Avrupa
Airbus, Leonardo ve Thales güçlerini birleştiriyor

Avrupalı havacılık şirketleri Airbus, Leonardo ve Thales, havacılık faaliyetlerini birleştireceklerini duyurdu.
“Project Bromo” (Bromo Projesi) adı verilen yeni ortak girişim, Fransa’nın Toulouse kentinde kurulacak ve Avrupa genelinde yaklaşık 25.000 kişiyi istihdam edecek.
Üç şirket arasındaki hisse dağılımı şimdiden belirlendi, fakat proje, Avrupa Komisyonu’nun rekabet incelemesi de dahil olmak üzere bir dizi engeli aşmak zorunda.
Avrupalı şirketler, Avrupa uzay pazarına başarıyla giren Amerikan Starlink şirketinin şiddetli rekabetiyle karşı karşıya. Airbus, Thales ve Leonardo ise geçen yıl zarar etti.
AB, kısa süre önce AB uzay pazarını uyumlaştırmayı ve yabancı şirketlere uyum maliyetleri getirmeyi amaçlayan bir AB uzay yasası taslağı sundu. Bu durum, ABD ile yeni gerilimler yaratıyor.
Almanya-Fransa-İtalya ortaklığı
Avrupalı uzay şirketleri Airbus (Almanya/Fransa), Leonardo (İtalya) ve Thales (Fransa) geçen perşembe günü uzay işlerini yeni bir ortak girişimde birleştirmek için bir ön anlaşma sundu.
Uydu yapımı, uzay sistemleri ve hizmetleri ile uğraşacak olan yeni, genişletilmiş şirketin Çinli ve ABD’li şirketlerle, özellikle Elon Musk’ın SpaceX şirketinin iştiraki Starlink ile rekabet etmesi amaçlanıyor.
“Bromo Projesi” olarak bilinen bu şirket, Fransa’’nın Toulouse kentinde kurulacak, Avrupa genelinde yaklaşık 25.000 kişiye istihdam sağlayacak ve yıllık yaklaşık 6,5 milyar avro gelir elde edecek.
Sahiplik açısından Airbus %35, diğer iki şirket ise %32,5 oranında hisseye sahip olacak.
Yeni şirket 2001 yılında Airbus, BAE Systems ve Leonardo tarafından kurulan Avrupa’nın füze şampiyonu MBDA’yı örnek alacak. İngiliz şirketleri BAE Systems ve Airbus, MBDA’nın yüzde 37,5’er hissesine sahipken, Leonardo yüzde 20 hisseye sahip.
Avrupa Komisyonu’nun onayı gerekiyor
Bir yılı aşkın süredir devam eden görüşmeler henüz ön aşamada; proje hâlâ bazı zorlu engelleri aşmak zorunda.
İlk olarak, Fransa, Almanya ve İtalya hükümetleri ittifakı onaylamak zorunda. Fransa’daki mevcut istikrarsız siyasi durum süreci daha da karmaşık hale getirebilir. Ayrıca, üç büyük Avrupalı rakibin işlerini birleştirmek, önemli pratik zorluklar yaratıyor.
Fakat en büyük engel, Avrupa Komisyonu’nun rekabet incelemesini aşmak; son on yılda, birkaç şirketin uydu faaliyetlerini birleştirme girişimleri, antitröst endişeleri nedeniyle başarısız olmuştu.
Birleşme, Avrupa Uzay Ajansı (ESA) Operasyon Direktörü Rolf Densing’in korktuğu gibi, ESA’nın uydu sözleşmeleri verme fırsatlarının sınırlı olacağı anlamına da gelebilir.
Fakat Starlink ağının yükselişi, Komisyon’u birleşmeyi onaylamaya sevk edebilir, çünkü aksi takdirde Avrupa şirketleri yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak.
