Avrupa
AB “temiz sanayi” paketini açıkladı

AB yürütme organı, Avrupa’nın çevreyi en çok kirleten endüstrilerinin yeşil dönüşüme ulaşmasına yardımcı olacak planları ortaya koydu ama şirketlerden çevresel raporlama taleplerini azaltırken, iklim hedeflerinde rotasını koruyacağında ısrar etti.
Çarşamba günü “temiz sanayi anlaşmasını” yayınlayan Avrupa Komisyonu, çelik ve çimento gibi kirletici endüstrilerin net sıfır emisyon geleceğine geçiş yapmalarına yardımcı olacak ve elektrikli araç şarj noktaları üreten şirketler gibi “temiz teknoloji” şirketlerini destekleyecek bir planı olduğunu söyledi.
Komisyon dört ana hedefi ön plana çıkarıyor: yatırım yoluyla endüstriyel yenilikçiliğin teşvik edilmesi, düzenleyici yüklerin azaltılması, yüksek enerji fiyatlarının düşürülmesi ve yeni ticaret anlaşmaları yoluyla küresel rekabet gücünün artırılması için çaba gösterilmesi.
Komisyon ayrıca işletmeler ve tüketiciler için enerji faturalarını düşürmeyi amaçlayan bir planın yanı sıra küçük ve orta ölçekli işletmeler için çevresel raporlama gerekliliklerini gevşetmeye yönelik tartışmalı öneriler de yayınladı.
“Deregülasyon değil, uygulamaya geçiş”
Temiz sanayi anlaşması, AB’nin 2040 yılına kadar emisyonları %90 oranında azaltma hedefini teyit ediyor ve rüzgar santralleri ve diğer altyapı için daha hızlı izinler ve Avrupa’da üretilen temiz teknolojiyi desteklemek için kamu ihale kurallarının değiştirilmesi de dahil olmak üzere “yeşil geçişi” hızlandırmak için 40 farklı önlemi açıklıyor.
Avrupa Komisyonu’nun yeşil dönüşümden sorumlu başkan yardımcısı Teresa Ribera, “Temiz sanayi anlaşmasının Avrupa’nın iklim kriziyle mücadele için bir iş planı olduğunu düşünüyoruz,” dedi.
Ribera, AB’nin yeşil dönüşümde rotayı tersine çevirdiği yönündeki eleştirileri ise reddetti. Ribera, “Deregülasyon yapmıyoruz. Aksine uygulama aşamasına geçiyoruz,” iddiasında bulundu.
Komisyon, 100 milyar avroluk yeni ve yeniden düzenlenmiş kamu fonlarıyla yeni bir endüstriyel karbonsuzlaştırma bankası oluşturacağını ve bunun dolaylı olarak özel sektörden 400 milyar avro kaldıraç sağlayabileceğini söyledi.
Leyen, bu sadeleştirmenin rekabetçiliği yeniden tesis etmenin anahtarı olduğunu belirterek, Avrupalı firmalara yılda yaklaşık 6 milyar avro tasarruf sözü verdi.
Avrupa Yatırım Bankası (EIB) için, şebeke bileşeni üreticilerine garantiler sağlanması da dahil olmak üzere, üretimi artırmalarına olanak tanıyan daha büyük bir rolün ana hatları da çizildi. Uzmanlar, iklim hedeflerine ulaşmak için geniş elektrik şebekeleri ağları inşa etmek üzere yüz milyarlarca küresel yatırıma ihtiyaç olduğunu söylüyor.
Avrupa Komisyonu, devlet yardımlarında da değişiklik yapacak
Rekabet politikasına da liderlik eden Ribera, yenilenebilir enerji ve endüstriyel dekarbonizasyonu hızlandırmak için haziran ayına kadar AB’nin devlet yardımı kurallarında değişiklik sözü verdi.
Aralık ayında bürokrasiyi azaltma gündemiyle göreve başlayan yeni Avrupa Komisyonu, eş zamanlı olarak küçük şirketler için çevresel raporlama ve durum tespiti kurallarının gevşetilmesine ilişkin ayrıntıları yayınladı ve sadece 2023 ve 2024’te kabul edilen yasaları geniş kapsamlı bir şekilde yeniden gözden geçirdi.
