Diplomasi
Ukrayna için İngiliz-Fransız planı Londra zirvesinde görüşüldü

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’in fiyasyko ile sonuçlanan ABD ziyaretinin ardından Avrupa ülkeleri Kiev’e desteğe devam etmek için Londra’da bir araya geldi.
Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer’ın ev sahipliği yaptığı zirvede ABD’nin dahil olmadığı bir “istekliler koalisyonu” oluşturmak için çaba sarf edildi. AB’nin baş diplomatı Kaja Kallas, “özgür dünyanın yeni bir lidere ihtiyacı olduğunu” ve bu meydan okumayı üstlenmenin Avrupalılara bağlı olduğunu söyledi.
Aralarında Fransa, Almanya, Danimarka ve İtalya’nın yanı sıra Kanada ve Türkiye de bulunduğu 18 ülkenin liderlerini bir araya getiren pazar günkü Londra zirvesinde haftalardır ilk kez ilerleme kaydedilmiş gibi görünüyor.
Starmer, ateşkese varılması halinde Ukrayna’ya güvenlik garantileri sunmak üzere “istekliler koalisyonuna” katılma arzusunu dile getiren bir dizi ülke olduğunu söyledi.
ABD Başkanı Donald Trump’a sunulmak üzere bir barış planı hazırlanması için Ukrayna ile birlikte çalışmaya İngiltere ve Fransa öncülük edecek.
Britanya asker göndermeye istekli; Meloni ABD-Avrupa arasında köprü olmak istiyor
Starmer görüşmelerin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, “Birleşik Krallık bunu diğerleriyle birlikte karada botlarla ve havada uçaklarla desteklemeye hazırdır,” diyerek Ukrayna’ya asker konuşlandırma sinyali verdi.
Starmer zirvenin ardından yaptığı açıklamada, Ukrayna liderinin Oval Ofis’te ABD Başkanı Donald Trump’la patlak veren tartışmasının ardından Avrupa’nın Volodimir Zelenskiy için “aracı olarak” devreye gireceğini ve “çatışmaları durdurmaya” çalışacağını söyledi.
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni de Trump ile olan iyi ilişkisini “köprü kurucu” olarak kullanmaya hazır olduğunu söyledi.
Meloni yaptığı açıklamada ABD, Avrupa ve Ukrayna arasında “son yıllarda birlikte savunduğumuz Ukrayna’dan başlayarak günümüzün büyük zorluklarıyla nasıl mücadele edeceğimizi açık yüreklilikle konuşmak üzere” acil bir toplantı yapılması çağrısında bulundu.
Almanya, İspanya ve Polonya asker gönderme konusunda tereddütlü
Polonya Başbakanı Donald Tusk Zelenskiy’e destek veren ilk isimler arasında yer alsa da Varşova henüz Ukrayna konusunda önemli bir girişimde bulunacağının sinyalini vermiş değil.
Almanya, İspanya ve Polonya da Ukrayna’ya barış gücü gönderme konusunda tereddütlü davranan Avrupa ülkeleri arasında yer alıyor.
Avrupa Konseyi Başkanı António Costa, liderlerin “karar almaya hazır” olmaları gerektiğini söylediği 6 Mart’taki AB zirvesi öncesinde pazar günkü istişareleri “faydalı ve önemli” olarak nitelendirdi.
AB üyesi 27 ülkenin tamamının Macaristan ve Slovakya ile ortaya çıkması muhtemel iç bölünmeler arasında köprü kurup kuramayacağı tartışmalı olmaya devam ediyor.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen pazar günü yaptığı açıklamada 6 Mart’taki zirvede savunmaya ilişkin “kapsamlı bir plan” sunacağını söyledi, fakat özellikle aciliyet göz önüne alındığında planın hazırlanmasının neden bu kadar uzun sürdüğü konusunda eleştiriler arttı.
Starmer ve Rutte, Zelenskiy’den Trump ile arayı düzeltmesini istedi
Öte yandan Ukrayna’ya destek sözlerine rağmen bazı Avrupalı liderler Kiev’e, tamamen ABD olmadan ilerlemektense Washington ile bağlarını onardıklarını görmeyi tercih ettiklerinin sinyalini verdiler.
