Bizi Takip Edin

Avrupa

İngiltere, askeri üsler üzerindeki kimliği belirsiz dronları vurma yetkisi veriyor

Yayınlanma

İngiltere Savunma Bakanı John Healey, ordunun askeri tesisler üzerindeki kimliği belirsiz dronları düşürme yetkisinin genişletileceğini duyurdu.

İngiltere Savunma Bakanı John Healey, ordunun ülke genelindeki askeri tesisler üzerinde uçan kimliği belirsiz dronları düşürme yetkisinin genişletileceğini açıkladı.

Healey, bugün Londra’daki Mansion House’da yaptığı konuşmada, Avrupa genelinde artan dron vakalarına ve Rusya ile yaşanan gerilimlere dikkat çekti.

Son haftalarda Almanya ve Danimarka’daki havaalanlarında küçük insansız hava araçları nedeniyle uçuş trafiği aksadı. Polonya ise geçen ay birkaç dronu vurduğunu duyurdu.

Geçen yıl İngiltere’deki askeri üslerin üzerinde de benzer dronlar görülmüştü. Avrupa ülkeleri bu olaylardan büyük ölçüde Rusya’yı sorumlu tutarken, Moskova yönetimi iddiaları reddediyor.

Konuşmasında konuya değinen Healey, “Rusya’nın saldırganlığı tırmandı, Batı’ya kadar uzandı. Britanya halkını korumak için gereken her adımı atacağız. Şu anda, askeri üslerimizin üzerinde tanımlanamayan dronların düşürülmesine imkân tanıyacak yeni yasal yetkiler hazırlıyoruz” diye konuştu.

NATO doğu Avrupa’da yeni testlere başladı

NATO, geçen hafta yaptığı açıklamada, olası dron tehditlerine karşı Doğu Avrupa’da yeni hava savunma sistemlerinin test edilmeye başlandığını doğruladı.

Geçen yıl ABD güçlerinin konuşlu olduğu Lakenheath, Mildenhall ve Feltwell hava üslerinin üzerinde dronlar tespit edilmişti. İngiliz ve Amerikan makamlarının ortak soruşturması sonuçsuz kalmış, cihazların kaynağı belirlenememişti.

AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas da perşembe günü yaptığı açıklamada, Avrupa’nın “Rus dronlarına karşı savunmasını güçlendirmekten başka seçeneği kalmadığını” söyledi.

Brüksel yönetimi bu kapsamda, 2030’a kadar olası bir çatışmaya hazırlanmayı hedefleyen bir yol haritası yayımladı.

Healey, mevcut güvenlik ortamını, “İnkâr edilemez biçimde yeni bir tehdit dönemindeyiz. İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana Avrupa’nın güvenliği, devletler arası çatışma riski bakımından hiç bu kadar kırılgan olmamıştı” sözleriyle değerlendirdi.

NATO’dan ‘dron duvarı’ planı

Savunma Bakanı Healey, İngiltere’nin Polonya hava sahasındaki savaş uçaklarını yıl sonuna kadar görevde tutacağını da açıkladı.

Bu kararla Londra, NATO’nun Doğu Avrupa misyonu “Eastern Sentry” kapsamındaki taahhüdünü uzatmış oldu.

Brüksel’deki NATO Savunma Bakanları toplantısı öncesinde basın mensuplarına konuşan Healey, “Ukrayna’ya yönelik dron üretim kapasitemizi de artırıyoruz” dedi.

NATO üyeleri, dron tehdidine karşı yeni önlemler arıyor. Hollanda Savunma Bakanı Ruben Brekelmans, ittifakın F-35 savaş uçaklarına bel bağlamak yerine dronları etkisiz hale getirecek daha verimli sistemler geliştirmesi gerektiğini vurguladı.

Brekelmans ayrıca Hollanda’nın Ukrayna’ya 90 milyon avro değerinde dron tedarik etmeyi planladığını belirtti ve diğer NATO ülkelerinin de Ukrayna’nın Öncelikli İhtiyaçlar Listesi’ne (PURL) katkılarını artırmaları gerektiğini söyledi.

Estonya Savunma Bakanı Hanno Pevkur ise ülkesinin 12 milyon dolarlık katkıyla dördüncü PURL paketi olan “Baltık-Nordik paketi”ne katıldığını açıkladı. Pevkur, Ukrayna’ya yapılan askeri yardımların son dönemde azaldığına dair endişesini dile getirdi.

