Bizi Takip Edin

Amerika

Nvidia hisseleri aylar süren durgunluğun ardından ivme kazandı

Yayınlanma

Nvidia Corp. hisseleri, aylar süren durağan seyrin ardından yeniden yükselişe geçerek piyasa uzmanlarının boğa sinyali olarak nitelendirdiği dar işlem aralığından çıkış eşiğine yaklaştı. Çarşamba günü 182 dolar seviyesinden kapanan şirket hisselerinin, teknik analizlerin yakından takip ettiği 185 dolar sınırını aşması halinde yatırımcı iştahının yeniden artacağı öngörülüyor.

Nvidia Corp. hisseleri, aylardır devam eden zayıf getirilerin ardından yeniden yükseliş ivmesi yakalayarak piyasa uzmanlarının boğa sinyali olarak değerlendirdiği dar işlem aralığından çıkış noktasına yaklaştı.

Yarı iletken devinin hisseleri, son altı işlem gününde yüzde 10’un üzerinde değer kazanarak Ekim ayından bu yana en uzun süreli yükseliş serisini kaydetti.

Bu hareketlilik, hisselerin 2025 yılının Eylül ayından geçtiğimiz ayın sonuna kadar neredeyse yatay seyrettiği uzun bir durağanlık döneminin ardından geldi. Nvidia hisseleri çarşamba günkü işlemleri, teknik analiz yapan isimlerin yakından izlediği 185 dolar seviyesine yakın bir nokta olan 182 dolardan tamamladı.

Bloomberg’e konuşan BTIG Baş Piyasa Teknisyeni Jonathan Krinsky, “Nvidia’nın 185 doların üzerinde tutunması durumunda sermayenin yeniden bu alana dönmeye hazır olduğunu söyleyebilirim” değerlendirmesinde bulundu.

Krinsky, uzun vadeli eğilimin olumlu kalmaya devam ettiğini belirtti.

Krinsky’ye göre, hissenin 185 dolar seviyesinin üzerinde kalması, kağıdın dip noktasını belirlediği ve yükselişe geçmeye hazır olduğu anlamına gelecek.

Uzman, “Konsolidasyon öncesinde bir yükseliş trendi mevcut olduğu için bu yatay seyreden işlem aralığının Nvidia’nın yukarı yönlü hareketiyle çözülmesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

ABD borsaları, Başkan Donald Trump’ın İran ile yürütülen savaşta iki haftalık ateşkes ilan etmesinin ardından çarşamba günü yükseldi. Ateşkesin, tarafların kalıcı bir anlaşma için müzakereleri sürdürmesine ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına imkan tanıyacağı belirtilirken, bu durum küresel bir ekonomik kriz olasılığına dair endişeleri de hafifletti.

Nvidia, yüzde 2,2’lik artışla S&P 500 Endeksi’nde puan bazında en çok kazandıran hisse oldu.

Çip üreticisinin dar işlem aralığından çıkması yatırımcılar açısından olumlu bir gelişme olarak görülüyor.

Uzun yıllar piyasanın en iyi performans gösteren hisseleri arasında yer alan ve S&P 500 içindeki en büyük ağırlığı koruyan Nvidia, dev teknoloji şirketlerinin yapay zeka altyapısına yönelik devasa harcamalarının yakın zamanda anlamlı getiriler sağlamayacağı endişeleri nedeniyle aylardır yatay seyrediyordu.

Indiana, Fort Wayne merkezli Kingsview Partners Baş Teknik Analisti Buff Dormeier’e göre, hisselerin daha kararlı bir yükseliş yapabilmesi için 200 dolar seviyesini aşması gerekebilir.

Dormeier, “Bu yönde bir sinyal almaya başlarsak, özellikle de Nvidia’nın dev sermayeli şirketler ve genel piyasa için bir gösterge olduğu düşünüldüğünde, yeniden yükseliş yarışına dönülebilir” dedi.

Dormeier, sermaye girişinin başlaması durumunda yukarı yönlü hareket için geniş bir alan bulunduğunu ifade ederek, “Nvidia, değerleme açısından şu an geçmişte olduğundan çok daha sağlıklı görünüyor” diye konuştu.

Dormeier’in bu tespitiyle uyumlu olarak, hisse senedi şu an görece ucuz bir görünüm sergiliyor. Gelecek 12 aylık kazanç beklentisinin yaklaşık 20 katından işlem gören hisse, son 10 yıllık ortalaması olan 36 çarpanın önemli ölçüde altında bulunuyor.