Bir AB yetkilisi görüşmelerin ardından yaptığı açıklamada, “NATO bağlamında ABD ile yakın çalışmaya devam etmenin önemi konusunda geniş bir görüş birliği ve ek güvenlik garantilerine yönelik gelecekteki Avrupa katkılarının ABD ile el ele geliştirilmesi gerektiği konusunda güçlü bir mutabakat vardı,” dedi.
Nitekim hem Starmer hem de NATO Genel Sekreteri Mark Rutte daha önce Zelenskiy’i, Trump’ın Kiev’in savaşmaya devam etmesini istemediğini açıkça belirtmesine rağmen, ABD yönetimiyle ilişkilerini düzeltmenin bir yolunu bulmaya ikna etmeye çalışmıştı.
Fakat Trump ve Zelenskiy arasındaki bağları onarmak kolay olmayacak. Avrupalı müttefikler savaştan zarar gören ülkenin liderine desteklerini ifade etmekte sıraya girerken, ABD kamuoyu önünde özür dilenmesini istediğini açıkça belirtti.
Trump’ın ulusal istihbarat direktörü Tulsi Gabbard Fox News’e verdiği demeçte, “Başkan Trump’ın bu konuya yeniden dahil olmaya istekli olması için iyi niyetli müzakerelere olan ilginin yeniden inşa edilmesi gerekecek,” dedi.
Starmer gazetecilere yaptığı açıklamada önerilerini koordine etmek üzere Londra zirvesinden önce Trump ile görüştüğünü söyledi. Starmer ayrıca ateşkesi sağlamak üzere sahaya çıkacak Avrupa birliklerine ABD’nin destek vermesi için Washington’u ikna etme planlarını da rafa kaldırmadı.
Starmer, Avrupa’nın “ağır yükü kaldırması gerektiğini” ama “bu çabanın güçlü bir ABD desteğine sahip olması gerektiğini” söyledi.
İngiliz-Fransız planının ayrıntıları
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Le Figaro’ya verdiği demeçte Starmer ile birlikte Rusya ve Ukrayna arasında “havada, denizde ve enerji altyapısında” bir ay sürecek bir ateşkes önerdiklerini söylemesinin ardından Avrupa barış planının yeni ayrıntıları ortaya çıktı.
Macron bu yaklaşımın Rusya’nın niyetini doğrulama avantajına sahip olacağını ve tüm cephe hattı boyunca sahada bir ateşkesi denetlemekten daha kolay olacağını sözlerine ekledi ve “Bir ateşkes durumunda, cepheye uyulduğunu doğrulamak çok zor olacaktır,” dedi.
İngiliz başbakanlığı yorum yapmayı reddetti, fakat Starmer ateşkesin kabul edilmesi halinde Britanya’nın askerlerini sahaya sürebileceğini söyledi. Hava, deniz ve altyapı alanlarını kapsayan bir aylık bir ateşkesin “her iki tarafta da güvenin tesis edilmesine yardımcı olacağı” öne sürülüyor.
Avrupa planının ikinci kilit parçası ise Zelenskiy’in ABD’ye Ukrayna’nın bazı maden rezervlerinden elde edilecek gelirden pay verilmesini öngören bir anlaşmayı imzalayarak Washington’a barış anlaşmasında iktisadi bir pay vermesini içeriyor.
Trump Zelenskiy’in geçen cuma günü Washington’da bu anlaşmayı imzalamasını istemişti.
Birleşik Krallık’ın Washington Büyükelçisi Lord Peter Mandelson, Zelenskiy’i anlaşmayı imzalamaya çağırdı ve Ukrayna ile tüm Avrupalı liderlere barışa aracılık etmeleri için “Başkan Trump’ın aldığı inisiyatife kesin destek” vermeleri çağrısında bulundu.
Mandelson ABC’ye verdiği demeçte İngilizlerin son düşüncelerinin bir başka işaretini verdi ve “Ukrayna ateşkesi ilk taahhüt eden ülke olmalı ve Ruslara da bunu takip etmeleri için meydan okumalı,” dedi.
Starmer, “İlerleme kaydedilmediği sürece içinde bulunduğumuz konumda kalacağımızı çok güçlü bir şekilde hissediyorum. Şu an daha fazla konuşma zamanı değil. Harekete geçme, adım atma ve liderlik etme zamanı,” dedi.
ABD’nin “ateş gücü” için umutsuz çağrılar
Starmer ve İngilizler, her şeye rağmen ABD’nin askeri gücünün Ukrayna’da “ateşkes” için olmazsa olmaz olduğunu düşünüyorlar.