Önerileri sunan Komisyon üyeleri, Avrupa’nın yeşil dönüşümünü zayıflatmadıklarını, aksine işletmeleri dönüşüme katılmaya ve yeni bir jeopolitik gerçekliğe uyum sağlamaya teşvik ettiklerini savundular.
Sanayi stratejisinden sorumlu komisyon üyesi Stéphane Séjourné, “Avrupa kendini nasıl reforme edeceğini biliyor,” dedi. Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei’nin kısa bir süre önce bürokrasiyi azaltmanın bir sembolü olarak Elon Musk’a verdiği elektrikli alete atıfta bulunan komiser, “Elektrikli testeremiz yok. Ama bu işe öncülük eden yetkin insanlarımız var,” dedi.
AP milletvekili: Çevre mevzuatına dokunmak tabu olmamalı
Komisyon, 2023 yılında yürürlüğe girecek olan kurumsal sürdürülebilirlik raporlama yönergesinin iki yıl süreyle dondurulmasını ve küçük işletmelerin muaf tutulmasına ilişkin detaylı istişarelerin sürdürülmesini önerdi.
Benzer şekilde yetkililer, 1.000’den fazla çalışanı olan şirketlerin ürünlerinin çevre ve insan hakları üzerindeki etkilerini değerlendirmelerini gerektiren kurumsal sürdürülebilirlik durum tespiti direktifinin de, komisyon küçük şirketlerin yükünü hafifletmeye çalışırken bir yıl erteleneceğini söyledi.
KOBİ’ler halihazırda direktifin gerekliliklerinden muaf olsa da, birçoğu büyük şirketlere tedarik sağladıkları için külfetli kurallara takılacaklarını söylüyor.
Avrupa Parlamentosu’ndaki (AP) en büyük grup olan merkez sağ Avrupa Halk Partisi’nin (EPP) enerji ve endüstri sözcüsü Christian Ehler, çevre mevzuatının daha da basitleştirilmesinin “bir tabu olmaması gerektiğini” ve “geçmiş görev döneminden kalan bazı [diğer] çevre mevzuatının yeterli olup olmadığını düşünmemiz gerektiğini” söyledi.
Karbon vergisinde esneklik Avrupalı küçük ithalatçıları rahatlatacak
Bürokrasiyi azaltma gündemi, AB’nin karbon sınırı ayarlama mekanizmasına da genişletildi. Bu mekanizma, bloğa çelik, demir, alüminyum ve diğer “kirletici” ürünleri ithal eden şirketlerin karbon tarifesi ödemesini ve AB üreticileriyle fiyat farklılıklarını dengelemesini gerektiriyor.
Komisyon, en küçük ithalatçıları vergiden muaf tutacağını, bu önlemin ithalatçıların %90’ını, yani yaklaşık 190.000 şirketi etkileyeceğini ve yine de emisyonların %99’unu kapsayacağını söyledi.
Temiz sanayi anlaşması, 2040 yılına kadar yılda 260 milyar avro tasarruf sağlamayı amaçlayan bir “uygun fiyatlı enerji eylem planı” ile birlikte yayınlandı.
Çevre savunucuları faturaların azaltılması ve elektrifikasyonun hızlandırılmasına yönelik girişimleri memnuniyetle karşılarken, yurtdışında sıvılaştırılmış doğal gaz ihracat tesislerinin inşasına fon sağlanması önerisi karşısında endişelerini dile getirdiler.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen Antwerp’te yaptığı açıklamada iş dünyasına seslenerek, “Önünüzde çok fazla engel olduğunu biliyorum. Yüksek enerji fiyatları ve aşırı düzenleyici yükler üretim maliyetlerini artırdı. Bu durumu tersine çevirmeliyiz; Temiz Sanayi Anlaşması’nın temel amacı budur,” dedi.
Amerikan ve Çinli şirketlerden tepki
Öte yandan Çinli ve Amerikalı endüstri grupları, Avrupa Komisyonu’nun yeni temiz sanayi planında kamu ihalelerine teklif veren AB şirketlerini kayırmaya yönelik önerisini kınayarak, bunun ayrımcı olacağını ve bloğun ekonomisini karbonsuzlaştırma çabalarını engelleyeceğini savundu.
