Bizi Takip Edin

Amerika

Eric Adams, New York seçim yarışından çekildi

Yayınlanma

New York Belediye Başkanı Eric Adams, yeniden seçilmek için başlattığı kampanyayı sonlandırdığını açıkladı.

Adams, yarıştan çekildiğini duyuran dokuz dakikalık bir videoda, “Belediye başkanınız olmak benim için bir onurdu ve dört yıl önce kazandığımız zaferi eyleme dönüştürdüğümüzü ve bu şehri, hükümet tarafından hayal kırıklığına uğratılanlar için daha iyi bir yer haline getirdiğimizi gururla söyleyebilirim,” dedi.

Adams, ikinci dönem için yaptığı çabaları baltaladıkları gerekçesiyle şehir seçim kurulu yetkililerini, daha sonra reddedilen federal rüşvet davasıyla ilgili süregelen endişeleri ve medyayı suçladı.

Adams, “Başardığımız onca şeye rağmen, yeniden seçilme kampanyama devam edemem. Geleceğimle ilgili medyada sürekli yer alan spekülasyonlar ve Seçim Finans Kurulu’nun milyonlarca doları alıkoyma kararı, ciddi bir kampanya için gerekli fonları toplama kabiliyetimi baltaladı,” dedi.

Görevi devam eden belediye başkanı, kalan adaylardan birine destek vermek yerine, haziran ayında Demokratların ön seçimlerini kazanan Zohran Mamdani’ye üstü kapalı bir şekilde hücum etti.

Belediye başkanı, “Cevabın, nesiller boyunca birlikte inşa ettiğimiz sistemi yok etmek olduğunu iddia edenlere karşı dikkatli olun,” dedi.

Adams’ın kampanyasını sonlandırma kararı, zayıf anket sonuçları, milyonlarca dolarlık kamu eşleştirme fonunun kaybı ve kısmen Başkan Donald Trump’ın Adams’ın artık geçerli olmayan rüşvet davasına bıraktığı silinmez izlerin etkisiyle rekor düzeyde düşük onay oranlarının ardından geldi.

ABD’deki rüşvet soruşturmasında Türk asıllı işadamı Arkan suçunu kabul etti

Belediye başkanı, haftalarca yarıştan çekileceği iddialarını şiddetle reddetmişti. Sadece dört hafta önce, Adams gazetecileri evinde toplayarak, kararlı bir şekilde yarışta kalacağını açıklamıştı.

Fakat Adams’ın kararlılığı son zamanlarda çatlaklar göstermeye başlamıştı. Belediye başkanı, cumartesi günü MSNBC’de Al Sharpton’ın sorusu üzerine yarıştan çekilip çekilmeyeceğini söylemeyi reddetmişti.

Adams, “Ekibimle oturup konuştuk. Doğru kararı vermeliyiz. Sevdiğim şehir olan New York için doğru kararı vereceğim,” demişti.

Belediye başkanının itirazları, Adams’ı yarıştan çekmek umuduyla iş teklifleri hazırlayan iş dünyası ve Trump’ın siyasi çevrelerinden gelen elçiler tarafından haftalarca daha da zayıflatıldı.

Ilımlı Demokratlar ve hatta Trump’ın kendisi uzun süredir genel seçimlerdeki aday sayısını azaltarak, bağımsız aday Andrew Cuomo’nun Mamdani’yi yakalama şansını artırmayı umuyorlardı.

Adams’ın çekilmesiyle, kısmen istediklerini elde ettiler, fakat görevdeki başkanın çekilmesi büyük bir dalgalanmaya neden olmayacak gibi görünüyor.

Öncelikle, Adams’ın adını oy pusulasından çıkarmak için çok geç. Sonuç olarak, aktif olarak kampanya yapmasa bile, destekçilerinin bir kısmı ona oy verebilir.

Ayrıca, mevcut başkanın oy oranı yüzde 10’un altında, yani kalan adaylar arasında paylaştırılacak çok fazla oyu yok. Kalan adaylar arasında Cumhuriyetçi Curtis Sliwa ve bağımsız Jim Walden de var, fakat Walden da kampanyasını çok geç askıya aldığı için adını oy pusulasından çıkaramadı.

Mamdani karşıtı kesimin umutlarına rağmen, Adams’ın destekçilerinin otomatik olarak Cuomo’nun saflarına geçeceği garantisi yok.