İngiliz lider, Britanya ve ABD ekiplerinin Trump’ın herhangi bir barış anlaşmasının güvence altına alınmasına nasıl yardımcı olabileceğini tartıştıklarını, fakat Başkanın bunu Avrupa ülkelerinin sorumluluğu olarak gördüğünü her zaman açıkça belirttiğini söylediler.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte zirveden ayrılırken yaptığı açıklamada ABD’nin güvenlik garantilerine katkıda bulunup bulunmayacağı konusunda “tartışmanın devam ettiğini” söyledi.
Fransa, nükleer şemsiye olmak için harekete geçebilir
Trump’ın Ukrayna’ya askeri desteği kesmesinin ardından Avrupa’nın savunma kapasitesinin artırılmasına ilişkin tartışmalar da yoğunlaştı.
Macron toplantının ardından Le Figaro gazetesine verdiği demeçte AB’nin savunma kapasitesini arttırmak için 200 milyar avro sağlaması gerektiğini söyledi.
Macron, ayrıca harcamalar için ekonomik çıktının %3 ila %3,5’ine eşit bir hedef belirlemeleri gerektiğini söyledi.
Macron, “Ortak bir savunma için kapasite ihtiyaçlarımızı belirlemek üzere Avrupa Komisyonu’na bir yetki vereceğiz. Bu büyük finansman muhtemelen yüz milyarlarca avroya ulaşacak,” dedi.
Fransa Cumhurbaşkanı ayrıca Fransa’nın nükleer şemsiyesini Avrupalı komşularıyla paylaşma konusunda görüşmelere başlamak istediğini belirtti. Macron, “Bizim bir kalkanımız var ama onların yok. Ve artık Amerika’nın nükleer caydırıcılığına güvenemezler. Buna sahip olmayanlarla stratejik bir görüşmeye ihtiyacımız var; ve bu Fransa’yı daha güçlü kılacaktır,” diye ekledi.
Macron röportajda Avrupa savunmasını gerçekten güçlendirmenin “beş yıl, on yıl alacağını” söyledi ve “Ama bu önemli değil, çünkü bugünün stratejik bir uyanma anı olduğuna inanıyorum,” dedi.
Avrupa’nın savunması için pamuk eller cebe
Daha geniş kapsamlı Avrupa Konseyi Perşembe günü toplanarak Ukrayna’ya yönelik 20 milyar avroluk askeri paketi ve mali kuralların gevşetilmesi de dâhil olmak üzere savunma harcamalarının artırılmasına yönelik adımları görüşecek.
Starmer, Macron ve Meloni’nin üçü de, Avrupa’nın kendini savunmak için daha fazlasını yapması gerektiğini ama Ukrayna’da barışa giden yolun Beyaz Saray’dan geçmesi gerektiğini açıkça ifade ettiler.
Bu kapsamda Starmer, Belfast’ta üretilmek üzere Ukrayna’ya 5.000’den fazla hava savunma füzesi tedariki için 1,6 milyar sterlinlik İngiliz ihracat garantisi sağlanacağını duyurdu.
Bloomberg’in aktardığına göre Avrupa’nın savunmasına yeniden odaklanılması, yatırımcıların daha yüksek harcamaların büyümeyi artıracağı yönündeki beklentileri ile birlikte bölge para birimlerini dolar karşısında güçlendirdi.
Avro, dolar karşısında %0,4 yükselerek çoğu önemli emsalinden daha iyi performans gösterirken Polonya zlotisi, Romanya leyi ve İskandinav para birimleri de yükseldi.
Avrupa savunma hisseleri pazartesi günü Tradegate’teki erken işlemlerde, cuma günkü ana borsa kapanışlarına kıyasla BAE Systems %23, Rheinmetall %19, Thales %17, Saab %17, Dassault Aviation %16, Rolls-Royce %13 ve Leonardo %12 artış gösterdi.
Diplomasi
Alman Sanayi Federasyonu’nun ‘Çin Şoku 2.0’ uyarısına Çin’de yanıt: Kendi sorunlarınızı dışsallaştırmayın

Alman Sanayi Federasyonu (BDI), Çin’le ilişkilerde giderek büyüyen sorunların Alman sanayisini tüm sektörlerde ağır biçimde etkilediğini ve ülkenin bir “Çin Şoku 2.0” yaşadığını bildirildi. Çinli bir uzman ise Almanya’nın kendi sorunlarıyla yüzleşmesi ve rekabet gücünü artırması gerektiğini belirterek, iç yapısal sorunları dışsallaştırmanın gerçek bir çözüm sağlamayacağını ve Çin ile Almanya arasında kazan-kazan esasına dayalı işbirliğini de geliştirmeyeceğini söyledi.
Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesi pazartesi günü yayımladığı haberde, BDI İcra Kurulu Başkanı Tanja Gönner’in Alman Basın Ajansı’na yaptığı açıklamada, federasyonun rakip olarak Çin’le ilgili giderek artan sorunlar gördüğünü söylediğini aktardı.
Gönner, Çin’in “kritik ham maddelerde bağımlılık, önemli ölçüde düşük değerlenmiş para birimi ve devlet kaynaklı kapasite fazlası” gibi unsurlar üzerinden sanayi üzerinde büyük bir etki yarattığını ileri sürdü. Gönner’e göre bunlara, Çin’in kilit teknolojilerde küresel pazar lideri olma hedefi de ekleniyor.
Fudan Üniversitesi Uluslararası Çalışmalar Enstitüsü bünyesindeki Çin-Avrupa İlişkileri Merkezi Direktörü Jian Junbo, pazartesi günü Global Times’a yaptığı açıklamada, “Geçtiğimiz 20 yıl boyunca Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinin otomotiv ve makine gibi sektörlerdeki şirketleri, Çin’in açık pazarından, eksiksiz tedarik zincirlerinden ve nispeten düşük maliyetlerinden yararlanarak kâr elde etti,” dedi.
Jian, Çin’in sanayisini geliştirmesi ve elektrikli araçlar ile fotovoltaik gibi alanlarda rekabet gücü kazanmasının ardından Almanya dahil Avrupa ülkelerinin normal piyasa rekabetini “şok” ve “tehdit” olarak tanımlamaya başladığını kaydetti.
Çin Uluslararası Ticaret ve Ekonomik İşbirliği Akademisi araştırmacısı Zhou Mi ise pazartesi günü Global Times’a verdiği demeçte, “Çin, kritik ham maddeler alanında kesintisiz yatırım ve araştırma-geliştirme faaliyetlerini sürdürdü. Çin’in teknolojik avantajları ve kurallara uygun ihracat kontrolleri birer engel teşkil etmiyor. Bu konuyu abartarak Çin’e kendi yönetim sistemlerinden vazgeçmesi için baskı yapmak makul değildir,” ifadelerini kullandı.
Zhou, döviz kurlarının esas olarak piyasa ve ekonomik temeller tarafından belirlendiğine işaret ederek, “para biriminin düşük değerlendiği” iddiasının daha da dayanaksız olduğunu savundu.
Zhou’ya göre Çin, “kapasite fazlası” meselesine ilişkin birçok kez açıklama yaptı ve konuyu sistematik biçimde izah eden bir beyaz kitap yayımladı: “Sözde kapasite fazlası hükümet tarafından yaratılmış değil. Belirli dönemlerde ve özel piyasa koşullarında arz ile talep arasında geçici bir dengesizlik ortaya çıkabilir. Ancak bu tür dengesizliklerle ticari engeller oluşturarak veya tehditlere başvurarak değil, bilgi paylaşımını güçlendirerek ve şeffaflığı artırarak birlikte mücadele edilmesi gerekiyor.”
BDI, 2019’un başında yayımladığı bir politika belgesinde Almanya’nın Çin politikasının yeniden yönlendirilmesi çağrısında bulunmuştu. Belgede, piyasa ekonomisinin “daha dayanıklı” hale getirilmesi gerektiği belirtilmişti. Çin bir ortak olarak tanımlanmakla birlikte, giderek daha fazla sistemik bir rakip olarak da görülmeye başlanmıştı. FAZ’ın aktardığına göre Alman hükümetinin 2023 tarihli Çin Stratejisi’nde Çin, ortak, rakip ve sistemik hasım olarak tanımlandı.
Jian, Almanya’nın önde gelen sektörlerinde giderek artan bir baskıyla karşı karşıya olduğunu söyledi. Ancak uzmana göre Alman sanayisinin rekabet gücündeki göreli gerilemenin temel nedeni; yüksek enerji maliyetleri, aşırı düzenlemeler ve inovasyonu pratik sonuçlara dönüştürmedeki düşük verimlilik gibi iç yapısal sorunlarda yatıyor.
