Rusya
Putin ve Trump telefon görüşmesinin ardından Budapeşte’de buluşma kararı aldı

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve ABD Başkanı Donald Trump, iki saati aşan bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. İki lider, Ukrayna’daki savaşı sona erdirme yollarını ele almak üzere Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de bir zirve düzenlenmesi konusunda anlaştı.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump, 16 Ekim akşamı telefon görüşmesi yaptı.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt görüşmenin yaklaşık iki saat sürdüğünü açıklarken, Putin’in yardımcısı Yuri Uşakov ise sürenin neredeyse iki buçuk saat olduğunu bildirdi.
Liderler Budapeşte’de buluşacak
Görüşmenin en önemli sonucunu, ABD Başkanı Trump kendi sosyal medya platformu Truth Social üzerinden duyurdu.
Trump, Putin ile Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de yeni bir buluşma düzenleme konusunda anlaştıklarını açıkladı ancak zirve için henüz kesin bir tarih belirlenmediğini belirtti.
Bu duyuru, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’nin 17 Ekim’de Trump’la görüşmek üzere Washington’a yapacağı ziyaretin hemen öncesinde geldi.
Trump, Putin’le yaptığı görüşmenin ayrıntıları hakkında Ukraynalı mevkidaşına bilgi vereceğini de söyledi.
Trump, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“Üst düzey danışmanlarımızın gelecek hafta bir araya gelmesi konusunda anlaştık. ABD tarafından ilk görüşmelere Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve birkaç isim daha katılacak. Ardından Devlet Başkanı Putin ve ben, Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de üzerinde mutabık kalınan bir yerde buluşarak Rusya ile Ukrayna arasındaki bu yüz karası savaşa son verip veremeyeceğimizi değerlendireceğiz.”
Macaristan Başbakanı Viktor Orbán ise X hesabından yaptığı paylaşımda gelişmeyi “barış isteyenler için iyi haber” olarak nitelendirdi ve “Budapeşte hazır” diye yazdı.
Kremlin hazırlıkların başlayacağını doğruladı
Putin’in yardımcısı Yuri Uşakov, iki ülke temsilcilerinin liderlerin yeni görüşmesine hazırlanmak için derhal çalışmaya başlayacaklarını belirtti.
Uşakov, görüşmenin “örneğin Budapeşte’de” düzenlenebileceğini söyledi ve bu şehri ilk olarak ABD tarafının önerdiğini, Putin’in de öneriyi “derhal desteklediğini” ifade etti.
Ayrıca Uşakov, hazırlıkların Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio arasındaki bir görüşmeyle başlayacağını açıkladı.
Uşakov, “Temsilciler çalışmalarını sürdürdükçe, zirvenin ne zaman düzenlenebileceği de netleşecek” diye konuştu.
Uşakov’a göre Putin, görüşmede Ukrayna ihtilafının barışçıl çözümüne olan ilgisini yinelerken, Rus güçlerinin “cephe hattının tamamında stratejik inisiyatifi tamamen elinde tuttuğunu” vurguladı.
Öte yandan Karoline Leavitt, basın mensuplarının sorularını yanıtlarken Trump’ın gelecekte Zelenskiy ile Putin arasında bir görüşme yapılmasını istediğini, ancak şu aşamada Washington ile Moskova arasındaki temasların yeniden tesis edilmesine odaklandıklarını söyledi.
Gündemdeki diğer konular
Trump, Putin’le yaptığı görüşmenin gündeminde, ihtilaf sona erdiğinde iki ülke arasındaki ticaretin geleceği ve ABD arabuluculuğunda Orta Doğu’da kaydedilen ilerlemenin de yer aldığını bildirdi.
Bu anlaşma kapsamında İsrail ile Hamas karşılıklı esir takası gerçekleştirmişti. Trump’a göre Putin, “insanların bu bölgedeki barışı yüzyıllardır hayal ettiğini” söyleyerek kendisini bu başarıdan ötürü tebrik etti.
Trump, “Orta Doğu’daki başarının Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşı bitirmeye yönelik müzakerelere katkı sağlayacağına gerçekten inanıyorum” dedi.