Adams, “New Yorkluları, liderleri vaatlerine göre değil, yaptıklarına göre seçmeye çağırıyorum,” dedi.

Adams’ın çekilmesiyle ilgili soruya Mamdani, belediye başkanını Cuomo ile ilişkilendirerek yanıt verdi.

Zohran Mamdani: Canavarın ininde bir ‘nepo bebek’

Mamdani, haberin duyulmasından birkaç dakika önce pazar günü Brooklyn’de düzenlenen bir kampanya etkinliğinde, “Eric Adams’ta yuva bulan milyarderlerin desteklediği siyaset, bugün Andrew Cuomo’da yuva buluyor. O ikinci dönem için adaylığını koyuyor,” dedi.

Mamdani, Adams’ın çekilmesinin stratejisini değiştirmediğini de ekledi.

Kasım 2023’te FBI ajanları Adams’ın baş bağış toplayıcısının evine ve federal savcıların daha sonra Adams ile Türk hükümeti ile bağlantılı kuruluşlar arasında uzun süredir devam eden bir karşılıklı çıkar ilişkisi olduğunu iddia edecekleri diğer kişilerin evlerine baskın düzenlemişti.

Belediye başkanı tüm suçlamaları reddetti ve dava şu anda rafa kaldırıldı.

Adams, seçmenler arasındaki ilk popülaritesini bir daha geri kazanamadı ve Eylül 2024’te düşürülen beş maddelik federal iddianame, belediye başkanının Demokratik ön seçimlerden çekilmesine neden olan faktörler arasında yer aldı.

Adams, Trump’ın Adalet Bakanlığının yardımıyla suçlamalarla mücadele etti ve bakanlık nisan ayında davanın düşürülmesini sağladı.

Bu olağanüstü müdahale, Adalet Bakanlığında toplu istifalara neden oldu ve davayı reddeden yargıcın, Adams ile Beyaz Saray arasında göçmenlik uygulamalarıyla ilgili bir anlaşma yapıldığına işaret etmesine yol açtı.

Dava ayrıca, Seçim Finans Kurulu’nun belediye başkanının ciddi bir kampanya yürütmek için ihtiyaç duyduğu milyonlarca dolarlık kamu eşleştirme fonunu reddetmesine yol açtı ve Adams’ı, mesajlaşma ve oy toplama operasyonlarına daha fazla odaklanması gereken bir dönemde bağış toplama faaliyetlerine devam etmeye zorladı.

Amerika

Chevron CEO’su Wirth: İran savaşı enerji piyasalarını kırılgan ve belirsiz bıraktı

Yayınlanma

Chevron Yönetim Kurulu Başkanı ve Üst Yöneticisi Mike Wirth, İran savaşının enerji piyasalarını kırılgan ve belirsiz bir yapıya sürüklediğini, petrol ihracat rotalarındaki risklerin genişlediğini belirtti. Wirth, Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz’deki tıkanıklıkların küresel stokları erittiğini söylerken, ABD’nin üretimi artırarak dengeyi desteklediğini ifade etti.

Chevron Yönetim Kurulu Başkanı ve Üst Yöneticisi Mike Wirth, İran savaşının enerji piyasalarında yarattığı etkinin durumu “biraz kırılgan ve belirsiz” hale getirdiğini söyledi.

Wirth, Cuma günü Fox News sunucusu Maria Bartiromo’ya verdiği ve Pazar günü “Sunday Morning Futures” programında yayımlanan röportajda, petrol ihracatına yönelik tüm transit yollarında, özellikle de Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz’de risklerin bulunduğunu belirtti.

Wirth, talebin “oldukça güçlü” olmasına rağmen bazı “zorlukların genişlediğini” kaydetti. Küresel çapta hem stratejik hem de ticari stokların çekildiğine dikkat çeken Wirth, “Durum biraz kırılgan ve belirsizliğini koruyor” dedi.

ABD üretimi artırarak yanıt verdi

Sektörün bu süreçte “iyi iş çıkardığını” dile getiren Wirth, petrol üretimi konusunda ABD’nin “çözümün bir parçası olmak için devreye girmesinin” büyük rol oynadığını vurguladı.

Wirth, “Uzun vadede sistemde bazı değişiklikler göreceğinizi düşünüyorum” diyerek Akdeniz’e uzanacak bir boru hattı geliştirilmesine dair yapılan tartışmalara atıfta bulundu.

