047 gelişmiş ekonomi hedefi zora girdi
Asya2 hafta önceABD’nin baskısıyla karşı karşıya kalan Japonya Merkez Bankası kritik bir karar aşamasında
Asya4 gün önceÇin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek







