Avrupa
AB ülkeleri, Ukrayna’yı silahlandırmak için milyarlarca avro borç alacak

AB ülkeleri, Ukrayna’ya silah satın almak ve kendi savunmalarını güçlendirmek için Brüksel’den on milyarlarca avroluk kredi talep etmeye hazırlanıyor.
Salı günü sona eren 150 milyar avroluk Avrupa Güvenlik Yardım Fonu (SAFE) silah kredisi programına başvurmak için son gün öncesinde, bazı AB ülkeleri POLITICO’ya, bu parayı Ukrayna’nın kendini savunmasına yardımcı olmak için kullanmayı düşündüklerini söyledi.
Kredi programı, mart ayında Komisyon tarafından daha geniş kapsamlı ReArm Europe programı kapsamında önerilmişti ve Avrupa’nın savunma sanayisini güçlendirmeyi ve bloğun ABD’ye olan on yıllardır süren askeri bağımlılığını azaltmayı amaçlıyor.
Bazı diplomatlar POLITICO’ya, Finlandiya, Danimarka, Estonya, Litvanya ve Slovakya’nın kredileri almayı düşündüğünü, Polonya, Çek Cumhuriyeti, Letonya, Bulgaristan ve Yunanistan’ın ise kredileri alacağını doğruladığını söyledi.
Bu program kapsamında silahları ortaklaşa satın alan ülkeler, tek başlarına satın almaya kıyasla daha düşük bir fiyat elde edebilir ve silahları Ukrayna’ya teslim edebilir.
Bu hükümetlerin planlarına yakın kaynaklara göre, Fransa da kredilere başvurması muhtemel, fakat Almanya, İsveç ve Hollanda’nın başvurmayı reddetmesi bekleniyor.
Öte yandan kredi almayan ülkeler de ortak alımlara katılarak silah teslimatlarının maliyetini düşürebilir.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Kiev’in savaş çabalarına finansman sağlamaya devam etmek istemediğini belirttikten sonra, Avrupa ülkeleri kendi silah stoklarını artırma ve Ukrayna’ya askeri yardımı artırma konusunda artan baskı ile karşı karşıya.
Ülkeler ayrıca SAFE kapsamında teşvik edilen Ukrayna şirketlerinden doğrudan silah satın almayı da araştırıyor. Bir Ukrayna diplomatı POLITICO’ya verdiği demeçte, bu adımın Kiev’in “savunma üretiminin ölçeğini ve AB ile teknolojik entegrasyonunu artırmasına” olanak tanıyacağını söyledi.
AB Savunma Komiseri Andrius Kubilius perşembe günü, en az 20 ülkenin bu program kapsamında 100 milyar avroya kadar talep edeceğini yazdı. Nihai rakam, kredi başvurusu için son tarih olan salı günü (29 Temmuz) netleşecek ama Brüksel geç başvuranların da reddedilmeyeceğini belirtti.
Brüksel, kredilerin geri ödemesi için 45 yıllık bir süre ve yüzde 15’e varan peşinat ödemeleri teklif etti. Ucuz ve uzun vadeli krediler, AB’nin üçlü A kredi notundan yararlanarak AB düzeyinde borçlanma yoluyla finanse edilecek.
Program başlangıçta, AB kredilerinin kendi adlarına borçlanmaları halinde piyasanın sunacağı faiz oranlarından daha uygun faiz oranları sunması nedeniyle 20’ye yakın ülkeye cazip geldi.
Fakat ortak borçlanma planlarına şüpheyle yaklaşan ve güçlü kredi notlarına sahip İsveç, Danimarka ve Finlandiya gibi zengin İskandinav ülkeleri için bu teklif başlangıçta kabul edilemez göründü.
Bu Ukrayna müttefiklerini plana çekmek için Kubilius ve Ekonomi Komiseri Valdis Dombrovskis, AB ülkelerine SAFE’yi Ukrayna’ya silah satın almak için kullanmaları çağrısında bulundu.
İkili, bu ayın başlarında üye ülkelere gönderdikleri bir mektupta, “Ukrayna’yı planlarınıza nasıl dahil edebileceğinizi düşünmenizi şiddetle tavsiye ediyoruz. Ukrayna için, Ukrayna ile ve Ukrayna’da yapılacak alımlar, kolektif güvenliğimiz için fark yaratabilir” dedi.
Danimarka ve Finlandiya şu anda bu teklifi kabul edecek gibi görünüyor.
Yetkililer POLITICO’ya verdikleri demeçte, Avusturya ve İtalya gibi yüksek borç ve açıkları olan ülkelerin, mevcut borçlarını artırma endişesiyle kredileri almaya daha isteksiz olduklarını, çünkü bunun AB’nin aşırı harcama yapan ülkelere uyguladığı cezai prosedürden çıkmalarını geciktirebileceğini söylediler.
Uzun süredir AB’nin savunma harcamalarının artırılmasını destekleyen Fransa, iç bütçe kısıtlamalarına rağmen kredileri kabul edecek gibi görünüyor.
