Bizi Takip Edin

Diplomasi

AB-Güney Kore zirvesi başlıyor

Yayınlanma

Güney Kore, ticaret, ekonomi ve savunma konularını ele alacak olan bir zirvede AB temsicileri ile bir araya geliyor.

AB, küresel çalkantıların arttığı bir dönemde uluslararası müttefikler ararken Asya-Pasifik’te kendisine önemli bir ortak bulmuş görünüyor.

Brüksel ve Seul teknoloji, savunma ve sanayi alanlarındaki bağları güçlendirmek üzere bugün (10 Haziran) üst düzey bir toplantı düzenliyor.

Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae Myung, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Avrupa Konseyi Başkanı António Costa ile iki saatten fazla sürecek bir görüşme gerçekleştirecek.

Bu, son üç yıldır düzenlenen ilk zirve niteliğinde. Avrupa Dış İlişkiler Konseyi’nde analist olan Alexander Lipke, POLITICO’ya verdiği demeçte, “Zirve, AB için riskleri azaltmada hayati öneme sahip bir ortak olan Güney Kore ile ekonomik güvenlik işbirliğini derinleştirmek için önemli bir fırsat sunuyor,” dedi.

Temel hedeflerden biri, ticaret, yatırım ve ekonomik güvenlik alanlarında daha iyi işbirliği yapmak için yeni bir rekabet gücü ortaklığı başlatmak olacak. Bu tür devam eden diyaloglar sadece Japonya ve Hindistan ile var.

İki taraf ayrıca geçen yıl müzakere edilen bir dijital ticaret anlaşmasını imzalayacak.

Fakat görüşmelerin büyük bir kısmı savunma konusuna odaklanacak. Güney Koreli silah üreticileri, hızla yeniden silahlanan Avrupa için giderek daha önemli hale geldi. İki taraf Kasım 2024’te bir güvenlik ve savunma ortaklığı imzaladı.

Güney Koreli şirketler, Rusya’yı caydırmak için hazır silah satın almaya yarışan Avrupa orduları için önemli tedarikçiler haline geldi ama aynı zamanda köklü AB silah üreticileriyle de rekabet edebilirler.

Kore silahlarının en büyük alıcısı, 362 adet K9A1 Thunder kundağı motorlu obüs, 360 adet K2 Black Panther tankı, 288 adet K239 Chunmoo roketatar ve 48 adet FA-50 hafif savaş uçağı için milyarlarca dolarlık anlaşmalar imzalayan Polonya oldu.

Polonya, 2022 ile 2024 yılları arasında Güney Kore’nin silah ihracatının neredeyse yarısını oluşturdu; teslimat hızı, ABD’li rakiplerin karşılayamadığı önemli bir faktördü.

Romanya da o zamandan beri 54 adet K9 obüs ve 36 adet K10 mühimmat ikmal aracı satın alarak bir başka büyük müşteri haline geldi. Anlaşma, Hanwha Aerospace’in Romanya’da üretim tesisleri kurmasını da içeriyordu.

Koreli firmalar ayrıca büyük ölçüde K9 obüsleri için Estonya, Norveç ve Finlandiya’ya da satışlar gerçekleştirdi.

Paris merkezli Stratejik Araştırma Vakfı’nda araştırmacı olan Kévin Martin, “2014’te Rusya’nın Kırım’ı ilhak etmesinin ardından, Baltık ve Doğu Avrupa ülkeleri yetenek ihtiyaçlarını yeniden değerlendiren ilk ülkeler oldu,” dedi.

Martin, K9’un piyasadaki taleplerini karşılayan az sayıdaki topçu sisteminden biri olduğunu belirtti.

Güney Kore menşeli teçhizatın cazip olmasının nedenleri arasında hızlı teslimat, Avrupa ülkelerinin operasyonel gereksinimlerini karşılama ve NATO standartlarına uygunluk yer alıyor.

Ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump’ın ülkesinin Avrupa kıtasıyla olan geleneksel güvenlik ilişkilerini sorgulaması nedeniyle, Avrupa’da ABD’ye aşırı bağımlılık konusundaki endişelerin artması sayesinde Güney Kore pazar payını artırıyor.

Güney Kore, 150 milyar avroluk yeni “Avrupa için Güvenlik Eylemi” (SAFE) silah kredisi programından faydalanabilir. 