Temiz Sanayi Anlaşması, stratejik sektörlerde “Avrupa tercih kriterlerinin” önümüzdeki yıl bloğun Kamu İhale Çerçevesi’nin revizyonuna dahil edileceğini belirtiyor.
Çin’in AB Ticaret Odası’ndan (CCCEU) bir sözcü Euractiv’e yaptığı açıklamada Brüksel’in önerisinin yabancı firmalara karşı ayrımcılığı yasaklayan Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kurallarını ihlal etme riski taşıdığını söyledi.
Ayrıca Brüksel ile Pekin arasında zaten gergin olan ticari ilişkileri daha da kötüleştirebileceği uyarısında bulundular.
Sözcü, “Çin birçok stratejik sektörde kilit bir oyuncu olduğu için, bu tercihler Çinli firmaları dezavantajlı duruma düşürebilir, ticari gerilimleri tırmandırabilir ve DTÖ ilkelerini potansiyel olarak ihlal edebilir,” dedi.
AB’deki Amerikan Ticaret Odası (AmCham EU) da benzer şekilde Komisyonun önerisinden “endişe duyduğunu” belirtti.
“Güvenilir ortakların erişiminin kısıtlanması endüstriyel karbonsuzlaştırmayı yavaşlatacak, maliyetleri artıracak ve temiz geçişin verimliliğini azaltacaktır,” diyen AmCham EU, yine de Anlaşmanın AB’nin karbonsuzlaştırma çabalarına “önemli bir katkı” olduğunu ekledi.
Karbonsuzlaştırmada “Avrupa’da üretim” kriteri
Kamu İhale Çerçevesinin revizyonu, Komisyon tarafından önerilen ve önümüzdeki yıllarda AB firmalarının lehine olacak tek mevzuat değişikliği değil.
Her ne kadar Anlaşma’nın kendisinde yer almasa da, çarşamba günü yayınlanan Komisyon basın açıklamasında, hem özel hem de kamu alımlarında “Avrupa’da üretilme kriterlerinin” yaklaşmakta olan Endüstriyel Karbonsuzlaştırma Hızlandırıcı Yasası’na dahil edileceği belirtildi.
AB’nin yeşil teknolojilerine yönelik iç talebi artırmayı amaçlayan yasanın bu yılın son üç ayında resmen teklif edilmesi bekleniyor.
Euractiv’e konuşan bir AB yetkilisi yasaya atıfta bulunarak “Ürünün nerede üretildiği önemli olacak,” dedi.
Avrupa
BP, Birtanya’daki Kuzey Denizi faaliyetlerini satışa çıkardı

BP, Birleşik Krallık’taki Kuzey Denizi faaliyetlerini satışa çıkardı; bu hamle, dev petrol şirketinin bu havzada 60 yılı aşkın süredir devam eden üretimine son verecek.
Genel müdür Meg O’Neill şunları söyledi:
“Kuzey Denizi, Birleşik Krallık’ın enerji sistemi için hâlâ vazgeçilmez bir unsurdur. Fakat portföyümüzü odaklayıp sermayemizi en yüksek değerli fırsatlara yönlendirirken, Kuzey Denizi faaliyetlerimizin başka bir şirketin bünyesinde daha iyi bir konuma geleceğine inanıyoruz.”
Bu yılın başlarında BP, faaliyetleri için yaklaşık 2 milyar sterlinlik bir anlaşma konusunda Ithaca Energy ile ileri düzey görüşmeler yürütmüş ama bir anlaşmaya varılamamıştı.
İngiliz petrol devi şu anda Kuzey Denizi’nde beş merkez işletiyor, 1.100 kişiyi istihdam ediyor ve günde 100.000 varilin biraz altında petrol ve gaz üretiyor.
BP, bölgede önemli bir bağımsız faaliyete sahip son büyük petrol şirketlerinden biri; diğerleri ise varlıklarını ya birleştirdi ya da satışa çıkardı.
Bu haber, yeni başbakan Andy Burnham’ın ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı telefon görüşmesinin ardından Kuzey Denizi’ndeki sondaj çalışmalarına “pragmatik” bir yaklaşım sergileyeceğine söz vermesinin ardından geldi.
Burnham bu hafta yaptığı açıklamada, “Orada bir kaynak var. İnsanlar zor durumda iken bunu görmezden gelemeyiz,” dedi.