Yüksek borç yükü altında bulunan Belçika ise, konuyla ilgili bir yetkiliye göre, program kapsamında 7 milyar ila 11 milyar avro talep edecek.
Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis pazartesi günü yaptığı açıklamada, ülkesinin program kapsamında 1,2 milyar avro kredi talep edeceğini söyledi.
Malta ve İspanya gibi Rusya’dan daha uzak ülkelerin ise kredileri talep etme olasılığı düşük.
Avrupa
Almanya, Fransa ve İngiltere, Rusya ile müzakere planı üzerinde çalışıyor

Bloomberg’in kaynaklarına göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonu için bir plan hazırlıyor. Avrupa ülkeleri çatışmanın bir kış daha uzamasını önlemeyi hedeflerken, görüşmelere ilişkin nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’e ait olacağını ve Kiev’e baskı yapılmayacağını belirtiyor.
Bloomberg’in kaynaklara dayandırdığı haberine göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonuna yönelik bir plan üzerinde çalışıyor.
Ajansa konuşan kaynaklar, Avrupa ülkelerinin çatışmanın bir kış daha devam etmesini önlemek istediğini belirtti. Aynı kaynaklar, görüşmeler konusunda nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’e ait olacağını ve Avrupa’nın bu konuda kendisine baskı yapmayı planlamadığını aktardı.
Kaynaklara göre İngiltere Başbakanı Keir Starmer, önümüzdeki günlerde bu konuyu Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile görüşecek.
Alman televizyon kanalı NTV, 2 Haziran’da Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder’in Moskova’ya geldiğini bildirmişti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin daha önce Schröder’i Avrupa tarafından tercih edilebilecek bir müzakereci olarak nitelendirmişti.
Rusya Devlet Başkanı Sözcüsü Dmitriy Peskov, mayıs ayının sonunda yaptığı açıklamada Avrupa’nın Rusya ile diyalog kurulmasının gerekliliğini anladığını, ancak müzakere süreci konusunda “ancak şimdi olgunlaşmaya başladığını” ifade etmişti.
Peskov ayrıca Moskova’nın, Avrupa Birliği’nden Rusya ile temas kurabilecek olası müzakerecilere ilişkin gelen sinyalleri ciddiyetle değerlendirdiğini söylemişti.
Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide ise Avrupa’nın Ukrayna konusundaki görüşmelere tarafsız bir arabulucu olarak değil, çatışmadan etkilenen çıkarlara sahip bir taraf olarak katılması gerektiğini belirtti.
Eide, Avrupa Birliği ve ABD’nin Kiev’e desteğini sürdürmesi gerektiğini de vurguladı.
Putin ise Kiev’in çatışmayı barışçıl yollarla çözmeye hazır olduğuna inanmadığını dile getirmişti. Rus lider, çatışmanın temel nedenlerinin ortadan kaldırılması ve 2024 yılında açıkladığı koşullar temelinde barışçıl bir çözüme hazır olduğunu söylemişti.
Putin’in sıraladığı koşullar arasında Ukrayna birliklerinin Donetsk ve Lugansk halk cumhuriyetleri ile Zaporojye ve Herson bölgelerinden çekilmesi, bu bölgeler ile Kırım’ın Rusya’nın parçası olarak tanınması, Ukrayna’nın tarafsız, askeri bloklara katılmayan ve nükleer silahlardan arındırılmış bir statü benimsemesi, Ukrayna’nın silahsızlandırılması ve “Nazizmden arındırılması” ile Rusya’ya yönelik tüm yaptırımların kaldırılması yer alıyordu.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise geçen yıl eylül ayında Avrupa’ya Ukrayna konusundaki müzakere masasında yer olmadığını söylemişti.
Lavrov, Avrupa Birliği ülkelerinin Rusya karşıtı tutumları nedeniyle bu süreçte yer alamayacağını belirtmiş ve Batı tarafından sunulan güvenlik garantilerinin “Rusya’ya karşı kurgulandığını” ifade etmişti.
Avrupa
Rheinmetall, otomotiv tedarik bölümünü satıyor

Alman savunma sanayi şirketi Rheinmetall, otomotiv tedarikçi bölümünü özel sermaye şirketi Aequita’ya satıyor.
Rheinmetall çarşamba günü yaptığı açıklamada, iki şirketin “bugün, Rheinmetall’in eski Power Systems bölümüne yeni bir yönetim altında bir gelecek açan bir satın alma anlaşması imzaladığını” duyurdu.
Bu, “stratejik yeniden yapılanmada bir dönüm noktası” niteliğinde; sivil bölümün satışıyla birlikte grup, “odak noktasını askeri işine kaydırıyor.”
İşlemin bu yılın dördüncü çeyreğinde tamamlanması bekleniyor ve halen düzenleyici kurumların onayına tabi.
Hisselerin yüzde 100’ü için ön satın alma bedeli 350 milyon avro olarak belirlendi fakat bu rakam işlemin kesinleşmesinden önce değişebilir.