Ne var ki bloğun kendi sanayisini destekleme baskısı nedeniyle, üçüncü ülke şirketleri program tarafından finanse edilen silah sistemlerinin nihai değerinin yalnızca yüzde 35’ini oluşturabilir.

Bir AB yetkilisi, “Üye devletler SAFE fonlarını nasıl harcayacaklarına büyük ölçüde karar verdiler ve şu anda bu fonlar için alım süreçlerini başlatıyorlar,” dedi.

Güney Kore, daha fazla katılım imkanı sağlayacak özel bir anlaşmaya ilgi duyuyordu ama bu konuda bir anlaşma sağlanamadı.

AB Savunma Komiseri Andrius Kubilius da salı günü Güney Kore’nin gelecekte bir Avrupa Savunma Birliğine katılma olasılığını gündeme getirdi.

Birlik, kıtanın savunma ve askeri sanayi komplekslerini daha sıkı bir şekilde entegre etmek için henüz emekleme aşamasında olan bir fikir.

Kubilius, POLITICO’ya verdiği demeçte, böyle bir yapıya katılımın “teorik olarak” Güney Kore’nin yanı sıra Birleşik Krallık, Norveç ve Ukrayna gibi diğer ülkelere ve muhtemelen Kanada ve Türkiye’ye de açık olabileceğini söyledi.

Savunma birliği önerisinin ne zaman sunulacağının henüz belirsiz olduğunu ama bunun temmuz ayı başında Ankara’da yapılacak NATO zirvesinden sonra olabileceğini belirtti.

Seul’ün çelik meselesini gündeme getireceği de vurgulanıyor. Financial Times’ta (FT) yer alan habere göre, Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae Myung, Leyen ve Costa ile yapacağı görüşmede daha iyi bir anlaşma sağlaması yönünde iç baskı altında.

Brüksel ile Seul, Avrupa’nın zor durumdaki çelik endüstrisini kurtarma çabalarının bir parçası olarak, düşük gümrük vergili çelik ithalat kotalarını yarıya indirme ve geri kalan ithalatlara uygulanan vergileri yüzde 50’ye çıkarma yönündeki AB kararı konusunda anlaşmazlık yaşıyor.

Kore Uluslararası Ticaret Birliği’nin ticaret araştırma başkanı Cho Sung-dae, “Kore, sadece çelik meselesiyle sınırlı kalmayıp çeşitli görüşmelerde AB ile tutarlı ve aktif bir şekilde işbirliği yapmıştır, ancak bu çabalar dikkate alınmamıştır,” dedi.

Bir AB yetkilisi, Brüksel’in Lee’nin gelişinden önce çelik konusunda bir anlaşmaya varmayı umduğunu, ancak bunun mümkün olmadığının ortaya çıktığını söyledi.

Bu önlemler öncelikle Çin çelik ihracatının etkisini sınırlamayı amaçlıyor ama AB ticaret kuralları gereği bu önlemlerin tüm ülkelere uygulanması gerekiyor.

Yüzde 50’lik oran, ABD’nin uyguladığı gümrük vergisi düzeyine denk geliyor.

Bir AB yetkilisi, Güney Kore’nin Ukrayna’ya destek sunan “güvenilir bir ortak” olmaya devam ettiğini vurguladı. Yetkili, bu Asya ülkesinin batarya üretimi ve kritik minerallere yönelik yatırımlar konusunda hayati bir müttefik olmaya devam ettiğini belirtti.

Güney Kore, AB ile bir savunma ve güvenlik ortaklığı anlaşması imzalamış ve Horizon araştırma programına katılmıştır.

Diplomasi

Macron ile Trump, enerji alanında ateşkes önerilerini görüştü

Yayınlanma

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ABD Başkanı Donald Trump ile Ukrayna ve Rusya arasında enerji sektörüne yönelik saldırılara ilişkin bir ateşkes sağlanmasını amaçlayan girişimleri görüştüğünü söyledi.

Görüşmenin ardından gazetecilere konuşan Macron, iki liderin çatışma konusunda “çok iyi” ve “çok yapıcı” bir görüşme yaptıklarını ve Kiev’in savunmasını güçlendirmesine yardım edilmesi gerektiği konusunda mutabık kaldıklarını belirtti.