Starlink ile rekabet en büyük hedef
Üç Avrupa şirketi, Dünya’nın 36.000 kilometre yukarısında bulunan geleneksel sabit telekomünikasyon uydularına olan talebin keskin düşüşünden zaten ciddi şekilde etkilenmişti.
Starlink’in düşük Dünya yörüngesindeki yüksek hızlı geniş bant ağının faaliyete geçmesi, Avrupalı rakiplerin internet bağlantısı pazarını da tehdit ediyor.
2023’ten bu yana Airbus, kârsız uzay sözleşmelerinden 2 milyar avrodan fazla maliyet kaydetti ve hatta geçen yıl 2.000 kişinin işten çıkarılacağını duyurdu.
Thales’in yüzde 67, Leonardo’nun yüzde 33 hissedarı olduğu bir ortak girişim olan Thales Alenia Space (TAS), son iki yılda yaklaşık 1.300 işten çıkarma yapacağını duyurdu.
Öte yandan Starlink, özellikle Ukrayna gibi ülkelerde halihazırda faaliyet göstermesi ve yaklaşık 50.000 terminal kullanarak ülkenin internet bağlantısını sürdürmesi nedeniyle Avrupa’da başarılı bir şekilde yerini aldı.
Yılın başında Starlink, şifreli iletişim sistemleri için İtalya ile 1,5 milyar avroluk bir sözleşme imzalamak üzereydi fakat protestoların ardından proje durduruldu.
Uzayda rekabet: ABD, AB’nin hamlelerinden memnun değiş
AB, bir süredir uzayı stratejik bir alan olarak giderek daha fazla kabul ediyor ve hatta bu yılın haziran ayında yeni uzay stratejisinin bir parçası olarak yeni bir AB uzay yasası önerdi.
Yasa tasarısı, parçalanmış ulusal düzenlemeleri uyumlaştırarak AB için bir uzay iç pazarı oluşturmayı amaçlıyor fakat yasa, ABD tarafından rekabeti engelleyici olarak eleştiriliyor.
Yasa uyarınca, AB’de iş yapmak isteyen bir ABD uzay şirketi, AB’nin teknik, siber güvenlik ve çevre standartlarına uymak zorunda kalacak ve bu da 100.000 ila 1,5 milyon avro arasında ek maliyetlere yol açacak.
ABD hükümeti tarafından yaptırılan bir analizde, bilimsel bir ekonomi araştırma merkezi olan Uluslararası Hukuk ve Ekonomi Merkezi, uyum gerekliliklerini Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) ilkelerine göre “tarife dışı engel” (NTB) olarak sınıflandırdı.
Elbette, yasa şu anda sadece bir öneri niteliğinde ve 1 Ocak 2030’dan önce yürürlüğe girmesi beklenmiyor.
Uzayda ABD’ye bağımlılık sürüyor
Berlin merkezli Alman Uluslararası ve Güvenlik İşleri Enstitüsü (SWP) Güvenlik Politikası Çalışma Grubu uzmanı Juliana Süß, AB’nin şu anda uzay sektöründe “ABD’ye son derece bağımlı” olduğuna dikkat çekiyor.
Süß’e göre, ABD’nin uzay kapasitelerine olan bu bağımlılık, keşif, iletişim ve navigasyondan erken füze tespitine ve Alman Taurus seyir füzeleri için ABD GPS navigasyon sisteminin kullanımına kadar uzanıyor.
Sonuç olarak, AB bu ayın başında, diğer şeylerin yanı sıra Avrupa hava savunma ve uzay kalkanı geliştirilmesine özel önem veren yeni bir “2030 Savunma Hazırlığı Yol Haritası” sundu.
İki kalkanın çalışmalarına önümüzdeki yılın ikinci çeyreğinde başlanması planlanıyor ve Almanya bu konuda öncü rol üstlenmeyi hedefliyor.
Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius’a göre, Alman hükümeti kapsamlı bir “uzay güvenliği mimarisi” kurmayı hedefliyor ve 2030 yılına kadar askeri uzay yeteneklerinin genişletilmesi için 35 milyar avro ayırmayı planlıyor.