İsveç Savunma Bakanı Pål Jonson da ülkesinin PURL kapsamında ilave katkılara hazır olduğunu ifade ederek, “Ukrayna’ya destek konusunda yanlış bir eğilim görüyoruz; yardımlar azalıyor. Tüm müttefiklerin desteği artırması ve hem mali hem askeri yardımları genişletmesi gerekiyor” dedi.

Son olarak ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, NATO ortaklarına çağrıda bulundu ve Washington’un PURL girişimi kapsamında müttefiklerinden daha fazla yatırım beklediğini söyledi.

Hegseth, bu katkıların Ukrayna’nın savunmasını güçlendirmek açısından hayati önem taşıdığını vurguladı.

AB’nin yeni savunma planı ile Almanya liderliğini pekiştirecek

Avrupa

Almanya, Fransa ve İngiltere, Rusya ile müzakere planı üzerinde çalışıyor

Yayınlanma

Bloomberg’in kaynaklarına göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonu için bir plan hazırlıyor. Avrupa ülkeleri çatışmanın bir kış daha uzamasını önlemeyi hedeflerken, görüşmelere ilişkin nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’e ait olacağını ve Kiev’e baskı yapılmayacağını belirtiyor.

Bloomberg’in kaynaklara dayandırdığı haberine göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonuna yönelik bir plan üzerinde çalışıyor.

Ajansa konuşan kaynaklar, Avrupa ülkelerinin çatışmanın bir kış daha devam etmesini önlemek istediğini belirtti. Aynı kaynaklar, görüşmeler konusunda nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’e ait olacağını ve Avrupa’nın bu konuda kendisine baskı yapmayı planlamadığını aktardı.

Kaynaklara göre İngiltere Başbakanı Keir Starmer, önümüzdeki günlerde bu konuyu Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile görüşecek.

Alman televizyon kanalı NTV, 2 Haziran’da Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder’in Moskova’ya geldiğini bildirmişti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin daha önce Schröder’i Avrupa tarafından tercih edilebilecek bir müzakereci olarak nitelendirmişti.

Rusya Devlet Başkanı Sözcüsü Dmitriy Peskov, mayıs ayının sonunda yaptığı açıklamada Avrupa’nın Rusya ile diyalog kurulmasının gerekliliğini anladığını, ancak müzakere süreci konusunda “ancak şimdi olgunlaşmaya başladığını” ifade etmişti.

Peskov ayrıca Moskova’nın, Avrupa Birliği’nden Rusya ile temas kurabilecek olası müzakerecilere ilişkin gelen sinyalleri ciddiyetle değerlendirdiğini söylemişti.

Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide ise Avrupa’nın Ukrayna konusundaki görüşmelere tarafsız bir arabulucu olarak değil, çatışmadan etkilenen çıkarlara sahip bir taraf olarak katılması gerektiğini belirtti.

Eide, Avrupa Birliği ve ABD’nin Kiev’e desteğini sürdürmesi gerektiğini de vurguladı.

Putin ise Kiev’in çatışmayı barışçıl yollarla çözmeye hazır olduğuna inanmadığını dile getirmişti. Rus lider, çatışmanın temel nedenlerinin ortadan kaldırılması ve 2024 yılında açıkladığı koşullar temelinde barışçıl bir çözüme hazır olduğunu söylemişti.

Putin’in sıraladığı koşullar arasında Ukrayna birliklerinin Donetsk ve Lugansk halk cumhuriyetleri ile Zaporojye ve Herson bölgelerinden çekilmesi, bu bölgeler ile Kırım’ın Rusya’nın parçası olarak tanınması, Ukrayna’nın tarafsız, askeri bloklara katılmayan ve nükleer silahlardan arındırılmış bir statü benimsemesi, Ukrayna’nın silahsızlandırılması ve “Nazizmden arındırılması” ile Rusya’ya yönelik tüm yaptırımların kaldırılması yer alıyordu.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise geçen yıl eylül ayında Avrupa’ya Ukrayna konusundaki müzakere masasında yer olmadığını söylemişti.

Lavrov, Avrupa Birliği ülkelerinin Rusya karşıtı tutumları nedeniyle bu süreçte yer alamayacağını belirtmiş ve Batı tarafından sunulan güvenlik garantilerinin “Rusya’ya karşı kurgulandığını” ifade etmişti.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Rheinmetall, otomotiv tedarik bölümünü satıyor

Yayınlanma

Alman savunma sanayi şirketi Rheinmetall, otomotiv tedarikçi bölümünü özel sermaye şirketi Aequita’ya satıyor.