Şirket, “Muhteşem Yedili” olarak adlandırılan teknoloji devleri arasında en düşük değerlemelerden birine sahipken genel S&P 500 ortalamasıyla da uyumlu hareket ediyor.

Öte yandan, Nvidia hisselerinin mevcut yükselişini sürdürememesi durumunda boğa sinyali tersine dönebilir. Piyasa uzmanları 170 dolar seviyesini de yakından takip ediyor; hisselerin bu fiyatın altına düşmesi aşağı yönlü hareketin devam edebileceği şeklinde yorumlanıyor.

Dormeier, “Nvidia yakın zamanda bu destek seviyesini ihlal etti” diyerek, “Burası, izlenmesi gereken önemli bir eşik olarak gördüğüm nokta. Eğer bu seviyenin altına inilirse ki bence bu ihtimal güçlü, hisseler 150 dolara kadar gerileyebilir” uyarısında bulundu.

Jonathan Krinsky de 170 doların Nvidia hisseleri için önemli bir seviye olduğu konusunda mutabık kalarak, hisse senedi yükseliş trendinde olsa bile ileride sıkıntılı bir sürecin yaşanabileceğini belirtti.

Krinsky, “170 dolar seviyesini bu kadar hızlı geri kazanmış olmamız bana tüm tehlikelerin geçtiği hissini vermiyor” dedi.

Krinsky, “Eğer hisse tekrar bu seviyeye döner ve altında kapanış yaparsa, bu Nvidia’nın düşüşe devam edeceğine dair daha belirgin bir sinyal olur” değerlendirmesini yaptı.

Her iki piyasa uzmanı da, özellikle genel piyasanın karşı karşıya olduğu makro baskılar nedeniyle Nvidia hisselerinin yönü hakkında kesin bir tahmin yürütmenin şu an için zor olduğu uyarısında bulunuyor. Hisse senedi, koruduğu aralık içinde yatay seyre aynı şekilde devam edebilir.

Dormeier, kısa vadeli bazda 165 doları destek, 180 doları ise direnç olarak gördüklerini ifade etti.

Uzman, “Bu seviyelerden biri kırılana kadar hisse bu aralıkta kalacaktır. Ya bir kırılma ya da bir çöküş yaşanacak. Kısa vadede, hissenin en azından o çeyrek sonu düşük seviyesinden geri döndüğünü gördük” dedi.

Amerika

Petrol fiyatlarındaki artış Pentagon bütçesini zorluyor

Yayınlanma

Küresel petrol fiyatlarındaki yükseliş nedeniyle 4 ila 6 milyar dolarlık bütçe açığıyla karşı karşıya kalan ABD Savaş Bakanlığı, askeri seyahat ve eğitim bütçelerinde kesintiye gidiyor. Kara Kuvvetleri onlarca eğitim programını iptal edip helikopter uçuş saatlerini düşürürken, Deniz ve Hava Kuvvetleri de Ortadoğu’daki operasyonel maliyetler sebebiyle bütçe sınırlarına yaklaşıyor.

Küresel petrol fiyatlarındaki yükseliş, ABD Savaş Bakanlığında (Pentagon) mali baskıyı artırarak bütçe planlamalarını zorlaştırıyor. Ordu genelinde oluşan bütçe açığı nedeniyle askeri eğitimlerin iptal edildiği, helikopter uçuş saatlerinin düşürüldüğü ve birliklerin seyahat faaliyetlerinin kısıtlandığı bildirildi.

ABC News’in Savaş Bakanlığı kayıtlarına dayandırdığı verilere göre, ordunun benzin ve jet yakıtı dahil 24 farklı yakıt türü için ödediği ortalama varil fiyatı, geçen yılın ekim ayında 154,14 dolar iken nisan ayında 195,72 dolara yükseldi. Altı ay içinde gerçekleşen yaklaşık yüzde 27’lik bu artış, yılda ortalama 80 milyon varil yakıt tüketen Pentagon’a bu yıl en az 1 milyar dolarlık öngörülemeyen ek mali yük getirdi.

Komutanlar, yakıt fiyatlarının yanı sıra personelin eğitim alanlarına taşınmasında kullanılan sivil akaryakıt ve ticari uçak bileti maliyetlerindeki artışla da mücadele ediyor. Bütçe baskısı nedeniyle nisan ayından bu yana birliklerin seyahatleri incelemeye alınırken, birçok birimin eğitim seyahatlerini azalttığı veya iptal ettiği belirtildi.