Bu, Şansölye Friedrich Merz’in Alman Silahlı Kuvvetleri’ni (Bundeswehr) Avrupa’nın en güçlü konvansiyonel silahlı kuvvetleri haline getirme niyetinin bir parçası.
Avrupa
Masonlar genç üye avında: Giriş yaşı 40’ın altına düştü

İngiltere’deki masonlar, giderek yaşlanan üye profilini yenilemek amacıyla kapılarını gençlere açtı ve üniversite yapılanmalarına ağırlık verdi. Birleşik Büyük Loca, yürütülen açık kapı günleri ve sosyal medya kampanyaları sayesinde yeni katılanların yüzde 47’sinin 40 yaş altı kişilerden oluştuğunu duyurdu.
İngiliz masonları, üye profilinin hızla yaşlanması üzerine örgütlenme stratejisinde köklü değişikliğe giderek genç nüfusu bünyesine katmak için harekete geçti.
Financial Times gazetesinin haberine göre, geleneksel kapalılığıyla bilinen yapı, toplumla daha açık ilişki kurma yolunu seçti.
İngiltere ve Galler Birleşik Büyük Locası (UGLE) verilerine göre, geçmişte yaklaşık 500 bin olan üye sayısı günümüzde 175 bin seviyesine kadar geriledi.
UGLE Büyük Sekreteri Adrian Marsh, yeni katılımcı kazanımının teşkilatın uzun vadeli varlığını sürdürebilmesi için temel bir zorunluluk haline geldiğini kaydetti.
Sayıları giderek azalan örgüt, son yıllarda gençlere ulaşmak amacıyla üniversitelerde özel localar kurmaya başladı. Öğrenci oryantasyon dönemlerinde etkinlikler düzenleyen ve halka açık günler ilan eden geleneksel yapı, geçmişte yalnızca üyelere açık olan tarihi binaları ile tören simgelerini ziyarete açtı.
Uygulanan yöntemler sonucunda, organizasyona yeni girenlerin yüzde 47’sini 40 yaş altı bireyler oluşturdu. Bu oran 2020 yılında yüzde 45 seviyesindeydi.
17’nci yüzyıldan bu yana varlığını sürdüren ve dünya genelinde yaklaşık 6 milyon üyesi bulunan yapı, kendisini felsefi, hayırsever ve ilerici bir kardeşlik örgütü olarak tanımlıyor.
Yapı, ana hedeflerini “ahlaki gelişim” ve dünyayı tanıyarak daha iyiye taşıma çabası olarak açıklıyor.
Şeffaflaşma adımlarına karşın, organizasyonun İngiltere’deki devlet kurumları ve ticari ağlar üzerindeki olası nüfuzuna dair tartışmalar sürüyor.
Yürütülen bir araştırmada, Londra Finans Merkezi (City of London) Belediye Meclisi üyelerinin yaklaşık üçte birinin masonik bağlarını beyan ettiği ortaya çıktı.
Süreç içerisinde Londra Emniyet Teşkilatı, olası çıkar çatışmalarının önüne geçmek amacıyla personeline geçmişteki ya da mevcut masonluk bağlarını bildirme zorunluluğu getirdi.
Masonların bu kararı iptal ettirmek için mahkemeye yaptığı başvuru reddedildi.
Glasgow Üniversitesi bünyesinde çalışmalarını sürdüren tarihçi Andrew Prescott, genç üye bulma sıkıntısının yaklaşık yarım asırdır devam ettiğini belirtti.
Prescott, modern gençliğin asırlık karmaşık ritüelleri öğrenmek yerine, daha esnek kuralları bulunan kulüpleri tercih ettiğini vurguladı.
The Telegraph gazetesinin ocak ayındaki haberine göre, İngiltere’deki localar üye toplamak amacıyla Facebook ve benzeri sosyal medya platformları üzerinden ilk kez geniş çaplı sponsorlu reklam kampanyaları başlattı.