O’Neill, göreve başladıktan kısa bir süre sonra Kuzey Denizi’nde “henüz kullanılmamış bir potansiyel” gördüğünü belirtmişti.
Fakat BP, resmi bir satış süreci başlatma kararının “sermaye tahsisine yönelik disiplinli yaklaşımını yansıttığını” açıkladı.
Şirket, küresel genel merkezinin Birleşik Krallık’ta kalacağını belirtti. O’Neill, “Birleşik Krallık 100 yılı aşkın süredir bizim yuvamız olmuştur ve gelecekte de önemli bir rol oynamaya devam edecek,” dedi.
Avrupa
AB yetkilisi: Tüm Avrupa alevler içinde kalabilir

AB Acil Durum Koordinasyon Merkezi yetkilisi Maria Zuber, uzun süren sıcak hava ve yetersiz müdahale durumunda tüm Avrupa’nın yangınlarla kaplanabileceği uyarısında bulundu. Yunanistan, İtalya ve Orta Avrupa ülkeleri önümüzdeki haftalarda en büyük risk altında. Bu yılki yangın sezonunun geçen yılın rekorunu aşması bekleniyor.
Avrupa Birliği Acil Durum Koordinasyon Merkezi (ERCC) yetkilisi Maria Zuber, Financial Times gazetesine yaptığı açıklamada, önümüzdeki haftalarda Yunanistan, İtalya ve bazı Orta Avrupa ülkelerinin orman yangınlarının yayılmasına karşı en savunmasız bölgeler olduğunu söyledi.
Eş zamanlı çıkan yangınların söndürme çalışmalarını zorlaştırdığını belirten Zuber, uzun süren sıcak hava nedeniyle yangın sayısının artması ve müdahale edecek yeterli gücün bulunmaması durumunda “tüm Avrupa’nın alevler içinde kalması” riski olduğunu ifade etti.
Zuber, AB kriz merkezinin böyle bir senaryoyla başa çıkabileceği güvencesini verdi. Geçen yıl çok sayıda yangınla karşılaştıklarını ancak hepsinin üstesinden geldiklerini hatırlatan yetkili, “Tüm taleplere yanıt vereceğimizi düşünüyorum, yerine getiremesek bile..” dedi.
AB üyesi ülkeler arasında İspanya ve Fransa orman yangınlarından en ağır şekilde etkilenen ülkeler oldu.
Avrupa Orman Yangın Bilgi Sistemi’nin (EFFIS) 27 Temmuz verilerine göre İspanya’da 207 bin hektar, Fransa’da ise 90 bin hektardan fazla alan yangınlar nedeniyle kül oldu. Her iki ülkede de yangınlar halen devam ediyor.
Financial Times’ın aktardığına göre Yunanistan’ın Girit Adası’ndaki orman yangınları iki itfaiye görevlisinin hayatını kaybetmesine ve 8 bin kişinin tahliye edilmesine yol açtı.
Kuvvetli rüzgarlar nedeniyle yangınlar Kiklad Adaları’na da sıçrarken, burada da birkaç köy tahliye edildi.
Zuber, yangınların Yunanistan’a da sıçrayacağını ve Ağustos başında İtalya için tehdit oluşturacağını belirtti. ERCC verilerine göre 2026 yazı, yangın yoğunluğu açısından rekor seviyedeki 2025 yılını geride bırakabilir.
Zuber, geçen yıl yangın sezonunda 19 yardım talebi aldıklarını ve bu rekoru kırmayı beklediklerini ekledi.
World Weather Attribution araştırma grubunun verilerine göre insan kaynaklı iklim değişikliği nedeniyle Fransa’daki aşırı hava olaylarının olasılığı en az iki kat, İspanya’da ise en az 20 kat arttı.
Zuber, tehdidin boyutu nedeniyle Avrupa Birliği’nin 12 Canadair amfibi yangın söndürme uçağı sipariş ettiğini, ancak ilk teslimatların 2028’den önce beklenmediğini söyledi.
Londra Ekonomi ve Siyaset Bilimi Okulu’ndan bilim insanı Thomas Smith, “İklim ısınmaya devam ettikçe yangınları tetikleyen aşırı hava koşulları daha sık ve şiddetli hale geliyor. Bu da bu yaz gözlemlediğimize benzer büyük ve yoğun orman yangınlarının olasılığını artırıyor” açıklamasında bulundu.