Macron şöyle konuştu:

“Ukrayna ve Rusya konusunda uzun bir görüşme yaptık; savunma açısından kilit öneme sahip bir konu olduğu için, Ukraynalı dostlarımıza önleme füzeleri konusunda daha hızlı ve daha güçlü bir şekilde yardım etmemiz gerektiği üzerinde durduk.”

Ayrıntılara girmeden Macron, ikilinin enerji sektörüne yönelik saldırıların durdurulması fikrine de odaklandığını belirtti.

Fransız lider bu konuyu pazartesi günü ilerleyen saatlerde Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy ile yapacağı görüşmede gündeme getireceğini de eklemişti.

Fransız lider, savaşın Avrupa genelinde güvenliği etkilemeye devam etmesi nedeniyle Ukrayna’nın enerji sistemine yardım etmenin bir öncelik olmaya devam ettiğini ve Birleşmiş Milletler’de düzenlenecek yıllık liderler toplantısı sırasında bu konuda ilerleme kaydedilmesini umduğunu belirtti.

Zelenskiy de Macron ile bir görüşme yaptığını bildirdi ve görüşmelerin güvenlik konusuna ve Ukrayna için bir “kış destek paketi” hazırlıklarına odaklandığını belirtti.

Zelenskiy’e göre, Ukrayna, AB kredisi kapsamında sağlanan finansmanla ek SAMP/T hava savunma sistemleri ve bunlara ait füzeleri temin etmeye hazır.

Ayrıca, Ukrayna ve ortaklarının bu sistemlerin ve mühimmatlarının Ukrayna’da üretilmesi olasılığı üzerinde çalıştıklarını ve ortak FREYJA anti-balistik füze programı üzerinde de çalıştıklarını belirtti.

Zelenskiy, bu çalışmaların ilk sonuçlarını bu yıl içinde almayı beklediğini söyledi.

Macron, “Rusya’nın Ukrayna’nın enerji altyapısına yönelik saldırıları, milyonlarca ailenin ısınma ve elektrikten mahrum kalmasına yol açma tehlikesi taşıyor. Fransa, kış boyunca Ukrayna’ya destek verecek ve G7 ülkeleri de enerji sektöründe destek sağlayacak,” dedi.

Macron’a göre Fransa, radar ve önleme füzeleri tedarikine yönelik bir sözleşme de dahil olmak üzere Ukrayna’nın hava savunmasını güçlendiriyor.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

G7, İran’ı “Husilere silah sağlamayı durdurmaya” çağırdı

Yayınlanma

G7 dışişleri bakanları İran’a, Yemen’deki Ensarullah milislerine (Husiler) sağladığı silah ve desteği sonlandırması çağrısında bulundular.

Bakanlar, bu durumun uluslararası ticareti baltalama ve küresel istikrarsızlığa yol açma riski taşıyan tehlikeli bir tırmanma eğilimi oluşturduğunu belirttiler.

ABD, Almanya, Birleşik Krallık, Fransa, İtalya, Japonya ve Kanada dışişleri bakanları, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun yan etkinlikleri kapsamında düzenlenen toplantının ardından açıklama yaptılar.

G7 ülkeleri yaptıkları açıklamada, “Yemen’de ve Suudi Arabistan Krallığı’na karşı Husi milisleri tarafından gerçekleştirilen kabul edilemez saldırıları en şiddetli şekilde kınıyoruz,” dediler.

Açıklama şöyle devam etti:

“Husileri, tüm askeri eylemleri, sivil gemilere yönelik tüm tehdit ve saldırıları derhal durdurmaya ve iyi niyetle siyasi sürece geri dönmeye çağırıyoruz.”

Bakanlar, “Gelecekte de Yemen’in meşru hükümetine desteğimizi sürdürecek ve Yemen’in birliği, egemenliği, bağımsızlığı ve toprak bütünlüğüne olan güçlü bağlılığımızı yeniden teyit edeceğiz,” dediler.

İran, daha önce Ensarullah’a silah sağladığını reddetmiş ve onlara yalnızca siyasi destek verdiğini belirtmişti.

Bu arada, AFP haber ajansı, Yemen direnişi yanlısı medya kaynaklarına atıfta bulunarak, Suudi Arabistan’ın Yemen’in stratejik Kızıldeniz liman kenti Muha’ya düzenlediği hava saldırılarında en az altı kişinin öldüğünü bildirdi.