ABD Kara Kuvvetleri Sözcüsü Yarbay Orlando Howard, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, enerji piyasasındaki dalgalanmaların nakliye maliyetlerini doğrudan etkilediğini ifade etti. Howard, “Kritik operasyonları ve savaşa hazırlık seviyesini koruyabilmek adına personel ve ekipman seyahatlerinde tasarruf tedbirlerine öncelik veriyoruz” dedi.

Bütçe açığı askeri eğitim programlarını durdurdu

Sızan iç yazışmalar ve ABD’li yetkililerin verdiği bilgilere göre, 30 Eylül’de sona erecek mali yıl için 4 ila 6 milyar dolarlık bütçe açığıyla karşı karşıya kalan Kara Kuvvetleri, eğitim programlarında kesintiye gitti. Bütçe açığının nedenleri arasında Orta Doğu’daki operasyonlar, ABD’nin güney sınırındaki askeri misyonlar ve yaz aylarında asker sayısının iki katına çıkarılarak 5 bine ulaştırılması planlanan Washington’daki Ulusal Muhafız görevleri gösterildi.

Bu durumun bir sonucu olarak, aralarında sağlık personeli, istihkam birlikleri ve topçu sınıflarının da bulunduğu onlarca eğitim programı ve kurs iptal edildi. Helikopter uçuş saatlerinde kısıtlamaya gidilirken, iç yazışmalar birçok uçuş mürettebatının artık sadece yasal olarak zorunlu olan asgari uçuş sınırında kalabildiğini gösteriyor.

Yapılan iç değerlendirmeler, bütçe kesintilerinin önümüzdeki yıl Avrupa’ya konuşlandırılması planlanan ve Teksas’ta konuşlu 70 bin askerden oluşan 3. Zırhlı Kolordu gibi büyük birliklerin yetersiz eğitimle konuşlanmasına yol açabileceğini ortaya koyuyor. Hazırlanan raporda, etkilenen birliklerin savaş öncesi eğitim seviyesine dönmesinin bir yıldan fazla sürebileceği uyarısı yapıldı.

Deniz ve Hava Kuvvetleri de bütçe sınırlarına yaklaşıyor

Bütçe darboğazı sadece Kara Kuvvetleri ile sınırlı kalmıyor. Deniz Operasyonları Şefi Amiral Daryl Caudle, mayıs ayında Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komitesi’ne verdiği brifingde, Orta Doğu’daki yoğun askeri varlık nedeniyle donanmanın bütçesinin temmuz veya ağustos aylarında tükenmeye başlayacağını duyurdu. Caudle, “Orta Doğu’da büyük bir deniz gücümüz var. Çok güçlü şekilde operasyon yürütüyoruz ama bunun operasyonel bir maliyeti var. Yaz aylarında bütçe tükeneceği için temmuz ayından itibaren eğitim, operasyon ve sertifikasyon süreçlerini değiştirmek zorunda kalacağım” ifadelerini kullandı.

Hava Kuvvetleri de bütçe tahminlerinin üzerinde yakıt tüketimi kaydediyor. Hava Kuvvetleri Kurmay Başkanı General Kenneth Wilsbach, mayıs ayında senatörlere yaptığı açıklamada, bölgedeki operasyonel hareketlilik sebebiyle uçakların öngörülenden yüzde 10 daha fazla yakıt tükettiğini, bunun da ek yakıt maliyeti anlamına geldiğini belirtti.

Yıllık ortalama 227 milyon galon dizel ve 2,2 milyar galon jet yakıtı tüketen Pentagon, federal hükümetin en büyük enerji tüketicisi konumunda bulunuyor. Diğer askeri birimlere kıyasla daha küçük bir ölçeğe sahip olan Deniz Piyadeleri (Marines) ise şu an için dikkate değer bir bütçe açığı yaşamadıklarını ve eğitim kesintisine gitmediklerini bildirdi.

Okumaya Devam Et

Amerika

Trump, kömür sektörüne 700 milyon dolarlık yeni destek planlıyor

Yayınlanma

ABD Başkanı Donald Trump, kömür santrallerini desteklemek üzere yaklaşık 700 milyon dolarlık bir kaynak aktarmak için Soğuk Savaş döneminden kalma ulusal savunma yetkilerini kullanmayı planlıyor.