Bu boru hattı planı, dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın İran tarafından kapatılmasına ve dünya petrolünün yaklaşık yüzde 5’inin mahsur kalmasına neden olan Husilerin Kızıldeniz ablukasına bir yanıt olarak değerlendiriliyor.

Wirth, çatışmada enerji varlıklarının hedef alınmasının talihsiz bir durum olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Bu durum, enerji sisteminin küresel talebi karşılama kapasitesini zayıflatıyor. Piyasaların ne zaman yeni bir dengeye ulaşacağı, bu kapasitenin ne kadar hızlı toparlanacağına bağlı olacak.”

Petrol üreticileri, Suudi Arabistan üzerinden geçecek ve Kızıldeniz’deki Husi ablukasını baypas edecek bir boru hattı kurmayı değerlendiriyor. Bu güzergah, Suudi Arabistan’ın Yenbu kentinden başlayıp Mısır’daki Süveyş Kanalı’na ulaşıyor; ardından Afrika’yı Ümit Burnu üzerinden dolaşarak Asya’ya uzanıyor.

Kpler ham petrol analizi başkanı Homayoun Falakshahi, geçen ay el-Cezire’ye yaptığı açıklamada, buradaki asıl zorluğun küresel talebi karşılamak için yeterli petrolün kanaldan yeterince hızlı geçip geçemeyeceği olduğunu belirtti.

İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması, 28 Şubat’ta savaşın başlamasından bu yana gaz fiyatlarının fırlamasına yol açtı. AAA verilerine göre ABD’de ulusal ortalama gaz fiyatı Pazar günü 4,10 dolara ulaştı; bu rakam savaş başladığındaki seviyeden 1 dolardan fazla yüksek.

Kapalı rafineriler yeniden gündemde

Beyaz Saray’dan bir yetkili geçen hafta The Hill’e yaptığı açıklamada, Trump yönetiminin kapalı petrol rafinerilerini, özellikle de Venezuela petrolünü işlemek üzere inşa edilen St. Croix rafinerisini yeniden açmayı değerlendirdiğini doğruladı.

Politico’ya konuşan üç sektör yöneticisi ise Beyaz Saray’ın Virgin Adaları’ndan Kaliforniya’ya kadar uzanan rafinerilerin yeniden açılmasını görüştüğünü aktardı.

St. Croix rafinerisi, Çevre Koruma Ajansı’nın (EPA) petrol sızıntılarının ve hava kirliliğinin “halk sağlığı için yakın risk” oluşturduğu gerekçesiyle 60 günlük kapatma kararı almasının ardından 2021’de süresiz olarak kapatılmıştı.

Okumaya Devam Et

Amerika

OpenAI liderliği Anthropic’e kaptırdı

Yayınlanma

ChatGPT’nin geliştiricisi OpenAI, bireysel kullanıcılara yönelik sohbet robotlarına ve yan projelere odaklanması nedeniyle yapay zeka sektöründeki liderliğini rakibi Anthropic’e kaptırdı. Anthropic’in yazılımcılara yönelik Claude Code aracının elde ettiği başarı şirketin gelirlerini artırırken, OpenAI ise ChatGPT’deki büyümenin yavaşlaması ve başarısız projeler nedeniyle pazardaki konumunu geri kazanmaya çalışıyor.

Yapay zeka sektöründeki hızlı yükselişin öncüsü olan ABD merkezli OpenAI, liderliği Claude isimli yapay zeka modelini geliştiren rakibi Anthropic’e kaptırdı.

The Wall Street Journal (WSJ) gazetesinde “OpenAI Yapay Zeka Sektöründeki Tacını Nasıl Kaybetti ve Onu Geri Almak İçin Nasıl Mücadele Ediyor? başlığıyla yayımlanan haberde, ChatGPT’yi geliştiren şirketin pazardaki birinciliğini yeniden elde etmek için yoğun bir çaba sarf ettiği kaydedildi.

Haberde, ChatGPT’nin kullanıcı sayısındaki artışın yavaşladığı belirtildi. Bazı büyük yatırımcıların büyüme hızına kıyasla yüksek seyreden harcamalardan endişe duyduğu, diğer yatırımcıların ise tercihlerini Anthropic’ten yana kullandığı aktarıldı.