Ensarullah’ın bu ayın başlarında Suudi yanlısı güçlerden ele geçirdiği şehre düzenlenen saldırıda ölenler arasında iki çocuk ve bir kadın da bulunurken, sekiz kişi yaralandı.

Yemen hükümetini destekleyen Suudi Arabistan, bildirilen hava saldırıları hakkında henüz bir açıklama yapmadı.

BM, Yemen’in Kızıldeniz kıyılarında çatışmaların aniden şiddetlenmesi nedeniyle toplamda 120.000’den fazla Yemenlinin yerinden edildiğini tahmin ediyor.

Bu ayın başlarında, Yemen’in yoğun nüfuslu bölgelerinin çoğunu zaten ele geçirmiş olan Ensarullah milisleri, Kızıldeniz’in güney kısmının Aden Körfezi’ne ve daha geniş Hint Okyanusu’na aktığı dar bir deniz geçidi olan Bab el-Mendeb’in kontrolünü ele geçirdi.

İngiltere Başbakanı Andy Burnham, Birleşik Krallık’ın Suudi Arabistan’a, Kıbrıs’taki RAF Akrotiri üssünde konuşlanmış tek bir İngiliz uçağı olan Voyager’ın da dahil olacağı “savunma amaçlı havada yakıt ikmali” desteği sağlayacağını açıkladı.

Bir diplomatik kaynak AFP’ye, Fransa’nın da destek sözü verdiğini ve “tamamen savunma amaçlı bir yaklaşım” yoluyla Suudi enerji altyapısının “güvenliğini sağlama” konusunda çalışmaya hazır olduğunu belirtti.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

ABD, Grönland’da iki yeni askeri üs açacak

Yayınlanma

ABD, Grönland’ın güneyinde Soğuk Savaş döneminden kalma bir askeri üssü yeniden faaliyete geçirmeyi ve şu anda Danimarka köpek kızağı devriyesi tarafından kullanılan doğu kıyısında bir başka üs kurmayı planlıyor.

Reuters’a bilgi veren kaynaklara göre, söz konusu yerler, 1950’lerde ABD’nin Bluie West One askeri üssünü kapatmasından bu yana nüfusu hayli azalan Narsarsuaq ile Danimarka özel kuvvetleri birimi olan Sirius Köpek Kızak Devriyesi tarafından kullanılan bir askeri karakol olan Mestersvig.

Danimarka, Grönland ve ABD’nin, salı günü (22 Eylül) New York’ta düzenlenecek Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yeni anlaşmalarını imzalamaları bekleniyor.

Anlaşmanın metni henüz kamuoyuna açıklanmadı. Anlaşma hakkında bilgi sahibi olan ve isimsiz kalmak koşuluyla konuşan üç kişi, ayrıntıların anlaşma imzalanana kadar kesinleşmeyeceğini belirtti.

Bir Beyaz Saray sözcüsü, anlaşmanın ayrıntıları hakkında yorum yapmaktan kaçındı ve salı günü imzalanacak olan anlaşmanın “Grönland ve Amerika Birleşik Devletleri’nin güvenliğini sağlayacağı ve koruyacağı” yönündeki daha önceki açıklamayı yineledi.

ABD ile Danimarka arasında Grönland anlaşması

Danimarka, bu anlaşmanın Arktik güvenliğini yalnızca ABD ve Danimarka’ya bırakmak yerine, NATO’nun denetimi altına aldığını belirtiyor.

Anlaşma, uzun süredir ABD’nin Grönland’ı kontrol etmesini istediğini belirten ve zaman zaman bu yarı özerk Danimarka toprağını ele geçirmek için askeri veya iktisadi güç kullanma olasılığını da masaya koyan ABD Başkanı Donald Trump’ın aylar süren baskısının ardından geldi.

Ocak ayında zirveye ulaşan Trump’ın tehditleri, NATO içinde bir diplomatik krize yol açmış ve Danimarka ile Grönland’ı, bu baskıyı hafifletmek amacıyla Washington ile müzakerelere itmişti.

Soğuk Savaş döneminde ABD, Grönland’da 17 askeri üs ve 10.000’den fazla personel bulunduruyordu.

Günümüzde ise sadece Pituffik Uzay Üssü kalmış durumda ve burada yaklaşık 150 ABD askeri personeli görev yapıyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English