Avrupa Orta Vadeli Hava Tahmin Merkezi ise önümüzdeki on yıllarda yangın riskinin hem ılıman kuşak ormanlarında hem de kuzey ormanlarında artacağını öngörüyor.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron daha önce ülkesinin İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en ağır durumla karşı karşıya olduğunu ve benzeri görülmemiş orman yangınlarıyla mücadele ettiğini açıklamıştı.
AFP haber ajansı daha sonra Fransa’nın güneybatısındaki Gironde bölgesinde bulunan Atom ve Alternatif Enerji Komiserliği’ne (CEA Cesta) bağlı nükleer araştırma merkezi yakınlarında yangınlar çıktığını duyurdu.
Avrupa
Polonya’da Morawiecki’nin yeni hareketi ilk adımını atıyor

Hukuk ve Adalet’ten (PiS) kopan Mateusz Morawiecki’nin siyasi çevresi tarafından düzenlenen ilk büyük etkinlik, Varşova’nın Praga semtinde yapılacak.
Bu etkinlik, eski başbakan ve onlarca müttefikinin “milliyetçi-muhafazakâr” PiS ile yollarını ayırmasından sadece birkaç gün sonra gerçekleşiyor.
Bu hamle, Morawiecki’nin Avrupa Parlamentosu’ndaki (AP) Avrupa Muhafazakârları ve Reformistleri (ECR) grubunun başkanlığından da istifa etmesine yol açtı.
Kömür ateşinde pişirilmiş Kiełbasa sosislerinin önemli bir yer tutacağı için “Morawiecki’nin barbeküsü” olarak adlandırılan ve onun Rozwój Plus (Kalkınma Plus) hareketi tarafından düzenlenen konferans, Polonya muhafazakâr siyasetinde önemli bir an olacak.
Etkinlik, yeni ortaya çıkan hareketin kilit isimlerini, eski dünya satranç şampiyonu Garry Kasparov ve Polonya silahlı kuvvetlerinin eski başkomutanı General Rajmund Andrzejczak gibi konuklarla bir araya getirecek.
Etkinlik, Morawiecki’nin kampına mevcut PiS liderliğinden farklı bir siyasi vizyon sunma fırsatı verecek.
Morawiecki bu hafta şunları söyledi:
“Polonyalılar, güçlü bir Polonya için verilen mücadeleye, cüzdanlarına, işlerine, konutlarına, kalkınmaya, kimliklerine, kültürlerine, Hıristiyan inancına ve Sejm’de asılı duran haçın savunulmasına önem veriyorlar. Bunlar bizim ilkelerimiz, bu bizim inancımız.”
Tartışmalar demografi, güvenlik ve tarih politikası üzerine odaklanacak. Bu konular, Polonya-Ukrayna ilişkilerindeki son gerginlikler nedeniyle giderek daha hassas hale geliyor.
Morawiecki, Rozwój Plus’ı “uzman ve düşünce kuruluşu” olarak tanımlıyor ama bu oluşumun siyasi hedefleri giderek daha net hale geliyor.
Çarşamba günü kurulan yeni bir parlamento grubu, 40 milletvekili ve bir senatörü bir araya getirerek, müttefiklerine parlamentoda resmi bir platform ve PiS’e karşı mücadele edebilecekleri bir üs sağlıyor.
PiS’li siyasetçi ve Przemysław Czarnek’in başbakanlık kampanyasının sözcüsü Mateusz Kurzejewski, Euractiv’e verdiği demeçte, “Bu bizim için bir tehdit. Sonuçta bu, zafer şansımızı azaltan bir girişim ama bu şansı tamamen ortadan kaldırmıyor. Bu nedenle sıkı çalışmaya devam edeceğiz,” dedi.
Öte yandan Morawiecki’nin Polonya’nın sağını yeniden şekillendirip şekillendiremeyeceği henüz belirsiz.
Onet tarafından yaptırılan bir SW Research anketi, ankete katılanların %32,9’unun eski başbakanın liderliğindeki bir partiye oy vermeyi düşünebileceğini ortaya koydu.