Konu hakkında bilgi veren bir ABD’li yetkili, Trump’ın bugün (4 Haziran) başkanlara ulusal güvenlikle ilgili endüstriler üzerinde geniş yetki veren 1950 tarihli Savunma Üretim Yasasını yürürlüğe koyacağını duyurabileceğini söyledi.

Yetkili, bu yasa kapsamında bir düzineden fazla kömür santralinin modernizasyonu, Batı Kıyısında devasa bir kömür ihracat terminali inşa edilmesi ve yeni santrallerin inşası için kurumsal fonlarla eş finansman sağlanmasının planlandığını belirtti.

700 milyon doların yarısından fazlası 13 kömür santralinin modernizasyonuna ayrılacak, 185 milyon dolar Alaska, Maryland ve Batı Virginia’daki kömür tesisleri için kurumsal fonlara eş finansman sağlayacak ve 75 milyon dolar ise uzun süredir gündemde olan Kuzey Kaliforniya’daki West Gateway ihracat terminalini destekleyecek.

Söz konusu kişi, başkanın açıklamasını önceden bozmamak için isminin açıklanmaması şartıyla konuştu ve ayrıntıların hâlâ değişebileceği konusunda uyarıda bulundu.

Trump yönetimi, enerji tüketimi yüksek yapay zeka veri merkezlerini ayakta tutmak için iç talebi göz önünde bulundururken ve büyük fosil yakıt rezervlerine sahip yabancı rakipleri marjinalize etmeyi hedefliyor.

Fakat kömürün ABD’deki kullanımı sürekli bir düşüş eğiliminde. ABD Enerji Enformasyon İdaresine göre, bir zamanlar ABD’deki elektrik üretiminin yarısından fazlasını karşılayan kömür, son yıllarda bu oranın beşte birinin altına düştü.

Elektrik üreticileri, fosil yakıtların küresel ısınmaya olan etkisinden ve kırılgan küresel tedarik zincirlerine artan bağımlılıktan endişe duyarak, büyük ölçüde daha ucuz doğalgaza ve yenilenebilir kaynaklara geçiş yaptı.

Okumaya Devam Et

Amerika

Cumhuriyetçiler, veri merkezleri karşıtı tepkiyi Çin’in kışkırttığına inanıyor

Yayınlanma

ABD Temsilciler Meclisi’nde Cumhuriyetçi bir lider, Çin’den para alan kuruluşların veri merkezlerine karşı yurt içindeki muhalefeti körüklediğini ve cezalandırılması gerektiğini söyledi.

Temsilciler Meclisi Yollar ve Araçlar Komitesi Başkanı Jason Smith, bir röportajda Çin’in, Amerikan halkını yapay zeka geliştirme açısından hayati öneme sahip veri merkezlerine karşı kışkırtmak için çok sayıda kâr amacı gütmeyen kuruluşa finansman sağladığını ileri sürdü.

Kendi soruşturmalarını başlatan Smith, Hazine Bakanı Scott Bessent’ten bu kuruluşların vergi muafiyetini kaldırmasını istiyor ve hükümetin “ulusal ve iktisadi güvenliğimizi tehlikeye atan” gruplara fiilen yardım etmemesi gerektiğini savunuyor.

Smith, “Çin’in hesaplama alanında hakimiyet kurmak istediği için veri merkezlerine karşı protestolar düzenleyen ABD’li kâr amacı gütmeyen kuruluşlara gelen Çin kaynaklı paranın izini sürdük. Eğer Amerikan halkı arasında ayrılık ve kaos tohumları ekebilirlerse, yapay zeka yarışında [Amerika’yı] yavaşlatacaklar ve kazanacaklar. Tetikte olmalıyız,” dedi.

Smith’in yorumları sorulduğunda, bir Hazine sözcüsü yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Vergi muafiyeti, yabancı etkiler için bir kalkan değildir. Yabancı çıkarları ilerletmek için hayır kurumlarını kötüye kullanan kuruluşlar, yasalarımızı, demokrasimizi ve halkın güvenini sarsmaktadır.”

ABD’deki kâr amacı gütmeyen kuruluşlara karşı yasal işlem başlatılması önemli bir adım ve teknoloji sektörünün iç muhalefeti aşmasına yardımcı olacak.