Bunun yanı sıra Trump, Putin’in eşi Melania Trump’a, Ukrayna’daki çatışmalar nedeniyle ailelerinden ayrılan çocuklara yönelik insani çalışmaları dolayısıyla teşekkür ettiğini de aktardı.
Uşakov ise konuya ilişkin, “ABD başkanının barış çabalarındaki en zorlu meselenin Rusya-Ukrayna ihtilafı olduğu düşüncesi, açıklamalarının adeta tamamına hâkimdi. Ve elbette bu bağlamda sekiz başka bölgesel çatışmayı çözmedeki başarılarını hatırlattı” ifadelerini kullandı.
Uzmanlar ne diyor?
Amerikan medyası, Trump’ın açıklamalarını ve görüşmenin süresini, tarafların Ukrayna savaşının çözümüne yönelik somut müzakereler yürüttüğüne dair işaretler olarak yorumladı.
Yüksek Ekonomi Okulu (VŞE) Avrupa ve Uluslararası Araştırmalar Merkezi Başkan Yardımcısı Dmitriy Suslov, Vedomosti gazetesine verdiği demeçte ABD ile Rusya arasındaki Ukrayna temaslarının aktif olduğunu ve Trump’ın olumlu tonunun “Anchorage ruhunun hâlâ canlı olduğunu” gösterdiğini söyledi.
Suslov, görüşmenin Trump’ın Zelenskiy ile yapacağı temasın gündemini de netleştirdiğini belirterek, “Tomahawk füzeleri yarın Ukrayna’ya gönderilmeyecek. Ana konu, Başkan Trump’ın Putin’le yaptığı görüşmenin sonuçları olacak” dedi.
Russia in Global Affairs dergisinin genel yayın yönetmeni Fyodor Lukyanov da Tomahawk sevkiyatının 17 Ekim’de onaylanmayacağı görüşünü paylaştı.
Siyaset bilimci Vladimir Vasiliyev de, Trump’ın bu konuyu ancak planlanan ABD-Rusya zirvesi sonrası gündeme getireceğini söyledi.
Vasiliyev, “Putin’in telefon görüşmesi sırasında Amerikalı mevkidaşına, böyle bir karar alınması hâlinde müzakerelerin ‘Anchorage ruhu’nun gömüleceğini açıkça hissettirdiğini düşünüyorum” diye ekledi.
Buluşma yeri olarak neden Budapeşte seçildi?
Suslov, Macaristan’ın toplantı yeri olarak seçilmesinin Trump açısından siyasi bakımdan elverişli olduğunu belirtti ve ekledi:
“Eğer Budapeşte üzerinde gerçekten mutabık kalındıysa, bu Moskova’dan Washington’a sembolik bir jest anlamına gelir. Orbán’ın nispeten yapıcı söylemine rağmen Macaristan, AB’nin tüm yaptırım paketlerine onay verdi ve NATO üyesi olmaya devam ediyor.”
Vasiliyev ise Budapeşte seçimini Rus diplomasisi açısından sembolik bir zafer olarak tanımladı. Vasiliyev, bu seçimin İstanbul’a kıyasla Moskova için daha uygun olduğunu ve Avrupa Birliği’yle ihtilaf içindeki Macaristan’a destek niteliği taşıdığını söyledi.
Ayrıca, zirvenin Macar başkentinde düzenlenmesinin “Rusya’yı sembolik olarak yeniden Avrupa’ya getireceğini” belirtti.
İki lider en son 18 Ağustos’ta, Alaska’daki ilk ikili zirveden üç gün sonra telefonda konuşmuştu. O dönemde Putin ve Trump, Rusya ile Ukrayna heyetleri arasındaki doğrudan müzakerelerin üst düzeyde sürdürülmesine desteklerini dile getirmişti.
Ancak o tarihten bu yana taraflar arasında yeni bir görüşme turu gerçekleşmedi.
Rusya
Rusya Maden Rezervleri Komisyonu Başkanı rüşvetten mahkemeye çıkıyor

Rusya Devlet Maden Rezervleri Komisyonu Genel Müdürü İgor Şpurov hakkında yaklaşık 3 milyon ruble rüşvet aldığı iddiasıyla ceza davası açıldı. Soruşturma Komitesinin yürüttüğü dosya kapsamında mahkeme Şpurov’un tutuklanma talebini görüşürken, ilgili maddeden 15 yıla kadar hapis cezası istenebiliyor.