Anthropic’in gelirlerinin ve piyasa değerinin, yazılımcılara yönelik Claude Code aracının yakaladığı başarı sayesinde OpenAI’ın göstergelerini geride bırakarak 1 trilyon dolara yaklaştığı bildirildi.

Gazete, Anthropic’in sonbaharda halka arz gerçekleştirme planlarını hızlandırdığını yazdı.

Yayınlanan materyale göre OpenAI’ın yaşadığı sorunların temelinde, şirket yönetiminin yapay zeka pazarının gelişim yönünü yanlış değerlendirmesi yatıyor. OpenAI CEO’su Sam Altman, daha fazla kullanıcının sohbet robotuna abone olacağı beklentisiyle başlangıçta ChatGPT’ye yatırım yaptı.

Ancak Claude Code’un başarısı, yazılım geliştiricilerine yönelik araçlar pazarının çok daha kazançlı olduğunu ortaya koydu.

OpenAI bu süreçte video üretme aracı, tüketici cihazları ve mikroçiplerle ilgilenirken, Anthropic yazılımcılar arasında popülerlik kazanan bir kodlama aracı geliştirdi.

Yazılımcı aracındaki yetersizlikler süreci olumsuz etkiledi

WSJ’ye konuşan kaynaklar, OpenAI’ın yazılımcılar için geliştirdiği ilk ürün olan Codex’in erken sürümünün yavaş ve kullanışsız kaldığını değerlendirdi.

OpenAI yeni modeller yayımlayarak, ürünlerini değiştirerek ve bir “kodlama ninjası” ekibi kurarak rakibini yakalamaya çalıştı.

Ancak şirket yönetiminin, Meta’nın yetenekli çalışanları kendi bünyesine katma girişimlerini püskürtmek ve Microsoft ile bozulan ilişkileri düzeltmek gibi başka sorunlarla ilgilenmek zorunda kaldığı, aynı zamanda Sora dahil olmak üzere başarısız projelere kaynak harcadığı aktarıldı.

Bu esnada Anthropic, kendi yönetimini dahi şaşırtan birkaç aylık bir büyüme performansı sergiledi.

ChatGPT’nin büyümesi ise Google’ın sohbet robotunun popülerlik kazanmasının ardından yavaşlama gösterdi.

OpenAI, yıl sonuna kadar haftalık 1 milyar aktif kullanıcıya ulaşma yönündeki şirket içi hedefini gerçekleştiremedi.

Mart ayında şirket çalışanlarının yönetime, “Bizden çok daha küçük bir şirket olan Anthropic neden sürekli olarak teknik ve kültürel standartları belirliyor, biz ise sadece bunlara yanıt vermekle kalıyoruz?” ve “Anthropic’in gelirlerinin bizimkileri aşması halka arz planlarımızı nasıl etkileyecek?” sorularını yönelttiği ifade edildi.

Kısa süre önce şirketten ayrılan Fidji Simo, OpenAI’ın ikincil görevlerin peşinden koşarak yolunu kaybettiğini, araştırma ve ürün konusunda liderliği rakibine bıraktığını belirtti.

Simo, Anthropic’in “ekonominin büyük bir bölümünü o kadar hızlandırdığını ki bunun kendileri için bir uyarı sinyali olması gerektiğini” vurguladı.

OpenAI kaybettiği konumunu geri kazanmak için birtakım adımlar atıyor.

Şirket, Codex’i ChatGPT ve internet tarayıcısıyla entegre eden bir “süper uygulama” ile yazılımcılar arasında ilgi gören yeni GPT-5.6 Sol modelini kullanıma sundu.

OpenAI ayrıca Amazon ile bir anlaşma imzalayarak ilk Gelir İdaresi Başkanını (CRO) işe aldı.

Teknoloji devlerinin yapay zeka yatırımları artıyor

Financial Times (FT) gazetesinin şirketlerin gelir raporlarına dayanarak aktardığı bilgilere göre Google, Amazon, Microsoft ve Meta, yapay zeka alanındaki yatırım miktarını 2023 yılından bu yana belirgin şekilde artırdı.

Şirketlerin toplam harcamaları 1,1 trilyon dolara ulaştı.

Şirketlerin verilerine göre yapay zeka yatırımları, özellikle bulut bilişim sektöründe gelir artışını hızlandırmaya başladı.