Jian, “Bu iç yapısal sorunları dışsallaştırmak, sorunların gerçek anlamda çözülmesine yardımcı olmaz,” dedi.
FAZ’ın haberinde Gönner, Avrupa’nın Çin karşısında daha iddialı olması gerektiğini, ancak kendisini Çin’den tamamen soyutlamaması gerektiğini söyledi.
Gönner, “Kendimizi nasıl savunabileceğimizi değerlendirirken aynı zamanda birçok alanda kurallara dayalı düzeni korumaya çalışmalıyız,” ifadelerini kullandı.
Bloomberg geçen hafta, Almanya’nın Çin’in tedarik zincirindeki kırılganlıkları tespit etmeye çalıştığını ve olası bir Almanya-Çin ticaret savaşında bu bilgileri baskı aracı olarak kullanmayı planladığını bildirmişti.
Jian, Almanya’nın çok taraflılığı ve Dünya Ticaret Örgütü kurallarını savunduğunu iddia ederken tek taraflı ticaret araçlarına başvurmaya çalıştığını söyledi. Uzman, bunun uzun vadede yalnızca Alman sanayisinin içinin boşalmasını hızlandıracağını belirtti. Çünkü gerçekten rekabetçi şirketler, kaynakların dünya genelinde en uygun şekilde dağıtılabileceği yerleri aramaya devam edecek.
Çin’deki Alman Ticaret Odasının inovasyon raporuna göre, otomotiv sektöründeki şirketlerin yüzde 81’i, araştırma-geliştirme çalışmalarını Çin’de yerelleştirmelerinin son iki yıldaki gelişim hızlarını artırdığını belirtti. Şirketlerin yüzde 79’u Çin’de yerelleştirilen araştırma-geliştirme faaliyetlerinin Almanya’ya kıyasla maliyetlerini azalttığını söylerken, yüzde 70’i Çin’deki inovasyon ortaklıklarının ek maliyet tasarrufu sağladığını ifade etti.
Jian, Çin-Almanya ilişkilerinin uzun süredir kapsamlı stratejik ortaklık çerçevesinde karşılıklı fayda ve kazan-kazan esasına dayalı işbirliği üzerine kurulduğunu, iki ülke arasındaki rekabetin ise piyasa ekonomisinin olağan bir unsuru olduğunu belirtti.
Jian’a göre kilit nokta, ikili rekabeti bir tehdit olarak görmek ve sorunları daha da karmaşık hale getirecek tek taraflı, hedefe yönelik tedbirlere başvurmak yerine, rekabete akılcı ve nesnel bir tutumla yaklaşmak.
Diplomasi
Ukrayna, 2022’den bu yana en zorlu kışına hazırlanıyor

CNBC kanalına konuşan Ukraynalı yetkililer, hava savunma sistemlerindeki eksiklikler ve enerji altyapısına yönelik artan tehditler nedeniyle ülkenin 2022’den bu yana en zorlu kış sezonuna hazırlandığını bildirdi. Kiev yönetimi, Rusya’nın kış aylarında enerji tesislerine yönelik saldırılarını artırmasını beklerken füze mühimmatı temininde ve yerli savunma teknolojilerinde ciddi güçlüklerle karşılaşıyor.
Ukraynalı yetkililer, insansız hava aracı üreticileri ve güvenlik uzmanları, yaklaşan kış mevsiminin çatışmaların başladığı 2022 yılından bu yana ülke için en ağır dönem olabileceği değerlendirmesinde bulunuyor.
CNBC’nin haberine göre Kiev yönetimi, Rusya’nın kış aylarında Ukrayna’nın enerji altyapısına yönelik saldırılarını artırmasını bekliyor.
Ülkede hava savunma araçlarının, özellikle de ABD yapımı Patriot sistemleri için kullanılan önleme füzelerinin yetersizliği endişe yaratıyor.
Ukraynalı insansız hava aracı üreticisi Fire Point şirketinin başkanı Irina Tereh, CNBC’ye yaptığı açıklamada Ukrayna’nın tehdidin boyutunu gerçekçi biçimde değerlendirmesi gerektiğini belirtti.
Tereh, Ukraynalı şirketlerin kendi füze savunma teknolojilerini geliştirmek için çalışmaları hızlandırdığını, ancak bu tür sistemlerin oluşturulmasının genellikle onlarca yıl aldığını ifade etti.