Rheinmetall, kısa süre önce savunma işinde rekor kâr ve dolu sipariş defterleri bildirdi. Öte yandan, otomotiv tedarik endüstrisi krizde.
Şirket, “Özellikle otomotiv sektöründeki iş durumunun daha da kötüleşmesi, nihai anlaşmanın şart ve koşullarını etkiledi,” açıklamasını yaptı.
Avrupa’nın savunma harcamalarını artırmasıyla Ukrayna savaşının başlamasından bu yana iş hacmi hızla artan Rheinmetall, geçen yıldan beri Power Systems bölümüne alıcı arıyordu ve bu bölümü Aralık 2025’te durdurulan faaliyetler kategorisine almıştı.
Rheinmetall, şirketleri satın alıp yeniden yapılandıran bir yatırım şirketi olan Aequita’nın, bu birimdeki dünya çapındaki yaklaşık 6.250 çalışanı işte tutmayı planladığını da ekledi.
Aequita’nın Yönetim Kurulu Başkanı ve Eş CEO’su Axel Geuer, “Bu şirket, artık yaklaşık 5 milyar avro gelir elde edecek olan otomotiv bölümümüze mükemmel bir katkı sağlıyor,” dedi.
Geuer, Aequita’nın bu şirketin uzun vadeli gelişimini destekleyeceğini ve otomotiv portföyü genelinde sinerji yaratmaya çalışacağını da sözlerine ekledi.
Rheinmetall, satışın dışında kalanlar arasında alüminyum döküm uzmanı KS Huayu AluTech’in Almanya’daki üç tesisi, otomotiv sensörleri ortak girişimi Dermalog SensorTec’teki hisseler ve otomobil parçaları üreticisi Pierburg’un İspanya’daki Abadiano fabrikasının bulunduğunu belirtti.
Avrupa
Litvanya, ABD ile nükleer silah müzakerelerine başladı

Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas, ABD nükleer silahlarının ülke topraklarında olası konuşlandırılmasına yönelik Washington ile müzakereler yürütüldüğünü açıkladı. Litvanya Anayasası kitle imha silahlarının konuşlandırılmasını yasaklasa da Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda güvenlik risklerini gerekçe göstererek bu engeli aşacak değişiklikler önerdi.
Litvanya, ABD’ye ait nükleer silahların kendi topraklarında olası konuşlandırılması konusunda Washington ile müzakereler yürütüyor.
Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas, konuya ilişkin yaptığı açıklamada ABD ile görüşmelerin sürdüğünü doğruladı.
Politico’nun aktardığı habere göre Kaunas, “Tartışmalar devam ediyor. Litvanya kesinlikle bu sürecin dışında kalmıyor” ifadelerini kullandı.
Litvanya Anayasası, ülke topraklarında kitle imha silahlarının konuşlandırılmasını açıkça yasaklıyor. Ancak Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, bölgedeki güvenlik risklerini gerekçe göstererek bu yasal engelin etrafından dolaşılmasını sağlayacak anayasa değişiklikleri yapılmasını daha önce teklif etti.
Politico, söz konusu müzakerelerin ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığını azaltma eğiliminde olduğu ve bu durumun NATO müttefikleri arasında güvenlik endişelerini artırdığı bir dönemde yürütüldüğünü yazdı.
Financial Times tarafından aktarılan bilgilere göre ise ABD, ek nükleer savaş başlıkları ve bombardıman uçaklarının diğer Avrupa merkezli NATO ülkelerinde konuşlandırılması seçeneğini değerlendiriyor.
Mevcut durumda ABD’ye ait nükleer silahlar Avrupa coğrafyasında altı ülkede bulunuyor. Bu ülkeler Almanya, Belçika, İtalya, Türkiye, Hollanda ve Birleşik Krallık olarak sıralanıyor.
Dünya Basını2 hafta önceProf. Mearsheimer: Trump, İran savaşını sonlandırmak için Çin’den yardım istedi
Dünya Basını2 hafta önceİktisat tarihçisi Chance: Batı, Çin’i kendi sistemine entegre ederek liberal bir demokrasiye dönüştüreceğini sandı
Diplomasi2 hafta önceXi ve Putin ‘çok kutuplu bir dünya ve yeni tip uluslararası ilişkiler’ çağrısı yaptı
Amerika2 hafta önceBolivyalı işçi ve köylüler başkent La Paz’ı kuşattı
Asya2 hafta önceLai, Tayvan’ın “özgürlüğünden vazgeçmeyeceğini” söyledi, yeni İHA bütçeleri sözü verdi
Asya2 hafta önceRusya ve Çin arasındaki ticaret hacmi 240 milyar dolara ulaştı
Asya2 hafta önceİran’daki savaş yuan için küresel ticarette fırsat penceresi açtı
Dünya Basını2 hafta önceProf. Pape: İran yetenekleri sınırlı olduğu için değil, stratejik sebeplerle kendini dizginliyor