Country genelindeki birimler, yayınladıkları ilanlarla doğrudan üyelik çağrısında bulundu.
Avrupa
BP, Birtanya’daki Kuzey Denizi faaliyetlerini satışa çıkardı

BP, Birleşik Krallık’taki Kuzey Denizi faaliyetlerini satışa çıkardı; bu hamle, dev petrol şirketinin bu havzada 60 yılı aşkın süredir devam eden üretimine son verecek.
Genel müdür Meg O’Neill şunları söyledi:
“Kuzey Denizi, Birleşik Krallık’ın enerji sistemi için hâlâ vazgeçilmez bir unsurdur. Fakat portföyümüzü odaklayıp sermayemizi en yüksek değerli fırsatlara yönlendirirken, Kuzey Denizi faaliyetlerimizin başka bir şirketin bünyesinde daha iyi bir konuma geleceğine inanıyoruz.”
Bu yılın başlarında BP, faaliyetleri için yaklaşık 2 milyar sterlinlik bir anlaşma konusunda Ithaca Energy ile ileri düzey görüşmeler yürütmüş ama bir anlaşmaya varılamamıştı.
İngiliz petrol devi şu anda Kuzey Denizi’nde beş merkez işletiyor, 1.100 kişiyi istihdam ediyor ve günde 100.000 varilin biraz altında petrol ve gaz üretiyor.
BP, bölgede önemli bir bağımsız faaliyete sahip son büyük petrol şirketlerinden biri; diğerleri ise varlıklarını ya birleştirdi ya da satışa çıkardı.
Bu haber, yeni başbakan Andy Burnham’ın ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı telefon görüşmesinin ardından Kuzey Denizi’ndeki sondaj çalışmalarına “pragmatik” bir yaklaşım sergileyeceğine söz vermesinin ardından geldi.
Burnham bu hafta yaptığı açıklamada, “Orada bir kaynak var. İnsanlar zor durumda iken bunu görmezden gelemeyiz,” dedi.
O’Neill, göreve başladıktan kısa bir süre sonra Kuzey Denizi’nde “henüz kullanılmamış bir potansiyel” gördüğünü belirtmişti.
Fakat BP, resmi bir satış süreci başlatma kararının “sermaye tahsisine yönelik disiplinli yaklaşımını yansıttığını” açıkladı.
Şirket, küresel genel merkezinin Birleşik Krallık’ta kalacağını belirtti. O’Neill, “Birleşik Krallık 100 yılı aşkın süredir bizim yuvamız olmuştur ve gelecekte de önemli bir rol oynamaya devam edecek,” dedi.
Avrupa
AB yetkilisi: Tüm Avrupa alevler içinde kalabilir

AB Acil Durum Koordinasyon Merkezi yetkilisi Maria Zuber, uzun süren sıcak hava ve yetersiz müdahale durumunda tüm Avrupa’nın yangınlarla kaplanabileceği uyarısında bulundu. Yunanistan, İtalya ve Orta Avrupa ülkeleri önümüzdeki haftalarda en büyük risk altında. Bu yılki yangın sezonunun geçen yılın rekorunu aşması bekleniyor.
Avrupa Birliği Acil Durum Koordinasyon Merkezi (ERCC) yetkilisi Maria Zuber, Financial Times gazetesine yaptığı açıklamada, önümüzdeki haftalarda Yunanistan, İtalya ve bazı Orta Avrupa ülkelerinin orman yangınlarının yayılmasına karşı en savunmasız bölgeler olduğunu söyledi.
Eş zamanlı çıkan yangınların söndürme çalışmalarını zorlaştırdığını belirten Zuber, uzun süren sıcak hava nedeniyle yangın sayısının artması ve müdahale edecek yeterli gücün bulunmaması durumunda “tüm Avrupa’nın alevler içinde kalması” riski olduğunu ifade etti.