Tereh, bu nedenle söz konusu görevin ısıtma sezonu başlamadan tamamlanmasının imkansız olduğunu vurguladı.
ABD Başkanı Donald Trump, 1 Ağustos’ta yaptığı açıklamada, ABD’ye karşı kullanılma endişesi gerekçesiyle Kiev’e Patriot lisansı verme fikrinden vazgeçtiğini bildirdi.
ABD Temsilciler Meclisi’nin Cumhuriyetçi üyesi Mike Turner ise ABD ile Ukrayna’nın şu anda Kiev’e teknoloji transferi konusunda görüşmeler yürüttüğünü kaydetti.
CNBC’nin aktardığına göre Ukraynalı yetkililer bir yandan enerji tesislerinin korumasını artırırken, diğer yandan yakıt ile ekipman stoku oluşturuyor.
Kiev yönetimi aynı zamanda Avrupa Birliği’nin (AB) 90 milyar euroluk finansal destek programından aktarılacak kaynaklar da dahil olmak üzere Avrupalı ortaklarından ek finansman temin etmeyi hesaplıyor.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, temmuz ayı sonunda vatandaşlara “çok zorlu bir kışa” hazırlanma çağrısında bulunarak, sürecin sonucunun hem Kiev’in adımlarına hem de Batılı müttefiklerin desteğine bağlı olacağını vurguladı.
Zelenski, Serhiy Koretskiy’nin başbakan olarak atanmasını, yeni hükümet başkanının enerji konularına hakim olması ve ülkenin soğuk hava şartlarına hazırlanmasını sağlaması gerekliliğiyle açıkladı.
Gelecek kışın öncekilerden daha ağır geçebileceği yönündeki değerlendirmeler daha önce Başbakan Koretskiy, Enerji Bakanı Denıs Şmıhal ve Çernihiv Bölgesel Yönetimi Başkanı Vyaçeslav Çaus tarafından da dile getirildi.
Yetkililerin açıklamalarına göre Ukrayna’nın 10 gigavattan fazla üretim kapasitesini restore etmesi, yaklaşık 3 gigavatlık yeni merkezsiz üretim tesisi kurması, enerji altyapısının korunmasını güçlendirmesi ve yeraltı depolarındaki gaz stokunu yaklaşık 14,6 milyar metreküpe çıkarması gerekiyor.
Geçen kış Ukrayna’da elektrik ve ısıtma sunumunda kesintiler yaşandı. Bazı bölgelerde elektrik kesintileri günde 12 ila 16 saat sürerken, bazı yerleşim yerleri günlerce ısıtmasız kaldı.
Zelenski, ocak ayında yaptığı açıklamada Ukrayna enerji sisteminin ülkenin ihtiyaçlarının yalnızca yüzde 60 kadarlık bölümünü karşılayabildiğini, gerekli olan 18 gigavatlık üretim kapasitesine karşılık sistemin yaklaşık 11 gigavat üretebildiğini bildirmişti.
Diplomasi
Bloomberg uyardı: Dünyayı yeni gıda krizi dalgası vurabilir

Dünya, küresel çatışmalar ve aşırı hava koşullarının kıskacında yeni bir gıda fiyatı artışı dalgasıyla karşı karşıya kaldı. Karadeniz’deki savaş ve İran gerilimi tedarik zincirini vururken, Avrupa’dan Avustralya’ya kadar uzanan aşırı sıcaklar rekolteyi tehdit ediyor. Asya’da ise El Nino iklim olayı ve eksik muson yağmurları pirinç üretimini krizin eşiğine getirdi.
Dünya küresel boyutta yeni bir gıda fiyatı artışı dalgası tehdidiyle karşı karşıya. Bloomberg’in haberine göre, silahlı çatışmalar ve zorlu hava koşulları dünyanın en kritik tarım bölgelerini kıskaca almış durumda.
Savaşın sürdüğü Karadeniz bölgesinde Ukrayna’dan yapılan sevkiyatlar büyük aksamalarla karşılaşıyor.
Dünya buğday pazarının dörte birinden fazlasını, ayçiçeği yağı ihracatının yaklaşık üçte ikisini ve mısır tedarikinin onda birini tek başına Rusya ve Ukrayna karşılıyor. Buğday fiyatları temmuz ayında yüzde 10’dan fazla artış gösterdi.