Rheinmetall çarşamba günü yaptığı açıklamada, iki şirketin “bugün, Rheinmetall’in eski Power Systems bölümüne yeni bir yönetim altında bir gelecek açan bir satın alma anlaşması imzaladığını” duyurdu.

Bu, “stratejik yeniden yapılanmada bir dönüm noktası” niteliğinde; sivil bölümün satışıyla birlikte grup, “odak noktasını askeri işine kaydırıyor.”

İşlemin bu yılın dördüncü çeyreğinde tamamlanması bekleniyor ve halen düzenleyici kurumların onayına tabi.

Hisselerin yüzde 100’ü için ön satın alma bedeli 350 milyon avro olarak belirlendi fakat bu rakam işlemin kesinleşmesinden önce değişebilir.

Rheinmetall, kısa süre önce savunma işinde rekor kâr ve dolu sipariş defterleri bildirdi. Öte yandan, otomotiv tedarik endüstrisi krizde.

Şirket, “Özellikle otomotiv sektöründeki iş durumunun daha da kötüleşmesi, nihai anlaşmanın şart ve koşullarını etkiledi,” açıklamasını yaptı.

Avrupa’nın savunma harcamalarını artırmasıyla Ukrayna savaşının başlamasından bu yana iş hacmi hızla artan Rheinmetall, geçen yıldan beri Power Systems bölümüne alıcı arıyordu ve bu bölümü Aralık 2025’te durdurulan faaliyetler kategorisine almıştı.

Rheinmetall, şirketleri satın alıp yeniden yapılandıran bir yatırım şirketi olan Aequita’nın, bu birimdeki dünya çapındaki yaklaşık 6.250 çalışanı işte tutmayı planladığını da ekledi.

Aequita’nın Yönetim Kurulu Başkanı ve Eş CEO’su Axel Geuer, “Bu şirket, artık yaklaşık 5 milyar avro gelir elde edecek olan otomotiv bölümümüze mükemmel bir katkı sağlıyor,” dedi.

Geuer, Aequita’nın bu şirketin uzun vadeli gelişimini destekleyeceğini ve otomotiv portföyü genelinde sinerji yaratmaya çalışacağını da sözlerine ekledi.

Rheinmetall, satışın dışında kalanlar arasında alüminyum döküm uzmanı KS Huayu AluTech’in Almanya’daki üç tesisi, otomotiv sensörleri ortak girişimi Dermalog SensorTec’teki hisseler ve otomobil parçaları üreticisi Pierburg’un İspanya’daki Abadiano fabrikasının bulunduğunu belirtti.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Litvanya, ABD ile nükleer silah müzakerelerine başladı

Yayınlanma

Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas, ABD nükleer silahlarının ülke topraklarında olası konuşlandırılmasına yönelik Washington ile müzakereler yürütüldüğünü açıkladı. Litvanya Anayasası kitle imha silahlarının konuşlandırılmasını yasaklasa da Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda güvenlik risklerini gerekçe göstererek bu engeli aşacak değişiklikler önerdi.

Litvanya, ABD’ye ait nükleer silahların kendi topraklarında olası konuşlandırılması konusunda Washington ile müzakereler yürütüyor.

Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas, konuya ilişkin yaptığı açıklamada ABD ile görüşmelerin sürdüğünü doğruladı.

Politico’nun aktardığı habere göre Kaunas, “Tartışmalar devam ediyor. Litvanya kesinlikle bu sürecin dışında kalmıyor” ifadelerini kullandı.

Litvanya Anayasası, ülke topraklarında kitle imha silahlarının konuşlandırılmasını açıkça yasaklıyor. Ancak Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, bölgedeki güvenlik risklerini gerekçe göstererek bu yasal engelin etrafından dolaşılmasını sağlayacak anayasa değişiklikleri yapılmasını daha önce teklif etti.

Politico, söz konusu müzakerelerin ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığını azaltma eğiliminde olduğu ve bu durumun NATO müttefikleri arasında güvenlik endişelerini artırdığı bir dönemde yürütüldüğünü yazdı.

Financial Times tarafından aktarılan bilgilere göre ise ABD, ek nükleer savaş başlıkları ve bombardıman uçaklarının diğer Avrupa merkezli NATO ülkelerinde konuşlandırılması seçeneğini değerlendiriyor.

Mevcut durumda ABD’ye ait nükleer silahlar Avrupa coğrafyasında altı ülkede bulunuyor. Bu ülkeler Almanya, Belçika, İtalya, Türkiye, Hollanda ve Birleşik Krallık olarak sıralanıyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English