Rusya Devlet Maden Rezervleri Komisyonu (GKZ) Genel Müdürü İgor Şpurov hakkında yaklaşık 3 milyon ruble rüşvet aldığı iddiasıyla ceza davası açıldı.
RBK medya kuruluşuna konuşan kolluk kuvvetlerindeki kaynaklar, Moskova’daki Basmannıy Bölge Mahkemesinin 2 Ekim günü müfettişlerin Şpurov hakkında talep ettiği tutuklama başvurusunu değerlendireceğini aktardı.
Rusya Ceza Kanunu’nun 290. maddesinin 6. fıkrası uyarınca suçlanan GKZ başkanının karşı karşıya olduğu en yüksek ceza 15 yıl hapis olarak öngörülüyor.
Federal Maden Kullanım Ajansı (Rosnedra), Şpurov hakkında soruşturma işlemlerinin sürdüğünü doğruladı.
Kurumdan yapılan açıklamada, “Şu anda soruşturma işlemleri yürütülüyor. Rosnedra, kolluk kuvvetlerine gerekli yardımı sağlıyor” ifadelerine yer verildi.
Maden rezervlerinin onayından sorumlu tepe kurum
Rosnedra bünyesinde devlet ekspertiz organı olarak faaliyet gösteren GKZ, kullanıma sunulan maden sahalarının rezervleri ile jeolojik, ekonomik ve çevresel verilerinin resmi incelemesini yürütüyor.
Kurum aynı zamanda maden rezervlerini inceleyen ve onaylayan yetkili komisyonlara organizasyonel ve metodolojik destek veriyor.
1964 yılında Tümen’de doğan İgor Şpurov, 1987’de Tümen Endüstri Enstitüsünden maden mühendisi olarak mezun oldu.
1985 ile 1999 yılları arasında SibNİİNP bünyesinde Samotlor petrol sahasının geliştirilmesi projelerinde görev alan Şpurov, 1999 ve 2000 yıllarında aynı sahanın jeoloji ve geliştirme departmanı direktörlüğünü yürüttü. Şpurov, Aralık 2013’te GKZ genel müdürlüğü görevine atanmıştı.
Uzak Doğu’da da maden yetkilileri tutuklanmıştı
Rusya’da maden sahalarına ilişkin rüşvet soruşturmaları daha önce de üst düzey bürokratları hedef almıştı.
Şubat ayında Primorskiy Krayı’ndaki mahkeme, Uzak Doğu Federal Bölgesi Maden Kullanım Departmanı Başkanı Dmitriy Tsukanov ile yardımcısı Artem Neveselıy hakkında rüşvet suçlamasıyla tutuklama kararı vermişti.
Soruşturma makamlarına göre Tsukanov, değeri 17,5 milyon rubleyi aşan bir Lexus LX600 marka otomobili rüşvet olarak kabul etti. Tsukanov’un ticari bir şirketin temsilcisine kurumsal bilgileri aktardığı ve Magadan bölgesindeki maden arama ile işletme ruhsatının lehte koşullarla verilmesini sağladığı öne sürülüyor.
Yardımcısı Neveselıy ise jeolojik araştırma lisansının uzatılmasına aracılık etmek ve gizli bilgileri sızdırmak karşılığında aracılar üzerinden 350 bin ruble almakla suçlanıyor. Söz konusu davada rüşveti veren kişinin de tutuklandığı bildirildi.
Rusya
Rusya: Saldırıya uğrayan rafinerilerin yüzde 10’unda onarım sürüyor

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, petrol şirketlerinin Ukrayna saldırıları sonrası rafinerileri daha hızlı devreye aldığını ve hasarın azaldığını açıkladı. Rusya Savunma Bakanlığı bir gecede 646 İHA’nın düşürüldüğünü duyururken dört rafinerinin hedef alındığı bildirildi.
Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, petrol şirketlerinin Ukrayna saldırılarının ardından rafinerileri işletmeye alma süresini kısalttığını ve tesislerdeki hasarın belirgin ölçüde azaldığını öne sürdü.