Hukuk uzmanları ayrıca bunun, Trump yönetiminin vergi kanununu siyasi amaçlar için bir silah olarak kullanmasının bir başka örneği olabileceği konusunda uyarıyor.

Vergi Mükellefleri Hakları Merkezi’nin yönetici direktörü Nina E. Olson, “İnsanlar, hoşlanmadıkları fikirlerin veya vergi mükelleflerinin peşine düşmek için vergi kanununu veya IRS’i [İç Gelir Servisi] kullanmadan önce iki kez düşünmelidir. Bu, vergi dairesine karşı güvensizliği besler ve mevzuata uyumu olumsuz etkiler… ve iktidardan düştüğünüzde aleyhinize kullanılabilir,” dedi.

Smith daha önce, Şanghay’da yaşayan eski teknoloji devi ve ABD vatandaşı Neville Roy Singham’dan aldıkları bağışlar nedeniyle BreakThrough News ve Tricontinental haber sitelerinin yanı sıra aktivist grup The People’s Forum’u hedef almıştı.

Smith, talep ettiği iç mali kayıtları teslim etmeyi reddederlerse bu gruplara mahkeme celbi göndereceği tehdidinde bulunmuştu.

Politika yapıcılar, ülke genelinde ortaya çıkan devasa yeni veri merkezlerine yönelik halkın endişesiyle boğuşuyor.

Geçen yılın sonundan bu yana en az 14 eyalet, bu tesisler için kısıtlamalar veya yasaklar önerdi.

Ülke genelinde ise onlarca belediye bunları çoktan yürürlüğe koydu.

Gallup’a göre, Amerikalıların yaklaşık 10’da 7’si artık yakınlarında yapay zeka veri merkezlerinin inşasına karşı çıkıyor.

Teknoloji şirketleri, yaklaşan yapay zeka patlamasını desteklemek için 2030 yılına kadar yaklaşık 7 trilyon dolarlık yeni fiziksel altyapı yatırımını hedefliyor.

Bazı Kongre üyeleri ve uzmanlar, yeni hükümet engellerinin ilerlemeyi durdurabileceğinden ve Çinli teknoloji firmalarıyla rekabet eden ABD’yi zayıflatabileceğinden endişe ediyor.

Smith, veri merkezlerine yönelik iç muhalefet hakkında, “Bunun kesinlikle yabancı aktörler tarafından kışkırtıldığına inanıyorum,” dedi.

Eleştirmenler, veri merkezlerine yönelik iç direniş için, kamu hizmetleri fiyatları ve çevre üzerindeki etkileri de dahil olmak üzere bir dizi başka açıklamaya işaret etti.

Anketler, birçok Amerikalının, işlerini kaybetme korkusu ve diğer birçok endişe nedeniyle, yapay zekadan fayda göreceklerine henüz ikna olmadıklarını gösteriyor.

Smith, veri merkezi muhalefetinden doğrudan Çin’i sorumlu tutan şu ana kadar en üst düzey Cumhuriyetçi gibi görünüyor, ancak son zamanlarda birkaç kişi daha benzer iddialarda bulundu. 

İçişleri Bakanı Doug Burgum geçen hafta, veri merkezi muhalefetini körüklemede “yabancı kaynaklı propaganda”nın rolünden bahsetti ve “Shark Tank” programından milyarder Kevin O’Leary, Utah’ta 40.000 dönümlük bir veri merkezine karşı çıkan muhalefetten Çin Komünist Partisi’ni sorumlu tuttu.

Bitcoin Policy Institute de geçen ay, İsviçreli, İngiliz ve Çinli milyarderlerin “veri merkezi karşıtı kampanyayı yönlendiren” gruplara aktardığı milyarlarca doları ortaya koyan bir rapor yayınladı.

Bu rapor, birçok iddianın temelini oluşturuyor. Wired da geçen ay, ABD kolluk kuvvetlerinin “teknoloji karşıtı aşırılıkçılığı” soruşturduğunu bildirdi.

Smith, yapay zeka rekabetinin öneminin Hazine Bakanlığı’nın harekete geçmesi gerektiğini gösterdiğini savunuyor ve komitenin bulgularının sonuçlarını kamuoyuna duyurmak için baskı yapacağını söylüyor.

Smith, “Tetikte olmalıyız. Bunu kamuoyuna duyurmaya devam edeceğiz, çünkü bu delilik,” dedi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English