En güçlü potansiyel destek, halihazırda sağda yer alan seçmenlerden geliyor. Şu anda PiS’e yakın olan katılımcıların %14’ü Morawiecki’yi desteklemeyi düşünebileceğini söylerken, daha sağdaki Konfederasyon’a yakın olanların %7,1’i de aynı görüşü paylaştı.
Bu girişim, iktidar kampından da sınırlı bir destek alabilir. Şu anda Donald Tusk’un AB yanlısı Yurttaş Koalisyonu’nu, Sol’u, Polonya 2050’yi veya Polonya Halk Partisi’ni destekleyen seçmenlerin yaklaşık %7,4’ü, Morawiecki liderliğindeki bir partiye oy vermeyi göz ardı etmeyeceklerini belirtti.
Başbakan Tusk’un hükümetindeki kaynaklar, PiS’teki bölünmenin kısa vadede iktidar koalisyonuna yardımcı olabileceğine inanıyor.
Bir kaynak Euractiv’e verdiği demeçte, “Özellikle de bu durum hastane skandalının etkisini hafifletmeye yardımcı olduğu için. Bugün artık kimse bundan bahsetmiyor ve neyse ki yeni bir açıklama da yapılmadı,” dedi.
Tartışma, Varşova’daki bir hastanenin şu anda ülkeyi yöneten Sivil Koalisyon’a mensup siyasetçiler için özel bir kabul süreci uyguladığı ve bu sayede söz konusu kişilerin diğer hastalardan önce VIP salonuna girip tedavi görmelerine imkân sağladığı iddialarıyla ilgili.
Ayrıca, Tusk’un partisiyle bağlantılı olduğu belirtilen ve hastanenin acil servisini yöneten doktorun maaşı konusunda da sorular gündeme geldi.
Fakat aynı kaynak, Morawiecki’nin ayrılmasının Sivil Koalisyon üzerinde uzun vadede pek bir etkisi olmayabileceği konusunda uyarıda bulundu.
PiS’in son derece sadık bir seçmen kitlesine sahip olduğunu, Rozwój Plus’a yönelik coşkunun ise geçici olabileceğini savundular.
Bir başka kaynak, “Rzeczpospolita için yapılan IBRiS anketine bakın. PiS seçmenlerinin yüzde 70’i, ideal partilerine oy verdiklerini söylüyor. Bu çekirdek seçmen kitlesi, PiS’in mevcut seçmenlerinin yaklaşık yüzde 70’ini oluşturuyor,” dedi.
PiS içinde de benzer bir görüş hakim. Buradaki siyasetçiler, Morawiecki’nin yeni bir partiyi ayakta tutmak için çok küçük olabilecek bir seçmen kitlesinin peşinde olduğunu savunuyor.
Kurzejewski Euractiv’e verdiği demeçte şunları söyledi:
“İnsanlar, PiS’ten dışlanan siyasetçilere oy vermek istemiyor. Hukuk ve Adalet Partisi seçmenlerine gelince, onlar da kendilerine ihanet edenlere oy vermek istemiyor. İşte bu yüzden bu proje, Rozwój Plus’ın seçim barajını aşamayacağı anlamına geliyor.”
Dolayısıyla bugün yapılacak etkinlik, Morawiecki’nin merak ve kurumsal desteği kalıcı bir siyasi güce dönüştürebilip dönüştüremeyeceğinin –ya da ayrılmasının Polonya’nın kalabalık sağ kanadında kısa ömürlü bir başka kopma hareketi olup olmayacağının– erken bir testi olacak.
Dünya Basını6 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 1
Diplomasi3 gün öncePaşinyan’dan Moskova’ya demiryolu resti
Avrupa2 hafta önceBurnham resmen Birleşik Krallık Başbakanı oluyor
Dünya Basını6 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 2
Avrupa2 hafta önceAlmanya, silahlanmak için borçlanıyor
Dünya Basını7 gün önceEski NATO yetkilisi Kujat’tan nükleer kış uyarısı
Asya2 hafta önceDeepSeek kullanıcılarının özel sohbetleri Google’a sızdı
Avrupa6 gün önce‘Yeraltı ülkesi’ geri geliyor: İsviçre sığınaklarında yeni ‘savaş düzenlemesi’