TASS haber ajansının aktardığına göre Novak, bu durumun şirketler, Enerji Bakanlığı ve Savunma Bakanlığının ortaklaşa yürüttüğü savunma önlemleri sayesinde sağlandığını söyledi.
Novak, rafinerilere yönelik tehdit modellerine uygun pasif koruma sistemleri kurulduğunu ve hava savunma araçlarıyla aktif korumanın güçlendirildiğini belirterek “Tesislerimize yönelik sürekli akınlardan kaynaklanan hasarın son dönemde çok daha düşük olduğunu gözlemliyoruz” dedi.
Novak ayrıca petrol şirketlerinin, üretimin durmasından kaynaklanan yüksek zararlar sebebiyle güvenlik önlemlerini kendi bütçelerinden finanse ettiğini kaydetti.
Dört rafineriye saldırı düzenlendi
Novak, 2 Ekim gecesi Ukrayna ordusunun Rusya topraklarındaki dört petrol rafinerisini hedef aldığını, saldırıların tümünün püskürtüldüğünü iddia etti. Teknolojik ekipmanın zarar görmediğini savunan Novak, yalnızca bir tesiste hasar tespit çalışmalarının devam ettiğini açıkladı.
Rusya Savunma Bakanlığı ise aynı gece Rusya bölgeleri, Kırım, Karadeniz ve Azak Denizi üzerinde toplam 646 insansız hava aracının düşürüldüğünü duyurdu. Volgograd Bölge Valisi Andrey Boçarov da gece saatlerinde bir sanayi altyapısına yönelik saldırı gerçekleştiğini kaydetti.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 1 Eylül’de yaptığı açıklamada hasar gören rafinerilerin yaklaşık yüzde 10’luk kısmının onarılmayı beklediğini bildirmişti.
Novak ise bu açıklamanın hemen ertesinde, bakımdan çıkan tesislerin tedariki artırmasıyla yakıt piyasasının daha istikrarlı hale geldiğini savunmuştu.
Başbakan Birinci Yardımcısı Denis Manturov da rafinerilerdeki onarım ve restorasyon sürelerini asgariye indirmeye çalıştıklarını, çalışmaların hasarın boyutuna ve parça ihtiyacına göre değiştiğini fakat önceliğin tesisleri hızla devreye almak olduğunu ifade etmişti.
Manturov, kapasitelerin korunması, yedeklenmesi ve onarım sürelerinin kısaltılması talimatını vermişti.
Putin, rafinerilerin güvenliğini ağustos ayı sonunda sanayi ve enerji tesisleri dahil kritik altyapıların korunmasına yönelik imzaladığı kararnameyle ilişkilendirmişti.
Tesislerin teçhizat ve korunması için on milyarlarca ruble ayrıldığını kaydeden Putin, kararnamede yer alan geçici yönetim uygulamasının bir kamulaştırma anlamına gelmediğini vurgulamıştı.
Novak, şirketlerin savunma önlemlerini Savunma Bakanlığı ve Ulusal Muhafızlar (Rosgvardiya) ile koordineli yürüttüğünü aktardı.
Rusya
Schröder Rusya’da 22 mağazalı hipermarket zincirinin yönetimine geçti

Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder, Rusya’da faaliyet gösteren perakende zinciri Globus’un stratejik yönetimini üstlendi. Ülkede sekiz bölgede 22 hipermarketi kapsayan ağda görev alan Schröder, gıda tedarikinde ekonomik bağların korunması gerektiğini savundu.
Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder, Rusya’da faaliyet gösteren perakende zinciri Globus’un stratejik gelişim süreçlerini yönetecek.
Rus medya kuruluşu RBK’ya konuşan şirket temsilcisi, OOO Giperglobuş Genel Kurulu kararıyla Schröder’in denetim kurulu üyeliğine getirildiğini duyurdu.
Temsilcinin verdiği bilgiye göre Schröder, Rusya pazarındaki genel yönetim süreçlerine dahil olacak ve şirketin uzun vadeli planlamasına katkı sunacak.
Globus Holding hissedarı ve OOO Giperglobuş’un sahibi Thomas Bruch, basın servisi aracılığıyla yaptığı değerlendirmede, atamanın şirketteki uzmanlık desteğini artırma ihtiyacından kaynaklandığını bildirdi.