Google, Amazon ve Microsoft, OpenAI ile Anthropic’ten yapay zekayı sistemlerine entegre eden kurumsal şirketlere kadar geniş bir kitleye işlem gücü satan bulut birimlerinin büyüme kaydettiğini bildirdi.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD altı eyaletteki siber saldırılarda İran izi arıyor

Yayınlanma

ABD’li yetkililer ve uzmanlar, ülkedeki su altyapılarını hedef alan siber saldırıların arkasında İran’ın bulunabileceği ihtimalini araştırıyor. En az altı eyaletteki tesisleri etkileyen saldırılarda sanayi tipi denetleyicilerin kontrolü ele geçirilerek ekipman yönetimi engellendi. Yetkililer, şebekelerdeki içme suyunun kalitesinde veya kullanılabilirliğinde bir değişim tespit edilmediğini bildirdi.

ABD yetkilileri, birden fazla eyalette su altyapı sistemlerini hedef alan siber saldırı dizisinde İran’ın olası rolünü inceliyor.

The New York Times gazetesinin resmi yetkililere ve uzmanlara dayandırdığı haberine göre, yürütülen soruşturma henüz ön inceleme niteliği taşıyor.

Tahran’ın olaydaki sorumluluğuna dair nihai kanıtlara ulaşılmamış olmakla birlikte, ABD makamları savaşın başlamasının ardından İranlı siber korsan gruplarının ABD’nin kritik altyapı tesislerine yönelik girişimlerini belirgin biçimde artırdığını değerlendiriyor.

Federal Soruşturma Bürosu (FBI) tarafından yapılan açıklamada, saldırıların en az altı eyaleti etkilediği ve bunlardan bir kısmının su altyapı sistemlerinin işleyişinde aksamalar yarattığı kaydedildi.

Siber korsanların su tesislerinin izlenmesi ile yönetilmesinde kullanılan sanayi tipi denetleyicilere erişim sağladığı belirtildi.

Cihazların ayarlarını ve şifrelerini değiştiren saldırganlar yüzünden tesis operatörlerinin ekipman kontrolünü kaybettiği aktarıldı.

Haberde, şebekelerde bulunan içme suyunun yapısında bir değişiklik meydana geldiğine ya da suyun kullanılamaz hale geldiğine dair herhangi bir işaret görülmediği vurgulandı.

ABD Başkanı Donald Trump ise gazetecilere yaptığı açıklamada, yaşananların arkasında İran’ın değil Minnesota’nın bulunduğunu düşündüğünü söyledi. Olayda Minnesota’da yaklaşık 30 tesis saldırıların hedefi oldu.

Ancak The New York Times, duruma ilişkin değerlendirmelere vakıf yetkililere dayandırarak Trump’ın bağlı olduğu kendi istihbarat kurumlarının İran’ın dahiliyetini son derece yüksek bir olasılık olarak gördüğünü aktardı.

Haberde federal yetkililerin de aynı görüşü paylaştığı kaydedildi.

Minnesota’da 30’dan fazla su tesisine siber saldırı

Yayımlanan haberde şu ifadelere yer verildi:

“Federal yetkililer özel görüşmelerde ana şüphelinin İran olmayı sürdürdüğünü ifade etti. Ancak yapılan değerlendirme ön nitelik taşımaktadır ve henüz adli incelemelerle teyit edilmiş nihai kanıtlar içermiyor.”

Soruşturmanın seyrine vakıf üst düzey bir yetkili de daha önce NBC News kanalına yaptığı değerlendirmede, saldırının “İran müdahalesine ait izler taşıdığını” ifade etti.

Mart ayında İran ile bağlantılı Hanzala (Hanzala Hack Team) adlı siber korsan grubu, FBI Direktörü Kash Patel’in kişisel elektronik posta hesabını ele geçirmiş ve ele geçirdiği materyallerin bir kısmını yayımlamıştı.

Söz konusu siber saldırı olayı ABD Adalet Bakanlığı sözcüsü tarafından da doğrulandı. Sözcü, kamuoyuna sızdırılan materyallerin “otantik göründüğünü” dile getirdi.

Bu olaydan bir hafta önce aynı gruptaki siber korsanlar, ABD merkezli tıbbi cihaz üreticisi Stryker şirketinin sistemlerine sızdıklarını duyurmuştu.

Hanzala grubu, bu eylemi Minab kentindeki bir ilkokula düzenlenen ve 175 kişinin yaşamını yitirmesine yol açan saldırıya misilleme olarak gerçekleştirdiğini savunmuştu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English