Bu da 2024 yılından bu yana görülen en büyük aylık sıçrama olarak kayıtlara geçebilir.
Odessa limanlarında sevkiyat kilitlendi
The Economist dergisi bu hafta yayımladığı haberde, Rusya’nın Odessa bölgesindeki liman altyapısına düzenlediği saldırılar nedeniyle Ukrayna’nın tarım ihracatının felç olabileceğini yazdı.
Ukrayna’nın tahıl ve yağlı tohum ihracatının yüzde 90’ı bu bölgeden geçiyor. Ülke bu yıl 81 milyon tonluk rekor bir tahıl ve yağlı tohum rekoltesi bekliyor. Aksamalar nedeniyle Danimarkalı denizcilik şirketi Maersk, gemilerinin tahliye noktasını Çornomorsk’tan Romanya’nın Köstence Limanı’na kaydırdığını duyurdu.
Odessa merkezli Trident Maritime şirketinin direktörü Oleksiy Smolyar ise dev denizcilik şirketlerinin Ukrayna limanlarına uğramayı durdurduğunu açıkladı.
Ukrayna Tahıl Konfederasyonu (UAK) temmuz ayında yaptığı açıklamada sevk rakamlarını paylaştı. Kremlin’in 2023 yazında Türkiye ve BM arabuluculuğunda kurulan tahıl koridoru anlaşmasından Rusya ile ilgili şartların yerine getirilmediği gerekçesiyle çekilmesinin ardından kapasitenin düştüğü kaydedildi.
Anlaşma yürürlükteyken Odessa, Çornomorsk ve Pivdennıy limanlarından ayda 6 milyon tona kadar ürün gönderilebilirken, günümüzde aylık sevkiyat ortalama 4 milyon metrik tona geriledi.
Financial Times’ın haberine göre Ukraynalı tüccarlar, Odessa limanlarındaki kesintiler nedeniyle tahıl ihracatının bir kısmını Tuna Nehri ve Romanya üzerinden alternatif rotalara kaydırmayı planlıyor.
Rusya Savunma Bakanlığı ise Ukrayna limanlarındaki hedeflere yönelik saldırılar düzenlediğini defalarca rapor etti.
Bakanlık son olarak 1 Ağustos’ta yaptığı açıklamada, Odessa Limanı’nda Ukrayna Silahlı Kuvvetleri için hazırlanan yakıt ve yağ depolarının vurulduğunu, Mıkolayiv’de ise insansız deniz araçları kullanmak üzere dönüştürülen bir römorkörün hedef alındığını bildirdi.
Aşırı sıcaklar rekolteyi vuruyor
Tahıl üreten diğer ana bölgeler de aşırı hava koşullarıyla boğuşuyor. Çiftçiler, İran etrafındaki gerilim sebebiyle fırlayan akaryakıt ve gübre fiyatlarının baskısı altında üretim yapmaya çalışıyor.
Aşırı sıcaklar, kuraklık ve orman yangınlarıyla boğuşan Avrupa, son on yılların en büyük tahıl rekoltesi düşüşüne hazırlanıyor. Kurak havanın Avustralya’daki buğday rekoltesini de düşürmesi bekleniyor.
Pirinç üretimi yapılan Vietnam’dan Filipinler’e kadar uzanan coğrafyada da Pasifik Okyanusu’ndaki su sıcaklıklarını artıran El Nino iklim olayı nedeniyle kriz derinleşiyor.
Dünyanın en büyük pirinç üreticisi ve ihracatçısı konumundaki Hindistan ise mevsimlik muson yağmurlarının yetersiz kalması sebebiyle kuraklık tehlikesi yaşıyor.
Dünya Basını1 hafta önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 1
Diplomasi4 gün öncePaşinyan’dan Moskova’ya demiryolu resti
Avrupa2 hafta önceBurnham resmen Birleşik Krallık Başbakanı oluyor
Dünya Basını6 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 2
Avrupa2 hafta önceAlmanya, silahlanmak için borçlanıyor
Dünya Basını1 hafta önceEski NATO yetkilisi Kujat’tan nükleer kış uyarısı
Asya2 hafta önceDeepSeek kullanıcılarının özel sohbetleri Google’a sızdı
Avrupa6 gün önce‘Yeraltı ülkesi’ geri geliyor: İsviçre sığınaklarında yeni ‘savaş düzenlemesi’