Bruch, eski başbakanın Rusya’nın siyasi ve iktisadi hayatındaki uzun yıllara dayanan tecrübesinin, mevcut koşullarda “diyalog odaklı bir yaklaşım” izlemeyi ve yapıcı çözümler geliştirmeyi kolaylaştıracağını kaydetti.
Gerhard Schröder ise ekonomik temasların ve yatırımların sürdürülmesinin önemini vurgularken, gıda tedarik sektörünü temel bir işbirliği alanı olarak niteledi.
Basın servisinin aktardığına göre Schröder, “Kriz dönemlerinde bu bağlar birbirini dinlemeyi ve geleceğe dönük yollar belirlemeyi mümkün kılması açısından ayrı bir değer taşıyor” ifadesini kullandı.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, daha önce yaptığı bir değerlendirmede, Avrupa tarafından Rusya ile yürütülecek diyalog zemini için Schröder’in tercih edilen bir müzakereci olduğunu dile getirmiş ve bu öneriyi kendisine duyduğu yüksek güvenle gerekçelendirmişti.
Putin, 2026 yılında St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu (SPIEF) marjında uluslararası haber ajanslarının temsilcileriyle gerçekleştirdiği toplantıda, Schröder’in tutumunu savunma cesaretine sahip bir siyasetçi olduğunu söylemişti.
Rusya Devlet Başkanı, eski başbakanın Kuzey Akım gibi altyapı projelerini hayata geçirerek Almanya sanayisine uygun maliyetli ve güvenilir sevkiyat sağlamayı amaçladığını da anımsatmıştı.
Rusya’daki perakende yapısı OOO Giperglobuş, Ocak 2025’te Almanya merkezli Globus Holding bünyesinden ayrıldı.
Rusya’nın Merkez Federal Bölgesi’ndeki sekiz bölgede faaliyet gösteren ağın bünyesinde, 2025 yılı sonu itibarıyla 22 hipermarket yer alıyor. Şirket, faaliyetlerini doğrudan ana şirketin finansmanına bağlı kalmaksızın kendi öz kaynaklarıyla yürüttüğünü açıklıyor.
Almanya kökenli zincir, gıda odaklı hipermarket segmentinde orta ve üst gelir grubuna hitap ediyor.
Rusya pazarına 2006 yılında Moskova bölgesindeki Şçyolkovo kentinde açtığı ilk mağazayla giren Globus, 2022 yılı sonrasında ülkeden ayrılmayan az sayıdaki yabancı perakendeci arasında yer alıyor.
Ülkedeki varlığını sürdüren yabancı şirketler arasında Alman Metro Cash & Carry, Fransız Auchan ve eski adı Leroy Merlin olan Lemana PRO da bulunuyor.
Rusya’da yabancı şirketlerin mülkiyet yapısına dönük idari adımlar ise genişliyor.
Vladimir Putin, eylül ayı ortasında imzaladığı kararnameyle Auchan, Lemana PRO, lojistik şirketi FM Logistic ve Nestle’nin Rusya operasyonlarının yönetimini L.E.V. Management şirketine devretti. 28 Eylül’de ise Metro’nun ülkedeki ticari varlıkları UK Torg Rus yönetiminin idaresine verildi.
Diplomasi5 gün önceEast-West Forum İstanbul’da toplandı: Çok kutupluluk geri döndürülemez
Asya2 hafta öncePakistan’a Katar’dan ikinci LNG sevkiyatı yapılacak
Diplomasi1 hafta öncePalantir nasıl Ukraynalıları kobay faresine dönüştürdü?
Diplomasi1 hafta önceEast-West Forum İstanbul’da kapılarını açıyor
Asya2 hafta önceSoftBank, OpenAI yatırımı için 11 milyar dolar borçlanacak
Dünya Basını1 hafta önceTarihçi Emmanuel Todd: Avrupa Rusya konusunda tehlikeli bir fanteziye kapıldı
Ortadoğu2 hafta önceKörfez ülkeleri, İran ile ilişkilerin “resetlenmesini” istiyor
Rusya1 hafta önceRusya’dan notlar: Siperler, kuryeler ve 9. Duma seçimleri