Zuber, AB kriz merkezinin böyle bir senaryoyla başa çıkabileceği güvencesini verdi. Geçen yıl çok sayıda yangınla karşılaştıklarını ancak hepsinin üstesinden geldiklerini hatırlatan yetkili, “Tüm taleplere yanıt vereceğimizi düşünüyorum, yerine getiremesek bile..” dedi.
AB üyesi ülkeler arasında İspanya ve Fransa orman yangınlarından en ağır şekilde etkilenen ülkeler oldu.
Avrupa Orman Yangın Bilgi Sistemi’nin (EFFIS) 27 Temmuz verilerine göre İspanya’da 207 bin hektar, Fransa’da ise 90 bin hektardan fazla alan yangınlar nedeniyle kül oldu. Her iki ülkede de yangınlar halen devam ediyor.
Financial Times’ın aktardığına göre Yunanistan’ın Girit Adası’ndaki orman yangınları iki itfaiye görevlisinin hayatını kaybetmesine ve 8 bin kişinin tahliye edilmesine yol açtı.
Kuvvetli rüzgarlar nedeniyle yangınlar Kiklad Adaları’na da sıçrarken, burada da birkaç köy tahliye edildi.
Zuber, yangınların Yunanistan’a da sıçrayacağını ve Ağustos başında İtalya için tehdit oluşturacağını belirtti. ERCC verilerine göre 2026 yazı, yangın yoğunluğu açısından rekor seviyedeki 2025 yılını geride bırakabilir.
Zuber, geçen yıl yangın sezonunda 19 yardım talebi aldıklarını ve bu rekoru kırmayı beklediklerini ekledi.
World Weather Attribution araştırma grubunun verilerine göre insan kaynaklı iklim değişikliği nedeniyle Fransa’daki aşırı hava olaylarının olasılığı en az iki kat, İspanya’da ise en az 20 kat arttı.
Zuber, tehdidin boyutu nedeniyle Avrupa Birliği’nin 12 Canadair amfibi yangın söndürme uçağı sipariş ettiğini, ancak ilk teslimatların 2028’den önce beklenmediğini söyledi.
Londra Ekonomi ve Siyaset Bilimi Okulu’ndan bilim insanı Thomas Smith, “İklim ısınmaya devam ettikçe yangınları tetikleyen aşırı hava koşulları daha sık ve şiddetli hale geliyor. Bu da bu yaz gözlemlediğimize benzer büyük ve yoğun orman yangınlarının olasılığını artırıyor” açıklamasında bulundu.
Avrupa Orta Vadeli Hava Tahmin Merkezi ise önümüzdeki on yıllarda yangın riskinin hem ılıman kuşak ormanlarında hem de kuzey ormanlarında artacağını öngörüyor.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron daha önce ülkesinin İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en ağır durumla karşı karşıya olduğunu ve benzeri görülmemiş orman yangınlarıyla mücadele ettiğini açıklamıştı.
AFP haber ajansı daha sonra Fransa’nın güneybatısındaki Gironde bölgesinde bulunan Atom ve Alternatif Enerji Komiserliği’ne (CEA Cesta) bağlı nükleer araştırma merkezi yakınlarında yangınlar çıktığını duyurdu.
Dünya Basını7 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 1
Diplomasi4 gün öncePaşinyan’dan Moskova’ya demiryolu resti
Avrupa2 hafta önceBurnham resmen Birleşik Krallık Başbakanı oluyor
Dünya Basını6 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 2
Avrupa2 hafta önceAlmanya, silahlanmak için borçlanıyor
Dünya Basını7 gün önceEski NATO yetkilisi Kujat’tan nükleer kış uyarısı
Asya2 hafta önceDeepSeek kullanıcılarının özel sohbetleri Google’a sızdı
Dünya Basını2 hafta önceProf. Pape: İran savaş öncesinden daha güçlü










